DİĞER SPORLAR - 17 Temmuz 2014 Perşembe 13:03

Güngör: ‘Kırkpınar güreşleri Edirne Belediyesi'nden alınmalı’

A
A
A
Güngör: ‘Kırkpınar güreşleri Edirne Belediyesi'nden alınmalı’

Tarihi Kırkpınar Güreşleri'nde başpehlivanlık yarışında 3. olan Abdullah Güngör, '653 yıldır yapılan tarihi Kırkpınar güreşlerinin Edirne Belediyesi'nden alınması lazım' dedi.

Edirne'de düzenlenen 653. Tarihi Kırkpınar Güreşleri'nde başpehlivanlık yarışında 3. olan Abdullah Güngör, Başpehlivanlığa Fatih Atlı'nın ulaşması sonucu altın kemerin Karadeniz'e gelmesinden mutluluk duyduğunu söyledi.

653. Tarihi Kırkpınar Güreşleri'nde 3. olan milli güreşçi Adbullah Güngör, İHA’ya özel açıklamalarda bulundu. Tarihi Kırkpınar güreşlerinden önce hazırlık yapmadığını söyleyen Abdullah Güngör, “Bu sene 653. Tarihi Kırkpınar Güreşleri'nde 3. oldum. Çünkü diğer arkadaşlarım hazırlanarak gidiyorlar ben hazırlanmadan gittim. Genellikle minder güreşçisi olduğum için kulübümde minder antrenmanları yaparak Kırkpınar’a gittim. Orada da çekilen kuram biraz güzeldi. Ben de iyi değerlendirdim ve Kırkpınar’da 3. oldum. Karadenizli Fatih Atlı da 1. oldu. Altın kemer Karadeniz'e geldiği için mutluluk yaşıyorum” dedi.

“KIRKPINAR'DAKİ EKSİKLİKLER BENİ ÜZÜYOR”
Milli güreşçi, Kırkpınar’ın 653 yıldır yapılan bir organizasyon olduğunu hatırlatarak, "Devlet büyüklerime şunu söylemek istiyorum; Kırkpınar’ın inanılmaz eksiklikleri var. Çok büyük organizasyonda büyük eksiklikler var. Bunu geçen gün de sayın Valimiz'e mektup yazarak dile getirdim. 653 yıldır yapılan tarihi Kırkpınar güreşlerinin Edirne Belediyesi'nden alınması lazım. Çünkü organizasyon çok zayıf. Sporcuların ödüllerinden yıkanma yerlerine, soyunma odalarından otopark’a, basın tribününe kadar çok eksiklikler var. UNESCO’ya girmiş Kırkpınar güreşlerimizdeki böyle eksiklikler beni üzüyor. Biz bu tarihi canlandıran başpehlivanlar olarak eksikliklerin giderilmesini istiyoruz. Çünkü bu organizasyon bizim ecdadımızdan geliyor. Devlet büyüklerimizden, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan şunu istiyorum; Kırkpınar’a bir el atılsın, eksikleri giderilsin. Örneğin bir at yarışında 1. olan bir jokeye 150 bin TL, atın sahibine ise 2,5 trilyon ücret ödeniyor. Kırkpınar’da 3. oldum 10 bin TL ödül aldım. 1. olan arkadaş 33 bin TL aldı. Bu tarihimize hak mı? Gerçekten bu konularda çok muzdaribiz. Bütün sporcu arkadaşlarımın bu konuda sıkıntıları çok. Bu konulara el atmasını istiyorum” diye konuştu.

“YAĞLI GÜREŞ BENİM İÇİN ÖN PLANA GEÇTİ”
Minderde başarısız olursa, yağlı güreşlere devam edeceğini ifade eden Güngör, ”Şu an mindere devam ediyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi sporcusuyum. İkisini de yapıyorum. Hangisinde madalya aldıysam ona yöneliyorum. Tabi yağlı güreş gönlümüzün köşesinde. Yağlı güreş benim için daha ön plana geçti. Kırkpınar'da hedefim altın kemer. Seneye çok iyi çalışacağım. Bu sene hiç çalışmadım, hazırlanmadım ama sene iyi çalışıp Kırkpınar'da zirve yapmak istiyorum” şeklinde konuştu.

“SAKATLANSAK ORTADA KALACAĞIZ”
Yağlı güreşlerde yarışan pehlivanlara destekçi olunması gerektiğini belirten Abdullah Güngör, "Yağlı güreş belediyelerin, sivil toplum örgütlerinin desteğiyle oluyor. Mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesi destek oluyor ama Tokat'ta, Samsun'da, Sinop’ta, Türkiye’nin çeşitli illerinde sporculara destek olunmuyor. Antalya burada bir ekol. Samsun'da 12 tane başpehlivan var. Ladik’te 6 tane başpehlivan var. 70 tane ilin başpehlivanı yok. Diğer iller ata sporuna destek olursa, peygamber sporumuza destek olursa, çok daha iyi pehlivanlar yetişeceğine inanıyorum. Bu iş destek işi. Maddi manevi destek olmaları lazım. Çoğu başpehlivanın maddi durumu yok, işi yok, kadrosu yok. Benim bile kadrom yok. Güreşiyoruz ama yarın bir gün sakatlansak ortada kalacağız. O kadar emek veriyoruz. Bu sporcularımıza, pehlivanlarımıza destek verelim. 75 milyonluk ülkede 50 tane başpehlivan var. Birçok arkadaşımızın iş imkanları yok, kadrosu yok. Çok vahim durumlar var. Bunların araştırılmasını istiyorum. Spor bakanımız araştırırsa daha iyi çözümler bulur” ifadelerini kullandı.

“SAYIN BAKANIMIZI ZİYARET EDECEĞİZ”
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın kendilerini görüşmeye davet ettiği dile getiren Güngör, "Kısmet olursa Recep Kara, Fatih Atlı ve ben Sayın Bakanımızı ziyaret edeceğiz. Sayın Bakanımız Ladik’e ziyaretlerde bulunuyor. Ladik’te baktı ki pehlivan var, oraya güzel bir yatırım yapıyorlar. Güzel bir güreş salonu yapıyorlar. Bakanımız'ın güzel, ciddi projeleri var. Yanına gideceğiz ve sıkıntılarımızı dile getireceğiz. Bir şeyler isteyeceğiz” açıklamasında bulundu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Vali Şahin Akçaabat’ta muhtarlarla buluştu Trabzon Valisi Tahir Şahin başkanlığında düzenlenen Muhtarlar Toplantısı, Akçaabat’ta geniş katılımla gerçekleştirildi. Erol Günaydın Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, kamu kurumlarının temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı. Toplantıda mahallelerde yürütülen çalışmalar, vatandaşlardan gelen talepler, sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı. Muhtarların mahallelerinde tespit ettikleri ihtiyaç ve beklentileri doğrudan dile getirdiği toplantıda, kamu kurumları ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve hizmetlerin daha etkin şekilde yürütülmesi konularında istişarelerde bulunuldu. Programda konuşan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Trabzon Valisi Tahir Şahin’e yeni görevinde başarılar dileyerek Akçaabat’ın geniş coğrafyaya yayılan güçlü bir ilçe olduğunu vurguladı. Başkan Ekim konuşmasında "Akçaabat’ımız 78 mahalleden oluşan, sahiliyle, yaylasıyla ve kırsalıyla geniş bir coğrafyaya yayılmış güçlü bir ilçedir. Yaklaşık 3 bin 300 kilometrelik yol ağımızla oldukça geniş bir alana hizmet sunuyoruz. Bu genişlik beraberinde önemli bir sorumluluğu da getiriyor. Bu noktada en önemli çözüm ortaklarımız mahallelerimizin gözü, kulağı ve sesi olan kıymetli muhtarlarımızdır. Muhtarlarımızla kurduğumuz güçlü iletişim ve koordinasyon sayesinde sorunları daha hızlı tespit ediyor ve öncelik sırasına göre çözüme kavuşturuyoruz. Çünkü biliyoruz ki yerelde başarı istişareyle ve ortak akılla mümkündür" dedi. Toplantı, muhtarların mahalleleriyle ilgili talep ve önerilerini dile getirmesi ve kurum temsilcileriyle yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Osmaniye Maç öncesi ortalık karıştı: Futbolcular kramponlarla darbedildi Osmaniye’nin Bölgesel Amatör Lig (BAL) temsilcisi Bahçespor’un, Anamur Belediyespor maçı öncesi soyunma odası koridorunda kavga çıktı, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Bölgesel Amatör Lig (BAL) 6. Grup’ta 1 Mart tarihinde oynanması planlanan ancak başlama vuruşu öncesi çıkan olaylar nedeniyle tatil edilen Anamur Belediyespor-Bahçespor müsabakasına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Anamur İlçe Stadı’nda oynanması planlanan karşılaşma öncesinde rakip takım futbolcuları, soyunma odası koridorunda Bahçespor’un bulunduğu bölümün önüne geldi. İddiaya göre kapı önünde bekleyen Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu, rakip oyuncuya tokalaşmak için elini uzattı. Ancak rakip futbolcunun Kılıçoğlu’na yumruk attı ve bu olayın ardından tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştü. İki takım oyuncularının dahil olduğu kavgada krampon ve fırça saplarının da kullanıldığı görüldü. Ortalığın bir anda adeta savaş alanına döndüğü olay, araya giren polis ekiplerinin müdahalesiyle güçlükle son buldu. Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu’nun adli muayene raporunda kaburgasında 2 kırık tespit edildiği, saldırıya uğrayan 2 Bahçesporlu futbolcunun raporlarında ise "krampon çivisi izi" bulunduğu belirtildi. Olayın ardından Bahçespor kafilesi, Anamur Kaymakamı’nın talimatı ve polis nezaretinde stadyumdan tahliye edildi. Soyunma odası koridorunda yaşanan saldırı anları güvenlik kamerasına yansıdı. Olayın ardından karşılaşma ileri bir tarihe ertelendi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Anadolu’nun kadim hafızası dünya sinemasıyla buluşuyor Bitlis’in yüzyıllara meydan okuyan geleneksel el sanatlarını ve bu zanaatlara ömrünü adamış son ustalarını konu alan "Zamanın Ustaları" belgesel sinema projesinden, ilk görüntüler yayınlandı. Uluslararası film festivallerinde Türkiye’yi temsil etme hedefiyle yola çıkan proje, bölgenin kültürel mirasına ışık tutuyor. Yapımcılığını ve yönetmenliğini, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde medya ve sinema alanında dersler veren, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Türk sinema tarihinin unutulmaz ismi Kemal Sunal’ın yeğeni akademisyen Doç. Dr. Gözde Sunal’ın üstlendiği "Zamanın Ustaları" (Timeless Masters), alışılagelmiş belgesel kalıplarının dışına çıkarak izleyiciye farklı bir anlatı tarzı sunuyor. Bitlis’in tarih kokan atmosferini de yansıtan belgesel, taşın ve toprağın hafızasını, uluslararası sinema standartlarında, şiirsel ve derinlikli bir görsel dille kayıt altına alıyor. Yaşayan hazineler ve son ustalar bir arada Filmde; UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen Adilcevazlı geleneksel baston ustası Cumali Birol’un, Bitlis’in yöresel ayakkabısı "Harik"in bölgedeki son temsilcisi Haydar Yılmaz’ın, Ahlat ve Bitlis taşının sırrını çözen taş işçiliği geleneğinin temsilcileri Emre Nacaroğlu ile Metin Coşkun’un ve Ahlat bastonculuğunun önemli isimlerinden, Kültür Bakanlığı sanatçısı ve Yaşayan İnsan Hazineleri envanterine kayıtlı Refa Gökbulak’ın zanaat yolculukları yer alıyor. Geleneksel zanaatların sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bağların ve yerel kimliğin taşıyıcısı olduğu gerçeğinden hareketle, modernleşme karşısında kaybolma riski taşıyan mirası belgeleyerek gelecek nesillere aktarmayı ve farkındalık oluşturmayı hedefleyen belgesel, toplumsal hafızayı güçlendirirken kültürel sürdürülebilirliğe de önemli katkılar sağlıyor. Ustanın elinden zamana düşen iz Sadece bir zanaat anlatısı olmanın ötesinde; sabır, zaman ve miras kavramlarını sorgulayan "Zamanın Ustaları", izleyiciyi sessiz bir tanıklığa davet ediyor. Film; taşın, ahşabın ve hariğin usta ellerde nasıl bir sanat eserine dönüştüğünü anlatırken, bu kadim geleneğin ardındaki derin felsefeyi de gözler önüne seriyor. Projenin yapımcısı ve yönetmeni Doç. Dr. Gözde Sunal, filmle ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Amacımız, sadece unutulmaya yüz tutmuş meslekleri belgelemek değil; bu topraklardaki sessiz emeği, evrensel bir sinema diliyle tüm dünyaya duyurmaktı. Bir ustanın çekici indirirken hissettiği o duyguyu, dünyanın diğer ucundaki bir izleyiciye de hissettirmek istedik. Bu film, Bitlis’ten dünyaya açılan bir kültür köprüsüdür." Uluslararası Festival Yolculuğu Özgün anlatımı ve güçlü görsel dünyasıyla dikkat çeken "Zamanın Ustaları", önümüzdeki aylarda dünya genelindeki prestijli film festivallerinde yarışarak Anadolu’nun kültürel mirasını uluslararası arenada temsil etmeyi hedefliyor.
Kocaeli Bakan Kacır: "İhracatımızı 273 milyar dolara çıkardık" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanındaki ilerlemesine dikkat çekerek, son 23 yılda sanayi katma değerinin 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükseldiğini, ihracatın ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıktığını söyledi. Bakan Kacır, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı’na geçen Kacır, burada İl Başkanı Şahin Talus, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve partililerle bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu. "Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz" Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanında önemli mesafeler kat ettiğini ifade eden Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ’aşk ile koşan yorulmaz’ diyerek ülkemizin her bir köşesini ihya etmek için canla başla hep birlikte gayret ediyoruz. Hep birlikte adeta bir demokrasi ve kalkınma destanı yazıyoruz. Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz. Son 23 yılda sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükselttik. İhracatımızı ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıkardık" dedi. "Yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik" Yerli ve milli savunma sanayi altyapısı inşa ettiklerini belirten Bakan Kacır, Türkiye’nin savunma sanayisinde güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurgulayarak, "Kabiliyetleriyle, teknolojisiyle, mühendisliğiyle dünyada ses getiren, geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten ve rekabetçi şekilde ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik. Türkiye’yi ticari araç, beyaz eşya, güneş paneli ve çelik üretiminde Avrupa liderliğine taşıdık. Bugün dünyada acımasız bir bölüşüm savaşı yaşanıyor. Kendi teknolojisini üretemeyen, kendi savunma sanayisini oluşturamayan milletlerin bu dönemde ayakta kalma şansı yok. Böylesi bir ortamda Türkiye, güçlü üretim kapasitesi ve derinleşen teknoloji ekosistemiyle sahada inisiyatif alan, kendi rotasını çizen, ilkelerinden asla taviz vermeyen ve masada sözünün ağırlığını hissettiren bir ülkedir" ifadelerini kullandı.