DÜNYA - 25 Kasım 2025 Salı 15:34 | Son Güncelleme : 25 Kasım 2025 Salı 15:35

Macron: "Fransız, İngiliz ve Türk askerleri Ukrayna'da göreve hazır"

A
A
A
Macron: "Fransız, İngiliz ve Türk askerleri Ukrayna'da göreve hazır"

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD'nin Rusya-Ukrayna Savaşı'nı için sunduğu 28 maddelik barış planına ilişkin, "Fransız, İngiliz ve Türk askerleri barışın imzalanması durumunda bölgede eğitim ve güvenlik operasyonları gerçekleştirmek için göreve hazır bulunuyor" dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız basınına Rusya-Ukrayna Savaşı'nın seyrine ilişkin yeni açıklamalar yaptı. Macron, radyo ve televizyon ortak yayınında verdiği röportajda Rusya'nın Avrupa'ya yönelik artan tehdidi ve bölgenin güvenlik dengeleri konusuna da değinerek, Fransa'nın savunma yaklaşımının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Macron, uluslararası gelişmelere karşı daha hazırlıklı bir tutum sergilemenin ülkenin stratejik konumu açısından belirleyici olduğunun altını çizdi.

Macron, ABD'nin sunduğu 28 maddelik barış planını "doğru yönde bir adım" olarak nitelendirirken, planın Avrupa'da çoğunlukla Rus çıkarlarını yansıttığının düşünüldüğünü belirtti. Fransız lider barış planına ilişkin, "Bu, doğru yönde, barışa doğru giden bir girişim. Ancak, bu planın tartışılması, müzakere edilmesi ve iyileştirilmesi gereken yönleri var" ifadelerini kullandı. Macron, anlaşmanın Ruslar için kabul edilebilir olmasının, Ukraynalılar ve Avrupalılar için de kabul edilebilir olduğu anlamına gelmediğini aktardı. Fransız lider ayrıca, sağlanması hedeflenen barışın Ukrayna'nın teslim olmasıyla elde edilemeyeceğinin altını çizerek, "Barış istiyoruz, ancak bu barış fiilen teslimiyet anlamına gelmemeli" dedi.
Macron, Washington yönetimine anlaşmanın iyileştirilmesine yönelik yardımda bulunup bulunmayacağına ilişkin bir soruya, bu yönde bir planı olmadığı cevabını verdi.

"Ukrayna ordusuna herhangi bir sınırlandırma getirmemeliyiz"

Macron, İsviçre'nin Cenevre şehrinde barış planına ilişkin gerçekleştirilen görüşmelere değinerek, Ukrayna-Rusya arasındaki muhtemel barışın sağlanması durumunda Ukrayna'nın önceliğinin ordusunu yenilemek olacağını aktardı. Macron, "Cenevre'deki görüşmelerin büyük bir kısmı, anlaşma kapsamında Ukrayna'nın silahlı kuvvetlerinin personel sayısının sınırlandırılmasına ilişkin maddeye karşı çıkılmasıyla geçti. Ukrayna ve bizim için ilk güvenlik garantisi olan bu güçlü orduya herhangi bir sınırlandırma getirmemeliyiz" dedi. Macron, "Eğer Ukrayna'yı yalnız bırakırsak, Rusya'ya zayıf olduğumuz mesajını veririz. Benim tek önceliğim Fransız halkının güvenliğidir" açıklamasını yaptı. Macron ayrıca Avrupa ülkelerine Rusya'nın Avrupa ile "stratejik çatışmasında" kendisini cesaretlendirecek "zayıflık belirtileri" göstermemeleri çağrısında bulundu.

"Fransız, İngiliz ve Türk askerleri göreve hazır"

Fransız lider, cephelerdeki çatışmaların sonlanması durumunda Gönüllüler Koalisyonunun cephe hatlarının arkasında kalan Kiev ve Odessa gibi bölgelerde askeri personel konuşlandırmayı planladığını aktardı. Macron, "Bir gizlilik unsuru var, şu an her şey daha karmaşık ve güvenlik güçleri henüz oluşturulma aşamasında" dedi. Fransa Cumhurbaşkanı aynı zamanda, "Fransız, İngiliz ve Türk askerleri barışın imzalanması durumunda bölgede eğitim ve güvenlik operasyonları gerçekleştirmek için göreve hazır bulunuyor. Havada, karada ve denizde etkin olarak hangi şekilde yardım sağlayacağını belirten yaklaşık 20 ülke var" ifadelerini kullandı.

"Hiçbir zaman cephe hattında olmayı planlamadık"

Fransa Cumhurbaşkanı, ileride sağlanabilecek bir barış anlaşmasından sonra Ukrayna'ya destek amacıyla oluşturulacak güvenlik mekanizmasının cephe hattında değil, komşu ülkelerin hava sahasından işlemeye devam edeceğini belirterek, "Hiçbir zaman cephe hattında olmayı planlamadık. Fransız halkının paniğe kapılmasına gerek yok; cepheye asker göndermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Rusya Avrupa'ya karşı hibrit saldırılar yürütüyor"

Rusya'nın Avrupa'ya yönelik siber saldırılar, hava ihlalleri ve istikrarsızlaştırıcı eylemlerle hibrit bir çatışma yürüttüğünü belirten Macron, Avrupa ülkelerinin bu süreçte daha koordineli bir güvenlik stratejisine ihtiyaç duyduğunu söyledi. Fransız lider dondurulmuş Rus varlıkları konusuna da değinerek, "Bu konuda karar verecek olan Avrupalılardır çünkü bu varlıklar Avrupa'da tutuluyor" ifadesini kullandı.

"Gençlerimizi Ukrayna'ya göndermek gibi bir niyetimiz yok"

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ayrıca, ülkenin yeni gönüllü askerlik programının hazırlık aşamasında olduğunu açıkladı. Kamuoyunda tartışmalara neden olan "gençlerin Ukrayna'ya gönderileceği" iddialarına net yanıt veren Macron, "Bu yanlış anlaşılmayı tamamen ortadan kaldırmak istiyorum; böyle bir durum yok" ifadelerini kullandı. Macron, üzerinde çalışılan sistemin gençlerin orduyu tanımasına imkan veren gönüllü bir askerlik programı olacağını, bunun zorunlu bir uygulama olmayacağını belirtti. Amaçlarının gençlerin savunma mekanizmasını, ordunun işleyişini ve ülkenin güvenlik gündemini daha iyi anlamasını sağlamak olduğunu dile getiren Macron, "Gençlerimizi Ukrayna'ya göndermek gibi bir niyetimiz yok. Bu konuda oluşan tüm kafa karışıklığını gidermek istiyorum" dedi. Program kapsamında rezerv gücünün güçlendirilmesinin de önemine vurgu yapan Macron, gönüllü kişilerin ordunun farklı alanlarında katkı sunabileceğini söyledi.

"Fransa söylendiğinden daha güçlü"

Ülke gündeminde devam eden bütçe ve siyasi tartışmalara da değinen Fransız lider, Ulusal Meclis'in "uzlaşı kültürüyle" hareket etmesi gerektiğini söyledi. Bütçe çıkmazı durumunda yeni bir fesih ihtimali sorulduğunda ise, "Siyaset kurgusu yapmam" diyerek spekülasyonda bulunmayı reddetti. Konuşmasının sonunda ülkeye yönelik güven vurgusu yapan Macron, "Fransa, bazılarının söylediğinden çok daha güçlüdür. Biz faal haldeyiz ve ülkeyi ortak akılla ilerletmeye devam edeceğiz" dedi.

Mehmet Gündüz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Gülpınar basın mensuplarıyla iftarda buluştu Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Şanlıurfa’da görev yapan basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Millet Bahçesi’nde düzenlenen iftar programına Gülpınar’ın yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Osman Bilden, Basın Yayın Halkla İlişkiler Daire Başkanı Reşat Uzun, çok sayıda basın mensubu ve Şanlıurfa kültürünün tanıtımına sosyal medya üzerinden katkı sunan sosyal medya yöneticileri katıldı. Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik iklimini yansıtan programda katılımcılar aynı sofrada buluşarak sohbet etme imkanı buldu. Programda konuşan Gülpınar, Ramazan ayının manevi atmosferine dikkat çekerek, birlik ve beraberlik mesajları verdi. Gülpınar, "Allah tuttuğunuz ve tutacağımız oruçları inşallah kabul etsin, sağlıklı bir şekilde hepimizi Ramazan Bayramı’na kavuştursun. Ben hepinize emekleriniz, çabalarınız, çalışmalarınız ve gayretleriniz için çok teşekkür ediyorum. Bizim de görevde ikinci yılımız yaklaşıyor. İnşallah yakında sizlerle yeniden bir araya geleceğiz, bu sürecin değerlendirmesini de hep birlikte yapacağız" ifadelerini kullandı. İftar programı boyunca basın mensupları ve sosyal medya yöneticileriyle sohbet eden Gülpınar, onların sorun ve taleplerini de dinledi. Samimi bir atmosferde geçen buluşmada, Ramazan ayının bereketi ve dayanışma ruhu ön plana çıktı. Program, günün anısına çekilen toplu hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
Bursa Burtom’dan 14 Mart Tıp Bayramı kutlaması Burtom Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Erol Kılıç, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Kılıç, mesajında hekimlerin, sağlık çalışanlarının ve hekim adaylarının insan hayatını koruma yolundaki fedakârlıklarına dikkat çekerek tüm sağlık camiasının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı. Dr. Kılıç’ın kutlama mesajı şöyle : "Değerli Meslektaşlarım, Kıymetli Sağlık Emekçilerimiz ve Yarınlarımızın Teminatı Hekim Adaylarımız; Bugün, modern tıp eğitiminin başlangıcını temsil eden ve vatan savunmasındaki onurlu duruşuyla tarihe mal olan 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Tıp camiası olarak bizler, sadece bir mesleği icra etmiyor; insanın en temel hakkı olan yaşama hakkına hizmet ederek kutsal bir sorumluluğu omuzlarımızda taşıyoruz. Sağlık, insanın sahip olduğu en sessiz hazinedir; onu korumak ise dünyanın en onurlu nöbetidir. Burtom Sağlık Grubu olarak 35 yıla yaklaşan yolculuğumuzda, bu nöbeti hep aynı hassasiyetle tuttuk. Bilginin deneyimle, teknolojinin insan sevgisiyle harmanlandığı kurumumuzda; en büyük gücümüzün sahip olduğumuz ileri teknolojik altyapı değil, o cihazlara ruh veren değerli hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımızın özverisi olduğunun farkındayız. Hekimlik; büyük fedakarlıklar gerektiren, mesai kavramı gözetmeksizin geceyi gündüze katan ve her şeyden önce yüksek bir etik değerler bütününü şart koşan bir yaşam biçimidir. Bilim ve merhametin ışığında yürüdüğümüz bu yolda; bir hastanın teşekkürü, bir canın hayata yeniden tutunması bizler için her türlü yorgunluğu unutturan, dünyevi tüm karşılıkların üzerindeki tek ödüldür. Bu duygu ve düşüncelerle; ömrünü insan hayatını kurtarmaya adamış tüm hekimlerimizin, sağlık sistemimizin her kademesinde büyük bir gayretle çalışan sağlık emekçilerimizin ve idealleriyle aramıza katılmaya hazırlanan hekim adaylarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Toplum sağlığına katkı sağlamak adına gösterdiğiniz bu üstün gayret için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor; hep birlikte sağlıkla, başarıyla ve huzurla geçecek nice yıllar diliyorum."
Şanlıurfa Şanlıurfa’da Ramazan ayının en ’tatlı’ kuyruğu Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesinde bir tatlıcıda iftar saatine yakın yaşanan yoğunluk şaşırttı. Vatandaşların vazgeçemediği halka ve tulumba tatlısından almak isteyenler zaman zaman 1 saat sırada bekliyor. İftar vaktine kısa süre kala tatlı almak isteyen vatandaşlar, sıcak halka ve tulumba tatlısı alabilmek için yarım saat ile 1 saat arasında sırada bekledi. Vatandaşların tatlılarını aldıktan sonra evlerine gitmek üzere iş yerinden ayrıldığı görüldü. İş yeri işletmecisi Ömer Eriş, tatlıcılığın aile mesleği olduğunu belirterek üretime sabah saatlerinde başladıklarını söyledi. Eriş, "Bu meslek babamdan bana, benden de çocuklarıma geçecek bir ata mesleği. İşimizi severek yapıyoruz. Sabah saat 10.00 gibi imalata başlıyoruz. Akşam ezanından yatsı namazına kadar devam ediyoruz. Hem tulumba hem de halka tatlısının kilogramını 150 liradan satıyoruz" dedi. Tatlı ustası Abdullah El Abdullah da yoğunluk nedeniyle zaman zaman talebe yetişmekte zorlandıklarını ifade ederek, "İşimizi temiz yaptığımız için vatandaşlar rağbet gösteriyor. Bazen siparişlere yetişemiyoruz. Kapanışı teravih namazı sonrasında yapıyoruz" diye konuştu. İş yeri işletmecisi Ömer Eriş, tatlıcılığın aile mesleği olduğunu belirterek üretime sabah saatlerinde başladıklarını söyledi. Tatlı almak için sırada bekleyen vatandaşlar ise tatlının lezzeti nedeniyle kuyrukta beklemenin kendileri için sorun olmadığını ifade etti.
İzmir Nesiller arası sağlık dayanışması kalpleri ısıttı 14 Mart Tıp Bayramı’nda İzmir’de sağlığın yalnızca hastaneler değil, toplumun her kesiminin katkısıyla güçlendiğini gösteren anlamlı bir dayanışma örneği ortaya çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı ebeveynler ve sağlıklı çocuklar hedefiyle yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı’na, ileri yaşlı yurttaşlardan gönüllü ve sıcak bir destek geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı ebeveyn ve sağlıklı çocuklar hedefiyle yürüttüğü İzmir 95 Erken Çocukluk Programı, ileri yaşlı yurttaşlardan kalpleri ısıtan bir destek aldı. 14 Mart Tıp Bayramı’nın simgelediği toplumsal dayanışma ruhu, bu kez nesiller arası bir buluşmayla hayat buldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyeleri, İzmir 95 Programı kapsamında evlerinde ziyaret edilen bebekler için el emeği oyuncaklar üretti. Geri dönüştürülebilir malzemeler İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen İzmir 95 Erken Çocukluk Programı kapsamında ebeveynler ve 0-3 yaş arası bebek ve çocuklara çeşitli destekler sunuluyor. Gebeliğin 7. ayından başlayarak 0-12 ay dönemine kadar yapılan ev ziyaretleri desteğinde ise bebeklerin gelişimini destekleyen oyuncaklar veriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi üyeleri, geri dönüştürülebilir malzemeleri toplayarak bez top, çıngırak gibi oyuncaklar yaptı. Oyuncak yapım süreci renkli görüntülere sahne oldu. "Gelecek nesillerin gelişimine katkı" İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde takı tasarım ve el sanatları öğretmenliği yapan Ayda Demiral, yapılan çalışmayı şu sözlerle anlattı: "İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı imkanlarla geri dönüştürülebilir ürünleri kullanarak 0-3 yaş arası çocuklara oyuncaklar yapıyoruz. Burada 65 yaş ve üzeri üyelerimiz yer alıyor ve onların güzel bir şeye vesile olmaları onları çok mutlu ediyor. Bir kalbe, bir çocuğa dokunmak bizleri de çok mutlu ediyor. 50’den fazla üyemiz oyuncak yapıyor. Bebeklerin sağlıklı gelişimine katkı sağlayacak ürünler üretmek çok önemli. Hepsi severek etkinliğe katıldı" dedi. "İşe yaradığımı hissediyorum" Merkez üyesi 68 yaşındaki Müzeyyen Dere, "Burası bana hayata tutunma amacı oldu. Çok mutluyum. Böyle yararlı bir etkinlikte bulunduğum için daha da mutluyum. İşe yaradığımı hissediyorum. El becerisiyle hocalarımızın desteğini de alarak çocuklar için bebekler, çıngıraklar yapıyoruz. Oyuncakları belediyenin bize sağladığı geri dönüştürülebilir malzemelerle yapıyoruz. Bu etkinlik bize çok iyi geldi. Yeni nesle bir katkımız olduğu için mutluyuz" diye konuştu. "Çocuklar geleceğimiz" Merkez üyesi 68 yaşındaki Pervin Türkcan da "Burası çok güzel bir sosyal etkinlik merkezi. Özellikle emeklilikle beraber can sıkıntısı hat safhada oluyor. Böyle bir yere gelmek büyük bir şans. Bu yüzden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Çocuklar geleceğimiz. Onları sevindirmek bizleri memnun eder. Böyle bir etkinlikte olmak gurur verici. İleri yaşlı insanların küçük çocukları sevindirmesi çok hoş. Oyuncaklar, bebekler yaptık. Bu çalışma bize de iyi geldi" sözlerine yer verdi. "Kendimle gurur duyuyorum" Merkez üyesi 73 yaşındaki Meral Doğan "Burada bebeklere oyuncak dikiyoruz. Bunun için kendimle gurur duyuyorum. Çocukları çok severim ve onlar için ne lazımsa her an ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Onlar için daha güzel günler olmasını istiyorum. Bu oyuncaklarla oynayacaklar inşallah" derken, 75 yaşındaki Yılmaz Yurdaer ise "Burada İzmir 95 projesi için bebeklere oyuncaklar ayarlıyoruz. Etkinliğe katkımız olsun diye kadın üyelere yardımcı oluyoruz. Bir katkımız olursa ne mutlu bize. Bebeklerimize yardımcı olmak bizi mutlu ediyor" ifadelerini kullandı.
İstanbul İstanbul’da sadece 6 gün kullanabildiği elektrikli otomobil 6 aydır serviste İstanbul’da 30 yaşındaki İbrahim Ak, satın aldığı elektrikli otomobilin kısa süre içinde arıza verdiğini ve yaklaşık 6 aydır servisten teslim alamadığını iddia ederek, firmadan şikayetçi oldu. Sıfır kilometre aldığı araçla sadece servise gidip gelen araç sahibi yetkililerden yardım istedi. İstanbul’un Arnavutköy İlçesi’nde yaşayan İbrahim Ak iddiaya göre, 3 Kasım 2025 tarihinde İstanbul’daki Erkay Otomotiv Mahmutbey şubesinden Fiat Grande Panda marka elektrikli otomobil satın aldı. Ak, aracı yaklaşık bir ay kullandıktan sonra sürekli arızalar vermeye başladığını ve 3 Aralık 2025 tarihinde servise bıraktı. Araç, aradan geçen yaklaşık 6 aya rağmen hala alıcısına teslim edilemedi. Tüm yatırımıyla sıfır araç aldığını belirten 30 yaşındaki vatandaş yetkililerden yardım istedi. "Sıfır araba aldım ama sürekli arıza verdi" Yaşadığı süreci anlatan İbrahim Ak, aracın kısa sürede çeşitli arızalar verdiğini ifade ederek şunları söyledi; "3 Kasım 2025 tarihinde Mahmutbey’deki Erkay Otomotiv Fiat bayisinden elektrikli Grande Panda araç satın aldım. Aracı yaklaşık bir ay kullandım. Bu süreçte araç sürekli arıza verdi. ABS arızası verdi, aracı şarja taktığımda şarj soketi çıkmadı ve istasyonda kaldım. Otobanda kırmızı ışıkta beklerken araç kendi kendine yürüdü ve yolda kaldım. Servisi aradım ama yardımcı olmadılar. O tarihten beri araç serviste. Bana şarj soketinin değişeceğini söylediler ama yaklaşık 6 aydır bir gelişme olmadı. Bana ikame araç verdiler ama mağduriyetim devam ediyor" dedi. Ak, aracı satın aldıktan sonra başka bir yatırım planı yaptığını da belirterek, "Ben bu aracı satıp yerine gayrimenkul alacaktım. Ancak araç serviste olduğu için satamadım ve bu nedenle mağdur oldum" diye konuştu. "Parça yurt dışından gelmiyor" Servis yetkililerinin kendisine parça beklediklerini söylediklerini iddia eden Ak, "Bize yurt dışından parça gelmediğini söylüyorlar. Bazen de ‘bir sene de sürebilir’ gibi ifadeler kullanıyorlar. Bu saatten sonra aracı da istemiyorum. Aracın bedelinin iade edilmesini istiyorum. Konuyu avukatlarıma verdim, hukuki süreç başlatıldı" ifadelerini kullandı. "6 aydır araç serviste yatıyor" Ak ile birlikte bayiye giden ve sürece tanıklık ettiğini söyleyen Yakup Ertan ise yaşanan süreci şöyle anlattı: "İbrahim abiyle birlikte şirkete gittik. 4-5 aydır ‘parçanız gelecek’ diyerek oyaladıklarını gördük. Araba yaklaşık 6 aydır serviste yatıyor. İbrahim abi bu arabayı satıp ev alacaktı ama araç serviste olduğu için satamadı ve mağdur oldu. Kendisine ‘arabanız 6 ayda da gelebilir, bir yılda da gelebilir’ gibi şeyler söylendi." Dedi. İbrahim Ak’ın firma hakkında şikayette bulunduğu ve konunun arabulucu ile yargı sürecine taşındığı öğrenildi.