GÜNDEM
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:48 MESOB Başkanı Keskin: "Esnaf yoksa çarşı yok, çarşı yoksa şehir yok" Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, beraberindeki esnaf odası başkanları ile birlikte Kurban Bayramı öncesinde Malatya esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Keskin, Malatya esnafının üst üste gelen felaketlerle çok büyük bir sınav verdiğini vurguladı. Keskin, "Malatya’daki esnaf camiamız önce pandemi, ardından asrın felaketi olan 6 Şubat depremleri nedeniyle çok büyük sıkıntılar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Buna rağmen, depremin enkazı 3 yıldan beri tamamen kaldırılmamışken ve 3 yılda Malatya Çarşısı esnafımıza tam olarak teslim edilmemişken; İstanbul ve Ankara’da hiçbir deprem yaşamamış, düzeni bozulmamış olanlarla aynı vergi yükümlülüklerine ve aynı idari para yaptırımı kurallarına tabi tutulmamız asla adil bir yaklaşım değildir. Buradaki esnafın durumu mücbir sebep ötesidir" dedi. Yeni yapılan çarşıda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarlarının fahiş seviyelerde olduğunu belirten Keskin, hem mülk sahiplerine hem de yetkililere seslenerek ortak bir paydada buluşulması gerektiğinin altını çizdi. Keskin, "Malatya Çarşısı’nda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarları çok yüksek. Bunun için ne mal sahibinin ne de esnafımızın mağdur olmayacağı makul bir orta yol uygulamasının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Şunu kimse unutmasın; esnafın yüksek kiralar nedeniyle taşınamadığı, kepenk açamadığı iş yerlerinin mal sahibi için hiçbir getirisi olamaz. Esnafın olmadığı, ticaretin dönmediği çarşılar karanlık kalmaya mahkumdur. Esnaf yoksa çarşı yok; çarşı yoksa şehir yok" dedi. Konuşmasında esnafın bir şehir için sadece ekonomik bir unsur değil, kentin ruhu ve kalbi olduğunu belirten Şevket Keskin, "Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz. Çarşısız şehir, kalpsiz bedene benzer. Esnafın kepengi açılırsa, memleketin umudu da açılır. Kepenklerin kapalı olduğu yerde, şehir de eksik kalır. Esnafı ayakta tutmak, Malatya’yı ayakta tutmaktır" dedi. Kurban Bayramı öncesinde Malatya halkına da hayati bir çağrıda bulunan Keskin, deprem sürecinin açtığı yaraların ancak toplumsal dayanışma ile sarılabileceğini ifade etti. Vatandaşların bayram alışverişlerinde ulusal zincir marketler veya şehir dışı firmalar yerine kendi hemşehrisine, yerel esnafına yönelmesi gerektiğini belirten Keskin, "Malatya’yı ayağa kaldırmanın yolu esnafı ayağa kaldırmaktan geçer. Yerel esnafa sahip çıkmak, kendi şehrine sahip çıkmaktır. Bu zorlu deprem sürecini atlatabilmemiz için her birimizin birbirine candan destek olması gerekiyor. Bu bayram vesilesiyle tüm hemşerilerime sesleniyorum: Yerel esnaftan alışveriş yap, paran Malatya’da kalsın. Kepenkler açıldıkça umut çoğalır. Gelin, bu bayramda umudu hep birlikte büyütelim" dedi.
Muğla’da gençlerin fikirleri projeye dönüşüyor
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:08 Muğla’da gençlerin fikirleri projeye dönüşüyor Muğla’nın Menteşe ilçesinde gençlerin enerjisi ve üretkenliği, Uluslararası Gençlik Merkezi’nin düzenlediği "Bir Fikrim Var" programı ile sahaya iniyor. Gönüllü gençler, sadece fikir üretmekle kalmayıp projelerin mutfağından uygulama aşamasına kadar her noktada görev alacak. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini aralıksız sürdüren Uluslararası Gençlik Merkezi, gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürmek amacıyla kapılarını önemli bir organizasyona açtı. "Bir Fikrim Var" programı kapsamında bir araya gelen gönüllü gençler, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek projeler için kolları sıvadı. Program boyunca söz alan gençler; sosyal, kültürel ve sportif alanlarda gerçekleştirmek istedikleri projeleri detaylı bir şekilde paylaştı. Gençlik Merkezi yetkilileri, gençlerin bu denli istekli ve üretken olmasından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek şu ifadelere yer verdi: "Uluslararası Gençlik Merkezi olarak gençlerimizin kişisel gelişimine katkı sunmaya ve onların vizyoner fikirlerini hayata geçirmeleri için her türlü desteği vermeye devam edeceğiz" Programın sonunda fikirlerini paylaşma ve hayallerini gerçeğe dönüştürme fırsatı bulan gençler, büyük bir heyecan yaşadıklarını dile getirdi. "Bir Fikrim Var" projesiyle filizlenen bu etkinliklerin, önümüzdeki günlerde Menteşe’de geniş kitlelere ulaşması ve büyük ilgi görmesi bekleniyor.
Gazikültür, halk şiirinin güçlü hatırlatma taşıyan yeni eserini okurla buluşturdu
23 Mart 2026 Pazartesi - 09:53 Gazikültür, halk şiirinin güçlü hatırlatma taşıyan yeni eserini okurla buluşturdu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gazikültür Yayınları, şair Ahmet Şahin’in "Ömrümün Hayal Perdesi" adlı eserini okuyucuyla buluşturdu. Gaziantep’in sözlü kültür birikimini, Barak havzasının duyarlığını ve Anadolu irfanını günümüze taşıyan eser, yerel hafızanın yazılı kültüre kazandırılması açısından önemli bir kültür hizmeti niteliği taşıyor. Mısralarında Anadolu halk şiirinin büyük ustalarını hatırlatan kültürel sürekliliğin canlı bir örneğini sunan şair Şahin, okuyucuya şiirlerinde hem alın terinin sıcaklığı hem de gönül emeğinin derinliği hissettiriyor. Eser, Karacaoğlan’ın lirizmini ve Anadolu halk şiirinin inanç merkezli duyarlığını çağrıştıran bir çizgide, yerel bir sesin evrensel bir dile dönüşümünü temsil ediyor. Gaziantep’in halk şiiri geleneğini yakından tanımak isteyenler ve Anadolu irfanının çağdaş yansımalarını okumak isteyenler için önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor. Okurlar, Ömrümün Hayal Perdesi adlı kitabı Gazikültür’ün müze mağazalarından ve magazagaziantep.com adresinden temin edebilir. GBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Halil İbrahim Yakar, bu şehrin bereketli toprakları yalnızca maddi üretimiyle değil, manevi üretimiyle de ülkenin kültür atlasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Yakar, halk şiirinin bu şehrin ruhunu taşıyan en güçlü kanallardan birisi olduğunu belirterek, "Ahmet Şahin, Barak kültürünün içinden gelen sesiyle bu irfanı günümüze taşıyan kıymetli bir hafıza taşıyıcısıdır. Ömrümün Hayal Perdesi, Anadolu insanının ortak duyuşunu, inancını algısını samimi bir dille yansıtan çok değerli bir eserdir" dedi. Yakar, Gazikültür Yayınları’nın temel misyonuna da dikkat çekerek şehirlerin kültürel hafızasının korunmasının bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. GBB bünyesinde yayınlanan eserlerin arşiv olmasının ötesinde de bir nitelik taşıdığına vurgu yapan Yakar, "Yaşayan değerleri geleceğe aktarmayı amaçlıyoruz. Çünkü şehirlerin ruhu, yalnızca mimaride ve sokaklarda değil; o şehirde söylenen türkülerde, yazılan şiirlerde ve anlatılan hikâyelerde yaşar. Ahmet Şahin’in bu eseri, Gaziantep’in kültürel sürekliliğini ve halk irfanının gücünü gösteren önemli bir tanıktır" şeklinde konuştu.
Yarım asırlık kalay ustası ‘çırak’ sıkıntısına dikkat çekti
23 Mart 2026 Pazartesi - 09:53 Yarım asırlık kalay ustası ‘çırak’ sıkıntısına dikkat çekti Aydın’daki kalaycılığın son temsilcilerinden olan 58 yaşındaki 2 çocuk babası Murat Uçar, çırak olarak girdiği mesleğinde 50 yılı doldururken, en büyük üzüntüsünün yetiştirecek çırak bulamamak olduğunu söyleyerek "Bakır bitmez ama artık usta kalmadı" dedi. Aydın’da yaşayan Murat Uçar (58), çırak olarak başladığı bakır ve kalaycılık işinde 50. yılını doldurdu. Bu mesleğin şehirdeki son temsilcilerinden olan Uçar, yetiştirecek çırak bulamadıklarını ifade ederken, en büyük hayallerinden birisinin de ustalığını genç nesillere aktarabilmek olduğunu söyledi. Aydın genelinde kalay ustası sayısının bir elin parmağını geçmediğini ve işini bıraktıktan sonra vatandaşların bakırlarının orta kalacağını ifade eden Uçar; "Bakır bitmez ama artık usta kalmadı" dedi. Kendisinin de mesleğinde sona yaklaştığını ve ustalığın kendileriyle beraber toprağa gideceğini vurgulayan Uçar; "1976’dan beri bu mesleği yapıyorum. Baba mesleği zaten. Allah’a çok şükür çocuklarımı evlendirdim, geçimimi buradan sağlıyorum ama artık ben de mesleğimde sona yaklaştım. Yarım asırdır bu işi yapıyorum, artık işten emekli olma zamanım geldi. Mesleğimi çok seviyorum ama artık sağlık sorunlarım sebebiyle yavaş yavaş bırakmaya başladım. Daha ne kadar bu işi sürdürebilirim bilmiyorum. Ama benim en büyük üzüntüm yetiştirecek çırak bulamamak. Mesleğin yok olmasına üzülüyorum. Bu mesleği öğrenen olsa aç ve açıkta kalmaz. Maalesef gençler rağbet göstermiyor, aileler de göndermiyor. Sanayi ortamında, zanaat işlerinde artık çırak kalmadı. Öğrenen nesil yok. En büyük korkum, ben de mesleği bıraktıktan sonra bu milletin bakırları ne olacak. Yani bakır bitmez ama usta bitti. Gerçekten en büyük korkum bu. Bakır çok ama usta yok. Maalesef ustalığımı aktarabileceğim kimse yok. Keşke birisine bırakabilsem" dedi.