Son Dakika
|
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bağdat Caddesi’nde tansiyon yükseldi, polis önledi
Galatasaraylı futbolculardan, basın toplantısında sulu kutlama
Okan Buruk: "Şampiyonluğu yakaladığımız için çok mutluyum"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik mesajı
Jandarma Genel Komutanlığı SAHA EXPO’da sergilediği teknolojik ürünleriyle dikkat çekti
Dünyada ilk hibrit motorlu ALKA-KAPLAN HİBRİT aracı, dronları havada yakarak imha ediyor
İGA: "DHMİ’ye borcumuz bulunmamaktadır"
GÜNDEM
Tanfer: ’’Anneler geleceğimizin mimarıdır"
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:39:04
Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Anneler Gününedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Tanfer, "Annelerimize duyduğumuz saygı ve sevgi, sağlam ve huzurlu bir toplumun temelini oluşturur" ifadelerine yer verdi. Kent Konseyi Yürütme Kurulu Adına Başkan Tanfer, yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi; "Annelik, insanlığın varoluşundan beri kutsal ve saygı duyulan bir kavram olmuştur. Annelerimiz, yaşamın yanı sıra sevgi, şefkat, merhamet ve insani değerleri de bizlere aşılayan, varlığımızın temelini oluşturan önemli varlıklardır. Anneler geleceğimizin mimarıdır. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın yetişmesinde annelerimizin rolü ve sorumluluğu unutulmayacak bir gerçektir. Toplumumuzun temel yapı taşları olan anneler, geleceğimizi şekillendiren önemli bir güçtür. Annelerimizin fedakarlıklarını ve emeğini hiçbir maddi değerle ölçmek mümkün değildir. Onlara gösterebileceğimiz en büyük saygı ve sevgi, sadece özel günlerde değil, her daim yanlarında olarak ve değer verdiğimizi göstererek hayatlarını kolaylaştırmak ve bunu içtenlikle ifade etmektir" dedi. ’Ana Gibi Yar Olmaz’ Annelere duyulan saygı ve sevginin, sağlam ve huzurlu bir toplumun temelini oluşturduğunu hatırlatan Tanfer, "Peygamber Efendimizin "Cennet, anaların ayakları altındadır" hadis-i şerifi, İslam dininin annelere verdiği önemi açıkça ortaya koymaktadır. ’ana gibi yar olmaz’ atasözü ile, anneye hürmeti esas alan, anneliği dünyanın en müstesna mertebesi olarak gören kültür ve geleneğin temsilcileriyiz. Annelerimiz sabır, hoşgörü ve sevgi dolu yürekleriyle, toplumsal yaşamda huzur ve barışın tesisinde önemli rol oynamaktadır. Sevgiyi, saygıyı, dayanışmayı, paylaşmayı ve hoşgörüyü bizlere öğreten annelerimiz; ülkemizde mutluluğu ve huzuru tesis etmede en büyük gücümüzdür. Bu bilinçle annelerimize saygı duymak, onları sevgi ve şefkatle kucaklamak dinimizin gereğidir. Devletimiz de annelerimizin toplumda hak ettikleri değeri görmeleri ve daha iyi yaşam şartlarına sahip olmaları için yasal düzenlemeler yapmaktadır. Annelerimizin yaşam standartlarını yükseltmek ve onlara daha mutlu bir hayat sunmak toplum olarak hepimizin en önemli sorumluluklarından biridir. Bu vesileyle, başta şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutlar, Sevdiklerinizle birlikte nice mutlu ve huzurlu Kurban Bayramları geçirmenizi dileriz" şeklinde konuştu.
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:37
Direksiyon başında bir anne, durakta bekleyen dört kalp
İzmir’de Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü’nde otobüs şoförlüğü yapan Zerrin Tuncay Karadavut, dördüz çocuklarının kendisine hazırladığı sürprizle unutamayacağı bir Anneler Günü yaşadı. Karadavut, sefer sırasında duraktan yolcu olarak binen çocuklarının kendisine verdiği çiçekler karşısında bir hayli duygulandı. ESHOT Genel Müdürlüğü çatısı altında görev yapan 300’e yakın kadın şoförden biri olan 51 yaşındaki Zerrin Tuncay Karadavut, Anneler Günü’nde büyük bir mutluluk yaşadı. ESHOT’un 472 numaralı İşçi Evleri - Tınaztepe hattında çalışan dördüz annesi Zerrin Tuncay Karadavut, Buca Papatya durağına yanaştığında ilkokul birinci sınıfa giden 6 yaşındaki Kumsal Nazik, Doruk, Kayra ve Ömer isimli çocuklarının sürpriziyle karşılaştı. Çiçeklerle annelerini bekleyen dördüzler, Karadavut’un durağa yanaşmasıyla otobüse bindi ve annelerine sarılarak Anneler Günü’nü kutladı. "Çok heyecanlandım, mutlu oldum" Çocuklarını kucaklayan Zerrin Tuncay Karadavut, "Beklemiyordum, hazırlıksız yakalandım. Bu sürpriz çok hoşuma gitti. Çok heyecanlandım ve mutlu oldum. Heyecanlı bir gün, Anneler Günü. Bu duyguyu yaşamak için anne olmak gerekiyormuş; Yaradan bana bir değil dört çocuk verdi" dedi. İşini severek yaptığını dile getiren Karadavut, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İşim zevkli ama bir o kadar da yorucu. Otobüs kullanmayı seviyorum. Çocukluğumdan beri araba kullanıyorum. Çocuklarıma da yavaş yavaş öğretmeye başladım. Babalarıyla birlikte motor sürüyorlar. Trafiğe çıktığımda kendimin ve yolcularımın güvenliğini düşünüyorum. Herkesin evine sağlıklı gitmesini istiyoruz. Herkesin bekleyeni var. Ben gelmeden çocuklarım bensiz uyumuyor." Annelerine sarılarak kutladılar Karadavut’un dördüz çocuklarından Kumsal Nazik, "Annemi direksiyon başında görmek beni çok mutlu ediyor. Onu çalışırken izlemek gurur verici" dedi. Ömer, "Annem geldiğinde bizi öptü, sarıldı. O an çok duygulandım, çok güzeldi" ifadelerini kullandı. Kayra, "Annemi beklerken çok heyecanlandım. Onu görünce dünyanın en mutlu çocuğu gibi hissettim" dedi. Doruk ise "Annemi görünce çok heyecanlandım. Otobüsüne bindik, birlikte gezdik ve fotoğraf çektirdik. Annemi çok seviyorum" diye konuştu. Çocuklar annelerine sarılarak Anneler Günü’nü kutladı.
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:29
Akışkan balistik koruma sistemleri çelik yeleklerin yerini alacak
Genç mühendisler SAHA 2026’da yerli ve milli olarak geliştirdiği ürünlerini sergiledi. Akışkan balistik koruma sistemleri, güvenlik güçlerine saha da konfor alanı sunacak. Tamamen şeffaf, sıvı gibi görünen bir kimyasal maddeyle çelik yeleklerin içini kaplayacak. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda bir çok yerli ve milli ürün sergilendi. Fuarda genç girişimciler de ürünlerini sergileme fırsatı buldu. Genç bir girişimci tarafından kurulan ATAPARS Savunma akışkan balistik koruma sistemleri geliştirdi. Üstün darbe sönümleme özelliğine sahip ve çift kullanımlı olarak geliştirildi. Güvenlik güçlerinin saha da işini kolaylaştıracak şekilde üretildi. Akışkan sıvı, Balistik yeleklerde, helikopter altlarında koruma olarak kullanılabilecek. Tamamen şeffaf, bir sıvı gibi görünen bir kimyasal maddeyle çelik yeleklerin içini kaplayacak. Balistik atış testleri, Jandarma tarafından gerçekleştirildi. Bir diğer taraftan Külünk Teknoloji tarafından geliştirilen insansız deniz araçları ve tekneler için sallanmayı engelleyici sistem geliştirdi. Türkiye’de ilk defa genç bir mühendis tarafından geliştirilen sistem çalıştırıldığı anda dalgaların tekneleri ve insansız deniz araçlarını savrulmasını sallanmasını engelliyor. Genç mühendislerin geliştirdiği ürünler hakkında bilgi veren Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol, "Türkiye olarak aslında teknolojik olarak geldiğimiz noktayı gösterme fırsatı bulduğumuz çok kritik bir fuar oldu. Türkiye teknolojik eşiği aştı ve Ar-Ge altyapısını neredeyse birçok anlamda tamamladı. Kamikaze dronlardan yüksek teknoloji ürünlere kadar, anti-jam sistemlerinden siber güvenlik, yapay zekâ, jiroskop sistemlerimizden batarya sistemlerimize kadar çok geniş bir yelpazede ürünlerimizi burada tanıtma fırsatı bulduk. Biz de Teknopark İstanbul olarak buraya 20 firmayla standımızda geldik ama Savunma Sanayii Başkanlığımızın standında 20 firmamız ve toplamda da yine dışarıda kendi Ar-Ge stantlarını alan Ar-Ge firmalarımızla toplamda 100’e yakın firmayla buraya geldik. Oldukça güçlü bir çıkarma yaptık. Bizim de kendi alanımızda, odak alanlarımızda çok güçlü firmalarımızın ilk defa lansman ürünlerini burada sergileme fırsatı bulduk. Özellikle şimdi yanı başında gördüğümüz bir deniz teknolojilerinde dalgaların denizdeki hareketli ortamı sağladığı yerde dalga dengeleyici jiroskop; Türkiye’de ilk defa bir genç mühendis arkadaşımız bunu başardı. Dünyada bir iki örneği olmasına rağmen Türkiye’de bunu başaran ilk mühendis arkadaşımız. Prototip ürünleri şu anda tamamlandı ve 20 metreye kadar bunu deniz teknelerine, insansız deniz araçlarına ve farklı deniz araçlarında bunu kullanabiliyor. Dolayısıyla oldukça iddialı ve ses getirecek bir projeyle de burada tanıtma fırsatı bulduk. "Emniyet güçlerimizin konfor alanını artıracak ve ekstra güvenlik önlemleri sağlayacak bir zırh" Akışkan zırh hakkında bilgi veren Akyol, "Türkiye’de bir ilk olan, dünyada çok nadir bir iki örneği var ama Türkiye’de hiç bugüne kadar örneği olmayan bir ürünü gerçekleştirdi: Bir çelik zırh... emniyet güçlerimizin kullandığı çelik zırh yerine, akışkan zırh, balistik koruma sağlayan bir zırh geliştirildi. Tamamen şeffaf, bir sıvı gibi görünen bir kimyasal maddeyle çelik yeleklerin içine kaplanarak dolayısıyla emniyet güçlerinin esnek hareket edebilmesini sağlıyor ve aslında mevcut konvansiyonel çelik zırhlardan çok daha hafif. Çelik zırhlar 3-5 kiloya kadar yüksek olabiliyor ve 3-5 saat, 10 saat üzerinizde kaldığında da bu çok büyük bir ağırlık ve yük oluşturmaya başlıyor. Dolayısıyla çok daha esnek, bir su şişesi kadar hafifliğinde bir aslında çelik yeleğe sahip olmuş oluyorsunuz. Tabii daha önemli olan tarafı biliyorsunuz; mevcut konvansiyonel yeleklerde bir paket çelikler, koruma zırhlar var. Dolayısıyla boşlukları var, aralar var, koltuk altı var; çeşitli farklı noktalara bunu koruyamıyor, oradan bir kurşun aldığı zaman yine hayati tehlike kazanıyor. Emniyet güçlerimizin konfor alanını artıracak ve ekstra güvenlik önlemleri sağlayacak bir zırh. Bütün testleri yapıldı. Şuan seri üretim aşamasına geçmek üzere. Sadece çelik yelekte kullanılmayacak. Bir helikopterin altına bunu kapladığınız zaman helikopter pilotunun alttan yediği kurşun en risk bölge. Bir helikopterin altına zırh olarak yapabileceksiniz. Şeffaf olduğu için bir çok yerde bu zırh olarak kullanılabilecek" dedi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 10:27
Bornova Belediyesi ile halk arasında imar planı gerginliği: Mahalle sakinlerinden ’Rant’ iddiası
İzmir’in Bornova ilçesine bağlı Kazımdirik Mahallesi sakinleri, belediye tarafından hazırlanan yeni imar planı revizyonuna yüksek kesinti oranları ve mülkiyet haklarının korunmadığı gerekçesiyle tepki gösterdi. Bölgenin ticari alana dönüştürülerek ’rant’ sağlandığını iddia eden mahalleli, 40 yıllık evlerinin kağıt üzerinde ’şeftali bahçesi’ olarak gösterildiğini savunarak hukuk mücadelesi başlatacaklarını duyurdu. İzmir’in Bornova ilçesi Kazımdirik (eski adıyla Karacaoğlan) Mahallesi sakinleri, 6188 ve 6189 sokak mevkii için hazırlanan yeni imar planı revizyonuna karşı bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Yaklaşık 40 yıldır aynı bölgede ikamet ettiklerini belirten vatandaşlar, yeni planla birlikte mülkiyet haklarının ellerinden alınmak istendiğini ve bölgenin müteahhitlere ’peşkeş çekildiğini’ söyledi. "Evlerimiz kağıt üzerinde bahçe yapıldı" Mahalle sakinleri adına hazırlanan ortak metinde, 1984 yılındaki imar affından faydalanan, yapı kayıt belgeleri bulunan ve vergileri ödenen iki katlı evlerin, yeni plan sürecinde ’bahçe’ veya ’boş parsel’ olarak nitelendirildiği belirtildi. Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) adı altında yüzde 44,42 oranında bir kesinti yapılacağını belirten mahalleli, konut alanlarının ’Ticaret Alanı’na dönüştürülmesine tepki gösterdi. "Müteahhitler aracılığıyla tehdit ediliyoruz" Mahalle sakinlerinden Sait Armağan, bölgenin merkezi konumundan dolayı büyük bir rant baskısı altında olduğunu savunarak, "40-45 yıldır biz bu mahalledeyiz. Annelerimiz, kardeşlerimiz, babalarımız burada kum, tuğla taşıyarak bu evleri zor bela yaptık. Buradaki insanların hepsi mağdur. Burada çok büyük bir rant var. Biz Bornova Forum, Ege Üniversitesi ve Bornova merkeze çok yakınız. Burada yol çalışması adı altındaki durumun yolla hiçbir alakası yok. Direkt buralar yıkılıp, yol genişletilip ticaret merkezine çevrilmek isteniyor" dedi. Yaklaşık 300 hanede 600’e yakın insanın mağdur edilmek istendiğini savunan Armağan, açıklamalarına şöyle devam etti: "Burası tamamen müteahhitlere peşkeş çekiliyor, çökme var. Mahallemize müteahhitler gelerek Bornova Belediye Başkanı’nın gönderdiğini söylüyor ve ’Burada sizlere 1+1 ev veriyoruz. Daha ne istiyorsunuz? Ya bunları kabul edin ya da burayı terk edin. Yoksa bunu da alamazsınız’ gibi ibarelerle mahallemize çökmeye çalışıyorlar. Bu kadar halk burada emek harcamış, imar affından faydalanmış, çevre vergisini ödüyor, numara taşı ve her şeyi var. Devleti yok sayıp bu kadar insanı mağdur ediyor ve tehdit ediyorsunuz. Ben buradan Ömer Eşki’ye ve Bornova Belediyesine sesleniyorum; eğer üstümüze çökmeye, müteahhitleri salmaya devam ederseniz İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına da hakkınızda suç duyurusunda bulunacağız" dedi. ’Şeftali Bahçesi’ ibaresi şaşırttı Planda yapılan değişikliklere dikkat çeken İlayda Aygündüz ise "Burada 3-4 katlı evlerde yaşayan 10-15 kişi, 50 metrekarelik 1+1 evlere sığdırılmak isteniyor. Belediye başkanımız buraları müteahhitlere peşkeş çekiyor. Halkla görüşüldüğü söyleniyor ama hiç kimse görüşmeye dahi gelmedi. İtiraz dilekçelerimizin arkasının boş olduğu söyleniyor. Biz sonuna kadar kendimizi savunacağız. Davamızı açacağız; Valiliğe ve Cumhurbaşkanlığına suç duyurusunda bulunacağız. Biz konut olarak vergilerimizi yatırmaktayız. Yapı kayıt belgeleri, elektrik ve su aboneliklerimiz bulunmakta. Revizyon çalışması yapabilmek için vasfı değiştirilip evlerimiz ’Şeftali Bahçesi’ olarak gösterildi. Burada nerede şeftali bahçesi var? ’Ben yaptım oldu’ dediler, mahallemizin ismi dahi değiştirildi. Askıya çıkarılan plandaki pankartta ada parsel numaramız dahi değiştirilmiş" ifadelerini kullandı. "35 yıllık memuriyetimle bu evi yaptım" 78 yaşındaki mahalle sakini Kanpolat Kushan ise yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: "8 kişiyi 1+1’e sığdırırlarsa ben buna ne diyeyim? Diyecek bir şey kaldı mı? Eğer bize bunu layık görüyorlarsa bugünden gelsin başlasınlar. Ben 78 yaşındayım. Eşimle beraber 78 senenin 35 senesini devlet kapısında memurluk yaparak geçirdim ve bu evi yapabildim. Borç harç 2018’de de 25 bin lira para ödedim ve yapı kayıt belgemi aldım. Yazık günah değil mi bize? Şu millete bir bakın, bunların hepsi dişinden tırnağından artırıp da çoluk çocuklarına bir yuva yapmak için eziyet çekti. Bu durum rant olarak kullanılıyor. Gelsinler bize bunu burada tek tek anlatsınlar ki biz de ona göre kararımızı verelim." Mahalleli iptal bekliyor Yüzlerce teknik itiraz dilekçesi verdiklerini belirten mahalle sakinleri, yüzde 44,42 kesinti içeren söz konusu planın iptalini, 1984 yılından bu yana tescil edilen konut haklarının korunmasını ve planlama süreçlerinin şeffaf bir şekilde yürütülmesini talep ederek yargı sürecinin takipçisi olacaklarını vurguladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:36
Bayburt Tapu Müdürlüğünün yeni müdürü görevine başladı
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 15:28
Antikacılar yine Talas’ta buluşuyor
3
07 Mayıs 2026 Perşembe- 10:37
Memleketi Diyarbakır’dan Fenerbahçe başkan adaylığını açıklayan Aziz Yıldırım’a destek
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:44
Nilüfer’e çifte park müjdesi
5
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:09
Hafızlık eğitimine Erzurum’dan örnek model
20 Mart 2026 Cuma - 09:22
Depremde kaybolan ve 44 gün sonra ‘Kadir’ diyerek bulabildiği otogarın maskotu kedisine gözü gibi bakıyor
Hatay’ın Defne ilçesinde yaşayan Ahmet Mengülloğlu, Yeşilçam yıldızı Kadir İnanır’dan esinlenerek ’Kadir’ ismini verdiği 7 yıllık kedisini depremde kaybetti ve 44 gün sonra bulabildi. Otogarın maskotu olan ‘Kadir’ ve ’Paşa’ adlı iki kediye gözü gibi bakan Mengüllüoğlu takdir topluyor. Hatay’ın Defne ilçesi Sümerler Mahallesi’nde yaşayan Ahmet Mengülloğlu, 37 yıldır otobüs terminalinde yazıhanede çalışarak geçimini sağlıyor. Mengülloğlu, yaklaşık 1 aylıkken terk edilmiş halde bulduğu kediyi sahiplenerek 7 yıldır bakıyor. Otogarın maskotu olan ve depremde kaybolan kedi, Mengüllüoğlu’nun ‘Kadir’ diye seslenmesiyle 44 gün sonra bulundu. Yeşilçam yıldızlarından Kadir İnanır’dan esinlenerek kediye ‘Kadir’ ismini veren Mengüllüoğlu, ‘Paşa’ ismini verdiği kediyle beraber iki kedinin bakımını yapıyor. Mengüllüoğlu, otogarda vatandaşların da sevdiği kedilere olan merhametiyle takdir topluyor. "Deli dolu hareketler yapınca ben de ‘Deli Kadir’ oyuncusu olan Kadir İnanır’dan esinlenerek ismini koydum" Yeşilçam yıldızı Kadir İnanır’dan esinlenerek yıllardan beri baktığını kediye ‘Kadir’ ismini koyan yazıhane sahibi Ahmet Mengüllüoğlu, "Ben 37 yıldan beri otogarda çalışıyorum. Ben genelde hayvanseverim ve kediyi yaklaşık 1 aylıkken terk edilmiş şekilde gördüm. Yanıma almaya karar verdim. Kedi 7 yıldan beri benim yanımdaydı ama deprem olunca kayboldu. Kedi depremden sonra 44 gün kayıptı ve ben de tesadüf olarak otogarın dışında gördüm. Onu gördüğümde seslenince kendisi beni tanıdı ve hemen yanıma geldi. Kediye ‘Kadir’ ismini koyma sebebim; deli dolu hareketler yapınca ben de ‘Deli Kadir’ oyuncusu olan Kadir İnanır’dan esinlenerek ismini koydum" dedi. "İnsanların canlılarla sürekli zaman geçirmesini, hatta sevmesini öneriyorum" Otobüs terminalinde yıllardır iki kediyi beslediğini ifade eden Mengüllüoğlu, "Depremden önce çok heyecanlı, yerinde durmayan bir kediydi ama depremden sonra psikolojik olarak çok etkilendi. Depremden sonra hiç yerinden kalkmaz, hep uyur ve yemeğini yer. Deprem onu psikolojik açıdan bozmuş durumda. Bizde onunla ilgilenmeye başlayınca az çok kendine geliyor. Çevredekiler Otobüs Terminali’nde kediyi görünce çok şaşırıyorlar. Genelde bana kediye Kadir ismini neden koyduğumu soruyorlar. Hayvansever olduğum için beni takdir ediyorlar. Kediyi 7 yıldan beri hiç yanımdan ayırmam. Diğer kedimin ismini de ‘Paşa’ koydum. Depremden annesi depremde otogarda küçük odada yaşıyordu ve bu odanın içinde doğurdu. Depremden bu yana bu odada yaşamaktaydı, ben de annesinin yerine bakıyorum. Paşa, yerinde durmayan şımarık bir kedi. Depremin simgesi olarak bu odada yaşamaya devam ediyor. İnsanların canlılarla sürekli zaman geçirmesini, hatta sevmesini öneriyorum" ifadelerini kullandı.
20 Mart 2026 Cuma - 09:21
Aydınlar beldesinde bayram geleneği bozulmadı
Bitlis’in Adilcevaz ilçesine bağlı Aydınlar beldesinde yıllardır bayram namazı sonrası Vural ailesi tarafından verilen yemekte yüzlerce kişi araya geldi. Her yıl bayramın ilk gününde gerçekleştirilen organizasyon, belde halkını aynı sofrada buluşturarak birlik ve beraberlik duygularını pekiştiriyor. Bu yıl da geniş katılımla gerçekleşen etkinlikte, farklı şehirlerde yaşayan Aydınlarlı vatandaşlar da memleketlerine gelerek hasret giderdi. Abdurrahman Vural ailesi tarafından organize edilen yemekte misafirlere yöresel lezzetler ikram edilirken, samimi sohbetler ve bayramlaşma görüntüleri dikkat çekti. Büyüklerin elleri öpülürken, çocuklara bayram harçlıkları verilmesi renkli anlara sahne oldu. Mahalle Muhtarı Yunus Vural, "Bayram demek kaynaşmak, dostluk ve yakınlaşmak demek. Bu vesileyle bayram yemeğimize katılan tüm halkımıza teşekkür ederim" dedi.
20 Mart 2026 Cuma - 09:20
Mersin’de bayramlaşma geleneği sürüyor
Mersin’in Değirmendere köyünde geleneksel hale gelen bayramlaşma töreninde vatandaşlar uzun kuyruk oluşturdu. Merkez Toroslar ilçesine bağlı Değirmendere köyünde her yıl olduğu gibi bu sene de Ramazan Bayramı’nda bayramlaşma geleneği devam etti. Bayram Namazını kılan vatandaşlar, cami çıkısında köy meydanında sıraya girerek bayramlaştı. Bayramlaşmak için vatandaşlar sıraya girince uzun kuyruk oluştu. Gelenek sayesinde küslerin barıştığı ve geleneğin uzun yıllardır sürdüğü ifade edildi. Bayramlaşma merasimi ile geleneklerini devam ettirdiklerini belirten Değirmendere Mahallesi Muhtarı Harun Karagöz, "Bu gelenekle beraber küsler, dargınlar birbirleriyle selamlaşıp bayramlaşıyorlar. Böylece aralarındaki sorunlar geçmiş oluyor" dedi.
20 Mart 2026 Cuma - 09:15
Mersin’de bayramlaşma geleneği sürüyor
Mersin’in Değirmendere köyünde geleneksel hale gelen bayramlaşma töreninde vatandaşlar uzun kuyruk oluşturdu. Merkez Toroslar ilçesine bağlı Değirmendere köyünde her yıl olduğu gibi bu sene de Ramazan Bayramı’nda bayramlaşma geleneği devam etti. Bayram Namazını kılan vatandaşlar, cami çıkısında köy meydanında sıraya girerek bayramlaştı. Bayramlaşmak için vatandaşlar sıraya girince uzun kuyruk oluştu. Gelenek sayesinde küslerin ve dargınların barıştığı ifade edilirken geleneğin uzun yıllardır sürdüğü ifade edildi. Bayramlaşma merasimi ile geleneklerini devam ettirdiklerini belirten Değirmendere Mahallesi Muhtarı Harun Karagöz," Bu gelenekle beraber küsler, dargınlar birbirleriyle selamlaşıp bayramlaşıyorlar. Böylede aralarındaki sorunlar geçmiş oluyor" dedi. (VEG-HİV-
20 Mart 2026 Cuma - 09:15
Kütahya’nın asırlık çınarı Dudu Teyze, iki devri birden yaşadı
Kütahya’nın Simav ilçesine bağlı Efir köyünde yaşayan 106 yaşındaki Dudu Candan, hem Osmanlı’nın son dönemine hem de Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık ederek adeta yaşayan bir tarih olarak dikkat çekiyor. 1920 yılında dünyaya gelen Candan, VI. Mehmed döneminde doğdu. Osmanlı Devleti’nin son yıllarını, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve 2. Dünya Savaşı’nı gören Candan, Cumhuriyet tarihi boyunca görev yapan tüm cumhurbaşkanlarına da tanıklık etti. Asırlık ömrünü Simav’daki köyünde sürdüren Dudu Candan, uzun yaşamın sırrını ise sade bir yaşam tarzına bağlıyor. Az yemek yediğini belirten Candan, "Sofradan doymadan kalkıyorum. Yoğurt ve yeşilliği bolca tüketiyorum. Doğal besleniyorum" ifadelerini kullandı. 51 yıl önce eşini kaybettiğini anlatan Candan, hayatını evladıyla birlikte sürdürdüğünü belirterek, "Simav Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ekipleri 15 günde bir gelip temizlik yapıyor, çamaşırlarımı yıkıyor. 65 yaş aylığım da geliyor. Allah devletimize zeval vermesin" dedi. Efir Köyü Muhtarı Salim Koç ise Dudu Candan’ı düzenli olarak ziyaret ettiklerini belirterek, "Her ay mutlaka ziyaret ederim. Yaşlılık aylığını da ben teslim ediyorum. Bir ihtiyacı olup olmadığını sorarım. Dudu Teyzemiz bizim için çok kıymetli" diye konuştu. 3 çocuk ve 11 torun sahibi olan Dudu Candan’ın torununun torununu da gördüğü öğrenilirken, Efir Köyü’nün en yaşlı sakini olarak biliniyor.
20 Mart 2026 Cuma - 09:14
İstanbul’da vatandaşlar bayram namazı için Eyüpsultan Camii’ne akın etti
İstanbul’da Ramazan Bayramı’nın 1. gününde vatandaşlar bayram namazı için Eyüpsultan Camii’ne akın etti. İstanbul’da Ramazan Bayramı’nın 1. gününde bayram namazı saat 07.39’da kılındı. Vatandaşlar yağışlı havaya rağmen bayram namazı için Eyüpsultan Camii’ne akın etti. Namaz öncesi cemaat, caminin dışına taştı. Namaz sonrası vatandaşlar birbirleriyle bayramlaşırken bazı vatandaşlar ise lokum dağıttı. Bayram namazına gelen Onur Aktaş, "Daha önce de gelmiştik. Burasının huzuru, vermiş olduğu maneviyat çok yüksek. Eyüpsultan’a geldik. Zeytinburnu’ndan geldim. Bütün ailemin, sevdiklerimin ve tüm Müslüman aleminin bayramını kutluyorum" dedi. Bayram namazı sonrası lokum dağıtan Erkan Batış, "Ben Küçükçekmece’den geliyorum. Bugün Eyüpsultan’a geldik. Genellikle gelmeye çalışıyorum. Lokum dağıtıyorum. Herkese hayırlı bayramlar" diye konuştu. Bayram namazına oğlu ile birlikte gelen Recep Çelik, "Cümleten hayırlı bayramlar. Bayram namazı için buraya ilk defa geldik. Biraz yağmura yakalandık. Çok güzeldi. O maneviyatı yaşadık. Ağabeyimle, kardeşlerimle, çocuğumla beraber geldim. O ilk defa geliyor" dedi.
20 Mart 2026 Cuma - 09:13
Malazgirt’te bayram namazı coşkusu
Muş’un Malazgirt ilçesinde Ramazan Bayramı namazı büyük bir coşku ve yoğun katılımla eda edildi. Sabahın erken saatlerinde camilere akın eden vatandaşlar, manevi atmosfer içerisinde saf tuttu. İlçedeki en büyük camilerden biri olan Merkez Camisi’nde bir araya gelen cemaat, huşu içinde namazlarını kıldıktan sonra ellerini semaya açarak dua etti. Namaz sonrası bayramlaşan vatandaşlar, birlik ve beraberliğin simgesi olan bu mübarek günde kucaklaşarak bayram sevincini paylaştı. Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram da, cemaate katılarak vatandaşlarla birlikte bayram namazını kıldı. Namazın ardından vatandaşların bayramını tebrik eden Kaymakam Bayram; bayramların birlik, beraberlik ve kardeşliği pekiştiren önemli günler olduğunu vurguladı. Cami çıkışında gerçekleşen bayramlaşmanın ardından vatandaşlar, mezarlık ziyareti gerçekleştirerek dua etti.
20 Mart 2026 Cuma - 09:13
Bursa’da vatandaşlar bayram namazında Ulu Cami’ye akın etti
Bursa’da bayram namazı için binlerce vatandaş tarihi Ulu Cami’ye akın etti. Sabahın erken saatlerinden itibaren camiye gelen vatandaşlar, kısa sürede iç mekanı doldurdu. Yoğunluk nedeniyle cami içerisinde yer bulamayan çok sayıda kişi, yağmura rağmen avluya çıkarak ibadetlerini burada gerçekleştirdi. Yağışlı havaya aldırış etmeyen vatandaşlar, bayram namazını birlikte kılmanın huzurunu yaşarken, ortaya birlik ve beraberlik görüntüleri çıktı. Avluda saf tutan cemaat, yağmur altında dualar ederek bayram coşkusunu paylaştı. Öte yandan, Ulu Cami’nin yanı sıra Emir Sultan, Murad Hüdavendigar, Yeşil ve Mihraplı gibi Bursa’nın büyük ve tarihi camilerinde de yoğunluk yaşandı. Kent genelindeki camiler bayram namazında dolup taşarken, vatandaşlar ramazan bayramının manevi atmosferini hep birlikte yaşadı. (GÖ-
20 Mart 2026 Cuma - 09:12
Kent Konseyi Başkanı Başkan Tanfer’den Ramazan Bayramı mesajı
Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Başkan Tanfer mesajında şu ifadeleri kullandı: ’’Milletimizin yaşamında önemli yeri bulunan bayramlarımız, mutlulukların paylaşıldığı, birlik, beraberlik, kardeşlik, dostluk duygularının güçlendirildiği, dargınlık ve kırgınlıkların unutulduğu, insanların kaynaşmasına ve huzurlu yaşamın tesisine vesile olan müstesna günlerdir. Dayanışma gibi yüce bir duygunun tezahür ettiği bu kutsal günlerde, bizleri bir arada tutan değerlerimizi yaşatmak, birlik ve beraberliğimizi korumak, huzur ve barış ortamını sürdürmek, kardeşlik duygularımızı geliştirmek için daha çok çaba göstermeliyiz. Her bayram olduğu gibi, bu bayramda da kırgınlıkları, küskünlükleri ve dargınlıkları bir kenara bırakarak, gönül kapılarımızı ardına kadar açık tutalım. Yaşamımızı zenginleştiren ve renklendiren bayramları, insanların birbirine yakınlaşması, kaynaşması, üzüntülerin yerini sevincin alması, kardeşlik ve dostluk bağlarının canlanması, birliğimizin daha da güçlenmesi için önemli birer fırsat olarak değerlendirelim. Kimsesizlerimizi unutmayıp, büyüklerimizin gönüllerini alalım, yüreklerinden kopup gelen hayır dualarına mazhar olalım. Hep birlikte can olalım, canan olalım, bayramla huzur bulalım ve huzuru yaşatalım. Bu duygu ve düşüncelerle, Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle yâd ediyorum. Ramazan Bayramı’nın Erzurumlu hemşerilerim başta olmak üzere, ülkemiz, İslam âlemi ve insanlık için, dostluk ve barışa, sevgi ve kardeşliğe vesile olması temenni ediyor, milletçe geçireceğimiz sağlık, mutluluk ve huzur içerisinde nice bayramlar diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.’’
20 Mart 2026 Cuma - 09:11
Ziraat mühendisliğini 7 yılın ardından bırakarak devlet desteğiyle kurduğu çiftliğinde ‘hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş’ dediği hayvancılığa başladı
Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde 7 yıl boyunca ziraat mühendisliği yaptıktan sonra mesleği bırakan Halil Ateş, "Hayvancılık işi zor bir iş ama hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş" diyerek devlet desteğiyle kurduğu çiftliğinde hayvancılığa başladı. Severek yaptığı hayvancılıkta 30 angusunun sayısı kısa sürede 100’ e çıkarmayı hedefleyen Ateş’in 3 ay içerisinde 27 buzağısı oldu. Kırıkhan ilçesi Ilıkpınar Mahallesi’nde yaşayan Halil Ateş, 7 yıl boyunca özel sektörde ziraat mühendisliği yaparak geçimini sağladı. Depremde önce hem ziraat mesleğini hem de hayvancılık yapan Ateş, deprem olduktan sonra hayvancılık mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra kendi iş yerini açan Ateş, depremden 3 yıl sonra Tarım ve Orman Bakanlığının ‘Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi’ne başvurup onay aldı. Başvurusu onaylandıktan sonra hayvancılığa ilk adımını atan Ateş, 5 ay önce kurduğu ahırına Iğdır’dan Angus cinsi 30 büyükbaş hayvan satın aldı. Çocukluğundan beri hayvancılık mesleğini seven Ateş, gebe angusların birçoğunu doğumu gerçekleşirken ahırdaki hayvan sayısını 100 çıkarak kendi buzağılarını üretmeyi amaçladığını söyledi. "Yaklaşık 3 ay önce ahırımızı kurduk ve Iğdır’dan 30 gebe angus cinsi büyükbaş hayvan aldık" Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra hayvancılığa başlayan Halil Ateş, "Biz çocukluğumuzdan beri hayvancılık yapıyoruz. Depremden sonra hayvancılığı bırakmıştık. Ben ziraat mühendisiyim ve yaklaşık 7 yıl özel sektörde çalıştım. Depremden önce de ziraat üzerine kendi işyerimi açmıştım. Devletimizin sağladığı kırsalda bereket hayvancılığı destek programına katılmak istedik. Buraya yaklaşık 3 ay önce ahırımızı kurduk ve kırsalda bereket hayvancılığı destek programı onaylanmıştı. Iğdır’dan 30 gebe angus cinsi büyükbaş hayvan aldık. Gebe angus cinsi büyükbaşlarda doğumlarımız devam ediyor. Hayvanlarımızdan memnunuz ve ürküp kaçacak hayvanlar değiller. Doğum yaptığında gidip yavrusuna dokunabiliyorsunuz. Burada büyükbaşlardan 10’unun doğumu gerçekleşti ve birkaçı doğuramadı veya ölü olarak doğdu. İlk gebelerde böyle sıkıntılar yaşanılabiliyor" dedi. "Amacımız bu ahırda 100 hayvana çıkarak kendi buzağımızı kendimiz üretmek istiyoruz" Ahırdaki hayvan sayısını çoğaltarak kendi buzağılarını üretmeyi hedefleyen Halil Ateş, "Hayvancılığı şu anda tek yapıyorum, hiçbir iş kolay değil ama bu işi sevmek gerekiyor. Burada ilk doğumumuz gerçekleşti. Doğum gerçekleşince bambaşka bir his oluyor. Bir şeyleri yetiştirmek, üretmek veya o buzağının sana muhtaç olması, senin ona bakman bunlar ayrı güzel duygulardır. Bu hayvancılık işi zor bir iş ama hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş. Biz ziraat mühendisi olarak çok gezdiğimiz için doğa ile iç içeyiz. Diğer meslek gruplarına göre doğayı geziyoruz. Kuraklık ve maddi sıkıntılardan dolayı işyerindeki stresi hayvanlarla ilgilenerek atabiliyoruz. Burada 30 gebe angusumuz vardı ve doğumları gerçekleşti. 7 buzağı ile birlikte 20 buzağımız var. Burada besi hayvanı yetiştireceğiz. Amacımız bu ahırda 100 hayvana çıkarak kendi buzağımızı kendimiz üretmek istiyorum" ifadelerini kullandı. (RMZ-VK-
20 Mart 2026 Cuma - 08:57
Başkan Arıcı: "Bayramlarda manevi değerlerimiz etrafında bütünleşmeliyiz"
Herkesin bayramını kutlayan Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı; "Kırgınlıkların unutulduğu, mutlulukların paylaşıldığı, dostlukların güçlendiği günler olan bayramlarda manevi değerlerimiz etrafında bütünleşmeliyiz" dedi. Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak, hemşehrilerinin ve tüm İslam aleminin bayramlarını kutladı. Arıcı mesajında, "Buruk ama daha güçlü bir bayram karşılıyoruz. Dilerim ki, özgürlük türkülerini omuz omuza söyleyeceğimiz nice güzel bayramlarımız olsun. Özellikle bu mübarek günlerde kardeşlik, dostluk ve dayanışma duygularımızı daha da güçlendirmeliyiz. Bayramlar, sevgi, saygı ve hoşgörünün birleştirici gücüdür. Kırgınlıkların unutulduğu, mutlulukların paylaşıldığı, dostlukların güçlendiği günler olan bayramlarda manevi değerlerimiz etrafında bütünleşmeliyiz. Bu duygu ve düşünceler ile Ramazan bayramını sevdiklerinizle huzurlu ve sağlıklı bir şekilde geçirmenizi diliyor, tüm hemşehrilerimin ve İslam aleminin Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı.
20 Mart 2026 Cuma - 08:40
Bingöl’de bayram namazı kılındı
Bingöl’de Ramazan Bayramı dolayısıyla vatandaşlar sabahın erken saatlerinde camilere akın ederek bayram namazını eda etti. Bingöl’de Ramazan Bayramı’nın ilk gününde vatandaşlar bayram namazı için sabahın erken saatlerinde camilere akın etti. İl genelindeki camilerde yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar saf tutarak bayram namazını kıldı. Namaz öncesinde camilerde hutbe verilerek bayramın anlam ve önemine dikkat çekildi. Verilen hutbede birlik, beraberlik ve yardımlaşma duygularının önemine vurgu yapıldı. Kılınan bayram namazının ardından cemaat hep birlikte dua etti. Duaların ardından vatandaşlar birbirleriyle bayramlaşarak Ramazan Bayramı’nın coşkusunu paylaştı. Solhan Ulu Cami İmam Hatibi Mehmet Bingöl, bayramların kardeşlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek, "Güzel bir Ramazan ayını geçirdik. Ramazan ayı oruç ayı, bereket ayı, Kur’an ayı bizi nuruyla nurlandıran Cenab-ı Allah’a hamdü senalar olsun. Bugün Müslümanlar olarak iki tane bayramı, iki tane sevinci yaşıyoruz. Birincisi oruçlarımızı güzel bir şekilde tutup Cenab-ı Hak bizlere bu ibadet fırsatını verdi. Cenab-ı Hakk’a hamdolsun. İkincisi de bugün Ramazan Bayramını idrak ediyoruz. Bu sevinç ve mutlulukla beraber dünyadaki Müslüman kardeşlerimize de bugün ellerin semaya kaldırıldığı, dillerin duaya durduğu bir anda kardeşlerimizin kurtuluşu için de dua etme günüdür. Bugün birlik beraberlik, kardeşlik günüdür. Bugün merhamet günüdür. Bugün anne babaların elini öpüp onların hayır dualarını alma günüdür. Bugün Müslümanların birbirlerini sevme, Müslümanların birbirleriyle daha fazla yardımlaşmada bulunmanın başlangıç günüdür. Bugün ikinci bayramı bir arada yaşıyoruz. Birincisi Ramazan Bayramı, ikincisi de cuma da bir bayramdır ve bu ikisi bir arada da yaşadığımız için daha da mutluyuz" dedi. Bayramın ilk saatlerinde şehir genelinde manevi bir atmosfer hakim oldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder