DÜNYA - 09 Ekim 2024 Çarşamba 22:52 | Son Güncelleme : 09 Ekim 2024 Çarşamba 22:53

Oğlunu ABD’ye kaçıran Eylem Tok hakim karşısında

A
A
A
Oğlunu ABD’ye kaçıran Eylem Tok hakim karşısında

Ehliyetsiz kullandığı aracıyla çarptığı Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden olan oğlu Timur Cihantimur’u ABD’ye kaçıran Eylem Tok, yeniden hakim karşısına çıktı. Aci’nin ailesi mahkemeye sunduğu mektupta, "Adalet, coğrafi mesafelere veya sınırların ötesine saklanarak kaçılabilecek bir şey olmamalıdır” dedi.

İstanbul'da 1 Mart'ta ehliyetsiz kullandığı araçla Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden 17 yaşındaki Timur Cihantimur'un annesi Eylem Tok, Türkiye'ye iadesine ilişkin davada bir kez daha hakim karşısına çıktı. Davanın yargıcı Donald J. Cabell’in, Eylem Tok’un Türkiye’ye iadesi konusunda karar vermesi bekleniyor.

“Oğlum nazik, sevgi dolu ve sorumluluk sahibi bir genç adamdı”

Duruşma öncesi Aci ailesinin Türkiye’den gelen avukatı Burak Erden, mahkemeye Aci’nin annesi Pervin Aci ve eşi Şükriye Aci’nin mektuplarını sundu. Anne Aci, mektubunda, oğlunun trajik ölümünü anlatırken, adaletten kaçanların yargı önüne çıkarılmasını talep ederek, "Saygıdeğer Yargıç Donald J. Cabell, bugün size yazarken sadece bir dilekçe sahibi değil, aynı zamanda sevgili oğlunu kaybetmiş kederli bir anne olarak yazıyorum. Oğlum Oğuz Murat Aci'nin trajik ölümü, hiçbir kelimenin tam olarak ifade edemeyeceği kadar büyük bir acıdır. Oğlum nazik, sevgi dolu ve sorumluluk sahibi bir genç adamdı. Ancak İstanbul’da, 17 yaşında ehliyetsiz bir genç, babasının arabasını kontrolsüzce kullanarak oğlumun hayatını aldı” dedi.

“Bir eş, kocasız kaldı; küçük bir çocuk, babasını kaybetti ve ben de oğlumu kaybettim”

Oğlunun ölümüne neden olan gencin sorumsuz davranışlarını vurgulayan anne Aci, "Oğlumun ölümü tamamen önlenebilir bir dikkatsizlik sonucu gerçekleşti. O gün, hayatının en güzel anlarını yaşaması gerekirken, bu düşüncesiz eylem nedeniyle hayattan koparıldı. Bir eş, kocasız kaldı; küçük bir çocuk, babasını kaybetti ve ben de oğlumu kaybettim” dedi.
Olayın ardından suçluların adaletten kaçmak amacıyla Türkiye’den ABD’ye kaçırıldığını belirten anne Aci, bunun bir adaletsizlik örneği olduğunu ifade ederek, “Suçluların sınırları aşarak suçlarından kaçabileceklerine inanmaları kabul edilemez. Adalet, coğrafi mesafelere veya sınırların ötesine saklanarak kaçılabilecek bir şey olmamalıdır” dedi.
Adaletin sağlanması için Eylem Tok ve oğlunun Türkiye’ye iade edilmesi gerektiğini güçlü bir şekilde vurgulayan anne Aci, "Oğlum sebepsiz yere öldü ve sorumluların adaletten kaçmalarına izin vermemeliyiz. Lütfen, oğlumun ölümünün boşa gitmediğini ve adaletin yerini bulduğunu bilerek biraz olsun huzur bulmamıza izin verin” dedi.

"Bugün burada, adaletsizliğe karşı çıkmak için size sesleniyorum"

Aci’nin eşi Şükriye Aci ise mektubunda, eşinin ölümünden sonra yaşadığı tarifsiz acıyı ve adalet beklentisini dile getirerek, "Kazadan sonra sorumluların sergilediği umursamazlık ve olayın ciddiyetini kabullenmeyi reddetmeleri, beni derinden yaraladı. Kocamı ve oğlumu hak ettikleri adaletten mahrum bırakma girişiminde bulundular. Bugün burada, adaletsizliğe karşı çıkmak için size sesleniyorum" dedi.
Yaşadığı kederi ve oğluna vereceği cevabın belirsizliğini vurgulayan Aci’nin eşi Şükriye Aci, "Bir gün oğlum babasının nerede olduğunu soracak. O an ne cevap vereceğimi bilmiyorum. Ona adaletin olmadığını ve babasının ölümüne sebep olanların ellerini kollarını sallayarak dolaştığını nasıl anlatabilirim?" dedi.
Eylem Tok ve oğlunun Türkiye’ye iade edilmesi çağrısında bulunan Aci’nin eşi Şükriye Aci, mektubunun sonunda mahkemeye duyduğu güveni dile getirerek, "Hakkaniyetinize, mahkemenizin gücüne ve ortak insanlığımızın gerektirdiği adalete güveniyorum. Lütfen, bu dünyada oğlum ve benim için biraz olsun huzur bulmamıza yardım edin” dedi.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’da 23 Nisan çocukları, uçurtma uçurarak gönüllerince eğlendi Kastamonu’da İl Emniyet Müdürlüğü öncülüğünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrağı etkinlikleri kapsamında çocuklar için uçurtma şenliği düzenlendi. Şenlikte çocuklar, uçurtmalarını uçurarak gönüllerince eğlendi. Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik (TDP) Şube Müdürlüğünün koordinesinde Kronospan Orman Ürünleri’nin destekleriyle "Hayata Renk Verelim 2026" sosyal sorumluluk projesi hayata geçirildi. Proje çerçevesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrağı etkinliklerinin 106. yılı dolayısıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Şehit Burak Kapucuoğlu Ortaokulu, Vali Aydın Arslan Ortaokulu, Şerife Bacı Ortaokulu, Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu, Mescit Ortaokulu, 23 Ağustos Ortaokulu, Hacı Bey Ortaokulu, Merkez Ortaokulunda eğitim görmekte olan öğrenciler ile 30 özel birey katılımıyla Kastamonu Uzunyazı mevkiinde "Uçurtma Şenliği" düzenlendi. 350’den fazla çocuğun katılımıyla gerçekleştirilen uçurtma şenliğine Kastamonu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu öğrencileri de destek verdi. Toplum Destekli Polislik (TDP) Şube Müdürlüğü personelinin, Sivil Havacılık Yüksekokulu öğrencilerinin, öğretmenlerin ve Gençlik Merkezlerinde görev yapan gençlik liderlerinin gözetiminde çocuklar, uçurtmalarını hazırlayarak uçurtmaya çalıştı. Birbirinden renkli görüntülerin ortaya çıktığı uçurtma şenliğinde çocuklar, gönüllerince eğlendi. Projeye destek veren firmanın İnsan Kaynakları Müdürü Umut Yılmaz, "Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekiplerimizdeki arkadaşlarımızla birlikte Kastamonu Valiliğinin koordinesinde bu yıl 5’incisini yaptığımız Uçurtma Şenliğimizde bulunuyoruz. Kronospan olarak bizler, birçok sosyal sorumluluk projesine destekler vererek, bu tür etkinlikler yapıyoruz. Bizim en çok hoşumuza giden, en çok sevdiğimiz gençlerimizin, çocuklarımızın da yüzünü güldüren proje bu. Bugün yağmur yağmasından endişeliydik ama yağmadı, güzelde bir rüzgar var. Görüldüğü üzere küçüklerde büyüklerde herkes keyifli bir şekilde uçurtmalarını uçuruyorlar. Bu tür projelere önümüzdeki yıllarda da inşallah devam edeceğiz. Emekleri geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Etkinliğe katılan Enis Melih Dügenci de, "Burası çok güzel eğlenceli bir yer. Uçurtmalarla her yer doldu, çok renkli geçiyor. Bu etkinlikte kimlerin yardımı ve desteği olduysa teşekkür ediyoruz" dedi. Edanur Eski ise, "Uçurtma Şenliği çok eğlenceliydi. Bazılarımızın uçurtmaları kırıldı. İpleri koptu ama yine de çok eğlenceliydi" diye konuştu. Refika Nur Fakılı da, "Çok eğlendik, yukarılara kadar uçurtmalarımızı uçurduk. Çok güzel bir deneyimdi benim için, ilk kez uçurtma uçuruyorum" şeklinde konuştu. Şehit Burak Kapucuoğlu Ortaokulu Beden Eğitim öğretmeni Serap Kutlu Şen ise, "6. sınıflarımızı bu şenliğe getirdik ve çok mutlu olduk ve çok güzel bir etkinlik oldu. Rüzgarda şu anda bizlere eşlik ediyor. Güzel bir ortam var, öğrencilerimiz, diğer okullardan gelen öğrencilerle bir araya gelip vakit geçiriyorlar, kaynaştılar. Bu etkinliğin hazırlanmasında emekleri olan, aracı olan herkese çok teşekkür ediyoruz. Bizlerde öğrencilerimizle birlikte çok güzel burada eğleniyoruz" şeklinde konuştu.
Tekirdağ Tekirdağ’da 32 çeşit yöresel tatlı yarıştı: Tekirdağ’ın coğrafi işaretli Hayrabolu tatlısı birinci oldu Tekirdağ’da Turizm Haftası etkinlikleri muhtevasında yöresel tatlı yarışması düzenlendi. Renkli görüntülere sahne olan yarışmada, kentin geleneksel tatlıları jüri üyeleri tarafından değerlendirilirken, katılımcılar hem hünerlerini sergiledi hem de Tekirdağ mutfağının zenginliğini tanıtma fırsatı buldu. Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen yarışmaya 20 yarışmacı katıldı. Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen programda, Tekirdağ’ın geleneksel mutfağında yer alan toplam 32 çeşit yöresel tatlı jüri üyelerinin beğenisine sunuldu. Yarışma öncesinde konuşan İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Bünyamin Örnek, Tekirdağ’ın gastronomi açısından oldukça zengin bir mutfak kültürüne sahip olduğunu söyledi. Kente özgü birçok lezzetin bulunduğunu belirten Örnek, bu tür etkinliklerle hem yöresel ürünlerin tanıtımını yaptıklarını hem de unutulmaya yüz tutmuş tatlıları yeniden gündeme getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Örnek, Tekirdağ’ın coğrafi işaretli ürünleri arasında yer alan Hayrabolu tatlısı ve peynir helvası başta olmak üzere birçok geleneksel tatlının yarışmada yer aldığını belirterek, "Bu yarışma ile yöresel mutfak kültürümüzü yaşatmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyoruz. Tekirdağ’ın gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılması için çalışmalarımız devam edecek" dedi. Konuşmaların ardından yarışmaya katılan tatlıların tadımına geçildi. Yarışmacılar tarafından hazırlanan coğrafi işaretli tatlıların yanı sıra güllabiye, sütlü karakabak tatlısı, çizleme, kaşıklama, büzme ve bulama gibi yöreye özgü tatlılar da jüri üyeleri tarafından tek tek değerlendirilerek puanlandı. Yarışma sırasında jüri üyeleri tatlıların lezzeti, kıvamı, sunumu ve yöresel özelliklere uygunluğu gibi kriterleri dikkate aldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda yarışmada birinciliği Hayrabolu tatlısı ile Nuray Cabbar elde etti. İkincilik ödülünü yine Hayrabolu tatlısı ile Hatice Baydar kazanırken, üçüncülük ödülü ise Bulama tatlısı ile Nimet Diken’in oldu. Program sonunda dereceye giren yarışmacılara ödülleri takdim edilirken, etkinliğe katılan vatandaşlar da sergilenen yöresel tatlıları yakından inceleme ve tatma imkânı buldu. Yarışma, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi. (ICA-