BASKETBOL - 25 Ağustos 2014 Pazartesi 23:42

Ataman: 'Dünya Şampiyonasında hedefimiz madalya'

A
A
A
Ataman: 'Dünya Şampiyonasında hedefimiz madalya'

A Milli Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman, Dünya Şampiyonasında en iyi dereceyi yapmak istediklerini söyledi.

A Milli Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman, Four Seasons Hotel’de düzenlenen kokteylde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Ataman, 6 haftalık bir hazırlık dönemi geçirdiklerini belirterek, “Onun sonucunda da hem sistemimizi oturtturduk hem de bu sitemi en iyi uygulayabilecek olan oyuncuları tespit ettik. Şu an hazırlıklarımız tamam. Son hafta da daha çok ilk oynayacağımız Yeni Zelanda ve Amerika maçı için taktiksel çalışmalar da bulunacağız. Bundan önce böyle bir taktiksel çalışmamız olmamıştı. Takım olarak iyiyiz. Takımın uyumundan gayet memnunum. Hazırlık maçlarında aldığımız mağlubiyetler benim için hiç önemli değil. Hazırlık maçları tamamen sistemi oturtmak, oyuncuları daha iyi tanımak için. Güçlü takımlarla oynadık. Dünya Şampiyonası’nın favori takımlarıyla oynadık. İspanya gibi Yunanistan gibi hatta Sırbistan gibi. Bizim hedeflerimiz belli o hedefler doğrultusunda yarın buradan hareket edeceğiz. Madrid’de son bir hazırlık maçı yapacağız. Çarşamba günü Porto Rika ile oynayacağız. Bilbao’ya geçip Cumartesi günü inşallah galibiyetle başlayacağız” dedi.

“KİMSEDEN ÇEKİNMİYORUZ”

Dünya Şampiyonası’na madalya kazanmak için gittiklerini vurgulayan Ergin Ataman, “Ama ayaklarımızda yere basıyor. Kadromuzda çok ciddi eksiklikler var. Ersan, Enes, Kenan Sipahi gibi. İleri ki yıllarda Türk Milli Takımı’nda görev aldıkları takdirde çok ciddi katkı sağlayacaklar. Ama kaliteli bir kadromuz var. Bir geçiş dönemi geçiriyoruz. Normalde baktığınız zaman bu takım sportif anlamda Dünya Şampiyonası’nı hak edememişti geçtiğimiz yıllarda. Ancak federasyonun çabalarıyla, devletinde desteğiyle maddi ve bu güne kadar ki organizasyonlardaki başarısıyla Dünya Şampiyonası’na katılıyoruz. Sonuçta Dünya Şampiyonası, biz de burada en iyi dereceyi yapmak istiyoruz. Bizim için en iyi derece madalya olur. Ama aşama aşama gruptan çıkmamız lazım. Gruptan ilk iki içerisinde çıkmak istiyoruz. İlk iki içinde çıkmayı başarabilirsek çeyrek final için bir avantaj elde edebiliriz. Kendimize güveniyoruz. Kimseden çekinmiyoruz. Son hedefimiz madalya” diye konuştu.

Başantrenör, kağıt üzerinde her maça eşit oranda çıkacakları bir grupta olduklarını ifade ederek, “Bundan sonra da bizim becerimiz. Nereye gideceğimizi göreceğiz” açıklamasında bulundu.

MURAT ERGİN 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Göynük Fen Lisesi NOVA takımı 500 proje arasından ilk 10’a girdi Göynük Fen Lisesi öğrencileri tarafından geliştirilen DETAS projesi, GençBizzTech Türkiye finallerinde büyük başarı elde etti. Antalya’yı ve Kemer ilçesini temsil eden NOVA takımı, Türkiye genelinden katılan yaklaşık 500 proje arasından ilk 10’a girerek önemli bir başarıya imza attı. NOVA takımında yer alan öğrenciler Öykü Sarlar ve Talat Kuşçu ile danışman öğretmen Vahit Hüyük tarafından geliştirilen DETAS (Deprem Erken Tespit ve Analiz Sistemi) projesi, deprem sonrası ilk saatlerde müdahale ekiplerine hızlı ve doğru saha verisi sağlamayı amaçlıyor. Otonom İHA destekli sistem; yol durumu, enkaz yoğunluğu ve kritik bölgelerin analiz edilmesini sağlayarak afet koordinasyonuna destek sunuyor. Türkiye finallerinde yoğun ilgi gören proje standı, jüri üyeleri ve ziyaretçiler tarafından dikkatle incelendi. Çalışır prototip, uçuş sistemi ve analiz paneliyle sunulan DETAS, yalnızca fikir aşamasında kalmayıp geliştirilebilir ve uygulanabilir bir afet teknolojisi çözümü olarak öne çıktı. Takım üyeleri, projeyi geliştirirken afet teknolojileri ve deprem bilimi alanındaki çalışmaları detaylı şekilde araştırdıklarını, özellikle saha koordinasyonu ve karar desteği üzerine yoğunlaştıklarını ifade etti. Projenin ilerleyen süreçte sel, yangın ve farklı afet senaryolarına da uyarlanabilmesi hedefleniyor. Göynük Fen Lisesi NOVA takımının elde ettiği bu derece, hem Antalya hem de Kemer adına gurur kaynağı olurken gençlerin teknoloji ve girişimcilik alanındaki başarısını bir kez daha ortaya koydu.
Gaziantep GSO Mayıs ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mayıs ayı meclis toplantısı, GSO Meclis Başkan Yardımcısı İbrahim Vedat Topçuoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, meclis ve meslek komite üyelerinin katılımıyla yapıldı. Toplantıda, dünya ve ülke ekonomisinde yaşanan gelişmeler, sanayi sektörünün mevcut durumu, üretim maliyetleri, ihracat rakamları ve iş dünyasının beklentileri değerlendirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkan Yardımcısı İbrahim Vedat Topçuoğlu, küresel gelişmeler ışığında ekonomide sürdürülebilirlik için sanayinin, üretimin ve ticaretin önemine vurgu yaparak, "Bu doğrultuda şehrimiz ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlayacak, üretim, ihracat ve istihdamı destekleyecek her adımı çok değerli buluyor, şehrimiz ve ülkemiz için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" dedi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de yaptığı konuşmasında, küresel ticaretin savaşın gölgesinde darbe almaya devam ettiğini belirterek, "Sıkışan küresel ticaretin geleceği için anlaşmaya varılması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli bir şekilde geçişe açılması büyük önem taşıyor. Pandemi, savaşın bölgemize etkileri ve küresel krizlerle birlikte deprem felaketini yaşamış ve çok yorulan bölgemiz sanayisi için özel bir teşvik programına ihtiyaç duyuyoruz’’ diye konuştu. Faiz oranlarının yüksek seyretmesi, finansmana erişim ve maliyetler konusunda beklentiler uzadıkça üreticilerin üzerindeki baskının arttığını belirten Adnan Ünverdi, "Dezenflasyon süreci devam ederken üreticinin elini güçlendirecek; üretim, ihracat ve istihdamın devamlılığını sağlayacak şekilde finansman kanalları devreye alınmalıdır. Ticari krediler zaten politika faizinin çok üstünde maliyetlenmekte olup, bankacılık sektörünün yaklaşımları nedeniyle finansmana erişimde güçlükler yaşanmaktadır. Reel sektör ve bankacılık sektörü birlikte yürüyen iki sektördür. Bu sebeple gerek kamu gerekse özel bankaların reel sektöre yapıcı bir yaklaşımda bulunmasını beklemekteyiz. Temkinli olmak adına işleyen sürece sekte vuracak yaklaşımlardan uzak durulmalıdır. Bankalar tarafından işletme sahiplerimize, mevcut kredilerini kapatmaları halinde yeniden kredi kullanabilecekleri bildirilmektedir ancak, firmalarımız krediyi kapattıktan sonra kredi verilmemektedir. Unutulmamalıdır ki Gaziantep sanayisi geçmişte olduğu gibi bugünün zorluklarını da atlatacak güç ve altyapıya sahiptir" ifadelerini kullandı. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine bilgi veren Ünverdi, "2026 yılı nisan ayında 967 milyon 492 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Irak ve ABD geliyor. İhracatın sektörlere göre dağılımında ise yüzde 35,7 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ilk sırada yer alırken, yüzde 34,2 ile tekstil ürünleri ikinci, yüzde 13,4 ile kimya ve plastik ürünleri üçüncü sırada bulunuyor" diye konuştu. Meclis toplantısı, görüş alışverişinin ardından dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.
Erzurum İrfan Meclisinde Doğu Türkistan konuşuldu Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle tertip ettiği ve Erzurum’un önemli kültür ve tarih buluşmalarından İrfan Meclisi’nin konuğu Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar’dı. Doğu Türkistan meselesini her yönüyle ele alan Avşar, mevcut politikaları, karşı karşıya bulunduğu dahili ve uluslararası riskleri analiz ederek, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler’in akıbetinin beklediğini ve dağılacağını ifade etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Müceldili Konağında yapılan toplantı, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ertaş, bu etkinlik döneminde üçüncü kez tertip edilen İrfan Meclisi’nde ömrünü Doğu Türkistan davasına adamış Abdülhamit Avşar hocayı ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını ifade ederek Avşar hocaya teşekkürlerini iletti. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Avşar, konuşmasına Çin’in günümüzdeki görünümü ve nüfuzunu genişletmek için uyguladığı politikalara değinerek başladı. Daha sonra tarihi duruma dikkat çekerek, Doğu Türkistan’da Çin işgalinin başlangıcının 18.yüzyılın ikinci yarısında başladığı, bunun sebebinin de Doğu Türkistan’daki iç karışıklıklar olduğunu ifade etti. Çin işgali başladıktan sonra Doğu Türkistan Türklerinin istiklal mücadelesi başlattıklarını ve 25 Ekim 1949’da gerçekleşen Çin Halk Cumhuriyeti işgaline kadar üç kez bağımsız devlet kurmayı başardıklarını dile getirdi. "Kızıl Çin işgali başladığında Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet vardı" dedi. Kurulan bağımsız devletlerin ayakta kalamamasının bu devletlerin Türk ve Müslüman kimliklerini geri planda bırakılmasını kabul etmemelerinin o dönemlerdeki uluslararası aktörlerin çıkarları ile uyuşmaması olduğunun altını çizdi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’ı ele geçirdiği ilk günden itibaren sistematik şekilde ülkenin Türk-Müslüman kimliğini asimile etmeye çalıştığını, bu çabalarını 11 Eylül 2001 sonrasında uluslararası alanda oluşan Müslüman düşmanlığı tutumdan yararlanarak daha da şiddetlendirdiğini ve en son 2016 sonu itibariyle başlattığı toplama kampı uygulamasıyla tam bir soykırıma dönüştürdüğünü belirtti. Soykırımın halen sürdürüldüğünü, ayrıca mecburi "misafirlik", dijital gözetim sistemi gibi baskı politikalarıyla en küçük dini ve milli bir tezahüre bile imkân bırakmayacak bir niteliğe dönüştürüldüğünü ifade etti. Buna rağmen Doğu Türkistan Türklerinin hür olma azimlerinin yok edilemediğini söyledi. DTV Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, aynı zamanda Çin’in önlenemez bir dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da ileri sürdü. Çin’in ekonomi yoluyla uyguladığı yayılma politikasının ve uluslararası projelerin büyük riskler taşıdığını, bir müddet sonra Çin’i içinden çıkılamaz bir ekonomik buhrana sürükleyebileceğini, şimdiden bunun emarelerinin görülmeye başladığını belirtti. Bunun yanı sıra Çin’de Askeri Konsey üyelerinin tutuklanması sonrasında görüldüğü gibi açık bir iç gerginlik bulunduğunu, Çin tarihi incelendiğinde bu tür gerginliklerin hanedanlıkların parçalanmasıyla sonuçlandığını dile getirdi. Aynı zamanda Çin’in etnik yapısının da bilinenin çok ötesinde bir nitelik taşıdığını, birçok etnik grubun Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrılmak mücadelesi vermekte olduğunu söyledi. Bu ve benzeri birçok sebepten dolayı Çin’in dağılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Avşar, "Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler Birliği’nin akıbeti beklemekte, uluslararası aktörler buna göre de gelecek stratejileri belirlemektedir" dedi. Erzurum’un önde gelen birçok yetkilisi, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, bilim insanları, kanaat önderleri ve üniversite öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılması ile devam eden İrfan Meclisi, Uluslararası Hak İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Veysel Başar ve İrfan Meclisi Başkanı Murat Ertaş’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi.