GÜNDEM
Huzurevi sakinlerine Anneler Günü’nde anlamlı dokunuş 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:22:44 Bilecik hizmet veren bir güzellik merkezi sahibi Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde kalan yaşlılara Anneler Günü sürprizi yaptı. Bilecik’te hizmet veren güzellik merkezi sahibi Aysun Karamanoğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde kalan yaşlıları Anneler Günü dolayısıyla ziyaret ederek anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Gerçekleştirilen ziyarette huzurevi sakinlerine küçük bakım ve güzellik dokunuşları yapılırken, duygu dolu anlar yaşandı. "Onları bir nebze olsun gülümsetebildiysek ne mutlu bize" Annelerin yüzünde küçük de olsa bir tebessüm oluşturabilmenin en büyük mutluluk olduğunu ifade eden Aysun Karamanoğlu, "Anneler Günü münasebetiyle burada bulunan annelerimizi ziyaret etmek istedik. Onları bir nebze olsun gülümsetebildiysek ne mutlu bize. Sevginin, ilginin ve samimiyetin en kıymetli hediye olduğuna inanıyoruz" dedi. Karamanoğlu ayrıca projeye destek veren kurum yetkililerine teşekkür ederek, "Bu anlamlı günde bizleri ağırlayan İl Müdürümüz Nejat İlhan’a ve Kurucu Müdürümüz Seyhan Hanım’a teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Toplumun her kesimine dokunmayı amaçladıklarını belirten Karamanoğlu, sosyal sorumluluk çalışmalarının ilerleyen dönemlerde de devam edeceğini söyledi. Son olarak Güzellik merkezi sahibi Aysun Karamanoğlu ve çalışanları huzurevindeki kalan tüm kadınlarına çiçek vererek, Anneler Gününü kutladılar. Ardından hep birlikte çiftetelli oynayarak, güzel bir geçirmelerine vesile oldular.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:21 Arakçi’den Fidan’a: "ABD’nin bölgedeki adımları diplomasi sürecini zedeliyor" İran’ın Ankara Büyükelçiliği, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD’nin Fars Körfezi’ndeki faaliyetleri ve Amerikalı yetkililerin söylemlerinin diplomasi sürecine ilişkin kuşkuları artırdığını söylediğini açıkladı. İran’ın Ankara Büyükelçiliği, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirildiğini bildirdi. Büyükelçiliğin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, görüşmede bölgesel gelişmeler ve diplomasi sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğu belirtildi. Paylaşımda, Arakçi’nin görüşmede, "Amerikan güçlerinin son dönemde Fars Körfezi’nde gerilim oluşturan faaliyetleri ve ateşkesi ihlal eden çok sayıdaki eylemleri, Amerikan tarafının diplomasi yolundaki niyeti ve ciddiyetine ilişkin kuşkuları artırmıştır" ifadelerini kullandığı aktarıldı. Arakçi’nin ayrıca, bazı üst düzey Amerikalı yetkililerin "aşağılayıcı ve hakaret içeren söylemlerine" değinerek, Washington yönetiminin yaklaşımının diplomasi sürecini zayıflattığını savunduğu kaydedildi. Paylaşımda, Arakçi’nin, "Amerikan tarafının yıkıcı yaklaşımının diplomasi sürecini zayıflattığını ve İran halkının Amerikan tarafının niyetlerine yönelik güvensizliğini derinleştirdiğini" ifade ettiği belirtildi. İranlı Bakanın, mevcut diplomatik sürecin ilerletilebilmesi için "karşı tarafın yasa dışı saldırıları ile maksimalist ve mantıksız yaklaşımlarının durdurulmasının gerekli olduğunu" söylediği bildirildi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:19 Bakan Ersoy: "Mersin, yaşayan bir kültür hazinesidir" Mersin Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "321 kilometrelik sahil şeridi, mavi bayraklı plajları, yayla kültürü ve zengin mutfağıyla Mersin yaşayan bir kültür hazinesidir" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yıl ilk kez Mersin’de gerçekleştiriliyor. Bugün başlayan ve 17 Mayıs’a kadar sürecek festival çerçevesine konserlerden sergilere, gastronomi etkinliklerinden çocuk programlarına kadar birçok program on binlerce sanatseverle buluşacak. Akdeniz’in önemli şehirlerinden biri olan Mersin’in, Kızkalesi’nden Tarsus’a uzanan çok katmanlı yapısıyla ziyaretçilere kapsamlı bir kültür-sanat deneyimi sunacağı kaydedildi. Kentin farklı noktalarında düzenlenecek etkinliklerle hem yerel halkın hem de kente gelecek ziyaretçilerin kültür ve sanatla buluşturulması hedeflenen festivalin açılışı ise bugün Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Mersin Kültür Merkezi Opera Bale Binası’nda katıldığı açılış programıyla başladı. Açılışta konuşan Bakan Ersoy, Mersin’in tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleriyle festival için önemli bir durak olduğunu söyledi. Bakan Ersoy, "Akdeniz’in mavisi ile Torosların heybetinin buluştuğu bu eşsiz şehirde, Mersin Kültür Yolu Festivali’nin açılışı vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Kadim tarihi, eşsiz doğal güzellikleri, çalışkan insanları ve bereketli topraklarıyla Akdeniz’in incisi Mersin’imizin bu güzel organizasyona ev sahipliği yapması da bizler için ayrıca kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin 2021 yılında İstanbul’da Beyoğlu Kültür Yolu ile başladığını ifade eden Ersoy, "Çok şükür ki emeklerimizin karşılığını aldık ve kültür yolu festivallerimiz bugün 7 bölgede 26 şehre ulaşarak dünyanın en kapsamlı ve en uzun soluklu kültür sanat organizasyonlarından biri haline gelmiştir" diye konuştu. "Mersin yaşayan bir kültür hazinesidir" Mersin’in tarihi ve kültürel zenginliğine dikkat çeken Ersoy, "321 kilometrelik sahil şeridi, berrak denizi, mavi bayraklı plajları, yayla kültürü ve bereketli topraklarından doğan zengin mutfağıyla Mersin; yalnızca bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda yaşayan bir kültür hazinesidir" şeklinde konuştu. Alahan’dan Mamure’ye, Kızkalesi’nden Tarsus’a uzanan tarihi mirasa vurgu yapan Ersoy, Mersin’in insanlık tarihinin izlerini bugüne taşıyan önemli bir açık hava müzesi olduğunu kaydetti. 16 farklı noktada 159 etkinlik düzenlenecek Festival kapsamında kent genelinde 16 farklı noktada, 57 başlık altında toplam 159 etkinliğin gerçekleştirileceğini belirten Ersoy, 13 konser, 4 sergi ve yerleştirme, 19 yetişkin atölyesi ile 8 çocuk atölyesinin sanatseverlerle buluşacağını söyledi. Soli Sahili’nde kurulacak ana sahnede Oğuzhan Koç, Bengü, Kubat, Simge, Alişan, Sefo, Merve Özbey, Ferhat Göçer ve Serkan Kaya gibi isimlerin sahne alacağını ifade eden Ersoy, çocuklar için de Mersin İdman Yurdu Meydanında özel etkinlik alanı oluşturulduğunu dile getirdi. Gastronomi programı da festivalde yer alacak Festival kapsamında Mersin mutfağının da ön plana çıkarılacağını belirten Ersoy, gastronomi programına Ebru Erke’nin ev sahipliği yapacağını söyledi. Programa Claudio Chinalli ile Melih Demirel’in de katılacağını aktaran Ersoy, 46 restoranı kapsayan gastronomi seçkisinin Mersin’in güçlü yemek kültürünü yansıtacağını kaydetti. Konuşmasının sonunda kültür ve sanatın şehirleri dönüştüren önemli bir güç olduğunu vurgulayan Ersoy, festivalin Mersin’e, Türkiye’ye ve sanat dünyasına hayırlı olması temennisinde bulundu. Festivalin Mersin’e ve sanat dünyasına hayırlı olmasını dileyen Bakan Ersoy, tüm vatandaşları etkinliklere davet etti. Açılış programı, festivale katılan şefler ile yöresel kıyafet giyen çocuklarla fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Programda Bakan Ersoy’a, Mersin Valisi Atilla Toros, AK Parti Mersin milletvekilleri Ali Kıratlı, Havva Sibel Söylemez ve Hasan Ufuk Çakır, MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal ile AK Parti İl Başkanı Adem Aldemir ve kent protokolü eşlik etti.
Vali Çiçek: "4 yıllık görev süremde asayiş olaylarının en dibe indiği bir ay oldu"
20 Mart 2026 Cuma - 09:30 Vali Çiçek: "4 yıllık görev süremde asayiş olaylarının en dibe indiği bir ay oldu" Kayseri protokolü bayram namazını Hunat Camii’nde kılarak, vatandaşlarla bayramlaştı. Sona eren Ramazan ayı hakkında konuşan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, "4 yıllık görev süremde asayiş olaylarının en dibe indiği bir ay oldu" dedi. Ramazan Bayramı nedeniyle vatandaşlar kentteki camileri doldurdu. Hunat Camii’ne erken saatte gelen vatandaşlar saf tutarak, bayram namazını idrak etti. Hunat Camii’ndeki bayram namazına, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Bayar Özsoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Enerji ve Tıbbi Kaynaklar eski Bakanı Taner Yıldız, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın ve protokol üyeleri katıldı. Namaz çıkışı açıklamalarda bulunan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Tüm hemşehrilerimiz başta olmak üzere bütün İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Bununla birlikte insanlığın kurtuluşuna vesile olması için de Allah’tan niyaz ediyorum. Ülkemizin etrafındaki kan ve gözyaşını göz ardı edemeyiz. Her yıl on binlerce insanın kanı akıyor, akıtılıyor. ‘Parçala böl, yutması kolay olsun’ mantığı içerisinde kilometrelerce öteden gelenler, bizleri adeta parçalıyor. Uyanık olmamız, diri, iri, bir olmamız lazım. 2 milyar İslam aleminin uyanması ve ayağa kalkması lazım. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimizden hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum. Hayatta olanlara sağlıklı günler diliyorum. Bayramların birliğimizin, beraberliğimizin ve dayanışmamızın vesilesi olmasını temenni ediyorum" dedi. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de, Ramazan ayının Kayseri’de görev yaptığı 4 yıllık süre içerisinde asayiş olaylarında en çok düşüşün yaşadığı ay olduğunu söyleyerek, "Kayseri’de çok farklı bir Ramazan ayı geçirdik. Kayseri’nin Valisi olarak 4 yıldır buradayım ve bu Ramazan ayının çocukluğumuzdaki özlenen Ramazan aylarına doğru gittiğimizi bana hatırlattığını söyleyebilirim. Çünkü gittiğimiz teravihlerde çocuklarımızla dolduğu, iftarların ve sahurların davetlerle süslendiği, asayiş olaylarının özellikle 4 yıllık görev süremizde en dibe indiği bir ay oldu. Ramazan ayı Kayseri’de hep farklı oluyor ama bu yıl benim izlenimim başka bir şekilde geçti. Kayseri’de milli ve dini bayramlar hep farklı geçiyor. Dolayısıyla yine Hunat Camii’ndeyiz. Şehirde protokol ve halk kucaklaşmış bir şekilde bayramlaştık. Şimdi ise çocukları sevindirme zamanı. Ziyaretlere gitme zamanı. Kayserili hemşehrilerimizin Ramazan bayramını tebrik ediyorum. Dünya mazlumlarının da çektiği çilelerin bitmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. AK Parti Kayseri Milletvekili Bayar Özsoy ise, "Kayserili hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. İnşallah bu bayram tüm İslam aleminin uyanışına vesile olur. Amerika ve İsrail’i buradan lanetliyorum. Gazze’de gözyaşının olmadığı, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin kurulacağına olan inancımı yenilemek istiyorum" şeklinde konuştu. Namaz sonrasında AK Parti Gençlik Kolları tarafından kurulan stantta namazdan çıkan vatandaşlara ikramda bulunulurken, protokol üyeleri de vatandaşlarla bayramlaştı.
Ziraat mühendisliğini bırakarak devlet desteğiyle kurduğu çiftlikte hayvancılığa başladı
20 Mart 2026 Cuma - 09:28 Ziraat mühendisliğini bırakarak devlet desteğiyle kurduğu çiftlikte hayvancılığa başladı Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde 7 yıl boyunca ziraat mühendisliği yaptıktan sonra mesleğini bırakan Halil Ateş, "Hayvancılık işi zor bir iş ama hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş" diyerek devlet desteğiyle kurduğu çiftliğinde hayvancılığa başladı. Severek yaptığı hayvancılıkta 30 angusun sayısını kısa sürede 100’e çıkarmayı hedefleyen Ateş’in 3 ay içerisinde 27 buzağısı oldu. Kırıkhan ilçesi Ilıkpınar Mahallesi’nde yaşayan Halil Ateş, 7 yıl boyunca özel sektörde ziraat mühendisi olarak çalıştı. 6 Şubat depremlerinden önce hem mesleğini hem de hayvancılık yapan Ateş, deprem olduktan sonra hayvancılık mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra kendi işini kuran Ateş, depremden 3 yıl sonra Tarım ve Orman Bakanlığının ‘Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi’ne başvurup onay aldı. Başvurusu onaylandıktan sonra hayvancılığa adım atan Ateş, 5 ay önce kurduğu ahırına Iğdır’dan angus cinsi 30 büyükbaş hayvan satın aldı. Çocukluğundan beri hayvancılık mesleğini seven Ateş, gebe angusların birçoğunun doğumunun gerçekleştiğini, ahırdaki hayvan sayısını 100’e çıkarak kendi buzağılarını üretmeyi amaçladığını söyledi. "Yaklaşık 3 ay önce ahırımızı kurduk ve Iğdır’dan 30 gebe angus cinsi büyükbaş hayvan aldık" Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra hayvancılığa başlayan Halil Ateş, "Biz çocukluğumuzdan beri hayvancılık yapıyoruz. Depremden sonra hayvancılığı bırakmıştık. Ben ziraat mühendisiyim ve yaklaşık 7 yıl özel sektörde çalıştım. Depremden önce de ziraat üzerine kendi iş yerimi açmıştım. Devletimizin sağladığı Kırsalda Bereket Hayvancılığı Destek Programı’na katılmak istedik. Buraya yaklaşık 3 ay önce ahırımızı kurduk ve destek programı onaylanmıştı. Iğdır’dan 30 gebe angus cinsi büyükbaş hayvan aldık. Gebe angus cinsi büyükbaşlarda doğumlarımız devam ediyor. Hayvanlarımızdan memnunuz ve ürküp kaçacak hayvanlar değiller. Doğum yaptığında gidip yavrusuna dokunabiliyorsunuz. Burada büyükbaşlardan 10’unun doğumu gerçekleşti ve birkaçı doğuramadı veya ölü olarak doğdu. İlk gebelerde böyle sıkıntılar yaşanılabiliyor" dedi. "Amacımız bu ahırda 100 hayvana çıkarak, kendi buzağımızı kendimiz üretmek istiyoruz" Ahırdaki hayvan sayısını çoğaltarak kendi buzağılarını üretmeyi hedeflediğini anlatan Ateş, "Hayvancılığı şu anda tek yapıyorum, hiçbir iş kolay değil ama bu işi sevmek gerekiyor. Burada ilk doğumumuz gerçekleşti. Doğum gerçekleşince bambaşka bir his oluyor. Bir şeyleri yetiştirmek, üretmek veya o buzağının sana muhtaç olması, senin ona bakman bunlar ayrı güzel duygulardır. Bu hayvancılık işi zor bir iş ama hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş. Biz ziraat mühendisi olarak çok gezdiğimiz için doğa ile iç içeyiz. Diğer meslek gruplarına göre doğayı geziyoruz. Kuraklık ve maddi sıkıntılardan dolayı işyerindeki stresi hayvanlarla ilgilenerek atabiliyoruz. Burada 30 gebe angusumuz vardı ve doğumları gerçekleşti. 7 buzağı ile birlikte 20 buzağımız var. Burada besi hayvanı yetiştireceğiz. Amacımız bu ahırda 100 hayvana çıkarak kendi buzağımızı kendimiz üretmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Depremde kaybolan ve 44 gün sonra ‘Kadir’ diyerek bulabildiği otogarın maskotu kedisine gözü gibi bakıyor
20 Mart 2026 Cuma - 09:22 Depremde kaybolan ve 44 gün sonra ‘Kadir’ diyerek bulabildiği otogarın maskotu kedisine gözü gibi bakıyor Hatay’ın Defne ilçesinde yaşayan Ahmet Mengülloğlu, Yeşilçam yıldızı Kadir İnanır’dan esinlenerek ’Kadir’ ismini verdiği 7 yıllık kedisini depremde kaybetti ve 44 gün sonra bulabildi. Otogarın maskotu olan ‘Kadir’ ve ’Paşa’ adlı iki kediye gözü gibi bakan Mengüllüoğlu takdir topluyor. Hatay’ın Defne ilçesi Sümerler Mahallesi’nde yaşayan Ahmet Mengülloğlu, 37 yıldır otobüs terminalinde yazıhanede çalışarak geçimini sağlıyor. Mengülloğlu, yaklaşık 1 aylıkken terk edilmiş halde bulduğu kediyi sahiplenerek 7 yıldır bakıyor. Otogarın maskotu olan ve depremde kaybolan kedi, Mengüllüoğlu’nun ‘Kadir’ diye seslenmesiyle 44 gün sonra bulundu. Yeşilçam yıldızlarından Kadir İnanır’dan esinlenerek kediye ‘Kadir’ ismini veren Mengüllüoğlu, ‘Paşa’ ismini verdiği kediyle beraber iki kedinin bakımını yapıyor. Mengüllüoğlu, otogarda vatandaşların da sevdiği kedilere olan merhametiyle takdir topluyor. "Deli dolu hareketler yapınca ben de ‘Deli Kadir’ oyuncusu olan Kadir İnanır’dan esinlenerek ismini koydum" Yeşilçam yıldızı Kadir İnanır’dan esinlenerek yıllardan beri baktığını kediye ‘Kadir’ ismini koyan yazıhane sahibi Ahmet Mengüllüoğlu, "Ben 37 yıldan beri otogarda çalışıyorum. Ben genelde hayvanseverim ve kediyi yaklaşık 1 aylıkken terk edilmiş şekilde gördüm. Yanıma almaya karar verdim. Kedi 7 yıldan beri benim yanımdaydı ama deprem olunca kayboldu. Kedi depremden sonra 44 gün kayıptı ve ben de tesadüf olarak otogarın dışında gördüm. Onu gördüğümde seslenince kendisi beni tanıdı ve hemen yanıma geldi. Kediye ‘Kadir’ ismini koyma sebebim; deli dolu hareketler yapınca ben de ‘Deli Kadir’ oyuncusu olan Kadir İnanır’dan esinlenerek ismini koydum" dedi. "İnsanların canlılarla sürekli zaman geçirmesini, hatta sevmesini öneriyorum" Otobüs terminalinde yıllardır iki kediyi beslediğini ifade eden Mengüllüoğlu, "Depremden önce çok heyecanlı, yerinde durmayan bir kediydi ama depremden sonra psikolojik olarak çok etkilendi. Depremden sonra hiç yerinden kalkmaz, hep uyur ve yemeğini yer. Deprem onu psikolojik açıdan bozmuş durumda. Bizde onunla ilgilenmeye başlayınca az çok kendine geliyor. Çevredekiler Otobüs Terminali’nde kediyi görünce çok şaşırıyorlar. Genelde bana kediye Kadir ismini neden koyduğumu soruyorlar. Hayvansever olduğum için beni takdir ediyorlar. Kediyi 7 yıldan beri hiç yanımdan ayırmam. Diğer kedimin ismini de ‘Paşa’ koydum. Depremden annesi depremde otogarda küçük odada yaşıyordu ve bu odanın içinde doğurdu. Depremden bu yana bu odada yaşamaktaydı, ben de annesinin yerine bakıyorum. Paşa, yerinde durmayan şımarık bir kedi. Depremin simgesi olarak bu odada yaşamaya devam ediyor. İnsanların canlılarla sürekli zaman geçirmesini, hatta sevmesini öneriyorum" ifadelerini kullandı.
Kütahya’nın asırlık çınarı Dudu Teyze, iki devri birden yaşadı
20 Mart 2026 Cuma - 09:15 Kütahya’nın asırlık çınarı Dudu Teyze, iki devri birden yaşadı Kütahya’nın Simav ilçesine bağlı Efir köyünde yaşayan 106 yaşındaki Dudu Candan, hem Osmanlı’nın son dönemine hem de Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık ederek adeta yaşayan bir tarih olarak dikkat çekiyor. 1920 yılında dünyaya gelen Candan, VI. Mehmed döneminde doğdu. Osmanlı Devleti’nin son yıllarını, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve 2. Dünya Savaşı’nı gören Candan, Cumhuriyet tarihi boyunca görev yapan tüm cumhurbaşkanlarına da tanıklık etti. Asırlık ömrünü Simav’daki köyünde sürdüren Dudu Candan, uzun yaşamın sırrını ise sade bir yaşam tarzına bağlıyor. Az yemek yediğini belirten Candan, "Sofradan doymadan kalkıyorum. Yoğurt ve yeşilliği bolca tüketiyorum. Doğal besleniyorum" ifadelerini kullandı. 51 yıl önce eşini kaybettiğini anlatan Candan, hayatını evladıyla birlikte sürdürdüğünü belirterek, "Simav Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ekipleri 15 günde bir gelip temizlik yapıyor, çamaşırlarımı yıkıyor. 65 yaş aylığım da geliyor. Allah devletimize zeval vermesin" dedi. Efir Köyü Muhtarı Salim Koç ise Dudu Candan’ı düzenli olarak ziyaret ettiklerini belirterek, "Her ay mutlaka ziyaret ederim. Yaşlılık aylığını da ben teslim ediyorum. Bir ihtiyacı olup olmadığını sorarım. Dudu Teyzemiz bizim için çok kıymetli" diye konuştu. 3 çocuk ve 11 torun sahibi olan Dudu Candan’ın torununun torununu da gördüğü öğrenilirken, Efir Köyü’nün en yaşlı sakini olarak biliniyor.