DÜNYA - 07 Ocak 2026 Çarşamba 07:30 | Son Güncelleme : 07 Ocak 2026 Çarşamba 07:33

Beyaz Saray’dan Grönland açıklaması: "Askeri güç kullanımı seçeneği de masada"

A
A
A
Beyaz Saray’dan Grönland açıklaması: "Askeri güç kullanımı seçeneği de masada"

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland'ın stratejik önemine dikkat çektiğini hatırlatarak, "Başkan Trump ve ekibi, bu önemli dış politika hedefini gerçekleştirmek için çeşitli seçenekleri tartışıyor ve elbette, ABD ordusunu kullanmak da her zaman başkomutanın elinde olan bir seçenek" açıklamasında bulundu.

Beyaz Saray’dan ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland konusundaki tepki çeken ifadeleri ile ilgili yeni bir açıklama geldi. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ın Grönland’a verdiği stratejik öneme atıfta bulunarak, "Başkan Trump, Grönland'ın alınmasının ABD için bir ulusal güvenlik önceliği olduğunu ve Arktik bölgesindeki rakiplerimizi caydırmak adına hayati önem taşıdığını açıkça dile getirmiştir" ifadelerini kullandı. Grönland konusunda güç kullanımı dahil farklı seçeneklerin masada olduğunu belirten Leavitt, "Başkan Trump ve ekibi, bu önemli dış politika hedefini gerçekleştirmek için çeşitli seçenekleri tartışıyor ve elbette, ABD ordusunu kullanmak da her zaman başkomutanın elinde olan bir seçenek" değerlendirmesinde bulundu.

Trump, tepki çeken Grönland açıklamalarını yinelemişti

ABD Başkanı Donald Trump, Grönland'ın kendileri için stratejik olarak çok önemli olduğunu belirterek, adanın ABD'nin bir parçası olması gerektiği yönündeki tepki çeken açıklamalarını yinelemişti. "Grönland'a kesinlikle ihtiyacımız var" diyen Trump, Danimarka Krallığı’na bağlı adanın "Rus ve Çin gemileriyle çevrili olduğunu" iddia etmişti.

Danimarka ve Grönland yönetimleri Trump’a tepki göstermişti

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Trump’ı Grönland’ı ABD topraklarına katmaya yönelik tehditlerini durdurmaya çağırarak, "ABD'nin Danimarka Krallığı'na bağlı üç ülkeden herhangi birini ilhak etme hakkı yok" açıklamasında bulunmuştu. Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielse de, Trump’ın sözlerine "Sadece yanlış değil, aynı zamanda saygısızca" tepkisini göstermişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Topuk kanı çıkmazı: Bebeklerine kayyum atanması endişesiyle yaşıyorlar Adana’da yaşayan Mahmut ve Ülviye Deniz çifti, yeni doğan bebeklerinden topuk kanı aldırmak istemedikleri için bebeklerine kayyum atanma riskiyle karşı karşıya kaldı. Mahmut Deniz, "Bizim evladımız belediye veya şirket değil, kayyum atanmasını istemiyoruz. Dava açılmasın" derken, topuk kanı vermek istemediklerine dair evrak imzalamalarına rağmen yine de evlatlarından zorla topuk kanı alındığını iddia etti. Mahmut ve Ülviye Deniz çiftinin geçtiğimiz cuma günü Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Fahretdin ismini verdikleri evlatları dünyaya geldi. Ancak çift, evlatlarından topuk kanı aldırmadı ve aşı yaptırmak istemedi. Bunun üzerine doktorlar, aileye ’Topuk Kanı Red Formu’ imzalattı ve durumu İl Sağlık Müdürlüğü ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bildirdi. Ayrıca iddiaya göre doktorlar aileye, "Topuk kanı aldırmadığınız için hakkınızda dava açılacak, çocuğunuza kayyum atanabilir. Sosyal hizmetler gelmeden hastaneden giderseniz firari olarak yazılırsınız" dedi. Bunun üzerine baba Deniz, hastanenin başhekim yardımcısıyla süreç hakkında konuşmaya gitti. Bu süreçte ise yine iddiaya göre hemşireler yeni doğan Fahretdin’den topuk kanı aldı. Başhekim yardımcısının yanından geldikten sonra eşinin beyanı üzerine durumdan haberdar olan baba Deniz, doktorlarla görüştü ve "Kanı almamız lazımdı, sarılık durumuna bakmamız için gerekliydi" yanıtını aldı. Bu yanıt üzerine baba Deniz, eşi ve evladını hastaneden götürdü. "Topuk kanı aldırmak istemediğimizi söyledik" Yaşadıklarını anlatan baba Mahmut Deniz, "Cuma günü evladımız dünyaya geldi. Daha sonrasında aşı yaptırmak istemediğimizi ve topuk kanı aldırmak istemediğimizi söyledik. Ardından doktor eşimin yanına gelip, ’topuk kanı aldırmadığınız için hakkınızda dava açılacak, çocuğunuza kayyum atanabilir. Hastaneden giderseniz firari olarak yazılırsınız’ demişler. Ben başhekim yardımcısıyla konuşurken ’topuk kanı alıp aşı vurun ancak çocuğumun başına bir şey gelirse sorumlu sizsiniz. Bu sorumluluğu kabul edin, bana yazılı kağıda imza verin’ dedim. O da böyle bir sorumluluğu kabul edemeyeceğini söyledi" ifadelerini kullandı. Ayrıca hastane yönetiminin kendilerine hastaneden çıkmaları durumunda ’firari’ olacaklarını beyan ettiğini de öne süren Deniz, "Benim bebeğimin adı ’firari bebek’ olarak kaldı. Benim çocuğuma kayyum atanacakmış. Bizim çocuğumuza bizden daha iyi kimse bakamaz" diye konuştu. "Çocuğumuzun bedenine zarar gelmesin diye savaşıyorduk" "Topuk kanı vermek istemediğimize dair imza vermemize rağmen kan alındı" iddiasında bulunan Deniz, "Çocuğumuzun topuğundan zaten kan almışlar. Beden dokunulmazlığını ihlal etmişler. Biz bunun için savaş veriyorduk. Çocuğumuzun bedenine zarar gelmesin diye savaşıyorduk, bunu da ihlal etmişler. Bizden herhangi bir yazılı imza almadılar. Biz topuk kanı vermek istemediğimize dair imza vermemize rağmen topuk kanı aldılar. Bundan dolayı bize dava süreci açılacağı söylendi. Hem dava açılmasını, hem de para cezası, kayyum atanması gibi cezalar olabilirmiş. Örneklerini gördük daha öncesinde. Bunları kabul etmiyorum" diye konuştu. "Benim çocuğum belediye mi ki kayyum atansın" diyerek yaşadıklarına tepki gösteren Deniz, "Benim çocuğum ve eşim gayet sağlıklı. Benim çocuğum belediye mi ki, şirket mi ki, mal mı ki kayyum atanıyor. Eşimin sütü kesildi bu olaylardan sonra. Gerekli desteği bekliyoruz" dedi. Ailenin avukatı Cüneyt Bülent Şeker ise, "Bana göre bugün çocuğa yapılacak test ve tedavilere karar verme konusunda en güvenilir el anne-babanın elidir. Çünkü çocuğunu menfaatsiz seven, onun üstün yararını gerçekten düşünen anne babadır. Sağlık sektörünün çocuğa müdahalesi istisnai durumlarda olmalı ve zaruri bir sebebe dayanmalıdır" şeklinde konuştu. Öte yandan, İl Sağlık Müdürlüğü ise topuk kanı vermeyi kabul etmeyenlerle ilgili prosedürün bakanlık tarafından belirlendiğini ve uygulandığını bildirdi.
Balıkesir Balıkesir’de yetenekli sporcular keşfediliyor, şampiyonlar yetişiyor Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen Türkiye Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı, 2024-2025 döneminde de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye genelinde uygulanan program kapsamında Balıkesir’de 11 bin 975 öğrenci, Genel Tarama Test ve Ölçümlerine katılarak sportif yeteneklerini ortaya koyma fırsatı buldu. Yapılan bilimsel değerlendirmeler sonucunda 2 bin 40 öğrenci, performansları doğrultusunda programın ikinci aşamasına geçmeye hak kazandı. Programın etkinliğini ortaya koyan bir diğer aşama ise 2023-2024 eğitim-öğretim döneminde gerçekleştirildi. Önceki dönemde ikinci aşamaya seçilen öğrenciler için düzenlenen Kapsamlı Tarama Test ve Ölçümlerine bin 161 öğrenci katıldı. Alanında uzman ekiplerce yapılan ayrıntılı analizler sonucunda 733 öğrenci, fiziksel ve motorik özelliklerine en uygun spor dallarına yönlendirilerek düzenli spor eğitimine alındı. Böylece yeteneklerin doğru branşlarla eşleştirilmesi sağlandı. Gençlik ve Spor İl Müdürü Adem Özalp, programın önemine dikkat çekerek, "Öğrencilerimiz, hem fiziksel ölçümleri hem de sportif becerileri doğrultusunda değerlendirilmektedir. Bu süreç, yetenekli çocukların erken yaşta keşfedilmesini ve kendilerine en uygun spor dallarına yönlendirilmesini sağlıyor. Programın ilk aşamasında temel hareket kabiliyetleri ölçülmekte, devamında branş eğitimi ve ileri düzey spor çalışmalarıyla sporcuların potansiyelleri en üst seviyeye çıkarılmaktadır. İlimizde bu program sayesinde keşfedilerek eğitim alan ve farklı branşlarda Türkiye Şampiyonalarında derece elde eden birçok sporcumuz bulunuyor. Nihai hedefimiz ise milli takım altyapılarına ve olimpiyatlara sporcu kazandırmak" ifadelerinde bulundu. Program, ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin sportif yeteneklerini belirlemeye yönelik test ve ölçümleri kapsıyor. İlimizde uzman antrenörler ve beden eğitimi öğretmenleri tarafından gerçekleştirilen uygulamalarda; boy-kilo ölçümü, oturma yüksekliği, kulaç uzunluğu, esneklik, dikey sıçrama, çeviklik, sağlık topu fırlatma, pençe kuvveti ve 20 metre sürat koşusu gibi fiziki parametreler değerlendirilerek analiz ediliyor. Bu sayede yetenekli çocuklar erken yaşta tespit edilerek uygun branşlara yönlendiriliyor. Program çerçevesinde eğitim alan sporcular arasından öne çıkan isimler, farklı branşlarda elde ettikleri başarılarla dikkat çekiyor. Atletizm branşında Doruk Saldamlı, U16-U18 Salon Olimpik Deneme Yarışmaları’nda birincilik elde ederek olimpik sporcu seçildi. Aynı branşta Ecrin Avcı, U16-U18 Salon Olimpik Deneme Yarışmaları’nı birincilikle tamamlarken, U16 Salon Türkiye Şampiyonası’nda dördüncü oldu. Taekwondo branşında Özlem Ece Karadayı, Türkiye Taekwondo Poomse Şampiyonası’nda üçüncülük elde etti. Güreş branşında ise Buğlem Serap Tanrıöğer ve Seher Karaca, U10-11-12-13-14 Bayanlar Güreş Şampiyonası’nda ikincilik derecesi kazandı. Atletizmde Samet Keskin, U16 Salon Türkiye Şampiyonası’nda birinci olurken; cimnastik branşında Defne Hasırcıoğlu 2024 Aerobik Cimnastik Türkiye Şampiyonası’nı dördüncü sırada tamamladı. Sudenaz Can ise Atletizm Seyfi Alanya Atmalar Kış Şampiyonası’nda dördüncülük elde etti. Bu başarıların yanı sıra, proje kapsamında eğitim alan daha birçok genç sporcu da gelişimlerini sürdürerek Türk sporuna yeni değerler kazandırmaya devam ediyor.
Kocaeli Başiskele Koridor Projesi’nin ilk bağlantı yolu trafiğe açıldı Kocaeli Büyükşehir Belediyesince İzmit ile Başiskele arasındaki ulaşım yükünü hafifletmek amacıyla yürütülen ’Başiskele Koridor Projesi’nde ilk bağlantı yolu trafiğe açıldı. Trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla başlatılan Başiskele Koridor Projesi’nde çalışmalar hız kazandı. Başiskele-İzmit hattındaki trafiği kesintisiz hale getirmeyi hedefleyen projede, ilk kavşak noktası olan Yuvacık bağlantı kolunda asfalt ve refüj çalışmaları tamamlanarak yol araç trafiğine açıldı. Gölcük istikameti ay sonuna kadar açılacak Çalışmaların seyri hakkında bilgi veren Fen İşleri Dairesi Başkanı Dağhan Çelebi, Yuvacık girişindeki 700 metrelik hattın asfaltlama sürecinin bittiğini belirterek, "300 metrelik kısmı trafiğe açtık. Bu ayın sonuna doğru ise Gölcük istikametindeki yan yolu da açmayı planlıyoruz. Çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Vatandaşlarımıza hayırlı uğurlu olsun" dedi. Geofoam teknolojisi ile 350 milyon liralık tasarruf Projede zemin iyileştirmesi ve dolgu çalışmalarında kullanılan "geofoam" teknolojisi, hem maliyet hem de zaman açısından avantaj sağladı. Hafif dolgu blokları sayesinde ilk yatırım maliyetinde yaklaşık 350 milyon lira tasarruf edildiği kaydedildi. Ayrıca bu teknoloji ile 9 bin tırın trafiğe çıkışının önüne geçilerek bölgedeki trafik yükünün hafifletildiği vurgulandı. 16 kilometrelik yeni ulaşım koridoru 2025 yılının haziran sonunda başlayan ve 16 kilometrelik bir güzergahı kapsayan proje kapsamında, toplam 9 köprü ve 7 menfez inşa edilecek. Yayalar için 2 adet üst geçit yapılacak. 167 bin ton asfalt serimi gerçekleştirilecek. 13 bin metre yağmur suyu hattı ve 11 bin 500 metre otokorkuluk imalatı yapılacak. D-130 Karayolu’ndaki yükü önemli ölçüde alacak olan projenin, planlanan takvime uygun olarak ilerlediği bildirildi.