DÜNYA - 10 Ocak 2026 Cumartesi 10:08 | Son Güncelleme : 10 Ocak 2026 Cumartesi 10:57

Trump: "Rusya ya da Çin’i Grönland’da görmek istemiyoruz"

A
A
A

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ya da Çin’i Grönland'da istemediklerini belirterek, "Grönland konusunda isteseler de istemeseler de bir adım atacağız. Çünkü biz bunu yapmazsak Rusya ya da Çin Grönland’ı ele geçirecek ve Rusya ya da Çin’in komşumuz olmasını istemiyoruz" dedi. Trump, petrol konusunda Venezuela’nın yeni yönetimi ile birlikte çalışacaklarını belirterek, "Hangi petrol şirketlerinin ülkeye girebileceğine, hangilerine izin verileceğine biz karar vereceğiz" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, petrol ve doğal gaz şirketlerinin yöneticileriyle gerçekleştirdiği toplantıda Venezuela’nın geleceği başta olmak üzere gündeme dair açıklamalarda bulundu. Toplantının başında Venezuela’nın zengin petrol kaynaklarını ABD’nin kontrol edeceğini yineleyen Trump, "Dünyanın en büyükleri arasında yer alan, hatta bazılarına göre dünyanın en büyük petrol rezervlerinden söz ediyoruz. Venezuela ile birlikte çalışacağız ve hangi petrol şirketlerinin ülkeye girebileceğine, hangilerine izin verileceğine biz karar vereceğiz. Şirketlerle bir anlaşma yaptık, büyük ihtimalle bugün ya da hemen sonrasında bu adımı atacağız" dedi. Venezuela’da tam anlamıyla güvenlik ve istikrarın sağlandığını söyleyen Trump, "Bu, bambaşka bir Venezuela. Venezuela çok başarılı olacak ve ABD halkı da bundan en fazla faydalananlardan biri olacak" dedi.

"Maduro’suz Venezuela inanılmaz bir geleceği mümkün kılıyor"

ABD’nin, ülke tarihinin en etkileyici askeri operasyonlarından birini gerçekleştirerek Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakaladığını söyleyen Trump, "(Maduro) Çok sayıda insanı öldürdü. Hatta fiilen milyonlarca insanın ölümüne yol açtı" diye konuştu. Eksi ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin "açık sınır" politikasının da etkisiyle Venezuela’daki akıl hastaneleri ve hapishanelerden salınanların ABD’ye geldiğini savunan Trump, "Maduro’nun sahneden çekilmesi, hem Venezuela hem de ABD için inanılmaz bir gelecek ihtimalini mümkün kılıyor. Batı Yarımküre’de ekonomilerimiz birbirine sıkı şekilde entegre durumda. Venezuela’dan çıkan enerji uzun süredir çok yavaş ilerliyordu" şeklinde konuştu. Venezuela’daki ABD varlığıyla birlikte petrol fiyatlarının düşeceğini söyleyen Trump, "ABD Venezuela’nın petrol endüstrisini kendi bilgi birikimiyle inşa etti. Ancak bu varlıklar bizden çalındı ve bunu anlayamayacak başkanlar görev yaptı. Bu başkan ise önceki başkanlardan çok farklı" diye konuştu.

"ABD, Venezueala’ya girecek petrol şirketlerine güvenlik sağlayacak"

Amerikan şirketlerinin Venezuela’nın enerji altyapısını yeniden inşa edeceğini ve petrol üretimini daha önce hiç görülmemiş seviyelere çıkaracağını söyleyen Trump, "Venezuela ile ABD’yi birlikte düşündüğünüzde dünya petrolünün yüzde 55’ine sahip oluyoruz" ifadelerini kullandı. Petrol şirketlerinin Venezuela’nın alt yapısını yenilemek için en az 100 milyar dolar harcayacağını belirten Trump, "Devlet parası değil. Devlet parasına ihtiyaçları yok. İhtiyaç duydukları şey, bu yatırımı yaparken devletin sağlayacağı koruma ve güvenlik. Böylece yatırdıkları paranın güvende olacağını, geri döneceğini ve çok iyi bir getiri sağlayacağını bilecekler" şeklinde konuştu.

Trump:

"Venezuela’daki çok kaliteli bir petrol"

Venezuela’nın da bundan büyük fayda sağlayacağını vurgulayan Trump, "ABD, derhal Venezuela ham petrolünün ve petrolünün 50 milyon varile kadar olan kısmını rafine etmeye ve satmaya başlayacak, bu süreç süresiz olarak devam edecek. Buna hazırız" dedi. Venezuela’da bulunan petrolün kalitesine dikkat çeken Trump, "Bu çok kaliteli bir petrol, özellikle asfalt yollar gibi bazı alanlar için mükemmel. Asfalt yol yapımında dünyadaki en iyisi" değerlendirmesinde bulundu.

"ABD halkı ve şirketleri için muazzamlar kazançlar ortaya çıkacak"

Toplantıda bulunan tüm şirketlerin, Venezuela’yı yeniden ayağa kaldırmak, ekonomisini toparlamak ve hem şirketler hem Venezuela halkı için büyük bir refah oluşturmak adına çok değerli ortaklar olacağının altını çizen Trump, "Aynı zamanda Amerikan halkı için büyük bir zenginlik ve Venezuela’ya giren şirketler için muazzam kazançlar ortaya çıkacak" dedi.

"Çin ve Rusya Venezuela’da olamayacak"

ABD’nin Venezuela operasyonunu yapmaması halinde Çin ya da Rusya’nın bunu yapabileceğini iddia eden Trump, "Çin, Rusya ya da hemen yanımızdaki bir başka güç. Burası öyle uçağa binip 24 saat uçulan uzak bir yer değil. Burası kapı komşumuz" ifadelerini kullandı. Çin ve Rusya’yı Venezuela’da istemediklerini belirten Trump, "Çin’e ve Rusya’ya şunu söyledim: Sizinle çok iyi geçiniyoruz, sizi seviyoruz ama orada olmanızı istemiyoruz. Belki ikisi birlikte orada olurdu, ama artık olmayacaklar" ifadelerini kullandı.

"Çin ve Rusya ABD’den petrol alabilir"

İki ülkeyle de iş yapmaya hazır olduklarının altını çizen Trump, "Çin, istediği kadar petrolü ABD’den satın alabilir. Rusya da ihtiyaç duyduğu tüm petrolü bizden alabilir, çok üretmelerine rağmen petrolü severler. Çin, Rusya ve diğer herkes için kapılar açık ve neredeyse hemen ticarete başlayacağız" şeklinde konuştu. ABD petrol şirketlerinin Venezuela’nın petrol altyapısını tamamen yenilemesini umduğunu ifade eden Trump, "Eğer bir anlaşma yaparsak orada uzun süre kalırsınız" dedi.

"Venezuela’ya 2’nci saldırıya gerek kalmadı"

Venezuela operasyonu kapsamında planlanan 2’nci saldırı dalgasına da değinen Trump, "2’nci dalga meselesine gelince, daha önce kimsenin görmediği büyüklükte, devasa bir filo hazırdı. Kıyı açıklarında konuşlandırılmıştı. Ancak Venezuela’yı temsil eden kişilerle o kadar iyi ilerliyoruz ki ikinci dalgaya gerek kalacağını sanmıyorum. Aslında ikinci bir dalga planlanmıştı, ama ilk dalga o kadar güçlü, etkili ve sağlamdı ki! Açık konuşmak gerekirse ülkedeki insanlar da doğru olanı yaptı. Akıllıca davrandılar. İkinci bir dalgadan geçmek istemediler. Buna rağmen dünyanın en güçlü gemileri şu anda orada duruyor. Ama bunları kullanmak zorunda kalacağımızı sanmıyorum" şeklinde konuştu.

"Rusya ya da Çin’i Grönland'da istemiyoruz"

Trump, "Maduro sonrası Venezuela ve ülkenin yönetimini müttefik olarak görüyor musunuz" sorusuna ise, "Şu anda müttefik gibi gözüküyorlar ve öyle olmaya devam edecekler. Rusya ya da Çin’i orada istemiyoruz. Bu arada, Rusya’nın ya da Çin’in Grönland’a gitmesini de istemiyoruz. Eğer Grönland’ı biz almazsak Rusya ya da Çin kapı komşunuz olur. Buna izin vermeyeceğiz" cevabını verdi.

"İran’daki durumu yakından izliyoruz"

İran’daki protesto gösterilerine de değinen Trump, ülkenin büyük bir sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek, "Bana öyle geliyor ki insanlar bazı şehirlerin kontrolünü ele geçiriyor, ki bu birkaç hafta öncesinde imkansız görülüyordu" yorumunu yaptı. İran’daki gelişmeleri "yakından takip ettiklerini" vurgulayan Trump, "Geçmişte yaptıkları gibi insanları öldürmeye başlarlarsa buna müdahil olacağımızı net bir şekilde söyledim. Bu müdahale, illa sahaya asker göndermek anlamına gelmez, onları en çok acıtacak şekilde askeri kapasiteyle vurmak anlamına da gelir. Bunu istemiyoruz" şeklinde konuştu. İran’da şu anda yaşananları "oldukça sıra dışı" olarak tanımlayan Trump, "Halka kötü davrandılar ve şimdi bunun bedelini ödüyorlar. Ne olacağını göreceğiz. Durumu çok yakından izliyoruz" dedi.

"Suriye yönetiminin başarılı olduğunu düşünüyorum"

Suriye ordusunun terör örgütü PKK/YPG'nin Suriye uzantısı Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) yönelik operasyonu ile ilgili bir soruya da cevap veren Trump, çatışmaların sona ermesini istediğini belirtti Trump, "Barışın sağlanmasını istiyorum. Bildiğiniz üzere hem Kürtler ile hem Suriye yönetimi ile oldukça iyi anlaşıyoruz. Ancak onlar yıllardır birbirlerine düşmanlar. Suriye’nin başarılı olmasını istiyoruz. Şu ana kadar da başarılı olduklarını düşünüyorum. Ancak bu durum ortaya çıktı ve bunun durdurulmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.

"Gustavo Petro ile bir araya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum"

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro ile gerçekleştirdiği telefon konuşması ve Beyaz Saray’da yapacakları görüşmenin hatırlatılması üzerine ise Trump, "Daha önce bize, ülkemize ve şahsıma karşı oldukça sert bir tutum içindeydi. Bana diktatör dedi, pek çok şey söyledi. Dün ise aracıları üzerinden aradı ve benimle görüşmek istediğini iletti. Bu benim için sorun değil. Geçmişte anlaşmazlık yaşadığım insanlarla da uzlaştığım oldu. Kendisiyle bir toplantı yapacağız. Konuşmamız olumlu geçti" dedi. Kolombiya halkının olağanüstü insanlardan oluştuğunu ve Kolombiya’yı ülke olarak çok sevdiğini söyleyen Trump, "Halkı çok değerli. Kendisiyle (Petro) bir araya gelmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Yakın gelecekte görüşeceğiz" diye konuştu.

Trump:

"Grönland konusunda adım atacağız"

Trump, Grönland’ın ABD topraklarına katılması ile ilgili bir soru üzerine ise, "Şu aşamada Grönland için paradan söz etmiyorum" değerlendirmesini yaptı. Tüm itirazlara rağmen Grönland konusunda harekete geçeceklerini söyleyen Trump, "Grönland konusunda isteseler de istemeseler de bir adım atacağız. Çünkü biz bunu yapmazsak, Rusya ya da Çin Grönland’ı ele geçirecek ve Rusya ya da Çin’in komşumuz olmasını istemiyoruz. Ben bu işi kolay yoldan, bir anlaşmayla çözmeyi tercih ederim. Ama eğer kolay yoldan olmazsa zor yoldan yaparız" uyarısında bulundu.

"Rusya’nın ya da Çin’in Grönland’ı işgal etmesine izin vermeyeceğiz"

Grönland’ın bağlı olduğu Danimarka’ya da mesaj veren Trump, "Danimarka’nın da hayranıyım. Ancak 500 yıl önce oraya bir gemi yanaştırmış olmaları, o toprağın onlara ait olduğu anlamına gelmez. Bizim de oraya giden pek çok gemimiz oldu" ifadelerini kullandı. Grönland’a ihtiyaçlarının olduğunu yineleyen Trump, "Çünkü bugün Grönland’ın çevresine baktığınızda Rus muhriplerini, Çin muhriplerini ve dahası her yerde Rus denizaltılarını görüyorsunuz. Rusya’nın ya da Çin’in Grönland’ı işgal etmesine izin vermeyeceğiz. Biz bunu yapmazsak onlar yapacak. Grönland konusunda bir adım atacağız, ya nazik ve kolay yoldan ya da zor yoldan" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.
Çankırı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Alpaslan: "Türkiye turizmde dünyada 4’üncü ülke" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye’nin turizmde önemli bir başarı yakaladığını belirterek 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 4’üncü sıraya yükseldiğini ve turizm gelirinin 65 milyar doları aştığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çerkeş Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında yapımı tamamlanan "Kemer Köprü Halk Kütüphanesi" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilçenin tarihi, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. İlçeye kazandırılan kütüphanenin kültür hayatına katkı sağlayacağını ifade eden Alpaslan, eserin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasında Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki gelişimine de değinen Bakan Yardımcısı Alpaslan, son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Alpaslan, "Türkiye son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında çok büyük mesafeler kat etti. Türkiye, 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülke konumuna geldi ve 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde etmeye başladı. Etrafımızda çok büyük savaşlar ve acılar yaşanmasına rağmen Türkiye’nin bu gelişmişliği sağlaması çok önemlidir" dedi. Dünyada kültür, inanç, gastronomi ve doğal güzelliklere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını dile getiren Bakan Yardımcısı Alpaslan, Batı Karadeniz Bölgesi’nin de bu potansiyelle turizmin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kütüphanenin açılış kurdelesi kesildi, ardından kütüphanede kitap okuyan öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Bitlis Ahlat’taki Ahıska Türkleri iftar sofrasında bir araya geldi Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan programa çok sayıda davetli katıldı. Ahlat Belediyesi’ne ait bir alışveriş merkezinde düzenlenen program öncesinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türkleri ile kısa bir toplantı yaparak sorun ve taleplerini dinledi. Daha sonra iftar programına geçildi. Kadir Koçak tarafından yapılan duanın ardından oruçlar açıldı. İftar sonrası konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türklerinin tarih boyunca büyük zorluklar yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı; "Siz kıymetli Ahıskalı Türkler vatan kavramının ne demek olduğunu en iyi bilenlersiniz. 1944 sürgününden beri bir sürü sıkıntılar çektiniz, bir sürü zulümler gördünüz, zorluklar yaşadınız. Ama hiçbir zaman ümidinizi kaybetmediniz. Öz yurdunuza, öz vatanınıza bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gelerek burayı kendinize vatan edindiniz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın iskan kararnamesi ile yaklaşık 300’e yakın, 280 civarında hanemiz şu an Kubbet-ül İslam, şehitler diyarı Ahlat’tasınız. Siz de artık birer Ahlatlısınız. Siz de artık birer Bitlislisiniz ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısınız, Türk vatandaşısınız. Elbette daha önceden ayrıldığınız topraklarınızı özlediğiniz konular olacaktır. Bu insani bir şey. Ama şunu bilin ki bu topraklar da sizin öz vatanınız. Ve biz Ahlatlı hemşerilerimizle sizleri hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Onlar da çok güzel bir kaynaşma içerisindesiniz. Bundan dolayı da çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü sizlerin çalışkanlığını, sizlerin vatan sevgisini ben çok iyi biliyorum. Sizler, Ahıskalı Türkler bulundukları coğrafyaya her daim sadakatle bağlanmıştır. Her daim hizmet etmeyi prensip edinmiştir ve her zaman oraya en güzel şekilde uyum sağlamıştır." Programda konuşan Yavuz Gülmez ise bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek Ahıska Türklerinin yaşadığı zorluklara değindi. Gülmez, "Etrafımız ateş çemberi. Dün Suriye’de olanları gördük. Ondan önceki günlerde Afganistan’da olanları gördük. Şimdi de İran’da olanları görmekteyiz. Bu acıları en fazla yaşayan halk da aslında sizlersiniz. Ben bazen bazı ortamlarda Ahıskalı kardeşlerimizi eleştiren bazı kesimlere şu cevabı veriyorum: Bunlar sınır boylarında bizim namus bekçiliğimizi yaptılar. Ve bu vatanı hakkıyla müdafaa eden çok kıymetli değerlerimizdir diyorum. Biz de Ahlatlılar ve Türkiye vatandaşları olarak ensar vazifemizi yerine getirip bu muhacir kardeşlerimize gönül soframızı, yüreğimizi, kalbimizi açmak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. Son olarak konuşan Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Sekreteri Fuat Uçar ise Ramazan ayının huzur ortamında geçirilmesinin önemine değindi. Uçar sözlerini şöyle sürdürdü; "Değerli halkımız Allah’a şükürler olsun ki yine böyle mübarek bir ayda dünyanın gözbebeği huzurlu bir ülkede vatanımızda bir Ramazan ayını daha idrak ediyoruz. Bu hakikaten de şükredilmesi, her zaman akıldan çıkarılmaması gereken bir durumdur. Bayrağın altında huzurla yaşamak, dünyadaki en lüks yerlerden daha güzeldir. Çünkü vatansızlığın ne kadar acı bir şey olduğunu en iyi bilen Ahıskalı Türklerdir. Bu sebeple böyle güzel bir yerde, hele hele Ahlat gibi kutlu şehirde yaşamak ayrı bir gurur vesilesidir. Aslında bizim Ahıskalı Türklerin buraya yerleşenleri şanslı. Ahlat gibi Türk’ün, dedelerimizin ilk birinci vatanı olan yerde yaşamak bir ayrıcalık. Hakikaten de bunun farkındalığını anlamak lazım. Bu sebeple her zaman bizimle beraber olan, bize gerçekten gönülden her türlü çalışmamıza destek veren devletimizdir. Allah bu devlete zeval vermesin. Ve bunun da arkasında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin olmasıyla bu işler olmuştur. Allah razı olsun." Yapılan konuşmaların ardından toplu hatıra fotoğrafıyla birlikte program sona erdi. İftar programına; Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Türk Akraba Toplulukları Daire Başkanı Anıl Gündüç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Sekreteri Fuat Uçar, Göç İdaresi Başkanlığı Basın Müşaviri Ömer Çetin, İl Göç İdaresi Müdürü Cihan Cavli ve ilgili kurum amirleri yer aldı.