DÜNYA - 03 Aralık 2025 Çarşamba 21:11 | Son Güncelleme : 03 Aralık 2025 Çarşamba 21:27

NATO Genel Sekreteri Rutte, Türk savunma sanayisini örnek gösterdi

A
A
A

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türk savunma sanayisini örnek vererek, "Türkiye'de, savunma sanayii eko sisteminin parçası olan 3 binden fazla şirket bulunuyor. Üretim kabiliyeti, caydırıcılık ve savunmanın sürdürülebilmesi için kritik" dedi.

"Lahey'deki zirve ile bir sonraki Ankara zirvesi arasındaki NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'nı az önce tamamladık" ifadeleriyle söz başlayan Rutte, "Gerçek ve kalıcı tehlikelerle karşı karşıyayız. Rusya, Ukrayna'ya karşı acımasız savaşını sürdürüyor. Kışa yaklaşırken Rusya, giderek daha fazla şekilde halkı ve kritik altyapıyı hedef alıyor. Rusya, NATO'ya karşı da giderek daha pervasız bir tutum sergiliyor. Hava sahamızı ihlal ediyor, siber saldırılar düzenliyor ve müttefiklerin denizaltı altyapısını haritalamak için casus gemiler konuşlandırıyor. Bu olaylar, bir teyakkuz halinin gerekliliğini ortaya koyuyor" dedi.
Bugünkü toplantının odak noktalarından birinin savunma yatırımları olduğunu ifade eden Rutte, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın artan yatırımlarının memnuniyet verici olduğunu fakat daha fazlasının yapılması gerektiğini söyledi. Rutte, "Müttefiklerin, hazırlıklı olmamızı sağlamak için kendi paylarına düşeni yerine getirmeleri şart. Sorumluluğun adil biçimde paylaşılması gerekiyor" dedi.

Rutte, toplantıda müttefik ülkelerin artan savunma harcamaların somut neticelerine işaret eden ulusal planlar hakkında güncellemeler paylaştığını duyurdu. Rusya'nın uzun vadede kendilerini alt edebileceğine inandığını söyleyen Rutte, "Ukrayna'ya desteğimizi güçlendiriyor ve Rusya üzerindeki baskıyı artırıyoruz" dedi.

Rutte, "Ankara Zirvesi'ni beklerken önceliklerimiz net. Güvenliğimize yatırım yapmak, sanayimizi güçlendirmek ve Ukrayna'ya desteğimizi sürdürerek zorlu kışı ve sonrasını atlatacak imkanlara sahip olmasını sağlamak" ifadelerini kullandı.

"Rusya halen en önemli tehdit"

Rusya'nın NATO müttefikleri açısından halen ittifaka yönelik en önemli tehdit olarak görülüp görülmediği yönünde bir soru alan Rutte, "Bu stratejik konsept, geçerliliğini koruyor. Tüm müttefiklerden duyduğum şey, bu düşünceye tamamen bağlı oldukları" dedi.

ABD'nin Ukrayna'ya yönelik barış girişimin Rusya tarafından yaptırımlar ve dondurulmuş Rus varlıklarının kullanılmasını engellemek için istismar edildiği iddialarına yönelik bir soru üzerine Rutte, "Hep söylediğim gibi, Ukrayna konusundaki çıkmazı aşmayı başarabilecek tek kişi vardı ve o da ABD Başkanı Donald Trump idi. Kendisi bunu yaptı, şubat ayında sürece dahil olmayı başardı ve bugün de dahil olmaya devam ediyor. Ekibi de sürecin içinde ve Steve Witkoff, Marco Rubio ve ABD tarafındaki tüm kilit aktörler buna dahil. Bu çok kritik çünkü nihayetinde ABD, NATO'da açık arayla en büyük müttefik ve yeryüzündeki en güçlü ülke. Önce çıkmazı aşmak ve ardından diğerlerinin peşlerinden gelmesini sağlamak öncelikle onlara düşüyor. Ama barışı sağlamak, ABD Başkanı'nın söylediği gibi tek seferde ve düz ilerleyen bir süreç değil. Masada bir teklif olması gerekiyor, müzakereler yürütmeniz gerekiyor. Cenevre'de ve Miami'de gördük. Dün de Moskova'da gördük. Bu adım adım ilerleyen bir yaklaşım olacak" dedi.

"ABD tarafı ile yakın koordinasyon içindeyiz"

Rutte, "NATO Karargah'ında ben ve ekibim Beyaz Saray ile Dışişleri Bakanlığı ve ABD tarafındaki tüm aktörlerle barış sürecine azami yardım sağlayabilmek için çok yakın koordinasyon içindeyiz. Çünkü bunu hayati görüyoruz" dedi.

"Müttefiklerin üçte ikisinden fazlası taahhütte bulundu"

Avrupalı müttefiklerin Ukrayna için ABD'den silah alımlarını finanse eden "Ukrayna'nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi" (PURL) programına şimdiye kadar hiç katkıda bulunmayan NATO müttefiklerine ilişkin bir soruya Rutte, "PURL için henüz hiç taahhütte bulunmamış ülkelerin sayısı gerçekten çok sınırlı. Müttefiklerin üçte ikisinden fazlası taahhütte bulundu. Bir ya da iki ülkenin ise hükümet çevrelerinde bunu görüştüğünü biliyoruz ve olumlu sonuç çıkacağına inanmak için nedenlerimiz var" dedi.

"Yük paylaşımı çok daha iyi bir noktada"

Yük paylaşımında adaletsizliğe ilişkin tepkileri de anladığını ifade eden Rutte, bugün çok sayıda ülkenin PURL programında yeni taahhütlerde bulunduğuna dikkat çekti. Rutte, "Yük paylaşımı, sadece altı hafta öncesine kıyasla artık çok daha iyi bir noktada" dedi.

"Ukrayna için para bulunmasını sağlamak zorundayız"

Toplantıda Ukrayna'nın finansmanı için dondurulmuş Rus varlıklarının kullanıma ilişkin tartışmalardan detay vermesi istenen Rutte, "Bu konu esas olarak AB düzeyinde ele alınıyor. AB, İngiltere, ABD ve diğerleriyle eşgüdüm içinde ilerliyor. Dolayısıyla bu konu, bugün masada dolaylı olarak yer aldı diyebiliriz. Çünkü Ukrayna'nın gelecek yılına baktığınızda buna ister tazminat kredisi deyin, ister dondurulmuş Rus varlıklarının kullanımı deyin, eğer bu gerçekleşmezse, parayı başka bir şekilde bulmamız gerektiği tamamen açıktır" dedi.
NATO dışişleri bakanlarının bu konunun AB tarafında çözülmesi gereken bir konu olduğunun farkında olduklarını ifade eden Rutte, "Antonio Costa ve Ursula von der Leyen de dahil olmak üzere, AB'nin üst düzey liderlerinin bu tartışmayı yönetebileceklerine dair güvenim tam. Ayrıca şu konuda net bir anlayış söz konusu; Eğer bu süreç işlemeyecek olursa, Ukrayna'nın yalnız başına bırakılması söz konusu olamaz. Paranın bulunmasını sağlamak zorundayız. Son birkaç yıldır bunu yaptık ve dondurulmuş varlıklar olmadan da Ukrayna için gereken finansmanı sağladık. Ancak yine de görelim, ne kadar ilerleyebileceğiz. Elbette, bu varlıkların kullanımı işleri çok daha kolaylaştıracaktır" dedi.

"Kendi seçtiğimiz şekilde karşılık vereceğiz ve bunu hissedecekler"

Hibrit saldırılara misillemelere ilişkin bir soru alan Rutte, "Her şeyden önce, Polonya Dışişleri Bakanı Radoslav Sikorski'nin yaptığı şeye temas etmek istiyorum. Yaptığı, Polonya'nın PURL programına verdiği destek ile bu demiryolu hattında yaşanan saldırı arasında doğrudan bağlantı kurmak oldu ve ‘Bu tekrar olursa biz de daha fazlasını yapacağız. Rusya bilsin ki biz de asimetrik tepkiler oluşturacağız. Rusya'daki demiryolu hattını havaya uçurmayacağız ama böyle şeyler yaparsanız sonucunu hissedeceksiniz. Çünkü bu son derece pervasız ve kabul edilemez' demişti" şeklinde cevap verdi.
Rutte, "Bu tam olarak bizim hibrit stratejimizdir. Rusya veya Belarus kasıtlı olsun ya da olmasın, ne yaparsa yapsın, biz kendi seçtiğimiz şekilde karşılık vereceğiz ve onlar da bunu hissedecekler" dedi.

"Rusya'nın savaşa devam etmesini sağlayan en önemli odak Çin"

Çin'e ilişkin yıllık rapor ve burada gündeme getirilen endişelere ilişkin bir soru alan Rutte, "Çin'in Rusya'nın Ukrayna'daki savaş çabalarını mümkün kılma konusunda Kuzey Kore ve İran ile birlikte Rusya ile yakın bir şekilde çalıştığını görüyoruz. Yaptırımların delinmesi, çift kullanımlı ürünlerin sevkiyatı ve diğer bazı yollarla Rusya'nın savaşa devam edebilmesini sağlayan kolaylaştırıcılardan biri, hatta bu konudaki en önemli odak olarak görülebilirler" dedi.

"Çin, on yılın sonuna kadar bin nükleer savaş başlığına ulaşacak"

Çin'in aynı zamanda kendi silahlı kuvvetlerini de hızla büyüttüğüne dikkat çeken Rutte, "On yılın sonuna kadar bin nükleer savaş başlığına ulaşacaklar. Şu anda ABD'den daha fazla donanma gemisine sahipler. Zaten büyük bir gemi inşa sanayileri var. Bunun yanı sıra büyük ve gelişmiş bir savunma sanayi altyapısına sahipler. Dünyanın en büyük savunma şirketlerinden bazıları artık Çin'den çıkıyor. Beş-on yıl öncesine kadar listede hiçbiri yokken, şimdi ilk on içinde birkaç şirketleri var" dedi.

Rutte, "Tüm bunlar saf olmamamız gerektiğinin kanıtı. Çin'in Tayvan hakkındaki düşüncelerini biliyoruz ve şu konuda kesin bir kanaate sahibiz. Eğer Çin Tayvan'a karşı harekete geçerse, Xi Jinping öncelikle Vladimir Putin'i arayacak ve dünyanın bu bölümünü meşgul etmesini isteyecek" ifadelerini kullandı.

Savunma sanayisinde ilerleme konusunda Türkiye'yi örnek gösterdi

Bir Türk gazeteci, Rutte'ye Ukrayna'daki savaşın ardından pek çok ülkenin ordusunu güçlendirme ve asker sayısını artırma yoluna gittiğini hatırlatarak bu konudaki yorumunu sordu. Cevabında Türk savunma sanayisinden örnek veren Rutte, "Rusya'nın silahlı kuvvetlerini hızla büyütmesi, bizim de buna karşılık vermemizi gerektiriyor. Bu yalnızca asker sayısıyla değil aynı zamanda savunma sanayimizin gerekli üretimi sağlayabilmesiyle ilgili. Örneğin ülkeniz Türkiye'de savunma sanayii eko sisteminin parçası olan 3 binden fazla şirket bulunması gibi. Üretim kabiliyeti, caydırıcılık ve savunmanın sürdürülebilmesi için kritik" dedi.

ABD'nin Ukrayna'ya silah tedarikini sonlandırma senaryosuna ret

Bir gazetecinin barış görüşmelerinin çökmesi halinde ABD'nin Avrupa'nın finansmanıyla dahi olsa Ukrayna'ya silah tedarikine son vermesi halinde NATO'nun bir "B planı" olup olmadığı yönündeki sorusuna Rutte, "Hayır, bence B planını düşünmeye gerek yok. Çünkü, tıpkı diğer tüm NATO müttefikleri gibi ABD'nin Ukrayna'ya desteği son derece tutarlı" dedi.
Rutte, "PURL programı büyük bir program. Temmuz ayında başladı ve şimdiden dört milyar, yıl bitmeden de beş milyar dolar tutarında kritik malzemenin Ukrayna'ya teslim edilmiş olacağını düşünüyorum. Böylesi ihtimaller için hazırlanmamızı gerektirecek hiçbir neden görmüyorum" ifadelerini kullandı.

"Hiçbir yere gitmiyoruz ve kararlıyız"

Barışın tesisi için Rusya'ya nasıl baskı yapılabileceği yönünde bir soru alan Rutte, bu soruya bunun Ukrayna'ya ihtiyaç duyduğu silahların tedariki, Rus ekonomisine baskı yapılması ve gölge filo konusunda daha ileri adımlar atılması gerektiği şeklinde cevap verdi. Rutte, "Hiçbir yere gitmiyoruz, kararlıyız ve Ukrayna'nın savaşı sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu her şeyi sağlamaya devam edeceğiz" dedi.
Rutte, "Silah akışının devam etmesi ve ekonomik baskının sürmesi, Başkan Putin'in hesaplarının değişmesi anlamına geliyor. Putin'in bir çıkış yolu olmadığını ve eninde sonunda taviz vermek zorunda kalacağını anlaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MUSKİ’den Menteşe Gevenes Mahallesine yeni içme suyu deposu MUSKİ Genel Müdürlüğü, il genelinde yürüttüğü içme suyu depoları yenileme çalışmaları kapsamında Menteşe ilçesi Gevenes Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan içme suyu deposunun yerine 50 tonluk yeni nesil modern sistemli depo kurulumuna başladı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Muğla’nın her noktasına sağlıklı ve kesintisiz içme suyu ulaştırma hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Menteşe ilçesi Gevenes Mahallesi’nde içme suyu deposu yenileme çalışmalarına başladı. Çalışmalar kapsamında, ekonomik ömrünü tamamlayan ve kapasitesi yetersiz kalan depo yerine, bölgede yaklaşık 250 haneye daha sağlıklı ve kesintisiz su sağlayacak, toplamda 50 ton kapasiteye sahip modern sistemli iki adet yeni depo kuruluyor. Kapasite 10 kat artırılıyor Menteşe ilçesi Gevenes Mahallesi’ndeki eski 5 tonluk deponun kullanım ömrünü doldurması ve kapasiteyi artırmak amacıyla bölgeye 2 adet 25 tonluk modern yeni içme suyu deposu getirildi ve montaj işlemleri gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 10 iş günü içinde bağlantıların tamamlanmasının ardından devreye alınması planlanan depolar sayesinde, yaklaşık 250 haneye daha sağlıklı ve kesintisiz su ulaştırılması hedefleniyor. Özellikle yaz aylarında artan kullanım nedeniyle mevcut deponun yetersiz kalması, bölgede zaman zaman basınç sorunları ve su kesintilerine yol açıyordu. Yapılan çalışmalarla, kapasitesi 5 ton olan eski depo 10 kat artırılarak 50 tona çıkarılıyor ve bölgedeki su temini ile basınç sorunlarının önüne geçilmesi planlanıyor. Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü Bölge İşletme Şefi İmkan Kavcar, "Mevcut depoların yetersiz olmasından kaynaklı kapasiteyi artırmak amaçlı iki adet 25 tonluk içme suyu deposu iletimi sağlanmış olup yerine montajı yapılmıştır. Yaklaşık 250 haneye de su temini sağlanacaktır. Yaz aylarında kullanımdan dolayı basınç sorunları su kesintileri yaşanmaktaydı. Bunun önüne geçmiş olacağız" dedi. Mahallelerindeki depo ihtiyaçlarını yetkililere ilettiklerini ve bu konuda çalışmaların hızla yürütülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Gevenes Mahallesi Muhtarı Sezgin Altıntaş, "Biz de MUSKİ Genel Müdürlüğümüzle talebimizi ilettik. Başta Ahmet Aras Başkanım olmak üzere MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül sağ olsun ilgilendiler hemen anında cevap verdiler. Depolarımız geldi. Mahallem adına kendilerine hepsine ayrı ayrı çok çok teşekkür ediyorum" dedi.
Eskişehir Eskişehirli antrenörlere milli görev Eskişehir’in başarılı antrenörleri Erdinç Aygün ve Cenk Aygün, Türkiye Kickboks Federasyonu bünyesindeki önemli kurullara atanarak, Eskişehirlileri gururlandırdı. Türkiye Kickboks Federasyonu, yeni dönem yapılanması kapsamında Eskişehirli iki deneyimli ismi kadrosuna dahil etti. Edinilen bilgilere göre, Erdinç Aygün, Federasyonun Profesyonel Şube Kurul Üyeliği görevine getirildi. Aynı kulüpte görev yapan bir diğer antrenör Cenk Aygün ise Gençler Light Contact Teknik Kurul Üyeliği görevine layık görüldü. Eskişehir spor camiasında sevinçle karşılanan bu görevlendirmeler, kulüp yönetimi tarafından yapılan açıklamayla duyuruldu. "Bu görevler bizler için büyük bir onur ve gurur kaynağıdır" Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan kulüp yetkilileri ve antrenörler, Türk kickboksunun gelişimi için sorumluluk almaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Yapılan açıklamada, "Kickboks sporunun gelişimi ve genç sporcularımızın geleceği adına büyük sorumluluk taşıyan bu kurullarda görev almak bizler için büyük bir onur ve gurur kaynağıdır. Kulübümüz olarak bu önemli görevlerin bilinciyle hareket ederek, Türk kickboksunun ilerlemesi ve daha büyük başarılara ulaşması için üzerimize düşen sorumlulukları en iyi şekilde yerine getirmek adına çalışmalarımızı sürdürececeğiz" denildi. Başkan Kayıcı’ya teşekkür Eskişehirli antrenörler, kendilerine duyulan güvenden dolayı memnuniyetlerini dile getirirken, "Bu değerli görevlendirmelerden dolayı Türkiye Kickboks Federasyonu Başkanımız Sayın Salim Kayıcı’ya teşekkür eder, bize duyulan güvene layık olmak için var gücümüzle çalışacağımızı saygıyla ifade ederiz" ifadelerini kullandılar.
Eskişehir İhtiyaç sahibi vatandaşlar hayırseverlerin katkısıyla iftar yapıyor Eskişehir’de ihtiyaç sahibi vatandaşlar, hayırseverler tarafından her gün kapılarına kadar götürülen yemekler ile iftarını yapıyor. İlmek İlmek Bin Minik Yürek Yardımlaşma Grubu gönüllüleri, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan anlamlı bir çalışmaya imza atıyor. Her yıl olduğu gibi bu Ramazan ayında da ihtiyaç sahibi vatandaşlar yalnız bırakılmıyor. Hayırsever vatandaşların katkılarıyla hazırlanan yemekler, her gün kapı kapı dolaşılarak onlarca vatandaşa dağıtılıyor. "Bize desteklerini esirgemiyorlar" Geçirdiği kaza sebebiyle ellerini kullanamayan ve yapılan iftar yemeği dağıtımını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Mehmet Biçer, "Plastik toplayarak geçimimi sağlıyorum. Yemek yapamıyorum ama Ayşegül abla bize her sene getiriyor, Ramazan’da yardımcı oluyor. Allah razı olsun. Ramazan’da hiç yorulmuyoruz yani. Annem yaşlı zaten, ona da ben bakıyorum. Bize desteklerini esirgemiyorlar" dedi. "Gönül istiyor ki, ihtiyacı olan insanlar her zaman görülsün ve o kapıları kilitli kalmasın" Emekli öğretmen ve aynı zamanda hayırsever gönüllü olan Birtan Pekgüç ise, şunları söyledi: "Yemeğini yapamayan, alıp evine getiremeyen, getirildiği zaman onu işte pişirip yemek haline getiremeyenlerin akşam yemeği olarak kapılarının çalınması, evlerine bir sıcak çorbanın gitmesi o karşıdaki kişinin verenin de alanın da mutluluğu oluyor. Böyle bir özel ayın içerisinde bunun çok daha anlamı var. Tabii gönül istiyor ki, ihtiyacı olan insanlar her zaman görülsün ve o kapıları kilitli kalmasın, pencereleri açık olsun, geleni gideni olsun, arayanı soranı olsun. Biz şu anda 3-4 grup olarak her gün yaklaşık 180 kişiye ulaşıyoruz. İlaç ihtiyacı varsa onları da tedarik etmeye çalışıyoruz. Çocukları varsa onların eğitimiyle ilgili olarak defter kitap karşılamaya çalışıyoruz. Bütün bunlar birbirimize olan destekle oluyor."
Adana Adana’da 5 gündür su yok: Vatandaş tepki gösterdi Adana’da bir mahallede 5 gündür içme suyu verilemeyince vatandaş tepki göstererek, 1980’lı yıllara geri döndüklerini söyledi. Merkez Sarıçam ilçesine bağlı Osmangazi Mahallesi’nde yaklaşık 5 gündür içme suyu verilememesi vatandaşları mağdur etti. Mahallede su ihtiyacını bir çeşmeden karşılayan vatandaşlar, o çeşmenin de suyunun kesilmesi üzerine duruma tepki gösterdi. Mahalle sakinleri günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiklerini belirtirken, bazı vatandaşların su bulabilmek için farklı mahallelere veya akrabalarının evlerine gitmek zorunda kaldığı öğrenildi. Osmangazi Mahalle Muhtarı Mehmet Can, yaşanan sorunun hat üzerindeki arızadan kaynaklandığını belirterek ekiplerin çalışmalarının sürdüğünü söyleyerek, "Yaklaşık 5 gündür suyumuz yok. Su depolarındaki pompalar çalışıyor ancak hat üzerinde bir sıkıntı var. Ekipler sorunu henüz çözemedi. 2026 yılında hala su problemi yaşanması gerçekten çok üzücü bir durum" şeklinde konuştu. Mahalle sakinlerinden Elmas Gönül ise günlerdir su sıkıntısı yaşadıklarını ifade ederek yetkililere tepki göstererek, "Elin adamı 5 günde suyu Toros Dağları’ndan getirirdi ama bunlar getiremiyor. 5 gündür banyo yapmadık. Duş almak için bir akrabamıza gideceğiz. Barajlar suyla dolu ama bizim suyumuz yok" diye konuştu. Bir diğer mahalle sakini Ayşegül Erdoğan da Adana gibi su kaynaklarının bol olduğu bir şehirde su kesintisi yaşanmasına anlam veremediklerini söyleyerek, "Adana gibi suyun bol olduğu bir yerde yaşıyoruz ama suyumuz yok. 2026 yılındayız ama sanki 80’li yılları yaşıyoruz. Bir musluktan su alıyorduk ama o da kapanmış. Bizi insan yerine koymuyorlar" dedi. Mahalle sakinleri, yaşanan su sorununun bir an önce çözülmesini ve kesintinin sona ermesini beklediklerini ifade etti.
İzmir İzmir’de yasa dışı bahis ve kumar suçlarıyla mücadele toplantısı yapıldı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ’Yasa Dışı Bahis ve Kumar Suçlarıyla Mücadele’ bilgilendirme ve koordinasyon toplantısı düzenlendi. Adalet Bakanlığı talimatıyla gerçekleştirilen programda, suçla mücadele stratejileri ve kurumlar arası eş güdüm konuları ele alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan başkanlığında Şehit Fethi Sekin Konferans Salonu’nda yapılan toplantıya; Cumhuriyet Başsavcıvekilleri, Cumhuriyet savcıları, Yeşilay İzmir Şube Başkanı Ömer Yahşi, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Halil Telli ve İl Jandarma Komutan Yardımcısı Mete Barakiz katıldı. Kurumlardan bilgilendirme sunumları Programda Klinik Psikolog Gizem Renkal ’Kumar Bağımlılığı’, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Mete Barakiz ’Siber Şube Tanıtımı ve İcra Edilen Faaliyetler’, Başkomiser Ömer Yuşa Ercan ’Yasa Dışı Bahis ve Kumar’ ve Cumhuriyet Savcısı Merve Boşnak Tokgöz ise yasal düzenlemeler hakkında katılımcılara bilgi verdi. Dijital denetim ve farkındalık vurgusu İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan yaptığı sunumda, "Yasa dışı bahis organizasyonlarının üst yapısına ulaşmak için soruşturmaların ayrıştırılarak hızlandırılması ve dijital denetim mekanizmalarının banka standartlarına getirilmesi şarttır. Elektronik ödeme kuruluşlarının ve kripto varlık sistemlerinin sıkı takibiyle, faillerin anonim kalmasının önüne geçilmesi hayati önem taşımaktadır. Siber suçlarla mücadelede teknik kapasitemizi artırırken, internet üzerinden yapılan teşvik eylemlerine karşı tüm kurumlarla tam koordinasyon sağlanmalıdır. Özellikle gençlerimizi korumak adına kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde geniş kapsamlı farkındalık kampanyaları yürütülmelidir " ifadelerini kullandı. Sunumların ardından genel değerlendirme ve soru-cevap bölümünü geçildi.