MAGAZİN - 12 Eylül 2022 Pazartesi 11:23

Dünyaca ünlü miSlovenmar, Mimar Sinan’ın eserlerine hayran kaldı

A
A
A
Dünyaca ünlü miSlovenmar, Mimar Sinan’ın eserlerine hayran kaldı

İstanbul'u ziyaret eden dünyaca ünlü mimar Sandi Pirs, “Mimar Sinan’ın eserlerine hayran kaldım. Mimarlığın kalbi İstanbul’da atıyor" dedi.

Viyana merkezli MC ART mimarlık şirketi, İstanbul'da açacağı yeni şubesi için 9 Eylül Cuma akşamı Taksim'deki bir otelde lansman programı düzenledi. Şirketin kurucusu Melec Çakmak'a dünyaca ünlü Slovenyalı mimar Sandi Pirs eşlik etti. Lansmana sanat ve müzik camiasından birçok ünlü isim katıldı. TGRT Euro kanalında yayınlanan “Nasuh İstanbuli ile Gündem” programında ise ünlü mimar Sandi Pirs, Ahmet Selçuk İlkan, Sandi Pirs, Ferman Toprak, Faik Öztürk, Safiye Soyman gibi ünlü isimler konuk oldu.

“İstanbul mimarlığın kalbidir”

İstanbul’a hayran kalan Sandi Pirs, “İstanbul mimarlığın kalbidir. İstanbul büyük eserlerin yer aldığı ve her mimarın gelip görmesi gereken yerlerden biridir. Dünyanın en büyük mimarları bu şehirde yetişmiş ve bu şehirde büyük eserleri bulunmaktadır. Birçok cami medrese ve yapılar bunların en büyük örneğidir” dedi.

"Hiçbir zaman özel hayatımı mesleğimin önüne çıkartmadım"

Nasuh İstanbuli'ye konuşan ünlü bestekar Ahmet Selçuk İlkan ise “Herkes şiir okuyabilir ama herkes şair olamaz. Şair adam zamana, yıllara meydan okuyandır. Şair adam duygusal olarak yalnızdır ve yalnızlığı ona şiir yazdırır. Gençler duygularını ve aklını ortaya koyarak çok güzel işler başarabilir. Hiçbir zaman özel hayatımı mesleğimin önüne çıkartmadım. Ben sanatımla gündeme gelmek isterim” diye konuştu.

Dünyaca ünlü miSlovenmar, Mimar Sinan’ın eserlerine hayran kaldı

"Yakın zamanda yeni albüm çıkacak"

Safiye Soyman ise, “Yakın zamanda yeni albüm çıkacak. Müzik hayatımın bir parçası, müziksiz durmak susuz durmak gibidir” ifadelerini kullandı.

Ayağının tozuyla Katar’dan geldiğini belirten Faik Öztürk “Bizim önceliğimiz başarılı olmamızdır bu yüzden gece gündüz demeden çalışıyoruz. Çalışmak başarıyı getirir” şeklinde konuştu.
Faik Öztürk'ün tarzı ise dikkat çekti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Büyükincirli köyünde incirin yalnızca adı kaldı Yozgat merkeze bağlı Büyükincirli köyü, ismini asırlar önce topraklarında yetişen bereketli incir ağaçlarından almasına rağmen, günümüzde tek bir incir ağacı dahi yetişmiyor. Anadolu’nun kadim yerleşim yerlerinden biri olan Yozgat’ta yer alan Büyükincirli köyü, rivayete göre incir ağaçlarına sahip olduğu dönemlerde bu ismi aldı. Ancak değişen iklim şartları, zamanla kuruyan su kaynakları ve tarımsal dönüşüm, köyün simgesi olan incir ağaçlarını tarihin tozlu sayfalarına gömdü. "Büyük incir ağacından dolayı köyümüzün adı ‘Büyükincirli’ olmuş" Büyükincirli köyü muhtarı Sedat Zorlusoy, "1800’lü yıllarda Osmanlı Devleti zamanında köyümüz kayıt altına alınmaya başladı. Fakat köyümüzün kuruluşu 1500’lü yıllara dayanıyor. O dönemlerde iklim şartlarına uygun benim köyümde incir ağacı yetişiyordu. İncir ağacı varmış ve o incir ağacından dolayı köyümüzün ismi Büyükincirli. Yozgat’ta iki tane ‘İncirli’ köyü vardır. Birisi Büyükincirli diğeri Küçükincirli olarak kayıtlara geçer. Benim köyümdeki incir ağacının boyunun büyük olmasından dolayı Büyükincirli adını almıştır. Küçükincirli’deki ağacın boyunun kısalığından dolayı orası da Küçükincirli olarak kayıtlara geçmiştir. Belli zamanlardan sonra iklim değişikliklerinden veya bakımsızlıktan dolayı o incir ağacı kuruduktan sonra köyümüzde caminin bahçesine o zaman yaşamış atalarımız tarafından dut ağacı dikilmiştir. Tekrar incir yetiştirme çalışmalarına ben başladım, devam ediyorum. İnşallah tekrar bu köyde incir ağacı yetiştirebiliriz" dedi. "Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum" Köylerinde incir ağacı yetiştiğini göstermek istediğini söyleyen Zorlusoy, "Görkemli Hatıralar programında Yozgat’ın tanıtımı yapılırken incir uyutması tatlısının Yozgat’a ait bir tatlı olduğu gerçeği ortaya konuldu. Yozgat’ta incir yetişmezken incir tatlısının nasıl Yozgat’tan doğduğu sorgulaması geldi. Aydın bölgesi incir yatağıyken neden bu tatlı Yozgat’tan doğmuştur? 1500’lü, 1800’lü yıllarda burada bir incir ağacı yetişmiş. Anadolu’daki insanlarımızın geçimi tarım ve hayvancılıkla olduğundan incir ve sütü buluşturup bir tatlının üretilmesinin gayet normal olduğu ve bu tatlının da buradan çıkmış olma ihtimalini dile getirmek için bu röportajı yaptım. Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum. Köyümün görünürlüğünü tanınırlığını daha çok arttırmak istiyorum. Köyümüzde ve Yozgat’ımızda güzel şeyler olsun istiyorum" dedi. Bugün Büyükincirli köyünde meyve veren incir ağaçları bulunmasa da köyün ismi bu tarihi bağın kanıtı olarak görülüyor. Köy halkı bu tarihin araştırılmasını ve bölgenin geçmişteki bitki örtüsünün incelenmesini istiyor.