DÜNYA - 10 Haziran 2025 Salı 22:18 | Son Güncelleme : 10 Haziran 2025 Salı 22:18

İsveçli aktivist Greta Thunberg, İsrail’i uluslararası sularda insan kaçırmakla suçladı

A
A
A
İsveçli aktivist Greta Thunberg, İsrail’i uluslararası sularda insan kaçırmakla suçladı

İsrail’den Fransa’ya sınır dışı edilen ünlü İsveçli aktivist Greta Thunberg, İsrail’i uluslararası sularda insan kaçırmakla suçladı.

İsrail’in Gazze Şeridi’nde uyguladığı ablukayı kırmak ve yardım götürmek için yola çıkan Madleen gemisine müdahalesi sonucu gözaltına alınan ve sınır dışı edilen ünlü İsveçli eylemci Greta Thunberg, Fransa’da açıklamalarda bulundu. Sınır dışı edilmesinin ardından Fransa’nın başkenti Paris’teki Paris Charles de Gaulle Havalimanı’na inen 22 yaşındaki Thunberg, İsrail’i kendisini ve gemideki diğer aktivistleri uluslararası sularda kaçırmakla suçladı.

İsrailli yetkililer, tarafından sınır dışı edilmeden önce ülkeye yasa dışı yollarla girdiğini belirten belgeyi imzalamayı reddettiğini söyleyen Thunberg, ekibinin herhangi bir kanuna karşı gelmediğini belirterek, İsrail’de gözaltında bulunan diğer aktivistlerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Thunberg, Gazze Şeridi’nde yıllardır devam eden deniz ablukasını kırarak Gazze’ye yardım götürme görevini bir gösteri olarak nitelendiren İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın söylemlerine karşı çıktı. Genç akvitist, geçmişte işgal altındaki bölgeye yardım götürmeye çalışan daha büyük bir teknenin bombalandıktan sonra yardım çabalarının sonlandırıldığını hatırlattı.

İsrail, 22 yaşındaki Thunberg dahil 4 aktivisti sınır dışı ederken, sınır dışı belgelerini imzalamayı reddeden 8 aktivist ise İsrail'de hakim karşısına çıkarılacak.

İsrail, uluslararası sularda gemiye müdahale etmişti

İsrail ordusu, 1 Haziran'da İtalya'nın Sicilya bölgesindeki Katanya kentinden yola çıkan ve Gazze Şeridi'ne insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Madleen gemisine, dün sabah erken saatlerde uluslararası sularda el koymuş, gemide bulunan 2'si Türk 12 kişilik aktivist grubunu gözaltına almıştı. Gemi ise Aşdod limanına çekilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."