DÜNYA - 11 Mayıs 2025 Pazar 10:41 | Son Güncelleme : 11 Mayıs 2025 Pazar 10:50

Putin'den ateşkes açıklaması: "Görüşmelere 15 Mayıs'ta İstanbul'da başlamayı teklif ediyoruz"

A
A
A
Putin'den ateşkes açıklaması: "Görüşmelere 15 Mayıs'ta İstanbul'da başlamayı teklif ediyoruz"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kremlin Sarayı'nda yaptığı basın toplantısında Ukrayna yönetimine ateşkes anlaşması konusunda mesaj göndererek, "Görüşmelere 15 Mayıs'ta daha önce de yürütüldüğü ama yarım bırakıldığı yerde, İstanbul'da vakit kaybetmeden başlamayı teklif ediyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu görüşmelerin gerçekleştirilmesi için çok şey yaptı" dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sovyetler Birliği ve müttefiklerinin İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'na karşı kazandığı zaferin 80'inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen uluslararası etkinliklerin ardından Rusya gündemine ilişkin Kremlin Sarayı'nda basın toplantısı düzenledi. Zafer Günü töreni dolayısıyla başkent Moskova'da birçok ikili ve çok taraflı görüşmeler yaptığını söyleyen Putin, "Görüşmelerin merkezinde Avrasya'nın ve dünyanın diğer bölgelerinin istikrarlı ve sürdürülebilir kalkınmasını doğrudan etkileyen meseleler yer aldı" dedi.

"Tehditlere, şantajlara ve çeşitli engellemelere" rağmen bazı Avrupalı liderlerin de Moskova'ya geldiğini belirten Putin, "Sırbistan, Slovakya, Bosna Hersek. Tekrar ediyorum üzerlerinde ne kadar yoğun bir baskı olduğunu anlıyoruz ve bu yüzden onların siyasi cesaretini, sağlam ahlaki duruşlarını ve bizimle birlikte bu bayramı kutlama, Büyük Vatanseverlik Savaşı'nın ve İkinci Dünya Savaşı'nın kahramanlarının anısını onurlandırma kararlarını içtenlikle takdir ediyoruz. Bu insanlar yalnızca kendi vatanları için değil, tüm dünyayı, tüm insanlığı kahverengi vebadan kurtarmak için savaştılar. Bu, hiçbir şekilde abartı değildir" diye konuştu.

"Er ya da geç Avrupa Devletleri ile yapıcı ilişkiler kurma yolunda ilerlemeye başlayacağımız konusunda umut vermektedir"

Avrupa'daki milyonlarca insanın ve egemen politika izleyen ülkelerin liderlerinin törene katılmasının kendilerine iyimserlik ve umut aşıladığını kaydeden Putin, "Er ya da geç Avrupa devletleri ile yapıcı ilişkiler kurma yolunda ilerlemeye başlayacağımız konusunda iyimserlik ve umut vermektedir. Bugün hala Rusya karşıtı söylemlerinden ve bize karşı açıkça saldırgan eylemlerinden vazgeçmeyenler de dahil olmak üzere. Hala bizimle kaba bir üslupla ve ültimatomlar yardımıyla konuşmaya çalışıyorlar, bunu şu anda görebiliyoruz" ifadelerini kullandı.

"Rusya'nın ateşkes girişimleri Ukrayna tarafı tarafından sabote edildi"

Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna'daki çatışmalara ilişkin de açıklamalarda bulunarak, "Moskova'da gerçekleşen görüşmeler ve buluşmalar sırasında Ukrayna'daki çatışmanın çözümüne ilişkin mesele de ele alındı. Bu çatışmaya gösterdikleri ilgi ve sona erdirilmesi yönünde ortaya koydukları çabalar için tüm misafirlerimize, dostlarımıza minnettarız. Bu bağlamda bu konuya ayrı bir dikkatle değinmem gerektiğini düşünüyorum. Bilindiği üzere Rusya daha önce defalarca ateşkes inisiyatiflerinde bulundu. Ancak bu girişimler, her seferinde Ukrayna tarafı tarafından sabote edildi. Örneğin Kiev rejimi, ABD Başkanı Donald Trump ile varılan anlaşma çerçevesinde 18 Mart'tan 17 Nisan'a kadar geçerli olan, enerji altyapılarına yönelik saldırılara ilişkin 30 günlük, altını çizmek istiyorum 30 günlük duraklamayı yaklaşık 130 kez alenen ihlal etti" şeklinde konuştu.

Rusya'nın öncülük ettiği Paskalya ateşkesinin de ihlal edildiğini vurgulayan Vladimir Putin, "Ukrayna güçleri ateşkesi yaklaşık 5 bin kez bozdu. Tüm bunlara rağmen bizim için kutsal olan Zafer Günü kutlamaları kapsamında düşünün ki 27 milyon kaybımız var, üçüncü kez ateşkes ilan ettik. Ayrıca Batı'daki bazı samimi çözüm arayışında olan muhataplarımıza da bu Zafer Günü'nde ilan edilen ateşkese ilişkin pozisyonumuzu ilettik. Gelecekte bu ateşkesin süresinin uzatılmasını planlarımızdan çıkarmadığımızı da belirttik, ancak elbette bu önümüzdeki birkaç gün içinde yaşanacaklara, Kiev rejiminin bu önerimize nasıl karşılık vereceğine dair yapılacak değerlendirmeye bağlıdır" açıklamasında bulundu.

"Kiev yönetimi, ateşkes teklifimize hiç karşılık vermedi"

Basın toplantısında Ukrayna yönetimine yönelik konuşan Putin, "Kiev yönetimi, siz de aslında bunu gayet net bir şekilde görüyorsunuz. Ateşkes teklifimize hiç karşılık vermedi. Dahası, teklifimizi açıkladıktan sonra, hatırlarsanız bu, bu yılın 5 Mayıs'ında gerçekleşti. Kiev yönetimi 6 Mayıs'ı 7 Mayıs'a bağlayan gece geniş çaplı saldırılar başlattı. Saldırılarda toplamda 524 insansız hava aracı (İHA) ve çeşitli Batı yapımı füzeler kullanıldı, aynı anda Karadeniz'de 45 İHA da devreye sokuldu. Bizim ilan ettiğimiz ateşkes süresince (8, 9 ve 10 Mayıs) olanlar, zaten medya aracılığıyla ve sizlerin raporlarından da görüldü. Bu 3 gün boyunca, Rusya'nın devlet sınırına; özellikle Kursk bölgesinde ve Belgorod bölgesiyle kesişim noktasında 5 doğrudan saldırı girişiminde bulunuldu. Tüm bunlar, tam da bizim ateşkes ilan ettiğimiz günlerde yaşandı. Ayrıca, diğer yönlerde de 36 ayrı saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıların hepsi, Kursk ve Belgorod bölgeleri dahil olmak üzere, başarıyla püskürtüldü" dedi.
Kiev yönetiminin Moskova'daki kutlamalara katılan devlet liderlerini korkutmaya çalıştığını söyleyen Putin, "Moskova'daki toplantılarda mevkidaşlarımla görüşürken şöyle bir düşünceye kapıldım, sizinle de paylaşmak isterim: Moskova'ya, Nazi Almanyası'na karşı kazanılan zaferi kutlamak için gelen liderlerden kimi korkutabileceklerini düşündüler? Kimi? Çünkü buraya gelenler, sadece makamları dolayısıyla değil, karakterleriyle, inançlarıyla ve bu inançları savunma kararlılıklarıyla lider olan insanlardı. Peki, onları korkutmaya çalışan kimdi? Kimdi bunlar? Nazi SS askerlerine selam duran, onlara saygı gösteren, alkışlayanlar mı? İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler'le iş birliği yapanları ulusal kahraman ilan edenler mi? Bana öyle geliyor ki, bu girişim hem ahlaki açıdan geçersiz hem de araçları itibarıyla yetersizdi. Bu tür yöntemlere başvuranlar, ulaşmak istedikleri hedefe layık bile değiller" diye konuştu.

"Tüm olumsuzluklara rağmen Kiev yönetimine görüşmeleri yeniden başlatma çağrısında bulunuyoruz"

Ateşkese yönelik adımlar atmayı defalarca teklif ettiklerini vurgulayan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Ukrayna tarafıyla diyaloğu hiçbir zaman reddetmedik. Bir kez daha hatırlatmak isterim: Görüşmeleri 2022 yılında biz değil, Ukrayna tarafı sonlandırdı. Bu bağlamda, tüm olumsuzluklara rağmen, Kiev yönetimine 2022 yılı sonunda kendi inisiyatifleriyle kestikleri görüşmeleri yeniden başlatma çağrısında bulunuyoruz. Doğrudan müzakereleri yeniden başlatmalarını öneriyoruz. Üstelik, altını çizerek söylüyorum: Herhangi bir ön koşul olmadan" ifadelerini kullandı.

"Erdoğan'a bu tür müzakerelere Türkiye'de ev sahipliği yapma imkanını sağlaması için ricada bulunacağım"

Görüşmelere vakit kaybetmeden başlamayı teklif ettiklerini duyuran Putin, "Gelecek perşembe günü, yani 15 Mayıs'ta İstanbul'da; daha önce de yürütüldüğü, ama yarım bırakıldığı yerde. Bildiğiniz üzere, Türk meslektaşlarımız böyle müzakerelere ev sahipliği yapma teklifini defalarca dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu görüşmelerin gerçekleştirilmesi için çok şey yaptı. Hatırlatmak isterim: O görüşmeler sonucunda ortak bir belge taslağı hazırlanmıştı ve bu taslak, Kiev heyetinin başkanı tarafından paraflanmıştı. Ancak Batı'nın ısrarıyla bu belge çöpe atıldı. Yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir görüşmemiz planlanıyor. Kendisine, bu tür müzakerelere Türkiye'de ev sahipliği yapma imkanını sağlaması için ricada bulunacağım. Umarım, Ukrayna'da barış arayışına katkıda bulunma yönündeki arzusunu bir kez daha teyit eder" şeklinde konuştu.

"Bu defa gerçek bir ateşkes olmalıdır"

Rusya'nın Ukrayna ile ciddi müzakerelere hazır olduğuna vurgu yapan Putin, "Bu görüşmelerin amacı, çatışmanın temel nedenlerini ortadan kaldırmak ve tarihsel perspektifte kalıcı, uzun vadeli bir barış sağlamaktır. Görüşmeler sırasında yeni ateşkesler ya da yeni bir çatışmasızlık süreci üzerinde anlaşma sağlanması da ihtimal dışı değildir. Fakat bu defa, gerçek bir ateşkes olmalıdır. Sadece Rusya tarafından değil, Ukrayna tarafı tarafından da riayet edilen bir ateşkes. Bu, tekrar ediyorum, uzun vadeli, sürdürülebilir bir barışa giden ilk adım olmalı; yoksa Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin yeniden silahlandırılması, personel ikmali ve hummalı bir şekilde yeni siperler ile savunma noktalarının kazılması için verilen bir hazırlık molası değil. Böyle bir barışı kim ister?" açıklamasında bulundu.

Tekliflerinin masada olduğunu ve kararın Ukrayna yönetimi ve onların hamileri tarafından verilmesi gerektiğini kaydeden Putin, "Onlar, Ukraynalı milliyetçilerin elleriyle Rusya ile savaşı sürdürmek istiyor gibi görünüyor. Bir kez daha ifade ediyorum: Rusya, herhangi bir ön koşul olmadan müzakereye hazırdır. Şu anda cephede çatışmalar sürüyor, bir savaş yaşanıyor, ama biz durup müzakerelere dönülmesini öneriyoruz. Bunun nesi kötü olabilir ki?" dedi.

Putin'den Çin, Brezilya, Afrika ülkeleri, Orta Doğu ülkeleri ve ABD'ye teşekkür

Gerçekten barış isteyen herkesin bu öneriyi desteklemesi gerektiğini ifade eden Putin, "Bu vesileyle Ukrayna krizinin barışçıl yollarla çözümüne yönelik arabuluculuk hizmetleri ve çabalarından dolayı uluslararası ortaklarımıza bir kez daha şükranlarımı sunmak istiyorum. Bunlar arasında Çin, Brezilya, Afrika ülkeleri, Orta Doğu ülkeleri ve son zamanlarda yeni ABD yönetimi de yer alıyor" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kameradan gördü, hayat kurtarmaya böyle koştu Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde bir anaokulu müdürü, nefes borusuna yiyecek kaçan öğretmeni kameradan görerek yardıma koştu. Zamanla yarışan okul müdürü, yaptığı Heimlich manevrası ile meslektaşının hayatını kurtardı. İlçeye bağlı Erciyesevler Mahallesi’nde bulunan Güventürk Anaokulu’nda dün meydana gelen olayda, arkadaşları ile birlikte yemek yiyen okul öncesi eğitim öğretmeni Nuray Arı’nın nefes borusuna yiyecek kaçtı. Arı’ya ilk müdahaleyi yanındaki arkadaşları yaparken, durumu kameradan gören okul müdürü Beycan Doğanay, koşarak üst kattaki meslektaşının yanına gitti. Yaptığı Heimlich manevrası ile Arı’nın nefes borusuna kaçan yiyeceği çıkaran Doğanay’ın verdiği mücadele de kameraya yansıdı. "Bir insanın hayatına bir şekilde dokunmak, kurtarmak çok önemli" Olayı anlatan Güven Türk Anaokulu Müdürü Beycan Doğanay, "Dün talihsiz bir durumla karşılaştık. Hocalarımızdan birisi yemekhane sınıfında, çocukların kahvaltı yapma esnası sırasında boğazına lokma kaçma suretiyle boğulma vakası yaşadı. Bizde o esnada müdür yardımcımız Kübra hanımla beraber kamera ekranımız açık bir şekilde izliyorduk. Görür görmez müdahale etmek için yukarıya çıktık. Hocalarımızdan 1-2 tanesi müdahalede bulunmuşlar. Arkasına hemen geçtim ve Heimlich manevrasıyla hoca hanımın boğazındakini çıkarttık. Milli Eğitim Bakanlığı’mızın verdiği ilk yardım kurslarına katıldım. Oradan aldığımız eğitimin bu şekilde faydasını gördük. Herkese bu eğitimi almalarını tavsiye ediyoruz. Kadın olsun erkek olsun, özellikle kamu kurumlarında insanların yoğun olduğu, öğrencilerin bulunduğu yerlerde bu eğitimi almış vasıflı kişilerin bulunması büyük bir önem taşımaktadır. Tüm meslek taşlarıma, öğretmenlerime ve iradecilerime muhakkak ilk yardım temel eğitim kursları almalarını tavsiye ediyorum. Bir insanın hayatına bir şekilde dokunmak, kurtarmak çok önemli. Basit bir manevrayla hocamızın hayatına dokunmuş olduk. Çok şükür" ifadelerini kullandı.
Mersin Mersin’de ’Sanayide Dönüşüm Buluşmaları’ düzenlendi Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, bölgede yaşanan çatışmaların ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sanayicinin savaş sürecinde desteklenmesi ve sonrasına hazırlanması gerektiğini söyledi. MTSO ev sahipliğinde düzenlenen ’Sanayide Dönüşüm Buluşmaları’nda sanayici ve üreticiler dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik ve finansmana erişim konularında bir araya geldi. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ve Impacta Kurucu Ortağı Başar Ceylan’ın açılış konuşmalarıyla başlayan programda, Turkcell Kurumsal Satış Direktörü M. İlker Oruç, Dijital İş Servisleri kapsamında sundukları hizmetleri anlattı. Impacta Kurucu Ortağı Ümit Öncel ise ’Yapay Zeka Trendleri ve Sanayide Uygulama Örnekleri’ başlıklı sunumunda yapay zekanın sanayide kullanım alanlarını ve gelecekteki etkilerini değerlendirdi. Etkinlik, TEPAV Makroekonomi Çalışmaları Program Direktörü ve eski Merkez Bankası Genel Müdürü Dr. Ali Çufadar’ın bölgede yaşanan savaşların ekonomiye etkilerini ele aldığı konuşmasıyla sona erdi. Çufadar, önümüzdeki süreçte faizlerde düşüş beklemediğini belirterek artan işçilik, enerji ve ham madde maliyetleri ile zayıf talep riskine dikkat çekti. "Reel sektör desteklenmeli" Programın açılışında konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, küresel üretim ve ticaret kurallarının hızla değiştiğini belirterek dijital dönüşümün artık bir zorunluluk olduğunu söyledi. Sanayinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için selektif kredi mekanizmalarının ve uzun vadeli ihracat finansmanının devreye alınmasının önemine dikkat çeken Çakır, reel sektörün desteklenmesi gerektiğini vurguladı. "Dünya yeni bir üretim düzenine hazırlanıyor" Dünyanın yeni bir ekonomik düzene doğru evrildiğini ifade eden Çakır, Avrupa Birliği pazarına erişimde karbon ayak izi, yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin belirleyici hale geldiğini söyledi. Tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların yeni üretim merkezleri için fırsat oluşturduğunu dile getiren Çakır, Türkiye’nin coğrafi konumu ve sanayi tecrübesiyle önemli avantajlara sahip olduğunu belirtti. Hindistan’ın dünya üretiminde öne çıkmaya başladığını ancak AB Yeşil Mutabakat standartlarını yakalamasının zaman alacağını kaydeden Çakır, dönüşümün hızlı yapılması halinde Türkiye ve Mersin’in güçlü bir alternatif olabileceğini ifade etti. "Her kriz yeni bir yapılanma sürecidir" Bölgede yaşanan gerginliğe de değinen Çakır, savunma sanayindeki gelişmelerin tüm sanayi sektörlerine ivme kazandırdığını söyledi. Mersin’in güçlü lojistik altyapısı ve limanıyla yeni kurulacak tedarik zincirlerinde kritik rol oynayabileceğini vurgulayan Çakır, her krizin yeni bir yapılanma süreci olduğunu ifade etti. "Mersin sanayisi güçlü performans sergiliyor" Mersin’in 10 milyar doları aşan ihracatı ve 20 milyar doların üzerindeki dış ticaret hacmiyle Türkiye’nin en büyük 7’nci ihracat kenti konumuna yükseldiğini hatırlatan Çakır, yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı: "Kümelenip organize güçle hareket etmeliyiz. Toprağımız kıymetli, seçici olmalıyız. Katma değeri yüksek, teknoloji odaklı yatırımları çekmeliyiz. Planlı büyümeliyiz ve firmalarımızı sadece bugüne değil savaş sonrası kurulacak yeni düzene hazırlamalıyız." "Mersin’in bu dönüşümü izleyen değil yöneten bir şehir olması gerektiğini" vurgulayan Çakır, planlı büyüme ve güçlü iş birlikleriyle kentin yeni ekonomik düzende önemli bir merkez haline gelebileceğini sözlerine ekledi.
İstanbul Savaş belirsizliğine şirketlerden "Dijital İkiz" kalkanı Savaşın oluşturduğu belirsizlik, ‘Dijital İkiz’ (Digital Twin) teknolojisinin kullanımını hızlandırdı. TÜSAYDER Yönetim Kurulu Eş Başkanı Dr. Mehmet Sarıdoğan savaşın getirdiği satın alma ve tedarik krizlerine karşı bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan sistemlerin kullanımının arttığını söyledi. Sarıdoğan bu belirsizlikte ayakta kalacak şirketlerin sadece en çok stoğa sahip olanlar değil, en akıllı stok yönetimi yapanlar olacağını bunun da dijital ikiz sayesinde gerçekleşeceğini vurguladı. Uluslararası ticaretin can damarı olan tedarik zinciri, 2026’nın ağır jeopolitik gerilimleri gölgesinde tarihinin en köklü dönüşümünü yaşıyor. ABD-İsrail ittifakı ve İran arasındaki savaş Mart 2026 itibarıyla Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yüzde 90 oranında azalmasına yol açtı, Basra Körfezi’nden gelen yakıt, ham petrol ve doğal gaz akışı neredeyse tamamen kesildi. Savaş öncesinde dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda, mart ayı boyunca gerçekleşen toplam gemi geçişi, normal şartlarda tek bir günde ulaşılan seviyeye kadar geriledi. Enerji şoku ve 348 trilyon dolarlık borç kıskacı Küresel piyasalardaki enerji baskısını değerlendiren Dr. Mehmet Sarıdoğan, güncel jeopolitik krizlerin enerji maliyetleri üzerinde kurduğu baskının tedarik zincirlerinde bir domino etkisi oluşturduğunu vurguladı. Sarıdoğan konuya ilişkin şu analizi paylaştı: ’’Petrol fiyatlarındaki her ani yükseliş, sadece nakliye maliyetlerini değil, petrokimyadan plastiğe, tekstilden gıdaya kadar binlerce kalem girdinin birim maliyetini yukarı çekiyor. IMF Ocak 2026 güncellemelerine göre küresel büyüme yüzde 3,3 bandına çekilirken, IIF verilerine göre 348 trilyon dolar ile rekor kıran küresel borç stoku, bu maliyet artışlarını finanse etmeyi her zamankinden daha zor hale getiriyor. Faiz ve likidite şoklarının tedarik finansmanı üzerinde kurduğu bu baskı, şirketlerin nakit akışını yönetmek için satınalma birimlerini bir finansal kalkan olarak kullanmasını zorunlu kılıyor.’’ Ticaret normalleşmiyor, mal ticareti yüzde 0,5’e geriledi Dünya ticaretindeki yapısal değişime dikkat çeken Dr. Mehmet Sarıdoğan, Dünya Ticaret Örgütü verilerinin küresel ticaretin rotasını kökten değiştirdiğini kanıtladığını belirtti. Sarıdoğan, sanayi şirketlerini bekleyen yeni dönemi şu sözlerle özetledi: ’’ 2026 için mal ticareti hacim büyümesi beklentisinin yüzde 0,5’e kadar düşmesi, buna karşılık hizmet ticaretinin yüzde 4,4 ile dirençli kalması, sanayi şirketleri için yeni bir devrin ilanıdır. Mal ticaretindeki bu durgunluk ve lojistik hatlardaki tıkanıklıklar, özellikle ithalata bağımlı üretim yapan Türk sanayicisi için teslimat sürelerinde ve maliyetlerde öngörülemez sapmalar oluşturuyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla kalıcı hale gelen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ise bu tabloya ek bir vergi ve raporlama yükü getirerek satınalma performans göstergelerini hiç olmadığı kadar zorluyor. Bu fırtınalı ortamda iş dünyası önemli bir dayanıklılık testinden geçerken, şirketler artık yalnızca maliyet avantajına dayalı değil, riskleri öngörebilen ve hızlı uyum sağlayabilen tedarik zinciri modellerine yöneliyor. Bu modelin merkezinde, akıllı stok yönetimi ve yapay zekanın iş modellerine entegre edilmesinin en ileri aşamalarından biri olan dijital ikiz teknolojisi bulunuyor. ’’ Dr. Sarıdoğan, satın alma dünyasına yıllardır hâkim olan ‘Tam Zamanında’ (Just-in-Time- JIT) üretim ve tedarik modelinin artık sürdürülebilirliğini kaybettiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık ve Kızıldeniz’deki saldırılar, lojistik sürelerini uzattı ve öngörülebilirliği ortadan kaldırdı. Bu durum, şirketleri ‘Her İhtimale Karşı’ (Just-in-Case -JIC) modeline, yani stratejik stoklamaya yöneltti. Eskiden depoda bekleyen her ürün bir ’maliyet yükü’ olarak görülürken; bugün üretim hattının durmasının maliyeti, stok tutma maliyetinin katbekat üzerine çıktı. Ancak burada kritik bir ayrım var. Başarılı şirketler sadece ’depoyu ağzına kadar dolduranlar’ değil, dijital ikizleri sayesinde hangi üründen ne kadar stoklaması gerektiğini bilen ’akıllı stok yönetimi yapanlar’ (smart yards) olacak." Dr. Sarıdoğan, dijital ikiz teknolojisini iş süreçlerine entegre etmenin avantajlarını ise şu şekilde sıralıyor: "Bir şirketin tüm tedarik ağının sanal bir kopyasını oluşturan bu sistemler, ‘Hürmüz Boğazı 3 ay daha kapalı kalırsa ne olur?’ veya ‘Lojistik maliyetleri yüzde 50 artarsa hangi tedarikçiyi değiştirmeliyim?’ gibi sorulara saniyeler içinde yanıt verebiliyor. 2026 itibarıyla bu sistemler temsilci (agentic) nitelik kazanarak, liman kapanması durumunda rotaları otonom olarak değiştirebilir veya navlun fiyatlarını yeniden müzakere edebilir hale geldi. Şirketlerin gelecekteki başarısı, eski teknolojileri yenileriyle değiştirebilme ve tedarikçi tabanlarını hızla genişletebilme yeteneklerine bağlı olacak." "Şirketlerimizi artık manuel süreçlerle yönetemeyiz" "Satın alma bir savunma hattıdır" diye konuşan Dr. Sarıdoğan sözlerini şöyle tamamlıyor: "Bir fabrikanın durması, sadece o şirketin kaybı değil, Türkiye’nin üretim gücünün zayıflamasıdır. Bizler, İran’dan gelen kritik bakır, alüminyum ve plastiklerin alternatiflerini oluştururken, aslında ekonomik bağımsızlığımızı tahkim ediyoruz. 2026’nın jeopolitik fırtınalarında artık şirketlerimizi sadece manuel süreçlerle yönetemeyiz. TÜSAYDER olarak üyelerimizi, ’Dijital İkizler’ ve ’Otonom Tedarik Ajanları’ ile donatarak, krizleri oluşmadan önce tespit eden birer ’Jeopolitik Analist’e dönüştürüyoruz" Mindzie CEO’su James Henderson 11 Nisan’da Wyndham Grand İstanbul’da Yapay zekanın bu devrimsel etkisi, 11 Nisan tarihinde Wyndham Grand İstanbul Levent’te düzenlenecek olan "Satın Almanın Yeni Çağı" temalı, XIII. Satın alma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nde tartışılacak. Zirvenin teknoloji odaklı en dikkat çekici oturumu olan "Agentic Procurement: AI Süreç Madenciliği ile Otonom Satınalma" panelinde; otonom süreçlerin dünyadaki öncülerinden Mindzie CEO’su James Henderson konuk olacak oturumun moderatörlüğünü ise TÜSAYDER Yönetim Kurulu Üyesi Şenol Altuntaş yapacak. Oturumda, bir talebin (PR) teklife (RFQ) ve ardından siparişe (PO) dönüşme sürecinin yapay zekâ ajanları tarafından nasıl "insansızlaştırıldığı" ve bu sayede hata payının nasıl düşürüldüğü canlı akışlar üzerinden katılımcılara aktarılacak. Satın almanın bu "Yeni Çağı"na tanıklık etmek ve 2026’nın ekonomi-teknoloji haritasında yerini almak isteyen tüm profesyoneller, Türkiye’nin en büyük satın alma buluşmasında bir araya gelecek. Tedarik zinciri ve satın alma alanında çalışan profesyoneller için yenilikleri takip etme, sektör liderleriyle ağ kurma ve geleceğin iş modellerini keşfetme fırsatı sunan bu zirve, değişime öncülük etmek isteyenler için kaçırılmayacak bir etkinlik olacak. Kayıtlar ücretsiz olarak tusayder.org adresi üzerinden yapılabilecek.
Manisa Manisa’da Yıldız Kızlar Voleybol İl Şampiyonu Değerli Zamanlar Spor Kulübü oldu Manisa’da düzenlenen Kulüpler Arası Voleybol Yıldız Kızlar İl Şampiyonası’nda Değerli Zamanlar Spor Kulübü Yıldız Kızlar Salihli Takımı şampiyon oldu. Kulüpler Arası Voleybol Yıldız Kızlar Manisa İl Şampiyonası 2025-2026 sezonunda mücadele eden Değerli Zamanlar Spor Kulübü Yıldız Kızlar Salihli Takımı, başarılı performansıyla il şampiyonu oldu. Şampiyona boyunca etkili bir oyun ortaya koyan Salihli temsilcisi, grup müsabakalarını lider tamamlayarak final etabına yükseldi. Final karşılaşmalarında da güçlü rakiplerine karşı üstün bir performans sergileyen takım, şampiyonluğa ulaşarak Manisa il birinciliğini elde etti. Elde ettiği bu başarıyla Manisa’yı 1-3 Mayıs 2026 tarihlerinde Aydın’da düzenlenecek bölge finallerinde temsil etme hakkı kazanan Değerli Zamanlar Spor Kulübü Yıldız Kızlar Salihli Takımı, hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor. Takım antrenörü Ezgi Ünkaya, kazanılan şampiyonluğun büyük bir emek ve özverinin ürünü olduğunu belirterek, "Sezon boyunca disiplinli bir şekilde çalışan sporcularımız, sahada ortaya koydukları mücadeleyle bu başarıyı sonuna kadar hak etti. Grup aşamasından final etabına kadar her maçta takım ruhunu en iyi şekilde yansıttılar. Manisa il şampiyonu olduğumuz için çok mutluyuz. Önümüzde bölge finalleri var. Orada da ilimizi en iyi şekilde temsil ederek yeni başarılara ulaşmak istiyoruz" dedi. Değerli Zamanlar Spor Kulübü’nün elde ettiği şampiyonluğun, Salihli’de voleybol branşında yürütülen altyapı çalışmalarının da önemli bir sonucu olduğu ifade edildi. Bölge finallerinde Manisa’yı temsil edecek takımın hedefinin, Aydın’da da başarılı sonuçlar alarak bir üst aşamaya yükselmek olduğu belirtildi.