DÜNYA - 09 Aralık 2025 Salı 14:47 | Son Güncelleme : 09 Aralık 2025 Salı 14:50

Tayland ile Kamboçya arasındaki çatışmalarda can kaybı 11'e yükseldi

A
A
A
Tayland ile Kamboçya arasındaki çatışmalarda can kaybı 11'e yükseldi

Tayland ile Kamboçya arasında yeniden patlak veren sınır çatışmalarında hayatını kaybedenlerin sayısı 11'e yükseldi. Sınır hattındaki siviller için geniş çaplı tahliye ve güvenlik önlemleri devreye alındı.

Güneydoğu Asya ülkeleri Tayland ile Kamboçya arasında dün yeniden başlayan çatışmalar devam ediyor. Kamboçya yönetiminden yapılan açıklamada, çatışmalarda 7 sivilin hayatını kaybettiği, 20 kişinin de yaralandığı ifade edildi. Kamboçya İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Preah Vihear, Oddar Meanchey ve Banteay Meanchey sınır illerinden en az 21 bin 219 kişi tahliye edildi ve 3 ildeki okulların çoğunda eğitime ara verildi.
Tayland ordusundan yapılan açıklamada ise 4 askerin yaşamını yitirdiği, 18 askerin de yaralandığı aktarıldı. Sınır hattında yer alan 4 eyalet Buriram, Surin, Si Sa Ket ve Ubon Ratchathani'de 430 binden fazla kişinin evlerinden tahliye edildiği belirtildi.

İki ülkenin liderlerinden sert mesajlar

Tayland Başbakanı ve İçişleri Bakanı Anutin Charnvirakul sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, Kamboçya ile kısa vadede herhangi bir müzakere ihtimalinin bulunmadığını söyledi. Anutin, Tayland ordusunun Kamboçya'nın askeri kapasitesini "uzun süreli olarak devre dışı bırakmayı" hedeflediğini belirterek, "Ateşkesten bu yana sınır bölgelerinde askerlerimize yönelik saldırıların ardından müzakere söz konusu olamaz. Egemenliğimizi tehdit etmelerine izin veremeyiz" ifadelerini kullandı. Anutin, çatışmaların ardından daha önce arabuluculuk yapan Malezya Başbakanı Enver İbrahim veya ABD Başkanı Donald Trump ile temas kurulup kurulmadığı yönündeki soruya ise "Hayır, bu iki ülke arasında bir meseledir" cevabını verdi.
Kamboçya tarafında ise sürecin ülkenin eski başbakanı ve mevcut Başbakan Hun Manet'in babası olan Senato Başkanı Hun Sen tarafından yakından takip edildiği bildirildi. Hun Sen sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ateşkese saygı göstermek amacıyla 24 saatten fazla süreyle sabırlı davrandıklarını, ancak Tayland'ın saldırıları sonrası karşılık vermek zorunda kaldıklarını belirtti. Kamboçya'nın Tayland'ın saldırılarına "gece ve bu sabah" misilleme yaptığını belirten Hun Sen, Kamboçya Silahlı Kuvvetlerinin ülke topraklarını savunmaya hazır olduğunu vurgulayarak, "Kamboçya barış istiyor, ancak topraklarını savunmak için karşılık vermek zorunda bırakıldı" ifadelerini kullandı.

ABD ve BM'den iki ülkeye ateşkes çağrısı

Sınır çatışmalarının yeniden tırmanması üzerine ABD Başkanı Donald Trump da konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Trump, Ekim ayında kendisinin de katılımıyla Tayland ve Kamboçya liderleri arasında imzalanan ateşkes anlaşmasını hatırlatarak taraflara anlaşma maddelerine tam olarak uymaları çağrısında bulundu. Trump, her iki ülkenin de şiddeti sona erdirme taahhütlerini yerine getirmesini beklediklerini belirtti.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de yaptığı açıklamada, taraflara olaylar daha da şiddetlenmeden diyalog yoluna gidilmesi yönünde çağrıda bulundu. Guterres, "Kamboçya ve Tayland arasında yeniden silahlı çatışmalar yaşandığına dair gelen haberlerden endişe duyuyorum. Tarafları, olaylar daha fazla şiddetten kaçınmaya, ateşkese yeniden bağlı kalmaya ve anlaşmazlığa kalıcı bir çözüm bulmak için tüm diyalog mekanizmalarını kullanmaya davet ediyorum. Birleşmiş Milletler, bölgede barış, istikrar ve kalkınmanın teşvik edilmesine yönelik tüm girişimlere destek vermeye hazırdır" ifadelerine yer verdi. Son çatışma, Tayland ordusunun dün Kamboçya'nın Tayland askerlerine yönelik saldırısına karşılık olarak hava saldırıları başlatmasıyla patlak vermişti.

Karşılıklı suçlamalar

Her iki taraf da birbirini sivillerin yaşadığı bölgelere ateş açmakla suçluyor. Tayland ordusu, Kamboçya'nın çok namlulu roketatar sistemleri, kamikaze insansız hava araçları (İHA) ve bomba yüklü İHA'lar kullandığını ve bazı roketlerin sivillerin yaşadığı bölgelere isabet ettiğini ifade ederken, Kamboçya ise Tayland'ın sınırdaki Pursat eyaletinde sivillerin yaşadığı bölgelere ayrım gözetmeksizin ateş açtığını belirtiyor.

İki ülke sınırındaki anlaşmazlık

Tayland ile Kamboçya birlikleri, 20. yüzyılın başında çizilen yaklaşık 817 kilometrelik kara sınırında yaşanan egemenlik tartışmaları nedeniyle sık sık karşı karşıya geliyor. İki ülke arasında son olarak Temmuz ayında tırmanan gerilim, 5 gün süren şiddetli çatışmalara dönüşmüş, karşılıklı saldırılarda iki tarafta toplam 48 kişi hayatını kaybederken, çatışmalardan 300 binden fazla sivil vatandaşın etkilendiği açıklanmıştı. Çatışmaların ardından iki ülkenin başbakanları Temmuz ayında Malezya'da düzenlenen ASEAN Zirvesi kapsamında bir araya gelmiş, Malezya Başbakanı Enver İbrahim ve ABD Başkanı Donald Trump'ın da katılımıyla ateşkes anlaşması imzaladı. Ancak ateşkesin ardından sınır hattında görev yapan Tayland askerlerinin birçok kez kara mayınlarına basarak yaralanması ve Bangkok yönetiminin söz konusu mayınlardan Kamboçya'yı sorumlu tutması üzerine Tayland, geçtiğimiz ay ateşkes anlaşmasının uygulanmasını askıya aldığını duyurmuştu.

Kaan Çolak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda basın mensupları için sahur programı düzenlendi AK Parti İstanbul İl Başkanlığı ‘Ramazan Etkinlikleri’ kapsamında İstanbul’da çalışan basın mensuplarıyla sahur etkinliğinde bir araya geldi. İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in ev sahipliğinde AK Parti İstanbul İl Binası’nda gerçekleşen Medya Sahuru Programı’na İstanbul basınının temsilcileri yanı sıra AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar da katıldı. "Aslında biz dava arkadaşıyız" Etkinlikte açılış konuşmasını yapan İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Hamdolsun güzel bereketli bir Ramazan ayını bu sene ülkemizde idrak ediyoruz. Güzel bir gecede sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Böylesine güzide bir topluluğa ev sahipliği yapıyor olmak bizler için de büyük bir mutluluk bunu özellikle paylaşmak istiyorum. Faruk Başkanımız, İstanbullu kendisi. Biz kendisiyle İstanbul’da birçok toplantı icra ettik kendisiyle. Allah razı olsun, Genel Merkez Medya ve Tanıtım Başkanlığımızın her daim desteğini İstanbul teşkilatımız en üst ölçekte kendilerinden alıyor. Kendisi ve kıymetli ekibine hem katkıları hem de katılımları için özellikle teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bir diğer özel teşekkürü de siz kıymetli basın mensuplarımıza etmek istiyorum. Aslında biz dava arkadaşıyız. Ülkemizin geleceği adına hep birlikte farklı alanlarda mücadeleler yürütüyoruz. Siyasetçinin işi zordur, zaman ve mesai mefhumu yoktur ama gazetecinin de basın mensubunun da aynı şekilde zamansız ve mekansız bir çalışma disiplini vardır. Hatta ölümü dahi göze alan ve şehit olan birçok basın mensubumuz olmuştur. Bu vesileyle Rahmet-i Rahman’a kavuşan, görev başında şehit olan geçmiş dönem basın mensuplarımıza da yüce Allah’tan rahmet diliyorum. İnşallah daha güzel bir Türkiye için, daha güzel bir bölge için, daha güzel bir dünya ve gelecek için hep birlikte bu güzelliği daha da büyütecek bir anlayışı kol kola, gönül gönüle yürüteceğiz diyorum. Tekraren teşrifleriniz için, bu salonu şenlendirdiğiniz için ve bizleri burada yalnız bırakmadığınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum." dedi. "Şu anda AK Parti’de 94 ruhu havası var" AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar ise, "Ben iletişimin değişik alanlarında bulunan siz değerli arkadaşlarıma, meslektaşlarıma teşrif ettiğiniz için, beraberce bu güzel havayı soluduğumuz için öncelikle teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Bu Ramazan bir gazeteci arkadaşımız beni aradı ve dedi ki, ‘94 ruhu diye bir ezber var buna tekrar dönebilir misiniz diye düşünürken, Şu anda AK Parti de bir 94 ruhu havası var. Siz ne yapıyorsunuz?’ dedi. Ben de Abdullah Başkanımın anlattıklarını ona anlattım. ‘Kadın kolları sahada, gençlik kollarımız sahada. Teşkilatımızın her bireyi ’Bu ramazanda sıkılmadık el bırakmayacağız, muhatap olacağımız tüm ilgili paydaşlarımızla bir araya gelmeye gayret göstereceğiz’ dedik. Sizin vesilenizle de bunu toplumumuzla paylaşmaya gayret gösterdik. Tabi Cumhurbaşkanımızda buna önderlik ettiği için, her akşam bir program yaptı, ilgili bir paydaşla bir araya geldi. Hepimiz de buradan aldığımız ilhamla bugün ben basından, medyadan sorumlu kişi olarak, AK Parti’nin iletişiminin sorumlusu olarak bugün ilgili paydaşlarımla bir araya geliyor olduğum gibi hepimiz bu dokunuşları yapmaya ilgili paydaşlarla bir araya gelmeye gayret gösterdik. Buraya gelmeden önce Cumhurbaşkanımız henüz İstanbul’a inmişti. Abdullah Başkanım kendisini karşıladı. Ben erken gelip iletişim fakültesi öğrencilerimizle birlikte iftar yapmıştım. Kendisi buraya da gelecekti ama ben, ‘Efendim bugün İstanbul’da bulunan arkadaşlarımla bir araya geleceğim dedim. Her birinize ayrı ayrı selam gönderdi. Ben de vekili olarak çok büyük bir selamı size iletmiş oldum. Kadir Gecesi’ni bulmaya çalıştığımız bir dönemdeyiz. Rabbim bu manevi iklimi oluşturmaya sebep olan bu duygu çerçevesinde huzurlu bir bayram geçirmemizi de nasip etsin. Bizim mekanımız belli. Ankara’da Söğütözü’nde AK Parti Genel Merkezi diye bir mekan var. Burada her birinize söylüyorum. Her bir arkadaşım AK Parti Genel Merkezi’nin 6. katındaki Tanıtım ve Medya Başkanlığı’nda bir odası olduğunu bilsin, her daim size kapımız açıktır," diye konuştu.
İstanbul Tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı entübe edildi Sağlık sorunları sebebiyle Koç Üniversitesi Hastanesi’nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın, durumunun ağırlaşması üzerine entübe edildiği ve tedavisinin bu şekilde devam ettiği öğrenildi. Ortaylı’nın ailesi tarafından sağlık durumuna ilişkin sosyal medya hesabından 2 gün önce yapılan ilk açıklamada, "İlber Ortaylı’nın beş gündür yoğun bakımda tedavisi devam etmektedir. Durumu stabildir. Alanında çok iyi bir ekip tarafından büyük bir özenle takip edilmektedir. İyi dileklerinizin ve dualarınızın yardımcı olacağını umuyoruz." ifadelerine yer verilmişti. "Pazar günü entübe edildi" Ortaylı’nın ailesi tarafından sosyal medyadan yapılan son açıklamada hastane ve tedavi süreci "Prof. Dr. İlber Ortaylı, geçen ocak ayında prostat ameliyatı olmuştu. Taburcu olduktan sonra bu rahatsızlığıyla bağlantılı sorunların tedavisi için bir süreliğine daha hastaneye yattı. Ardından tekrar taburcu oldu. Diyabet hastası olan ve böbrek rahatsızlığından dolayı haftada üç gün diyalize giren Ortaylı, bağışıklık sistemiyle ilgili immün tedavisi de görüyordu. Ortaylı geçen perşembe günü rahatsızlıklarının tekrar nüksetmesinin ardından Koç Üniversitesi Hastanesi’ne yatırıldı. Bir süre bilinci açık devam eden tedavisinin ardından yoğun bakıma alındı ve pazar günü itibarıyla da entübe edildi. Tedavisi halen bu şekilde devam ediyor ve durumu da stabil." sözlerine yer verildi.