BASKETBOL - 06 Kasım 2011 Pazar 18:49

Beşiktaş: 83 - Fenerbahçe: 78

A
A
A
Beşiktaş: 83 - Fenerbahçe: 78

Beko Basketbol Ligi'nde oynanan sezonun ilk derbisinde Beşiktaş Milangaz, Fenerbahçe Ülker'i 83-78 yendi.

EMRAH OKTAY - MURAT KARADAĞ

Maça her iki takımda karşılıklı basketlerle başladı. Periyodun ortalarına doğru hücumda etkinliğini arttıran Beşiktaş Milangaz Williams ve Semih Erden ile farkı açtı ve skor 18-10 oldu. Bu bölümde Vidmar ile farkı kapatmak isteyen Fenerbahçe Ülker'e izin vermeyen Siyah-beyazlılar son 2 dakika 50 saniyeye girilirken ise Ergec'in faul atışlarıyla skoru 22-13 yaptı. Preldzic ile sayılar bulan Fenerbahçe Ülker farkı 5 sayıya kadar indirdi. Siyah-beyazlılar ilk periyodu Marcelus Kemp'in 3 sayılık basketiyle 28-20 önde tamamlayan taraf oldu.

İkinci periyoda iki ekipte oyuncu değişiklikleri ile başladı. İlk bölümlerde Kemp ile hücumda etkili bir oyun ortaya koyan Beşiktaş Milangaz ezeli rakibi karşısında farkı açtı ve skoru 37-24 yaptı. Taraftarının da desteğini arkasına alan Beşiktaş Milangaz Deron Williams'ın 3 sayılık basketleriyle farkı açmayı sürdürdü. Rakibine Ukic ile cevap veren Fenerbahçe Ülker ise savunmada etkili olamadı. Rakibi ile arasındaki farkı koruyan siyah beyazlı ekip devreyi ise 47-34 önde
tamamladı.

Derbi mücadelesinin ikinci yarısında da Beşiktaş Milangaz'ın etkili oyunu devam etti. 23. dakika geride kalırken Siyah-beyazlılar Barış Hersek ile skoru 54-39'e getirdi. dış atışlarla farkı eritmek isteyen Fenerbahçe Ülker bu isteğinde başarılı olamazken Bogdanovic'in smaç basketiyle skor 56-43'e geldi. Ukic ile Sarı-lacivertliler skoru 62-48'e getirdi. Siyah-beyazlılar son periyoda ise 14 sayı farkla 64-50 önde girdi. Son periyoda Fenerbahçe Ülker etkili başlarken Jerrells ile farkı 9 sayıya indirdi (64-55). İlk 4,5 dakikalık bölümde ise Beşiktaş Milangaz sadece 2 sayı buldu (66-57). Hücumdaki etkinliğini devam ettiren sarı lacivertliler rakibiyle arasındaki farkı 6 sayıya kadar indirdi (67-61). Nefes kesen periyotta konuk ekip farkı kapatmaya çalışırken skor 71-68 oldu. Karşılaşmada son 1 dakikaya girilirken ise Fenerbahçe Ülker farkı 2 sayıya indirmeyi başardı. Skor avantajını koruyan Beşiktaş Milangaz mücadeleden 83-78 galip ayrıldı.

SALON: Sinan Erdem
HAKEMLER: Erşan Kartal xxx, Kaan Büyükçil xxx, Alper Özgök xxx
BEŞİKTAŞ MİLANGAZ: Williams xxx 21, Can Akın xx 8, Kemp xxx 19, Erceg xxx 18, Semih xxx 10, Ersin Dağlı xx 4, Hawkins x 2, Mehmet x 1
FENERBAHÇE ÜLKER: Ukic xxx 16, Ömer Onan x 2, Preldzic xxx 16, Gist x 2, Vidmar xx 7, Oğuz xxx 16, Jerrells xx 11, Bogdanovic xx 8, Kaya x, Engin x

1. PERİYOT: 28-20 (Beşiktaş Milangaz Lehine)
DEVRE: 47-34 (Beşiktaş Milangaz Lehine)
3. PERİYOT: 64-50 (Beşiktaş Milangaz Lehine)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.