GÜNDEM
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:37 Kurban kesiminde yine çiftlikler tercih edildi Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde Kurban Bayramı’nda vatandaşlar, kurban ibadetlerini hijyenik ve güvenilir ortamda gerçekleştirebilmek için çiftlikleri tercih etti. Doğal ortamda yetiştirilen kurbanlıklar ve sunulan kapsamlı hizmetler nedeniyle yalnızca Sındırgı’dan değil, çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşlar da çiftliklere yoğun ilgi gösterdi. Kurban Bayramı sabahı Sındırgı’daki çiftliklerde yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar bayram namazının ardından kurban kesim alanlarına akın etti. Eşsiz doğası, temiz havası ve doğal ortamda yetiştirilen büyükbaş ile küçükbaş hayvanlarıyla dikkat çeken çiftlikler, vatandaşlardan tam not aldı. Çiftlik işletmecileri, kurbanlık hayvanların yıl boyunca doğal ve sağlıklı şartlarda yetiştirildiğini belirterek, vatandaşların özellikle hijyenik ortam, veteriner kontrolü ve güvenilir hizmet nedeniyle çiftlikleri tercih ettiğini söyledi. Çevre il ve ilçelerden gelen çok sayıda vatandaşın rezervasyon yaptırdığı ifade edildi. Kurban ibadeti için çiftliğe gelen vatandaşlar ise sunulan hizmetten memnun kaldıklarını belirtti. Vatandaşlar, "Bayram namazımızı burada kıldık. Temiz, düzenli ve güvenilir bir ortam var. Kurbanımızı hazır şekilde teslim alıyoruz. Ailece rahat bir şekilde ibadetimizi yerine getiriyoruz" diyerek memnuniyetlerini dile getirdi. Çocuklu ailelerin geniş ve kontrollü alanlar nedeniyle çiftlikleri tercih ettiği görülürken, vatandaşlar hem doğayla iç içe vakit geçirme hem de kurban ibadetini huzurlu ortamda yerine getirme fırsatı buldu. Üreticiler ise bayram boyunca vatandaşlara en iyi hizmeti sunabilmek adına tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirterek, Sındırgı’nın doğal ortamında yetişen kurbanlıkların her yıl daha fazla ilgi gördüğünü ifade etti.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:27 Sakarya’da vatandaşlar bayramın ilk gününde tabiat parklarına akın etti Sakarya’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, soluğu doğanın kalbinde aldı. Büyükşehirlerin stresinden kaçan tatilcilerin de rotasına giren tabiat parklarında oluşan yoğunluk havadan görüntülendi. Arifiye ve Adapazarı ilçelerinde yer alan ormanlık alanlar ve tabiat parkları, bayramın birinci gününde hem Sakaryalıların hem de çevre illerden gelen ziyaretçilerin akınına uğradı. Sıcak havayı ve bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar, aileleri ve sevdikleriyle birlikte yeşil ve mavinin buluştuğu eşsiz manzarada doğanın tadını çıkardı. "Sakin bir tatil geçirmek istedik" Akraba ziyareti ve tatil için İstanbul’dan Sakarya’ya gelen Kadir Eren, doğanın içinde sakin bir tatil geçirmek istediklerini belirterek, "İstanbul’un kalabalığından uzaklaşıp yeşille buluşmak istedik. Hem akraba ziyaretinde bulunuyoruz hem de eşimle birlikte bu doğayı, bu güzelliği fırsat bilerek hoş vakit geçiriyoruz. Buranın tadını çıkartıyoruz. Hayvanlar, doğa, her şey çok güzel" dedi. Ailesiyle birlikte rahat bir nefes almak için tabiat parkını tercih etiğini belirten Hakan Bayrakçı ise, uzun bayram tatilini değerlendirdiklerini ifade ederek şunları söyledi: "Biz de İstanbul’dan geliyoruz. Orada ailemizle gidip rahatça gezebileceğimiz bu şekilde alanlar yok. Çocuklar için de güzel olacağını düşündüğümüz için buraya kaçtık. Burası ailemizle keyifli vakit geçirebileceğimiz çok güzel ve huzurlu bir yer oldu."
Büyükşehir Ulaşım A.Ş. ile ‘Nezaket Yolda Kalmasın’ projesini hayata geçirdi
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:34 Büyükşehir Ulaşım A.Ş. ile ‘Nezaket Yolda Kalmasın’ projesini hayata geçirdi Kayseri’de öğrencilerin toplu taşıma araçlarını güvenli, bilinçli ve saygılı bir şekilde kullanmalarını sağlamak amacıyla önemli bir eğitim projesi hayata geçirildi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. ile Kocasinan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen ‘Nezaket Yolda Kalmasın’ projesi kapsamında Toplu Taşıma Nezaket Kuralları Eğitimi’nin ilk uygulaması gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın eğitime verdiği önem doğrultusunda hayata geçirilen projeyle, öğrencilerin toplu taşıma bilinci ve nezaket kurallarını küçük yaşta kazanması hedefleniyor. Proje ile çocuklara küçük yaşta toplu taşıma bilinci kazandırılması, şehir kültürü farkındalığının oluşturulması ve özellikle nezaket kuralları konusunda duyarlılık geliştirilmesi planlanıyor. Eğitimler, okullarda teorik anlatımlarla başlayıp, toplu taşıma araçlarında uygulamalı olarak devam edecek şekilde planlandı. Bu kapsamda gerçekleştirilen ilk eğitimde öğrenciler, otobüs ile yolculuk yaparak toplu taşıma sürecini deneyimledi, ardından tramvaya aktarma yaparak öğrendiklerini sahada uygulama fırsatı buldu. Böylece öğrencilerin toplu taşıma kültürünü yerinde gözlemleyerek öğrenmeleri sağlandı. Eğitim programının ardından bir grup öğrenci Kayseri Bilim Merkezi’ni ziyaret ederek günü hem eğitici hem de keyifli bir şekilde tamamladı. Kocasinan İlçe Milli Eğitim Müdürü Sıddık Kaya, proje ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Öğrencilerimizin toplu ulaşım araçlarını güvenli, bilinçli ve saygılı bir şekilde kullanmalarını sağlamak, şehir kültürü bilincini oluşturmak ve özellikle nezaket konusunda farkındalık kazandırmak amacıyla Kayseri Büyükşehir Belediyemiz ve Ulaşım A.Ş. ile birlikte ‘Nezaket Yolda Kalmasın’ sloganıyla bu projeyi başlattık. Eğitimlerimiz okullarda teorik, sahada ise uygulamalı olarak devam edecek. Bu kapsamda desteklerinden dolayı Kayseri Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyorum." Proje kapsamında eğitimler, farklı okullarda artarak devam edecek.
Öğretmen öğretmenlere ders verdi, Türkiye’de ilki gerçekleştirdi
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:27 Öğretmen öğretmenlere ders verdi, Türkiye’de ilki gerçekleştirdi Kayseri’de müzik öğretmenliği yapan Tarık Şentürk, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Maarif Öğretmenler Grubu Halk Oyunları Topluluğu ekibinde öğrencilerinin yanı sıra eğitim verdiği meslektaşları ile toplamda 14 ekiple girdiği Halk Oyunları İl Birinciliği Yarışmaları’nda bütün dallarda birincilik alarak Türkiye’de bir ilke imza attı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açılan Maarif Öğretmenler Grubu Halk Oyunları Topluluğu çalışmaları kapsamında Kayseri’de görevlendirilen müzik öğretmeni Tarık Şentürk, 14 ekip ile birlikte Halk Oyunları İl Birinciliği Yarışmaları’na katıldı. Öğrencilerinin yanı sıra kendi meslektaşlarını da çalıştıran Şentürk ve ekibi, Türkiye’de ilke imza atarak ayrı ayrı girdikleri bütün branşlarda birinci oldu. İl birinciliklerini alan ekipler, yine meslektaşları nezaretinde aldıkları eğitimlerle bölge yarışmalarında Kayseri’yi temsil edecek. Kendisinin de bir öğretmen olduğunu fakat çalışmalarda bulunan herkesin eşit durumda olduğunu söyleyen müzik öğretmeni Tarık Şentürk, "Geçtiğimiz Cumartesi günü kulüplerarası ve okullar arası yarışmalar düzenlendi il birinciliği için. Biz de 14 ekiple katıldık ve 14 ekibimizin tamamı da birincilik aldı. Bu ekiplerle bölge yarışmasında Kayseri’yi en iyi şekilde temsil edeceğiz. Ben senenin başında il koordinatörü olarak bakanlık tarafından atandım Öğretmenler Maarif Grubu’na. İlk hedefimiz öğretmenlere bu oyunları öğretip bu kültürü çocuklarına kendi girdikleri derslerde aşılamaları. İlk hedefimiz buydu bunda da başarılı olduk. Yarısından çoğu okullarında öğrencilerini çalıştırıyorlar. Burada da büyük bir keyif aldıklarını düşünüyorum. Çok büyük bir enerjileri var. Hatta çalışmaların bitmesini istemiyorlar. Bizde keyif alıyoruz, mutluyuz böyle bir çalışma yaptığımız için. Burada bütün öğretmenlerin öğretmeni gibi görünüyorum. Çünkü burada idareci arkadaşlar var, okul müdürleri var, yardımcıları var. Okullarımızda farklıyız ama burada biriz, beraberiz. Saygı ve sevgi çerçevesinde çok güzel çalışmalarımız oluyor. Önümüzdeki hafta sonu yarışmalara başlıyoruz. Kırıkkale ortaokullar yarışması ve 1 hafta sonra da liselerarası yarışması ve Nisan’ın sonunda da Niğde’de kulüplerarası yarışmasında Kayseri’yi temsil edeceğiz. Toplamda 150 kişilik bir grubuz. Grubumuzda 50 öğretmenimiz 100 öğrencimiz var" dedi. "Öğretmene nasıl öğretilirmiş gördük" Meslektaşından aldığı eğitimle başarıda rol alan sınıf öğretmeni Cihangir İlkbaş ise, "Biz halk oyunları eğitimi geçmişi olmayan öğretmen topluluğuyuz ama bu yaştan sonra yani buradaki öğretmenlerin yaş ortalaması 35-40 civarında. Halk oyunları geçmişi olmayan bir grubun kısa bir sürede Tarık hocam sayesinde 14 branşta kupalarını almak bize nasip oldu. Sosyal olarak insanların şu anda dijital çağda yaşadığı dönemde bizi burada toplayan Milli Eğitim Bakanlığı’nın Maarif Öğretmenler Grubu Halk Oyunları Topluluğu’nda bu başarıyı almamız bizi çok sevindirdi. Bayram öncesinde de bir bayram hediyesi gibi oldu bize. Öğretmenle çalışmak bizim için zor diye düşündük ama Tarık hocayı tanıdığımızda bize öğretmene nasıl öğretilirmiş o yaklaşımı çok iyi öğretti. Yapamazsınız diye bir şey söylemedi. Hatalarımızı hiçbir zaman yüzümüze vurmayarak ve hatalarımızı kapatarak buradaki tüm öğretmenlere gurur yaşattı yarışmada. Aslında bize de model oldu. Çok teşekkür ediyoruz, öğretmene nasıl öğretmenlik yapılır Tarık hocam sayesinde gördük" ifadelerini kullandı. "Hocamızın özverisi ve disiplini birliği öğretti" Sınıf öğretmeni Şeyda Günay da eğitim veren hocalarının disiplin ve özverisi ile birlik ve beraberliği öğrendiklerini söyleyerek, "Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu sene açmış olduğu Maarif Öğretmenler Halk Oyunları Topluluğu olarak bu yarışmaya katıldık. Türkiye’de ilk defa 14 dalda 14 ayrı ekibin katılarak birincilik elde ettiği ilk çalışma oldu ve Türkiye’de bir ilke imza attık. Çok güzel bir duyguydu. Tarık Şentürk hocamız özverili ve disiplinli çalışmaları ile bize çok yol gösterici oldu. Bu sayede kendi öğrencilerimize öğrendiğimiz bu bilgileri aktararak 23 Nisan gösterilerinde yer alıyoruz. Aynı zamanda yarışmalara katılarak onları hazırlıyoruz. Hocamıza emeklerinden dolayı çok teşekkür ederim. Sahnedeki bu uyumun en önemli sebebi ekip arkadaşlarımızla birlikte dökmüş olduğumuz alın teri ve emeğin en önemli göstergesiydi. Bu yüzden ekip arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Hocamıza yine çok teşekkür ediyoruz. Çünkü bizim her zaman moral ve motivasyonumuzu en yüksek seviyede tutarak bize birlik ve beraberlik yolunda olmayı da öğretti" dedi. Yarışmada büyük başarı sağlayan ekipler haftaya Kırıkkale’den başlayarak katılacakları yarışmalarda Kayseri’yi temsil edecek.
Efsane sanatçılar, yarım asır sonra İzzet Günay Sergisi’nde buluştu
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:27 Efsane sanatçılar, yarım asır sonra İzzet Günay Sergisi’nde buluştu "Artist Defteri: Başrolde İzzet Günay" Sergisi, Koleksiyoner Ulvi Sulaoğlu’nun özel seçkisiyle Büyükçekmece’de sanatseverlerle buluşurken, Türk sinemasının önemli isimlerinden İzzet Günay ile Neşe Karaböcek’in yaklaşık 50 yıl sonra gerçekleşen buluşması sergiye damga vurdu. "Artist Defteri: Başrolde İzzet Günay" Sergisi, Koleksiyoner Ulvi Sulaoğlu’nun özel seçkisiyle Büyükçekmece’de sanatseverlerle buluştu. Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi’nde sergi açılışına Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi’nin eşi Nalan Çebi, CHP Büyükçekmece Grup Başkan Vekili, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Büyükçekmece Belediye Meclis Üyesi Tarık Erdoğan, Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü H. Gürhan Ozanoğlu, Koleksiyonerler Şerif Antepli, Hilmi Nakipoğlu, Prof. Dr. Turgut Göksoy, bir döneme damgasını vuran sanatçı Ersen Erdura katıldı. Türk sinemasının önemli isimlerinden İzzet Günay ile Neşe Karaböcek’in yaklaşık 50 yıl sonra gerçekleşen buluşması sergiye damga vurdu. 31 Mart tarihine kadar ziyarete açık kalacak Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncularından İzzet Günay’ın sinema tarihindeki yerini, sanatsal kimliğini ve kültürel birikimini yansıtan sergi, ziyaretçilere nostaljik ve sanatsal bir deneyim sunuyor. Sergide sanatçının kariyerine ışık tutan özel eserler, sinema tarihinin izlerini taşıyan belgeler ve objeler yer alıyor. Sergide yer alan eserlerden oluşan ve sanatçının hayatını, sahne arkasındaki hikayelerini ve filmografisini kapsamlı bir şekilde ele alan özel bir kitap da hazırlandı. Kitabın hazırlanmasında emeği geçen Prof. Dr. Turgut Göksoy, Hilmi Nakipoğlu, Şerif Antepli, Armağan Toprak’a çiçek takdim edildi. "Artist Defteri: Başrolde İzzet Günay" Sergisi, 31 Mart tarihine kadar Büyükçekmece İbrahim Çallı Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık kalacak. ‘’Ayakta durmamı koleksiyonculuğa borçluyum’’ "Artist Defteri: Başrolde İzzet Günay" Sergisi hakkında konuşan İzzet Günay, koleksiyonculuğun hayatındaki önemine değinerek serginin genç kuşaklara ilham kaynağı olmasını dileyerek şöyle konuştu: "Teşekkür ediyorum Büyükçekmece Belediyesi’ne emekleri için. Değerli koleksiyoner arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Prof. Turgut Bey, Ulvi Sulaoğlu’na bu emekleri için sonsuz teşekkür ediyorum. Böyle şeyler hazırlamak çok zor biliyorsunuz. Bir araya getirmek, bunları biriktiren insanlar bundan da büyük bir keyif alıyorlar. Biz de seyretmekten büyük keyif alıyoruz. Keşke herkes böyle bir şeyler yapsa. Hem sanatçılar hatırlanır hem de insanlar özendirilir. Yani koleksiyon yapan insanlar çoğalır diye düşünüyorum. Türkiye’mizde maalesef hobi eksikliği var. Ben mesela röportaj için çağrıldığımda fazla gönüllü olmuyorum sinema için çağrıldığımda. Koleksiyon için çağrıldığımda gidiyorum, gitmeye çalışıyorum ki yeni kuşaklar böyle heveslensin, başlasınlar diye. Ben çünkü ayakta durmamı koleksiyonculuğa borçlu olduğunu düşünüyorum. Çünkü koleksiyonculuk; insana yeni bir hayat, yeni bir enerji verir. Yaşadığınızın farkında olursunuz. Mutlu olursunuz ve o mutluluğu diğer dostlarla paylaşırsınız. Yani benim hobilerim olmasaydı belki ben bu yaşta sizin karşınızda olamayacaktım. Böyle günlerin çoğalmasını diliyorum. Herkes biriktirdiğini en azından sergilesin. İnsanlar görsün ve heveslensinler. Gerçekten Büyükçekmece Belediyesi’nin değerli üyelerine, başkanına ve yardımcılarına, hanımefendilere sonsuz teşekkürler ediyorum, var olsunlar. Bize bu güzel günü yaşattılar. İnşallah başka sanatçılar için de devam eder. Bu sergi 31 Mart’a kadar devam ediyor. Herkesi sergimize bekliyoruz. Yapan arkadaşların da emekleri boşa gitmesin. Bugün Neşe Hanım’ın da burada olması hepimizi çok mutlu etti. Eski günleri yad ettik. Dostluklar böyle günlerde belli oluyor. Ayaklarına sağlık, kendisine çok teşekkür ediyorum.’’ ‘’Yıllar sonra tekrar beraber olmanın mutluluğunu yaşıyorum’’ Sergiyi ziyaret eden Neşe Karaböcek, yaklaşık 50 yıl aradan sonra İzzet Günay ile yeniden bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek şunları söyledi: ‘’Yıllar önce İzzet Bey ile filmlerimiz vardı. Çok güzel filmlerdi onlar. İlk filmimi de İzzet Bey ile çevirdim ‘’Anneler ve kızları.’’ 1971 yılında benim çok telaşlı zamanımdı o. Ankara’da çalışıyordum ve Ankara’da yaşıyordum o zamanlar. İstanbul’a geliyordum sabah erkenden uçakla. Filme başlıyorduk. Ondan sonra film çekiliyor, akşam son uçakla konserime gidiyordum. 1 ay git, gel ilk filmim de olduğu için zor bir dönemdi o. Ama çok güzel bir film oldu, ilk filmim olmasına rağmen. İzzet Bey ile biz gene devam ettik. ‘’Duyun beni’’ filmini çektik beraber ve sonra da ‘’Kısmet’’ filmini çevirdik. Kısmet filmini ben çok sevdim, çok güzeldi. Yıllar geçmiş aradan ve yıllar sonra tekrar beraber olmanın mutluluğunu yaşıyorum. İzzet Bey’i tekrar görmek çok güzel. Sağlıklı olması çok güzel. Yıllar geçse de dostluk ölmüyor. Hayırlı, uğurlu olsun bu gününüz. Ben çok mutluyum. Sizi tekrar gördüm. O günleri tekrar yaşadım şu an.’’
Yaşlı çift, çocukların getirdiği pasta ile Yaşlılar Haftası’nı kutladı
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:16 Yaşlı çift, çocukların getirdiği pasta ile Yaşlılar Haftası’nı kutladı Adıyaman’da 7 çocuk, 22 torun sahibi Ömer ve Zeliha Artuğ çifti, Yaşlılar Haftası nedeniyle çocukların getirdiği pastadaki mumları üfledi. Yaşlılar Haftası etkinlikleri kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Adıyaman İl Müdürlüğü ve Çocuk Hakları Komitesi üyesi çocuklar, 57 yıllık evli Ömer (75) ve Zeliha (73) Artuğ çiftini evlerinde ziyaret etti. 7’den 70’e kuşakların buluşmasının sağlandığı ziyarette, çocuklar getirdikleri yaş pastayla, yaşlı çiftin haftasını kutladı. "Çok duygulandım, kendimi zor tutuyorum" Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mesut Polat ve beraberindeki ekip, yaşlı çiftle sohbet ederken, yaşlı çiftte de çocuklara çeşitli nasihatler verdi. Yapılan sürprizden dolayı çok mutlu olduklarını dile getiren Ömer Artuğ, "Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyorum. Yaşlılar Haftası’nda bizi ziyaretleri bizi çok memnun etti. Gelişiniz bizi çok sevindirdi. Allah devletimize zeval vermesin. Allah bu kurumların da eksikliğini vermesin. Çok duygulandım, kendimi biraz zor tutuyorum, çok teşekkür ederim" dedi. "Çok teşekkür ederiz, çok sevindik" Zeliha Artuğ ise konuşmasında, "Memnun olduk, Allah razı olsun, müdürümüzden, sosyal hizmetlerden. Çok teşekkür ederiz, çok sevindik" sözlerini kullandı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mesut Polat ise konuşmasında, "Aile Sosyal Hizmetler Adıyaman İl Müdürlüğü olarak, Ömer amcamız ve Zeliha teyzemizi evlerinde ziyaret ettik. Onların Yaşlılar Faftasını kutlamak için yanlarındayız. Buraya gelirken, çocuk hakları komitemizdeki çocuklarımızdan destek alarak geldik. Yaşlı teyzelerimizin çocuklarımıza nasihatleri, genç çocuklarımızın yaşlı teyzeleri ve dedelerinden bir öneri ve nasihatlerini, nesiller arası bir geçişin sohbetini sağlamak için hep beraber onları ziyaret ettik" diye konuştu.
93 yaşındaki arzuhalci mesleğini ilk günkü aşkla sürdürüyor
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:15 93 yaşındaki arzuhalci mesleğini ilk günkü aşkla sürdürüyor Eskişehir’de 65 senedir 70-80 yıllık daktilolarla arzuhalcilik yapan Ali Öncüler’in mesleki hayatında en üzüldüğü şey boşanma davası dilekçesi yazmak. Son zamanlarda boşanma davalarının arttığına değinen 93 yaşındaki Ali Öncüler, "Çok kısa süreli evlilik yapanlar geliyor, onları barıştırmaya çalışıyoruz, çünkü amacımız sadece para kazanmak değil, yuvaların yıkılmasını kesinlikle istemem" dedi. Eskişehirli Ali Öncüler, mesleğine duyduğu aşkı dile getirdi. Mesleğinde 65 senede çok fazla unsurun değiştiğini belirten Öncüler, değişmeyen tek şeyin dükkanını erken saatte açmak olduğunu belirtti. 70-80 yıllık daktilolarla dilekçe yazan Ali Öncüler, adeta nostaljiyi yaşıyor. 10 adet daktilosu hala ilk günkü gibi çalışan Öncüler, geçmişten günümüze gerçekleşen değişmeler hakkında konuştu. "Artık çok daha fazla boşanma oluyor" Geçmişte kendisine siyasi davalar için kendisine dilekçe yazdırıldığını aktaran Ali Öncüler, şimdilerde ise boşanma sayılarının oldukça arttığına değindi. İnsanların ve özellikle çiftlerin tahammül seviyelerinin neredeyse hiç olmadığına dikkat çeken Öncüler, çiftlerin dilekçelerin hemen yazmak yerine önce onları barıştırmaya çalıştığına dikkat çekti. Artık kendisine boşanmak için gelen çiftlerin evliliklerinin sadece birkaç aylık olduğuna dikkat çeken Öncüler, sevgi ve sadakatin önemine dikkat çekti. 60 yıldır aynı saatte dükkanını açan 93 yaşındaki Ali Öncüler, "Hiç istisnasız erkenden kalkar dükkanımı, yazıhanemi açarım. Öğlen temizliğimi yapar, beklerim. Ben çoktan emekli oldum, ama yerimde duramam. Hareketliyim, bir hastalığım yok; sağlığım da aklım da yerinde. Allah’a ne kadar şükretsem azdır. Benim 8-10 tane daktilom var. Onları anı olarak saklıyorum ve hepsi de faal durumda. Onları tamir ettirir, öyle bakarım. Geçmişimi hatırlar, geleceğimi düşünürüm. Vallahi şu an elimde 70, belki de 80 senelik daktilo var. Bazılarını sıfır almadım, benden önceki sahibi kim bilir kaç sene kullandı, kaç el değiştirdi? Allah’a çok şükür neşem dört dörtlük" dedi. "65 senedir aklıma, hayalime gelmeyen şeyler duyuyorum" Geçmişe göre yazdığı boşanma dilekçeleri oldukça artan Öncüler şöyle konuştu: "Şimdilerde boşanmalar çoğaldı. Eskiye nazaran boşanma ve anlaşmazlık çok fazla. İpe sapa gelmez şikayetler var. 65 senedir aklıma hayalime gelmeyen şeyler duyuyorum. Burada dert ve şikayet dinliyorum. İnsanlar artık en ufak bir şeye tahammül edemiyor. Çok kısa süreli evlilik yapanlar geliyor, onları barıştırmaya çalışıyoruz. Anlaşamazlarsa boşanma davası açılıyor. Fakat bizim amacımız sadece para kazanmak değil, ben hiç tanımadığım birinin bile yuvasının yıkılmasını kesinlikle istemem. Hele çocukları varsa en az onlar kadar üzülürüm. Böyle acıklı olaylara çok üzülüyorum." "Yuvayı yıkmak kolaydır, yapmak ise çok zordur" Kendisine boşanma davası için dilekçe yazdırmaya gelen bir çifte Kur’an-ı Kerim hediye ederek barıştırdığını ifade eden Öncüler, "Yaklaşık 5-6 ay önce buraya anlaşamayıp boşanma davası için geldiler. Daha evleneli bir gün bile olmamış. Neyse, ’Burada barıştıralım’ diye uğraştım, onları kenara çekip konuştum. Sonunda onları anlaştırdık. Buraya kavgayla geldiler, gülüşerek gittiler; boşanmaktan vazgeçtiler. Ben de barıştıkları için onlara bir Kur’an-ı Kerim hediye ettim, ’Helal olsun size’ dedim. Kimsenin yuvasının yıkılmasını istemem. Yuvayı yıkmak kolaydır, yapmak ise çok zordur" diye konuştu.
93 yaşında 65 yıllık arzuhalci
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:05 93 yaşında 65 yıllık arzuhalci Eskişehir’de 65 senedir 70-80 yıllık daktilolarla arzuhalcilik yapan Ali Öncüler’in mesleki hayatında en çok üzüldüğü boşanma davası dilekçesi yazmak. Son zamanlarda boşanma davalarının arttığına değinen 93 yaşındaki Ali Öncüler, "Çok kısa süreli evlilik yapanlar geliyor, onları barıştırmaya çalışıyoruz, çünkü amacımız sadece para kazanmak değil, yuvaların yıkılmasını kesinlikle istemem" dedi. Eskişehirli Ali Öncüler, mesleğine duyduğu aşkı dile getirdi. Mesleğinde 65 senede çok fazla unsurun değiştiğini belirten Öncüler, değişmeyen konunun dükkanını erken saatte açmak olduğunu belirtti. 70 ile 80 yıllık daktilolarla dilekçe yazan Ali Öncüler, nostaljiyi adeta yaşıyor. 10 adet daktilosu hala ilk günkü gibi çalışan Öncüler, geçmişten günümüze gerçekleşen değişmeler hakkında konuştu. Artık çok daha fazla boşanma oluyor Geçmişte kendisine siyasi davalar için kendisine dilekçe yazdırıldığını aktaran Ali Öncüler, şimdilerde ise boşanma sayılarının oldukça arttığına değindi. İnsanların ve özellikle çiftlerin tahammül seviyelerinin neredeyse hiç olmadığına dikkat çeken Öncüler, çiftlerin dilekçelerin hemen yazmak yerine önce onları barıştırmaya çalıştığına dikkat çekti. Artık kendisine boşanmak için gelen çiftlerin evliliklerinin sadece birkaç aylık olduğuna dikkat çeken Öncüler, sevgi ve sadakatin önemine dikkat çekti. 60 yıldır aynı saatte dükkanını açan 93 yaşındaki Ali Öncüler, "Hiç istisnasız erkenden kalkar dükkanımı, yazıhanemi açarım. Öğlen temizliğimi yapar, beklerim. Ben çoktan emekli oldum, ama yerimde duramam. Hareketliyim, bir hastalığım yok; sağlığım da aklım da yerinde. Allah’a ne kadar şükretsem azdır. Benim 8-10 tane daktilom var. Onları anı olarak saklıyorum ve hepsi de faal durumda. Onları tamir ettirir, öyle bakarım. Geçmişimi hatırlar, geleceğimi düşünürüm. Vallahi şu an elimde 70, belki de 80 senelik daktilo var. Bazılarını sıfır almadım, benden önceki sahibi kim bilir kaç sene kullandı, kaç el değiştirdi? Allah’a çok şükür neşem dört dörtlük" dedi. "65 senedir aklıma hayalime gelmeyen şeyler duyuyorum" Geçmişe göre yazdığı boşanma dilekçeleri oldukça artan Öncüler şöyle konuştu; "Şimdilerde boşanmalar çoğaldı. Eskiye nazaran boşanma ve anlaşmazlık çok fazla. İpe sapa gelmez şikayetler var. 65 senedir aklıma hayalime gelmeyen şeyler duyuyorum. Burada dert ve şikayet dinliyorum. İnsanlar artık en ufak bir şeye tahammül edemiyor. Çok kısa süreli evlilik yapanlar geliyor, onları barıştırmaya çalışıyoruz. Anlaşamazlarsa boşanma davası açılıyor. Fakat bizim amacımız sadece para kazanmak değil, ben hiç tanımadığım birinin bile yuvasının yıkılmasını kesinlikle istemem. Hele çocukları varsa en az onlar kadar üzülürüm. Böyle acıklı olaylara çok üzülüyorum." "Yuvayı yıkmak kolaydır, yapmak ise çok zordur" Kendisine boşanma davası için dilekçe yazdırmaya gelen bir çifte Kur’an-ı Kerim hediye ederek barıştırdığını ifade eden Öncüler, "Yaklaşık 5-6 ay önce buraya anlaşamayıp boşanma davası için geldiler. Daha evleneli bir gün bile olmamış. Neyse, ’Burada barıştıralım,’ diye uğraştım, onları kenara çekip konuştum. Sonunda onları anlaştırdık. Buraya kavgayla geldiler, gülüşerek gittiler; boşanmaktan vazgeçtiler. Ben de barıştıkları için onlara bir Kur’an-ı Kerim hediye ettim, ’Helal olsun size,’ dedim. Kimsenin yuvasının yıkılmasını istemem. Yuvayı yıkmak kolaydır, yapmak ise çok zordur" diye konuştu.