GÜNDEM
Dünyanın en eski kahvehanesi Gaziantep’te 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:34:49 Dünyanın faal olan en eski kahvehaneleri arasında yer alan, tarihiyle ve otantik yapısıyla Avrupa’daki birçok kafeyi de geride bırakan Gaziantep’teki 400 yıllık Tahmis Kahvesi, yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanları arasında yer alıyor. 1635 yılında Türkmen ağası ve sancak beyi Mustafa ağa tarafından Gaziantep Mevlevihanesi’ne gelir getirmesi amacıyla yaptırılan tarihi Tahmis Kahvesi, dünyada bulunan en eski 8 kahvehane arasında yer alması nedeniyle büyük ilgi görüyor. 400 yıllık geçmişiyle ön plana çıkıyor İngiltere’nin ve Avrupa’nın en eski kafelerinden olan Queen’s Lane’den, Fransa’nın başkenti Paris’in en eski kafesi olan Cafe Procope’den, İtalya’nın başkenti Roma’daki Antıco Caffe’den ve Venedik’teki Caffe Florian’dan, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Ruszwurm’dan ve Mısır’ın başkenti Kahire’deki Groppi’den daha eski olan Tahmis Kahvesi, 400 yıllık geçmişiyle ön plana çıkıyor. Türkiye’nin ve Gaziantep’in en köklü kahvehane mekanlarından biri olan, 1635 yılından bu yana aynı yerde hizmet veren Tahmis Kahvesi, Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan tarihiyle öne çıkıyor. Kahveseverlerin uğrak noktası Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret tescili alan, kafeinsiz ve şifa deposu yöresel bir içecek olan menengiç kahvesi, Türk kahvesi ve çay, kahvehanede tatlı sohbetler eşliğinde yudumlanıyor. Özellikle de menengiç kahvesi ile ünlü olan kahvehane, geleneksel Türk kahvesi, damla sakızlı kahve ve diğer otantik lezzetleriyle de kahveseverlerin uğrak noktası olarak ön plana çıkıyor. Tarihi dokusu, otantik atmosferi ve yıllardır değişmeyen kalitesiyle kentte kahve kültürünü yaşatan en önemli mekanlardan biri olarak bilinen kahvehanenin ismi "kahvenin dövüldüğü yer" anlamına gelen Tahmis ismini taşıyor. Tarihi atmosferde menengiç, Türk kahvesi ve çay keyfi yaşamak isteyenler için vazgeçilmez adres olan kahvehane, yıl boyunca binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor. İki katlı olan ve hatıralarla dolu bir yapı olarak da büyük ilgi gören kahvehane, "Gaziantep’in kalbi" olarak bilinen asırlık Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı ve Kültür Yolu üzerindeki tarihi han ve mekanların yanı başında yer alıyor. Ziyaretçiler, tarihi kahvehaneye hayran kalıyor Osmanlı’dan günümüze edebiyat söyleşilerinin, Hacivat-Karagöz oyunlarının yanı sıra esnaf, sanatkar, yerli ve yabancı turistlerin kahve ve çay eşliğinde koyu sohbetlerin yapıldığı mekan olan kahvehaneyi ziyaret edenler, kahvehaneye hayran kalıyor. Tahmis Kahvesi işletmecisi Mehmet Hilmi Bağcı, 1635 yılından beri hizmet veren Tahmis Kahvesi’nin dünyanın faal en eski kahvehane ve kafeleri arasında yer aldığını söyledi. "Gaziantep’in kültürünün ve nabzının attığı bir mekan" Yurt içinden ve yurt dışından Gaziantep’e gelen ziyaretçilerin 400 yıllık tarihi atmosferin zenginliğini keşfetmenin yanında eşsiz kahve lezzetini de tatma fırsatını bulduğunu belirten Bağcı, "Tarihi Tahmis Kahvesi 400 yıllık bir kahvehanedir. 1635’li yıllardan beri faaliyetine devam eden ve şu anda dünyanın faaliyette bulunan en eski kıraathanesi, kahvehanesi ve kafesi olarak da bilinen Tahmis Kahvesi, aynı zamanda menengiç kahvesiyle ünlüdür. Menengiç kahvesi Gaziantep’e gelen misafirlerimizin özellikle tercih ettiği bir kahve türüdür. Tarihi Tahmis Kahvesi ise Osmanlı döneminden günümüze edebiyat toplantılarının, Hacivat-Karagöz oyunlarının ve eski hikayelerin olduğu bir kültür merkezidir. Kahvemiz yurt dışından ve yurt içinden gelen misafirlerimizin özellikle ziyaret ettikleri, Gaziantep’in kültürünün ve nabzının attığı bir mekandır" dedi. "Kahvehanemize olan ilgi bizi mutlu ediyor" Tahmis Kahvesi’nin, kahve kültürünün çok yaygın olduğu Türkiye’deki ilk mekanlarından biri olduğunu belirten Bağcı, "Tahmis Kahvesi, Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı turistlerin ‘Kültür Yolu’ olarak ziyaret ettikleri alanda yer alan ve misafirlerimizin oturup dinlendikleri bir mekandır. Onun için tarihi Tahmis Kahvesi, özellikle yapısıyla ve tarihiyle ilgi çekiyor. Misafirlerimiz özellikle kahvemizi görmek, gezmek, bu tarihi mekandan bir koku, bir mistik hava alabilmek için geliyorlar. Biz de bundan mutlu oluyoruz. Misafirlerimizi kahve içmeye, dinlenmeye ve tarihin içerisinden gelen bu havayı koklamaya bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Menengiç kahvesi çok güzeldi" Tarihi kahvehaneyi ve menengiç kahvesini çok beğendiğini belirten ziyaretçilerden Yıldız Turan ise, "Gastronomi şehri olduğu için Gaziantep’i turistik amaçlı gezmeye geldik. Menengiç kahvemizi içtik ve çok beğendik. Gaziantep zaten çok çok güzel bir şehir, menengiç kahvesi de çok güzeldi" şeklinde konuştu. "Hem kahvehaneyi hem de menengiç kahvesini beğendik" Malatya’dan Gaziantep’i gezmeye gelen Yunus Demir de, "Gaziantep’te tarihi Tahmis Kahvesi’nin olduğunu söylediler. Merak ettik, geldik ve kahvemizi içtik. Ben menengiç kahvesini çok sevmezdim ama buranın kahvesi oldukça güzeldi, beğendik. Kahve ortamı da çok güzel. Otantik bir havası ve tarihi bir dokusu var. Hem kahvehaneyi hem de menengiç kahvesini beğendik" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:13 Minik misafirler sınıfın neşesi oldu Tunceli’de bir ilkokul sınıfında doğum yapan sokak kedisi ve yavruları, öğrencilerin sevgi odağı oldu. Tunceli’de bulunan Diyap Ağa İlkokulu’nun 3A sınıfında yaşanan olay, öğretmen ve öğrencileri hem şaşırttı hem sevindirdi. Okula gelen hamile bir sokak kedisi, sınıfta kendisine güvenli bir alan bulunca burada doğum yaptı. Öğretmen ve öğrencilerin sahip çıktığı anne kedi ile 5 yavrusu kısa sürede okulun en özel misafirleri haline geldi. Öğrenciler, yavruların rahatsız olmaması için dikkatli davranırken, diğer sınıflardan gelen öğrenciler de kedileri uzaktan izliyor. Sınıfta yaşanan bu durumun çocuklarda hayvan sevgisi ve sorumluluk bilincini artırdığı belirtiliyor. "Kediyi sadece sınıf değil, okul sahiplendi" Diyap Ağa İlkokulu 3’üncü sınıf öğretmeni Hatay Demir, "Kedimiz okulumuzda daha önce öğretmen arkadaşlarımız tarafından okulun bodrum katında ve yan taraftaki ana sınıfında besleniyordu. Sınıfa geldiğinde doğum yapmak üzereydi. Miyavlayıp durdu, kapıyı açtığımda yer aradı kendisine. Biz de ‘gelmişse başımız üzerinde yeri var’ dedik ve onun için doğuracak ortam hazırladık. Kediyi sadece sınıf değil, okul sahiplendi. Günlük ziyaretçilerimiz var sınıfta. Çocuklar gerçekten o yavruları anlıyorlar, hissediyorlar. Akşamları giderken ‘iyi akşamlar’ gelirken ‘günaydın’ diyorlar. Diğer sınıflardaki öğrenciler görmek istiyor. Yaklaşırken de yavruları rahatsız etmeyecek şekilde uzaktan, hiç dokunmadan seyrederek gidiyorlar. Okulda bir sevgi pıtırcığı var. Böyle bir kedimiz ve yavruları olduğu için çok mutlular. Şu an sınıfımızın misafirleri. Ne zamana kadar sürer bilmiyorum ama şimdi elimizden geleni yapıyoruz" şeklinde konuştu. "Sınıf mevcudumuz 18 kişi oldu, kediyle hep ders yapıyoruz" 3A sınıfı öğrencilerinden Hüseyin Roni Talay, "Bir kedi öğretmenimizin dolabının arkasını beğendi. O kediyi kardeşime benzetiyorum. Ona benzetince onu özlüyorum. Sınıf mevcudumuz 18 kişi oldu. Kediyle hep ders yapıyoruz, kedi hep ders öğreniyor. Matematik dersi yapınca matematik öğreniyor, ritmik saymaları öğreniyor" diye konuştu. Diğer öğrenci Elif Yıldırım ise "Bir ara kedi geldi sınıfımızın kapısında miyavladı. En sonunda içeriye aldık. Etrafta döndü dolaştı, şu arkalara gitti. Sonra öğretmenimizin dolabının yanında rahat etti. Orada bir gün kaldı. Biz sabah okula geldiğimizde ir tane siyah yavru gördük. Aynı gün diğerleri doğdu 5 yavru oldu. Biz çok sevindik. Kedinin yanından hiç ayrılmadık. Çok mutluyum bize herkes ‘bakabilir miyiz’ diyor. Biz de kediler rahatsız olmasın diye ‘tamam ama sırayla bakın’ falan diyoruz. Ben çok mutluyum bu durumdan kediler hep bizimle kalsın istiyorum" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:09 Kendi ayakları üzerinde durmayı başaran serebral palsi hastası Ada Su’nun annesine kendi elleriyle verdiği çiçek yürekleri ısıttı Hatay’da serebral palsi tanısı konulan 3 buçuk yaşındaki Ada Su Yiğit, 2 yıllık fizik tedavi sürecinin ardından ilk adımlarını attı ve annesine kendi elleriyle verdiği çiçeklere yürekleri ısıttı. Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) özel bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını il genelinde aralıksız sürdürüyor. HBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde uzmanlar tarafından yürütülen tedavi programı vatandaşlara umut oluyor. Antakya ilçesinde yaşayan 3 buçuk yaşındaki Ada Su Yiğit, 1 yaşındayken konulan Serebral Palsi hastalığı tanısı sonrası fizik tedavi çalışmalarına Büyükşehir fizyoterapistleri tarafından 2024 yılı Ekim ayında başlandı. Evladının ayakta durabilmesi için umutla mücadele eden anne Eda Kızıltepe’nin ve fizyoterapi uzmanların çabaları sonrası Ada Su, adım atmaya ve kelimeler kullanmaya başladı. Fizyoterapi uzmanının desteğiyle ilk adımlarını atan Ada Su, annesine kendi elleriyle çiçek verdi. Kızının ilk adımlarını atmasından dolayı mutlu olan Kızıltepe, kızının ilk adımlarını atıp kendisine çiçek vermesi karşısında duygulandı. Kızının imkansız olarak gördüğü şeyleri başararak adım atmaya başladığını ifade eden anne Kızıltepe, evladının bağımsız bir şekilde yürüyeceğini inandığını söyledi. "Adım atması benim için çok imkansız görünüyordu ve bu yüzden çok duygulandım" Evladının yaklaşık 2 yıl süren tedavi sürecinin ardından imkansızı başararak ilk adımlarını attığını dile getiren anne Eda Kızıltepe, "Kızım Ada Su Yiğit, 3 buçuk yaşında ve Serebnal hastası. Hastalığın tanısı 1 yaşında koyuldu, 2024 yılından beri düzenli olarak fizik tedavi alıyoruz. Ada hiç adım atmıyordu, hareket etmiyordu, oturma yoktu ve bağımsız durma yoktu. Fizik tedaviden sonra bağımsız duruma, oturma ve yeni adımlamalarımız başladı. Benim için çok güzel bir duyguydu. Hatay Büyükşehir Belediye Sağlık Sosyal Hizmetler Dairesi’nde kesintisiz tedaviler görüyoruz. İlk adımlarını burada attı, hocamız bizimle çok yakından ilgilendi. Sürekli Ada’nın durumunu takip etti. Kızımın ilk adımları çok güzel bir duyguydu. Adım atması benim için çok imkansız görünüyordu ve bu yüzden çok duygulandım" dedi. Evladının evin içerisinde sürekli emekleyerek gezdiğini ve baba, anne, abi gibi kelimeleri kullanmaya başladığını belirten Kızıltepe, "Kızım hocasının desteğiyle ilk adımlarını attı ve bana çiçek uzattı. Anneler Günü benim için çok daha anlamlı hale geldi. Kızımın ilk adımlarını atarken bana çiçek vermesi benim için çok kıymetliydi. Tedavimiz devam ediyor, hocalarımız elinden geleni yapıyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman Ada’yı destekliyorlar. Yürüyeceğine inanıyorum ve bağımsız bir şekilde yürüyüp adım atacağına inanıyorum. İlk başta sabır gerekiyor. Çocuklar da zaten çok azimli, sabır, ve bol fizik tedaviyle bu sürecin aşılacağına inanıyorum. Kızım; anne, baba, abi gibi kelimeleri çıkartıyor. Evde daha böyle hareketli, evin içini de sürekli dolaşmayı seviyor emekleyerek. Artık yürüyerek dolaşacağına inanıyorum. Bu zorlu süreçten sonra onların biraz ilerlediğini görmek, daha yeni şeyler yaptıklarını görmek tabii ki bizi çok mutlu ediyor. Kızımın bana bu anneler gününde işte çiçek uzatması, yanıma doğru yürümesi. O zorlu sürecin hepsini unutturmaya yetti" ifadelerini kullandı.
Efeler’de Ramazan dayanışması zirve yaptı
20 Mart 2026 Cuma - 13:52 Efeler’de Ramazan dayanışması zirve yaptı Efeler Belediyesi tarafından Ramazan boyunca sürdürülen sosyal destek çalışmaları kapsamında binlerce aileye gıda, bakım ve giyim yardımı ulaştırılırken, 55 çocuğa bayramlık kıyafetleri evlerinde teslim edilerek bayram sevinci yaşatıldı. Efeler Belediyesi tarafından Ramazan ayı boyunca sürdürülen sosyal destek çalışmaları, bayram öncesinde yoğunlaştırıldı. İlçede ihtiyaç sahibi ailelere gıda, bakım ve giyim alanlarında destek sağlanırken, çocuklara yönelik bayramlık dağıtımıyla çalışmalar tamamlandı. Efeler Belediyesi ekipleri, hazırlanan bayramlık kıyafetleri 55 çocuğun evine giderek teslim etti. Kapı kapı gerçekleştirilen dağıtımlarda çocukların bayram sevincini erken yaşadığı görüldü. Ramazan süresince ilçede yaklaşık 3 bin gıda kolisi ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Bayram öncesi 57 hanede temizlik hizmeti verilirken, 72 kuaför ve 107 berber hizmetiyle vatandaşların kişisel bakımları evlerinde yapıldı. Ayrıca 50 çocuğun bayram tıraşı da belediye ekiplerince gerçekleştirildi. Öte yandan Sosyal Destek Giyim Noktası’ndan da yaklaşık 100 aile yararlandı. Vatandaşların ücretsiz şekilde kendi ihtiyaçlarına uygun kıyafet seçebildiği uygulama, Ramazan boyunca aktif olarak kullanıldı. "Efeler’de büyük bir aileyiz" Çalışmaları yakından takip eden ve vatandaşların bayramını kutlayan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin; "Bayram, paylaştıkça ve bir çocuğun gözündeki ışığı gördükçe gerçek anlamını bulur. Biz de bu yıl ekiplerimizle birlikte sadece yardım götürmedik; Efeler’in sıcaklığını, birliğini ve beraberliğini her kapıya taşıdık. Göreve geldiğimiz ilk günden beri tek bir derdimiz var, Efeler’de kimse kendisini kimsesiz hissetmesin. Ramazan boyunca binlerce soframıza bereket, evlerimize huzur olduk. Vatandaşlarımızın her daim yanlarında olmaya devam edeceğiz. Tüm hemşehrilerimin bayramını şimdiden en kalbi duygularımla kutluyorum" dedi.
Kula protokolü bayramlaştı
20 Mart 2026 Cuma - 13:50 Kula protokolü bayramlaştı Kula’da Ramazan Bayramı dolayısıyla protokol üyeleri düzenlenen bayramlaşma programında bir araya gelerek bayramlaştı. Kaymakam Talha Altuntaş önderliğinde Yunus Emre Kültür Merkezi’nde bir araya gelip bayramlaşan protokol üyeleri, uzun süre sohbet etti. Programda konuşan Kaymakam Talha Altuntaş, bayramın birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğine dikkat çekti. Altuntaş, bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren özel günler olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Ramazan ayının manevi iklimini geride bırakarak bir bayrama daha ulaşmanın huzur ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, kardeşlik bağlarımızı kuvvetlendiren, yardımlaşma ve dayanışma duygularımızı en üst seviyede hissettiğimiz müstesna zamanlardır. Bu özel günlerde dargınlıkların ve kırgınlıkların geride bırakılması, sevgi, saygı ve hoşgörünün hâkim olması en büyük temennimizdir. Özellikle ihtiyaç sahiplerini gözettiğimiz, büyüklerimizi ziyaret ettiğimiz, çocuklarımızın bayram sevincine ortak olduğumuz bu günler, toplumsal bağlarımızı daha da güçlendirmektedir. Kula’mızda da bu güzel birlik ve beraberlik tablosunu görmek bizleri son derece memnun etmektedir. İnşallah bu dayanışma ruhunu sadece bayramlarda değil, yılın her gününde yaşatmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde nice bayramlara ulaşmayı diliyorum."
Çalı süpürgesi teknolojiye direniyor
20 Mart 2026 Cuma - 13:25 Çalı süpürgesi teknolojiye direniyor Eskiden her evin vazgeçilmezi olan çalı süpürgeleri, teknolojik temizlik araçlarının yükselişine rağmen kırsal kesimde hala kullanılırken, ustaların emeğiyle hazırlanan süpürgeler, adeta zamanla yarışıyor. Bir dönem her evin en temel ihtiyaçlarından olan ve günümüzde kullanımı azalan çalı süpürgesi, semt pazarlarında satılmaya devam ediyor. Zamanla kullanımı azalan bir dönemin ana temizlik aracı çalı süpürgesi, özellikle kırsal kesimde tercih edilebiliyor. Türkiye’nin bazı bölgelerinde sayılı ustalar tarafından üretilen çalı süpürgeleri, şimdilerde ise adeta teknolojiye direniyor. Süpürge otunun hasadı, temizlenmesi, kükürtle kurutulması, belirli bir boy haline getirilmesi, tek tek ayrılması, tutma yerinin yapılması ve dikiş atılması gibi birçok aşamadan geçen süpürgeler, ustaların dokunuşlarından sonra tam bir süpürge halini alarak ev ve iş yerlerinde hala kullanılıyor. Eskiden her bölgede süpürge üretildiğini ancak son teknoloji temizlik araçları çıkınca süpürge üreticilerinin de yavaş yavaş bu işi bıraktığını haliyle bir zamanlar semt pazarlarında sıkça görülen çalı süpürgelerinin artık satışının da azaldığına dikkat çeken esnaflardan Çetin Büyüktarakçı; "Bu çalı süpürgeleri bir zamanlar evlerin olmazsa olmazıydı ama şimdilerde teknoloji ile birlikte bu süpürgelere rağbet azaldı. Tabi eskisi kadar rağbet yok. Hayvancılık günden güne azaldığı için, birde artık eskisi gibi bu süpürgeleri yapan da yok. Biz eski esnaflar yine bulunduruyoruz elimizde. Bizlerde de bitti mi bu işler bitti demektir. Çok şükür yine soran, alan oluyor. Şuan çalı süpürgelerin fiyatı boylarına göre 100 ila 150 TL arasında değişiyor. Kırsal kesimlerde hala daha tabi tercih ediliyor bu süpürgeler. Bunların yapımı da tabi zahmetli. Baya zor iş. Akşamdan yıkıyorlar, bağlıyorlar. Bayağı zahmetli bir iş tabi. Emek var. Zanaat bunlar da tabi. Yapan az kişi var. Onlar da bitti mi bitecek bu. Yeni nesil bunu bilmeyecek. 5-10 seneye kadar bunlar da pek kalmaz. Şimdi elektrik süpürgeleri var. Süpürme işi bitmez sonuçta. Teknoloji gelişiyor, elektrikli süpürge biter başka bir şey çıkar. Sonuçta evler temizlenmeye devam edecek" dedi.
Bayramların geleneksel ikramı: Türk kahvesi
20 Mart 2026 Cuma - 13:04 Bayramların geleneksel ikramı: Türk kahvesi Gastronomi şehri Gaziantep’te bayram ziyaretlerinde ikram edilen Türk kahvesi geçmişten gelen kültürel bir gelenek olarak öne çıkıyor. Bayramlarda Türk kahvesine olan ilgi geleneksel ikram kültürü nedeniyle artarken, bayram ziyaretine gelen misafirlere baklavadan sonra ikram edilen, sohbetleri tatlandıran ve "kırk yıl hatırı" olan Türk kahvesi, bayram ziyaretlerinin vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Baklava ve kurabiye gibi yapılan ikramlarla bayramı renklendiren Türk kahvesi, hem kültürel hem de sosyal açıdan önemli bir yere sahip olmanın yanı sıra kahve, sohbetlerin eşlikçisi olarak da öne çıkıyor. Geleneksel Türk kahvesiyle başlayan bayram ziyaretlerinde gün boyu misafirliklerde kahve ikramları devam ediyor. Ramazan Bayramı’nda kahve tüketimi bayram ziyaretleri sırasında farklılık gösteriyor. Ailelerin bir araya geldiği bayram sabahında Türk kahvesi hem koyu sohbetin eşlikçisi oluyor hem de bayramın değişmez lezzetleri olan baklava, fıstık ezmesi ve kurabiye gibi tatlılarla birlikte sunuluyor. Türk kahvesi bayramdaki bu özel anları daha keyifli hale getirirken, sindirim sistemine yardımcı olması nedeniyle özellikle ağır yemeklerin ardından tercih ediliyor. Bayramda kahve, sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir araya gelerek geçirilen değerli zamanların da bir simgesi haline geliyor. Ramazan Bayramı’na saatler kala UNESCO tarafından gastronomi dalında fark oluşturan şehirler ağına dahil edilen Gaziantep’te bayram hazırlıkları hız kazandı. Vatandaşlar çarşı ve pazarlarda alışverişlerini sürdürürken en fazla talep ise Türk kahvesine oldu. Tarih ve kültür şehri Gaziantep’te Ramazan Bayramı öncesinde geleneksel Türk kahvesine artan ilgiyle karşılaşan esnaf, özellikle bayram öncesi günlerde kahve satışlarında ciddi bir artış yaşandığını ifade ediyor. Türk kahvesinin yanı sıra Gaziantep mutfağına ait özel lezzetlerden birisi olan ve Türkiye’de coğrafi işaret tescilinin alınmasının ardından Avrupa Birliği’nde de tescillenen Menengiç kahvesine de büyük bir ilginin olduğunu belirten esnaf, Bayram sabahı hem Türk hem de menengiç kahvesinin ziyarete gelen misafirlere ikram edilen geleneksel bir içecek olduğunu vurguluyor. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda kahve çekimi ve satışı yapan Berat Aydın, Türk ve menengiç kahvesinin kentte köklü bir kültüre sahip olduğunu belirtti. Kahve kültürünün bayramların yanı sıra normal günlerde de halk arasında oldukça yaygın bir kültür olduğunu belirten Aydın, "Vatandaşlarımız bayramda evlerine gelen misafirlerine ikram etsinler diye hem Türk hem de Avrupa Birliği tarafından tescillenen menengiç kahvesi çekiyoruz. Bayram nedeniyle yoğunluk var. Hem Türk hem de menengiç kahvesine büyük ilgi var. Menengiç kahvesi Antep fıstığının olmamış halidir. Türk kahvesi de zaten Türklere ait olduğu için ilgi görüyor. her iki kahve de bayramda eve gelen misafirlere ikram ediliyor. Hemen hemen her iki kahveye ilgi var. Menengiç kahvesine daha fazla ilgi oluyor. Çünkü geçmişten de günümüze geldiği ve Avrupa Birliği tarafından da tescillenmiş bir ürün olduğu için menengiç kahvesine fazla ilgi var. Fakat Türk kahvesi de menengiç kahvesi kadar ilgi görüyor" dedi. Bayram öncesinde özellikle tek çekimlik Türk kahvesi satışlarının yoğunluk kazandığını belirten Aydın, vatandaşların misafirlerine taze kahve ikram etmek için alışverişlerini genellikle bayrama birkaç gün kala yaptığını söyleyerek, "Kahve çekirdeğimiz Brezilya’dan geliyor. Burada seçtikten sonra kavurarak çekiyoruz. Menegiçte bizim yakın köylerden geliyor. Adıyaman ve Besni gibi yerlerden geliyor. Şu an bayram arifesi olduğu için bayağı bir yoğunluğumuz var" ifadelerini kullandı. Kahve fiyatlarıyla ilgili de bilgi veren Aydın, "Fiyatlarımızı enflasyona inat uygun şekilde tutmaya çalışıyoruz. Meningiç kahvesinde 1 kilogram taze çekimi 250 TL ve Türk kahvesinin 1 kilogram taze çekimi ise 500 TL’dir. Kahvelerimizi vatandaşımızın gözünüzün önünde çekip taze taze kendilerine ikram ediyoruz" şeklinde konuştu. Türk kahvesinin bayramların olmazsa olmaz ikramı olduğunu belirten vatandaşlardan Mehmet Davut Öztün ise, "Kahve Türk milletinin bir kültürüdür. Allah eksikliğini vermesin ve Gaziantepliler hem Türk hem de menengiç kahvesini tercih ediyoruz. İkisi de güzeldir" diye konuştu.