SPOR - 07 Ocak 2026 Çarşamba 16:31 | Son Güncelleme : 07 Ocak 2026 Çarşamba 16:43

108 teknik sorumlu ve 104 menajer bahis nedeniyle PFDK’ya sevk edildi

A
A
A
108 teknik sorumlu ve 104 menajer bahis nedeniyle PFDK’ya sevk edildi

Türkiye Futbol Federasyonu’nca (TFF) yürütülen bahis soruşturması kapsamında 108 teknik sorumlu ve 104 menajer bahis nedeniyle PFDK’ya sevk edildi.

PFDK’ya sevk edilen teknik sorumlular şöyle:

Savaş Yıldırım

Semih Tokatlı

Hakan Yılmaz

Serkan Ençetin

Tansu Yaan

Gökhan Ünal

Necdet Emre Özbayer

Aydemir Emrah Uzun

Harun Dişlitaş

Erhan Koç

İlker Erdem

İlker Avcıbay

Murat Parlak

Taner Gürsoy

Avni Okumuş

Tevfik Ata Tekin

Adem Çağlayan

Taner Gülleri

Erdoğan Sarıuşak

Ali Asım Balkaya

Ertürk Koray Balcıoğlu

Cevdet Uzunköprü

Murat Sönmez

Ahmet Yurtsever

Metin İlhan

Bülent Yenihayat

Sadullah Zehir

Mehmet Seçkin

Sercan Yıldırım

Muzaffer Taşkın

Serdar Göçerler

Muzaffer Bilazer

Murat Özkan

Can Güçer

Nuri Çolak

Coşkun Öz

Mete Işık

Ergün Işık

Mehmet Erol

Sait Taş

İlhan Özbay

Volkan Erten

Mustafa Alper Avcı

Orhan Kosulu

Özgür Ergün

Ayhan Tuna Üzümcü

Gürkan Ferhatoğlu

Şenol Demir

Görkem Öncü

Enver Şen

Cüneyt Dumlupınar

Ayhan Bahar

Muhammet Yılmaz

Aslan Toklu

Bayram Toysal

Ali Beykoz

Engin Dursun

Gökhan Beklemiş

Ahmet Duman

Murat Hacıoğlu

Rızvan Şahin

Uğur Kulaksız

İsmail Ertekin

Aykut Erdoğan

Semih Özü

Ahmet Taşyürek

Sinan Durmuş

Erhan Çelik

Adil Tozlu

Fuat Erarslan

Özgür Çetiner

Egemen Urhan

Mehmet Birinci

Hasan Uğur Kardal

Gürkan Aslan

Bayram Sevindik

Mustafa Çapanoğlu

Selahaddin Dinçel

Serhat Güller

Ramazan Kurşunlu

İbrahim Raif Albay

Onur Yeniyurt

Evren Şenel

Sertaç Gezer

Hasan Yüksel

Hayati Palancı

Ümit Metin Yıldız

Hakan Çobanoğlu

Kemal Dulda

Selçuk Akçay

Kadir Kar

Cahit Erçevik

Mithat Çulcuoğlu

Fatih Serkan Albayrak

Özden Töraydın

Eray Gülay

Nazım Gülay

Mehmet Altıparmak

İbrahim Tolgay Kerimoğlu

Cafer Elek

Hakan Keleş

Ufuk Sarı

Bahaddin Güneş

Ufuk Uysal

İbrahim Yıldırım

Serdar Uygun

Erkan Bölükbaş

Cemil Aktaş

PFDK’ya sevk edilen menajerler şöyle:

Abdul Samet Süner

Abdullah Eş

Ahmet Can

Ahmet Veysel Ünal

Ali Sünnetçioğlu

Ali Cansun Begeçarslan

Aras Şener

Aşkın Aytaç Sümercan

Ayhan Dündar

Barbaros Kılınç

Barış Güçlü

Basri Gökhan Keçeci

Berk Ağanoğlu

Berkay Türkmen

Buğra Beykoz

Burak Karaduman

Caner Özkan

Cem Deda

Cenk Ergün

Ceyhun Yaman

Cihan Ercüment

Çağatay Çatalkaya

Deniz Gelberi

Deniz Doğan

Emin Koç

Emrah Akçaay

Enes Küçük

Ercan Kugu

Erdal Ferin

Eren Açıldı

Erkan Afacan

Erkan Gümüşbaş

Erkan Yetişmiş

Ertan Coşkun Öğer

Faruk Cömert

Fatih Yalçın

Fatih İpek

Fatih Babaç

Fatih Şahinoğlu

Ferhat Pazarbaşı

Furkan Şenol

Furkan Talha Yağcı

Gökalp Demir

Gökçe Berk Akça

Gökhan Eser

Gökhan Tabakcıoğlu

Gökhan Engin

Guy Marc Gahourou

Gürcan Alpaslan

Gürel Bergen

Hayrettin Kılıç

Hürriyet Ravalı

Hüseyin Bayrak

Hüseyin Ok

İbrahim İşen

İsa Özüdüz

İskender Çam

İsmet Biter

Mehmet Kaya

Mehmet Mustafaoğlu

Mehmet Taşkın

Mehmet Gökmen Özdemir

Merter Ortaç

Mesut Vatansever

Muhammet Emre Erkan

Murat Uzunmehmet

Murat Kazancı

Murat Şenay

Murat Edis

Mustafa Kurt

Mustafa Can Gezgin

Mustafa Erdem Karagöl

Mücahit Avcu

Necdet Ergezen

Okan Karabulut

Olgay Kızılkaplan

Onur Paker

Onur Alp Yağcıoğlu

Orçun Yücel

Orhan Kırkpınar

Orhanmert Bilginan

Osman Artün

Ömer Kızılkoca

Özcan Üstüntaş

Raif Kaan Sezer

Semih Albayrak

Serdar Meriç

Serdar Yoloğlu

Serhan Serbest

Sertan Vardar

Sezer Sezgin

Sezer Bravo

Şevki Tekeli

Tarık Tekin

Tarık Özaslan

Tevfik Efe Gülümser

Tolga Çağala

Tolga Altıncı

Utku Ataç

Yalçın Fatih İlek

Yalçın Umut Çınar

Yavuzcan Bakacak

Yiğit Özen

Yiğit Temizkanoğlu

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.