GÜNDEM
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:37 Kurban kesiminde yine çiftlikler tercih edildi Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde Kurban Bayramı’nda vatandaşlar, kurban ibadetlerini hijyenik ve güvenilir ortamda gerçekleştirebilmek için çiftlikleri tercih etti. Doğal ortamda yetiştirilen kurbanlıklar ve sunulan kapsamlı hizmetler nedeniyle yalnızca Sındırgı’dan değil, çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşlar da çiftliklere yoğun ilgi gösterdi. Kurban Bayramı sabahı Sındırgı’daki çiftliklerde yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar bayram namazının ardından kurban kesim alanlarına akın etti. Eşsiz doğası, temiz havası ve doğal ortamda yetiştirilen büyükbaş ile küçükbaş hayvanlarıyla dikkat çeken çiftlikler, vatandaşlardan tam not aldı. Çiftlik işletmecileri, kurbanlık hayvanların yıl boyunca doğal ve sağlıklı şartlarda yetiştirildiğini belirterek, vatandaşların özellikle hijyenik ortam, veteriner kontrolü ve güvenilir hizmet nedeniyle çiftlikleri tercih ettiğini söyledi. Çevre il ve ilçelerden gelen çok sayıda vatandaşın rezervasyon yaptırdığı ifade edildi. Kurban ibadeti için çiftliğe gelen vatandaşlar ise sunulan hizmetten memnun kaldıklarını belirtti. Vatandaşlar, "Bayram namazımızı burada kıldık. Temiz, düzenli ve güvenilir bir ortam var. Kurbanımızı hazır şekilde teslim alıyoruz. Ailece rahat bir şekilde ibadetimizi yerine getiriyoruz" diyerek memnuniyetlerini dile getirdi. Çocuklu ailelerin geniş ve kontrollü alanlar nedeniyle çiftlikleri tercih ettiği görülürken, vatandaşlar hem doğayla iç içe vakit geçirme hem de kurban ibadetini huzurlu ortamda yerine getirme fırsatı buldu. Üreticiler ise bayram boyunca vatandaşlara en iyi hizmeti sunabilmek adına tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirterek, Sındırgı’nın doğal ortamında yetişen kurbanlıkların her yıl daha fazla ilgi gördüğünü ifade etti.
93 yaşında 65 yıllık arzuhalci
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:05 93 yaşında 65 yıllık arzuhalci Eskişehir’de 65 senedir 70-80 yıllık daktilolarla arzuhalcilik yapan Ali Öncüler’in mesleki hayatında en çok üzüldüğü boşanma davası dilekçesi yazmak. Son zamanlarda boşanma davalarının arttığına değinen 93 yaşındaki Ali Öncüler, "Çok kısa süreli evlilik yapanlar geliyor, onları barıştırmaya çalışıyoruz, çünkü amacımız sadece para kazanmak değil, yuvaların yıkılmasını kesinlikle istemem" dedi. Eskişehirli Ali Öncüler, mesleğine duyduğu aşkı dile getirdi. Mesleğinde 65 senede çok fazla unsurun değiştiğini belirten Öncüler, değişmeyen konunun dükkanını erken saatte açmak olduğunu belirtti. 70 ile 80 yıllık daktilolarla dilekçe yazan Ali Öncüler, nostaljiyi adeta yaşıyor. 10 adet daktilosu hala ilk günkü gibi çalışan Öncüler, geçmişten günümüze gerçekleşen değişmeler hakkında konuştu. Artık çok daha fazla boşanma oluyor Geçmişte kendisine siyasi davalar için kendisine dilekçe yazdırıldığını aktaran Ali Öncüler, şimdilerde ise boşanma sayılarının oldukça arttığına değindi. İnsanların ve özellikle çiftlerin tahammül seviyelerinin neredeyse hiç olmadığına dikkat çeken Öncüler, çiftlerin dilekçelerin hemen yazmak yerine önce onları barıştırmaya çalıştığına dikkat çekti. Artık kendisine boşanmak için gelen çiftlerin evliliklerinin sadece birkaç aylık olduğuna dikkat çeken Öncüler, sevgi ve sadakatin önemine dikkat çekti. 60 yıldır aynı saatte dükkanını açan 93 yaşındaki Ali Öncüler, "Hiç istisnasız erkenden kalkar dükkanımı, yazıhanemi açarım. Öğlen temizliğimi yapar, beklerim. Ben çoktan emekli oldum, ama yerimde duramam. Hareketliyim, bir hastalığım yok; sağlığım da aklım da yerinde. Allah’a ne kadar şükretsem azdır. Benim 8-10 tane daktilom var. Onları anı olarak saklıyorum ve hepsi de faal durumda. Onları tamir ettirir, öyle bakarım. Geçmişimi hatırlar, geleceğimi düşünürüm. Vallahi şu an elimde 70, belki de 80 senelik daktilo var. Bazılarını sıfır almadım, benden önceki sahibi kim bilir kaç sene kullandı, kaç el değiştirdi? Allah’a çok şükür neşem dört dörtlük" dedi. "65 senedir aklıma hayalime gelmeyen şeyler duyuyorum" Geçmişe göre yazdığı boşanma dilekçeleri oldukça artan Öncüler şöyle konuştu; "Şimdilerde boşanmalar çoğaldı. Eskiye nazaran boşanma ve anlaşmazlık çok fazla. İpe sapa gelmez şikayetler var. 65 senedir aklıma hayalime gelmeyen şeyler duyuyorum. Burada dert ve şikayet dinliyorum. İnsanlar artık en ufak bir şeye tahammül edemiyor. Çok kısa süreli evlilik yapanlar geliyor, onları barıştırmaya çalışıyoruz. Anlaşamazlarsa boşanma davası açılıyor. Fakat bizim amacımız sadece para kazanmak değil, ben hiç tanımadığım birinin bile yuvasının yıkılmasını kesinlikle istemem. Hele çocukları varsa en az onlar kadar üzülürüm. Böyle acıklı olaylara çok üzülüyorum." "Yuvayı yıkmak kolaydır, yapmak ise çok zordur" Kendisine boşanma davası için dilekçe yazdırmaya gelen bir çifte Kur’an-ı Kerim hediye ederek barıştırdığını ifade eden Öncüler, "Yaklaşık 5-6 ay önce buraya anlaşamayıp boşanma davası için geldiler. Daha evleneli bir gün bile olmamış. Neyse, ’Burada barıştıralım,’ diye uğraştım, onları kenara çekip konuştum. Sonunda onları anlaştırdık. Buraya kavgayla geldiler, gülüşerek gittiler; boşanmaktan vazgeçtiler. Ben de barıştıkları için onlara bir Kur’an-ı Kerim hediye ettim, ’Helal olsun size,’ dedim. Kimsenin yuvasının yıkılmasını istemem. Yuvayı yıkmak kolaydır, yapmak ise çok zordur" diye konuştu.
Antikacılardan antika tutkunlarına uyarı: "Her eski antika değil"
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:00 Antikacılardan antika tutkunlarına uyarı: "Her eski antika değil" Son zamanlarda çevrimiçi platformlarda eski ev eşyalarının yüksek fiyatlarla satışa çıkarılması ve bu ürünlerin gerçek değerinin çok üstünde fiyatlarla satılması konusunda vatandaşları uyaran antikacılar, her eskinin antika olmadığını belirtti. Antika piyasasında ürünlerin gerçek değerinin çok üzerinde fiyatlarla satılması vatandaşları özellikle de antika tutkunlarını mağdur ediyor. Bir dönemin vazgeçilmezi olan fincan ve perde gibi eşyalar ile geçmiş döneme ait olan ancak antika olmayan ürünler, çevrimiçi platformlarda veya sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında antikacı olmayan kişiler tarafından "nostaljik" ya da "antika" adı altında fahiş fiyatlarla satılıyor. Antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapılmamalı 70’li ve 80’li yıllara ait eski eşyaların fahiş fiyatlarla satılmaya çalışıldığına dikkat çeken Gaziantep’teki antikacılar, her eski eşyanın antika olmadığını belirterek, vatandaşlara yeterli araştırma yapmadan ve antikacı olmayan kişilerden alışveriş yapmamaları konusunda uyarıda bulunuyor. Antikacılığı babasından öğrenen ve çocukluğundan beri antikacı olan 65 yaşındaki Menderes Kaya, 40-50 yıl öncesine ait eşyaların antika sayılamayacağını belirtti. "Mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" Antikanın belli kriterlere bağlı olduğunu belirten Kaya, eski eşyaların sadece nostaljik bir değere sahip olduğunu ifade ederek, "Antika olması için bir eşyanın hem çok eski hem de nadir olması lazım. Eski tür eşyalar satın alınmadan önce mutlaka bir uzmana danışılmalıdır" dedi. "Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik" Küçük yaşlarda babasının topladığı antika eserlerle tanıştığını belirten Kaya, "Rahmetli babam bu sanatla uğraşırdı. Osmanlı dönemine ait tüfek, tabanca, kılıç, kama ve hançer gibi malzemeleri toplardı. Eski malzemelerin namlusunun üzerine ağaçlarla imitasyon süsleme yapardı. Bir kısmı eski parçalar olan eski orijinal parçaları yenileriyle takviye edip bir bütün hale getirirdi. İki kardeşim daha vardı, onlarla birlikte bu sanata başladık. Bu sanatta babam 29 tane eleman yetiştirdi. Bizler de o elemanların yanında yetiştik. Bu yaptığımız tüfek, tabanca ve diğer malzemelerin nakış işlerini bizler yapardık. Antik eski namlulu silahlar bir bütün hale getirildiğinde demir üzerine, ahşap üzerine gümüş veya altın kakma sanatı yapmaya başladık. Bu sanatı babamızın teşvikiyle öğrendik. Yıllardır da hala bu meslekle uğraşıyorum" dedi. "Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım" Her eski malzemenin antika olmadığının altını çizen Kaya, "Eski malzemenin üzerine sanat yapılması lazım. El emeği göz nuru bir emeğin olması lazım. Bir de yapılan malzemenin üzerindeki sanatkarın çalışmış olduğu maden de önemlidir. Orijinal Osmanlı kale tüfeği üzerine yapılan çalışma bile alüminyum sarı telle değil de altın gümüş kakma sanatıyla yapılması lazım. Ticaret amaçlı alüminyum çalışma yapıyorlar. Bu tür eşyalara ‘orijinal’ diyorlar ama orijinal olmadığını, imitasyondan yapıldığını söylemeleri lazım. Her malzeme antika değildir. Antika üzerinde sanat, emek ve göz nuru olmalıdır. Antika eserin tarihi olarak, özgeçmiş olarak antik bir zamanı bünyesinde barındırması lazım. Eserin üzerinden 100 yıl geçmesi lazım. Bir parçanın antika olabilmesi için işlenmiş olması lazım. Eski orijinal malzemeleri yeni döküm olarak yapıyorlar. Sosyal medyada da görüntüyle alıcıyla satıcı arasında bir haberleşme oluyor. Resim gönderiliyor. Satıcı arkadaşımızda, ‘bu eser orijinal mi?’ diye soruyor. Evet, belki resimde orijinal gibi gözüküyor diye orijinal diye satılıyor. Esnaf arkadaşlarımızın buna çok dikkat etmesi lazım" diye konuştu.
El emeği ürünler Afrika’da açılacak su kuyusuna umut oldu
25 Mart 2026 Çarşamba - 09:58 El emeği ürünler Afrika’da açılacak su kuyusuna umut oldu Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisi devam eden hastaların hazırladığı el emeği ürünler, Afrika’da açılacak su kuyularına destek olmak amacıyla düzenlenen etkinlikte satışa sunuldu. Etkinlikten elde edilen gelir su kuyusu projesine bağışlandı. Mersin Şehir Hastanesi ile Türk Kızılay Mersin Şubesi iş birliğinde düzenlenen ’Bir damla su bir umut’ temalı farkındalık etkinliği, hastanenin konferans salonunda gerçekleştirildi. Programa Başhekim Prof. Dr. Mehmet Ballı, Türk Kızılay Mersin Şube Başkanı Lütfi Parıltı, başhekim yardımcıları ve idari yöneticiler katıldı. Programda Türk Kızılay tarafından hazırlanan ’Su varsa hayat var’ konulu video izletildi. Etkinlikte su kaynaklarının azalmasına dikkat çeken bilgilendirici görüntüler de katılımcılarla paylaşıldı. "Bir damla su bir hayat demek" Programda konuşan Başhekim Mehmet Ballı, suyun yaşamın temel kaynağı olduğunu belirterek, dünyanın birçok bölgesinde insanların temiz suya ulaşmakta zorlandığını ifade etti. Ballı, "Mersin Şehir Hastanesi olarak Türk Kızılay ile birlikte Afrika’da açılacak su kuyularına destek olmak ve bu konuda farkındalık oluşturmak istiyoruz. Küçük bir katkı bile bir insanın hayatını değiştirebilir" dedi. Mersin adına su kuyusu hedefi Türk Kızılay Mersin Şube Başkanı Lütfi Parıltı ise Kızılay’ın dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğü insani yardım çalışmalarına değinerek, su kuyusu projelerinin özellikle Afrika’da binlerce insanın hayatına dokunduğunu söyledi. Parıltı, Mersin adına bağışların toplanmasıyla Afrika’da ’Mersin’ ismini taşıyan bir su kuyusunun açılmasının hedeflendiğini belirtti. El emeği sergisinden projeye destek Etkinlik kapsamında tedavisi devam eden hastaların hazırladığı el emeği ürünlerin yer aldığı sergi de açıldı. Sergide satışa sunulan ürünlerden elde edilen gelir, Afrika’da açılacak su kuyusu projesine destek amacıyla Türk Kızılay’a bağışlandı. Programda ayrıca Türk Kızılay Mersin Şube Başkanı Lütfi Parıltı tarafından, iş birliği dolayısıyla Mersin Şehir Hastanesi adına Başhekim Prof. Dr. Mehmet Ballı’ya teşekkür plaketi takdim edildi. Öte yandan Türk Kızılay’ın kan ve kök hücre bağışı çalışmalarına destek veren hastane personeline teşekkür belgeleri ve çiçek takdim edildi.
Futbolcular için yeni nesil performans ölçüm sistemi geliştirildi
25 Mart 2026 Çarşamba - 09:50 Futbolcular için yeni nesil performans ölçüm sistemi geliştirildi Çorum Hitit Üniversitesi’nde, futbolcuların anaerobik güç ve kapasite düzeylerini maç ortamına en yakın şartlarda, otonom algılama teknolojileriyle ölçebilen yeni bir sistem geliştirildi. Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kutlu’nun yürütücülüğünü yaptığı, "Ardışık Şut Çekimleri Ortamında Otonom Algılama ile Futbol Sporu için Anaerobik Güç ve Kapasite Ölçüm ve İzleme Sistemi Geliştirilmesi" başlıklı proje, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından patenti alınan ve TÜBİTAK 1005 - Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Projeyle birlikte, futbolcuların anaerobik güç ve kapasite düzeylerini gerçek oyun benzeri şartlarda ölçebilen bir sistem tasarlandı. Tasarlanan sistem, ardışık şut çekimleri sırasında otonom algılama teknolojileriyle veri toplayarak sporcu performansını bütüncül şekilde değerlendirebiliyor. Spor bilimleri, mühendislik ve yapay zeka temelli yaklaşımları bir araya getiren çalışma, futbolcu performansının nesnel, hızlı ve güvenilir biçimde değerlendirilmesine imkan tanıyarak yetenek seçimi, antrenman planlaması ve performans takibi süreçlerinde güçlü ve kanıta dayalı bir karar destek mekanizması sunabiliyor. Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kutlu, proje ile ilk kez futbola özgü hareketler temelinde anaerobik performansın otonom olarak ölçülmesine imkan tanıyan bir yaklaşımın belirlendiğini söyledi. Projenin başarıyla tamamlanarak ürüne dönüştürülmesi halinde, geliştirilen ölçüm ve izleme sisteminin yalnızca futbol ile sınırlı kalmayıp farklı spor branşları için de uyarlanabilir olduğunu söyleyen Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kutlu, "Projenin spor bilimleri alanına ve ülkemizin araştırma geliştirme ekosistemine hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Proje çalışmalarında Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kutlu, Hitit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Akif Akgül, Buharaevler Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Fizik öğretmeni Dr. Ali Zafer Bozkır, Kırıkkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hakan Yapıcı ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Furkan Kamanlı yer aldı.
Sarıkamış Kaymakamı Aslantatar, doktorlarla bir araya geldi
25 Mart 2026 Çarşamba - 09:46 Sarıkamış Kaymakamı Aslantatar, doktorlarla bir araya geldi Sarıkamış Kaymakamı Enis Aslantatar, ilçede görev yapan doktorlarla bir araya gelerek sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına dikkat çekti. Kaymakamlık makamında doktorları ağırlayan Kaymakam Aslantatar, sağlık hizmetlerinin önemine vurgu yaptı, özellikle zorlu şartlar altında görev yapan doktorların fedakarlıkları ön plana çıkardı. Toplantıda konuşan Kaymakam Aslantatar, insan sağlığı için gece gündüz demeden çalışan sağlık personelinin her türlü takdiri hak ettiğini belirtti. Aslantatar, "Vatandaşlarımızın sağlığı için büyük bir sorumluluk üstlenen siz değerli doktorlarımız, her zaman en ön safta yer alıyorsunuz. Gösterdiğiniz üstün gayret ve fedakârlık, toplumumuz için son derece kıymetlidir" dedi. Program kapsamında ilçede görev yapan doktorlarla tek tek ilgilenen Kaymakam Aslantatar, onların talep ve önerilerini de dinledi. Sağlık hizmetlerinin daha etkin ve verimli sunulabilmesi adına görüş alışverişinde bulunulan toplantı, samimi bir atmosferde gerçekleşti. Zorlu şartlarda dahi görevlerini aksatmadan sürdüren ve çalışmalarında üstün gayret gösteren doktorlara başarı belgeleri takdim edildi. Belgelerini Kaymakam Aslantatar’ın elinden alan doktorlar, bu anlamlı jestten dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. Programın sonunda Kaymakam Aslantatar, tüm sağlık çalışanlarına görevlerinde başarılar ve kolaylıklar dileyerek, her zaman yanlarında olduklarını ifade etti. Bu tür buluşmaların, kamu hizmetlerinin daha güçlü bir şekilde yürütülmesine katkı sunduğu vurgulandı.