DÜNYADAN FUTBOL - 13 Temmuz 2012 Cuma 17:23

Dünya şampiyonu boksör Türk antrenörle çalışmak istiyor

A
A
A
Dünya şampiyonu boksör Türk antrenörle çalışmak istiyor

8 Eylül tarihinde Rusya’nın başkenti Moskova’da dünya şampiyonluğu için Vitali Klitshko ile ringe çıkacak olan boksör Manuel Char, dünyanın en iyi antrenörleri arasında gösterilen Türk Çalıştırıcı Bülent Başer ile çalışmak istediğini açıkladı.

8 Eylül tarihinde Rusya’nın başkenti Moskova’da dünya şampiyonluğu için Vitali Klitshko ile ringe çıkacak olan boksör Manuel Char, dünyanın en iyi antrenörleri arasında gösterilen Türk Çalıştırıcı Bülent Başer ile çalışmak istediğini açıkladı.

8 Eylül’de Dünya Şampiyonu Vitali Klitschko ile ringe çıkacak olan Mahmud Omeriad Char, ünlü Türk antrenörü Bülent Başer’e övgüler yağdırarak, “O dünyanın en iyi antrenörüdür. Kendisiyle daha önce çalıştım ve maçlara çıktım. Bu maçlardan birisi de gümüş kemer şampiyonasıydı. Başer ile birlikte bu kemeri kazandık. Kendisinin bu kemerde büyük bir emeği var. Bülent Başer, benim için bir ağabey gibidir. Çok karakterli ve dürüst bir insandır. Aynı zamanda da dünyanın en iyi antrenörlerinden birisidir. Sizin aracılığınızla kendisine bir kez daha çağrıda bulunmak istiyor ve kendisiyle birlikte çalışmak istiyorum. Kendim de Müslüman olduğum için bir Müslüman antrenörle bu önemli maça hazırlanmak istiyorum” dedi.

“MÜSLÜMANLAR ADINA DÖVÜŞECEĞİM”

Yaptığı açıklamada zaman, zaman Türkçe konuşan Char, ünlü Türk futbolcu kardeşler Altıntoplarla birlikte büyüdüğünü ve onlardan Türkçe öğrendiğini belirterek, “Birçok Türk arkadaşım var. İbrahim Tatlıses ve Tarkan en çok dinlediğim sanatçılar arasındadır. Ben tüm Müslümanlar adına ringe çıkarak onlar için dövüşeceğim. Ben bir Müslüman savaşçıyım. Maalesef ismimi değiştirmek zorunda kaldım. Sauerland boks kulübüne dövüşürken bana ismimi değiştirmezsem sözleşme yapmayacakların söylediler. Parasız ve işsiz olduğum için istemeyerekte olsa bunu kabul etmek zorunda kaldım. Şayet bir Müslüman televizyon kanalı bana sponsorluk yaparsa yine Müslüman ismimle dövüşmeye hazırım. Almanya’da dövüştüğüm sürece bu ismi kullanmak zorundayım” diye konuştu.

“AİLEMİ KURTARMAK İÇİN DÖVÜŞECEĞİM”
Ailesiyle birlikte Lübnan’daki savaştan kaçtıklarını söyleyen Manuel Char, “Altı kardeşin en küçüğüyüm. Babamı Lübnan’daki savaşta kaybettim. Dede ve ninem de öldürüldü. Bize bakan amcamı da kaybedince annem altı kardeşimi de alarak kaçtı ve Almanya’ya sığınmacı olarak yerleştik. İltica olduğum için ben ve ailemin çalışma müsaademiz yok, pasaportumuz yok. Ailemi kurtarmak için dövüşeceğim. Bu dünya şampiyonluk maçına çıkabilmek için beş maç para almadan dövüştüm. Daha önce kazandıklarımla finanse ettim ve yetmedi etraftan borç aldım. Şu anda zor durumdayım çok borcum var bu maçtan kazandıklarımla ailemi kurtarmayı ve borçlarımı ödemeyi planlıyorum. Tüm Müslüman aleminden destek bekliyorum” şeklinde duygularını ifade etti.

"EROL CEYLAN DEĞERLİ BİR PROMOTÖR"

EC Bokspromotion Şefi Erol Ceylan’ın hakkında da övgüyle bahis eden Char, Erol Ceylan’ın dünyanın en iyi promotörleri arasında olduğunu söyleyerek, “Erol Ceylan ile birlikte çalışma imkanım oldu ve kendisinden çok memnunum. O dünyanın en iyi promotörüdür” ifadelerini kullandı.

BÜLENT BAŞER: “MANUEL CHAR İLE ARAMIZDA BİR SOĞUKLUK OLUŞTUMUŞTU”

Ünlü Türk Çalıştırıcı Bülent Başer ise, Manuel Char ile daha öncede çalıştıklarını hatırlatarak, “Kendisini Sinan Şamil Sam ile sparring dövüşleri yaptığı dönemlerden tanıyorum. O dönemler de bizim öğrencimiz idi. Son beş maçanda da Char’ı ben çalıştırdım. Ağır sıklette Gümüş kemeri ben ve Erol Ceylan kendisine kazandırmak için çok büyük mücadeleler verdik ve sonunda bunu başardık. Yalnız Gümüş kemeri aldıktan sonra etrafındakiler onu kışkırttılar ve o da biraz değişik havalara girdi. Aramızda bir soğukluk oluştu. Şimdi yeni gelişmeler sonunda Char’ın söylediklerini de değerlendirerek samimiyet testi yapacağız ve önümüzdeki günlerde kararımızı vereceğiz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ ile ICESCO arasında akademik işbirliği köprüsü Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (ICESCO) ile Arap dili ve akademik araştırmalar başta olmak üzere pek çok alanda işbirliğini öngören kapsamlı bir protokole imza attı. Rektörlük Yönetim Kurulu Salonunda düzenlenen törende; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, ICESCO temsilcisi Prof. Dr. Mecdî Hâc İbrahim, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Apak, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İsmail Güler, BM nezdinde Arap Birliği Daimi Temsilciliği Başkan Yardımcısı Dr. Nasiriya Fliti ve ICESCO Temsilcisi Dr. Enes Al-Naimi hazır bulundu. İki kurum arasında akademik birikimin paylaşılmasını ve bilimsel araştırmaların desteklenmesini öngören bu işbirliği ile önümüzdeki süreçte Arapça öğretimi, ortak projeler ve kültürel faaliyetlerin hız kazanması hedefleniyor. İmza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmaya kararlı olduklarını ifade etti. Bu protokolün özellikle Arap dili ve ilgili akademik branşlarda yeni bir dönemin kapısını aralayacağını belirten Rektör Yılmaz, ICESCO gibi prestijli bir kurumla kurulan bağın, hem öğrencilerin hem de araştırmacıların vizyonuna büyük katkı sunacağını dile getirdi. Yılmaz ayrıca, bu tür ortaklıkların kurumsal kapasiteyi güçlendirme noktasındaki stratejik önemine vurgu yaparak, hayata geçirilecek projelerin sonuçlarını görmeyi sabırsızlıkla beklediklerini kaydetti. ICESCO temsilcisi Prof. Dr. Mecdî Hâc İbrahim ise BUÜ gibi köklü bir eğitim kurumuyla işbirliği yapmaktan duydukları memnuniyeti paylaştı. Akademik çalışmaların ulusal sınırları aşarak uluslararası düzeyde yaygınlaştırılmasının önemine değinen İbrahim, imzalanan bu metnin sadece kağıt üzerinde kalmayacağını; konferanslar, seminerler ve ortak çalıştaylarla yaşayan bir sürece dönüşeceğini belirtti. Özellikle bilimsel yayıncılığın güçlendirilmesi ve araştırmacılar arası etkileşimin artırılması noktasında BUÜ’nün sahip olduğu potansiyelin ICESCO için çok kıymetli olduğunu sözlerine ekledi.
Kahramanmaraş Okul saldırısından önce öleceğini hissetmiş Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 9 öğrenciden biri olan 11 yaşındaki Bayram Nabi Şişik’in babası İsmail Şişik, olaydan önce oğlunun davranışlarının değiştiğini, kendilerine daha düşkün olduğunu, bir yere gidecekmiş gibi eşyalarını düzenleyip bazılarını bantlayarak kutuladığını söyledi. Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Bayram Nabi Şişik’in anne ve babası Bayram’ın mezarını ziyaret ediyor. Baba Mezarına çiçekler ekip, Kur’an-ı Kerim okuyan aile gözyaşlarına hakim olamadı. Bayram Nabi’nin babası İsmail Şişik, eğitim sisteminde millileşmeye vurgu yaparak, "Çok zor bir süreçten geçiyoruz. Hepimizin evlatları var. Bu yaşanan olayın bir milat kabul edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Artık sadece öğretim değil, gerçek anlamda eğitimin ne kadar önemli olduğunu görmemiz gerekiyor. Eğitimde millileşme olmalı. Bu çocuklar bize bunu yaşayarak anlattı. Bundan ders çıkarmak zorundayız. Eğitim ailede başlar, okulda devam eder, sokakta sürer. Ahlak her yerde ahlaktır. Bizim değerlerimiz var; dinimiz doğruluğu, dürüstlüğü ve iyiliği emrediyor. Bu çocuklar da tertemiz, günahsız evlatlardı. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. Şişik, yaşanan olayın ülke için bir dönüm noktası olması gerektiğini belirterek, "Ülkemiz için bu olay bir dönüm noktası olmalı. Eğitim sistemi, aile yapısı, dijital platformlar baştan sona gözden geçirilmeli. Siyasilerimize, öğretmenlerimize ve ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Gerekli adımlar atılmazsa kaybeden biz oluruz. İsimlerinin yaşatılmasını istiyoruz. Bu acı unutulmamalı. Toplum zaten vicdanında bu çocukları ölümsüzleştirdi. Devlet büyüklerimizin de bu olayı unutturmaması, gerekli düzenlemeleri yapması gerekiyor. Bazı avukatlar arayıp tazminat davası açmamızı önerdi. Ancak biz devletimize dava açacak bir konumda değiliz. Devlet bizim devletimiz. Çocuğumuzun bir tel saçını dünyadaki hiçbir maddiyatla değişmeyiz. Parayla ölçülemez. Biz evladımızın şehit olduğuna inanıyoruz. İnancımız tam. Onun daha güzel bir yerde olduğuna, bizi karşılayacağına inanıyoruz" diye konuştu. ’Bir yere gidecekmiş gibi hazırlık yapmıştı’ Oğlunun son gün bir yere gidecekmiş gibi odasındaki eşyaları toparlayıp kutuladığını ifade ederek, "Evladımız son zamanlarda farklı davranıyordu. Daha düşkün olmuştu. Eşyalarını düzenlemiş, bazılarını bantlayıp kutulamıştı. Sanki bir yere gidecekmiş gibi hazırlık yapmış. Kendisi de biliyordu bence çünkü daha da düşkünleşmişti bize. O zaman anlayamadık ama şimdi bakınca sanki gideceğini hissetmiş gibi geliyor. Bazen gelip tekrar tekrar sarılırdı, vedalaşır gibi davranırdı. Son zamanlarda akşamları üç dört kere gelip bizi öper uyurdu. Bu durum şimdi aklımıza geldikçe yüreğimizi daha da yakıyor. Akşam odasından mis gibi koku geliyordu saatlerce ağladık. Odada kimse yok giriyoruz çıkıyoruz çok zor. Biz evladımıza her zaman okula giderken bunun bir görev, bir ibadet olduğunu söylerdik. Besmeleyle başlamasını isterdik. O da bu bilinçle hareket ederdi. Çok temiz, çok iyi bir çocuktu. Rabbim mekanını cennet eylesin. Biz de ona layık bir anne-baba olmaya çalışacağız. Bu olaydan hepimizin ders çıkarması gerekiyor. Aile çok önemli. Çocukların takibi, eğitimi ve ahlaki gelişimi ihmal edilmemeli. Toplum olarak değerlerimize sahip çıkmazsak bu acılar tekrar yaşanır. Bu yüzden herkes üzerine düşeni yapmalı, gerekli tedbirler alınmalı" dedi.