GÜNDEM
21 Nisan 2026 Salı - 18:01 10 yıldır ödenmeyen süt paraları için fabrika önünde toplandılar Sakarya’da yaklaşık 10 yıl önce kapanan özel bir süt fabrikasına tonlarca süt satmalarına rağmen paralarını alamadıklarını iddia eden yaklaşık 200 kişilik grubun temsilcileri, fabrika önünde bir araya gelerek açıklamalarda bulundu. 2016 yılından bu yana hukuk mücadelesi verdiklerini belirten üreticiler ve eski personel, alacaklarının bugünkü piyasa değerleri üzerinden ödenmesini talep ederek devlet yetkililerinden yardım istedi. Adapazarı’nda faaliyet gösteren ve 2016 yılında kapılarını kapatan süt fabrikasından alacaklı olan üreticiler, kooperatif başkanları ve eski çalışanlar, yaşadıkları ekonomik darboğazı dile getirdi. 2016 yılının süt fiyatları ile bugünün şartları arasındaki uçuruma dikkat çeken mağdurlar, kayyum tarafından hesaplarına yatırılan cüzi miktarların yaralarına merhem olmadığını ve fabrika sahibine hiç bir şekilde ulaşamadıklarını ifade etti. "Bugünkü para ile 5 milyon 800 bin TL alacağım var" Düzce’den gelerek mağduriyetini dile getiren Fevzi Sadak, 260 tona yakın süt alacağı olduğunu belirterek, "Ben alacağımın tahsilini bir şekilde istiyorum. Ben çok mağdur durumdayım. 7 çocuk babası ve 8 torun sahibiyim çok zor hallerde geçiniyorum en kısa zamanda benim paramın tahsilini istiyorum. 260 bin TL alacağım var burada evraklarda gözüküyor. 229 ton 700 kilo alacağımız var. O dönemde burada gözüküyor 260 bin TL. Bugünkü para ile 5 milyon 800 bin TL. Benim burada en az 45 milyon zararım var. Dört tane transit araba ile borç ödedim. Beş buçuk dönüm fındık tarlası sattım, bir tane dubleks ev, 150 metre kare daire sattım. Ve bu 261 bin TL olan para o yıl bana dört tane daire alıyordu. Bu para o zaman dört daire alıyorken şimdi dört daire 12 milyon. Biz bu paranın peşinde değiliz ama bugünkü şartlar altında benim paramın şimdiki zamana göre talep ediyorum. Mahkemelerin durumu her üç ayda bir erteleniyor. Ben almadığım sütün vergisini vergi dairesine KDV’sini ödedim. 2016’da benim verdiğim sütlerin hepsi faturalı ve KDV’sini ödedim ve buradan bir kuruş para alamadık. 250 mağdurum var ve en mağduru benim. Sıkıntılardayım eve ekmek götürmek zorunda kalıyoruz, çocuklarımıza bakamıyoruz, yaşımız geçti. Bu para bizim paramız değil bu parada üreticilerin parası. Bir an önce de üreticilere ödemek gerekiyor. Benim kapıma en az 20 kişi geliyor. Biz hepsini ödemesek de bir miktarının parasını ödedik. Şu anda yarıdan fazlasının parasını ödedik. Bankalara olan borcumu kapadım, hiçbir devlet kuruluşuna, vergi dairelerine şu anda bir borcumuz kalmamıştır. Ama şahıs üreticilere borcumuz kalmıştır. Buradan da alacağımız para ile üreticilerin parasını bir miktar ödememiz gerekecek. On ikici ayda hesabıma 260 bin TL kayyum tarafından para yattı. Eski alacağımız para 260 bin TL ama 260 bin TL on yıl sonra bize 260 bin TL para yatıyor. Süt o zaman bir TL on kuruştu bugün süt 25 TL. Ben bugünkü süt fiyatı üzerinden. Paramı almak mecburiyetindeyim" dedi. "Kooperatif adına 78 kişinin sütünü verdim" Budaklar Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mücahit Eren, üreticilerin baskısı altında olduklarını ifade ederken, "2016’dan beri paramızı alamadığımız için çok zor duruma düştük. Kooperatif adına 78 kişinin sütünü verdim. Şu anda 110 tonun üzerinde süt alacağım var. O dönem 142 bin TL olan alacağımın bugünkü karşılığı yaklaşık 2 milyon 718 bin TL’dir. Bir ay önce 110 ton süt alacağıma karşılık sadece 20 bin TL yatırdılar. Fabrika sahibine ulaşamıyoruz. Mahkeme 10 yıldır devam ediyor ama ortada bir sonuç yok. Çok mağduruz, devletimizden yardım bekliyoruz" diye konuştu. "Şehirlerarası çalıştık, emek verdik ama karşılığını alamadık" Fabrikada şoför olarak çalıştığını ve kendisi gibi birçok arkadaşının mağdur olduğunu belirten eski personel ise, "2016 yılının Mart ayında fabrika kapandı, iki ay sonra çıkışımı aldım. O günden beri alacağımızı alamıyoruz. Benim 395 bin TL alacağım var ancak Şubat ayında kayyum tarafından hesabıma sadece 19 bin 384 TL yatırıldı. Bir arkadaşımızın 505 bin, kimisinin 150 bin TL alacağı var. Bu parayı neye göre yatırdıklarını sorduğumuzda cevap alamıyoruz. Şehirlerarası çalıştık, emek verdik ama karşılığını alamadık. Devletimizin bu konuda bizlere yardımcı olmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Huzurevi sakinlerine güvenli teknoloji eğitimi verildi
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:58 Huzurevi sakinlerine güvenli teknoloji eğitimi verildi Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Nexus Yazılım Geliştirme ve Proje Atölyesi öğrencileri, Yaşlılar Haftası ve yaklaşan bayram öncesinde Alanya Huzurevi’ne anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Teknoloji ile toplumsal değerlerin bir araya getirildiği etkinlikte, huzurevi sakinlerine yönelik "Güvenli Teknoloji Eğitimi" verildi. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Nexus Yazılım Geliştirme ve Proje Atölyesi öğrencileri, Yaşlılar Haftası kapsamında Alanya Huzurevi sakinlerine "Güvenli Teknoloji Eğitimi" verdi. ALKÜ Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKUZEM) Müdürü Öğr. Gör. Dr. Mert Gülsoy danışmanlığında düzenlenen programa yaklaşık 20 mühendislik öğrencisi katıldı. Ziyaret kapsamında huzurevi yönetimiyle bir araya gelen Gülsoy, kurumun Programın devamında öğrenciler tarafından verilen eğitimlerde, teknolojinin günlük hayatı kolaylaştıran yönleri anlatıldı. Özellikle güvenli internet kullanımı, veri gizliliği ve şifre güvenliği gibi konular üzerinde durulurken, dijital ortamda karşılaşılabilecek risklere karşı alınması gereken önlemler detaylı şekilde aktarıldı. Dijital dolandırıcılığa karşı uyarı Son dönemde artış gösteren yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemlerine de değinilen eğitimde, deepfake (yapay zeka ile gerçek gibi üretilmiş sahte video, görüntü, ses ve içerik) gibi teknolojilerle yapılan dolandırıcılıklara karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Huzurevi sakinleri, anlatımları ilgiyle takip ederken merak ettikleri sorulara da yanıt buldu. Eğitim programının ardından öğrenciler ile huzurevi sakinleri arasında samimi sohbetler gerçekleştirildi. Ziyaret kapsamında yaşlılara kişisel bakım ve hijyen ürünlerinden oluşan hediyeler takdim edilerek bayram öncesi moral verildi. Gerçekleştirilen etkinlikle, üniversite öğrencilerinin sadece akademik değil, sosyal sorumluluk bilinciyle de hareket ettiği bir kez daha ortaya konuldu. Ziyaret, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Düzce Üniversitesi’nde Çanakkale Zaferinin 111. yılı kutlandı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:52 Düzce Üniversitesi’nde Çanakkale Zaferinin 111. yılı kutlandı Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından Çanakkale Zaferinin 111. yıl dönümü kapsamında düzenlenen "Çanakkale: Bir Destanın Öyküsü" adlı program, gerçekleştirildi. İstiklal Konferans Salonu’nda programa; Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Program, Düzce Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Haluk Yücel tarafından hazırlanan konser ile başladı. Öğrenciler, bu anlamlı güne dair eserleri başarıyla seslendirirken, dinleyiciler duygu dolu anlar yaşadı. İlgi ve beğeniyle takip edilen konserin ardından programın "Çanakkale: Bir Destanın Öyküsü" adlı panel bölümüne geçildi. Ülkemizin çevresi ateş çemberi Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünü kutlayarak sözlerine başladı. Bu zaferin, tek vücut olunduğunda Türkiye’nin sarsılmaz iradesini hiçbir gücün yenemeyeceğini açıkça gösterdiğini dile getiren Rektör Sözbir, İstiklal Marşı’nın "Korkma" sözüyle başlamasını da çok anlamlı bulduğunu vurguladı. Ülkemizin çevresinin ateş çemberi olduğuna işaret eden Sözbir, Çanakkale Savaşlarının bir daha yaşanmamasını temenni ederek yaşandığı takdirde ise ülkemizin ve milletimizin aynı cevabı yine vereceğinin altını çizdi. Panelin moderatörlüğünü gerçekleştiren Düzce Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabit Dokuyan, şehitlerimizi anmak ve dünya tarihinin nadir gördüğü zaferi kutlamak için bir araya geldiklerini ifade etti. Bu zaferin; Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ve Milli Mücadeleyi yürütecek çekirdek kadronun kendini test ettiği bir savaş olması açısından önemine dikkat çekti. Programın ilk konuşmacısı Düzce Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Onur Çapar, "Fransız Askeri Raporlarına Göre Çanakkale Muharebeleri" başlıklı sunumunda, Fransızların Suriye ve Lübnan’ı ele geçirmeye inandıkları için Çanakkale cephesinde savaştıklarını belirtti. Fransızların Çanakkale’de ağır kayıplar aldığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Onur Çapar, Fransız harekât raporlarında Türklerin çok ciddi direniş gösterdiğinin ve bunun abartı olmadığının bildirildiğini dile getirdi. Programın diğer konuşmacısı Düzce Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü’nden Öğr. Gör. Dr. Tuğba Aşan, "Yardım Kuruluşlarının Çanakkale Savaşlarındaki Faaliyetleri" adlı konuşmasında, savaşta olduğu kadar cephe gerisinde de büyük yardımlaşma ve kenetlenmenin olduğunu ifade ederek Hilal-i Ahmer başta olmak üzere yardım cemiyetlerinin sağlık hizmetlerinden giyim ve gıdaya kadar yapmış oldukları fedakârlıkları örneklerle anlattı. Programın son konuşmacısı Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü’nden Arş. Gör. Dr. Ogün Peçenek ise "Bir Devrin Gür Sadası: Mehmet Akif ve Çanakkale Şehitlerine" başlıklı sunumunu katılımcılarla paylaştı.
Şehit annesinin sözleri yürekleri burktu, Vali gözyaşlarını tutamadı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:51 Şehit annesinin sözleri yürekleri burktu, Vali gözyaşlarını tutamadı Kırıkkale’de düzenlenen törende duygusal anlar yaşandı. Şehit Mustafa Nohut’un annesinin "Vatan için, bayrak için giden kuzuma kurban olayım" sözleri yürekleri burkarken, duygulanan Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim gözyaşlarına hakim olamadı. Şehit babasının madalyasını takarak törene katılan Yaren Aydoğdu ise babasının mezar taşını öptüğü anlar dikkat çekti. Kırıkkale’de, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla şehitlikte düzenlenen törende duygu dolu anlar yaşandı. Kırıkkale Şehitliği’nde gerçekleştirilen tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim, şehitlik şeref defterini imzaladı. Protokol üyeleri ve vatandaşlar daha sonra şehit mezarlarını ziyaret ederek karanfil bıraktı. 2015 yılında Diyarbakır’da şehit olan polis memuru Mustafa Nohut’un kabri başında da duygusal anlar yaşandı. Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş ve Belediye Başkanı Ahmet Önal, şehidin annesi Münevver Nohut’a başsağlığı dileklerini ileterek bayramını kutladı. Duygusal anların yaşandığı ziyarette konuşan şehit annesi, "Vatan için, bayrak için giden kuzuma kurban olayım" dedi. Gözyaşlarına hakim olamayan Vali Sarıibrahim ise şehitlerin kahraman olduğunu belirterek şehit annesini teselli etti. Diğer şehit aileleriyle de yakından ilgilenen Vali Sarıibrahim, şehitliği ziyarete gelen çocuklara bayram harçlığı verdi. Törende duygulandıran anlardan biri de Şehit Piyade Komando Uzman Çavuş Fatih Aydoğdu’nun kızı Yaren Aydoğdu’nun babasının mezarını ziyareti oldu. 5 yaşındayken şehit olan babasının madalyasını takarak şehitliğe gelen Aydoğdu’nun mezar taşını öptüğü anlar dikkat çekti. Babasının madalyasını gururla taşıdığını belirten Aydoğdu, "Babamın madalyasını taktım. Çok onurlu ve gururluyum. Biraz duygusalız, biraz yaralarımız var. Ama eminim ki onlar bizi izliyor. Babamın da benimle gurur duyduğunu düşünüyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun" dedi.
Çaycuma’da Çanakkale şehitleri düzenlenen programla anıldı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:48 Çaycuma’da Çanakkale şehitleri düzenlenen programla anıldı Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü kapsamında düzenlenen anma programı, yoğun katılım ve duygu dolu anlarla gerçekleştirildi. Program Çaycuma Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu tarafından organize edilerek şehitler bir kez daha saygıyla anıldı. Programda yapılan konuşmalarda, 18 Mart 1915’in Türk milletinin bağımsızlık ve vatan sevgisinin en güçlü göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Çanakkale’de verilen mücadelenin yalnızca askeri bir zafer değil, aynı zamanda bir diriliş ve uyanışın simgesi olduğuna dikkat çekildi. Program kapsamında öğrenciler tarafından hazırlanan şiir dinletileri, oratoryo gösterileri ve kısa sahne performansları izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Çanakkale Savaşı’nın zorluklarını ve kahramanlıklarını anlatan gösteriler, salonda bulunan katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı. Etkinlik kapsamında, Çaycuma genelinde düzenlenen resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrenciler de unutulmadı. Başarılı öğrencilere ödülleri, programda hazır bulunan ilçe protokolü tarafından takdim edildi. Programa; İlçe Kaymakamı Adem Kaya, Belediye Başkan Vekili Sezai Bilici, Garnizon Komutanı İkmal Yarbay Asım Gökçe Candaş, Cumhuriyet Başsavcısı Doğukan Orhan, İlçe Emniyet Müdürü Uğur Duman, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Ferhat Turunç, AK Parti İlçe Başkanı Birol Yiğit, CHP İlçe Başkanı Fahri Diler, MHP İlçe Başkanı Mustafa Kaplan, Saadet Partisi İlçe Başkanı Engin Zeren, Saadet Partisi İlçe Teşkilat Başkanı Yaşar Kurtman, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri Özkan Yıldırım, Veli Ceng, İlçe Özel İdare Müdürü Kemalettin Yaşar, siyasi partilerin yönetim kurulu üyeleri, İlçe Kadın Kolları Başkanları, Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri, daire müdürleri, muhtarlar, gaziler, askeri erkan ile öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda kalabalık topluluk katıldı.