GÜNDEM
Devlet koruması altındaki çocuklar, koruyucu aileler ve yeni evli çiftler aynı sofrada buluştu 03 Mart 2026 Salı - 23:19:04 Antalya’da Vali Hulusi Şahin’in ev sahipliğinde düzenlenen iftarda, devlet koruması altındaki çocuklar, koruyucu aileler ve devlet desteğiyle evlenen yeni evli çiftler bir araya geldi. Antalya Valisi Hulusi Şahin’in ev sahipliğinde hayırsever iş insanı Tolga Cömertoğlu ve eşi Manolya Cömertoğlu’nun katkılarıyla Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda iftar programı düzenlendi. Programda devlet koruması altındaki çocuklar, koruyucu aileler ve devlet desteğiyle evlenen yeni evli çiftler aynı sofrada buluşarak, Ramazan ayının bereketini paylaştı. İftarın ardından konuşan Vali Şahin, Ramazan’ın paylaştıkça güzelleştiğini belirterek, "Devletimizin şefkatli ve güçlü kollarına emanet çocuklarımızla aynı gönül sofrasında olmak hepimiz için çok kıymetli. Bu anlamlı buluşmayı yıllardır yaşatan ve emeğiyle büyüten herkese teşekkür ediyorum. Bu iftarda koruyucu ailelerimiz var. Onların özlerini bebek gibi korudukları evlatlarımız var. Devlet koruması altında yavrularımız var. Ayrıca bunların yanında yeni evli çiftlerimiz de var. Onlar da bize dahil oldular bu iftar yemeğinde. Bu güzelliği onlar da paylaşıyorlar ve yeni kurdukları yuvalarında paylaşmanın, sevginin, merhametin, fedakarlığın ne demek olduğunu hem idrak ediyorlar hem de onun bir parçası oluyorlar. Gerçekten çok güzel bir etkinlik oldu. Çocuklarımız mutlular, standlarda dolaşıyorlar, bir yerlerde oynuyorlar, bu tarafta tatlı alıyorlar. Tolga Cömertoğlu, Manolya Cömertoğlu, Nergis Cömertoğlu iyi ki varsınız. Ne kadar da güzel işler yapıyorsunuz. Allah size daha çok fırsatlar versin, daha çok güzel işler yapın diyor" dedi. Salon içerisine kurulan özel etkinlik alanlarında çocuklar, kendileri için hazırlanan oyunlar ve aktivitelerle keyifli anlar yaşadı. Vali Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin’in ev sahipliğindeki programa Antalya İl Emniyet Müdürü Saim Zaimoğlu, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Galip Sökmen ile çok sayıda davetli katıldı.
03 Mart 2026 Salı - 23:10 Ağrı Milli Eğitim Müdürü Kökrek’ten öğrencilere iftar Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında evinde misafir ettiği Merkez İmam Hatip Anadolu Lisesi öğrencileri ile iftar yaptı. Milli Eğitim Bakanlığınca hayata geçirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğünce çeşitli programlar düzenleniyor. Ortaokul ve liselerdeki öğrenci yurtlarını ziyaret ederek öğrencilerle iftar yapan İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, iftar sonrası öğrencilerle bir araya gelerek talep ve önerilerini dinliyor. Bu kez iftarda Merkez İmam Hatip Anadolu Lisesi öğrencilerini evinde misafir eden Kökrek, gençlerle sohbet etti. İftar sonrası konuşan Kökrek, Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve gönül köprüleri kurma ayı olduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin her biri bizim için çok değerlidir. Onların hayallerini dinlemek, hedeflerine giden yolda yanlarında olduğumuzu hissettirmek görevimizdir. Bu sofralar vesilesiyle aramızdaki samimiyeti artırıyor, öğrencilerimizin duygu ve düşüncelerini doğrudan dinleme imkanı buluyoruz" ifadelerini kullandı. 12. sınıf öğrencisi Barış Kılıç, ev ortamında gerçekleşen iftarın kendileri için unutulmaz bir anı olduğunu dile getirerek, "Sayın müdürümüzün bizi evinde ağırlaması bizleri çok mutlu etti. Hem hedeflerimiz hakkında konuşma fırsatı bulduk hem de samimi bir ortamda sohbet ettik. Kendimizi değerli hissettik. Bu tür buluşmalar motivasyonumuzu artırıyor" dedi. Program, çay eşliğinde yapılan sohbetin ardından sona erdi.
03 Mart 2026 Salı - 22:34 RTÜK Başkanı Daniş: "Yoğun şiddet teması içeren yapımların toplum ve çocuklar üzerindeki etkilerini yakından takip ediyoruz" Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Organize suç, mafya ve yoğun şiddet teması içeren yapımların toplum ve çocuklar üzerindeki etkilerini yakından takip ediyoruz. Görsel medyada suçun estetize edilmesi ya da suç karakterlerinin rol model haline getirilmesinin doğurabileceği risklerin farkındayız" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu toplandı. Toplantıya RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ile RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler de katıldı. Daniş, toplantıda yaptığı açıklamada çocukların zararlı içeriklerden korunmasının en temel görev alanlarından biri olduğunu ve RTÜK olarak çalışmaları hız kesmeden sürdürdüklerini belirtti. Daniş ayrıca, şiddeti özendirici, suç örgütlerini veya suç unsurlarını meşrulaştıran yapımları titizlikle takip ettiklerini söyledi. "Çocukların zihinsel gelişimini olumsuz etkileyebilecek içerikleri titizlikle denetlemekteyiz" Dijitalleşmenin hız kazandığı günlerde medya içeriklerinin yalnızca bilgi ve eğlence aracı olmaktan çıkarak, çocukların davranış biçimlerini etkilediğini belirten Daniş, "RTÜK olarak görüş ve çalışmalarımızı paylaşmak bizler için oldukça kıymetlidir. Çocukların zararlı içeriklerden korunması, yayıncılık politikalarının en temel sorumluluk alanlarından biri haline gelmiştir. 6112 sayılı Kanun kapsamında yayın hizmetlerini, özellikle çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini olumsuz etkileyebilecek içerikleri titizlikle denetlemekteyiz. Organize suç, mafya ve yoğun şiddet teması içeren yapımların toplum ve çocuklar üzerindeki etkilerini yakından takip ediyoruz. Görsel medyada suçun estetize edilmesi ya da suç karakterlerinin rol model haline getirilmesinin doğurabileceği risklerin farkındayız. Bu nedenle yalnızca ihlal sonrası yaptırım uygulayan bir anlayış yerine, yayıncı kuruluşlarla sürekli diyalog içerisinde önleyici bir yaklaşım benimsiyoruz. Akıllı İşaretler Sistemi ile aile denetimini güçlendirmekte; yayın saatlerine ilişkin koruyucu düzenlemeler ise çocukların zararlı içeriklere maruz kalmasını azaltmayı hedeflemektedir" ifadelerini kullandı. "Denetim kapasitemizi sürekli geliştiriyoruz" Dijital yayıncılık alanındaki çalışmalarla yayın mekanizmalarını sürekli ele aldıklarını ifade eden Daniş, "RTÜK olarak dijital yayıncılık alanındaki düzenleme ve denetim kapasitemizi sürekli geliştiriyoruz. Ancak yalnızca denetim mekanizmalarının yeterli olmadığı bilinciyle hareket ediyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz medya okuryazarlığı faaliyetleriyle çocuklarımızın ve gençlerimizin izledikleri içerikleri eleştirel bakış açısıyla değerlendirebilmelerini amaçlıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içerisinde bilinçli medya kullanımının yaygınlaştırılmasını hedefliyoruz. Çocukların güvenli bir medya ortamında büyümesi; kamu kurumlarının, yayıncıların, ailelerin ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. RTÜK olarak bu sorumluluğun bilinciyle hem düzenleyici hem de rehberlik edici rolümüzü kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Gençlerin yüzde 89,2’si sosyal medya hesabına sahip ‘Türkiye’de Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması 2025’ sonuçları da toplantıda ele alındı. Yapılan araştırmaya göre gençlerin yüzde 89,2’sinin sosyal medya hesabına sahip olduğu, yüzde 82,3 oranında ailelerin çocuklarının tüm sosyal medya hesaplarını bilmediği, yüzde 82,4’ünün haber kaynağı olarak sosyal medyayı kullandığı belirtildi. Ayrıca her 10 gençten yaklaşık 6’sının dijital okuryazarlık düzeyinin yüksek seviyede olduğu vurgulandı.
03 Mart 2026 Salı - 21:59 Coca-Cola İçecek 2025’i dengeli büyüme ve güçlü hacim artışıyla tamamladı Coca-Cola İçecek (CCI), 2025’te jeopolitik gerilimlerin, doğal afetlerin ve zorlu makroekonomik koşulların şekillendirdiği faaliyet ortamına rağmen uzun vadeli değer oluşturma odağıyla hayata geçirdiği disiplinli uygulamalar sayesinde hacim büyüme beklentilerini aştı. Şirket, talepten önce yatırım stratejisi doğrultusunda 2025 yılını 13,9 milyar TL yatırım ile tamamladı. Coca-Cola İçecek (CCI), 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Jeopolitik gerilimler, doğal afetler ve zorlu makroekonomik şartlarla geçen bir yılda CCI, yıl boyunca büyüme ve değer oluşturma arasında denge kurmak için bilinçli ve kademeli bir yaklaşım benimsedi. Şirketin konsolide satış hacmi 2025 yılında yıllık bazda yüzde 8 artarak, 1,6 milyar ünite kasa seviyesine ulaştı. Şirketin uluslararası operasyonları çift haneli büyüme kaydederken, Orta Asya pazarlarındaki güçlü performansı büyümeyi destekleyen temel unsur olarak ortaya çıktı. Uluslararası operasyonların toplam hacim içindeki payı 2025 itibarıyla yüzde 65,3’e yükseldi. CCI’ın net satış geliri, son beş yılda ABD doları bazında yüzde 17 bileşik büyüme oranıyla artış gösterirken, enflasyon muhasebesi hariç ünite kasa başına 2,8 ABD dolarına ulaşarak son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Konsolide sonuçlara göre net satış geliri, enflasyon muhasebesi uygulaması sonrası bir önceki yıla göre yüzde 3,9 oranında artış gösterdi. Türkiye’de ise enflasyon muhasebesi hariç net satış geliri yüzde 36,9 büyüme kaydetti. Coca-Cola İçecek (CCI) CEO’su Karim Yahi, 2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Şirketimiz uzun vadeli değer oluşturma odağıyla hayata geçirdiği disiplinli uygulamalar sayesinde hacim büyüme beklentilerini aşarken, dengeli ve kademeli ilerleyen stratejisiyle, büyümeyle değer oluşturma arasında sağlıklı bir denge kurmayı başardı. Bu dengeli yaklaşım, yıl genelinde istikrarlı ve disiplinli bir performans kaydetmemizi sağladı" dedi. Talepten önce yatırıma devam Şirketin yatırım harcamaları, uzun vadeli büyüme öncelikleri doğrultusunda titizlikle gerçekleştirildi. Şirketin 2025 yılında yurt içi ve yurt dışında üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarına hız kesmeden devam ettiğini belirten Yahi, "Azerbaycan’ın İsmayıllı şehrindeki ikinci fabrikamızı devreye alarak üretim kapasitemizi bu pazarda yüzde 50 artırdık. Irak’taki dördüncü fabrikamız Bağdat’ta üretime başladı. Özbekistan’ın Namangan şehrinde inşa ettiğimiz yeni fabrikamızı devreye alırken, Kazakistan’da dördüncü fabrikamızı Aktöbe’de açmak için çerçeve sözleşmesi imzaladık. Tacikistan’daki Duşanbe tesisimizde ikinci üretim hattını devreye alarak, bölgesel üretim gücümüzü pekiştirdik. 2026 yılında da talepten önce yatırım stratejimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. 2026 yılında dengeli bir görünüm bekleniyor 2026 yılına ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Karim Yahi, "2026 yılında makroekonomik baskılar ve bölgesel gerilimlerin pazarlarımızı şekillendirmeye devam etmesiyle birlikte, faaliyet ortamının dalgalı seyretmesini bekliyoruz. Geniş coğrafi varlığımızın ve ürün portföyümüzün çeşitliliğiyle hacim büyümesini desteklemeyi, disiplinli uygulama ve doğru fiyatlama yaklaşımını koruyarak sürdürülebilir değer oluşturmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Yahi ayrıca, "CCI’da geçirdiğim üç harika yılın ardından Amerika Birleşik Devletleri’ne geri dönme kararımla birlikte CEO görevimi devrediyorum. Bugün yayımlanan sonuçlardan da görüldüğü üzere güçlü bir iş modeline sahibiz ve ben çalışanlarımızla birlikte başardıklarımızdan büyük gurur duyuyorum. 1 Temmuz 2026 itibarıyla hâlihazırda CCI Ülke Operasyonları İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapan Ahmet Kürşad Ertin, CEO görevini devralacaktır. Ahmet’in bu göreve atanması, lider kadromuzun niteliğinin güçlü bir göstergesidir. CCI bünyesinde 25 yılı aşkın deneyimiyle Ahmet’in şirketimizi büyüme ve değer oluşturmanın bir sonraki aşamasına başarıyla taşıyacağına yürekten inanıyorum" dedi.
Gaziantep Büyükşehir ev sahipliğinde Mukaddes Emanetler Sergisi vatandaşlarla buluştu
03 Mart 2026 Salı - 14:48 Gaziantep Büyükşehir ev sahipliğinde Mukaddes Emanetler Sergisi vatandaşlarla buluştu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Mukaddes Emanetler Sergisi, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in katılımıyla açıldı. Ramazan ayının manevi atmosferinde Gazianteplilerle buluşan sergi, aileler, gençler ve öğrenciler için önemli bir manevi ve kültürel buluşma noktası olmayı hedefliyor. Ziyaretçilere, İslam tarihi boyunca iz bırakan şahsiyetler ve mukaddes mekânlarla güçlü bir gönül bağı kurma imkânı sunuyor. Serginin düzenlenen resmi açılış programına Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in yanı sıra Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök ve Mukaddes Emanetler Sergisi Yetkilisi Erol Güzel katıldı. Birçok kutsal emaneti oluşturulan manevi atmosferde ziyaret etme fırsatı bulan sergi, Kahraman Emmioğlu Kültür ve Sanat Merkezi’nde 08 Mart 2026 tarihine kadar her gün 09.00-16.00 ile 19.30-22.30 saatlerinde sergi ziyaret edilebilecek. "Bir Müslümanın özüyle sözüyle bir olması, güvenilir olması kadar önemli bir şey yok" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, sergi açılışı öncesinde yaptığı konuşmada, sergiyi dolaşırken sevgiyi hissetmenin ve anlamanın önemine vurgu yaparak, "Bu sergiye bakmak elbette çok kıymetli ama sevgili gençler, sevgimizi yeniden hissettirmekle birlikte alacağımız ders çok mühim. Yüce Peygamber nasıl bir ticari hayatı vardı. 40 yaşında Peygamber olduğunda ona el emin deniliyor. El emin olmak, güvenilir olmak. Aslında bir Müslümanın özüyle sözüyle bir olması, güvenilir olması kadar önemli bir şey yok. Bize bıraktığı en önemli miras o. Bize bıraktığı en önemli şeyler aile hayatı, ticari hayatı, onun ashabına duyduğu sevgi, ashabının ona duyduğu muhabbet, teslimiyet. Eğer o duyguları yeniden başa dönmüş olsak bugün dünya cennet olacak. Mübarek Ramazan ayı çok önemli bir ay, Kur’an ayı. Kur’an’ı okumak çok mühim ama okuduğunu anlamak bir o kadar mühim. Bana göre anladığını uygulamak da en önemlisi" dedi. "Her şey, bütün kötülükleri atıp özüyle sözüyle bir olmada başlıyor" Sergi açılışına katılan genç öğrencilere özellikle değinerek daha iyi bir dünya inşa etmenin bireysel sorumlulukla başladığını vurgulayan Şahin, "Biz geldik gidiyoruz. Size bırakacağımız dünyanın daha güzel bir dünya olmasını istiyorsak, dünyanın cennet olmasını istiyorsak her şey kendimizle başlıyor. İyilikle başlıyor. Her şey bütün kötülükleri atıp özüyle sözüyle bir olmada başlıyor. Sana yapılmasını istemediğini sen de başkalarına yapmayla başlıyor. O yüzden Peygamber Efendimiz’in veda hutbesi bize çok şey anlatıyor. Üstünlüğün ne olduğunu anlatıyor. Bu şehir çok özel bir şehir. O yüzden biz mümkün olduğu kadar bu şehirde bu ruhu yaşatmaya çalışıyoruz. Özellikle bu sergiyle birlikte Hz. Fatıma’nın, Hz. Ayşe’nin, Hz. Hatice’nin kim olduğunu, Hz. Yusuf’un, Hz. Davut’un, Hz. Zekeriya’nın, Hz. Yakup’un kim olduğunu iyi anlamamız lazım. Tek bakıp fotoğraf çekip çıkmak değil. O günün zamanının anlamını iyi anlamamız ve önce kendimizi düzeltmeyle dünyayı düzeltmemiz lazım, gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Hem zamanı doğru hem yeri doğru" Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Ramazan ayında tam da olması gereken bir etkinlik için bir araya gelindiğini belirterek, "Hem zamanı doğru hem yeri doğru. Bu ayın manevi ikliminden herkes faydalanmak istiyor. Bazen bu tip simgelerle, gezilerle, faaliyetlerle oluyor. Mukaddes emanetlerin belli bir süredir Anadolu insanına yani bu emanetlere en çok sahip çıkan, en çok etkilenen, gördüğü zaman en çok maneviyatını hisseden insanların ayağına götürüyor olmaları benim için çok kıymetli. Bu sergiden çıktıktan sonra biraz gördüklerinizin de üzerinde düşünerek, onların bize neler ifade ettiğini bilerek, sergiden çıktıktan sonra bile bazı davranışlarımızı düzeltebiliyor isek bu sergiyi buraya getiren herkesin amacına ulaştığını ben kabul ederim" şeklinde konuştu. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu da sergi açılışında konuşmasında "Bu mukaddes mübarek ayda böyle güzel bir sevginin ilimizde açılmasına vesile olduğu için Büyükşehir Belediye Başkanımıza, ekibine, vesile olan herkese çok teşekkür ederim. İnşallah bu sergiyle de Peygamber Efendimize olan sevgimizi, hatıralarımızı tazelemiş olacağız" diye konuştu. Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök ise açılış konuşmasında sergide emeği geçen herkese teşekkür ederek, serginin önemine vurgu yaptı. Mukaddes Emanetler Sergisi Yetkilisi Erol Güzel ise tüm katılımcıların Ramazan Bayramı’nı kutlayarak serginin detayları hakkında bilgi verdi. Açılış konuşmalarının ardından Kur’an tilavetiyle serginin açılışı gerçekleştirildi. Kurdele kesiminin ardından protokol üyeleri ve katılımcılar sergiyi dolaşarak programı tamamladı. Sergi hakkında Sergide, bilgilendirici içeriklerle desteklenen toplam 75 emanet yer alıyor. Hz. Muhammed’e, Ehl-i Beyt’e, sahabeye ve büyük İslam alimlerine nispet edilen çok sayıda mukaddes emanet aynı çatı altında ziyaretçilerin istifadesine sunuluyor. Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerifler, Nal-ı Şerif, Ter-i Şerif ve Kadem-i Şerifler, Hücre-i Saadet Örtüsü, Osmanlı dönemine ait kırmızı Kâbe örtüsü başta olmak üzere çeşitli Kâbe örtüleri ve iç örtüler, Kâbe Kilidi ve Anahtarı, Hacerü’l-Esved taşı ile Hira, Arafat, Uhud ve Merve tepelerinden getirilen taşlar sergide yer alıyor. Bunların yanı sıra; Bedir toprağı, Mescid-i Aksa toprağı, Hz. Hüseyin’in kabir iç toprağı, Hz. Osman’a ait Sakal-ı Şerif, Hz. Ali Efendimize nispet edilen emanetler, Osmanlı padişahlarına ait nişaneler ile 3 adet Kur’an-ı Kerim ve 1 adet Yasin kitabı da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
İçişleri Bakanlığı: "FETÖ terör örgütüne yönelik tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 298 şüpheli yakalandı"
03 Mart 2026 Salı - 14:40 İçişleri Bakanlığı: "FETÖ terör örgütüne yönelik tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 298 şüpheli yakalandı" İçişleri Bakanlığı, son 2 hafta içerisinde 38 ilde FETÖ terör örgütüne yönelik polis tarafından düzenlenen operasyonlarda 298 şüphelinin yakalandığını duyurdu. İçişleri Bakanlığı, sosyal medya hesaplarından son 2 hafta içerisinde 38 ilde FETÖ terör örgütüne yönelik polis tarafından operasyon düzenlendiğini ve 298 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Aynı zamanda Bakanlık, 298 şüpheliden, 182’sinin tutuklandığını ve 75’i hakkında da adli kontrol hükümleri uygulandığını bildirdi. "FETÖ terör örgütüne yönelik tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 298 şüpheli yakalandı" Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "38 ilde FETÖ terör örgütüne yönelik son 2 haftadır polislerimiz tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 298 şüpheli yakalandı. FETÖ’nün ‘Güncel Yapılanması, Eğitim Yapılanması, Finans Yapılanması, Askeri Mahrem Yapılanması ve Mahrem Yapılanmalar’ içerisinde faaliyette bulunan, FETÖ’nün kriptolu haberleşme programı ByLock kullanıcısı olan, Ankesörlü telefonlarla örgüt içindeki şahıslarla haberleşmeyi sürdüren, Yasa dışı yollardan yurt dışına kaçmaya çalışan, Örgütün propagandasını yapan, Örgüte maddi destek toplayan 298 şüpheli yakalandı, 182’si tutuklandı. 75’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile EGM TEM Daire Başkanlığımız, KOM ve İstihbarat Başkanlıklarımız koordinesinde; Emniyet Müdürlükleri TEM ve KOM Şube Müdürlüklerince 38 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda; haklarından kesinleşmiş hapis cezası ve aranma kaydı bulunanlar da yakalandı. Devletimizin bütünlüğüne, milletimizin huzuruna kastedenlerle mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı, Kahraman Polislerimizi ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
Bursa iş dünyası ‘Ortak akıl toplantısında bir araya geldi
03 Mart 2026 Salı - 14:39 Bursa iş dünyası ‘Ortak akıl toplantısında bir araya geldi Türkiye ekonomisinin lokomotif şehri Bursa’da, oda ve borsa başkanlarının katılımıyla "Ortak Akıl Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomideki tarihi dönüşüme dikkat çeken Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek." BTSO tarafından yaşam boyu eğitim modeliyle Türkiye’ye kazandırılan Bursa Business School, iş dünyasının çatı kuruluşları olan oda ve borsaların başkanlarını bir araya getiren ‘Ortak Akıl Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Üretim, ticaret, sanayi ve ihracat başlıklarında güncel gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda kentin rekabet gücünü artıracak ortak çalışma alanları ele alındı. "Tarihi kırılmayı doğru okumalıyız" Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan savaşlara, jeopolitik sarsıntılara ve ekonomik değişimlere değinerek, elli yıl sonra tarih kitaplarında yer alacak ölçekte stratejik bir döneme tanık olduklarını söyledi. Savunma sanayiinden teknoloji üretme kapasitesine kadar her alanın yeniden test edildiğini belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, "İstemediğimiz gelişmeler maalesef hemen yanı başımızda yaşanıyor. Ancak şunu kabul etmeliyiz; sürecin tam ortasındayken yaşananları doğru okumak her zaman kolay değildir. Bizim en büyük temennimiz, vatanımızın birlik ve bütünlüğünü muhafaza ederek bu tarihi kırılmayı ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla daha güçlü atlatabilmektir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı; teknoloji üretme kapasitesi ve güçlü üretim ekosistemiyle mümkündür." ifadelerini kullandı. "Dönüşümü yönetmek zorundayız" Rekabetin ölçeğinin ülkelerden şehirlere kaydığını hatırlatan Başkan Burkay, önümüzdeki dönemin kazananlarını dijital altyapı ve nitelikli insan kaynağının belirleyeceğini söyledi. Klasik sanayi devlerinin yerini yeni nesil teknoloji şirketlerinin aldığına dikkat çeken Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eskiden ülkeleri kıyaslardık, şimdi şehirler yarışıyor. Bursa gibi üretim kültürü güçlü bir şehir için bu süreç büyük bir risk olduğu kadar önemli fırsatlar da barındırıyor. Eğer yapay zekâ ve dijitalleşmeyi üretim merkezimize koyabilirsek, küresel rekabette güçlü bir konum elde edebiliriz. Aksi halde sadece maliyetleri konuşan, ancak değer üretmeyen bir yapı içinde sıkışıp kalırız. Tercih bizim; ya dönüşümü yöneten olacağız ya da değişimi uzaktan izleyeceğiz." "Bursa’da yeni iş modeli" İş modellerindeki köklü değişime ve sermayenin yeni adreslerine dikkat çeken İbrahim Burkay, sanayi devriminin ilk yıllarındaki yöntemlerle bugünün dünyasında var olmanın artık mümkün olmadığını söyledi. BTSO öncülüğünde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Türkiye’nin en büyük Lojistik Teknopark projesinin yeni ekonomik düzenin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, "Bugün lojistik sadece mal depolamak değildir. Artık veri depolanıyor, bilgi yönetiliyor, hız ve entegrasyon değer üretiyor. Fiziki depolamanın metrekaresi ile veri depolamanın metrekaresi aynı değil. Katma değerli lojistik hizmet sunduğunuzda metrekare başına oluşan ekonomik değer katlanıyor. Biz Bursa’da tam olarak bu yeni iş modelini kurguluyoruz." dedi. Lojistik Teknopark’ın gümrüksüz sahaları, entegre antrepo sistemi, girişte gümrükleme imkânı, ileri teknoloji ve otomasyon altyapısı ile veri yönetimi ve dijital takip sistemlerini bir arada barındıran bütüncül bir merkez olarak planlandığını belirten Burkay, projenin üretim ile küresel pazarlar arasındaki süreyi ve maliyeti azaltan stratejik bir yapı sunduğunu kaydetti. İbrahim Burkay, "Bu proje, sürdürülebilir gelir üreten, ölçekli, veriye dayalı ve yüksek katma değerli bir iş modelidir. Bursa’nın üretim gücünü küresel ağlara entegre eden bir merkez inşa ediyoruz." dedi. Başkan Burkay, merkezin lojistik ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak Bursa’yı bölgesel bir üs konumuna taşıyacağını söyledi. "Mesele sadece üretmek değil" Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, "Dünya ekonomi tarihinde ilk kez G7 ölçeğinde konuşulan büyüklüklerin içinde artık şirketler var. Mesele sadece üretmek değil; geleceğin şirketlerine ortak olmak, teknolojinin içinde yer almak ve sermayeyi doğru alanlara yönlendirmektir. Bu yüzden birlikte hareket etmeli, ölçek oluşturmalı ve cesur adımlar atmalıyız. Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek." diye konuştu. İnegöl TSO Başkanı Yavuz Uğurdağ: "Değişime öncülük etmeliyiz" İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Uğurdağ, BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a vizyoner yaklaşımı için teşekkür ederek, ortak akıl toplantılarının bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. İnegöl’ün mobilya, tekstil ve makine-metal sektörlerinde dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Uğurdağ, yeni pazarlara açılma ve uluslararası organizasyonlarla ihracatı artırma yönünde çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Uğurdağ, Lojistik Teknopark projesinin özellikle ihracatçı firmalar açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirterek, "Üretim ile lojistiğin entegre olduğu güçlü modeller rekabet gücümüzü artıracaktır." dedi. "Lojistik teknopark odalarımız için çok değerli" Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı, Lojistik Teknopark projesinin sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda çok önemli bir proje olduğunu belirterek, "BTSO Başkanım Sayın İbrahim Burkay’ın öncülüğünde oluşturulan bu fonlar Odalarımız için de gerek kaynak girişi gerekse de iş modeli olarak çok değerli. Başkanımıza böylesine önemli bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür ediyorum." dedi. Erol Hatırlı, üretim yükünü taşıyan ilçelerin yapısal sorunlarına da dikkat çekerek, birçok büyük işletmenin üretim tesisinin ilçelerinde, merkezlerinin ise başka illerde olduğunu ifade ederek, bu durumun üretimin yükünü çeken ilçelerdeki odaların gelirlerini düşürdüğünü dile getirdi. Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Çakır Zeytinde İhtisaslaşmayı Vurguladı Zeytin ve zeytinyağının bölge ekonomisi için sadece bir ürün değil, stratejik bir değer olduğunu vurgulayan Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır ise coğrafi işaretin sağladığı katma değerin korunması ve artırılması için ihtisaslaşma adımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Çakır, "Özellikle lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası konularını yeniden gündemimize almalıyız. Eğer bu bölgede tam anlamıyla bir ihtisaslaşma sağlayabilirsek, zeytinin dünya piyasasındaki fiyatını ve kalite standartlarını belirleyen ana merkez konumuna gelebiliriz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu alandaki hizmet ağını bölgemizde genişletmesi, hem üreticimize hem de sanayicimize güç katacaktır." diye konuştu. "Tarımda Yeni Nesil Teknolojiye Geçmeliyiz" İklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki sert etkilerine dikkat çeken Bursa Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı İsmail Aslım da geleneksel yöntemlerle sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin mümkün olmadığını ifade etti. Aslım, sektördeki dönüşüm ihtiyacını şu sözlerle dile getirdi: "Son iki yılda yaşadığımız ani hava değişimleri, don olayları ve fırtınalar tarımsal verimliliği doğrudan etkiliyor. Üretim yoksa fiyat yükselir; bu işin doğası budur. Ancak rekabet gücümüzü korumak için ‘Yeni Tarım’ modeline geçmek zorundayız. İtalya ve İspanya’da uygulanan drone ile hasat, drone ile ilaçlama ve kapalı sistem üretim modellerini Bursa’da yaygınlaştırmalıyız. İbrahim Başkanımızın da vurguladığı gibi, meselelerimizi ortak akıl zemininde buluşarak çözmeye devam edeceğiz." "Yenişehir’in potansiyeli yüksek" Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torun da Yenişehir’in sahip olduğu lojistik avantajlar, tarımsal üretim kapasitesi ve sanayi altyapısı ile Bursa ekonomisine daha güçlü katkı sağlayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Orhan Torun, planlı yatırımlar ve kurumlar arası iş birliğiyle ilçenin bölgesel bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebileceğini ifade etti.