DÜNYA - 30 Nisan 2026 Perşembe 13:24 | Son Güncelleme : 30 Nisan 2026 Perşembe 13:33

ABD'nin Almanya'nın 20 farklı bölgesinde yaklaşık 39 bin askeri bulunuyor

A
A
A
ABD'nin Almanya'nın 20 farklı bölgesinde yaklaşık 39 bin askeri bulunuyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın Almanya Başbakan Friedrich Merz ile yaşadığı gerilim sonrası ABD askerlerinin sayısını azaltmayı planladığı Almanya'da 20 farklı bölgede yaklaşık 39 bin ABD askeri bulunuyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki gerilim, iki ülke ilişkilerini yeni bir boyuta taşıdı. ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Almanya'da konuşlu askeri birliklerinin sayısının azaltılması ihtimalini değerlendirdiğini ve kararın kısa sürede verileceğini belirtti. Trump'ın bu tehdidi sonrası gözler Almanya'daki ABD askeri varlığına çevrildi. ABD'nin Orta Doğu gibi dünya çapındaki operasyonlarını gerçekleştirdiği askeri üslerin bulunduğu Almanya'daki bu tesisler, asker, silah, gemi ve uçakların sevkiyatına, insansız hava araçları (İHA) kontrolüne ve yaralı askerlerin tedavisine ev sahipliği yapıyor.
Nisan 2026 verilerine göre, ABD Silahlı Kuvvetleri'nin Almanya'nın 20 farklı bölgesindeki askeri tesislerinde yaklaşık 39 bin askeri görev yapıyor. Bu sayı kısmi rotasyonlar veya tatbikatlar gerekçesiyle zaman zaman azalıyor veya artıyor. Ramstein Hava Üssü, ABD Avrupa Komutanlığı (EUCOM) ve ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM), Almanya'da en çok ABD askerlerinin olduğu askeri tesisler olarak öne çıkıyor.

ABD dışındaki en büyük ABD askeri hava üssü: Ramstein

Almanya'daki ABD askeri varlığında ise bazı tesisler daha fazla öne çıkıyor. Almanya'daki ABD askerlerinin konuşlandırıldığı en önemli askeri tesis ise Ramstein Hava Üssü. 1973'ten beri ABD Hava Kuvvetleri'nin Avrupa karargahı olarak hizmet veren üs, ABD dışındaki en büyük ABD askeri hava üssü konumunda. NATO, ittifakın füze savunmasını ve uzay gözetimini buradan kontrol ediyor. Ramstein, ABD silahlarının ve birliklerinin Avrupa, Asya ve Orta Doğu'ya taşınması için en önemli merkez konumunda ve Ukrayna'ya silah teslimatı için önemli tesis olmaya devam ediyor. Üs ayrıca ABD insansız hava aracı operasyonları için de büyük öneme sahip. Aralarında birçok Alman'ın da bulunduğu yaklaşık 9 bin asker ve sivil çalışan burada görev yapıyor. Kendilerine ait okulları, sosyal alanları, alışveriş merkezleri, posta ve polis sistemi olan ve alışverişlerde zorunlu olarak ABD doları kullanılan tesis "Küçük ABD" olarak biliniyor.

ABD dışındaki en büyük ABD askeri eğitim alanı: Grafenwöhr

Almanya'nın Bavyera eyaletindeki Grafenwöhr askeri üssü de önemli merkezlerden biri konumunda. Büyüklüğü 230 kilometrekareden fazla olan üs, ABD dışındaki en büyük ABD askeri eğitim alanı olarak biliniyor. ABD Ordusu'nun yönetimi altında olan tesis, 1993'ten beri NATO müttefikleri birliklerinin eğitim alanı durumunda. ABD Savunma Bakanlığı, Grafenwöhr tesislerini en modern eğitim alanlarından biri haline getirmek için yaklaşık 1,2 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor. 2026 yılı itibarıyla burada yaklaşık 13 bin 500 asker konuşlandı. Rusya savaşından bu yana Ukrayna Silahlı Kuvvetleri de burada eğitim görüyor. Grafenwöhr, aynı zamanda ABD Askeri Polisi'nin Avrupa karargahına da ev sahipliği yapıyor.

EUCOM ve AFRICOM

Almanya'nın Stuttgart ve Wiesbaden şehirleri ise ABD'nin Avrupa (EUCOM) ve Afrika (AFRICOM) askeri operasyonları için muharebe komutanlıklarının ana üslerine ev sahipliği yapıyor. Örneğin 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Taliban hükümetini devirmek için 7 Ekim'de Afganistan'a karşı başlattığı "Kalıcı Özgürlük Operasyonu" buradan koordine edildi. Wiesbaden ayrıca ABD Kara Kuvvetleri'nin Avrupa'daki karargahına da ev sahipliği yapıyor.
Büchel kasabası yakınlarındaki Alman Hava Kuvvetleri Üssü ise, Alman hükümeti tarafından sipariş edilen 35 adet ABD yapımı F-35 savaş uçağını barındırmak üzere modernize ediliyor. F-35 kampüsü olarak adlandırılan bu yer, tamamen ABD askerlerinin kontrolü altında. Büchel askeri üssü aynı zamanda NATO'nun nükleer paylaşım düzenlemelerinin bir parçası olarak, ABD nükleer silahlarının depolanabileceği Almanya'daki tek yer olarak biliniyor.

ABD dışındaki en büyük askeri hastane: Weilerbach

Kaiserslautern yakınlarındaki Weilerbach ABD Askeri Hastanesi ise, 2029'da tamamlandığında dünya genelindeki tüm operasyon bölgelerinden gelen yaralı ABD askerlerini tedavi edecek. Yaklaşık 2 milyar dolarlık maliyeti olacağı tahmin edilen hastane, ABD dışındaki en büyük askeri hastane olacak.

ABD askerlerinin Almanya'daki ekonomik etkisi

ABD birlikleri, üslerin çevresindeki bölgeler için önemli bir ekonomik faktör durumunda. Yaklaşık 39 bin ABD askeri ve ailelerinden oluşan 100 binin üzerindeki nüfus, askeri tesislerin bulunduğu bölgeler için önemli bir ekonomik getiri oluşturuyor. Binlerce yerel işçi, ABD ordusu tarafından istihdam ediliyor ve özellikle Baden-Württemberg ve Bavyera başta olmak üzere birçok eyalette binlerce iş kolu ABD birlikleri bağlamında faaliyet gösteriyor. Ramstein Hava Üssü, tek başına bölgesel ekonomi için yıllık olarak yüz milyonlarca euro tutarında ücret, maaş, kira ve sözleşme geliri sağlıyor. ABD dışında en büyük ABD askeri hastanesinin 2029 yılında tamamlanması sonrası Weilerbach, sağlık başta olmak üzere önemli sektörlerde birçok Alman için iş fırsatına dönüşecek.

Trump ilk başkanlık döneminde de Almanya'dan asker çekme kararı almıştı

ABD Başkanı Donald Trump'ın Almanya'daki askerlerini geri çekme hamlesi yeni değil. Trump ilk başkanlık dönemi olan 2017-2021 yılları arasında da Almanya'daki ABD'li asker sayısını azaltma kararını açıklamıştı. Söz konusu dönemde Trump, Almanya'daki 35 bin askerinden 12 binini geri çekmek istediğini duyurmuş, bunlardan bazılarının diğer Avrupa ülkelerine kaydırılmasının planladığını bildirmişti. Trump, asker çekme kararına ise Almanya'nın NATO kapsamındaki yetersiz askeri harcamalarını gerekçe göstermişti. Ancak Trump'ın halefi Joe Biden göreve geldikten sonra söz konusu planları durdurmuştu.

ABD-Almanya arasındaki son gerilim

ABD Başkanı Donald Trump'ın Almanya'daki askeri varlıklarını azaltmayı değerlendireceği açıklaması, Başbakan Merz ile son günlerde yaşadığı gerilime dayanıyor. Almanya Başbakanı Merz, geçen hafta "ABD, İran yönetimi tarafından aşağılanıyor" açıklamasını yapmış, ardından ABD'nin İran savaşından bir çıkış stratejisi olmadığı eleştirisinde bulunmuştu. Trump ise Merz'e "Ne dediği hakkında hiçbir fikri yok" karşılığını vermiş, Almanya Başbakanı'nı İran'ın nükleer silahlara sahip olmasını hoşgörmekle suçlamıştı.

İlhan Atasoy  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer’de dans şöleni Nilüfer Belediyesi, Dünya Dans Günü’nü birbirinden renkli performanslarla kutladı. Farklı disiplinlerden dansçılar sahnede yeteneklerini sergilerken, ortaya renkli görüntüler çıktı. Nilüfer Belediyesi, 29 Nisan Dünya Dans Günü’nde müzik ve dans dolu bir geceye ev sahipliği yaptı. Pancar Deposu’nda gerçekleşen etkinlikte belediye bünyesindeki öğrenciler, üniversite toplulukları ve özel dans okulları aynı sahnede bir araya geldi. Çok sayıda vatandaşın ilgi gösterdiği programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve eşi Nihal Şahin, Mahmut Demiröz ve eşi Neşe Özdemir de katıldı. Gecede modern danstan halk oyunlarına kadar geniş bir yelpazede performanslar sergilendi. Tango, salsa, bachata, caz, modern dans, show dans, chacare ve solo dans gösterileri ilgi gördü. Koreografilerle izleyiciler, dansın ritmini takip etti. Programda konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer’i her zaman kültürün, sanatın ve sporun başkenti olarak tanımladıklarını ve kentin çıtasını her geçen gün daha yukarı taşıdıklarını ifade etti. Dansçıları kutlayan Şahin, "İlerleyen dönemde bu dans günü etkinliklerimizi bir adım daha yukarı taşıyarak dans festivaline dönüştürmek istiyoruz" dedi. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Mahmut Demiröz de sanatçıların ve eğitmenlerin heyecanına ortak oldu. Tüm katılımcıların sahneye çıktığı etkinliğin sonunda Başkan Yardımcısı Mahmut Demiröz, eşi Neşe Demiröz ile piste çıkarak dans etti.
Ankara Toprağa gömülü bulunan kafatası ve kemiklerin 15 yıldır kayıp olan kardeşine ait olduğunu iddia etti Ankara’nın Polatlı ilçesinde yaşayan Rıza Koçak, toprağa gömülü halde bulunan insan kafatası ve kemiklerinin 15 yıldır haber alamadığı kardeşine ait olduğunu iddia etti. Polatlı’da dün bir arazide inşaat amaçlı yapılan kazıda insana ait olduğu belirtilen kafatası ve kemik parçaları bulunmuştu. Olayla ilgili konuşan Rıza Koçak (61), topraktan çıkarılan kalıntıların 15 yıldır haber alamadığı kardeşi Bünyamin Koçak’a ait olduğunu düşündüğünü söyledi. Kardeşinin eşi S.K. ile onun sevgilisi Ö.E. tarafından öldürüldüğünü ileri süren Koçak, şüphelilerin o dönem delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakıldığını ifade etti. Bulunan kemikler sayesinde yeniden umutlandıklarını ve 15 yılın sonunda olayın aydınlatılacağına inandıklarını söyleyen Koçak, hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. "Ceset olmadığı için serbest kaldılar" Kardeşinin kaybolduğuna inanmadığını ve öldürüldüğünü düşündüğünü dile getiren Rıza Koçak, "O gün kardeşimle iletişime geçmeye çalıştım ama başaramadım. Telefonla ulaşamayınca evine gittim. Kapıyı iki kez çaldım, eşi açtı. Kahvehaneye gittiğini söyledi. Orada sorduğum kişiler ise kardeşimin hiç uğramadığını söyledi. Tedirgin olmaya başladık. Kardeşimin eşiyle birlikte polise kayıp ihbarında bulunduk. Kardeşimin öldürüldüğünü düşündüğümü belirttim. Soruşturma başlatıldı. O dönem kardeşimin eşi ve onun birlikte olduğu adamı gözaltına aldılar. İlk davada haklarında beraat kararı verildi. Sonradan öğrendik ki gözaltına alınan kişi, kardeşimin eşinin uzun süredir yasak ilişki yaşadığı kişiymiş. Ceset olmadığı için serbest kaldılar. Karara itiraz edildi ama yerel mahkeme ceset olmadığı için sanıklar hakkında yine aynı kararı verdi" dedi. "O kemiklerin kardeşime ait olduğunu düşünüyorum" Şüphelilerin o dönem olayı saptırmaya çalıştığını ileri süren Koçak, "Bizim aile içinde hiçbir sorunumuz yoktu. Beraber çiftçilik yapardık. Olaydan sonra tuhaf durumlar yaşanmaya başlandı. Kardeşimin kaybolduğu gün şüpheli kadın ile sevgilisinin çok fazla telefon görüşmesi yaptığını öğrendik. Olayları saptırmaya ve kayıp süsü vermeye çalıştılar. Ortada ceset olmadığı için hiçbir şey yapamadık. Dünkü durum bizi ümitlendirdi. Dün bulunan cesetten dolayı ümitliyim. Savcılıktan gelecek haberi bekliyorum. DNA eşleştirilmesi yapılacak. O kemiklerin kardeşime ait olduğunu düşünüyorum. Tespitler kardeşimin vücut yapısıyla uyumlu. Eşleştirilmenin yapılmasını bekliyoruz. Dosyamız zaten açık. Tekrardan savcılığa başvuruda bulunacağım" diye konuştu.
Kayseri BBP Genel Başkanı Destici: "Cumhurbaşkanımızın erken seçimle tekrar aday olması sağlanmalıdır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Cumhurbaşkanımızın erken seçimle tekrar aday olması sağlanmalıdır" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, Kayseri’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Belediyeler arasında en yüksek çalışan maaşını kendi belediyelerinin verdiğini söyleyen Destici, "Diğer belediyelerde sendikalaşma oranı bildiğim kadarıyla yüzde 12, fakat bizim belediyelerimizde bu oran yüzde 90. Bizim belediyelerimizde çalışan kardeşlerimiz bildiğim kadarıyla şu anda başta Sivas Belediyesi olmak üzere belediyelerde çalışanlar arasında en yüksek ücreti alanlar içerisinde. En düşüğü minimum asgari ücretin iki katını alıyor. Yani en düşüğü 60 bin civarında alıyor" dedi. "Kayseri’de belediyelerimiz olacak" Yapılacak yerel seçimde Kayseri’de hem belediyeleri hem de milletvekilleri olacağını söyleyen Destici, "Önümüzde önce bir genel seçim var. Dolayısıyla da bizim şu anda hem Büyük Birlik Partisi olarak hem Cumhur İttifakı olarak bütün motivasyonumuz birinci olarak genel seçimler. Tabii Cumhur İttifakı biliyorsunuz altılı masa gibi bir yaprak dökümü yaşamadı. Dolayısıyla Cumhur İttifakı’nın ana omurgası olduğu gibi devam ediyor. Biz üç parti olarak ittifakımıza devam ediyoruz ve hedefimiz yine önümüzdeki Cumhur İttifakı olarak hem cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmak hem de Meclis çoğunluğunu almak. Tabii bu arada biz de Büyük Birlik Partisi olarak Mecliste güçlü bir hatırı sayılır bir sayıyla, bir grupla bulunmak istiyoruz. Bütün çalışmalarımız, bütün gayretlerimiz de buna yöneliktir. Genel seçimlerden sonra yerel seçimleri o zaman konuşmaya başlayacağız. Kayseri bizim Sivas’tan ayırt etmediğimiz bir şehrimiz Konya gibi, Erzurum gibi, Eskişehir gibi. Dolayısıyla da bizim inşallah önümüzdeki genel seçimlerde Kayseri’de Büyük Birlik Partisi’nin hem bir milletvekili olacaktır hem de bundan sonraki yerel seçimlerde de inşallah Büyük Birlik Partisi’nin Kayseri’de belediyeleri olacaktır. Biz buna inanıyoruz ve bu şekilde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımız yeniden aday yapılmalı" Destici, gerekirse erken seçime gidilerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday yapılması gerektiğini söyleyerek, "Cumhurbaşkanımızın yeniden aday olabilmesi için iki formül var. Bunlardan birincisi anayasa değişikliği. Anayasa değişikliği gerçekleşirse seçimi öne almaya ya da erkene almaya bir ihtiyaç kalmıyor. Üçüncü defa aday olabiliyor anayasa değiştirilirse. Anayasa değişikliği olmazsa o zaman tekrar aday olabilmesi için Yüksek Seçim Kurulu seçim takvimini açıklamadan önce Meclis’in seçim kararı alması gerekiyor. Yani bunun için 3 ay, 5 ay, 6 ay diye bir şey yok. Yani zorunluluk yok. Diyelim ki Yüksek Seçim Kurulu işte Mayıs 2028 sonunda gerçekleşecek seçimler için mart ayında diyelim ki seçim takvimi açıklayacak. Şubatta Meclis seçim kararı alırsa Cumhurbaşkanımız tekrar aday olabilir. Yani nisanda yapılacak bir seçimde de aday olabilir Meclis karar alırsa. Bu Kasım 27 Kasım sonu mu olur, 2028 Mart’ı mı olur, Nisan’ı mı olur? Bunu şu anda kesin böyledir demek doğru olmaz. Fakat kanaatim böyle olacaktır. Yani anayasa değişikliği olmadığı sürece böyle olacaktır. Ben Cumhurbaşkanımızın yeniden aday olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü içinden geçtiğimiz şartlar hem yukarımızdaki hem aşağımızdaki savaş, işte Fransa’nın tavırları, Avrupa Birliği’nin en son açıklamaları bütün bunlara baktığımızda Türkiye’nin şu anda yeni bir maceraya atılacak durumu yoktur. Türkiye’nin tecrübeli bir devlet geleneği var. Bu süreci de tecrübeli devlet adamlarıyla geçirmesi gerekir. Yani tecrübe başka bir şeydir. Onun için Türkiye’nin bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanının tecrübesine, bilgisine, bütün bu ilişki ağına ihtiyacı vardır. Buradan kazasız belasız devlet-ülke-millet olarak yara almadan çıkmamız için onun devamının ben büyük fayda sağlayacağını düşünüyorum. Onun için de tekrar aday olmasının doğru olacağını, kendisinin bu yönde bir beyanı olmamıştır ama bunun devlet için ülke için millet için olması gerektiğini düşünüyorum ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de bu konuda anayasal bir değişiklik ise anayasal bir değişiklik, hem de PKK’nın uzantılarının pazarlığına ihtiyaç duymadan geriye kalan milletvekilleriyle, partilerle bu sağlanmalıdır. Oraya taviz vermeden bu sağlanmalıdır. Yok bu olmuyorsa da bir erken seçim kararıyla bu sağlanmalıdır diye düşünüyorum" dedi. Program hediye takdimi ile son buldu.
Eskişehir Havalar ısındı oto yıkamacıların işi arttı Eskişehir’de hava sıcaklığının artmasının ardından oto yıkamacılar da iş yoğunluğu arttı. Yaz aylarının yaklaşmasıyla oto yıkamacılar, yoğun ilgi gösteren müşterilerine hizmet veriyor. Son günlerde havaların yağışlı olmasının ardından araçlarının temizliğini özen gösteren vatandaşlar oto yıkamacılara yöneldi. İşlerinin yoğunlaştığını söyleyen oto yıkamacı Fahri Toğrul, "Geçen aylara göre, yağışlı havaların ardından kirlenen ve çamurlanan araçlar, iş yoğunluğumuzu ciddi oranda artırdı; şu anda normalin iki katı iş aldığımızı söyleyebiliriz. Şu anki durumdan ve talepten oldukça memnunuz" dedi. "Normal zamana göre işlerimiz 2 kat arttı" Havaların ısınmasıyla beraber işlerinin arttığını söyleyen oto yıkamacı Fahri Toğrul, "Havaların ısınması ve yağmurların kesilmesiyle birlikte işlerimizde belirgin bir hareketlenme başladı. Geçen aylara göre, yağışlı havaların ardından kirlenen ve çamurlanan araçlar, iş yoğunluğumuzu ciddi oranda artırdı; şu anda normalin iki katı iş aldığımızı söyleyebiliriz. Şu anki durumdan ve talepten oldukça memnunuz. Sektördeki çalışma sistemimiz artık daha uzun vadeli bir sürece evrildi. Müşterilerimiz genellikle altı ayda bir profesyonel bakım için bize geliyor; aradaki süreçte ise araçlarını benzinliklerdeki jetonlu yıkama alanlarında temizliyorlar. Ancak bu durum, araçların bize çok daha kirli ve bakımsız gelmesine neden oluyor. Bilinçsizce kullanılan araç fırçaları ve yanlış uygulamalar, özellikle yeni nesil kaplamalara ve araç boyasına büyük zararlar verebiliyor. Bizim kullandığımız makineler oldukça güçlü ekipmanlar; profesyonel olmayan ellerde bu makineler boyayı sökme noktasına kadar risk taşıyabiliyor. Bu nedenle, çizilen ve yıpranan yüzeyleri düzeltmek için profesyonel pasta cila uygulamaları büyük önem arz ediyor" dedi. "Bir arabayı yıkamak ortalama 45 dakika sürüyor" Şehir merkezinde araçları yıkanana kadar müşterilerin ise kendi işlerini hallettiğini söyleyen Toğrul, "Müşterilerimiz, sunduğumuz emeğin ve kalitenin farkında oldukları için bizi tercih etmeye devam ediyor. İnsanların vakti değerli; onlar günlük işlerini hallederken biz burada araçlarını titizlikle hazırlıyoruz. Normal şartlarda tek bir kişiyle bir aracın temizliği yaklaşık 45 dakika sürerken, ekip çalışması sayesinde bu süreyi çok daha aşağı çekebiliyoruz. Sonuç olarak müşterimiz geri döndüğünde, emeğimizle temizlenmiş ve bakımı yapılmış bir araçla karşılaşıyor" şeklinde konuştu.
Kars Kars’ta Silah, uyuşturucu ve kaçak ürünlere darbe Kars’ta Mart ayında polis ve jandarma ekiplerince gerçekleştirilen kapsamlı operasyonlarda çok sayıda silah, uyuşturucu madde ve kaçak ürün ele geçirildi. Kent genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında suç unsurlarına yönelik önemli bir mücadele ortaya konuldu. Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna Muhalefet suçu kapsamında yapılan operasyonlarda; 28 tabanca, 11 kurusıkı tabanca, 25 tüfek, 9 kartuş, bin 812 adet çeşitli fişek, 84 şarjör, 105 silah parçası ile 20 kesici ve delici alet ele geçirildi. Uyuşturucuyla mücadele kapsamında ise 84,18 gram metamfetamin, 300,45 gram ve 2 adet kağıda emdirilmiş sentetik kannabinoid (bonzai), 86,54 mililitre bonzai ham maddesi, 1.114 içimlik bonzai emdirilmiş peçete, 0,76 gram kokain, 1,37 gram esrar, 31,6 gram skunk, 22 sentetik ecza hapı ve 8 cam aparat ele geçirildi. Kaçakçılıkla mücadele çerçevesinde yapılan çalışmalarda ise 31 bin 600 doldurulmuş makaron, 65 bin 600 boş makaron, 23 bin 550 gram kıyılmış tütün, 97 bin 950 gram nargile tütünü, 370 paket kaçak sigara, 32 litre etil alkol, 156 cinsel içerikli hap ve 930,59 gram kaçak külçe altın ele geçirildi. Uyuşturucu ticareti kapsamında yürütülen operasyonlarda 5 cep telefonu, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1 milyon 445 bin 305 TL, 1 milyon TL değerinde senet, 1 sahte 100 Amerikan doları, 2 banka dekontu, 1 sahte sözleşme, 21 tarihi obje ve 4 deste iskambil kağıdı ele geçirildi. Denetim faaliyetleri kapsamında bin 158 park ve bahçe, 1 bin 614 metruk yapı ile 2 bin 345 tekel bayii, kıraathane, internet kafe ve işyeri kontrol edildi. Öte yandan vatandaşların bilinçlendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalarda; genel güvenlik, 112 Acil Çağrı Hattı, dolandırıcılık türleri, hayvan hırsızlığı, KADES, Narko Rehber, Narko Gençlik ve Narko Nokta projeleri kapsamında 2 bin 925 kişiye eğitim verilirken, 19 bin 696 broşür dağıtıldı. Ayrıca 446 işyeri ziyareti gerçekleştirildi. Trafik güvenliğine yönelik eğitim faaliyetleri kapsamında ise 235 etkinlikte toplam 10 bin 43 kişiye eğitim verildi. Okullarda güvenliğin artırılmasına yönelik çalışmalar çerçevesinde, İl Emniyet Müdürlüğü sorumluluk alanındaki 143 okulda 122 personel, İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk alanındaki 189 okulda ise 204 personel olmak üzere toplam 332 okulda 326 personel görevlendirildi. Bu kapsamda 654 okul ziyareti gerçekleştirilirken, 430 okul ve çevresi 1.751 devriye ile kontrol edildi. Ayrıca Kars genelinde huzur ve güven ortamının sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği öğrenildi.