DÜNYA - 12 Kasım 2024 Salı 15:01 | Son Güncelleme : 16 Ocak 2025 Perşembe 12:37

BM Genel Sekreteri Guterres: “Küresel emisyonları her yıl yüzde 9 oranında azaltmalıyız”

A
A
A
BM Genel Sekreteri Guterres: “Küresel emisyonları her yıl yüzde 9 oranında azaltmalıyız”

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres Dünya Liderleri İklim Eylemi Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak için emisyonların her yıl yüzde 9 oranında azaltılması gerektiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı (COP29), Dünya Liderleri İklim Eylemi Zirvesi (WLCAS) Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de başladı. Bakü Olimpiyat Stadyumu'nda düzenlenen zirvede BM Genel Sekreteri Antonio Guterres açılış konuşması yaptı. Küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlamak için son geri sayım olduğunu belirten Guterres, “2024 yılında rekor sıcaklıklar yaşandı, kayıtlara geçen en sıcak gün ve en sıcak aylarla karşı karşıya kaldık. Bu yıl, şimdiye kadar kaydedilen en sıcak yıl olma yolunda ilerliyor. Aileler bir sonraki kasırga vurana kadar canlarını kurtarmaya çalıştığı, biyolojik çeşitliliğin kavurucu denizlerde yok olduğu, dayanılmaz sıcaklıklarda işçilerin ve seyyahların bitkin düştüğü, sellerin toplulukları yerle bir ettiği ve altyapıyı yıktığı, kuraklığın mahsulleri tahrip etmesiyle çocukların yatağa aç girdiği iklim tahribatının üst seviyede olduğu bir dönem yaşıyoruz. Tüm bu felaketler, insan kaynaklı iklim değişikliğiyle daha da körükleniyor” dedi.

“Her ekonomi çok daha büyük bir gazapla yüzleşecek”

Hiçbir ülkenin felaketlerden muaf olmadığını belirten Guterres, “Küresel ekonomimizde, tedarik zincirindeki aksaklıklar her yerde maliyetleri yükseltiyor. Hasatların büyük bir kısmının yok olması, her yerde gıda fiyatlarını artırıyor. Evlerin yıkılması, sigorta primlerini yükseltiyor. Bu, önlenebilir bir adaletsizlik hikayesi. Zenginler sorunun kaynağı olurken, en ağır bedeli ise yoksullar ödüyor. Oxfam, en zengin milyarderlerin, ortalama bir insanın bir ömrü boyunda yol açtığı karbon salınım miktarını bir buçuk saatte yaydığını tespit etti. Şimdi, emisyonlar düşmez ve uyum sağlama önlemleri hız kazanmazsa, her ekonomi çok daha büyük bir gazapla yüzleşecek” diye konuştu.
Ancak hala bir umudun olduğunu belirten Guterres, “COP28'de hepiniz fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda anlaştınız. Net sıfır enerji sistemlerine geçişi hızlandırmak için oraya ulaşacak kilometre taşlarını belirlediniz. İklim uyumunu artırmak ve bir sonraki ekonomik ulusal iklim eylem planlarını 1.5 derece sınırıyla uyumlu hale getirme zamanı. İnsanlık arkanızda, artık bunu gerçekleştirme zamanı” ifadelerini kullandı.

“Küresel emisyonları her yıl yüzde 9 oranında azaltmalıyız”

Küresel sıcaklık artışını 1.5 dereceyle sınırlandırmak için adil ve hızlı hareket edilmesi gerektiğini belirten Guterres, “Öncelikle şu üç önceliğe odaklanmalısınız. Birincisi, acil emisyon azaltımı. Bu hedefe ulaşmak için her yıl küresel emisyonları yüzde 9 oranında azaltmalıyız. 2030'a kadar, 2019 seviyelerine göre yüzde 43 azalmış olmalılar. Maalesef şu anda emisyonlar hala artışta. Bu nedenle, COP'ta bu mücadeleyi destekleyen adil ve etkili karbon piyasaları için kuralları kabul etmelisiniz. Dün önemli bir ilk adımı attınız. Bunu, yerel toplulukların haklarına saygı gösteren, çevre dostu görünmeye çalışmaya veya toprak gaspına yer bırakmayan piyasa kurallarını kabul ederek ilerletmelisiniz” ifadelerini kullandı.

“Tüm ülkelerin üzerine düşeni yapması gerekiyor”

Bir sonraki COP etkinliğine kadar, ekonomik kapsamlı yeni ulusal iklim eylem planlarının sunulması gerektiğini belirten Guterres, “Yeni planlarınızın 1.5 derece hedefiyle uyumlu olacağı konusunda anlaşmış durumdasınız. Bu da tüm emisyonları ve ekonominin tamamını kapsaması gerektiği anlamına geliyor. Küresel hedeflere ulaşmak için yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarmak, enerji verimliliğini iki katına çıkarmak ve 2030'a kadar ormansızlaşmayı durdurmak gereklidir. Aynı tarihe kadar küresel fosil yakıt üretimini ve tüketimini yüzde 30 azaltmak da hedefler arasında. Ulusal enerji geçiş stratejilerini ve sürdürülebilir kalkınma önceliklerini iklim eylemleriyle uyumlu hale getirerek gerekli yatırımları çekmelisiniz. Tüm bunlar, farklı ulusal şartlar doğrultusunda ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve yetenekler ilkesine uygun olarak yapılmalıdır. Ancak tüm ülkelerin üzerine düşeni yapması gerekiyor. G20 buna liderlik etmelidir. En büyük salınıma yol açanlar, en büyük sorumluluğa sahip. Teknolojik birikimlerini gelişmekte olan ekonomilere destek için kullanmalılar” dedi.

“Yenilenebilir enerji devriminde adalet için çabalıyoruz”

Her ülkenin iklim eylemi için gerekli araçlara sahip olmasının şart olduğunu belirten Guterres, “Birleşmiş Milletler bu çabanın her adımını desteklemeye hazır. İklim Vaadi Girişimi aracılığıyla gelişmekte olan ülkeleri yeni Ulusal Katkı Beyanlarıyla (NDC) destekliyoruz. Kritik Enerji Dönüşüm Mineralleri Panelimiz aracılığıyla yenilenebilir enerji devriminde adalet için çabalıyoruz. Ancak, ulusal hedeflere ulaşmak ve 1.5 derece hedefine zamanında varmak sizin elinizde. Finansman vaatlerinin şimdi her zamankinden daha fazla yerine getirilmesi gerekiyor. Gelişmiş ülkeler, uyum finansmanını 2025 yılına kadar yılda en az 40 milyar dolara çıkarmak için zamana karşı yarışmaları gerekmektedir. Uyum yatırımları, ekonomileri dönüştürerek sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında ilerlemeyi destekleyebilir. Ülkelerin yeni iklim eylem planlarının, uyum finansmanı ihtiyaçlarını ortaya koyması gerekiyor. 2027 yılına kadar, Herkes İçin Erken Uyarılar girişimimize uygun olarak, dünyadaki her kişinin bir uyarı sistemi ile korunması gerekiyor.” dedi.

“Gelişmekte olan ülkeler Bakü'den eli boş ayrılmamalı”

İklim adaletine ihtiyaç olduğunu da belirten Guterres, “Özellikle, yeni Kayıp ve Zarar Fonu'na verilen taahhütlerin hızla artması ve bu taahhütlerin nakde dönüşmesi ve fonun kasasına finansmanın akması gerekiyor. Ancak her alanda köklü bir değişime de ihtiyacımız var. Üçüncü öncelik finansmandır. Harekete geçmeye hevesli gelişmekte olan ülkeler yetersiz kamu finansmanı, sermayenin çılgın maliyeti ve bunun gibi birçok engelle karşı karşıya. Geçtiğimiz yıl, Çin dışındaki gelişmekte olan ve yükselen piyasalar, küresel olarak temiz enerjiye yatırılan her dolar için sadece on beş sent aldı. COP29, iklim finansmanının duvarlarını yıkmalı. Gelişmekte olan ülkeler Bakü'den eli boş ayrılmamalı. Bir anlaşma şart ve bunun sağlanacağından eminim” diye konuştu.

“Kaybedecek zaman yok”

Yeni bir finans hedefine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Guterres,“Başarı için beş unsur kritik öneme sahip. Birincisi, imtiyazlı kamu finansmanında önemli bir artış sağlanmalı. İkincisi, bu kamu fonlarının gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaç duyduğu trilyonlarca doları nasıl harekete geçireceğine dair net bir gösterge. Üçüncüsü, özellikle kirleticilerin ödemesi gerektiği ilkesine dayalı olarak nakliye, havacılık ve fosil yakıt elde etme üzerindeki vergiler gibi yenilikçi kaynaklardan yararlanmak. Dördüncüsü, daha fazla erişilebilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik için bir çerçeve oluşturmak, gelişmekte olan ülkelere paranın sağlanacağına dair güvence vermek. Beşincisi, daha büyük ve daha cesur ‘Çok Taraflı Kalkınma Bankaları' için kredi kapasitesini artırmak. Umarım iyi haberler gelir. Bu büyük bir sermaye artırımı gerektirir. Mevcut kaynaklar yetersiz görünebilir. Ancak çok taraflı sistemin çalışma biçiminde anlamlı bir değişiklikle çoğaltılabilirler. Büyük hesaplar büyük değişiklik gerektirir. COP29'dan elde edilen sonuçlar, Eylül ayında New York'ta fikir birliğiyle kabul edilen Gelecek Paktı'na dayanmalı ve ilerlemeyi yönlendirmelidir. Çok Taraflı Kalkınma Bankaları'nın hissedarlarını, pozisyonlarını değişim için kullanmaya çağırıyorum. Kaybedecek zaman yok. İklim finansmanı konusunda dünya ödeme yapmalı, aksi takdirde bedelini insanlık ödeyecek” ifadelerini kullandı.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara KGM’den dolandırıcılık amaçlı SMS’lere karşı uyarı: "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından vatandaşlara SMS yoluyla ödeme bildirimi gönderilmemektedir" Karayolları Genel Müdürlüğü, dolandırıcılık amaçlı SMS’lere karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları uyarısında bulunarak, "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından vatandaşlara SMS yoluyla ödeme bildirimi veya borç uyarısı gönderilmemektedir" denildi. KGM’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Son günlerde bazı vatandaşlarımıza; ’HGS Borcu’, ’Elektronik Geçiş Ücreti’ ’Hız İhlali Resmî Hatırlatması’, ’Trafik Kontrol İhlali’, ’Elektronik Geçiş İhlali’, ’Geçiş Ücreti Bildirimi’ ve benzeri konu başlıkları kullanılarak dolandırıcılık amaçlı SMS’ler gönderildiği görülmektedir. Vatandaşlarımızın bu tür mesajlara karşı dikkatli olmaları büyük önem taşımaktadır. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından vatandaşlara SMS yoluyla ödeme bildirimi veya borç uyarısı gönderilmemektedir" ifadelerine yer verildi. Dolandırıcılık girişimlerinde en sık kullanılan yöntemlerden birinin de sahte internet bağlantıları olduğu belirtilen açıklamada, "Dolandırıcılık amaçlı mesajlarda yer alan bağlantılarda; kurumların resmî internet adreslerini taklit etmek amacıyla "kurum adı + gov.tr" uzantıları çeşitli harf, rakam, sembol, noktalama işaretleri veya farklı ifadeler eklenerek (örneğin; doğru web adresi olan kgm.gov.tr yerine kgm.htlgid.help/secure/gov-tr, kgm.ngpmit.cc/secure/gov-tr gibi değiştirilmekte ve vatandaşlarımız yanıltılmaya çalışılmaktadır. Bu nedenle SMS içeriklerinde yer alan bağlantılara kesinlikle tıklanmamalı, herhangi bir ödeme işlemi bu linkler üzerinden gerçekleştirilmemelidir. Otoyol geçişleri veya hız ihlali gibi trafik ihlallerine yönelik borç/ceza sorgulama ihtiyacı duyulması halinde, işlem SMS’te yer alan bağlantı üzerinden değil; doğrudan e-Devlet sistemine giriş yapılarak ya da ilgili kurumların resmi internet siteleri kullanılarak gerçekleştirilmelidir. Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları adına bu tür dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli ve tedbirli olmaları önemle rica olunur" denildi.
İstanbul Turkish Airlines Open, Belek’te başladı Dünya ve Avrupa golfünün ünlü yıldızlarını buluşturan Turkish Airlines Open, Belek’te başladı. Regnum, National Golf Kulübü’ndeki turnuvanın ilk gününü İsveçli Mikael Lindberg 66 vuruşla lider bitirirken, saha rekorunu da egale etti. DP Dünya Turu Asya Serisi kapsamında yer alan Turkish Airlines Open, Belek’teki Regnum, National Golf Kulübü’nde başladı. 32 ülkeden 156 oyuncunun katıldığı turnUvanın açılış raundunu 62 oyuncu eksi skorlarla tamamladı. 2 milyon 750 bin dolar toplam ödüllü turnuvanın ilk gününü İsveçli Mikael Lindberg 66 vuruşla (-6) lider bitirdi. İlk raunda 10. çukurda başlayan 33 yaşındaki oyuncu, son 10 çukurda altı birdie yapmayı başardı. Lindberg, geçen hafta Volvo Çin Açık’ta üçüncü olarak kariyerinin en iyi derecesini elde etmişti. Mikael Lindberg’in ardından İspanyol Alejandro Del Rey, İskoç Ewen Ferguson ve Güney Afrikalı Daniel Van Tonder, 67 vuruşla (-5) ilk günü ikinci sırada geçti. Aralarında son şampiyon Fransız Martin Couvra’nın da bulunduğu beş oyuncu da ilk raundu 68 vuruşla (-4) zirve takibini sürdürdü. Turnuvaya katılan 2018 Britanya Açık şampiyonu İtalyan Francesco Molinari ise ilk günü 69 vuruşla (-3) bitirdi. Türk oyuncular da sahada 176 ülkede yayınlanan Turkish Airlines Open’ın ilk gününde dört Türk oyuncu da sahaya çıktı. Türk golfçüler arasından en iyi skoru Leon Açıkalın kaydetti. Leon günü 74 vuruşla bitirirken, Taner Yamaç 75, Mutlu Güner de ilk raundu 76 vuruşla (+4) tamamladı. Turnuvaya amatör olarak katılan İbrahim Tarık Aslan 78 vuruşla açılış raundunu noktaladı. Yanakiev ve Teder tarih yazdı Turkish Airlines Open’a katılan iki amatör oyuncu Yordan Yanakiev ve Richard Teder de National Golf Kulübü’nde kendi ülkeleri adına tarih yazdı. 76 vuruşla (+4) günü bitiren 17 yaşındaki Yanakiev, DP Dünya Turu’nda sahaya çıkan ilk Bulgar oyuncu unvanını elde etti. 2026 Türkiye Amatör Açık şampiyonu olarak Turkish Airlines Open için wild card alan Richard Teder ise DP Dünya Turu’nda turnuva oynayan ikinci Estonyalı oldu. Mart ayında saha rekoru kırarak Regnum Pro-Am şampiyonu olan İngiliz Pavan Sagoo da ilk raundu 79 (+7) ile bitirerek son iki güne kalma şansını zora soktu. 3 Mayıs Pazar günü sona erecek turnuvaya Turkish Airlines D-Smart 77. Kanal Spor Smart ve D-Smart GO’dan canlı yayınlanıyor.
Antalya ALTSO Başkanı Erdem: "Vergi affı ile borçlar yapılandırılmalı, finansmana erişim kolaylaşmalı" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, yerel ve küresel gelişmelerin etkisiyle son yıllarda ciddi bir daralma ve mali baskı altında kalan turizm sektörü için finansman, vergi ve mevzuat alanlarında acil düzenleme çağrısı yaptı. Geçtiğimiz günlerde ALTSO Meclis Toplantısı’na katılan Antalya Vergi Dairesi Başkanı İlhan Karayılan ile de sektörün bu taleplerini paylaştıklarını belirten Erdem, turizmin Türkiye ekonomisi için stratejik önemine dikkat çekti. Turizm sektörünün doğrudan döviz girdisi sağlayan bir alan olduğunu belirten Erdem, "Turizmciler fiilen hizmet ihracatı yapıyor. Ülkemize döviz kazandıran bu sektörün, ihracatçı statüsünde değerlendirilmesi gerekiyor. Bu sayede turizmciler Eximbank kredileri, vergi avantajları ve teşviklerden yararlanabilir" diye konuştu. Rekabet gücünün artırılması için bu adımın kritik olduğunu söyleyen Erdem, buna ilave olarak Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, "İhracat ve üretimi desteklemek amacıyla kurumlar vergisinde, normal ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 25’ten yüzde 14’e indirileceğini, üretici ihracatçılarda ise oranın yüzde 9’a kadar düşeceği" yönündeki açıklamasına atıfta bulunarak, "Turizmcilerin de ihracatçı sayılarak bu haklardan yararlandırılmasını talep ettiklerini" dedi. "Vergi affı ile borçlar yapılandırılmalı, finansmana erişim kolaylaşmalı" Pandemi sonrasında toparlanma sürecinde artan maliyetler ve düşen kârlılık nedeniyle birçok işletmenin borç yükü altında olduğunu belirten Erdem, turizm sektörüne özel borç yapılandırma paketleri hazırlanması gerektiğini dile getirdi. Sektörün vergi affı beklentisi de olduğuna da işaret eden Erdem, ayrıca bu yıl uygulamaya giren "Yeni Yangın Yönetmeliği" gibi benzer uygulamalar nedeniyle uygun faizli ve uzun vadeli kredi imkânlarının sağlanmasının sektöre nefes aldıracağını söyledi. Erdem, aksi halde küçük ve orta ölçekli işletmelerin ayakta kalmakta zorlanacağını ifade etti. "KDV uygulamalarındaki çelişkiler giderilmeli" Bölgenin ağırlıklı olarak konaklama, yeme-içme işletmelerinden oluştuğuna dikkat çeken ALTSO Başkanı, "Turizm işletmeleri satın aldıkları alkollü içeceklerde ödedikleri yüzde 20 KDV’yi mahsup edemiyor. Bu durum da işletmeler üzerinde çifte yük oluşturuyor. Genel giderden düşen bu masrafın KDV üzerinden mahsup edilmemesi genel vergi uygulamalarına da uygun bir yöntem değil" dedi. Bununla beraber bölgede ve turizm merkezlerinde hizmet üretildiğini, genellikle konaklama ve yeme-içme işletmelerinin bulunduğunu yineleyen Başkan Erdem, "Gıda alışlarında da yüzde 1 olan KDV girdi maliyetlerimiz satışta yüzde 10 olarak değerlendiriliyor. Turizmci zaten ağır yük altında. Bu yüzde 9’luk KDV farkı da yine işletmelerimizin üzerinde artı bir yük olarak kalıyor" diyerek bu gibi uygulamaların yatırımcı lehine düzeltilmesi gerektiğini belirtti. "Cirodan vergi alınmamalı" Artan maliyetler ve kur baskısı nedeniyle sektörde kârlılığın düştüğünü ancak vergi yükünün artarak devam ettiğini ifade eden Erdem, ciro üzerinden alınan vergilerin işletmeleri zorladığını kaydetti. Erdem, "Kazanç üzerinden vergi alınması gerekirken, ciro (hasılat) üzerinden alınan yükler özellikle düşük marjla çalışan turizmcileri ciddi şekilde etkiliyor. Örneğin konaklama ve yeme içme tesislerinde yüzde 2 oranında Konaklama Vergisi ile binde 5 oranında Turizm Katkı payı ciro üzerinden hesaplanıyor. Bu oran çok düşük karlarla çalışan işletmelerde büyük gelir kayıplarına sebep oluyor. Hasılat bir kazanç olarak görülmemeli. Hasılattan alınan vergilerin rakamları küçük gibi görünse de kazanca yansıdığı zaman çok büyük çarpan etkisi oluşturuyor. Verginin sadece kazanç üzerinden alınması gerekir. Bu rakamları milyonlarla hesapladığımız zaman çok ağır bir yük ile karşı karşıya kalıyoruz. Vergide asıl olan elde edilen kazanç üzerinden alınmasıdır. Ciro üzerinden alınan verginin kaldırılmasını talep ediyoruz" dedi. "Ecrimisil harçları YDO ve Tüfe’ye göre çok fahiş artıyor" ALTSO Başkanı ayrıca ecrimisil nedeniyle alınan yüksek harç oranlarına da dikkat çektiği açıklamasında, "2026 yeniden değerlendirme oranı yüzde 25,49, son açıklanan enflasyon oranı ise 32,82 iken Ecrimisil harçlarının bu oranlara göre fahiş oranda artması da turizmci için büyük bir yüktür. Bir yandan devlet desteği bekleyen turizmciye kira artış oranlarının neredeyse 7-8 katı oranında artışla karşı karşıya bırakılması zor günler geçiren sektörün belini büküyor. Artışların açıklanan yeniden değerlendirme ve enflasyon oranlarını aşmaması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi. Başkan Erdem, turizm sektörünün sürdürülebilirliği için atılacak adımların yalnızca işletmeleri değil, bölge ekonomisini ve istihdamı da doğrudan etkileyeceğini belirterek, "Turizm, Türkiye’nin en önemli döviz kaynaklarından biridir. Bu sektörü güçlendirmek, ülke ekonomisini güçlendirmektir" çağrısı yaptı.
Aydın Didim’de "polisiz" diyerek dolandırdılar, kaçarken kaza yapınca yakalandılar Aydın’ın Didim ilçesinde kendilerini polis olarak tanıtıp bir kadını 30 bin Euro dolandıran şüpheliler, kaçarken motosiklet kazası yapınca yakalanarak tutuklandılar. Aydın’ın Didim ilçesinde film senaryolarını aratmayan dolandırıcılık olayı, şüphelilerin kaza yapmasıyla son buldu. Edinilen bilgiye göre, Altınkum Mahallesi’nde yaşayan bir kadını telefonla arayan şahıslar, kendilerini polis olarak tanıtarak "Adınız bir soruşturmaya karıştı, para ve ziynet eşyalarınız incelenecek" yalanıyla baskı kurdu. Paniğe kapılan kadın, evinde bulunan 30 bin Euro nakit parayı motosikletle gelen iki kişiye elden teslim etti. Parayı aldıktan sonra hızla bölgeden uzaklaşan şüpheliler, Didim-Söke yolu Taşburun mevkiinde motosikletle kaza yaptı. Kazanın ardından olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edilirken, şüphelilerden birinin çeşitli yerlerinde kırıklar oluştuğu, diğerinin ise durumunun iyi olduğu öğrenildi. Dolandırıldığını fark eden mağdurun ihbarı üzerine Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekipleri harekete geçti. Ekipler, yaklaşık 50 güvenlik kamerası kaydı ve görgü tanıklarının ifadelerini inceleyerek şüphelilerin kimliklerini kısa sürede belirledi. Yapılan çalışmalar sonucu kazaya karışan şahısların dolandırıcılık olayının failleri olduğu tespit edildi. Gerçekleştirilen teknik ve fiziki takip sonucunda parayı teslim alan B.G. ve Y.T. ile olaya yardım ettiği belirlenen H.G. düzenlenen operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan 3 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. Yaralı olan şüphelinin ise hastanedeki tedavisinin ardından cezaevine gönderileceği öğrenildi.