DÜNYA - 15 Aralık 2024 Pazar 09:51 | Son Güncelleme : 15 Aralık 2024 Pazar 09:53

Blinken: "SDG’nin mevcut rolünü devam ettirebilmesi, şu an için önemli"

A
A
A
Blinken: "SDG’nin mevcut rolünü devam ettirebilmesi, şu an için önemli"

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Suriye’de PKK/YPG güdümündeki Suriye Demokratik Güçleri’nin DAEŞ ile mücadelede hayati bir rol üstlendiğini savunarak, "Türkiye’deki meslektaşlarımızla ve diğerleriyle de görüştüğüm gibi, SDG’nin mevcut rolünü devam ettirebilmesi şu an için önemli. Çünkü bu, IŞİD'in Suriye’deki geçiş sürecinden yararlanarak yeniden toparlanmaya çalışacağı kırılgan bir an” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ürdün’ün Akabe kentinde Suriye’deki gelişmeleri görüşmek üzere gerçekleştirilen dışişleri bakanları toplantısı sonrasında basın toplantısı düzenledi.
ABD’nin bugün bölgedeki partnerleriyle Suriye ve Suriye halkına yönelik desteği yönlendirecek ortak ilkeler üzerinde anlaşmaya vardığını duyuran Blinken, “Amerika ve ortaklarımız, Suriye halkının bu yeni yolu çizmesine yardımcı olmak konusunda önemli bir sorumluluğa sahiptir. Suriye’de yaşananların sınırlarının çok ötesinde, insanların kitlesel olarak yerlerinden edilmesinden teröre kadar şiddetli sonuçlar doğurabileceğini biliyoruz” dedi.

DAEŞ ve diğer terör gruplarının halen Suriye’deki mevcudiyetlerini koruduklarını söyleyen Blinken, Suriye halkının bu gibi hususlarda komşularının ve uluslararası toplumun yardımına ihtiyacı olacağını söyledi. Blinken, “Bu bölgede ve diğer yerlerde, baskıcı bir rejimin düşüşünün hızla daha fazla çatışma ve kaosa yol açabileceğini, bir diktatörün yerini başka birinin alabileceğini ya da bir dış ülkenin müdahalesi bertaraf edilse bile yerini başka bir müdahaleye bırakabileceğini gördük. İşte bu yüzden, bugün ortaklarımızla bir araya gelerek Suriyelilerin bu zorluklarla başa çıkmalarına ve istedikleri kapsayıcı, mezhepçi olmayan, barışçıl ve egemen devleti inşa etmelerine yardımcı olma çabalarımızı yönlendirecek ilkelere dair anlaşmaya varmamız çok önemli” dedi.

Blinken, “Suriye halkına mesajımız şudur; Başarmalarını istiyoruz ve bunu yapmalarına yardımcı olmaya hazırız” şeklinde konuştu.
Bugünkü anlaşmanın Suriye’deki geçici hükümete ve taraflara ihtiyaç duyulan destek ve tanınmayı sağlamak için hayati önemdeki ilkelere ilişkin birleşik bir mesaj gönderdiğini vurgulayan Blinken, “Şu konularda mutabık kaldık; Geçiş süreci, Suriyeliler tarafından yönetilmeli, Suriyelilere ait olmalı ve kapsayıcı ve temsili bir hükümet ortaya çıkarmalıdır. Azınlıklar ve kadınlar dahil, tüm Suriyelilerin hakları korunmalıdır. İnsani yardım, ihtiyaç duyan insanlara ulaşabilmelidir. Devlet kurumları, Suriye halkına temel hizmetler sunmalıdır. Suriye, terörist gruplar ve Suriye halkını, komşularını veya dünyayı tehdit eden diğer unsurlar tarafından bir üs olarak kullanılmamalıdır. Kimyasal silahlar koruma altına alınmalı ve güvenli bir şekilde imha edilmelidir. Suriye, komşularıyla barışçıl ilişkiler içinde olmalıdır. İlgili kuruluşlar, kayıp Suriyeliler ve yabancıların akıbetini belirlemeye yardımcı olabilecek taraflarla erişim sağlamalı ve nihayetinde suçluların hesap vermesini sağlayacak bir mekanizma oluşturulmalıdır” dedi.

“HTŞ ve diğer taraflarla temas halindeyiz”

Basın toplantısında ABD’nin terör örgütü listesinde yer alan Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ile doğrudan temas kurup kurmadığına ilişkin bir soruya cevap veren Blinken, “Evet, HTŞ ve diğer taraflarla temas halindeyiz” dedi.

Blinken, görüştükleri herkese Amerikalı gazeteci Austin Tice’ı bulmanın ve evine döndürülmesine yardımcı olmanın önemini vurguladıklarını söyledi.

Gazetecinin HTŞ ile görüşmenin “doğrudan temas” olup olmadığına ilişkin sorusuna Blinken, “Doğrudan temas, evet” şeklinde cevap verdi.

Suriye’ye insani yardımlara ilişkin bir soruya cevap veren Blinken, “Bunun için Birleşmiş Milletler ve diğer ülkelerle birlikte çalışacağız. Bugün ele aldığımız bazı acil ihtiyaçlar var, örneğin yakıt sıkıntısı. Bu, ışıkların yanabilmesi, mağazaların açılabilmesi ve insanların seyahat edebilmesi için önemli” dedi.

“SDG’nin mevcut rolünü devam ettirebilmesi, şu an için önemli”

Suriye’de PKK/YPG güdümündeki Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) durumunun ne olacağına ilişkin bir soruya cevabında Blinken, “SDG konusunda, öncelikle “içinde bulunduğumuz anın” bir aciliyeti var. Bu aciliyet, son yıllarda elde ettiğimiz başarıyı, yani IŞİD’in hilafet bölgesini sona erdirmek ve IŞİD’in kontrol altında tutulmasını kalmasını sağlamaktır. Bu, kritik bir görev olmaya devam ediyor. SDG, bu görevin yerine getirilmesi konusunda hayati bir rol oynuyor. Buna, yaklaşık 10 bin yabancı terörist savaşçının tutulduğu gözaltı merkezlerinin güvenliğini sağlama ve bu kişilerin ülkelerine iadesine yardımcı olma da dahil. Bu nedenle, Türkiye’deki meslektaşlarımızla ve diğerleriyle de görüştüğüm gibi, SDG’nin mevcut rolünü devam ettirebilmesi şu an için önemli. Çünkü bu, IŞİD'in Suriye’deki geçiş sürecinden yararlanarak yeniden toparlanmaya çalışacağı kırılgan bir an” dedi.

Gazze’de ateşkes

Gazze’de ateşkes gündemi ve İsrail’in devam eden saldırılarına ilişkin bir soru alan Blinken, ateşkes ve rehinelerin evlerine dönmesinin Gazze’de durumu kökten değiştirebilecek tek şey olduğunu ve bunun için yoğun bir şekilde çalıştıklarını söyledi. Blinken, “Bu, en büyük farkı oluşturacak olan şeydir ve artık zaman bu anlaşmayı nihayet tamamlama zamanıdır. Hamas’ı kurtarmaya gelecek olan bir süvari yok” dedi.

Blinken, “Bu süreci sona erdirme zamanı geldi. Bu, rehinelerin eve dönmelerini sağlayacak ve her gün acı çeken insanlara nihayet rahatlık getirecek bir son olmalıdır. Bu arada, yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırma çabalarımızı katlayarak sürdürüyoruz. Daha yapılması gereken çok şey olsa da son günlerde yardım taşıyan kamyon sayısında önemli bir artış gördük. Bu sayı, yüzlerceye ulaştı. Birleşmiş Milletler’i Gazze’nin kuzeyine sokmayı başardık. Bu orada neler olduğunu anlamak için çok önemliydi” dedi.

Suriye’deki geçiş hükümetinin ABD’nin güvenini kazanması için ne yapması gerektiğine ilişkin bir soru alan Blinken, “Şu anda birçok ülkenin umut ettiği ve beklediği şeyin gerçekleşmesini bekliyoruz. Bunu çok yakında yayınlayacağımız bir açıklamada detaylandıracağız. Bugün üzerinde anlaştığımız konu tam olarak budur. Az önce paylaştığım ilkeler, sadece bizim değil neredeyse Suriye’nin tüm komşularının, bölgedeki önemli ülkelerin ve bölge dışındaki büyük ülkelerin beklediği şeydir. Suriye’nin bu yönde ilerlediğini ve Suriyeliler tarafından yürütülen ve Suriyelilerin sahiplendiği bir süreçte bu adımların atıldığını gördüğümüzde biz de uyguladığımız çeşitli yaptırımları ve diğer tedbirleri yeniden değerlendirecek ve buna uygun şekilde yanıt vereceğiz” dedi.
Blinken, “Ancak en önemli şey harekete geçmek. Son günlerde duyduğumuz bazı olumlu sözleri takdir ediyoruz lakin gerçekten önemi olan şey eylemler ve bu eylemlerin sürdürülebilir olması” dedi.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İçişleri Bakanı Çiftçi: "1 Ocak’tan bugüne 17 bin 188 narkotik operasyon gerçekleştirdik" ‘Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü’ panelinde konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "1 Ocak-25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi" dedi. Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde, Anadolu Yayıncılar Derneği’nin İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün destekleriyle, ‘Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü’ paneli düzenlendi. Programda konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uyuşturucuyla mücadeleye kararlılıkla devam ettiklerini belirterek, "Uyuşturucu, çağımızın en büyük tehdit alanlarından biridir. Bireyi hedef alan bir bağımlılık meselesi olmanın çok ötesinde bir meseledir. Aile yapımızı, gençliğimizi, toplumsal huzurumuzu, kamu düzenimizi tehdit eder, organize suç ağlarını büyütür, terör örgütlerinin finansmanına kaynak oluşturur. Uyuşturucu birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak; devlet olarak en temel sorumluluğumuz, milletimize karşı boynumuzun borcudur" ifadelerini kullandı. "1 Ocak’tan bugüne 17 bin 188 narkotik operasyon gerçekleştirdik, 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi" 2026 yılında icra edilen narkotik operasyonlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak bizler de Türkiye Yüzyılı’nı, ‘Huzurun Yüzyılı’ yapmak için yeni güvenlik paradigmamızda ‘önleyicilik’ ilkesini merkeze alıyoruz. Artık mücadelemizi yalnızca operasyon, yakalama ve adli süreç başlıklarıyla sınırlı görmüyoruz. Riski kaynağında tespit eden, suça giden yolları kapatan, gençlerimizi koruyan, aileleri bilinçlendiren ve toplumsal farkındalığı büyüten bütüncül bir anlayışla hareket ediyoruz. Sahada da mücadelemiz kesintisiz sürmektedir. 1 Ocak - 25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi. Hedef aldığımız 298 organize suç örgütünün 46’sının narkotik suç odaklı olması, uyuşturucu tehdidinin organize suçla, sokak şiddetiyle, yasa dışı para ağlarıyla ve terörün finansmanıyla ne kadar iç içe geçtiğini açıkça göstermektedir" diye konuştu. "Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir" Uyuşturucuyla mücadelede medyanın büyük rol üstlendiğini ifade eden Bakan Çiftçi, "Uyuşturucu ile mücadelede medyanın rolü, son derece ehemmiyet arz eden bir konudur. Bizler medyayı; toplumu bilinçlendiren, aileleri uyaran, gençleri koruyan, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan ve mücadele iradesini geniş kitlelere taşıyan en stratejik paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Haber dili, görsel tercihleri, başlıklar, tekrar edilen ifadeler ve yayın akışı toplumsal algıyı doğrudan etkiler. Uyuşturucuyu özendiren, normalleştiren, magazinleştiren, merak uyandıran her anlatım, mücadeleye zarar verir. Toplumu bilinçlendiren, resmi kurumların doğru bilgisini esas alan sorumlu yayıncılık ise mücadelemize büyük güç katar. Bu noktada haber metinlerinden dizi repliklerine, film senaryolarından dijital içeriklere kadar kullanılan dile özel bir hassasiyet göstermeliyiz. Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir" ifadelerine yer verdi.
Muğla MTK Koleji 23 Nisan programını yoğun katılımla gerçekleştirdi MTK Koleji tarafından düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama programı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Öğrencilerin sahne performansları izleyicilerden büyük alkış aldı 23 Nisan günü okul bahçesinde şiirler, oyun istasyonları ve çeşitli etkinliklerle kutlanan bayramın salon programı, Türkiye’de yaşanan acı olaylar nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmişti. AKM’de gerçekleştirilen etkinlik, öğrenciler, öğretmenler ve veliler için anlamlı bir buluşmaya dönüştü. Gürbüz: "Bu buluşma bizim için hem anlamlı hem duygusal" Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başlayan törende açılış konuşmasını yapan MTK Koleji Kurucu Şirketi MUYABİR Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özden Gürbüz, sözlerine Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylarda hayatını kaybeden öğrenciler ile öğretmen Ayla Kara’yı anarak başladı. Yaşanan süreç nedeniyle programı ertelemek zorunda kaldıklarını belirten Gürbüz, "Bugün burada yeniden bir araya gelmek bizim için hem anlamlı hem de duygusal bir buluşma" ifadelerini kullandı. Eğitim kurumlarının güvenli ortamlar olması gerektiğine dikkat çeken Gürbüz, öğretmenlerin bu tür üzücü olaylarla karşı karşıya kalmaması gerektiğini vurgulayarak, kurum olarak bu konudaki hassasiyetlerini dile getirdi. Yeni anaokulu müjdesi Gürbüz, 23 Nisan kapsamında çocuklara armağan niteliğinde bir müjde de paylaşarak, 2026-2027 eğitim öğretim yılında hizmete girecek modern donanımlara sahip yeni MTK Koleji Anaokulu binasının açılacağını duyurdu. Öğrencilere verilen değerin, Muğla’ya ve ülke eğitimine katkı sağlama hedeflerinin en önemli göstergesi olduğunu belirten Gürbüz, programda emeği geçen öğrencilere, öğretmenlere ve idarecilere teşekkür etti. Program kapsamında anaokulu koro ve dans gösterileri sahnelendi. İlkokul öğrencileri ise Kafkas dansı, modern dans, zeybek ve Teke yöresi oyunlarıyla izleyenlere görsel bir şölen sundu. İlkokul-Ortaokul Müzik & Ukulele Kulübü’nün konseri de programa ayrı bir renk kattı. Kutlama programı, öğretmenlere teşekkür bölümü ve tüm öğrenci, öğretmen ve idarecilerin yer aldığı final sahnesiyle sona erdi.