DİĞER SPORLAR - 17 Temmuz 2014 Perşembe 14:10

Geleceğin yıldızları İstanbul Cup'ta buluştu

A
A
A
Geleceğin yıldızları İstanbul Cup'ta buluştu

Yılın en büyük tenis turnuvası TEB BNP Paribas İstanbul Cup geleceğin yıldızlarını ağırlıyor. 16, 17, 18 ve 19 yaş WTA Dünya birincileri İstanbul’da bir araya geldi.

WTA'in 'Future is Here' konsepti altında, geleceğin Grand Slam şampiyonları olması beklenen genç tenisçiler İstanbul’da buluştu. Yaşıtları arasında dünyanın en yüksek WTA sıralamalarına sahip genç tenisçiler, geleceğin Williams’ı, Sharapova’sı, Hingis’i olarak gösteriliyor. İşte o geleceğin yıldız adayları:

ANA KONJUH

2013 Amerika Açık Juniors ve Avustralya Açık Juniors şampiyonu. Dünyanın en iyi 16 yaş oyuncusu Ana Konjuh, 2013 yılında Amerika Açık Juniors ve Avustralya Açık Juniors turnuvalarında şampiyonluk elde etti. Bu büyük başarıların ardından basamak atlayarak WTA turnuvaları oynamaya başlayan Konjuh, basamakları hızla tırmandı ve kısa sürede 139. sıraya yerleşti. Konjuh, TEB BNP Paribas İstanbul Cup turnuvasında istikrarlı performasına devam ediyor. Eleme maçlarında olağanüstü maçlar çıkararak Ana Tabloya kalma hakkı kazanan Konjuh, ana tablo ilk turunda Dünya 37 numarası Magdalena Rybarikova ile karşılaştı ve büyük bir başarıya imza atarak rakibini 3/6 6/3 6/4 skorla devirmeyi başardı.

BELINDA BENCIC

2013 Fransa Açık ve Wimbledon Juniors şampiyonu. Dünyanın en iyi 17 yaş oyuncusu Belinda Bencic, günümüzün Martina Hingis’i olarak görülüyor; o da tıpkı Hingis gibi İsviçre doğumlu ve Slovak asıllı. İki tenisçinin oyun stilleri de birbirine benzetiliyor. Martina Hingis’in annesi Melanie Molitor’un Bencic’in antrenörü olmasının bunda etkisi olabilir. Bencic, 2013 Fransa Açık ve Wimbledon Juniors turnuvalarında şampiyonluk elde etti. Genç yaşına rağmen, WTA turnuvalarındaki üstün performansı ile dünya sıralamasında 62. sıraya yerleşti. Gelecek vadeden tenisçi, markalar tarafından da keşfedilmiş durumda. Bencic’in tam 11 sponsoru var. TEB BNP Paribas İstanbul Cup’a ana tablodan katılmaya hak kazanan Bencic, şanssız bir kura çekti ve turnuvanın ilk turda 1. seribaşı Caroline Wozniacki ile eşleşti ve elendi.

DONNA VEKIC

2013 Malezya WTA şampiyonu. 18 yaşındaki tenisçiler arasında dünyanın en başarılı oyuncusu olan Donna Vekic, Hırvatistan doğumlu. Daha iyi şartlarda antrenman yapabilmek için küçük yaşta İngiltere’ye taşınan Vekic, Tim Henman’ın eski antrenörü David Felgate tarafından çalıştırılıyor. Felgate’e göre Vekic, Tim Henman’dan bile daha fazla umut vadediyor ve son dönemdeki başarıları düşünülürse, ilk 10 tenisçi arasında yer alması kaçınılmaz. WTA klasmanında 74 numara olan Vekic, 2013 yılında Malezya’da gerçekleşen WTA turnuvasında şampiyonluk elde ederek büyük bir başarıya imza attı. TEB BNP Paribas İstanbul Cup turnuvasında ilk turda 3 numaralı seribaşı Klara Koukalova ile eşleşen Vekic, kıran kırana geçen 3 setlik maç sonrasında rakibine teslim oldu.

ELINA SVITOLINA

2012 Hindistan, 2013 Bakü WTA şampiyonu. Yaşıtları arasında dünyanın en yüksek sıralamasına sahip 19 yaşındaki Elina Svitolina, Ukrayna doğumlu. Ukrayna’da çok zor şartlar altında antrenman yapmaya çalışan Svitolina, daha iyi şartlara sahip olabilmek için küçük yaşta önce Belçika’ya sonra da Fransa’ya taşındı. Svitolina WTA klasmanında 35. sırada ve geleceğin yıldızları arasında en yüksek sıralamaya sahip oyuncu. Yaşıtları ile performansını karşılaştırması istendiğinde şaşırtıcı bir cevap veriyor: "Benim için sıralamanın önemi yok. Ben her zaman kendi oyunuma konsantre oluyorum ve yalnızca önümdeki maçı kazanmaya odaklanıyorum."
Svitolina, 2012’de Hindistan, 2013’te Bakü’de katıldığı WTA turnuvalarında şampiyonluk elde etti. TEB BNP Paribas İstanbul Cup turnuvasının 4. seribaşı tenisçi, ilk tur maçını Kovinic’e karşı 3 setlik bir mücadele sonucunda kazanarak 2. tura adını yazdırdı. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Maç öncesi ortalık karıştı: Futbolcular kramponlarla darbedildi Osmaniye’nin Bölgesel Amatör Lig (BAL) temsilcisi Bahçespor’un, Anamur Belediyespor maçı öncesi soyunma odası koridorunda kavga çıktı, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Bölgesel Amatör Lig (BAL) 6. Grup’ta 1 Mart tarihinde oynanması planlanan ancak başlama vuruşu öncesi çıkan olaylar nedeniyle tatil edilen Anamur Belediyespor-Bahçespor müsabakasına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Anamur İlçe Stadı’nda oynanması planlanan karşılaşma öncesinde rakip takım futbolcuları, soyunma odası koridorunda Bahçespor’un bulunduğu bölümün önüne geldi. İddiaya göre kapı önünde bekleyen Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu, rakip oyuncuya tokalaşmak için elini uzattı. Ancak rakip futbolcunun Kılıçoğlu’na yumruk attı ve bu olayın ardından tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştü. İki takım oyuncularının dahil olduğu kavgada krampon ve fırça saplarının da kullanıldığı görüldü. Ortalığın bir anda adeta savaş alanına döndüğü olay, araya giren polis ekiplerinin müdahalesiyle güçlükle son buldu. Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu’nun adli muayene raporunda kaburgasında 2 kırık tespit edildiği, saldırıya uğrayan 2 Bahçesporlu futbolcunun raporlarında ise "krampon çivisi izi" bulunduğu belirtildi. Olayın ardından Bahçespor kafilesi, Anamur Kaymakamı’nın talimatı ve polis nezaretinde stadyumdan tahliye edildi. Soyunma odası koridorunda yaşanan saldırı anları güvenlik kamerasına yansıdı. Olayın ardından karşılaşma ileri bir tarihe ertelendi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Anadolu’nun kadim hafızası dünya sinemasıyla buluşuyor Bitlis’in yüzyıllara meydan okuyan geleneksel el sanatlarını ve bu zanaatlara ömrünü adamış son ustalarını konu alan "Zamanın Ustaları" belgesel sinema projesinden, ilk görüntüler yayınlandı. Uluslararası film festivallerinde Türkiye’yi temsil etme hedefiyle yola çıkan proje, bölgenin kültürel mirasına ışık tutuyor. Yapımcılığını ve yönetmenliğini, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde medya ve sinema alanında dersler veren, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Türk sinema tarihinin unutulmaz ismi Kemal Sunal’ın yeğeni akademisyen Doç. Dr. Gözde Sunal’ın üstlendiği "Zamanın Ustaları" (Timeless Masters), alışılagelmiş belgesel kalıplarının dışına çıkarak izleyiciye farklı bir anlatı tarzı sunuyor. Bitlis’in tarih kokan atmosferini de yansıtan belgesel, taşın ve toprağın hafızasını, uluslararası sinema standartlarında, şiirsel ve derinlikli bir görsel dille kayıt altına alıyor. Yaşayan hazineler ve son ustalar bir arada Filmde; UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen Adilcevazlı geleneksel baston ustası Cumali Birol’un, Bitlis’in yöresel ayakkabısı "Harik"in bölgedeki son temsilcisi Haydar Yılmaz’ın, Ahlat ve Bitlis taşının sırrını çözen taş işçiliği geleneğinin temsilcileri Emre Nacaroğlu ile Metin Coşkun’un ve Ahlat bastonculuğunun önemli isimlerinden, Kültür Bakanlığı sanatçısı ve Yaşayan İnsan Hazineleri envanterine kayıtlı Refa Gökbulak’ın zanaat yolculukları yer alıyor. Geleneksel zanaatların sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bağların ve yerel kimliğin taşıyıcısı olduğu gerçeğinden hareketle, modernleşme karşısında kaybolma riski taşıyan mirası belgeleyerek gelecek nesillere aktarmayı ve farkındalık oluşturmayı hedefleyen belgesel, toplumsal hafızayı güçlendirirken kültürel sürdürülebilirliğe de önemli katkılar sağlıyor. Ustanın elinden zamana düşen iz Sadece bir zanaat anlatısı olmanın ötesinde; sabır, zaman ve miras kavramlarını sorgulayan "Zamanın Ustaları", izleyiciyi sessiz bir tanıklığa davet ediyor. Film; taşın, ahşabın ve hariğin usta ellerde nasıl bir sanat eserine dönüştüğünü anlatırken, bu kadim geleneğin ardındaki derin felsefeyi de gözler önüne seriyor. Projenin yapımcısı ve yönetmeni Doç. Dr. Gözde Sunal, filmle ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Amacımız, sadece unutulmaya yüz tutmuş meslekleri belgelemek değil; bu topraklardaki sessiz emeği, evrensel bir sinema diliyle tüm dünyaya duyurmaktı. Bir ustanın çekici indirirken hissettiği o duyguyu, dünyanın diğer ucundaki bir izleyiciye de hissettirmek istedik. Bu film, Bitlis’ten dünyaya açılan bir kültür köprüsüdür." Uluslararası Festival Yolculuğu Özgün anlatımı ve güçlü görsel dünyasıyla dikkat çeken "Zamanın Ustaları", önümüzdeki aylarda dünya genelindeki prestijli film festivallerinde yarışarak Anadolu’nun kültürel mirasını uluslararası arenada temsil etmeyi hedefliyor.
Kocaeli Bakan Kacır: "İhracatımızı 273 milyar dolara çıkardık" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanındaki ilerlemesine dikkat çekerek, son 23 yılda sanayi katma değerinin 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükseldiğini, ihracatın ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıktığını söyledi. Bakan Kacır, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı’na geçen Kacır, burada İl Başkanı Şahin Talus, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve partililerle bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu. "Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz" Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanında önemli mesafeler kat ettiğini ifade eden Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ’aşk ile koşan yorulmaz’ diyerek ülkemizin her bir köşesini ihya etmek için canla başla hep birlikte gayret ediyoruz. Hep birlikte adeta bir demokrasi ve kalkınma destanı yazıyoruz. Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz. Son 23 yılda sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükselttik. İhracatımızı ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıkardık" dedi. "Yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik" Yerli ve milli savunma sanayi altyapısı inşa ettiklerini belirten Bakan Kacır, Türkiye’nin savunma sanayisinde güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurgulayarak, "Kabiliyetleriyle, teknolojisiyle, mühendisliğiyle dünyada ses getiren, geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten ve rekabetçi şekilde ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik. Türkiye’yi ticari araç, beyaz eşya, güneş paneli ve çelik üretiminde Avrupa liderliğine taşıdık. Bugün dünyada acımasız bir bölüşüm savaşı yaşanıyor. Kendi teknolojisini üretemeyen, kendi savunma sanayisini oluşturamayan milletlerin bu dönemde ayakta kalma şansı yok. Böylesi bir ortamda Türkiye, güçlü üretim kapasitesi ve derinleşen teknoloji ekosistemiyle sahada inisiyatif alan, kendi rotasını çizen, ilkelerinden asla taviz vermeyen ve masada sözünün ağırlığını hissettiren bir ülkedir" ifadelerini kullandı.