DÜNYADAN FUTBOL - 09 Mart 2012 Cuma 23:20

Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nda ilk gün

A
A
A
Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nda ilk gün

14. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası İstanbul'da, Ataköy Atletizm Salonu'nda başladı. İlk gün akşam seansında erkeklerde 3, kadınlarda 2 olmak üzere toplam 5 Türk sporcu yarıştı.

14. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nda kadınlar 60 metre engellide, elemelerin ardından 16 atlet yarı finale yükseldi. Ataköy Atletizm Salonu'nda yapılan organizasyonun ilk gün akşam seansında, kadınlar 60 metre engellinin elemeleri 4 seride yapıldı. Her seride ilk 3 sırayı alan atletler ve ilk 3'ün ardından en iyi dereceyi elde eden 4 atlet olmak üzere toplam 16 sporcu yarı finale kaldı. Geçtiğimiz yıl IAAF tarafından Usain Bolt ile birlikte dünyada yılın atleti seçilen ve 60 metre engellinin en büyük favorisi olan Avustralyalı Sally Pearson, 1. seride 7.85'lik derecesiyle ilk sırada yer alarak, yarı finale çıktı. Pearson, tüm seriler sonunda da genel sıralamada 1. oldu.

Bu arada, 2. seride ABD'li Kristi Castlin ile Jamaikalı Vonette Dixon, starta problem yaşadı ve yarışı bıraktılar. Kadınlar 60 metre engellide yarı final, yarın saat 17.10'da koşulacak.

ASLI ÇAKIR ALPTEKİN, TÜRKİYE REKORU KIRARAK FİNALE KALDI

14. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nda kadınlar bin 500 metrede Aslı Çakır Alptekin, Türkiye rekoru kırarak finale kaldı. Ataköy Atletizm Salonu'ndaki müsabakaların ilk gün akşam seansında kadınlar bin 500 metrede ilk tur müsabakaları koşuldu.

Serilerini ilk üç sırada tamamlayan ve bunlar dışında en iyi ilk 3 dereceyi elde eden atletlerin finale kalacağı yarışta ikinci seride koşan milli sporcu, ilk 800 metreyi önde geçti. Milli atlet, rakiplerinin atakları üzerine geriye düşmesine karşın, ön sıralardaki rakiplerinden kopmayarak yarışı 4.09.30'luk derecesiyle 5. sırada tamamladı. Yarışta ilk sırayı Faslı Mariem Alaoui Selsouli 4.08.56'lık derecesiyle elde etti.
Yarışı 5. tamamlamasına karşın en iyi ilk üç dereceden birinin sahibi olan Aslı Çakır Alptekin, finale kalmayı başarırken, 4.10.95'lik derecesiyle Ayşen Barak'a ait 11 yıldır kırılamayan Türkiye rekorunu da kırdı. Aslı Çakır Alptekin, genel sıralamada da 5. sırada yer aldı.

Kadınlar bin 500 metrede final müsabakası yarın saat 18.00'de koşulacak.

ALPER KULAKSIZ, 14. OLARAK ELENDİ

14. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nda erkekler uzun atlama elemelerinde Türk atlet Alper Kulaksız, 14. olarak elendi. Akşam seansında yapılan ve 15 sporcunun yarıştığı erkekler uzun atlama elemelerinde, ilk hakkında 7.42'lik derece elde eden Alper, ikinci hakkında 7.15 atlarken, üçüncü hakkında geçersiz bir atlayış yaptı. Alper, 7.42'lik derecesiyle 14. olarak şampiyonaya veda etti.
Elemelerde 8.00'lık derece veya en iyi ilk 8 dereceyi elde eden atletlerin finale kalacağı erkekler uzun atlamada, Brezilyalı Mauro Vinicius Da Silva, 8.28'lik derecesiyle bu yılın en iyi derecesini elde ederek, 1. sırada finale yükseldi.

Elemelerin sonunda finale kalan 8 atlet, yarın 18.50'de finalde madalya için mücadele edecek.

İlk günde 400 metrede piste çıkan Ali Ekber Kayaş, şampiyonaya yarı finalde veda etti. 400 metrede yarışan milli atlet Ali Ekber Kayaş, yarı final 2. seride 6 atletin arasında 48.16'lık derecesi ile 5. olarak şampiyonaya veda etti. Sudanlı atlet Rabah Yousif'in sakatlığı nedeniyle ilk metrelerde yarı bırakmak zorunda kalırken 1.'liği ise Bahama Adaları'ndan Chris Brown 46.37'lik derecesi ile elde etti.
Bu arada Kayaş, 400 metrede koşan 18 atlet arasında 14. oldu.

400 metre kadınlar koşusunun yarı finalinde piste çıkan milli atlet Meliz Redif 54.48'lik derecesi ile 6 atletin katıldığı yarı final 3. seride sonuncu olarak elendi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bahçesaray yolunda çalışmalar devam ediyor Van’da kış mevsiminin çetin geçtiği bölgelerden biri olan Bahçesaray’da, yaklaşık 5 aydır kapalı olan yolun açılması için çalışmalar devam ediyor. Yoğun kar yağışı, tipi ve çığ tehlikesi nedeniyle ulaşıma kapanan yol, ekiplerin zorlu mücadelesi başladı. Çetin kış şartları ve bitmek bilmeyen kar yağışı nedeniyle yaklaşık 5 aydır dünyayla bağlantısı kesilen Van-Bahçesaray kara yolunda, ekiplerin hummalı çalışmasıyla yol açma mücadelesi başladı. Her yıl kış aylarında metrelerce karla kaplanan ve çığ tehlikesi nedeniyle güvenlik gerekçesiyle kapatılan 3 bin rakımlı Karabet Geçidi, Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü ekiplerinin iş makineleriyle bölgeye girmesiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor. "Kar kalınlığı bazı noktalarda 5 metreyi buluyor" Aralık ayından bu yana kapalı olan yolda, ekipler devasa kar yığınları ile mücadele ediyor. Yolun en kritik noktalarında kar yüksekliği yer yer 4-5 metreye ulaştığı görülüyor. Çığ riskine karşı kontrollü bir şekilde ilerleyen ekipler, yolun ulaşıma açılmasıyla Bahçesaray ilçesinin Van merkez ile olan bağlantısını tekrar sağlayacak. Yol kapalı olduğu süre boyunca vatandaşlar Bitlis’in Hizan ilçesi üzerinden çok daha uzun bir rotayı kullanmak zorunda kalıyordu. "Sendika başkanından üyelerine ziyaret" Türk-İş Van İl Temsilcisi ve Yol-İş Sendikası Şube Başkanı Mehmet Salih Çalımlı, beraberindeki bazı yöneticiler ile birlikte Van-Bahçesaray yolunda kar çalışması yürüten sendika üyelerini ziyaret etti. Mesai arkadaşlarından çalışmalar hakkında bilgi alan Çalımlı, "Bahçesaray Van’ın ilçelerinden biri. Bu ilçemize bir diğer adıyla 9. gezegen diyoruz. Bu ilçemizin yolu maalesef 2 ay kadar kapalı kalabiliyor. Sebebi de 3-4 sene önce gelen çığ felaketinden dolayı 41 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetti. Tedbir amaçlı kısmen kapalı tutuyorlar. Bazen de çığ felaketlerinin yoğun olduğu dönemlerde mecbur kapalı tutulmaya çalışılıyor. Ancak alternatif yolumuz var. Bitlis’in Hizan ilçesi üzerinden alternatif yolu kullanabiliyorlar vatandaşlar. Bu bahar mevsimi ile beraber bu sene de çok yoğun kar kışın geçmesi nedeniyle yoğun bir çalışma başlatıldı. Kurumumuz tarafından Karayolu 11. Bölge Müdürlüğü tarafından üyelerimiz, arkadaşlarımız çalışıyor. Bugün biz de arkadaşlarımızı yerinde görmek amacıyla ziyaret etmek istedik. Onun için buradayız. Desteğimiz kardeşlerimiz, arkadaşlarımızın arkasında. Onlar da görevlerini yapıyorlar. Kendilerine kazasız belasız çalışmalar diliyoruz" dedi. "Zor bir coğrafyada yaşıyoruz" Zor bir coğrafyada yaşadıklarını ifade eden Çalımlı, "Yaklaşık 15 gün önce Hakkari yolunda çok büyük bir felaket oldu. Tabiri caizse dağ aşağı inmiş heyelandan dolayı. Orada çok yoğun bir çalışmalarımız var. Hatta kara yollarının dışında da işte özel firma araçları, Devlet Su İşleri, İl Özel İdaresi araçları da çalışmalarını beraber sürdürüyor. Öbür taraftan dün Çatak yolunda bir sel felaketi yaşanmış. Arkadaşlarımız çalışmalarına devam ediyor. Dediğim gibi zor bir coğrafyadayız ama yoğun bir çalışmayla arkadaşlarımızın özverili, kahramanca, fedakarca çalışmaları neticesinde bu sıkıntıları en aza minimize etmek amacıyla 7/24 çalışıyorlar" diye konuştu.
Adana Uzmanından uyarı: "Safra kesesi taşı olan herkes ameliyat olmak zorunda değil" Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, her safra kesesi taşında ameliyat gerekmediğini belirterek, "Safra kesesi taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmez. Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" dedi. Toplumda sık görülen safra kesesinde taş durumu çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkabiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ultrasonografinin yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde birçok kişi safra kesesinde taş olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Bu noktada en sık sorulan soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Ancak bu sorunun yanıtı her hasta için aynı değildir" diye konuştu. "Hastaların büyük kısmı hayat boyu hiçbir şikayet yaşamaz" Safra kesesi taşlarının toplumda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Çetinkünar, "Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra kesesi taşı bulunur ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 70-80’i hayatları boyunca asemptomatik kalır. Yani hiçbir şikayet yaşamaz. Bu nedenle şikâyeti olmayan hastalarda rutin cerrahi genellikle önerilmez" ifadelerini kullandı. "Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir" Safra kesesi taşında uzun dönem risklerin varlığına dikkat çeken Çetinkünar, "Asemptomatik hastalarda yıllık semptom gelişme riski yaklaşık yüzde 1-4 arasındadır. İlk 5 yılda yüzde 10, 20 yıl içinde ise yaklaşık yüzde 20 oranında belirti gelişebilir. Safra kesesi taşı olan tüm hastalarda komplikasyon gelişmez. Ancak bazı hastalarda safra kesesi ağrısı, iltihap, safra yolu taşları ve pankreatit gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir" Komplikasyonların oranlarına değinen Çetinkünar, "Safra kesesinin kasılması sırasında taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları biliyer kolik olarak adlandırılır ve görülme sıklığı yaklaşık yüzde 20-30 oranındadır. Akut kolesistit ise safra kesesinin iltihaplanmasıdır ve genellikle taşın kanalı daha uzun süre tıkaması sonucu gelişir. Bu durumda ağrıya ateş, bulantı ve hassasiyet eşlik edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 1 ila 3’ünde akut kolesistit gelişebilir. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu gelişen pankreas iltihabı pankreatit olarak adlandırılır. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile kendini gösteren pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir. Hastaların yüzde 3 ila 7 oranında pankreatit gelişebilir" dedi. "Belirti varsa cerrahi gerekir" Tekrarlayan safra kesesi ağrısı, akut kolesistit, safra yolu taşları ve pankreatit gibi durumlarda cerrahi tedavinin genellikle önerildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, daha sonra şunları söyledi: "Safra kesesinde büyük taşların varlığında, safra kesesi polipleri ve safra kesesi duvarında kalsifikasyon gibi durumlarda da ameliyat tercih edilir. Şikayeti olmayan hastalarda çoğu zaman sorun gelişmeyebilir. Ancak tekrar eden ağrılar, iltihap, pankreatit veya safra yolu tıkanıklığı geliştiğinde tedavi daha zor hale gelebilir." "Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart" Günümüzde safra kesesi ameliyatının genellikle kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Çetinkünar, "Bu yöntem küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme avantajı sağlar. Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart olarak kabul edilir" diye konuştu.
Bilecik Bilecik’te B-REÇETE eğitimi Bilecik İl Tarım Müdürü Çetin Ayvalık’ın katılımlarıyla B-REÇETE Sistemi kapsamında çiftçilere yönelik eğitim düzenlendi. Bilecik’te, bitki koruma ürünlerinin kontrollü ve bilinçli kullanımını sağlamak amacıyla önemli bir eğitim programı gerçekleştirildi. Programa; Bilecik İl Tarım Müdürü Çetin Ayvalık’ın yanı sıra İl Müdürlüğü teknik personelleri ve çiftçiler katıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan ve bitki koruma ürünlerinde tam izlenebilirlik sağlayan B-REÇETE Sistemi kapsamında düzenlenen eğitim, Bilecik İl Müdürlüğü teknik personelleri tarafından verildi. Programda, çiftçilere Bitki Koruma Ürünleri Üretici Uygulama Belgesi’nin önemi, doğru ilaç kullanımı, kayıt altına alma süreçleri ve sistemin işleyişi hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Eğitimle birlikte hem üretimde verimliliğin artırılması hem de insan sağlığı ve çevrenin korunmasına katkı sağlanması hedeflendi. Yoğun katılımın sağlandığı eğitim programında, çiftçilerin soruları da uzman ekipler tarafından yanıtlandı. B-REÇETE Sistemi’nin yaygınlaştırılmasıyla birlikte tarımsal üretimde daha güvenli ve sürdürülebilir bir sürecin oluşturulmasının amaçlandığı ifade edildi. Bilecik İl Tarım Müdürü Çetin Ayvalık, "Tarımda sürdürülebilirliği sağlamak ve üreticilerimizi bilinçlendirmek adına bu tür eğitim çalışmalarını önemsiyoruz. B-REÇETE Sistemi ile hem üretim süreçleri kayıt altına alınacak hem de daha sağlıklı bir tarım yapısı oluşturulacaktır" dedi.