DÜNYA - 16 Aralık 2024 Pazartesi 23:52 | Son Güncelleme : 16 Aralık 2024 Pazartesi 23:53

AB, Rusya’ya karşı bugüne kadarki en büyük yaptırım paketini kabul etti

A
A
A
AB, Rusya’ya karşı bugüne kadarki en büyük yaptırım paketini kabul etti

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, Rusya’ya karşı bugüne kadarki en geniş çaplı yaptırım paketini kabul etti. Yeni yaptırımlar çerçevesinde Rusya’nın “gölge filosundan” 52 gemi ve onlarca Rus yetkili kara listeye alındı.

AB üyesi ülkeler, Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen AB Dış İlişkiler Konseyi toplantısında Rusya’ya karşı bugüne kadarki en geniş çaplı yaptırım paketini kabul etti. Yaptırım paketiyle Rusya’nın petrol, silah ve tahıl taşımacılığında kullandığı 52 gemi daha kara listeye alındı. Avrupa Konseyi, bugün açıklanan tedbirlerle birlikte 27 üyeli blok tarafından kara listeye alınan toplam gemi sayısının 79’a yükseldiğini duyurdu. Yaptırımlar ayrıca Rusya ile yakın bağları olan Macaristan’ın AB Dönem Başkanlığı sırasında kabul edilen ilk yaptırım paketi oldu. AB dışişleri bakanları, yeni yaptırımlar çerçevesinde 54 kişiyi ve büyük oranda şirketler, bakanlıklar, devlet kurumları ve diğer kuruluşlardan oluşan toplam 30 kuruluşu hedef aldı.

Kuzey Kore Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Yardımcısı da yaptırım listesinde

Rusya’ya yönelik 15’inci yaptırım paketinde Ukrayna’ya karşı savaş nedeniyle onlarca Rus yetkiliye de yaptırım uygulandı. Yaptırım uygulananlar arasında Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki çocuk hastanesine saldırıdan sorumlu askeri birlik ve enerji şirketleri yöneticilerinin yanı sıra Kuzey Kore’den üst düzey yetkili de yer aldı. Bu çerçevede Ukrayna’daki savaşa Rusya’nın tarafında doğrudan müdahil olmakla suçlanan Kuzey Kore Savunma Bakanı No Kwang Chol ve Genelkurmay Başkanı Yardımcısı Kim Yong Bok da hedef alındı. Yaptırım uygulanan şirketler arasında Rus savunma firmaları ve Rus güçlerine lojistik destek sağlayan bir Rus havayolu şirketi de yer aldı. Ayrıca, insansız hava aracı parçaları ve elektronik ekipman tedariki ile suçlanan Çin vatandaşlarına da yaptırım uygulandı.

“Öncelikli hedefimiz, Ukrayna’yı mümkün olan en güçlü konuma getirmektir”

Avrupa Birliği Dış İşleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, konuya ilişkin açıklamasında, “Bu yaptırım paketi, Rusya’nın savaş makinesini ve Çin şirketleri dahil bu savaşa destek olanları zayıflatmaya yönelik yanıtımızın bir parçasıdır” dedi.

Kallas, “Bu, AB üyesi devletlerin Ukrayna’ya olan desteğin devamı konusundaki birliğini ortaya koymaktadır. Öncelikli hedefimiz, Ukrayna’yı mümkün olan en güçlü konuma getirmektir. Her cephede; insani yardımlarda, ekonomide, siyasette, diplomaside ve askeri alanda Ukrayna halkının yanında olacağız. Ukrayna’nın zafere ulaşacağından şüphe edilemez” dedi.

İlk defa hibrit saldırı eylemleri nedeniyle yaptırım uygulandı

Bugün ayrıca ilk defa Rusya’nın yurt dışındaki hibrit saldırılarıyla bağlantılı 16 kişi ve 3 kuruluşa karşı kısıtlayıcı tedbirler uygulanmasına karar verildi. Siber saldırılar, seçimlere müdahale ve sabotaj eylemleri gibi yurt dışındaki istikrarsızlaştırıcı eylemler içeren hibrit saldırılar konusunda ilk kez uygulanan yaptırımlar çerçevesinde 16 kişi ve 3 kuruluş aleyhinde de kısıtlayıcı tedbirler uygulama kararı alındı. Yeni yaptırımlar, Rus askeri istihbarat ajansı GRU’nun yanı sıra dezenformasyon kampanyalarına dahil olmakla suçlanan iki kuruluş ve bunlarla bağlantılı bireyleri hedef aldı.
Avrupa Konseyi tarafından yapılan açıklamada, “Bugün yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşların mal varlıkları dondurulacak ve AB üyesi ülkelerin vatandaşları ve şirketleri, bu kişi ve kuruluşlara fon sağlamaktan men edilecektir. Bu bireyler ayrıca, seyahat yasağına tabi tutulacak ve bu çerçevede AB topraklarına girmeleri veya transit geçiş yapmaları engellenecektir” denildi.
Rusya’nın Ukrayna’ya askeri saldırısının başladığı 2022 yılı Şubat ayından bu yana uygulanan yaptırımlar çerçevesinde şimdiye kadar 2 bin 300’den fazla yetkili ve kuruluş yaptırımların hedefi oldu.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.