DÜNYA - 16 Mayıs 2024 Perşembe 14:21 | Son Güncelleme : 16 Mayıs 2024 Perşembe 14:23

Anadolu Grubu Özbekistan’da 4. Coca Cola fabrikasını açtı, yatırım 500 milyon dolara çıktı

A
A
A
Anadolu Grubu Özbekistan’da 4. Coca Cola fabrikasını açtı, yatırım 500 milyon dolara çıktı

Anadolu Grubunun sahibi olduğu Coca-Cola İçecek (CCI), Özbekistan’daki 4. fabrikasını Semerkant şehrinde açtı. Grubun sahibi olduğu Coca-Cola üretim tesislerinin sayısı Türkiye’nin de dahil olduğu 12 ülkede 36’ya yükseldi. Açılış törenine, Coca-Cola İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Coca-Cola Company Global CEO’su James Quincey ve Anadolu Grubu CEO’su Burak Başarir ile birlikte Özbekistan Yatırım Bakanı ve diğer üst düzey devlet temsilcileri katıldı.

Tuncay Özilhan törende yaptığı konuşmada, ''Bugün, 20 ülkede geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyor, 100 bin çalışanımızla 1 milyar insana hizmet götürüyoruz. İki bin yılı aşkın süredir dünya kültürlerinin kesişme noktasında yer alan olağanüstü Semerkant şehrinde Coca-Cola İçecek'in son teknoloji yeni şişeleme tesisinin açılışını yapmaktan gurur duyuyoruz. Yeni Özbekistan'ın parlak geleceğine olan sarsılmaz inancımızı ülkedeki yatırımımızın üçüncü yılında, dördüncü fabrikamızı açarak teyit etmiş bulunuyoruz. Özbekistan’ın ilk özelleştirmesini dünya çapında örnek gösterilen bir süreçle üç yıl önce gerçekleştirmiştik. Son on yılda 7 milyar Amerikan Doları’na ulaşan yatırımlarında da, İpek Yolu’nun en kıymetli noktalarından Semerkant’ın yeri bizim için çok ayrı” dedi.

Burak Başarır da yaptığı konuşmada, “CCI bugün Türkiye, Orta Asya, Güney Asya ve Orta Doğu'da 12 ülkede 33 şişeleme ve 3 meyve işleme fabrikası ve 10 binden fazla çalışanı ile faaliyet göstermekte. 2021'den bu yana neredeyse iki kat büyüme gerçekleştiren Özbekistan, CCI ülkeleri arasında en hızlı büyüyen uluslararası operasyonumuzdan biri. Özbekistan’daki satın alma süreci kapsamında ilk olarak 252 milyon Amerikan Doları, ardından işimizi büyütmek üzere 120 milyon Amerikan Dolarına yakın ek yatırım yaptık. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Semerkant fabrikamıza da ayrıca 112 milyon Amerikan Doları yatırım yapacağız. CCI Özbekistan, Özbek ekonomisine katkıda bulunduğu her bir dolar için 8 çarpan etkisi oluşturmaktadır. Yakın zamanda Namangan'da mevcut fabrikamızın yerine yeni, son teknoloji tesisimizin inşaasına başlayacağız ve onu da 2025 yılı içinde hizmete açacağız. Bu yatırımlar üretim kapasitemizdeki genişlemeyi ifade etmenin dışında, Özbekistan’ın potansiyeline olan inancımızın da simgesi” dedi.

CCI, Orta Asya'nın tamamını kapsayan Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Azerbaycan olmak üzere 6 ülkede şişeleyici faaliyetlerinde bulunuyor. CCI’ın Orta Asya’da, Özbekistan’da açılışını yaptığı son fabrika sayısı 10’a yükselirken, bölgede yaklaşık 3 bin 400 çalışanı bulunuyor. Özbekistan’da ilk olarak 1994 yılında başlayan Coca-Cola şişeleme faaliyetleri, 2021 yılında CCI çatısı altına girdi. CCI’ın Özbekistan’da Taşkent, Namangan, Urgenç ve son olarak da Semerkant’ta yeni açılan üretim tesisiyle birlikte 4 fabrikası bulunmaktadır. Coca-Cola İçecek'in Semerkant fabrikasına yapacağı yatırım toplam 112 milyon ABD Doları bulacak. CCI, 2021’de operasyonlarına başladığından bu yana satış hacmini yaklaşık iki katına çıkardı. CCI’ın Özbekistan’daki büyüme stratejisinde yeni fabrika ve altyapı yatırımlarının yanı sıra, yeni üretim hattı ve soğutucu yatırımları ile çalışanlarının bilgi ve becerilerini artırmaya yönelik eğitim programları yer alıyor.

Özbekistan'da, The Coca-Cola Company'den satın alınan konsantre hariç, tedariğin yüzde 86'sı yerel olarak Özbek işletmelerinden yapılıyor. Coca-Cola Sisteminin ülke ekonomisine katkısı şu anda ülkenin GSYH'sinin yüzde 0,5'ine denk geliyor. Yeni açılan CCI Semerkand fabrikası bölgeye 300 yeni iş imkânı sağlayacak.

CCI Özbekistan HoReCa sektöründe atık geri dönüşümünü teşvik etmeyi ve sektörün çevresel etkilerini azaltmayı amaçlayan proje kapsamında; HoReCa, dijital bir platform üzerinden, toplanan PET şişeleri doğrudan geri dönüşüm firmalarına satabilmekte, geri dönüşüm firmaları da hem verimli rota planlaması ile lojistik harcamalarını azaltmakta hem de daha kaliteli bir ham maddeye daha az ödeme yapmaktadır. 2023 yılı içinde proje kapsamında 120 HoReCa noktasından toplanan toplam 5 ton PET şişe geri dönüşüme gönderildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Işıkhan: "Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda düzenlenen Sosyal Güvenlik Haftası Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin güçlenmesi, vatandaşların huzur ve güven içerisinde geleceğe bakabilmesi için büyük bir özveriyle çalışan tüm SGK personeline ve emek veren tüm paydaşlara teşekkür etti. Sosyal Güvenlik Haftası’nın idrak edildiği bu haftaya ilişkin Işıkhan, "Bu özel gün ve haftaların ortak bir noktası var o da ‘İnsanı merkeze alan bir anlayış.’ Çünkü sosyal güvenlik insanı koruyan, aileyi ayakta tutan, çalışanı güvence altına alan, hastaya umut olan, engelli vatandaşlarımıza destek olan büyük bir dayanışma sistemidir. Bu seneki sosyal güvenlik haftasının teması ‘Kayıtdışılık ile Mücadele’ sloganımız ise ‘Sigorta ile iş güvende, işçi güvende gelecek güvende.’ Gerçekten de sosyal güvenlik güçlü bir devlet ile güçlü millet arasındaki en önemli güven köprüsüdür. Sosyal güvenlik sosyal devletin en somut tezahürüdür. Sosyal güvenlik bir ülkenin vicdanıdır" ifadelerini kullandı. Bakan Işıkhan, insanlık tarihi boyunca güvenlik ihtiyacının, en temel ihtiyaçlardan biri olduğuna değinerek, şöyle devam etti: "Dünyada, sosyal güvenlik anlayışı sanayi devrimi sonrası hızla gelişmiş zamanla sağlık sigortası, emeklilik, iş kazası, işsizlik ve sosyal yardımlar gibi alanları kapsayan büyük bir sisteme dönüşmüştür. Türkiye’de ise sosyal güvenlik sistemi uzun yıllar parçalı ve dağınık bir yapı içerisinde ilerlemiştir. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı şeklindeki bu dağınık yapı farklı standartlar, farklı uygulamalar ve ciddi mağduriyetler üretmiştir. O yılları hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Hastane kuyrukları, ilaç kuyrukları, sosyal güvencesi olmadığı için tedavi olamayan vatandaşlarımız, hastaneye para ödemediği için rehin kalan vatandaşlarımızı. İşte bu vaziyetten bir dönüm noktası olarak, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesi ve liderliğiyle Cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal devlet reformlarından birini hayata geçirmiştik." "Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı genel sağlık sigortası sistemlerinden birine sahiptir" 2006 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın tek çatı altında birleştirildiğini, norm ve standart birliği sağlandığını, Genel Sağlık Sigortası sisteminin kurulduğunu, sosyal güvenlik kapsamının tüm vatandaşları içine alacak şekilde genişletildiğini hatırlatan Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir. Vatandaşlarımız kamu, üniversite ve özel hastanelerden eşit şekilde yararlanabilmektedir. Bugün artık Türkiye’de sağlık hizmetine erişemediği için mağdur olan bir vatandaş profili değil dünyanın gıpta ile takip ettiği örnek alınan bir sosyal güvenlik sistemi bulunmaktadır" diye konuştu. "Sosyal güvenlik sistemi popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir" Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin, bugünün yanında geleceği de korumak zorunda olduğuna dikkati çekerek, "Bu nedenle sosyal güvenlik sistemi, popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir. Biz sosyal güvenliği sadece bir ekonomi başlığı olarak da görmüyoruz. Biz sosyal güvenliği aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyoruz. Çünkü güçlü sosyal güvenlik sistemi güçlü toplum demektir. Güçlü toplum ise güçlü devlet demektir. Bu anlayışla, son 24 yılda sosyal güvenlik alanında çok önemli reformları ve icraatları sizlerle birlikte hayata geçirdik" dedi. "Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için; 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik" Bakan Işıkhan, sosyal güvenliğin aynı zamanda sağlık güvencesi de olduğunu belirterek, "Bugün SGK olarak 2 bin 500’e yakın hastane, 30 bin eczane, 8 bin optik merkezi, 5 bin medikal market üzerinden vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunuyoruz. MEDULA sistemimiz sayesinde günlük 2,5 milyon provizyon, 12 milyon tedavi işlemi, 2,2 milyon e-reçete işlemini kesintisiz bir şekilde gerçekleştirmekteyiz. Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan bir ödeme gerçekleştirdik. Geri ödeme kapsamına alınan ilaç sayımızı sürekli artırıyoruz. Kanser ilaçlarından SMA tedavilerine kadar çok sayıda kritik ilacı, SGK tarihinde ilk kez vatandaşlarımızın erişimine sunduk" şeklinde konuştu. Dijital dönüşüm alanında da tarihi bir değişim gerçekleştirdiklerine işaret eden Işıkhan, "Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, sosyal güvenlik hizmetlerini dijital yapının altyapısıyla yeniden şekillendiriyoruz. Bugün SGK, e-Devlet üzerinde en çok kullanılan kamu kurumlarından birisidir. 2025 yılı içerisinde SGK uygulamaları e-Devlet’e toplam 1,5 milyardan fazla görüntü sağlamıştır. Şu anda e-Devlet üzerinden 183 farklı uygulamayla vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. ALO 170 hattımıza yalnızca 2025 yılında 17 milyon 700 bin çağrı gelmiştir. 2025 yılı içerisinde vatandaşlarımıza 647 milyonun üzerinde SMS bilgilendirmesi gerçekleştirdik. Şimdi ise yapay zeka destekli yeni sistemlerimizi devreye alıyoruz. Kayıp-kaçakla mücadelede, sahte sigortalılık tespitinde, risk analizlerinde ve sağlık harcamalarının daha etkin yönetilmesinde yapay zeka tabanlı sistemleri kullanıyoruz. Amacımız, vatandaşımızın işini kolaylaştıran, bürokrasiyi azaltan, hızlı ve kaliteli hizmet sunan güçlü bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" şeklinde konuştu. "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini artırdık" Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği "Aile Yılı" vizyonu kapsamında aileyi güçlendiren sosyal güvenlik politikalarını da kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaparak, "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini uzattık. Yeni düzenlemeyle birlikte Tekil gebelikte analık izin süresi bildiğiniz gibi; 16 haftadan 24 haftaya, Çoğul gebelikte ise 18 haftadan 26 haftaya çıkarılmıştı. 2026 yılının ilk çeyreğinde annelerimize 3 milyar 742 milyon lira analık ödeneği, yaklaşık 140 milyon lira da emzirme ödeneği sağladık" ifadelerini kullandı. "Sosyal güvenlik sistemimizi gençlerimiz için daha güçlü hale getireceğiz" "Önümüzdeki dönemde hedefimiz daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir, daha dijital ve daha insan odaklı bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" diyen Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz kayıt dışı istihdamı azaltmayı, aktif sigortalı sayısını artırmayı, sosyal güvenlik sistemimizin mali sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeyi, dijitalleşmeyi daha ileri seviyeye taşımayı, yapay zeka destek hizmet modellerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda sosyal güvenlik sistemimizi, gençlerimiz için daha güçlü hale getirmek istiyoruz. Çünkü bugün attığımız her adım değerli çalışma arkadaşlarım sadece bugünün değil, gelecekte çocuklarımızın ve torunlarımızın sosyal güvenlik hakkını koruyacaktır. Türkiye Yüzyılı’nın güçlü ekonomisiyle, güçlü üretimiyle, güçlü istihdamıyla ve güçlü sosyal devlet yapısıyla inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Ben bu anlamlı hafta vesilesiyle SGK Personelimize, emeklilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, doktorlarımıza, eczacılarımıza, hemşirelerimize ve diğer sağlık personelimize, kısaca sosyal güvenlik sistemimize katkı sunan tüm paydaşlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum. Sosyal güvenlik sistemimizin bugünlere ulaşmasında büyük emeği ve vizyonu bulunan Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum."
Bursa Kahkaha Hatay’daki çocuklar için yükseldi Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği tarafından düzenlenen ve yoğun ilgi gören Kaan Sekban stand up gösterisi, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi Orhangazi Salonu’nda gerçekleştirildi. Sanatın gücünü sosyal faydayla buluşturan gecede, izleyiciler kahkaha dolu anlar yaşarken aynı zamanda Hatay’ın Defne ilçesinde hayata geçirilecek "Kalbim Seninle Gündüz Bakımevi" projesine de destek verdi. Kurumsal hayatın absürtlüklerinden sosyal medya davranışlarına uzanan anlatımı ve yüksek enerjisiyle sahne alan Kaan Sekban, salonu dolduran konuklara unutulmaz bir gece yaşattı. Etkinlikten elde edilen tüm gelir ise deprem bölgesinde çocukların güvenli ve sıcak bir eğitim ortamına kavuşması amacıyla sürdürülen gündüz bakımevi projesine aktarılacak. 6 Şubat depremlerinin ardından bir hareket olarak başlayan ve bugün 23 gönüllü kadınla çalışmalarını sürdüren Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği, Hatay’da kalıcı projeler üretmeye devam ediyor. Eğitim ve çocuk odaklı çalışmalar yürüten dernek, bugüne kadar binlerce çocuğa ulaşırken, haziran ayında açılacak oyun parkının ardından şimdi de bölgeye kalıcı bir gündüz bakımevi kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Geceye Bursa iş, sanat, siyaset ve sivil toplum dünyasından birçok isim katılım sağladı. Gecede konuşma yapan Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sebla Pamir Güler, "Bu gece sadece birlikte gülmedik. Aynı zamanda Hatay’daki çocuklarımızın geleceğine umut olacak bir projeye hep birlikte destek verdik. Yanımızda olan, bu harekete katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyoruz. 2 senelik genç bir dernek olarak bu kadar büyük ve anlamlı bir projeyi hayata geçirecek olmanın çok büyük heyecanını yaşıyoruz" dedi. Kalbim Seninle Yardımlaşma Derneği, Hatay’da hayata geçirilecek gündüz bakımevi projesi için destek çalışmalarını önümüzdeki süreçte de sürdürürken; çocukların güvenli, umut dolu ve eşit bir geleceğe ulaşabilmesi adına kalıcı sosyal sorumluluk projeleri üretmeye devam edecek.