MAGAZİN - 11 Haziran 2020 Perşembe 18:04

Azeri asıllı film müziği sanatçısı Rauf Valiyev'dan yeni albüm

A
A
A
Azeri asıllı film müziği sanatçısı Rauf Valiyev'dan yeni albüm

Azeri asıllı sanatçı Rauf Valiyev’in Helpers Of God isimli albümü piyasaya çıkıyor. Müzik dünyasının genç isimlerinden olan Rauf Valiyev 10 parçadan oluşan yeni albümü “Helpers Of God”un çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

Yakın zaman da dinleyicilerle buluşacak olan albüm için uzun bir uğraş verdiğini anlatan Rauf Valiyev, genel olarak cinematic tarzlarda çalışmaları olduğunu dile getirdi.

Aynı zamanda film müziği bestecisi olan Rauf Valiyev’in şarkıları sosyal medya ve Youtube’de on binlerce kişi tarafından dinleniyor.

Helpers Of God için çok emek verdiğine değinen Rauf Valiyev, yakında beğeniye sunulacak olan şarkısının çok dikkat çekeceğine inandığını aktardı. 

Beste yapmanın çok eğlenceli olduğunu ifade eden Rauf Valiyev “Yakında yayınlanacak olan 10 şarkılık yeni albümüm için geri sayım başladı. Herkesin beğenisine sunulacak olan yeni şarkılarım umuyorum çok sevilir. “dedi. Valiyev’in “Helpers Of God” adlı albümünde dikkat çeken detaysa, bu albümde yer alan 10 müziğin her birinin bir peygamber ismini taşıyor olması. 

Uzun zamandır üzerinde çalıştığı şarkılar için birçok teklif aldığını dile getiren Rauf Valiyev, albümün yayınından hemen sonra yenilerine başlayacağını açıkladı.

Rauf Valiyev “Sürekli şarkılarla iç içe olmak ve bunun yanın da bir meslek olarak yapmak güzel bir duygu. Yakın da yeni şarkılarla takipçilerimizin karşısına çıkmayı hedefliyorum.”
Yaptığı çalışmaların büyük kitleler tarafından dinlendiğini aktaran Rauf Valiyev, gelen taleplerin kendilerini yeni çalışmalara yönelttiğini söyledi. 

Son şarkılarının özellikle gençler tarafından beğenileceğini kaydeden Rauf Valiyev “film müziği ve beste yapmak benim için bir tutku demek yanlış olmaz. Sürekli yeni besteler üzerinde çalışıyorum ve bu devam edecek. “ ifadelerini kullandı.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta huzurevi sakinlerine akılcı ilaç kullanımı anlatıldı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik akılcı ilaç kullanımı semineri düzenlendi. Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler zincirinin son programında, yaşlı bireylerde doğru ilaç kullanımının önemi anlatıldı. Seminerde, Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özten, huzurevi sakinlerine polifarmasi olarak bilinen çoklu ilaç kullanımı, ilaç etkileşimleri ve yanlış doz uygulamalarına ilişkin bilgi verdi. Yaşlı bireylerde birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasının çeşitli riskler oluşturabileceğine dikkat çeken Özten, reçete dışı ilaç kullanımının sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Akılcı ilaç kullanımında doğru ilaç, doğru doz, doğru zaman ve doğru uygulama ilkelerinin esas olduğunu vurgulayan Özten, ilaçların hekim ve eczacı danışmanlığında kullanılması gerektiğini söyledi. Seminerde ayrıca ilaçların saklama şartları, kullanım talimatlarına uyulması ve ilaç saatlerinin düzenli takip edilmesi konularında da bilgilendirme yapıldı. Programı ilgiyle takip eden huzurevi sakinleri, merak ettikleri konulara ilişkin sorularını yöneltti. Etkinlikleri düzenleyen komiteye danışmanlık yapan Eczane Hizmetleri Bölüm Başkanı Ümit Karakaş ise programlarda görev alan öğrencileri tebrik etti. Karakaş, "Öğrencilerimizi yalnızca diploma vererek mezun etmiyor, onları topluma en faydalı olacak şekilde hem akademik hem de sosyal yönden hazırlamaya gayret ediyoruz" dedi.
Bayburt Demirden makete: Pandemide edindiği hobisini huzurevinde 6 yıldır sürdürüyor Bayburt Memnune Evsen Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerinden 74 yaşındaki Bülent Alemdar, pandemi döneminde tanıştığı el sanatlarıyla takı tasarımı, filografi ve maket alanında çalışmalar yapıyor. El emeği ürünler hazırlayan Alemdar, 6 yıldır üretmeyi sürdürüyor. Uzun yıllar demircilik yapan Bülent Alemdar, huzurevine gelmeden önce 56 yıl demire şekil verdiğini, geçirdiği kaza sonucu boynunun kırılması nedeniyle gönül verdiği yarım asrı aşkın mesleğini bırakmak zorunda kaldığını söyledi. Pandemi döneminde huzurevinde uygulanan kısıtlamalar nedeniyle odasında uzun süre vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Alemdar, dışarı çıkamadıkları süreçte kütüphaneden aldığı kitaplarla zaman geçirdiğini ifade etti. Kibritten gemiyle başladı, maketlere yöneldi Bayburt huzurevinin tadilata girmesi üzerine Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçtiklerini ifade eden Alemdar, burada açılan el işi kursuyla yeni bir uğraş edindiğini dile getirdi. Alemdar, "Huzurevine gelmeden evvel demirle uğraşıyordum, demirciydim. 56 sene demircilik yaptım. Sonra bir kaza geçirdim, merdivenden düştüm, boynum kırıldı. Sonra huzurevine geldim. Can sıkıntısından, tavan izlemekten bunaldım. Pandemi döneminde dışarı çıkış yoktu, hatta odadan çıkış bile yoktu, karantinadaydık" dedi. Kemah’taki huzurevinde açılan atölyeye merak edip gittiğini anlatan Alemdar, yıllar önce askerde kibritten gemi yaptığını kurs hocasına söylediğini belirterek, "Hocama 50 sene önce askerde kibritten gemi yaptığımı söyledim. ‘Ne lazım?’ diye sordu. Karton ve tutkal lazım dedim. Malzemeler masanın üzerindeydi, hemen başladık. Yapacağım gemi maketinin modelini kartondan çıkardım. Kibrit ve kibrit kutularıyla gemiyi yaptık" diye konuştu. "Bu kurs benim için ilaç oldu" İlk çalışmasının ardından farklı maketler de yapmaya başladığını belirten Alemdar, "Hoca bana, ‘Bülent amca ev yapabilir misin?’ dedi, bir resim gösterdi. Tamam dedim, evi yaptım. Sonra cami resmi gösterdi, camiyi yaptık derken artık atölyeden çıkamaz olduk. Bu kurs benim için ilaç oldu" ifadelerini kullandı. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" Erzincan’dan Bayburt’a döndükten sonra da öğrendiği el sanatlarını bırakmadığını söyleyen Alemdar, filografiyle Türk bayrakları yaptığını, takı tasarımı ve maket çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Üretmenin kendisine güç verdiğini dile getiren Alemdar, "Maket için uygun takımım olsa yapamayacağım bir şey yok. Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" dedi.