DÜNYA - 17 Mart 2025 Pazartesi 12:17 | Son Güncelleme : 17 Mart 2025 Pazartesi 12:29

Trump, mahkeme kararına rağmen çete üyelerini El Salvador'a sınır dışı etti

A
A
A

ABD Başkanı Donald Trump, mahkeme tarafından engellenmesine rağmen Venezuelalı çete üyelerini El Salvador'daki hapishanelere konulmak üzere sınır dışı etti.

ABD Başkanı Donald Trump, yabancı suçluları sınır dışı etmeye başladı. ABD'deki yüzlerce Venezuelalı çete üyesi, mahkeme kararına rağmen Trump'ın talimatıyla El Salvador'daki yüksek güvenlikli hapishanelere gönderildi. Trump sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bunlar, sahtekar Joe Biden ve radikal sol Demokratlar tarafından ülkemize gönderilen canavarlar. Buna nasıl cüret ederler. El Salvador'a ve özellikle Başkan Bukele'ye, beceriksiz Demokrat lider yüzünden ABD'nin başına gelmesine izin verilen bu korkunç durumu anladığınız için teşekkür ederiz. Unutmayacağız" dedi.

Mahkeme engellemişti

Yargıç James Boasberg cumartesi günü akşam saatlerinde görülen duruşmada, Yabancı Düşmanlar Yasası'nın 14 gün boyunca kullanılmasının engellenmesine hükmetmiş ve yasanın başka bir ülke tarafından işlenen ve savaşmakla eşit olan "düşmanca eylemleri" kapsadığını belirtmişti. Boasberg duruşmada, yasaya göre işlem gören göçmenleri taşıyan tüm uçuşların ABD'ye geri dönmesi gerektiğini belirtmişti. Trump ise son yıllarda göçmen akışındaki artışı savaşa benzettiği için yasayı kullanma yetkisi olduğunu ifade etmişti.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Tek bir şehirdeki tek bir yargıç, ABD topraklarından fiziksel olarak sınır dışı edilen yabancı teröristlerle dolu bir uçağın hareketlerini yönlendiremez" dedi. Mahkemenin yasal bir dayanağının olmadığını belirten Leavitt, federal mahkemelerin genellikle bir başkanın dış işleri nasıl yürüttüğü konusunda yargı yetkisine sahip olmadığını söyledi.

"238 çete üyesi ülkemize getirildi"

El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela suç örgütü Tren de Aragua'nın ilk 238 üyesi ülkemize geldi. Hemen bir yıllık (yenilenebilir) bir süre için Terörizm Hapishane Merkezi CECOT'a transfer edildiler. ABD onlar için çok düşük, ancak bizim için yüksek bir ücret ödeyecek" dedi.

ABD'nin aynı zamanda El Salvador'un aradığı 2 elebaşı da dahil olmak üzere 23 MS-13 çetesi üyesini gönderdiğini belirten Bukele, "Bunlardan biri suç örgütünün en üst yapısının bir üyesi. Bu, istihbarat toplamayı tamamlamamıza, eski ve yeni üyeleri, para, silahlar, uyuşturucular, işbirlikçiler ve sponsorlar dahil olmak üzere MS-13'ün son kalıntılarının peşine düşmemize yardımcı olacak" ifadesini kullandı. Organize suçla mücadelede ilerlemeye devam ettiklerini kaydeden Bukele, "Ancak bu sefer müttefiklerimize de yardım ediyor, hapishane sistemimizi kendi kendini idame ettirebilir hale getiriyor ve ülkemizi daha da güvenli bir yer haline getirmek için hayati istihbarat elde ediyoruz" şeklinde konuştu.

Bukele, suçluların gönderilmesini teklif etmişti

El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele, Şubat ayında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun ziyareti sırasında ABD'de suç işleyen yasa dışı göçmenlerin ücret karşılığında El Salvador'daki yüksek güvenlikli hapishanelere konulmasını teklif etmişti.

Hücrelerde 80 mahkum kalıyor

El Salvador'da Latin Amerika'nın en büyük hapishanesi olan ve 40 bin mahkum kapasiteli yüksek güvenlikli CECOT hapishanesi, ülkede suça karşı sert baskının bir sembolü olarak görülüyor. Hapishanedeki hücrelerde 80 veya daha fazla mahkum tutuluyor. Mahkumlar, yatak ve yastığın bulunmadığı metal ranzalarda uyuyor. Hücrelerde açık bir tuvalet, içme suyu için ise tek büyük bir kap bulunuyor. Mahkumlar yalnızca grup egzersizi veya İncil okumaları için koridorda günde 30 dakikalık bir mola verebiliyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın web sitesinde yer alan bir açıklamada, El Salvador'daki hapishanelerin "sert ve tehlikeli" olduğu belirtiliyor. Aşırı kalabalık olan hapishanelerin mahkumların sağlığı ve hayatları için ciddi bir tehdit oluşturduğu kaydedilen açıklamada, birçok tesiste sanitasyon, içme suyu, havalandırma, sıcaklık ve aydınlatmanın yetersiz olduğu veya hiç olmadığı ifade ediliyor.

Trump, mahkeme kararına rağmen çete üyelerini El Salvador'a sınır dışı etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.