BASKETBOL - 14 Aralık 2013 Cumartesi 19:27

Mersin Büyükşehir Belediyesi şanssızlığını yendi

A
A
A
Mersin Büyükşehir Belediyesi şanssızlığını yendi

Beko Basketbol Ligi'nin 10. haftasında Mersin Büyükşehir Belediyesi, kendi evinde Aliağa Petkim'i 84-79 mağlup etti.

Bu sonuçla birlikte Mersin Büyükşehir Belediyesi, 6 hafta aradan sonra galibiyetle tanıştı.

Maç sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Mersin Büyükşehir Belediyesi Baş Antrenörü Mete Babaoğlu, 6 haftadır kazanamadıklarını hatırlatarak, "Bu takımda haliyle bir baskı oluşturdu. Özellikle maçların sonlarına biraz tecrübesiz oyuncularla gitmek durumunda kaldık. Açıkçası maçların sonlarını iyi oynayamadık. Bu Olin Edirne maçının sonuna yansıdı, Anadolu Efes maçının sonuna yansıdı, Beşiktaş maçının sonuna yansıdı. Ama bugün özellikle Antwain Lamar Barbour’un ve Kenneth Brian Hosbrouck’un tecrübeleri açıkçası bizi çok rahatlattı. Ancak takım olarak bugün hakikaten özellikle ilk yarı çok iyi oynadık. Devrede bu aradaki farkın önemsiz olduğunu, kesinlikle aldanmamamız gerektiğini konuştuk. Ligin sonunda bu tip maçların farklarını mutlaka arayacağımızı kendilerine ilettim, ama olmadı. Neticede tabi ki kazandık. 2 puan 2 puandır. Açıkçası Kenneth Brian Hosbrouck’un da bize katkı vereceğini bu maçta çok iyi bir şekilde gördük" dedi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin basketbolcusu Nusret Yıldırım ise son 3 maçtır iyi giden bir grafikleri olduğunu vurgulayarak, "Ancak bu maçların sonlarında çok şansızlık yaşıyorduk ve çok farklı olduğumuz maçları sürekli kaybettik. Ama bu hafta rakibimiz olan Aliağa Petkim’i yenmesi bildik. Zaten bu hafta çok iyi çalışmıştık. Şimdi bu iyi gidişatımızın üstüne haftaya Tofaş maçına iyi hazırlanarak çıkıp, iyi oynayarak kazanmayı ümit ediyoruz. Tüm takım arkadaşlarımın emeğine sağlık" diye konuştu.

ALİAĞA PETKİM CEPHESİ
Aliağa Petkim Baş Antrenörü Aclan Kavasoğlu, kendileri için bu maçın 2 devresinin de ayrı geçtiğini ifade ederek, "Bu istemediğimiz görüntü ilk devre kötü savunma 55 sayı. İkinci devre üst seviyede mücadele ederek maça son dakikalara kadar ortak olduk. 29 sayı yedik ama bu kadar yoğun bir ikinci devrede hem rotasyon gücümüzün dar olması hem de maçın sonunda oyuncu seçimlerinde hata yapmamız rakibin ekstra 2 tane 3'lük atması mağlubiyette etkili oldu. Kazanabileceğimiz maçı maalesef elimizden kaçırdık. Kaybettiğimiz 3 maçta da aynı görüntü vardı. Bu bizi moral olarak ciddi anlamda yıpratıyor. İyi oynayıp maçın sonunda bu şekilde kaybetmek kötü oluyor. Ama bir gerçek var ki, ilk devreyi bu kadar kötü oynamamamız lazım. Sonra aradaki farkı kapatmak için çok üst seviye mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Maç sonunda da seçimlerde hata yapma durumunda oluyoruz. Çünkü çok fazla efor sarf ediyoruz. Rotasyon gücümüz artarsa, en azından hafta içi idmanları eksik yapma durumunda kalmazsak, özellikle maç sonlarını daha iyi oynayacağımızı düşünüyorum. Mersin takımını tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.

"BURADA MOLADA CİDDİ ANLAMDA OYUNCU ÜŞÜYOR"
Salonun soğukluğu hakkında da konuşan Kavasoğlu, "Salonun soğukluğunu artık tüm Türkiye biliyor zaten. Herkes aynı koşullarda oynuyor, ancak yönetmelik gereği formaların içine ter koruyucu giyemiyoruz. Yani kolu gözüken bir ter koruyucu giyemiyoruz. Ancak kolundan gözükmeyecek bir ter koruyucu giyilebiliyor. Böyle eksi sıcaklıkta oynanan bir maçta da yönetmelik gereği kollu bir şey giyebilmeliyiz bence. Çünkü bir molada ciddi anlamda oyuncu üşüyor. Molaları bile eşofmanları ve havluları üzerimize atarak yapabildik. Bu da büyük bir handikap. Yetkililer bu konuda bir çalışma yaparlar umarım" ifadelerini kullandı.

Aliağa Petkim oyuncusu Melih Yıldız da geçen hafta kazandıktan sonra bu hafta da kazanmaya ihtiyaçları olduğunu belirterek, "Geçen hafta Olin Edirne’yi yendikten sonra 2 galibiyete ulaştık. Ligin sonlarındayız, ancak iyi bir takım olduğumuzu düşünüyorum. Yavaş yavaş birbirimize alıştıkça daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum. Bugün de maçın en önemli tarafı bizim için 20 sayıdan gelip maça ortak olmaktı. Bunu elimizde tutmamız lazım öncelikle. Mersin takımını tebrik ediyorum. Üzgünüz. Önümüzdeki maçlara bakacağız" dedi.

KORAY ÜNLÜ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye Türkiye, Avrupa Taekwondo Şampiyonası’nda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya kazanarak şampiyon oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Avrupa Taekwondo ve Para Taekwondo Şampiyonası’nın son gününde milli sporcular 5 madalya kazandı. Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen şampiyonanın dördüncü ve son gününde taekwondoda 4, para taekwondoda ise 2 sıklette müsabakalar yapılırken, 8 milli sporcu madalya mücadelesi verdi. Milli sporcular son günde, 1 altın, ve 4 bronz olmak üzere toplam 5 madalya kazandı. Milli taekwondocu Elif Sude Akgül kadınlar 49 kiloda Avrupa şampiyonu olmayı başardı. +73 kiloda Nafia Kuş Aydın da bronz madalya kazandı. Para taekwondoculardan erkekler +80 kiloda Adem Arda Özkul ve Osman Ertürk ile kadınlar +65 kiloda Fatma Nur Yoldaş da bronz madalya elde etti. Türkiye, Avrupa’nın zirvesinde Türkiye dört gün süren şampiyonayı, 6 altın, 4 gümüş ve 12 bronz olmak üzere toplamda 22 madalyaya ile tamamladı. Taekwondoda 3 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere 8 madalya eden Türkiye genel sıralamada Avrupa şampiyonu oldu. Türkiye, 2022 ve 2024’ten sonra üst üste 3. kez Avrupa’nın zirvesine çıkmayı başardı. Türkiye, 27. kez düzenlenen Avrupa şampiyonalarında toplamda 9. kez takım halinde şampiyon oldu. Türkiye kadın takım olarak da kürsünün en üst basamağında yer aldı. Türkiye, 1976 yılından bu yana yapılan Avrupa şampiyonalarında toplamda 66 altın madalyaya ulaşarak 64 madalyada kalan İspanya’yı geride bıraktı ve bu alanda da ilk sıraya yerleşti. Para taekwondocular ise şampiyonayı 3 altın, 2 gümüş ve 9 bronz olmak üzere 14 madalya ile tamamladı. 2022 ve 2024’te takım halinde şampiyon olan Türkiye, bir kez daha Avrupa’nın zirvesine çıktı. Para taekwondocular hem kadın hem erkek takım olarak da şampiyonluğu elde etti. Millilerin kazandığı madalyalar şöyle: Altın: Elif Sude Akgül (Taekwondo 49kg), Merve Dinçel Kavurat (Taekwondo 53kg), Berkay Erer (Taekwondo 68kg), Mahmut Bozteke (Para Taekwondo 63kg), Yusuf Yünaçtı (Para Taekwondo 70kg),Gamze Özcan (Para Taekwondo 57kg) Gümüş: Emine Gögebakan (Taekwondo 46kg), Sude Yaren Uzunçavdar (Taekwondo 73kg), Nurcihan Ekinci Gül (Para Taekwondo 47kg), Meryem Betül Çavdar (Para Taekwondo 52kg) Bronz: Hatice Kübra İlgün (Taekwondo 57kg), Nafia Kuş Aydın (Taekwondo +73kg), Enes Kaplan (Taekwondo 58kg), Büşra Emire (Para Taekwondo 47kg), Tuana Çelik (Para Taekwondo (57kg), Zehra Orhan (Para Taekwondo 65kg), Fatma Nur Yoldaş (Para Taekwondo +65kg), Ali Can Özcan (Para Taekwondo (58kg), Hamza Tarhan (Para Taekwondo (58kg), Emre Bulgur (Para Taekwondo 80kg), Adem Arda Özkul (Para Taekwondo +80kg), Osman Ertürk (Para Taekwondo +80kg)
Düzce Kurbanlıklarda stres, besleme ve ayak sağlığına dikkat DÜZCE(İHA) – Düzce Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların strese maruz bırakılmadan geçireceği süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyeceğini söyledi. Veteriner Hekim Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların beslenme ve bakımının önemli olduğunu belirterek "Kurban Bayramına sayılı günler kala kurbanlıklarımızın seçim, bakım, besleme ve barınma konuları daha bir önem arz etmektedir. Zira bakım, besleme ve barınma konularındaki uygun olmayan şartlar tedavi amaçlı ilaç kullanımını zorunlu hale getirebilir. Gıda olarak değerlendireceğimiz kurbanlıklarımız için artık ilaç kullanım seçeneklerimiz iyice daralmaktadır. Kurban bayramına yaklaştığımız bugünlerde gıdada yasal arınma süresi uzun olan ilaçları kullanamayacak olmamız nedeniyle hastalıkların tedavi şansı azalacaktır. Kalan süreyi doğru yönetip değerlendirmek noktasına odaklanmalıyız. Öncelikle sağlıklı hayvanları seçmeliyiz. Dış bakıda ağız-burun akıntısı olmayan tüyleri parlak, yarasız, bakışlar canlı bir Veteriner Hekim muayenesinden geçmiş raporlu olan hayvanlar alınmalı. Yeni alınan hayvanlar alınan ortamda tutulmalı ya da aynı ortam şartları oluşturmalı ki solunum ve sindirim sorunları yaşamayalım. Hayvanları bakıp beslediğimiz ortamlarda hava cereyanı olmamalı, ahırlar iyi havalandırılmalı. Damızlık değeri olan dişi hayvanlarımızı kurban etmemeli, damızlık değeri olmayan ya da kaybetmiş dişi hayvanların gebelik kontrolleri yapılıp kurban vesilesi ile kurbanlığa ayrılıp verimli hayvanlarımızın sayısı artırma fırsatı olarak süreç değerlendirilmeli. Su baskınları yaşadığımız şu günlerde, sel ve su baskını yaşanan araziden hayvanlarımıza gıda amaçlı ot gibi gıda maddelerini tedarik ederken çok dikkatli olmalı, uzman desteği alınmalı, mümkün ise bu alanlardan istifade edilmemeli. Zira bu alanların ortamda yıllarca canlılığını devam ettiren sporlu bakterilerle ki bunlar hayvanlardan insanlara geçen zoonoz dediğimiz hastalık etkenleri bulaşık olabileceği hatırda tutulmalı. Kurbanlık beslemenin son ayında önerdiğimiz yüksek enerjili yemler, aynı zamanda tırnak ve ayak problemlerinin artması için zemin oluşturmaktadır. Zira bu enerji yemleri (arpa, buğday mısır gibi) hayvanlarımızda gizli asidoz dediğimiz beslenme hastalığını oluşturmakta, tırnaklarda Laminitis dediğimiz yangıyı oluşturup hassasiyet ve ağrılı yaralar oluşturmaktadır. Bu problemlerin görülmeye başladığı hayvanlarımızda veteriner hekim kontrolünde ya da danışmanlığında gıdada kalıntı yapmayan fosfor ve E vitaminleri kullanılıp, çayır ve yonca gibi kaba yem oranı rasyonda artırılmalı, yemek sodası diye bildiğimiz sodyum bikarbonat ilave edilmeli, tırnaklara tazyikli soğuk su tutulmalı ki ilaç kullanmak zorunda kalınmasın. Strese maruz bırakılmadan geçirilecek bu süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyecektir. Patojen mikroorganizmalar ve tıbbi ürünlerle kirlenmemiş gıdaların kurban sürecinde sofralarımız ya da ikramlılarımızda bulunması, bereketli kurbanlıkların arzı temennimizdir" ifadelerinde bulundu.