DÜNYA - 20 Şubat 2025 Perşembe 19:42 | Son Güncelleme : 20 Şubat 2025 Perşembe 19:45

Rutte: "Avrupa'nın Ukrayna'da barışın tesisi konusunda kritik bir rol oynayacağı bir gerçek"

A
A
A

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "Avrupa'nın Ukrayna'da barışın tesisi konusunda kritik bir rol oynayacağı tartışmasız bir gerçektir. Bu konuda ABD yönetimiyle her düzeyde yakın temas halindeyiz" dedi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Slovakya'da Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ile bir araya geldi. Rutte ve Pellegrini, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında Pellegrini ile Slovakya'nın savunma harcamalarının artırılması konusunu görüştüklerini vurgulayan Rutte, "ABD, güçlü bir NATO'ya olan bağlılığını net bir şekilde ortaya koydu. Bundan şüphe duyulmaması gerekiyor. Fakat bu bağlılık, tüm NATO müttefiklerinin adil bir şekilde üstlerine düşeni yaparak katkıda bulunmaları beklentisi ile birlikte geliyor. İttifak genelinde savunma harcamaları arttı. Geçen yıl Avrupa ve Kanada savunma harcamalarını yüzde 20 oranında artırdı. Slovakya, gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 2'sini savunmaya harcıyor ve bu çok önemli. Ancak artan tehditler daha büyük yatırımlar gerektirecek. Bugün görüştüğümüz konuların bir kısmı bununla ilgiliydi. 2014 yılında belirlenen yüzde 2 hedefi, önümüzdeki yıllarda güvenliğimizi sağlamaya yetmeyecek. Müttefikler daha fazla yatırım yapmalı" dedi.

Rutte:

"Her şeyin birkaç gün içerisinde biteceğini düşünüyordu"

Slovakya'daki temaslarında ayrıca Ukrayna'daki savaşı da konuştuklarını ifade eden Rutte, "Bundan 11 yıl önce Rusya, Kırım'ı işgal etti. Üç yıl önce de Putin topyekun işgal başlattı. Her şeyin birkaç gün içerisinde biteceğini düşünüyordu. Fakat Ukrayna'nın direncini hafife aldı. Aynı zamanda müttefiklerin kararlılığını da hafife aldı. Ukrayna sadece bizim müttefikimiz değil, aynı zamanda Slovakya'nın komşusu. Hepimiz, Ukrayna'ya yönelik dehşet verici saldırganlığın sona erdiğini görmek istiyoruz. Ve ulaşılan her türden anlaşmanın kalıcı bir barış getirmesi hayati önem taşıyor. Ayrıca Rusya'nın bir daha tek bir kilometrekare dahi olsa Ukrayna toprağını almaya kalkışmaması gerekiyor. Bu da güçlü güvenlik garantilerini gerekli kılıyor ve NATO müttefikleri de aktif bir şekilde bunun neler gerektireceği konusunu tartışıyor. Hala kararlaştırılması gereken çok mesele var, lakin Avrupa'nın Ukrayna'da barışın tesisi konusunda kritik bir rol oynayacağı tartışmasız bir gerçektir. Bu konuda ABD yönetimiyle her düzeyde yakın temas halindeyiz. Ve hepimiz, Ukrayna'da kalıcı bir barışın gerekli olduğu konusunda hemfikiriz" dedi.

Rutte, "Aynı zamanda Ukrayna'nın elini güçlendirmeye devam etmemiz gerekiyor. Böylece müzakere masasına güçlü bir konumda gelebilirler. İttifak olarak Washington Zirvesi'nde verdiğimiz taahhütleri gerçekleştiriyoruz. Finansal taahhüdü aşmış durumdayız ve geçtiğimiz yıl 50 milyar eurodan fazla güvenlik yardımı sağladık" ifadelerini kullandı.

"Washington'daki çok nazik bir beyefendinin sizi araması gerekebilir"

NATO müttefiki bütün ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 2'si oranına çıkarmaları gerektiğini vurgulayan Rutte, "Halihazırda 22-23 ülkenin yüzde 2 oranında savunma harcaması gerçekleştirmekte olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Slovakya da bunlardan biri. Ancak halen yüzde 2 oranında harcama yapmayan birkaç ülke var ve hedefe daha hızlı ulaşmalarını temin etmek için kendileriyle aktif ve yoğun olarak irtibat halindeyim. Bence hepsi bunu önümüzdeki yazdan önce tamamlamalı. Eğer benim telefonlarıma tepki vermezseniz, Washington'daki çok nazik bir beyefendinin sizi araması gerekebilir" dedi.

Müttefiklerin Hollanda'nın Lahey kentinde yapılacak zirvede savuma harcamaları için bir sonraki hedefi belirleyeceklerini ifade eden Rutte, "Yüzde 2 oranının yeterli olmadığı açık bir şekilde görülüyor. Bu oran çok daha yüksek olacak. Yüzde 3'ün oldukça üzerinde olacak diye düşünüyorum ki bu en az bu kadar olacak. Nereye varacağımızı göreceğiz. Ve elbette bir zaman çizelgesi belirlememiz gerekiyor. Yeni hedefe ulaşmak için iddialı bir zaman çizelgesi belirlememiz gerektiğini düşünüyorum. 2014'te olduğu gibi bir durum ortaya çıkmamalı. O dönemde yüzde 2 hedefi belirlendi ama Başkan Trump seçilene kadar hiçbir değişiklik olmadı. Ancak Trump seçildikten sonra birden bire bu rakamlar yükselmeye başladı" dedi.

"Slovakya, Ukrayna'da sadece ateşkes değil, barış istiyor"

Slovakya Cumhurbaşkanı Pellegrini ise, ülkesinin NATO ittifakına bağlılığını ifade ederek, Slovakya'nın ne NATO ne de Avrupa Birliği'ne olan bağlılığını değiştirme gibi bir niyeti olmadığını ifade etti. Slovakya'nın savunma harcamalarını artırma gerekliliğinin farkında olduklarını da ifade eden Pellegrini, NATO müttefiki ülkelerin savunma harcamalarına ilişkin yeni hedefin ne olması gerektiği konusunda zorlu görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti. Pellegrini, Slovakya'nın Ukrayna'da sadece ateşkes değil, barış istediğini söyledi.

Rutte:

Başbakan Fico ile görüşme iptal edildi

NATO Genel Sekreteri Rutte'nin Slovakya ziyareti çerçevesinde Başbakan Robert Fico ile planlanan görüşmesi ise beklenmedik bir şekilde iptal edildi. Slovak medyasında Fico'nun görüşmeyi Washington'da gerçekleştirilecek Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı'nda (CPAC) konuşma yapmak üzere ABD'ye seyahat etmesi gerektiği için iptal ettiği bilgisine yer verildi.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sanık Karaoğlu: "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 24. oturumunda, İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ifade edilen Karaoğlu, "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 24. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada geçtiğimiz cuma günü savunma yapan Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusu yapıldı. Sanık avukatının savunmasının ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasına geçildi. İddianamede Karaoğlu’nın örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Karaoğlu, savunmasında görevi boyunca alnının akıyla çalıştığını belirterek, "Bu sürede imar müdürü olmamın ötesinde bir üst yönetimde yer almadım. Kimsenin adamı olmadım, kimsenin torpili ve referansıyla bir yerlere gelmedim. Ben siyasetçi değilim, kamu görevlisiyim. Alnıma leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. Böylesine asılsız suçlamalarla, iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğümle ilgili hiçbir ihmali ve suçlamayı kabul etmiyorum. Aksine görevim boyunca dönem dönem tehdit edildim, 7 yaşındaki kızımla tehdit edildim. Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim. Talimatı ilgili yasadan aldım. Örgüt denilen yapılanma nedir açıkçası burada onu da anlamadım. 26 yıl görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? Belediye personeli midir?" dedi. Duruşma, sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Düzce I. Ulusal bölgesel kalkınma kongresi başladı Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen ve bölgesel kalkınma alanındaki bilimsel birikimi ve deneyimi bir araya getiren "I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi" başladı. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda ki programa; Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Elif Güler Kazancı, protokol üyeleri ile ülkemizin çeşitli üniversitelerinden akademisyenler ve öğrenciler katıldı. I. Ulusal Bölgesel Kalkınma Kongresi’nin açılış konuşmasını gerçekleştiren Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı ve Düzce Üniversitesi Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Emine Tekin, böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yaptıkları için onur duyduklarını ifade etti. YÖK 2016 yılında başlattığı Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’na dahil olma başarısı gösterdiğine dikkat çeken Tekin, ihtisaslaşma faaliyetleriyle bölge halkına katkı sunduklarının altını çizdi. Düzce Üniversitesi araştırma ve uygulama merkezlerinin katma değerli projelerle ihtisaslaşma sürecine verdikleri katkılarla ilgili örnekler paylaşan Tekin; Düzce Üniversitesi Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Kazanımı Uyulama ve Araştırma Merkezi’nin kompost gübre, malç, tıbbi mantarlar, Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi’nin Yığılca arısının tescili ve arı ürünleri, Fındık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin fındıktaki verimi artıran çalışmaları, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin GETAT uygulamaları başta olmak üzere sürdürülebilir kalkınmaya destek oldukları projeler hakkında bilgiler aktardı. Kongrenin ulusal kalkınmaya katkı, proje geliştirme ve iş birliği fırsatları anlamında önemli bir misyonu olduğunu söyleyen Emine Tekin, programa destek olan kişi ve kurumlara teşekkür etti. "Bölgesel kalkınma alanında ciddi çalışmalar yapıyoruz" Programda konuşan Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, 2016 yılında Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’na dahil olan Düzce Üniversitesi’nin çevre ve sağlık alanlarında ihtisaslaştığını vurguladı. Düzce Üniversitesi’nin bölgesel kalkınma alanında ciddi çalışmalar yaptığını dile getiren Rektör Sözbir, bu alanda BAP projelerine yüzde 50 oranında artırımlı destek sunduklarını ifade etti. Özellikle Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp ile Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Kazanımı alanlarında derinlikli projeleri hayata geçirdiklerine işaret eden Sözbir, bölgesel kalkınmanın önemi üzerinde durdu. Alanında ilk olma özelliği taşıyan kongre ile üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğini güçlendirmeyi, bilimsel bilgi ile uygulamayı bir araya getirerek bölgemizin ve ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunmayı amaçladıklarının altını çizen Sözbir, programın hayırlı olmasını temenni ederek sözlerini sonlandırdı. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, ülkemizdeki yükseköğretim kurumlarının sayısının artması ve her şehre bir üniversite kurulmasının sonrasında üniversitelere farklı misyonlar yüklendiğini belirterek, YÖK’ün de Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı’nı başlattığını ifade etti. "Düzce Üniversitesi GETAT ve çevre alanlarında takdir edilen çalışmalar yürütüyor" Düzce Üniversitesi’nin GETAT ve çevre alanlarında takdir edilen çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Şeker, gelecek nesillerin kendisini yetkin hissetmesi noktasında bölgesel kalkınma misyonunun çok kıymetli olduğunu vurgulayarak çalışmaların uzun soluklu ve sürdürülebilir olmasını temenni etti. Derinlikli oturumlarla farklı bakış açıları Açılış ve protokol konuşmalarının ardından davetli konuşmacıların sunumlarına geçildi. Prof. Dr. Emine Tekin’in moderatörlüğündeki oturumda, Yeditepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin, "Fikirden Kliniğe: Rejeneratif Tıpta Translasyonel Yolculuk" başlıklı sunumunda, yenileyici tıpta eksozom ve bor üzerinde geliştirdikleri öncü çalışmaları katılımcılarla paylaştı. Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Elif Güler Kazancı, "Sağlıkta Bütünleyici Yaklaşımlar ve Bölgesel Kalkınma: TÜGET Modeli ve Türkiye Perspektifi" adlı konuşmasında, sağlık sisteminde dönüşüm, fikirden ürüne dönüşüm mekanizması olan TÜGET Entegratif Modeli ile yaptıkları çalışmalardan söz etti. BEE’O Propolis Kurucusu ve CEO’su Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ise, "Arı Ürünlerinin Standardizasyonu ve Fonksiyonel Ürün Uygulamaları" başlıklı sunumunda, arı ürünlerinin Ar-Ge ve inovasyonuyla ilgili 25 yıllık bilgi birikimini anlattı. Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Gürler ve Dr. Öğr. Üyesi Zehra Seda Boztunalı’nın Avrupa Birliği projelerine ait eserler, Arş. Gör. Dr. Özkan Işık’a ait bölgeye özel Aslanlı Mozaik ve Tykhe heykeli motiflerinin yer aldığı eserler ile Öğr. Gör. Dr. İrem Gürsu’nun fındık, shiitake mantarı ve takla böceği illüstrayonlarından oluşan sergi ve Düzce Üniversitesi’nin ihtisaslaşma kapsamında ürettiği ürünlerin yer aldığı stantlar da ziyaretçiler tarafından ilgi ve beğeniyle takip edildi. Geleneksel Kağıt Atölyesi workshop çalışması ile Kültür Sanat ve Dans Topluluğu’nun halk oyunları gösterisi sonrasında kongrenin açılış paneline geçildi. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız’ın moderatörlüğündeki panelde Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, çevrim içi olarak "Bölgesel Dinamiklerin Bilgiye Dayalı Kalkınma İçin Harekete Geçirilmesi" başlıklı konuşmasında bölgesel kalkınmanın multidisipliner bir yaklaşım üzerine inşa edilmesi gerektiğini aktardı. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve TÜBA Ödülü sahibi Prof. Dr. Özcan Erel, inovasyon ve inovasyon çalışmaları üzerine katılımcıları bilgilendirdiği konuşmasında, inovasyonun yalnızca bir fikir olmadığını aynı zamanda işe yarayan bir nitelik bulundurması gerektiğini vurguladı. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız "Ar-Ge Ekosistemi ve Fikri Sınai Mülkiyet Hakları" başlıklı sunumunda üniversite–kamu–sanayi iş birliğiyle ortaya konulan katma değerli üretimin önemini ele aldı. Oturumun son konuşmacısı olan Erciyes Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi ve TÜBA İlim Yayma Ödülü sahibi Prof. Dr. Mustafa Soylak, "Nadir Toprak Elementleri ve Türkiye İçin Önemi" başlıklı sunumunda önemli ve stratejik değerlendirmelerde bulundu. Eskişehir, Burdur, Sivas ve Malatya başta olmak üzere ülkemizin pek çok bölgesinin nadir toprak elementleri bakımından zengin olduğunu ifade eden Soylak, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin etkin şekilde değerlendirilmesine yönelik yol haritası paylaştı.