POLİTİKA - 12 Aralık 2025 Cuma 11:19 | Son Güncelleme : 12 Aralık 2025 Cuma 11:26

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Uluslararası toplumun, Filistin'e borcunu ödeme zamanı gelmiştir''

A
A
A

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Barış ve Güven Forumu’nda yaptığı konuşmada, "Barışın tesisine yönelik tüm aşamalara Filistinlilerin dahil olmasını ve katkı vermesini elzem görüyoruz. Nihai hedef ise iki devletli çözümdür. Bunun formülü Filistinli kardeşlerimizin çektiği acılarda, onurlu mücadelelerinde ve uluslararası düzenlemelerde kayıtlıdır. Artık uluslararası toplumun, Filistin halkına olan borcunu ödeme zamanı gelmiştir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2025'in Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararıyla "Uluslararası Barış ve Güven Yılı" ilan edilmesi ve Türkmenistan'ın daimî tarafsızlık statüsünün 30. yıl dönümü vesilesiyle başkent Aşkabat’ta düzenlenen "Uluslararası Barış ve Güven Forumu"na katılarak, "Barış ve Güven: Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Hedeflerin Birliği" konulu genel oturumda katılımcılara hitap etti. Türkmenistan Maslahatlar Merkezi'nde düzenlenen Forumun, "Barış ve Güven: Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Hedeflerin Birliği" konulu genel oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ata yurdumuz olarak gördüğümüz bu topraklarda bir kez daha bulunmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum" dedi. Tarafsızlık münasebetiyle Türkmen halkını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'deki 86 milyon vatandaşın selamını iletti.

Forumu Türkiye'nin de ortak sunucusu olduğu, Birleşmiş Milletler 2025 Uluslararası Barış ve Güven Yılı bağlamında çok anlamlı bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Bağımsızlığından bu yana büyük bir iktisadi ve beşerî kalkınmayı gerçekleştiren Türkmenistan'ın her başarısıyla övünüyor, seviniyoruz. Türkmenistan bugün dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri konumuna erişmiş şehirleriyle, fabrikalarıyla, okulları ve hastaneleriyle örnek, modern bir ülke hâline gelmiştir. Türkiye ile Türkmenistan, gücünü ortak tarihten alan müstesna bağlarla birbirlerine sıkı sıkıya kenetlenmiş iki kardeş ülkedir. Türk ve Türkmen halkları aynı kökten gelen aynı ruhu ve inancı taşıyan iki kardeş millettir. Türkmenistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olarak, aynı zamanda daimî tarafsızlık statüsünü de destekleyenlerin başında geldik. Türkmenistan'ın 30 yıldır sürdürdüğü bu kimliğinin Mahtumkulu Firaki'den Yunus Emre ve İsmail Gaspıralı'ya uzanan ortak medeniyetimizin sulh ve dostluk anlayışıyla yoğrulduğunu görüyoruz. Türkmenistan'la atasözlerimiz gibi kalbimiz de menzilimiz de birdir. Türkmenistan'ın barışçı vizyonunu desteklerken ilişkilerimizi her alanda ilerletip dayanışmamızı daha da güçlendiriyoruz. Yatırımlar, ticaret, enerji, savunma ve daha nice alanlardaki girişimlerle sürdürdüğümüz çalışmalarımızı beşerî ilişkilerimizle taçlandırıyoruz"

"Rusya ve Ukrayna arasında süren savaşın sona ermesi en samimi temennimizdir"

Bundan sonra da Türkmenistan'ın refahı için her zaman sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel ölçekte belirsizliklerin, çatışmaların ve kırılganlıkların arttığı bir dönemde uluslararası diyalog, iş birliği, güven ve barışın tesisi için elimizi taşın altına koymamız gerekiyor. Türkiye olarak tarihimizin, coğrafyamızın ve medeniyetimizin bize yüklediği mesuliyet bilinciyle barış ve diyaloğun hâkim kılınması için var gücümüzle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Komşularla iyi ilişkiler tesis etmek suretiyle çevrede bir barış ve güvenlik kuşağı oluşturmanın gayreti içinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kadim bağlara ve karşılıklı saygıya dayalı ilişkilere sahip olduğumuz kuzey komşularımız Rusya ve Ukrayna arasında süren savaşın sona ermesi en samimi temennimizdir. İstanbul Süreci başta olmak üzere ateşkes ve barışa yönelik diplomatik girişimlere somut destek vermeye hazırız" dedi.

"İsrail'in ihlallerine rağmen süren ateşkes kırılgandır"

Gazze'de, son asrın en acımasız katliamlarından birine şahit olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede ateşkesin kalıcılığı ve insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının temel öncelikleri olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail'in ihlallerine rağmen süren ateşkes kırılgandır. Bu nedenle uluslararası toplumun sürece güçlü desteği şarttır, sürmelidir" diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2800 sayılı kararının, kalıcı barış ve Gazze'nin yeniden imarı açısından da bir fırsat olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Barışın tesisine yönelik tüm aşamalara Filistinlilerin dahil olmasını ve katkı vermesini elzem görüyoruz. Nihai hedef ise iki devletli çözümdür. Bunun formülü Filistinli kardeşlerimizin çektiği acılarda, onurlu mücadelelerinde ve uluslararası düzenlemelerde kayıtlıdır. Artık uluslararası toplumun, Filistin halkına olan borcunu ödeme zamanı gelmiştir. Bizleri bir araya getiren bu önemli forumun yeni bir vesile teşkil etmesini diliyorum. Türkiye bugün artık adil, tarafsız, güven veren yaklaşımıyla arabuluculuk alanında dünyanın önde gelen aktörleri arasında yer alıyor. Etiyopya ve Somali arasındaki gerginliği ortadan kaldırmak için başlattığımız Ankara Süreci vasıtasıyla anlaşmazlıkların, barışçıl yöntemlerle giderilebileceğini bir kez daha kanıtlamış olduk. Eş başkanlığını yürüttüğümüz Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İş birliği Teşkilatı ve İslam İş birliği Teşkilatı bünyesindeki Arabuluculuk Dostlar Grupları ile Medeniyetler İttifakı Girişimi bu vizyonumuzun yansımalarını teşkil ediyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en fazla sayıda silahlı çatışmaya şahit oluyoruz. Böyle bir ortamda Türkmenistan'ın tarafsızlık ilkesi doğrultusunda önleyici diplomasi, barış, güvenlik ve kalkınmanın tesisine yönelik çabalarını gönülden destekliyoruz"

"Barış ancak adaletle, güven ancak karşılıklı saygıyla mümkündür"

Bugün burada sadece bir yıl dönümünün kutlanmadığını, geleceğe dair güçlü bir çağrı yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Barış ancak adaletle, güven ancak karşılıklı saygıyla, istikrar ancak diyalog ve iş birliğiyle mümkündür. Türkmen edebiyatının büyük şairi Mahtumkulu Firaki adeta bugünkü Forumun amacını bundan yüzyıllar önce ne de güzel işaret etmiş. 'Güzel günler gelsin, huzur dolsun. Her yurt sakin, her halk zengin olsun. Firaki der ki insaf çoğalsın, zulüm kalmasın, her yer sevinç dolsun" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov'a teşekkür ederek, Türkmenistan'ın daimî tarafsızlığının 30. yılını kutlayarak ve kardeşliğin daim olmasını dileyerek tamamladı.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Bakan Bayraktar: "Kayseri, Türkiye’nin gözbebeği" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar; Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ı makamında ziyaret etti. Bakan Bayraktar, Başkan Büyükkılıç’a hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek, "Kayseri ülkemizin göz bebeği şehirlerden birisi, her alanda ülkemize katkı yapan bir şehirdir" dedi. Bir dizi programa katılmak üzere Kayseri’ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a nezaket ziyaretinde bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ı, Büyükşehir Belediyesi önünde çiçeklerle karşıladı. Karşılamanın ardından ikili ve beraberlerindeki heyet, belediye bahçesi önünde hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra başkanlık makamına geçti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Büyükkılıç, "Kayseri’mize hoş geldiniz, belediyemizi şereflendirdiniz. Sizler gibi dinamik, ülkemizin geleceği olan çok değerli bakanlarımıza dua ediyoruz, iyi ki varsınız" dedi. Enerji politikasının önemini bilen bir anlayışın sahibi olduklarının altını çizen Büyükkılıç, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek için Somali’nin Mogadişu Limanı’na gelen Çağrı Bey derin deniz sondaj gemisinin karşılama törenine katılan Bakan Bayraktar’ı tebrik ederek, "Gururumuz olan Somali’deki anlamlı ve önemli çalışmadan dolayı tebrik ve teşekkür ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ay yıldızlı Türk bayrağımızı her yerde dalgalandırmak için sizlere dua ediyoruz" diye konuştu. Başkan Büyükkılıç, "Çok şükür yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşan bir belediyeyiz, 30 büyükşehir içerisinde yatırıma en çok pay ayıran belediyeyiz, tarıma ve hayvancılığa en büyük desteği eren belediyeyiz. Ticaret ve sanayi şehri olarak anılan Kayseri’de elbette turizm alanındaki, özellikle Erciyes Kayak Merkezi ile kendisinden söz ettiren bir şehiriz. Cumhurbaşkanımızın yanında yer alarak, yük olmayan, yük çeken bir anlayış ile yol arkadaşları olarak hizmet ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da; "Kayseri ülkemizin göz bebeği şehirlerden birisi, her alanda ülkemize katkı yapan bir şehirdir. Sanayi, ticaret, kış turizmi, tarım ve hayvancılıkla ülkemizin gücüne güç katan önemli şehirlerimizden bir tanesidir" dedi. Bayraktar, Kayseri’nin son 22-23 yılda Kayseri’nin 5-6 kat artan elektrik talebi olduğunun görüldüğünü vurgulayarak; "Sanayi büyüyor, şehirleşme artıyor, bundan sonra da artmaya devam edecek. İnşallah birlikte bu hizmetleri buradaki insanımıza sunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Somali’den Türkiye’ye ayaklarının tozuyla geldiklerini kaydeden Bakan Bayraktar açıklamasında, "Ülkemizin enerjideki bağımsızlığı yolunda önemli bir adım attık. Gönül coğrafyamız içerisinde yer alan Somali halkı ile Türk halkının ne kadar yakın olduğunu bir kez daha görmüş olduk" ifadelerini kullandı. Başkan Büyükkılıç’a misafirperverliğinden dolayı teşekkür eden Bakan Bayraktar daha sonra Büyükşehir Belediyesi Şeref Defteri’ni imzaladı. Ziyarette Bakan Bayraktar’a, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı ve S. Bayar Özsoy, AK Parti Genel Başkan Vekil Yardımcısı İzzet Buzkan, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ile diğer konuklar eşlik etti.
Ankara Ankara’daki mobilya deposu yangını kontrol altına alındı Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde yer alan mobilya deposu yangını itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Yenimahalle ilçesine bağlı Susuz Mahallesi’nde yer alan mobilya deposunda bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, sağlık, polis ve diğer ilgili ekipler sevk edildi. Yangına çevre güvenliğinin sağlanmasının ardından ekipler tarafından müdahale edildi. 2 saat süren çalışmaların ardından alevler kontrol altına alındı. Yanan depo kullanılamaz hale gelirken, herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın yaşanmadığı öğrenildi. Soğutma çalışmalarının ise devam ettiği aktarıldı. Olayın görgü tanığı Diyar Boztaş, deponun kendilerinin olduğunu ve patlamanın mobilya tarafında gerçekleştiğini belirtti. Yangında herhangi bir ihmal olmadığını da dile getiren Boztaş, yangının kaçaktan veya kaynak makinesinden meydana gelmiş olabileceğini söyledi. "Alevler baya büyüktü" Yangının kaçaktan veya kaynak makinesinden meydana gelmiş olabileceğini aktaran Boztaş, "Depo bizim, az bir eşyamız kalmıştı. Bir tane kaynakçı vardı yukarıda. İki tane tüpü vardı. Biri büyük biri küçük. Alev çıkınca kaynakçı kaçtı. Biz eşya indiriyorduk. Alev birden büyüyünce kaynakçı herhalde tüplerini almak için geri geldi. Sonrasında adam birdenbire yine geri kaçtı. Geri kaçınca ve alev büyüyüp patlama olunca, biz de ambulansı, itfaiyeyi ve jandarmayı aradık. Alevler baya büyüktü. Patlayan yer mobilya tarafıydı. İhmal olduğunu zannetmiyorum. Büyük ihtimalle kaçaktan ya da kaynak makinesinden olmuştur diye tahmin ediyorum. Yaralı var mı bilmiyorum fakat aşağı taraf buradan da beter durumda" diye konuştu.
İstanbul Sinan Kaloğlu: "Play-off’lardan sonra inşallah Süper Lig’e çıkacağız" Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, hedeflerinin ligi play-off hattında bitirmek olduğunu belirterek, "Play-off’lardan sonra inşallah Süper Lig’e çıkacağız" dedi. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Pendikspor, evinde karşılaştığı Çorum FK ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu müsabakayı değerlendirdi. Kaloğlu, "Son dakika yediğimiz gol üzücü. Kazanmak için çıktık. İlk yarı Çorum FK’nın pas bağlantılarını kapattık. Topa hakimdik, iyi hücumlar da yaptık. Kompakt bir görüntü verdik ve bu da ilk yarıyı çok iyi bitirmemizi sağladı. İkinci yarıda da aslında her şey iyi gidiyordu. Rakibe verdiğimiz pozisyon yoktu, maçın genelinde de pozisyon yoktu. Görkem’in kırmızı kartıyla eksik kalmamız dengeyi biraz değiştirdi. Biraz daha savunmada kalmamızı sağladı. Eksik olmamıza rağmen hücuma da çıktık aslında ama değerlendiremedik. Son dakikalarda maalesef şanssız bir gol yedik. Sonuçta bu ligin en kaliteli, en iyi takımlarından biriyle oynuyoruz ve onların üçüncülük hedefi var. Biz de son dönemde sakatlıklarla uğraşıyoruz. Sakat oyuncularımız yavaş yavaş dönüyor ama tam hazır değiller. Geldiğimizden beri çok şanssız kaçırdığımız maçlar oldu. Bugün de onlardan biri. 3 puanla bitirebilirdik. Oyuncularımdan gurur duydum. 10 kişi kaldıktan sonra inanılmaz bir mücadele ortaya koydular. Hedefimiz play-off. Play-off’lardan sonra da inşallah Süper Lig’e çıkacağız. Önümüzde Iğdır maçı var, kazanmaya gidiyoruz oraya. İnşallah son hafta gelmeden play-off’ta yerimizi garantileriz. Çorum FK’yı da tebrik ederim, onlar da iyi mücadele etti. Yapacak bir şey yok, üzgünüz" diye konuştu.
Kastamonu Çocuklar Filistin için yazdıkları mektupları balonlarla gökyüzüne bıraktı Kastamonu’da çocuklar, Filistin’de İsrail zulmüne uğrayan yaşıtları için yazdıkları mektupları ve çizdikleri resimleri balonlarla gökyüzüne bıraktı. Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri tarafından hayata geçirilen proje kapsamında, Kastamonu’da çocuklar Filistin’deki akranları için bir araya geldi. "Minik Kalplerden Filistin İçin Umut Balonları" projesi kapsamında il merkezindeki Nasrullah Meydanında bir araya gelen çocuklar, İsrail zulmünden etkilenen Filistin’deki çocuklar için mektuplar yazıp resimler çizdi. Çocuklar daha sonra yazdıkları mektupları ve çizdikleri resimleri bağladıkları balonlarla gökyüzüne bıraktı. Proje yürütücüsü Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Damla Ekmekçi, "Gazze’deki çocukların yaşadığı zorluklara karşı bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Çocuklarımızın dünyadaki hak ihlallerine karşı duyarlı, vicdanlı ve dayanışma ruhuna sahip bireyler olarak yetişmesi en büyük gayemizdir" dedi. Şehit Mehmet Yılmaz İmam Hatip Ortaokulu öğrencilerinin de Kur’an-ı Kerim’i hatmederek projeye destek verdiğini dile getiren Ekmekçi, çocuklara barış, adelet ve empati duygusunu aşılamak amacıyla projeyi hayata geçirdiklerini dile getirdi. Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Arap Dili ve Belagat Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Özkanlı da, "Kastamonu Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisinin katkılarıyla bu projeyi hazırladık. Amacımız çocuklarımıza Mescid-i Aksa’yı, Filistin’i ve orada yaşananları anlatmaktı. Çocukların hem resimlerle hem yazılarla kendilerini ifade ederek Filistinli kardeşlerine ses olmalarını istedik" şeklinde konuştu. Etkinliğe çocuğuyla katılan Halil İbrahim Görgün ise, "Çocukların böyle bir organizasyonla bilinç kazanması bizim için oldukça mutluluk verici. Balonlara duygularını yazmaları, resimlemeleri ve gökyüzüne özgürlük ve bağımsızlık duygusuyla bırakmaları çok anlamlıydı" ifadelerini kullandı.