DÜNYA - 04 Şubat 2026 Çarşamba 07:25 | Son Güncelleme : 04 Şubat 2026 Çarşamba 07:27

Trump: "İran müzakere etmek istiyor, aktif olarak görüşüyoruz"

A
A
A

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ABD ile müzakere etmek istediğini belirterek, "Daha önce bir fırsatları vardı ama işe yaramadı ve biz ‘Midnight Hammer Operasyonu’nu gerçekleştirdik. Bunun tekrar yaşanmasını istediklerini sanmıyorum. Müzakere etmek istiyorlar. Şu anda kendileriyle aktif olarak görüşüyoruz" açıklamasında bulundu. Trump, Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro ile gerçekleştirdiği görüşmeyi "çok olumlu" olarak niteleyerek, "Genel olarak çok iyi bir toplantıydı. Bence kendisi oldukça iyiydi, gayet iyi anlaştık" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, 2 haftalık geçici finansmanı içeren bütçe paketini Oval Ofis’te imzaladıktan sonra gündeme dair açıklamalarda bulundu. İran ile yürütülen müzakerelere ilişkin bir soruya yanıt veren Trump, müzakerelerin sürdüğünü belirterek, "Bir şeyler yapmak istiyorlar, bakalım somut bir sonuç çıkacak mı" dedi. İran’ın nükleer tesislerini hedef alan "Gece Yarısı Çekici Operasyonu"nu hatırlatan Trump, "Daha önce bir fırsatları vardı ama işe yaramadı ve biz ‘Midnight Hammer’ Operasyonu’nu gerçekleştirdik. Bunun tekrar yaşanmasını istediklerini sanmıyorum. Müzakere etmek istiyorlar. Şu anda kendileriyle aktif olarak görüşüyoruz" şeklinde konuştu. Trump, müzakereler kapsamında planlanan toplantıların yeri ve zamanı konusunda detay vermekten kaçındı.

"Gustavo Petro ile iyi anlaştık"

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro ile Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Trump, "Uyuşturucuyla mücadele konusunda bir anlaşmaya vardınız mı?" sorusuna, "Evet, bu konuyu ele aldık ve oldukça iyi anlaştık" yanıtını verdi. Daha önce Petro ile tanışmadığını ve arkadaş olmadıklarını hatırlatan Trump, "Ancak görüşmemiz çok olumlu geçti. Bu konuda (uyuşturucu ile mücadele) çalışıyoruz. Yaptırımlar da dahil olmak üzere başka bazı başlıklar üzerinde de ilerleme kaydediyoruz. Genel olarak çok iyi bir toplantıydı. Bence kendisi oldukça iyiydi, gayet iyi anlaştık" şeklinde konuştu.

"Venezuela’daki yönetimle iyi ilişkiler içindeyiz"

Trump, "Gustavo Petro ile Venezuela’daki gerilla grupları ve terör örgütleriyle mücadele konusunda birlikte çalışmayı planlıyor musunuz?" sorusu üzerine, "Evet, bunu yapmamı istiyorlar ve biz de yapacağız. Venezuela’daki yönetimle şu anda oldukça iyi ilişkiler içindeyiz, gerçekten çok iyi bir uyum yakaladık. Bildiğiniz gibi 50 milyon varil petrol aldık. Sevkiyat şu anda Houston’a doğru yolda. Onlarla ilişkilerimiz gayet olumlu ve bu konularda birlikte çalışacağız" değerlendirmesinde bulundu.

"Putin sözünü tuttu"

Trump’a Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in soğuk hava şartları nedeniyle Ukrayna’ya yapılan saldırılara ara vermeyi kabul ettiği yönündeki sözleri hatırlatıldı. Putin’in kendisine verdiği sözün Pazar gününe kadarki 1 haftalık süreyi kapsadığını söyleyen Trump, "O süre doldu ve dün gece yeniden sert saldırılar yaptı. Ama verdiği sözü tuttu. Gerçekten zorlu bir durum. Orası çok ama çok soğuk. Bir haftalık ara bile bizim için önemli, her türlü molayı kabul ederiz. Ateşkes Pazar günü başladı ve bir sonraki Pazar’a kadar sürdü" dedi. Trump, Putin’in savaşı sonlandırmak için daha büyük adımlar atmamasının kendisini hayal kırıklığına uğratıp uğratmadığı sorusuna ise, "Bunu yapmasını isterdim. Ben savaşın tamamen bitmesini istiyorum. Kendisiyle konuştum. Bu savaşı sona erdirmesini istiyorum" yanıtını verdi.

"Epstein bana karşı çalışmış"

Trump, İngiltere'de devlet sırlarını ABD'li cinsel istismar suçlusu Jeffrey Epstein ile paylaşmakla suçlanan Lord Peter Mandelson’un Lordlar Kamarası'ndan ayrılma kararı hakkında da yorumda bulundu. Mandelson’u tanıdığını ancak konunun detaylarını bilmediğini söyleyen Trump, "Bu çok kötü bir durum" dedi. Epstein ile herhangi bir ilişkisinin olmadığını söyleyen Trump, "Epstein’den bahsetmişken şunu söyleyeyim: Wolf adlı bir muhabir ile Epstein’in bana karşı komplo kurduğu ortaya çıktı. Bu bilgi dün milyonlarca sayfalık belgede yer aldı. İnanılmaz ama seçimleri kaybetmemi sağlamak için bana karşı birlikte hareket etmişler. Benimle ilgili söylenen tek şey buydu. Demokratlar hakkında ise gerçekten çok kötü şeyler var. Ama benimle ilgili olarak bilinen tek şey tanımadığım o Wolf isimli yazar ile Epstein’in birlikte bana karşı komplo kurduğu. Seçimi kaybetmem ya da daha kötüsü için bana karşı çalışmışlar" diye konuştu.

"Epstein Demokratların sorunu"

Epstein ile asıl ilişkili olanların Demokrat siyasetçiler olduğunu belirten Trump, "Bu nedenle Trump açısından Epstein meselesi burada kapanmıştır. Asıl Epstein ile ciddi şekilde bağlantılı olan birçok Demokrat var" dedi. Epstein konusunun hükümetin çok fazla vaktini aldığını belirten Trump, "Dürüst olmak gerekirse ülkeyi yönetmeye de geri dönmemiz gerekiyor. Her hafta milyonlarca mesele var. Epstein hayattayken kimse umursamıyordu, öldükten sonra herkes konuşmaya başladı. Bu aslında bir Demokrat sorunu, Cumhuriyetçilerin değil. Cumhuriyetçilerin önceliği ülkeyi yönetmek ve yaptığımız iyi işleri halka anlatmak olmalı. Dünya tarihinin en büyük ekonomisine sahibiz. 18 trilyon dolarlık bir harcama yapılıyor. Önceki rekor yıllar önce 3 trilyondu. Onu da biz değil, başka bir ülke yapmıştı" şeklinde konuştu.

Trump: "Epstein belgelerinde benimle ilgili hiçbir şey çıkmadı"

Trump, milyarder iş insanı Elon Musk ve ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in adının Epstein belgelerinde geçtiğinin hatırlatılması üzerine, "Okumadım. Yapacak çok işim var, pek çok konuyla ilgileniyorum. İki isim söylediniz. Eminim sorun yoktur. Eğer ciddi bir şey olsaydı manşetlere taşınırdı" yorumunu yaptı. Trump, yayınlanan belgelerin büyük oranda sansürlendiğinin hatırlatılması üzerine de, "Artık ülkenin başka konulara odaklanma zamanı geldi. Benimle ilgili hiçbir şey çıkmadı, sadece bana karşı bir komplo olduğu ortaya çıktı; Epstein ve bazı kişiler bana karşı çalışmış. Bu noktadan sonra ülkenin başka meselelere odaklanması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Trump’tan Epstein sorusu soran muhabire sert tepki

Trump, bir muhabirin "Adalet bekleyen insanlara, özellikle mağdurlara ne söylersiniz?" sorusunu sert tepki gösterdi. Soru üzerine sinirlenen Trump, muhabire "Sen en kötü muhabirsin. CNN’in reyting alamamasına şaşmamalı, sizin gibiler yüzünden" sözleriyle çıkıştı. Muhabire, "Genç bir kadınsın, seni on yıldır tanıyorum ancak bir kez bile gülümsediğini görmedim" diyen Trump, "Neden biliyor musun? Çünkü gerçeği söylemediğinizi biliyorsunuz. Çok dürüst olmayan bir kurumsunuz ve bundan utanmalısınız" ifadelerini kullandı.

"Bunu görmek birçok açıdan hoşuma gitmiyor"

Trump’a, eski ABD Başkanı Bill Clinton ve Demokratların 2016 seçimlerindeki başkan adayı Hillary Clinton’ın Epstein soruşturması kapsamında Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi’ne ifade vereceği hatırlatıldı. Clinton çiftinin düştüğü durumu "üzücü" olarak niteleyen Trump, "Onu (Bill Clinton) her zaman sevmişimdir. O (Hillary Clinton) oldukça yetenekli bir kadın. Tartışmalarda diğer birçok insandan daha iyiydi. Zeki biriydi, gerçekten akıllı. Bu durumu görmek birçok açıdan hoşuma gitmiyor" değerlendirmesinde bulundu. Buna rağmen Demokratların siyasi sebeplerle üzerine geldiğini hatırlatan Trump, "Sanki hayatımın geri kalanını hapiste geçirmemi istiyorlardı. Sonunda tamamen masum olduğum ortaya çıktı, gerçekten masum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Spor yayıncılığının deneyimli isimleri gençlerle buluştu Spor yayıncılığının deneyimli isimleri Erdoğan Arıkan ve Erbatur Ergenekon, Esenler’de gençlerle buluşarak medya dünyasında başarılı olmanın yollarını ve yayıncılığın değişen yüzünü anlattı. Esenler Belediyesi’nin Spor Akademisi kapsamında düzenlediği "Spor Spikerliği Söyleşisi"nde Erdoğan Arıkan ve Erbatur Ergenekon gençlerle bir araya gelerek spor medyasında kariyer imkanları, yayıncılığın değişen yapısı ve meslekte fark oluşturmanın yollarını anlattı. Deneyimlerini paylaşan ikili, gençlere özgün olmaları, kendilerini sürekli geliştirmeleri ve medya dünyasındaki dönüşümü doğru okumaları gerektiğini vurguladı. "Başarı geçmişte kalır, hedefler gelecektedir" Michael Schumacher ile yaptığı bir röportajdan örnek vererek başarı kavramının çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirten Erbatur Ergenekon, "Schumacher’in geçmiş şampiyonluklarını değil, içinde bulunduğu anı ve yeni hedefleri düşündüğünü söylüyor. Bunun beni de çok etkiledi. Büyük başarılar bile zamanla geçmişte kalıyor ve insanın sürekli yeni hedeflere odaklanması gerekiyor. Hayatı bölümler hâlinde görmek ve her dönemde yeniden gelişmeye çalışmak gerekiyor. Sporcu biyografileri mücadele ve başarı hikâyeleri açısından önemli dersler içeriyor. Johan Cruyff, Allen Iverson ve Marcovan Basten gibi isimlerin biyografileri gençler için ilham verici; muhakkak izlemelisiniz" ifadelerini kullandı. Spor ve gazetecilik tutkusu okul yıllarında başladı Spor ve gazeteciliğe olan ilgisinin lise yıllarında başladığını söyleyen Ergenekon, "Okul maçları için arkadaşlarımla duvar gazetesi hazırlardım. Hem sporun içinde yer alıyor hem de yayıncılığa ilgi duyuyordum. Üniversite yıllarında zorunlu stajı beklemeden TRT’de gönüllü staja başladım. Medya merkezlerinde de gönüllü olarak çalıştım. Mesleğe erken adım atmak büyük avantaj sağladı" dedi. Dijitalleşme yayıncılığı dönüştürüyor Yayıncılık dünyasının hızla değiştiğine dikkat çekerek dijital ve ana akım medya ayrımının yakın gelecekte ortadan kalkacağını söyleyen Ergenekon, şu sözleri söyledi: "Büyük dijital platformların spor yayıncılığına yatırım yapması bu dönüşümün en önemli göstergesi. Önemli olan hangi platformda yayın yapıldığı değil, içeriğin kalitesi ve yayıncının özgünlüğü. Spor yayıncılığında sık yapılan hatalardan biri de iyi maç anlatan herkesin iyi bir program sunucusu olabileceği düşüncesidir. İki alan farklı beceriler gerektiriyor." Geçmişten ders alın, ama gözünüz hep önünüzde olsun Erdoğan Arıkan ise konuşmasında geçmiş deneyimlerin insan için önemli birer ders olduğunu ancak sürekli geriye bakmanın ilerlemeyi zorlaştırdığını dile getirerek bunu araç kullanırken dikiz aynasına fazla bakmanın kazaya sebep olmasına benzetti. Başarıya ulaşmanın ve meslekte kalıcı olmanın yolunun sürekli kendini geliştirmekten geçtiğini vurgulayan Arıkan, hayatın herkese fırsatlar sunduğunu ve önemli olanın bu anlara hazır olmak olduğunu ifade etti. Sporcu biyografilerinin de başarıların arkasındaki mücadeleyi gösterdiğini söyleyen Arıkan, meslek hayatında yapılan hataların ve yaşanan zor anların da kişiyi geliştiren, olgunlaştıran önemli deneyimler olduğunu sözlerine ekledi.
Ankara Bakan Kurum depremzede küçük Yusuf ve dedesinin yeniden başlayan hikayesini paylaştı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabında 6 Şubat depremlerinde enkazdan kurtarılan 65 yaşındaki emekli Abdullah Çelik ve o zaman 40 günlük olan torununun yeni evlerindeki hayatlarını paylaşarak, "Adıyamanlı Abdullah ağabeyimiz huzurlu yuvasında torunuyla yepyeni bir hayata başladı. Bizlere de gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu. Bundan daha kıymetli bir şey yok" dedi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde 53 bin 537 kişi yaşamını yitirirken, binlerce kişi de yaralandı. Adıyamanlı Abdullah Çelik de, depremde yarıyıl tatili için yanlarına gelen 2 kızı ve 4 torunu ile birlikte akrabalarından 10 kişiyi kaybetti. Çelik, o zaman 40 günlük olan ve yıkılan binanın enkazında beşiği içinde uyurken bulunan torunu Yusuf Berk ile hayata tutundu. Çelik, şimdi 3 yaşında olan torunu Yusuf Berk ile birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Adıyaman İndere’de inşa edilen yeni evlerinde yaşıyor. "Bundan daha kıymetli bir şey yok" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremin ardından bir başlarına kalan dede ve torunun yüreklere dokunan hikayesini ve yeni evlerinin görüntülerini paylaştı. Mesajında Çelik’in "Devlet güçlü oldu mu her şey olur" sözlerine yer veren Bakan Kurum, "Adıyamanlı Abdullah ağabeyimiz huzurlu yuvasında torunuyla yepyeni bir hayata başladı. Bizlere de gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu. Bundan daha kıymetli bir şey yok" ifadelerini kullandı. "Ailem gitti, bir ben kaldım, bir de 40 günlük torunum" Abdullah Çelik, depremin ardından torununu kimseden destek almadan kendi başına büyüttüğünü anlattı. Çelik, deprem günü yaşadıklarını şöyle dile getirdi: "Ben en üst kattaydım, bir baktım ki üzerimde yağmur yağıyor. Hiçbir yeri tanıyamadım ben. Adıyaman diye bir şey yoktu orada. Bilhassa da bizim o etrafındaki binaya dair hiçbir şey kalmamıştı. Yani bir felaketti. Ailem hepsi gitti, bir ben kaldım, bir de 40 günlük torunum." "Çok acılar çektim, devlet de bunları yapmasaydı daha çok üzülürdüm" Devletin desteği sayesinde yeniden hayata tutunduklarını kaydeden Çelik, "Tamam ben acıları çok çektim, keşke acılar çekilmeseydi. Canlar gitti. Devlet de eğer yapmamış olsaydı, ben daha fena üzülürdüm. Devlet babalık etti bize, ev yaptı, yuvamızı kurduk burada. Bir tesellidir yani, bizim için büyük bir teselli oldu. Tamam devlet kendi cebinden yapmıyor ama devlet güçlü oldu mu her şey olur. Ben devletim, sen devletsin. Başka kim devlet ki? Devlet babadır, baba da evlatlarını bırakmadı. Devlet de aynısını bize yaptı, babalık yaptı. Hala da yapıyor" diye konuştu. "Bu yapılanlarla hakikaten bir nebze teselli verildi" Çelik, yeni inşa edilen evlerinde dede-torun yeni bir hayata başladıklarını söyleyerek, "Hakikaten çok büyük çileler çektik ama devlet bizi çok çabuk toparladı. Vallahi bu kadar erken biteceğini tahmin etmiyorduk. Devlet zaten gerekeni yaptı. Çadır verdi, konteyner verdi, prefabrik verdi. Yani bize hissettirmedi. Aniden geldik, bizim evler bitmiş. Kendimiz yapmış olsaydık, ben 65 yaşındayım, bir ev yapamadım. Ama devlet 2 sene içinde bize ev verdi, teslim etti. Bundan iyisi can sağlığı. Benim ailem bitti. Ailemden 10 yakınım gitti. Maddi bakımdan hiçbir sıkıntı çekmedim ama maneviyat. Mümkün mü yani maneviyat? Ama bu yapılanlarla hakikaten bir nebze teselli verildi" dedi. "Torunum evde tek ama parka gidince çocuklarla oynuyor" Afet konutlarının sosyal alanları sayesinde torununu gönül rahatlığıyla büyüttüğünü belirten Çelik, "Torunumu bazen kreşe götürüyorum. Akşamları da gidip getiriyorum. Camiye gidiyorum, evde oturuyorum. Torunumla ilgileniyorum. Sosyal faaliyetler çok burada. Çocuklar da geziyor. Evde çocuk tek ama parka gitti mi orada çocuklarla oynuyor. O bakımdan çok şükür iyi, sıkıntı yok" dedi.