DÜNYADAN FUTBOL - 01 Aralık 2010 Çarşamba 13:31

"Hedefim dünya kupası"

A
A
A
"Hedefim dünya kupası"

FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır, en büyük hedefinin Dünya Kupası'nda maç yönetmek olduğunu söyledi.


Türk futbol hakemliğinin son dönemde en büyük çıkış yapan ismi olarak dikkati çeken Cüneyt Çakır, Futbol Federasyonu'nun aylık resmi yayın organı Tam Saha dergisinin aralık sayısında yer alan röportajında, "Her hakemin bir hedefi vardır hakemliğe başlarken. En uç nokta da Dünya Kupası'dır. Benim de hedefim bu" dedi. 

UEFA'nın 1. kategori hakemleri arasına yükselen ve uzun bir aradan sonra Şampiyonlar Ligi'nde düdük çalan ilk Türk hakemi olan Cüneyt Çakır, Türkiye'ye göre Avrupa'da maç yönetmenin daha rahat olduğunu söyleyerek, "Maç öncesinde, maç sonrasında, maç sırasında ciddi bir saygı ortamı var. Hakemlerin ismi okunurken ıslıklanan başka bir ülke görmedim, rastlamadım. Ama biz Türkiye'de sadece hakemleri değil, kendi oyuncularını, kendi yönetimlerini, kendi teknik adamlarını ıslıklayan bir futbol kültürüne sahibiz. Bunlar hep o saygı eksikliğinden kaynaklanıyor. 

Biz milyonlarca para harcayıp bir takım kuran yöneticiye de saygı göstermiyoruz. Emek veren, takımını oluşturan teknik adamlara da saygı göstermiyoruz. Orada, sahada, antrenmanda, maçlarda ter döken, emek veren futbolculara da saygı göstermiyoruz. Sahaya çıktığı zaman sadece adalet dağıtmaya çalışan, gördüğünü çalmaya çalışan hakeme de saygı göstermiyoruz. Bunlara Futbol Federasyonu'nu, başta MHK olmak üzere bütün kurumları da katabiliriz. Hal böyle olunca da her şey zorlaşıyor" diye konuştu.

"TÜRKİYE'DE BASKI ORTAMI AVRUPA'YA GÖRE FARKLI"

Avrupa ve Türkiye'de baskı ortamlarının farklı olduğunu belirten Çakır, "Türkiye'de baskı ortamı çok farklı. Maç öncesinde ve maç sonrasında hakemler üzerinde bir baskı oluşuyor. Biz üst düzey hakemler olarak bunların eğitimini alıyoruz. Yaptığımız seminerlerde teknik olarak, fizik olarak maça hazırlanmanın yanında mental olarak da hazırlanıyoruz. Psikologlarımız var. Geliyorlar, çalışmalar yapıyoruz. Bu baskıyı bu şekilde atlatmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar edindiğimiz tecrübemizle baskının üstesinden gelmeye çabalıyoruz" şeklinde konuştu.

"HEDEFİM DÜNYA KUPASI"

Gelecek süreçteki hedeflerine de değinen Çakır, "Bir Türk hakemi olarak Avrupa'da fırsat yakalamak çok zor. Fırsatı yakaladığınız zaman da değerlendirmek zorundasınız. Ben de hakem arkadaşlarımla birlikte Şampiyonlar Ligi'nde iki maç yönetme fırsatını yakaladım ve başarılı olduğumu da düşünüyorum. Burada önemli olan verdiğimiz kritik kararların kamuoyunun doğru karşılık bulması. Bu bizim adımıza mutluluk verici. Emeğinizin karşılığını somut bir şekilde alma anlamında söylüyorum. 

Tabi ki büyük beklentilerimiz var. Ama bunları beklerken de sadece bekleyecek değiliz. Daha fazla çalışacağız. Her hakemin bir hedefi vardır hakemliğe başlarken. En uç nokta da Dünya Kupası'dır. Benim de hedefim bu. Ama bu uzun vadeli bir hedef. Ben planlı ve programlı bir şekilde adım adım gitmekten yanayım. Şimdi biz Avrupa'da bize verilen fırsatları yakaladık ve başarılı bir şekilde değerlendirdiğimizi düşünüyorum. Bundan sonra gidilecek ilk adım bir kategori daha yükselip en üst kategori olan elit kategoriye çıkmak. Ondan sonra Şampiyonlar Ligi'nde kalıcı olmak, Avrupa şampiyonalarında görev almak. Şu anda da bu büyük beklentilerimizi beklerken çalışmaya devam" şeklinde görüş belirtti.

Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea ve Barcelona'nın maçlarında düdük çalan Cüneyt Çakır, bu takımlar hakkında ise, "Bu iki takım sadece futbol oynamayı düşünüyor. Bu kadar. Sadece futbol. Onun bir keyif, bir spor olduğunu düşünüyorlar. Şampiyonlar Ligi çok büyük bir organizasyon ve bu organizasyonun bir parçası olmak gerçekten gurur verici bir şey. Ama bu takımlardan bağımsız, o organizasyonun ihtişamından kaynaklanıyor. Maç öncesi, maç sırası, maç sonrası, her şeyi çok farklı. İnanılmaz profesyonel bir yapı var. Sabah maç toplantısından stadı terk edene kadar her şey düzenli. Her şey bilginiz dahilinde ve saatinde gerçekleşiyor. Her şey planlı, herkes ne yapacağının bilincinde. Oyunu farklı kılan bundan keyif almaları ve dediğim gibi hakemle, verilen bir kararla, rakiple uğraşacaklarına sadece kendi oyunlarını oynamak istemeleri. Bu da işi güzelleştiriyor. Orada bir futbol kültürü var. Herkes ona uyuyor. Bizim takımlarımız da o seviyeye çıktığında o kültürün bir parçası oluyor" yorumunu yaptı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türkiye’de 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası meydana geldi Türkiye karayolu ağında 2025 yılında toplam 1 milyon 549 bin 574 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 261 bin 253 adedi sadece maddi hasarlı, 288 bin 321 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazasıdır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, Türkiye karayolu ağında 2025 yılında toplam 1 milyon 549 bin 574 adet trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 261 bin 253 adedi sadece maddi hasarlı, 288 bin 321 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazasıdır. Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 86,5’i yerleşim yeri içinde yüzde 13,5’i ise yerleşim yeri dışında gerçekleşti. Trafik kazalarında 2025 yılında 6 bin 35 kişi hayatını kaybederken 403 bin 937 kişi yaralandı Türkiye’de 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 adet ölümlü yaralanmalı trafik kazası sonucunda 2 bin 541 kişi kaza yerinde, 3 bin 494 kişi ise yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edildikten sonra kazanın sebep ve tesiriyle 30 gün içinde hayatını kaybetti. Karayolu trafik kazalarında 2025 yılında günde ortalama 789,9 ölümlü yaralanmalı kaza, 16,5 ölüm ve 1106,7 yaralanma meydana geldi. Bir önceki yıla göre trafik kazalarındaki toplam ölü sayısı yüzde 5,0 azaldı, yaralı sayısı ise yüzde 4,9 arttı Türkiye’de 2025 yılında 2024 yılına göre trafikteki motorlu kara taşıtı sayısı yüzde 7,4, toplam kaza sayısı yüzde 7,3, ölümlü yaralanmalı kaza sayısı yüzde 8,0, maddi hasarlı kaza sayısı yüzde 7,1 ve yaralı sayısı yüzde 4,9 arttı. Toplam ölü sayısı ise yüzde 5,0 azaldı. Türkiye’de 2025 yılında 100 bin taşıt başına 18,0 karayolu trafik kazası ölümü meydana geldi Türkiye’deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 2024 yılında 31,3 milyon iken 2025 yılında 33,6 milyona yükseldi. Karayolu trafik kazalarında ölen kişi sayısı ise 2024 yılında 6 bin 351 iken 2025 yılında 6 bin 35 oldu. Böylece 100 bin motorlu kara taşıtı başına düşen trafik kazası ölü sayısı 2024 yılında 20,3 iken 2025 yılında 18,0’a geriledi. Türkiye’de kayıtlı motorlu kara taşıtları tarafından kat edilen toplam kilometre, verinin mevcut olduğu en son yıl olan 2024 yılı için 382 milyar taşıt-kilometre olarak hesaplandı(1). Buna göre, 2024 yılında motorlu kara taşıtları tarafından katedilen bir milyar kilometre başına trafik kazalarında 15,7 ölüm ve 1055,2 yaralanma olduğu hesaplandı. Türkiye’de 2025 yılında en fazla trafik kazası ölümü Ankara’da meydana geldi İl düzeyinde en fazla ölü sayısı 290 ölüm ile Ankara’da en fazla yaralı sayısı 47 bin 717 yaralı ile İstanbul’da görülürken; en az ölü sayısı 5 ölü ile Ardahan’da en az yaralı sayısı ise 294 yaralı ile yine Ardahan’da gerçekleşti. Ölümlerin yüzde 57,2’si yerleşim yeri içinde meydana gelen kazalar sonucunda oluştu Yerleşim yeri durumuna göre trafik kazaları incelendiğinde, toplam 288 bin 321 ölümlü yaralanmalı kazanın 249 bin 273’ü yerleşim yeri içinde 39 bin 48’i ise yerleşim yeri dışında meydana geldi. Trafik kazası ölümlerinin yüzde 57,2’si, yaralanmaların yüzde 82,0’ı yerleşim yeri içinde gerçekleşen kazalar sonucunda, ölümlerin yüzde 42,8’i yaralanmaların ise yüzde 18,0’ı yerleşim yeri dışında gerçekleşen kazalar sonucunda oluştu. Trafik kazalarında ölenlerin yüzde 50,7’sini sürücüler oluşturdu Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında gerçekleşen trafik kazalarında ölen kişilerin yüzde 50,7’si sürücü, yüzde 29,3’ü yolcu, yüzde 20,0’ı ise yayadır. Yaralanan kişilerin ise yüzde 55,6’sı sürücü, yüzde 33,9’u yolcu, yüzde 10,5’i ise yayadır. Karayolu trafik kazalarında ölenler ve yaralananlar cinsiyetlerine göre incelendiğinde ise ölenlerin yüzde 77,8’inin erkek, yüzde 22,2’sinin kadın, yaralananların ise yüzde 70,0’ının erkek, yüzde 30,0’ının kadın olduğu görüldü. Trafik kazalarında bin 334 motosiklet sürücüsü öldü Taşıt cinslerine göre ölen sürücü ve yolcu sayılarına bakıldığında, 2025 yılında bin 334 motosiklet sürücüsü ve 191 motosiklet yolcusu öldü. Otomobillerde ise bin 2 otomobil sürücüsü ve bin 63 otomobil yolcusu öldü. İncinebilir yol kullanıcıları toplam ölümlerin yüzde 44,4’ünü oluşturdu İncinebilir yol kullanıcıları olarak nitelendirilen yayalar, motosiklet, bisiklet ve elektrikli skuter (e-skuter) sürücüleri için 2025 yılındaki ölü sayısı 2 bin 680, yaralı sayısı ise 183 bin 840 olarak gerçekleşti. 2025 yılındaki trafik kazalarında gerçekleşen toplam ölümlerin yüzde 44,4’ü, toplam yaralananların ise yüzde 45,5’i incinebilir yol kullanıcılarından oluştu. Yayalar bin 205 ölü sayısı ile incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 2 bin 680 ölümün yüzde 45,0’ını oluşturdu. Motosiklet sürücüleri bin 334 ölü sayısı ile kazalardaki toplam ölümlerin yüzde 22,1’ini, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki ölü sayısının ise yüzde 49,8’ini oluşturdu. Yayalar 42 bin 540 yaralı sayısı ile incinebilir yol kullanıcıları arasındaki toplam 183 bin 840 yaralının yüzde 23,1’ini oluşturdu. Motosiklet sürücüleri ise 130 bin 578 yaralı ile kazalardaki toplam yaralı sayısının yüzde 32,3’ünü, incinebilir yol kullanıcıları arasındaki yaralı sayısının ise yüzde 71,0’ını oluşturdu. 65 yaş ve üzeri kişiler ölümlerin yüzde 21,8’ini yaralanmaların ise yüzde 8,2’sini oluşturdu Ölümler yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam ölümlerin yüzde 9,9’unu, 18-24 yaş grubu yüzde 16,2’sini, 25-64 yaş grubu yüzde 52,0’ını, 65 yaş ve üzeri kişiler ise yüzde 21,8’ini oluşturdu. Yaralanmalar yaş gruplarına göre incelendiğinde, 0-17 yaş grubu toplam yaralı sayısının yüzde 18,8’ini, 18-24 yaş grubu yüzde 17,5’ini,ni, 25-64 yaş grubu yüzde 55,5’ini, 65 yaş ve üzeri kişiler ise yüzde 8,2’sini oluşturdu. Ölümlü yaralanmalı trafik kazasına 484 bin 683 taşıt karıştı Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına karışan toplam 484 bin 683 taşıtın yüzde 45,2’si otomobil, yüzde 31,3’ü motosiklet, yüzde 12,5’i kamyonet, yüzde 1,9’u minibüs, yüzde 1,9’u bisiklet, yüzde 1,8’i çekici, yüzde 1,5’i otobüs, yüzde 1,5’i kamyon, yüzde 0,6’sı elektrikli skuter, yüzde 0,6’sı traktör ve yüzde 0,4’ü ise özel amaçlı, iş makinesi, ambulans, tramvay, tren, at arabası taşıtlarından oluştu. Taşıt türü bilinmeyenlerin oranı ise yüzde 0,9’dur. Ölümlerin yüzde 50,1’i tek araçlı kazalarda oluştu Kazaya karışan taşıt sayısına göre kazaların sonuçları değerlendirildiğinde, ölümlerin yüzde 50,1’i tek araçlı, yüzde 43,0’ı iki araçlı ve yüzde 6,9’u çok araçlı kazalarda gerçekleşti. Yaralanmaların ise yüzde 55,0’ı iki araçlı, yüzde 37,4’ü tek araçlı ve yüzde 7,6’sı çok araçlı kazalarda gerçekleşti. Ölümlü yaralanmalı kazaların yüzde 54,3’ü iki araçlı, yüzde 39,6’sı tek araçlı ve yüzde 6,1’i çok araçlı kazalardan oluştu. Kazaya neden olan kusurlar içinde sürücü kusurları yüzde 90,6 ile ilk sırada yer aldı Türkiye’de 2025 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına neden olan toplam 345 bin 489 kusura bakıldığında kusurların yüzde 90,6’sının sürücü, yüzde 7,7’sinin yaya, yüzde 0,8’inin taşıt, yüzde 0,6’sının yolcu ve yüzde 0,3’ünün yol kaynaklı olduğu görüldü. Kusurlar alt başlıklara göre incelendiğinde "Araç hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmamak" kusuru toplam 345 bin 489 kusurun 114 bin 636 adedini oluşturdu ve en sık görülen kusur oldu. "Kavşak, geçit ve kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamak" 52 bin 974 kusur ile 2025 yılında en sık görülen ikinci kusur olurken, "Arkadan çarpmak" 29 bin 735 kusur ile 2025 yılında en sık görülen üçüncü kusur oldu. Ölümlü yaralanmalı kazaların yüzde 65,0’ı gündüz meydana geldi Ülkemiz karayolu ağında 2025 yılında meydana gelen 288 bin 321 ölümlü yaralanmalı kazanın yüzde 65,0’ı gündüz, yüzde 33,1’i gece ve yüzde 1,9’u alacakaranlıkta oldu. Ölümlü yaralanmalı kazalar en fazla Ağustos ayında ve Cuma günleri oldu Türkiye’de 2025 yılında Ağustos ayı yüzde 10,4 pay ile en fazla ölümlü yaralanmalı kazanın meydana geldiği ay olurken, Şubat ayı yüzde 5,7 pay ile en az kazanın meydana geldiği ay oldu. Haftanın günlerine göre bakıldığında ise ölümlü yaralanmalı kazalar yüzde 15,1 pay ile en fazla Cuma günleri ve yüzde 13,6 pay ile en az Pazar günleri gerçekleşti. Ölümler en fazla yayaya çarpma şeklinde oluşan kazalar sonucunda meydana geldi Ölümler kazanın oluş şekline göre incelendiğinde, en fazla ölümün birinci sırada bin 190 ölüm ile yayaya çarpma, bin 171 ölüm ile yoldan çıkma, bin 124 ölüm ile yandan çarpma şeklindeki kazalar sonucunda meydana geldiği görüldü.
Aydın Nazilli Belediyesi’nden Mescitli’ye yeni yol Nazilli Belediyesi, kent genelinde sürdürdüğü ulaşım yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Mescitli Mahallesi’nde daha önce hiç yol bulunmayan alanda yeni yol açma çalışmalarına başladı. Yaklaşık 2 bin 400 metrekarelik alanda yürütülen çalışmalar kapsamında ekipler, ilk etapta zemin düzenleme ve dolgu işlemlerini tamamladı. Stabilizasyon çalışmalarını titizlikle gerçekleştiren ekipler, yolu parke taşı döşenmesine hazır hale getirdi. Mescitli Mahallesi’nde açılan yeni yolun, özellikle bölgedeki tarım arazilerine ve yerleşim alanlarına erişimi kolaylaştıracağını belirten mahalle sakinleri, daha önce ulaşım imkânı bulunmayan noktada yapılan bu çalışma sayesinde günlük yaşamın da kolaylaşacağını ifade ederek belediye ekiplerine teşekkür etti. Nazilli Belediyesi’nin yalnızca ilçe merkezinde değil, kırsal mahallelerde de yoğun bir çalışma programı yürüttüğüne dikkat çeken Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik; "Nazilli’mizin hem merkezinde hem de kırsal mahallelerinde ulaşım altyapısını güçlendirmek için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Mescitli Mahallemizde başlattığımız bu yeni yol çalışmasıyla, daha önce yolu olmayan bir alanı vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Amacımız, ilçemizin her noktasına eşit ve kaliteli hizmet götürmek" dedi.