ÇEVRE - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 10:15

Bahçesaray yolunda çalışmalar devam ediyor

A
A
A
Bahçesaray yolunda çalışmalar devam ediyor

Van’da kış mevsiminin çetin geçtiği bölgelerden biri olan Bahçesaray’da, yaklaşık 5 aydır kapalı olan yolun açılması için çalışmalar devam ediyor. Yoğun kar yağışı, tipi ve çığ tehlikesi nedeniyle ulaşıma kapanan yol, ekiplerin zorlu mücadelesi başladı.


Çetin kış şartları ve bitmek bilmeyen kar yağışı nedeniyle yaklaşık 5 aydır dünyayla bağlantısı kesilen Van-Bahçesaray kara yolunda, ekiplerin hummalı çalışmasıyla yol açma mücadelesi başladı. Her yıl kış aylarında metrelerce karla kaplanan ve çığ tehlikesi nedeniyle güvenlik gerekçesiyle kapatılan 3 bin rakımlı Karabet Geçidi, Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü ekiplerinin iş makineleriyle bölgeye girmesiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor.



"Kar kalınlığı bazı noktalarda 5 metreyi buluyor"


Aralık ayından bu yana kapalı olan yolda, ekipler devasa kar yığınları ile mücadele ediyor. Yolun en kritik noktalarında kar yüksekliği yer yer 4-5 metreye ulaştığı görülüyor. Çığ riskine karşı kontrollü bir şekilde ilerleyen ekipler, yolun ulaşıma açılmasıyla Bahçesaray ilçesinin Van merkez ile olan bağlantısını tekrar sağlayacak. Yol kapalı olduğu süre boyunca vatandaşlar Bitlis’in Hizan ilçesi üzerinden çok daha uzun bir rotayı kullanmak zorunda kalıyordu.



"Sendika başkanından üyelerine ziyaret"


Türk-İş Van İl Temsilcisi ve Yol-İş Sendikası Şube Başkanı Mehmet Salih Çalımlı, beraberindeki bazı yöneticiler ile birlikte Van-Bahçesaray yolunda kar çalışması yürüten sendika üyelerini ziyaret etti. Mesai arkadaşlarından çalışmalar hakkında bilgi alan Çalımlı, "Bahçesaray Van’ın ilçelerinden biri. Bu ilçemize bir diğer adıyla 9. gezegen diyoruz. Bu ilçemizin yolu maalesef 2 ay kadar kapalı kalabiliyor. Sebebi de 3-4 sene önce gelen çığ felaketinden dolayı 41 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetti. Tedbir amaçlı kısmen kapalı tutuyorlar. Bazen de çığ felaketlerinin yoğun olduğu dönemlerde mecbur kapalı tutulmaya çalışılıyor. Ancak alternatif yolumuz var. Bitlis’in Hizan ilçesi üzerinden alternatif yolu kullanabiliyorlar vatandaşlar. Bu bahar mevsimi ile beraber bu sene de çok yoğun kar kışın geçmesi nedeniyle yoğun bir çalışma başlatıldı. Kurumumuz tarafından Karayolu 11. Bölge Müdürlüğü tarafından üyelerimiz, arkadaşlarımız çalışıyor. Bugün biz de arkadaşlarımızı yerinde görmek amacıyla ziyaret etmek istedik. Onun için buradayız. Desteğimiz kardeşlerimiz, arkadaşlarımızın arkasında. Onlar da görevlerini yapıyorlar. Kendilerine kazasız belasız çalışmalar diliyoruz" dedi.



"Zor bir coğrafyada yaşıyoruz"


Zor bir coğrafyada yaşadıklarını ifade eden Çalımlı, "Yaklaşık 15 gün önce Hakkari yolunda çok büyük bir felaket oldu. Tabiri caizse dağ aşağı inmiş heyelandan dolayı. Orada çok yoğun bir çalışmalarımız var. Hatta kara yollarının dışında da işte özel firma araçları, Devlet Su İşleri, İl Özel İdaresi araçları da çalışmalarını beraber sürdürüyor. Öbür taraftan dün Çatak yolunda bir sel felaketi yaşanmış. Arkadaşlarımız çalışmalarına devam ediyor. Dediğim gibi zor bir coğrafyadayız ama yoğun bir çalışmayla arkadaşlarımızın özverili, kahramanca, fedakarca çalışmaları neticesinde bu sıkıntıları en aza minimize etmek amacıyla 7/24 çalışıyorlar" diye konuştu.



Bahçesaray yolunda çalışmalar devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Piramit Mezar yeni yüzüyle Marmaris’te ziyarete açıldı Marmaris’in Turgut Mahallesi’nde yer alan ve bölgenin en kıymetli kültür varlıklarından biri olan Piramit Mezar’da Marmaris Ticaret Odası (MTO) tarafından yürütülen koruma ve çevre düzenleme çalışmaları tamamlandı. MTO tarafından projelendirilen ve bütçesi karşılanan çalışmalar, ilgili kurumların izin ve denetimleri çerçevesinde titizlikle hayata geçirildi. Milattan önce 4. yüzyıla tarihlendirilen ve mimari özellikleri bakımından oldukça nadir bir örnek olan anıt eser, Türkiye’de günümüze ulaşan tek piramit tipli mezar olma özelliğini taşıyor. Mezar üzerinde bulunan ve Eski Yunanca alfabeyle yazılmış mermer levhada, yapının Diagoras ve eşi Aristomakha’ya ait olduğu bilgisi yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1990 yılında "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescillenen anıt, Marmaris’in kültürel mirası açısından büyük önem taşıyor. Marmaris Ticaret Odası Meclis Başkanı Zekiye İpci, Yönetim Kurulu Başkanı S. Mutlu Ayhan, Marmaris Müze Müdürü Şehime Atabey, Proje Danışmanı ve Amos Kazı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer ile MTO Meclis Üyeleri, tamamlanan çalışmaları yerinde incelemek üzere Turgut Mahallesi’ni ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette, yürütülen çalışmalar değerlendirilirken, bölgede turizmin canlandırılması açısından atılacak adımlar ele alındı. Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun izni ve Marmaris Müze Müdürlüğü’nün denetiminde yürütülen çalışmalar kapsamında mezar çevresinde kapsamlı temizlik ve düzenleme gerçekleştirilirken, ziyaretçilerin alana güvenli ve kolay erişimini sağlamak amacıyla toplam 127 ahşap basamak inşa edildi. Alan güvenliği artırılarak koruma şeridi oluşturulurken, bilgilendirme ve uyarı tabelaları yerleştirildi. Kurulan kamera ve fotokapan sistemleri ile alanın güvenliği güçlendirilirken, yapılan aydınlatma çalışmaları sayesinde anıt mezar gece saatlerinde de ziyaret edilebilir hale getirildi. Başkan Ayhan: "Kültürel mirasımıza sahip çıkıyoruz" Marmaris Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı S. Mutlu Ayhan, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Marmaris’in sahip olduğu tarihi değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının öncelikleri arasında yer aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "İlçemizin kültürel mirasını koruma ve turizme kazandırma hedefiyle yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında Piramit Mezar projemizi tamamlamış bulunuyoruz. Türkiye’de ayakta kalan tek piramit tipli mezar olma özelliğine sahip bu önemli yapıyı, yapılan düzenlemelerle birlikte daha güvenli ve kolay erişilebilir hale getirdik. Bu çalışma Marmaris Kalesi’nde oluşturduğumuz yeni sergi salonu ve Yeşilbelde’de gerçekleştirdiğimiz Kaya Mezarı koruma çalışmaları ile birlikte son 9 ayda hayata geçirdiğimiz 3. kültürel miras projesi oldu. Marmaris’in tarihine sahip çıkmaya ve kültürel değerlerimizi daha görünür kılmaya kararlılıkla devam edeceğiz" Konuyla ilgili açıklama yapan Marmaris Müze Müdürü Şehime Atabey ise "Turgut Mahallesi’nde yer alan ve kültür varlığı olarak tescilli Piramit Mezar’da, Marmaris Ticaret Odası katkılarıyla ve Marmaris Müze Müdürlüğü denetiminde gerçekleştirilen yürüyüş güzergahı ile aydınlatma çalışmaları tamamlanmıştır. Yapılan çalışmalar sayesinde ziyaretçilerin mezara daha kolay ve güvenli şekilde ulaşmaları sağlanmış; aydınlatma ve kamera sistemleriyle alanın güvenliği ve farkındalığı artırılmıştır. Emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ederim" dedi. MSKÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Proje Danışmanı Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer ise şöyle konuştu; "Marmaris’in Turgut Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Piramit Mezar, Hydas Antik Kenti nekropolisinin (mezarlık alanının) önde gelen anıt mezarlarından biridir. Yaklaşık 5,5 metre yüksekliğe ulaşan piramit çatısıyla bölgede nadir görülen bir örnek olan yapı, yaklaşık 5x5 metre ölçülerinde olup tek bir odadan oluşmaktadır. 3x3 metre büyüklüğündeki mezar odasında, taştan yapılmış klineler (ölü yatakları) bulunmaktadır. Mezarın kuzeye bakan giriş kapısının üzerindeki kitabede, yapının kime adandığına dair bilgi yer almaktadır. Bu kitabeden, mezarın Diagoras ve eşi Aristomakha adına yaptırıldığı anlaşılmaktadır. MÖ 4. yüzyılın sonlarında inşa edilen Piramit Mezar, Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Halikarnassos’taki Mausoleion’un adeta minyatür bir kopyası niteliğinde olup günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Bu önemli eserin Marmaris kültür envanterine kazandırılarak ziyaret edilebilir hale getirilmesinde destek veren Müze Müdürlüğümüz ve Marmaris Ticaret Odası’na teşekkür ediyorum. Marmaris’in tarihini aydınlatan bu önemli çalışma artık herkes tarafından ziyaret edilebilecek" Tamamlanan proje ile birlikte Piramit Mezar hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler için Marmaris’in öne çıkan kültür rotalarından biri haline gelecek.
Kastamonu Kasapoğlu: "AK Parti gençlik hareketidir" AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, TÜGVA tarafından düzenlenen "İhtisas Akademi’26" buluşmaları çerçevesinde Kastamonu ve Karabük’te üniversiteli gençlerle bir araya geldi. TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci’nin de katıldığı ve soru cevap şeklinde düzenlenen programların ilki Kastamonu Üniversitesi Sezai Karakoç Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Buluşma sırasında gençlerden gelen soruları cevaplayan Dr. Kasapoğlu, "Artık girişimcilik dönemindeyiz, teşebbüs dönemindeyiz, üretme dönemindeyiz, icat etme, icat çıkartma dönemindeyiz. Dünya bir konfor alanı değil. Ne kadar üretirseniz ne kadar faydalı olursanız ne kadar gayret gösterirseniz o kadar mutlu olursunuz. Mutluluğun yolu üretmekten geçiyor. Elbette kamu ve özel sektörde hedefler olacak ama asıl hedef üretmek, üzerine koyabilmek olmalı. Tekamül hayatın sonuna kadar devam edecek. Mezuniyetiniz sonrasında da devam edecek. Asıl olan üretme, teşebbüs etme ruhu. Bizler bu noktada sizlere güveniyoruz. Eskisinden çok daha geniş imkanlara sahipsiniz. İşte Kastamonu Üniversitesi. Altyapısıyla, yurtlarıyla, laboratuvarlarıyla, spor tesisleriyle sizlerin hizmetinde. Elbette bunlar sizin inancınızla, motivasyonunuzla, özgüven ve cesaretinizle çok daha değerli çok daha işlevsel olacak. Başarısızlıktan korkmayın. Girişimin özünde cesaret var. Elbette ummadığınız durumlarla da karışılacaksınız. Yaşam düz bir yolda gitmiyor. Yokuşlar, inişler de var. Yuvarlanabilirsiniz de ama asıl olan dimdik ayağa kalkabilmek ve azimle inançla kararlılıkla yolu devam ettirme iradesine sahip olabilmek. Kendinizi neye yatkın, neye motive hissediyorsanız o alanda kendinize istikamet çizin. Girişim ruhu olduktan sonra her imkan peşi sıra gelecektir" dedi. İnsan önce kendinin lideri olacak Kasapoğlu, liderlik konusunda gelen bir soruyu ise, "İnsan önce kendinin lideri olacak. Nefsine, iradesine liderlik yapamazsa, toplumsal alanda liderlikten bahsetmek zor. Bizim kültürümüzde toplumsal liderlik ateşten gömlektir. Çünkü büyük bir sorumluluktur. Liderlik aynı zamanda zarurettir. Süreç yönetimleri, sürece liderlik yapma sizi sorumluluğa iter. Yapmamak bizim medeniyette vebal almaktır. İyi bir lider olmak hakikaten zordur. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğin nasıl olması gerektiğini güçlü bir şekilde ortaya koyan en iyi örnektir. Liderin bir derdi vardır. Derdin varsa davan da vardır. Dolayısıyla lider o dert istikametinde yürüyen ve peşinde yürünen kişidir. Liderlik güçlü bir karakter gerektirdiği kadar, tevazuyu samimiyeti gerektirir. Ve en önemlisi vefayı gerektirir. Kibirden uzak kapsayıcı müşfik bir kalbi gerektirir ve cesareti. O cesaret fırtınada gemiyi rotasında tutup güvenle yol aldıran davranıştır" şeklinde cevapladı. Karabük’te öğrencilerle buluştu Kastamonu programının ardından TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci ile Karabük’e geçen Kasapoğlu, Karabük Üniversitesi 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda üniversite öğrencileri ile bir araya geldi. Kastamonu programında olduğu gibi soru cevap formatında geçen programda Dr. Kasapoğlu, "Öncelikle bu salonu tıka basa dolduran gençlerimize teşekkür ediyorum. Umarım bu buluşma, ihtisas akademisi programı, hayırlar getirsin, bereketler getirsin. TÜGVA’nın çok güzel programları var. Birçoğuna Bakanlık dönemimde de katıldım. Şimdi de destekçisi ve takipçisiyim. Ama bu programın pek çok programın harcı olduğunu düşünüyorum. Akademi çatısı altındayız Görevimiz ne olursa olsun, siyasetçi de olsak özel sektörde müteşebbis de olsak bir yanımızın akademide olması lazım. İlim; hayat rehberi, hikmetle yoğurulmuş ilim ise bambaşka bir güç. Bu nedenle üniversitelerimizin bu işin içinde olması çok kıymetli. İhtisaslaşmak; istikameti net bir şekilde belirlemek demek. İhtisaslaşmak adım atmak, bir meydan okumak, yüzeyselleşmek sığlık değil bilakis derinliktir" dedi. Adaletle dünyaya hükmetmiş bir ecdadın torunlarıyız Kasapoğlu, günümüz dünyası ve teknoloji ile ilgili gelen bir soruya ise, "İnsan eşref-i mahlukattır. Yaratılmışların en şereflisi. Öznedir. Çağın bize dayattığı nesne olma anlayışını her bir tavrımızla özneye dönüştürmeliyiz. Vizyon vereceğiz. Teknolojiyi yukarı taşıyacağız. Kullanacağız elbette ama orada da hükmeden biz olmalıyız. Teknolojik bir ürünü vicdani bir yaklaşımla tasarımlamak başka, insani bir yaklaşım olmadan vicdan, merhamet olmadan yapmak-kullanmak başka. Bizim bir farkımız var. Bizler adil bir medeniyetin evlatlarıyız. Adaletle dünyaya hükmetmiş bir ecdadın torunlarıyız. Böyle bir emaneti birer özne olarak daha yukarı taşımalıyız. Yaklaşık çeyrek asırdır Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hükümetteyiz. Bu hükümetlerin en önemli gündemi gençliktir ve gençliği özne olarak hep en başa koyan bir siyasi anlayışa sahibiz" cevabını verdi.
Tokat Bilim ve tarım Tokat’ta buluştu Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ev sahipliğinde ilki düzenlenen TARIMFEST 2026, akademi, kamu ve tarım sektörünü buluşturdu. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) ev sahipliğinde bu yıl ilk kez düzenlenen TARIMFEST 2026, geniş katılımla başladı. Üniversite Stadyumu’nda gerçekleştirilen festival, akademi, kamu kurumları, sektör temsilcileri ve öğrencileri bir araya getirdi. Açılış konuşmasını yapan Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, üniversitelerle yürütülen iş birliklerinin ülke tarımı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, bu tür organizasyonların bilimsel üretim ve tarımsal gelişime önemli katkılar sunduğunu söyledi. TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz ise, TARIMFEST 2026’nın yalnızca bir festival değil, bilim, teknoloji, üretim ve girişimciliği buluşturan güçlü bir platform olduğunu ifade etti. Festivalin bu yıl uluslararası boyut kazandığını belirten Yılmaz, yurt içinden 43, yurt dışından ise 10 üniversitenin paydaş olarak organizasyonda yer aldığını söyledi. Ziraat Fakültesi’nin 44 yıllık köklü geçmişine dikkat çeken Yılmaz, fakültenin Tokat’ın tarımsal hafızası ve üretim merkezi konumunda olduğunu belirterek, üniversitenin yerel tohumların korunmasından fide üretimine, arıcılıktan hayvancılığa, peyzaj çalışmalarından gıda üretimine kadar birçok alanda aktif çalışmalar yürüttüğünü kaydetti. Bu yıl 1 milyon fide üretiminin tamamlandığını ve satışına başlandığını ifade eden Yılmaz, festival kapsamında 201 proje başvurusu alındığını, 120 hakemin değerlendirme sürecinde görev yaptığını belirtti. Ayrıca proje yarışmalarında toplam 1 milyon TL ödül desteği sağlanacağını açıklayan Yılmaz, üniversitenin 2025 yılı içerisinde araştırma ve geliştirme faaliyetlerine kendi kaynaklarıyla 79 milyon TL destek verdiğini söyledi. Festivalin ilk gününde düzenlenecek uluslararası panelde iklim değişikliği ve tarım ilişkisi ele alındı. İkinci gün ise düzenlenecek panel ve söyleşilerle tarımın geleceği farklı yönleriyle değerlendirilecek. Festivalin açılışına Tokat Valisi Abdullah Köklü, Tokat Belediye Başkan Yardımcısı Fuat İşeri, TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, TAGEM Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, İl Tarım ve Orman Müdürü Ömer Cebeci, paydaş üniversitelerin rektör ve yardımcıları ve ziraat fakültesi dekanları, kurum temsilcileri, akademisyenler, öğrenciler ve tarım sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin temsilcileri katıldı.
Kastamonu Araçta binlerce sentetik ecza hapla yakalanan sanıklardan biri tahliye edildi Kastamonu’da jandarma ekiplerince durdurulan araçta 5 bin 968 adet sentetik ecza hapı ve bir miktar uyuşturucu maddeyle yakalanan sanıkların yargılamasına devam edildi. Kendisinin korsan taksici olduğunu ve ele geçirilen maddelerle ilgisinin olmadığını söylediğini söyleyen sanıklardan biri tahliye edildi. Edinilen bilgiye göre, 21 Ağustos 2025 tarihinde İstanbul’dan Kastamonu’ya uyuşturucu sevkiyatı yapılacağı istihbaratını alan Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince tespiti yapılan araca yönelik operasyon düzenlendi. Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli’nden geçiş yaptıktan sonra jandarma ekiplerince durdurulan araçtaki çanta içerisinde 5 bin 968 adet sentetik ecza hapı ile 350 gram bonzai ham maddesi olan kannabinoid ve 1 gram kubar esrar ele geçirildi. Araçta bulunan Y.S. ve E.K. tutuklanarak gözaltına alınarak tutuklandı. Olayın ardından E.K. ve Y.S. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından açılan dava görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanıklar E.K. ve Y.S. ile avukatlar katıldı. "Çantada ne olduğunu bilmiyordum" Duruşmada savunma yapan sanık Y.S., "Telefonuma gelen mesajlar, kumar sitelerinden gelen mesajlar olabilir. Ayrıca korsan taksicilik yaptığım için çoğu yere gittim. Ben, İstanbul’daydım, Kastamonu’ya döneceğim sırada E.K. ile buluştum. Ben, yol masraflarını bölüşmek amacıyla E.K. ile yolculuk yaptım. Kastamonu’ya geldiğimizde tünelden çıkınca 4 araç peşimize takıldı. Bir süre gittikten sonra peşimize takılan bu araçlar bizim önümüzü kestiler. Arabadan indiler, telefonumu istediler. ’Arabada bir şey var mı’ diye sordular. ’Araçta bir çanta var ama benim değil’ dedim. O sırada korsan taksicilik yaptığımı söylemedim. Çünkü 32 bin TL cezası vardı ve 2 ay da araca el konuluyordu. Jandarma aracıyla karakola kadar geldik. Ben işin ciddiyetini anladıktan sonra korsan taksicilik yaptığımı söyledim. Ben, herhangi bir şekilde uyuşturucu ticareti yapmadım, uyuşturucudan bilgim ve haberim yoktur. Çantada ne olduğunu bilmiyordum. Uzun zamandır tutukluyum, tahliyemi talep ediyorum" dedi. Diğer tutuklu sanık E.K. ise, "İstanbul’dan itibaren Y.S. ile hep yan yanaydık. Çantada ne olduğunu bilmiyorum. Tanıkların beyan ettiği gibi söylenenlerin birçoğunu ben söylemedim. Ben, bir ay boyunca İstanbul’da kaldım. Kaldığım süredeki serüvenimi de anlattım. Olay günü korktuğum için de bir şey diyemedim. Çanta ya da uyuşturucu bana ait değildir. Tahliyemi talep ederim" diye konuştu. Duruşmada tanık olarak dinlenen jandarma personeli E.B. de, "Beyaz renkte Fiat marka araçta uyuşturucu olduğunu tespit ettik. İstanbul’dan Kastamonu’ya gelen aracı takibe aldık. Bunun üzerine yol kontrolü oluşturduk. Aracı durdurduğumuzda sürücü koltuğunda Y.S., arka koltukta ise E.K. vardı. Y.S., ’çanta içinde bir şey varsa ben kabul etmem, bana ait değil’ dedi ve E.K.’yi İstanbul’dan aldığını ve beraber yolculuk yaptıklarını söyledi. Aracı durdurduğumuzda ikisinin de panik hareketleri vardı. E.K., sorulan sorulara cevap vermiyordu. Arka koltukta siyah valiz tarzı bir çanta vardı. Aramada da bu çanta içinde uyuşturucu ele geçirdik" şeklinde konuştu. Avukatları da dinleyen mahkeme heyeti, E.K.’nin tutukluluğunun devamına, Y.S.’nin ise adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Duruşma ileri bir tarihe erteledi.