GÜNDEM - 23 Mart 2026 Pazartesi 09:53

Yarım asırlık kalay ustası ‘çırak’ sıkıntısına dikkat çekti

A
A
A
Yarım asırlık kalay ustası ‘çırak’ sıkıntısına dikkat çekti

Aydın’daki kalaycılığın son temsilcilerinden olan 58 yaşındaki 2 çocuk babası Murat Uçar, çırak olarak girdiği mesleğinde 50 yılı doldururken, en büyük üzüntüsünün yetiştirecek çırak bulamamak olduğunu söyleyerek "Bakır bitmez ama artık usta kalmadı" dedi.



Aydın’da yaşayan Murat Uçar (58), çırak olarak başladığı bakır ve kalaycılık işinde 50. yılını doldurdu. Bu mesleğin şehirdeki son temsilcilerinden olan Uçar, yetiştirecek çırak bulamadıklarını ifade ederken, en büyük hayallerinden birisinin de ustalığını genç nesillere aktarabilmek olduğunu söyledi. Aydın genelinde kalay ustası sayısının bir elin parmağını geçmediğini ve işini bıraktıktan sonra vatandaşların bakırlarının orta kalacağını ifade eden Uçar; "Bakır bitmez ama artık usta kalmadı" dedi.



Kendisinin de mesleğinde sona yaklaştığını ve ustalığın kendileriyle beraber toprağa gideceğini vurgulayan Uçar; "1976’dan beri bu mesleği yapıyorum. Baba mesleği zaten. Allah’a çok şükür çocuklarımı evlendirdim, geçimimi buradan sağlıyorum ama artık ben de mesleğimde sona yaklaştım. Yarım asırdır bu işi yapıyorum, artık işten emekli olma zamanım geldi. Mesleğimi çok seviyorum ama artık sağlık sorunlarım sebebiyle yavaş yavaş bırakmaya başladım. Daha ne kadar bu işi sürdürebilirim bilmiyorum. Ama benim en büyük üzüntüm yetiştirecek çırak bulamamak. Mesleğin yok olmasına üzülüyorum. Bu mesleği öğrenen olsa aç ve açıkta kalmaz. Maalesef gençler rağbet göstermiyor, aileler de göndermiyor. Sanayi ortamında, zanaat işlerinde artık çırak kalmadı. Öğrenen nesil yok. En büyük korkum, ben de mesleği bıraktıktan sonra bu milletin bakırları ne olacak. Yani bakır bitmez ama usta bitti. Gerçekten en büyük korkum bu. Bakır çok ama usta yok. Maalesef ustalığımı aktarabileceğim kimse yok. Keşke birisine bırakabilsem" dedi.



Yarım asırlık kalay ustası ‘çırak’ sıkıntısına dikkat çekti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bayram sofralarında Bursa imzası Kurban Bayramı öncesinde ikramlık ve hediyelik ürün arayışı hız kazanırken, Bursa’nın coğrafi işaretli lezzetlerinden kestane şekeri bu yıl da bayram sofralarının öne çıkan tatları arasında yer alıyor. Bursa Nilüfer’de üretim yapan İlka Şekerleme, Kardelen ve Yaylacık markalarıyla iç pazara, Cardelion markasıyla ise yurt dışına yönelik hazırladığı kestane şekeri çeşitlerini tüketiciyle buluştururken, Bursa’nın simge lezzetini modern üretim anlayışıyla yaşatmayı sürdürüyor. Firma, sade, çikolatalı, cevizli, fındıklı ve fıstıklı çeşitlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 50 farklı ürün seçeneği sunuyor. Bayram ziyaretlerinde ikramlık ve hediyelik ürünlerin önemli bir yere sahip olduğunu belirten sektör temsilcileri, kestane şekerinin Bursa kültürünün en güçlü gastronomi değerlerinden biri olmayı sürdürdüğünü ifade ediyor. Özel kutu tasarımları ve farklı gramaj seçenekleriyle hazırlanan ürünler, hem aile ziyaretlerinde hem de kurumsal hediyelerde tercih ediliyor. Kardelen Kestane Şekeri E-Ticaret Müdürü Tolga Akgün de, kestanenin Türk mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, Bursa kestane şekerinin ise yıllardır bayramların vazgeçilmez ikramları arasında bulunduğunu dile getirdi. Bayram dönemlerinde daha dengeli ve hafif ürünlere yönelimin arttığına dikkat Tolga Akgün, kestane şekerinin çikolata ve yoğun şerbetli tatlılara alternatif olarak öne çıktığını ifade ediyor. Kestanenin vitamin, mineral ve lif bakımından zengin yapısıyla dikkat çektiğini belirten Tolga Akgün, ürünlerin hijyen ve sanitasyon kurallarına uygun modern tesislerde üretildiğini kaydetti. Kestanenin yalnızca şekerleme olarak değil; pasta, ezme ve püre gibi farklı formlarda da tüketildiğini vurgulayan Akgün, Bursa kestane şekerinin hem geleneksel lezzeti hem de şehre özgü kimliğiyle ön plana çıktığını söyledi. Kardelen markalı ürünler Bursa’daki satış noktalarının yanı sıra Türkiye genelindeki birçok mağazada tüketiciyle buluşurken, online sipariş sistemi üzerinden de erişilebiliyor. Bursa’yı simgeleyen özel ambalajlarla hazırlanan ürünler, özellikle bayram dönemlerinde şehir dışına gönderilen hediyelikler arasında da yer alıyor. Öte yandan ektör temsilcileri, yerli ve coğrafi işaretli ürünlerin tercih edilmesinin hem kültürel mirasın korunmasına hem de yerel üretimin desteklenmesine katkı sunduğunu vurguluyor.