DÜNYA - 16 Nisan 2026 Perşembe 19:12 | Son Güncelleme : 16 Nisan 2026 Perşembe 20:19

Merz: "İran savaşında diplomatik bir yol izlenmeden bölgede kalıcı barış sağlanamayacağı açıktır"

A
A
A

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Fransa'nın başkenti Paris'te yapılacak olan ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasına yönelik çabaların ele alınacağı zirve öncesinde diplomatik çözüm çağrısında bulunarak, "İran savaşında diplomatik bir yol izlenmeden bölgede kalıcı bir barış sağlanamayacağı açıktır. Bunun için Hürmüz Boğazı konusunda sağlam ve dayanıklı bir mutabakat sağlanmalıdır" dedi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile İrlanda Başbakanı Micheal Martin, Almanya'nın başkent Berlin'de bir araya geldi. İki lider görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Almanya Başbakanı Merz, konuğu İrlanda Başbakanı Martin ile görüşmelerinde iki ülke ilişkilerini, Avrupa politikalarını, İrlanda'nın 1 Temmuz 2026 tarihinde Avrupa Birliği (AB) Konseyi Dönem Başkanlığını devralması sonrası gündeme gelecek konuları, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin yeniden güvenli bir şekilde sağlanmasına yönelik adımları ele aldıklarını bildirdi.
İrlanda Başbakanı Martin ile görüşmesinde İran savaşına ilişkin son gelişmeleri de değerlendirdiklerini belirten Merz, "İran savaşında diplomatik bir yol izlenmeden bölgede kalıcı bir barış sağlanamayacağı açıktır. Bunun için Hürmüz Boğazı konusunda sağlam ve dayanıklı bir mutabakat sağlanmalıdır" diye konuştu. Merz, ateşkesin sürmesi ve savaşın sona ermesinin çıkarlarına olduğunu da kaydetti.

Paris'teki zirve öncesi Merz'den Hürmüz Boğazı için şartlı destek
Merz, Fransa'nın başkenti Paris'te yarın gerçekleştirilecek olan Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasına yönelik toplantıda Almanya'nın geçiş yollarının güvenliğini sağlamaya ilişkin çabalara hazır olduğunu belirtti.

Merz, Almanya'nın bu katkısını sunabilmesi için bazı şartların olduğunu belirterek, "Öncelikle bölgedeki çatışmaların sona ermesi, en azından geçici bir ateşkesin sağlanması, bu görev için anayasanın da gerektirdiği gibi kolektif güvenlik sisteminden, tercihen Birleşmiş Milletler'den (BM), kaynaklanan bir yetki alınması gerekli" dedi.

Bu şartların yanı sıra ülke içindeki yasal sürecin işletilmesi gerektiğini belirten Merz, "Federal hükümetin bu konuda bir karar alması ve ardından Alman Federal Meclisi'nden de bir yetki onayı verilmesi halinde serbest deniz seyrüseferinin güvence altına alınmasına katkıda bulunmaya hazırız" diye konuştu.
Paris'teki zirvede ABD ordusunun da Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına ilişkin Avrupa misyonuna dahil olup olmamasını da tartışacaklarını belirten Merz, yarın bu konuda bir karara varmaya çalışacaklarını ifade etti.

"Ukrayna'ya askeri destek Rusya'yı barışa sevk edecektir"

Merz, İrlanda Başbakanı ile ayrıca Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki barış çabalarını da ele aldıklarını bildirdi. Almanya Başbakanı, Almanya'nın ve Avrupa'nın Ukrayna'ya Rusya ile savaşında verdiği destekleri hatırlatırken bunların Moskova'ya mesaj olduğunu belirtti. Merz, "Tüm bunlar er ya da geç Rusya'yı da Ukrayna'nın ve Avrupa'nın çıkarlarını koruyan bir barışa razı olmaya sevk edecektir. Macaristan'da muhalefetin seçim zaferinin ardından Ukrayna'ya verilecek kredi konusunda bir karara varabileceğiz. Umarım bu konuda çok hızlı bir şekilde bir ödeme düzenine varabiliriz. Her halükarda artık bir mutabakata varmanın önünün açık olduğunu umuyorum, çünkü Ukrayna savunması için bu paraya acilen ihtiyaç duyacaktır. Bu bizim için çok yüksek bir önceliktir" dedi.

İrlanda, 1 Temmuz'da AB Dönem Başkanı olacak

İrlanda Başbakanı Micheal Martin de Rusya-Ukrayna Savaşı ile İran başlıklarında Orta Doğu'daki gelişmelere işaret ederek, "Dünya'daki çatışmaların sona ermesi enerji arzı ve fiyatları üzerindeki olumsuz etkiyi kaldıracaktır" diye konuştu.
Martin, Merz ile görüşmesinde AB yıllık mali çerçevesini ve rekabet gücünü güçlendirmeye yönelik önlemleri görüştüklerini de belirtti. Martin, İrlanda'nın AB Konseyi Başkanlığı döneminde Almanya'nın öncelikleri hakkında bilgi edindiğini de ifade ederek, "AB'nin işletmeler için rekabetçi bir ortam oluşturma çabalarını ikiye katlaması gerekiyor, küçük işletmeleri ve girişimcileri desteklemek istiyoruz" dedi.

Almanya'nın muhtemel Hürmüz Boğazı görevi ne olacak?

Alman medyasında yer alan haberlerde Almanya'nın Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasına yönelik Avrupa misyonunda mayın temizleme ve deniz gözetimi faaliyetlerine katılabileceği öne sürüldü.

Söz konusu haberlerde Merz'in Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile yapacağı görüşmede Almanya Silahlı Kuvvetleri'nin öncelikle mayın temizleme faaliyetlerine katılabileceği ve bunun için özel Frankenthal sınıfı "MJ 332" numaralı mayın tarama gemisini bölgeye gönderebileceğini önereceği iddia edildi.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Diplomasi ve müzakerenin yerini füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sağduyunun askıya alındığı diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir. Şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Türkiye olarak insani değerler üzerinde bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği, hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven anlayışına cevap veremeyeceği açıktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda 152. Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu onuruna verilecek akşam yemeğinde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye ve İstanbul olarak parlamentolar arası birliğin genel kuruluna 4. kez ev sahipliği yapmaktan duyduğumuz memnuniyeti sözlerimin hemen başında ifade etmek istiyorum. Gelecek nesiller için umudu yeşertmek, barışı sağlamak ve adaleti temin etmek temasıyla toplanan 152. Genel Kurulun tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Genel Kurul kapsamında alınacak kararların, yapılacak tartışmaların, buradaki tespit, tenkit ve tekliflerin, aynı şekilde icra edilecek komite toplantıları, forum oturumları ve yan etkinliklerin aramızdaki dostluk ve dayanışmayı daha da güçlendirmesini, Gazze’deki mezalim başta olmak üzere mevcut sorunların çözümüne katkı vermesini temenni ediyorum. 2026’nın ilk genel kuruluna başarıyla ev sahipliği yapan Türkiye Büyük Millet Meclisimizi, Sayın Meclis Başkanımızı ve milletvekillerimizi ayrıca tebrik ediyorum. Son olarak Genel Sekreterlik görevini 12 yıldır başarıyla yürüten Sayın Martin Chungong’a Birliğe yaptığı katkılar için teşekkür ediyor, bu önemli vazifeyi devralacak arkadaşımıza muvaffakiyetler diliyorum. Parlamentolar Arası Birlik Toplantısı tam 137 yıldır çok önemli bir işlevi yerine getiriyor. ‘Herkes İçin Demokrasi’ anlayışıyla parlamenter demokrasiye açılan Birliğin siz kıymetli mensuplarına bu akşam bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. "Uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir" 152. Genel Kurulun huzur ve barış dolu geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Diyalog ve işbirliği imkanlarının artırılması ve yoğunlaştırılması temelinde birliğin üstlendiği misyonu çok kıymetli buluyorum. 152. Genel Kurulun parlamenter diplomasi zemininde daha adil ve güvenli bir dünyanın yeni ümitlerle yeşeren huzur ve barış dolu geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum. Akıl ve vicdan sahipleri olarak şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz. 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir. Uluslararası hukukun bağlayacı hükümleri işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir" dedi. "Diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı ortamda kimse güvende değildir" Erdoğan, "Sağduyunun askıya alındığı diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir. Bakın burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Türkiye olarak insani değerler üzerinde bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven anlayışına cevap veremeyeceği açıktır. Bizim Gazze, Ukrayna’da, Afrika’da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır. Milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolara da son derece kritik sorumluluklar düşüyor" diye konuştu. "Hukuk ve kural tanımazlık Filistin’de de katmerlenerek devam ediyor" İsrail hükümetinin uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uluslararası kamuoyu Ortadoğu’daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükümetlerin bu noktada çok daha geriden geldiklerine tanık oluyoruz. Son iki ayda yaşananları hep birlikte takip ettik. Dünyanın odağı İran’daki savaşa kaymış iken Filistin ve Lübnan’da binlerce kişi İsrail hükümetinin saldırılarında hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda 1 milyondan fazla Lübnanlı yerlerinden edildi. Öldürülenlerin ve göçe zorlananların sayısı günden güne artıyor. Hem kendi halkı hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükümeti uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerektiği kanatindeyim" şeklinde konuştu. "Hukuk ve kural tanımazlık Filistin’de de katmerlenerek devam ediyor" Aynı hukuk ve kural tanımazlığın Filistin’de de katmerlenerek devam ettiğini belirten Erdoğan, "İsrail güçleri ateşkesin imzalandığı 10 Ekim 2025’ten bugüne 755 Filistinliyi şehit etti, 2 bin 100 kişiyi yaraladı. 7 Ekim 2023’den bu yana 73 bin Filistinli hayattan kopartılırken Gazze’de yaralananların sayısı 172 bini geçti. Ateşkes çerçevesinde taahhütlerine uymayan İsrail yönetimi Gazze’ye insani yardım girişlerine de engel oluyor. Kudüs, Mescid-i Aksa, Batı Şeria’da mütecaviz politikalar ile yasadışı yerleşimci terörü aynı şekilde tüm şiddetiyle sürüyor. Batı Şeria’yı yeni Gazze yapma planını açık açık dillendiren İsrail, Filistinli mahkumlara getirdiği idam cezasıyla apartheid utancını Güney Afrika’da yıkılışından 32 yıl sonra tekrar hortlatma peşindedir. İsrail parlamentosunda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. "Uluslararası aktörlerin yapıcı ve devamlı desteğine ihtiyaç vardır" "Filistin’de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya, barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Bölgemizdeki çatışma ortamı 13,5 yıllık zulmün ardından özgürlüğüne kavuşan Suriye halkının hak ettiği huzur ve istikrarın önündeki en büyük engeldir. Suriye’nin yeniden ayağa kaldırılmasında uluslararası aktörlerin yapıcı ve devamlı desteğine ihtiyaç vardır. Biz milli birlik ve toprak bütünlüğü temelinde Suriyeli kardeşlerimize elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik veriyoruz, vereceğiz. Aynı şekilde bir başka kardeş coğrafyada Libya’da sükunet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabalarımızı sürdürüyoruz. İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde Ukrayna savaşının sonlandırmaya dönük diplomatik çabaların kesintiye uğramaması büyük önem arz ediyor. Hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın güven duyduğu yegane ülke olarak savaşın sona erdirilmesi için samimi çabalarımızı sürdürüyoruz. Güney Kafkasya’da barış ve refahın huzur sürdüğü huzurlu bir geleceğin inşası yönünde atılan adımları takdirle karşılıyor bunun tüm dünyaya örnek olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı. "Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı, sürdürülebilir çözümün zamanı çoktan gelmiştir" Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun sona ermesi için çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "1963’ten bu yana gündemimizde olan Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı, sürdürülebilir çözümün zamanı çoktan gelmiştir. Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiği çağrısında bulunuyor, sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum. Eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Arfika politikamız, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühü ile güçleniyor. Ancak Sudan’daki çatışmalar Afrikalı kardeşlerimiz gibi bizleri de derinden yaralıyor. Sudan’daki istikrarsızlığın sonlandırılması için her türlü diplomatik çabayı destekliyoruz. Etiyopya ile yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların, Afrika Boynuzu’ndaki gerginliğin azaltılmasına yaptığı katkıdan memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda istikrar ve güvenlik yolunda önemli mesafe alan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve kalkınmasına verdiğimiz destek de sürüyor. Afrika’nın tamamında refah, istikrar ve güvenliğin sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Afrikalı dostlarımızla işbirliği içinde kıtanın daha parlak geleceğe kavuşması için ihtiyaç duyulan her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Bu düşüncelerle parlamentolar arası birliğin 152. Genel Kurulun hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.