DÜNYA - 15 Ocak 2024 Pazartesi 21:54 | Son Güncelleme : 15 Ocak 2024 Pazartesi 21:56

Guterres: “Hiçbir şey Filistin halkının toplu olarak cezalandırılmasını haklı gösteremez”

A
A
A
Guterres: “Hiçbir şey Filistin halkının toplu olarak cezalandırılmasını haklı gösteremez”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, tarafları İsrail-Lübnan sınırını temsil eden Mavi Hat’ta ateşle oynamayı bırakmaları konusunda uyararak, “Gazze'de gördüklerimizi Lübnan'da göremeyiz ve Gazze'de yaşananların devam etmesine izin veremeyiz” dedi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 101 gündür devam eden saldırıları hakkında açıklamalarda bulundu. İsrail ve Filistin arasındaki çatışmaların 101 gündür devam ettiğini hatırlatan Guterres, “Bir kez daha tüm esirlerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep ediyorum. Bu arada onlara insanca muamele edilmeli ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından ziyaret edilmelerine ve yardım almalarına izin verilmeli” dedi.
Sivillerin kasıtlı olarak öldürülmesini ve yaralanmasını hiçbir şeyin haklı gösteremeyeceğini aktaran Guterres, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının genel sekreter olarak görev yaptığı süre boyunca eşi benzeri görülmemiş bir yıkıma ve sivil ölümlere neden olduğunu vurgulayarak, “Öldürülenlerin büyük çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturmakta. Hiçbir şey Filistin halkının toplu olarak cezalandırılmasını haklı gösteremez” dedi.

“Tanık olduğumuz uluslararası insancıl hukukun açık ihlali karşısında derin bir endişe duyuyorum”

Gazze'deki insani krizin kelimelerle ifade edilemeyeceğini belirten Guterres, Gazze Şeridi’nde hiçbir yerin ve hiç kimsenin güvende olmadığını ifade etti. İsrail saldırılarından kaçan Filistinlilerin Gazze Şeridi’nin güneyine sıkıştığını aktaran Guterres, güneydeki alanın giderek daraldığını ve yaşam şartlarının her geçen gün daha da kötüleştiğini ifade etti. Gazze Şeridi’ne giren insani yardımın yetersiz olduğunu belirten Guterres, Filistinlilerin açlık ve hastalık tehdidiyle karşı karşıya olduğunu aktararak, “Tanık olduğumuz uluslararası insancıl hukukun açık ihlali karşısında derin bir endişe duyuyorum” dedi.

Hollanda’nın eski Başbakan Yardımcısı Sigrid Kaag’ın geçtiğimiz hafta Gazze için Kıdemli İnsani Yardım ve Yeniden Yapılandırma Koordinatörü olarak göreve başladığını hatırlatan Guterres, Kaag’ın BM Güvenlik Konseyi üyeleri ve bölgesel aktörlerle birlikte çalıştığını belirterek, tüm devletlerden ve çatışmanın taraflarından Kaag ile tam bir işbirliği yapması çağrısında bulundu.

“BM ve ortaklarımız Gazze böylesine bir bombardıman altındayken insani yardımları etkin bir şekilde ulaştıramaz”

Gazze Şeridi’ne yapılacak insani yardımların önündeki engellerin gayet net olduğunu ve sadece BM tarafından değil, durumu bizzat gören dünyanın dört bir yanından yetkililer tarafından da bunun tespit edildiğini belirten Guterres, “Birincisi, BM ve ortaklarımız Gazze böylesine bir bombardıman altındayken insani yardımları etkin bir şekilde ulaştıramaz. Bu durum, yardım alanların ve yardım ulaştıranların hayatlarını tehlikeye atmakta. Gazze'deki Filistinli personelimizin büyük çoğunluğu evlerini terk etmek zorunda kaldı” dedi.

“Bu, kuruluşumuzun tarihindeki en büyük can kaybı”

İsrail’in Gazze Şeridi’ne geçtiğimiz sene 7 Ekim’den bu yana devam eden saldırılarında 152 BM personelinin hayatını kaybettiğini açıklayan Guterres, “Bu, kuruluşumuzun tarihindeki en büyük can kaybı. Yine de yardım çalışanları büyük bir baskı altında ve hiçbir güvenlik garantisi olmadan Gazze'ye yardım ulaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Gazze’ye hızlı, güvenli, engelsiz, genişletilmiş ve sürekli insani erişim çağrısında bulunmaya devam ediyoruz” dedi.

“Hayati önem taşıyan malzemeler, çok az açıklama yapılarak ya da hiçbir açıklama yapılmadan reddedilmekte”

Gazze Şeridi’ne hayati öneme sahip malzeme ve ekipmanların girişine izin verilmediğini belirten Guterres, “Tıbbi ekipmanlar ile su tesislerinin ve altyapının onarımı için kritik öneme sahip parçalar da dahil olmak üzere hayati önem taşıyan malzemeler, çok az açıklama yapılarak ya da hiçbir açıklama yapılmadan reddedilmekte, bu da kritik malzemelerin akışını ve temel hizmetlerin yeniden başlatılmasını sekteye uğratmaktadır. Bir malzeme reddedildiğinde zaman alan onay süreci tüm yardım sevkiyatı için sıfırdan başlıyor” dedi.

“Yılbaşından bu yana kuzeye yardım ulaştırmak üzere yola çıkan 29 misyondan sadece 7'si başarılı oldu”

Gazze Şeridi’nin kuzeyine insani yardımların defalarca engellendiğini ifade eden Guterres, “Yılbaşından bu yana kuzeye yardım ulaştırmak üzere yola çıkan 29 misyondan sadece 7'si başarılı oldu. Ağır çatışmalar ve enkaz nedeniyle üzerinde mutabık kalınan güzergâhların büyük bölümü kullanılamamakta, patlamamış mühimmatlar da konvoyları tehdit etmekte. Yardım operasyonlarının güvenliğini en üst düzeye çıkaracak insani yardım bildirim sistemlerine uyulmamakta. Buna ek olarak, sık sık yaşanan telekomünikasyon kesintileri nedeniyle insani yardım çalışanları en güvenli yolları bulamıyor, yardım dağıtımını koordine edemiyor ya da yardıma ihtiyacı olan yerinden edilmiş kişilerin hareketlerini takip edemiyor. Müdahaleyi hızlandırmaya çalışıyoruz ancak temel şartların yerine getirilmesine ihtiyacımız var” dedi.
Guterres, çatışmanın taraflarının sivillere saygı göstermeleri, onları korumaları ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaları gerektiğini açıkladı.

“Mavi Hat boyunca ateşle oynamayı bırakın”

Kızıldeniz ve ötesinde de tansiyonun çok yüksek olduğunu ve yakında kontrol altına alınmasının imkansız hale gelebileceği uyarısında bulunan Guterres, İsrail-Lübnan sınırını temsil eden "Mavi Hat" boyunca her gün ateş açılmasından endişeli olduğunu aktararak, “Bu durum İsrail ve Lübnan arasında daha geniş çaplı bir gerilimi tetikleme ve bölgesel istikrarı derinden etkileme riski taşımaktadır. İsrail’in kuzeyi ve Lübnan'ın güneyinden on binlerce insan çatışmalar nedeniyle yerlerinden edilmiş durumda ve Lübnan'a insani yardım erişimi kısıtlanmaya devam ediyor. Yaşananlar karşısında son derece endişeliyim. Tüm taraflara şu basit ve doğrudan mesajı iletmek benim görevimdir. Mavi Hat boyunca ateşle oynamayı bırakın, gerilimi düşürün ve Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararı uyarınca çatışmaları sona erdirin” dedi.

“Gazze'de gördüklerimizi Lübnan'da göremeyiz ve Gazze'de yaşananların devam etmesine izin veremeyiz”

Bölgedeki tüm gerilimi düşürmenin tek çözümünün acil bir insani ateşkes olduğunu vurgulayan Guterres, “Yeterli yardımın ihtiyaç duyulan yerlere ulaşmasını sağlamak için, esirlerin serbest bırakılmasını kolaylaştırmak için, daha geniş çaplı bir savaşın alevlerini söndürmek için. Çünkü Gazze'deki çatışma ne kadar uzun sürerse, bölgedeki gerilimin yükselmesi de o kadar artar. Gazze'de gördüklerimizi Lübnan'da göremeyiz ve Gazze'de yaşananların devam etmesine izin veremeyiz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Köyceğiz’de tarımın ekonomik kalkınmadaki rolüne dikkat çekildi Muğla’nın Köyceğiz ilçesi Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenen seminerde tarımın ekonomik kalkınmadaki rolüne dikkat çekildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Köyceğiz Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenen Cumhuriyet dönemi boyunca Türkiye’de uygulanan tarım politikalarının ele alındığı seminer, Üniversitenin Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü Başkanlığı’nda görevli Öğr. Gör. Bilgi Taşkıran tarafından öğretim elemanları ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, tarımın Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze kadar geçirdiği dönüşüm çok yönlü olarak değerlendirildi. Cumhuriyet’in ilanından sonra tarımın ekonomik kalkınmadaki temel rolüne dikkat çekildi. Erken Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen toprak reformları, üretimi artırmaya yönelik teşvikler ve çiftçiye sağlanan desteklerin ülke ekonomisinin güçlenmesinde önemli katkı sağladığı vurgulandı. Ayrıca 1980 sonrası dönemde uygulanan liberal politikalarla birlikte tarım sektörünün küresel piyasalara daha açık hale geldiği belirtildi. Seminerde günümüz tarım politikalarına da değinilerek sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve iklim değişikliği gibi konuların önem kazandığına dikkat çekildi. Etkinlik, soru-cevap bölümünden sonra Köyceğiz Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Hatice Ulusoy tarafından Bilgi Taşkıran’a Teşekkür Belgesi takdimi ile sona erdi.
Muğla Muğla Valiliği bahçesinde geleneksel Bayramlaşma töreni düzenlendi Muğla Valiliği tarafından Kurban Bayramı dolayısıyla geleneksel bayramlaşma töreni düzenlendi. Muğla Valilik bahçesinde gerçekleştirilen törene; milletvekilleri, mülki ve idari amirler, siyasi partilerin il başkanları ve temsilcileri, oda başkanları, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda Muğlalı vatandaş katıldı. Bayram tatilinin uzun olması ve vatandaşların kurban ibadetlerini rahatça yerine getirebilmesi amacıyla arife gününden bir gün önce düzenlenen törende, Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık katılımcılarla tek tek bayramlaşarak önemli açıklamalarda bulundu. Bayramların birlik, beraberlik, sevgi ve dostluk bağlarını pekiştiren mübarek günler olduğunu hatırlatan Akbıyık, Kurban Bayramı’nın özünde yatan teslimiyet ve paylaşma duygusunun önemine vurgu yaparak, toplumun tüm kesimlerinin, özellikle de yetimlerin, gazilerin ve engellilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Muğla’nın "yeryüzü cenneti" ve dünya çapında bir turizm merkezi olduğunu ifade eden Vali Akbıyık, bayram vesilesiyle Bodrum, Fethiye, Marmaris, Datça ve Ortaca gibi ilçelere çok yoğun bir ziyaretçi akını olduğunu söyledi. Trafik güvenliği için tüm tedbirlerin alındığını belirten Vali Akbıyık, şöyle konuştu: "Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik ekiplerimizle beraber tüm tedbirlerimizi aldık. Personelimiz bizatihi sahada, görevlerinin başında çalışıyor. Allah’a şükür şu ana kadar çok üzücü bir olay veya kaza meydana gelmedi. İnşallah bayram süresince de böyle devam eder. Hem ilimizi ziyaret eden misafirlerimizden hem de Muğlalı hemşerilerimizden ricamız; kurallara riayet etsinler, hız yapmasınlar ve mutlaka emniyet kemerlerini bağlasınlar. Bayramın sonu yine bayram olsun" Kış ve bahar aylarında Muğla’nın son 70 yılın en yüksek yağışını aldığını ve bu durumun bolluk bereket getirdiğini ifade eden Akbıyık, yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan yangın riskine karşı da uyarılarda bulundu: "Yağışlar bereket getirdi ancak havalar ısındıkça yangın riskini de beraberinde getirecek. Hem Muğlalılardan hem de misafirlerimizden özellikle izmarit, mangal ateşi gibi orman yangınına sebebiyet verecek ihmallerden kaçınmalarını rica ediyorum. Her yıl ciğerlerimiz yanıyor. Muğla’da Orman Bölge Müdürlüğümüz, Belediyemiz, STK’larımız, emniyetimiz, jandarmamız, AFAD’ımız ve vatandaşlarımızla tam bir seferberlik ruhuyla çalışıyoruz. İnşallah bu sene de aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz ve hiç yangın yaşanmamasını ümit ediyoruz" Vali İdris Akbıyık, konuşmasının sonunda dünyadaki mazlum Müslümanların yaşadığı acılara değinerek insani bir mesaj verdi: "Bu bayramın Gazze’de, Doğu Türkistan’da ve dünyanın neresinde mazlum bir insan varsa oraya da güzellikler getirmesini diliyorum. Maaflesef her yerde bayramlar bu kadar huzurlu geçmiyor. Gazze’de büyük bir soykırım, Doğu Türkistan’da ve başka yerlerde zulümler var. Gönlümüz ve kalbimiz onlarla beraber. Allah yardımcıları olsun. İnşallah bu bayramlar, onların da kurtuluşuna, bağımsızlığına ve özgürlüğüne vesile olur" Vali Akbıyık, konuşmasının ardından resmi programın Emniyet, Jandarma, Şehit Aileleri Derneği ve Şehitlik ziyaretleri ile devam edeceğini belirterek tüm katılımcılara teşekkür etti ve "Hayırlı, mutlu, güzel bir bayram dilerim" sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.