GÜNDEM
12 Nisan 2026 Pazar - 20:15 Prof. Dr. Şahin Uçar: "Kufi yazının yalnızca bir el becerisi değil, güçlü bir kompozisyon sanatıdır" Tarihçi, şair, müzisyen ve hattat Prof. Dr. Şahin Uçar, "Kitabına Göre Konuşalım" programında, kültür, tarih ve sanat üzerine değerlendirmelerde bulundu. Uçar, kufi yazının yalnızca bir el becerisi değil, güçlü bir kompozisyon sanatı olduğunu vurguladı. Tarihçi, şair, müzisyen ve hattat Prof. Dr. Şahin Uçar, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi’nde düzenlenen "Kitabına Göre Konuşalım" programında, kültür, tarih ve sanat üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. "Kufi Script and Philosophy of History" adlı çalışması dolayısıyla gerçekleştirilen programda konuşan Uçar, kufi yazının yalnızca bir el becerisi değil, güçlü bir kompozisyon sanatı olduğunu vurguladı. Bu yazı türünün dikkat, sabır ve estetik idrak gerektirdiğini belirten Uçar, yetkinliğin uzun yıllara yayılan bir birikimle mümkün olduğunu ifade etti. Kendisinin çok kıymetli hocalardan ders aldığını dile getiren Uçar, Osmanlı kültürünün önemli temsilcilerinin yetiştirdiği bir gelenekten geldiğini belirterek, "İmparatorluk bakiyesi çok önemli bir mirastır. Ancak son dönemde bu kültür büyük ölçüde ortadan kalktı; kültürel alanda ciddi bir sığlaşma ve daralma yaşanıyor. Kültürsüzleşme ve dejenerasyon Türkiye için önemli bir meseledir" dedi. Tanzimat sürecine de değinen Uçar, bu dönemi "sahte bir biçimlenme" olarak nitelendirerek Batı taklitçiliğinin kalıcı bir katkı üretmediğini vurguladı. Modern çağın teknolojik gelişmelerine de değinen Uçar, özellikle yapay zeka konusunda temkinli bir yaklaşım ortaya koydu. Uçar, teknolojinin her zaman olumlu sonuçlar doğurmadığını belirterek, geleneksel kültürden uzaklaşmanın insanlık açısından ciddi bir kayıp olduğunu ifade etti. Hat sanatındaki gelişim sürecine de değinen Uçar, Kemal Batanay ve Hamit Aytaç gibi büyük ustalardan ders aldığını belirtti. Sülüs ve talik yazıda icazet seviyesine ulaşamadığını ancak kufi yazıda önemli bir ilerleme kaydettiğini ifade etti. Kufi’nin yeri 1970’lerden bu yana kufi yazı alanında eserler verdiğini söyleyen Uçar, 70’in üzerinde çalışmaya imza attığını belirtti. Bu çalışmaların bir kısmının müsvedde, bir kısmının ise sipariş üzerine hazırlandığını ifade eden Uçar, kufi yazının İslam medeniyeti içindeki yerinin tarih bağlamında ele alınması gerektiğini vurguladı. Eserlerinin izinsiz kullanıldığını gördüğünü dile getiren Uçar, hazırladığı kitapla birlikte çalışmalarını kayıt altına aldığını belirtti. Bu yönüyle eserin hem teorik hem de sanatsal bir bütünlük taşıdığını ifade etti. Programın kapanışında konuşan Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı da, Prof. Dr. Şahin Uçar’ın ilim ve sanat dünyasındaki müstesna yerine dikkat çekti. İstanbul Üniversitesi mezunu olan Uçar’ın hem yurt içinde hem de yurt dışında akademik faaliyetlerde bulunduğunu belirten Bıyıklı, onun tarih felsefesi alanında önemli bir birikime sahip olduğunu ifade etti. Gençlik yıllarında Süheyl Ünver, Kemal Batanay, Hamit Aytaç ve Münir Nureddin Selçuk gibi isimlerden dersler aldığını hatırlatan Bıyıklı, bu birikimin Uçar’ın çok yönlü kişiliğini şekillendirdiğini söyledi. Uçar’ın klasik ve modern şiir alanında da eserler verdiğini belirten Bıyıklı, aruz vezniyle yazılmış bir divana sahip olmasının onu çağdaş edebiyat içinde ayrıcalıklı bir konuma taşıdığını ifade etti. Konuşmasının sonunda Uçar’ın dil zenginliğine de değinen Bıyıklı, Türkçenin farklı lehçelerinin yanı sıra İngilizce, Farsça, Arapça, ayrıca bir ölçüde Rusça ve Latince bildiğini vurguladı. Uçar’ın yaşayan insan hazinelerimizden birisi olduğunu söyleyen Bıyıklı Türk okurunun son eserine gereken ilgiyi göstereceğine inandığını ifade etti. İki saat süren program soru cevap bölümünün ardından sona erdi.
Bu markette parayla değil dua ile alışveriş yapılıyor
15 Mart 2026 Pazar - 11:24 Bu markette parayla değil dua ile alışveriş yapılıyor Gaziantep’te her ay yaklaşık 2 bin ihtiyaç sahibinin yardım alacağı sosyal markette vatandaşlar kendilerine verilen kartla gönüllerince alışveriş yapabiliyor. Türkiye’nin farklı illerinde açtığı sosyal marketlerle aralarında yetim ve öksüz ailelerin de bulunduğu ihtiyaç sahiplerine hizmet veren Umut Kervanı, Gaziantep’te de sosyal market açtı. Şehitkamil ilçesinin Burak Mahallesi’nde dualarla açılan markette gıda ürünleri, kıyafet, ayakkabı, et ve süt ürünleri ile temizlik maddelerine kadar ailelerin ihtiyaç duyabileceği malzemeler yer alıyor. Ramazan ayıyla birlikte yardımın en üst seviyeye ulaştığı, para yerine dua ile alışverişin yapıldığı sosyal markette ihtiyaç sahipleri kendilerine verilen "Umut Kart" ile ihtiyaçlarını alabiliyor. Hayırseverlerin de desteğiyle ihtiyaç sahibi aileler normal marketlerde yaptıkları alışverişler gibi kart ile alışverişlerini rahatlıkla yapabiliyorlar. Raflarında bakliyat, un, yağ, çay, şeker ve salça gibi temel gıda ürünlerinin yanı sıra temizlik ve hijyen malzemelerinin de bulunduğu sosyal marketten her ay yaklaşık 2 bin ihtiyaç sahibi yararlanabiliyor. İhtiyaç sahibi aileler sosyal markette aylık herhangi bir ücret ödemeden gerekli temel ihtiyaçlarını karşılıyor. Paranın geçmediği ve ihtiyaç sahibi ailelerin temel ihtiyaçlara daha kolay ulaşabilmesi amacıyla hayata geçirilen sosyal markette ilk alışverişlerini Ramazan Bayramı öncesi yapan aileler ve çocukların yüzü yaptıkları alışverişle güldü. "Önceliğimiz hep insan oldu" Sosyal marketin açılışında konuşan Umut Kervanı Genel Başkan Yardımcısı Erdal Elibüyük, "Umut Kervanı Gaziantep Derneği’nin sosyal market açılışı öncelikle Gaziantep’imize hayırlı olsun. Tabi biz Umut Kervanı İnsani Yardım Vakfı olarak bu yola çıkarken önceliğimiz hep insan oldu. Merkeze insanı koyduk. İnsana dokunduğumuz zaman sadece onun maddi ihtiyaçlarını değil, yüreğine, gönlüne ve aklına dokunmak istedik. Yardım verirken incitmeden, hissettirmeden ve bir mahcubiyet yaşatmadan ihtiyacını gidermek hep önceliğimiz oldu. İnsanların bu kapıdan içeri girdiğinde hayatın bütün o yorgunluğunu kapıda bırakıp, onu ezen ne varsa, onu mahcup eden ne varsa vakfın içine girerken kapıda bırakıp içeri girdiğinde de ihtiyaçlarını alıp hiç kimseye minnet etmeden buradaki ihtiyaçlarını karşılayıp gitsin istedik. Bunu yaparken de artık geleneksel anlamdaki kapı kapı yardım kolisi götürmek yerine tıpkı bir marketten alışveriş yapar gibi ihtiyaçlarını almasını istiyoruz. Bizim onlara ne götürdüğümüz değil, onların neye ihtiyacı varsa, ihtiyaçlarını marketten alışveriş yapar gibi alıp gidecek. Bugün Gaziantep’imizde sosyal marketimizin altıncısını açtık. Rabbim hayırlara vesile kılsın" dedi.
Mersin’de çocuklara eşit gelecek için güçlü destek
15 Mart 2026 Pazar - 11:19 Mersin’de çocuklara eşit gelecek için güçlü destek Mersin Büyükşehir Belediyesi, çocukların eğitimden beslenmeye, spordan sosyal gelişime kadar birçok alanda fırsat eşitliğine erişebilmesi için hayata geçirdiği projelerle dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde yürütülen çalışmalarla özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor. ’Doğumdan ölüme belediyecilik’ anlayışıyla sosyal politikaları hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, eğitim destekleri, çocuk kampüsleri, spor faaliyetleri ve gıda destekleriyle çocukların hem bugünü hem de geleceği için kapsamlı hizmetler sunuyor. Eğitim, sanat ve sosyal gelişim bir arada Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezlerinde alanında uzman eğitimciler tarafından çocuklara tamamen ücretsiz eğitim veriliyor. Dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocukların kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere erişimini artırmak amacıyla kent genelinde çeşitli merkezler açılıyor. Çocuk Kampüslerinde düzenlenen atölye ve etkinlikler sayesinde çocukların hayal gücü, yetenekleri ve sosyal becerileri geliştirilirken; akademik, sanatsal ve duygusal gelişimleri de destekleniyor. Ayrıca sosyo-ekonomik düzeyi düşük mahallelerde açılan Çocuk Gelişim Merkezleri ile çalışan ailelere de önemli bir destek sağlanıyor. Eğitimle birlikte sağlıklı beslenme desteği Ekonomik şartların zorlaştığı dönemde çocukların beslenmesine de önem veren Büyükşehir Belediyesi, Mahalle Mutfakları aracılığıyla dezavantajlı mahallelere sıcak yemek ulaştırıyor. Kurs merkezlerinden yararlanan öğrencilere öğle yemeği götüren ekipler, sabah saatlerinde ise ’1 Ekmek 1 Çorba’ uygulamasıyla çocukların güne sıcak bir başlangıç yapmasını sağlıyor. Spor ve kültür hizmetleri mahallelere taşınıyor Çocukların fiziksel gelişimi ve sosyal becerilerinin artırılması için birçok spor tesisini hizmete açan Büyükşehir Belediyesi, yüzme, futbol, basketbol, voleybol, tenis, jimnastik, okçuluk, taekwondo ve masa tenisi gibi birçok branşta ücretsiz kurslar düzenliyor. Merkeze uzak bölgelerde yaşayan çocuklara da ulaşmayı amaçlayan ekipler, Kitobüs ile çocukları kitaplarla buluştururken Sporbüs ile farklı spor branşlarını tanıma fırsatı sunuyor. Ailelere yönelik destek ve farkındalık çalışmaları Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kadın ve Çocuk Atölyelerinde düzenlenen aile-çocuk etkinlikleriyle aile içi iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca akran zorbalığı konusunda düzenlenen farkındalık atölyeleri ile çocuklar ve aileler bilinçlendiriliyor. "Çocukların gelişimi için çalışıyoruz" Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdal Gökayaz, çocuklar ve gençlere yönelik faaliyetlere büyük önem verdiklerini belirterek, "Temel amacımız çocukların akademik, kültürel, sosyal, sportif ve bilimsel gelişimlerine katkı sağlamak ve onların kendi yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olmaktır" dedi. Dezavantajlı bölgelerde sunulan hizmetlerin çocukların bu imkanlara erişimini kolaylaştırdığını ifade eden Gökayaz, kent genelindeki çocuklar için fırsat eşitliği sağlamayı görev bildiklerini kaydetti. Çocukların beslenmesine de büyük önem verdiklerini vurgulayan Gökayaz, kurs merkezlerinde öğrencilere sağlıklı yemek imkanı sunduklarını, ayrıca eğitim-öğretim yılı başında ilkokula başlayan binlerce öğrenciye ’İlk Çantam Projesi’ kapsamında çanta ve kırtasiye desteği verdiklerini belirtti. "Mutlu çocuk, mutlu toplum demektir" Kent genelinde çevre temizliği ve parkların bakımına da önem verdiklerini ifade eden Gökayaz, çocukların güvenli ve sağlıklı alanlarda vakit geçirebilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Büyükşehir Belediyesinin çocuklara yönelik tüm hizmetlerinin ücretsiz olduğunu kaydeden Gökayaz, "Mutlu çocuk mutlu aileyi, mutlu aile de sağlıklı ve mutlu toplumu beraberinde getiriyor. Bu nedenle çocuklar ve gençler için yürüttüğümüz faaliyetleri kent genelinde yaygınlaştırarak sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Vatandaş bu lezzet için 11 ay bekleyip sıraya giriyor: Sadece Sakarya’da üretiliyor
15 Mart 2026 Pazar - 11:17 Vatandaş bu lezzet için 11 ay bekleyip sıraya giriyor: Sadece Sakarya’da üretiliyor Osmanlı döneminden günümüze uzanan ve Türkiye’de sadece Sakarya’da yaşatılan Ramazan’a özgü kıymalı pide geleneği, bu yıl da iftar sofralarının vazgeçilmezi oldu. Normal pidelere göre daha yumuşak hamuru ve bol iç harcıyla dikkat çeken bu özel lezzet, fırınlarda hummalı bir çalışmayla hazırlanıyor. Sakaryalıların tadabilmek için 11 ay beklediği kıymalı pide, fırınlarda 130 TL’den satılırken, iç harcını kendi getiren vatandaşlar için ise 40 TL işçilik ücretiyle pişiriliyor. Sakarya’da fırıncılar, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte mesailerini bu asırlık geleneği yaşatmak için harcıyor. Kır pidesinden farklı olarak daha yoğun malzeme ve özel bir hamur tekniğiyle hazırlanan kıymalı pide, hem hazır olarak satışa sunuluyor hem de vatandaşların evde hazırlayıp getirdiği iç harçlarla "fırınlama" geleneğini sürdürüyor. "Sakaryalılar bu lezzeti tatmak için 11 ay bekliyorlar" Pidenin tarihi serüvenini ve üretim aşamasını anlatan fırın sahibi Levent Gündüz, "Sadece Ramazan aylarında ürettiğimiz bir ürün. Kıymalı pidemiz çok eskilerden, Osmanlı döneminden gelen bir gelenek. Sakaryalılar bu lezzeti tatmak için 11 ay bekliyor. Biz de onların beklentisine cevap verebilmek için özenle hazırlıyoruz. Mesleğe ilk başladığımız zamanlarda bu pideyi kendimiz yapmıyorduk. Müşteri iç harcını kendisi getirirdi. Biz o harçtan üretip müşteriye verirdik. Zaman geçtikçe kendimiz de üretmeye başladık. Tabii bu gelenek de devam ediyor. İç harcını kendisi getiren müşteriler oluyor, onlara da yapıyoruz. Tercih eden bizim pidemizi alıyor ya da kendi harcını getiriyor. Ramazan ayı paylaşma ayı ve bu lezzeti herkesin tadabilmesi için mümkün olduğunca fiyatları uygun tutuyoruz. Bizim ürettiğimiz pidemizin fiyatı 130 lira. Müşterinin harcıyla yapılan pideyi 40 liradan yapıyoruz, işçilik ve hamur ücreti alıyoruz" dedi. "Yılda sadece bir ay üretiliyor" Kıymalı pidenin hazırlık sürecini ve diğer pidelerden ayıran farklarını anlatan fırıncı Yasin Akyüz ise, "Öncelikle soğanımızı bir gün öncesinden soyuyoruz, doğruyoruz. Biberimiz var, aynı şekilde soyup doğrayıp ertesi güne hazır ediyoruz. Ramazan pidesi hamuru gibi, daha lezzetli. Yumuşak bir hamur yoğuruyoruz. Bunları yaklaşık bir saat dinlendiriyoruz. Bir saat dinlendikten sonra açılmaya hazır hale geliyor. Sonrasında pişiriyoruz, iftar saatine yetiştiriyoruz. Kır pidesinin içinde kıymalı pideye göre daha az kıyma bulunuyor. Kır pidesinin hamuru daha sert. İçerik olarak da; kır pidesinin içinde biber ve kıyma çok yoğun olmaz. Bunun özelliği Ramazan ayına özgü olduğu için bol kıymalı ve daha yumuşak hamurlu olması. Bu pideyi diğer pidelerden ayırmamızın sebebi Ramazan ayına özel olarak Sakarya’da yılda sadece bir ay üretiliyor olması" diye konuştu.
Kepez Belediye Başkanı Kocagöz’den şehit annesine ziyaret
15 Mart 2026 Pazar - 10:56 Kepez Belediye Başkanı Kocagöz’den şehit annesine ziyaret Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 1994 yılında Erzurum’da şehit olan Astsubay Zeynel Özüren’in annesini Ramazan ayında evinde ziyaret etti. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 1994 yılında Erzurum’da şehit düşen Astsubay Zeynel Özüren’in annesini evinde ziyaret etti. Ramazan ayında gerçekleştirilen ziyarete Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şube Başkanı Mehmet Yurdakul da katıldı. Ziyarette şehit annesiyle bir süre sohbet eden Kocagöz, Kepez Belediyesi tarafından şehit ve gazi ailelerine yönelik yürütülen sosyal hizmetlerle ilgili bilgi aldı. Belediye ekiplerinin ev temizliği hizmeti verip vermediğini soran Kocagöz’e şehit annesi verilen hizmetlerden memnun olduğunu ifade etti. Ziyaret sırasında konuşan Kocagöz, şehit ve gazi ailelerinin her zaman yanında olduklarını belirterek bu konuda belediye olarak çeşitli sosyal hizmetler yürüttüklerini söyledi. Kepez Belediyesi’nin özellikle 65 yaş üzeri vatandaşlara ve ihtiyaç sahiplerine yönelik ev temizliği ve sağlık hizmetleri sunduğunu ifade eden Kocagöz, şehit ve gazi ailelerine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydetti. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şube Başkanı Mehmet Yurdakul ise şehit ailelerinin yalnız olmadığını belirterek, devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının şehit aileleri ve gazilerin yanında olduğunu söyledi. Ramazan ayı dolayısıyla gerçekleştirilen ziyarette şehit annesiyle bir süre sohbet edilirken, şehit ailelerinin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Bursa’da Balkan esintili sahur: Sokak sokak dolaşıp börek topladılar
15 Mart 2026 Pazar - 10:52 Bursa’da Balkan esintili sahur: Sokak sokak dolaşıp börek topladılar Bursa’nın Osmangazi ilçesine bağlı Gülbahçe ve Selamet Mahallelerinde Ramazan ayına özgü Rumeli sahur geleneği bu yıl da renkli görüntülere sahne oldu. Rumeli ve Balkan kökenli vatandaşların yoğun olarak yaşadığı mahallelerde, meşaleler, çalgılar ve geleneksel Balkan kıyafetleriyle sokak sokak dolaşan grup, söyledikleri şarkı ve türkülerle mahalleliyi sahura kaldırdı. Gecenin ilerleyen saatlerinde başlayan etkinlikte mahalle sakinleri balkonlara ve pencerelere çıkarak söylenen türkülere eşlik etti. Kapı kapı dolaşan grup için mahalle sakinleri tarafından hazırlanan börek ve çeşitli ikramlar dağıtıldı. Tüm mahalle gezildikten sonra toplanan yiyeceklerle birlikte sahur yapıldı. Renkli görüntülerin oluştuğu etkinlikte çocuklardan yaşlılara kadar çok sayıda mahalle sakini sokağa çıkarak bu geleneğe ortak oldu. BURFEM (Bursa Folklör Eğitim Merkezi) Spor Kulübü Başkanı Adem Serbest, organizasyonun yıllardır devam eden bir gelenek haline geldiğini belirterek, "2012 yılında başlattığımız Rumeli sahur organizasyonumuzu bugün 2026 yılı BURFEM’in 20. yaş yılı olarak tekrar kutluyoruz. Rumeli ve Balkan hemşehrilerimizin olduğu mahallelerimiz; Gülbahçe ve Selamet mahallelerinde organizasyonlarımızı gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Birlikte gezip gördünüz, böreklerimizle, tatlılarımızla bu akşam hep birlikte sahur yapacağız. Mahallelilerden gerçekten güzel tepkiler alıyoruz. Her yıl küçük çocuklarımız Ramazan’da sokaklarda sahur organizasyonumuzu bekliyor. İlk yaptığımız yıl nasıl bir tepki alacağımızı bilmiyorduk ama birkaç dostumuza danıştığımızda çok güzel olacağını söylediler ve bu şekilde başlattığımız organizasyonumuz 14 yıldır devam ederek gelenek haline geldi" dedi. Kuzey Makedonya Bursa Fahri Konsolosu Halil Bedzeti ise organizasyona ilk kez katıldığını ifade ederek, "Bu akşamki sahur organizasyonunda biz de bulunduk, çok keyif aldık. Gerçekten ben böyle bir sahur organizasyonunu ilk defa görüyorum. Herkese çok tavsiye ediyoruz çünkü gerçekten çok güzel ve çok keyifli. İnsanlar bu saatlerde camlarda, kapılarda. Bu güzel börekleri hazırlayan hemşehrilerimize çok teşekkür ederiz" diye konuştu. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yaşatan etkinlik, mahalle sakinlerinin birlikte yaptığı sahurla sona erdi.
Dev kazanlar, ihtiyaç sahipleri için kaynıyor
15 Mart 2026 Pazar - 10:49 Dev kazanlar, ihtiyaç sahipleri için kaynıyor Elazığ’da Türk Kızılay ekipleri tarafından kaynatılan dev kazanlardaki 3 çeşit yemek, ihtiyaç sahibi olan 700 kişiye sıcak bir şekilde dağıtılıyor. Ramazan ayında ihtiyaç sahibi ailelere her ilde olduğu gibi Elazığ’da da destek olunuyor. Bu çerçevede Türk Kızılay Aşevi’nde, aşçılar tarafından her gün 245 aile ve ortalama 700 kişiye yetecek kadar 3 çeşit yemek yapılıyor. Aşçıların sabahtan başladığı mesaide hazırlanan yemekler, öğleden sonra saat 14.30’da sıcak ve hijyenik olarak paketleniyor. Özenle paketlenen 3 çeşit yemek, Türk Kızılay personeli, gönüllüler ve Elazığ Belediyesi ekipleri tarafından ihtiyaç sahibi ailelerin kapılarına kadar ulaştırılarak kendilerine teslim ediliyor. Yemek dağıtımında özellikle kendi ihtiyacını karşılayamayacak fiziksel engelli, hasta, yaşlı ve kendisine yetemeyen ailelere öncelik verilirken kendi ihtiyacını karşılayacak ailelere ise gıda kolisi ve gıda kartlarıyla destek sunuluyor. "Ekonomik olarak dar boğazda olan vatandaşlarımıza da gıda kolisi ve gıda kartı vererek destek oluyoruz" Aşevinde çıkan yemekler hakkında bilgilendirmelerde bulunan Türk Kızılay Elazığ Başkanı Rahman Kızılkaya, "2025 yılının kasım ayında açmış olduğumuz aşevinde Ramazan ayıyla birlikte daha hareketli ve bereketli günlerde miktarı ve sayıyı çok daha fazla arttırarak ihtiyaç sahiplerine yemek çıkarıyoruz. Günde 3 çeşit olmak üzere 1 öğün yemeklerimizi kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan yaşlı ve engelli bireylerimizin hanelerine gönüllülerimiz, çalışanlarımız ve Elazığ Belediyesi tarafından ulaştırılmaktadır. Şu an yaklaşık 245 hane 600 ile 700 arasında değişen kişi sayısına yemeklerimiz her gün sıcak, taze ve lezzetli bir şekilde ustalarımızın ellerinden çıkarak ihtiyaç sahiplerinin evlerine tarafımızca ulaştırılıyor. Biz aşevinde pişen yemeklerimizi genellikle fiziksel engelli, kendisine yetemeyen ya da yaşı ve hastalığı nedeniyle kendi kendine yetemeyen bireylerin yemek ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Ekonomik olarak darboğazda olan, mutfak giderlerini karşılayamayan bireylerin de ihtiyaçlarını gıda kolisi, gıda çeki ve gıda kartlarıyla onların mutfak ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Çünkü onlar kendi yemeklerini kendi mutfağında yapma durumuna sahipler. Bizim yemek dağıttığımız haneler ise evlerinde, koli koli gıda olmuş olsa bile kendi yemeklerini yapamayacak bireylerdir. Dolayısıyla Elazığ Kızılay Aşevi olarak öncelikle bizden yararlanan kişiler, fiziksel engeli olan kişilerdir. Buna ilaveten bu kazanlar, özellikle bağışçılarımızın desteğiyle her gün 3 çeşit yemeği kaynatıp ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Buraya destek veren tüm hayırseverler ve bağışçılarımızdan Allah razı olsun. Bu sofrada, bu kazanda ve bu tabakta tuzum olsun diyen her hayırseverin buraya destek verebileceğini, günlük pişen yemeklere katkı sunabileceğini ve arzu ederlerse yemek dağıtımında bizlerle beraber burada sabahın ilk saatlerinde başlayıp akşam saatlerine kadar süren çalışmalara da katılım sağlayabilirler" dedi.
Dev kazanlar, ihtiyaç sahipleri için kaynıyor
15 Mart 2026 Pazar - 10:43 Dev kazanlar, ihtiyaç sahipleri için kaynıyor Elazığ’da Türk Kızılay ekipleri tarafından, kaynatılan dev kazanlardaki 3 çeşit yemek, ihtiyaç sahibi olan 700 kişiye sıcak bir şekilde dağıtılıyor. Ramazan ayında ihtiyaç sahibi ailelere her ilde olduğu gibi Elazığ’da da destek olunuyor. Bu çerçevede Türk Kızılay Aşvevinde, aşçılar tarafından her gün 245 aile ve ortalama 700 kişiye yetecek kadar 3 çeşit yemek yapılıyor. Aşçıların sabahtan başladığı mesaide hazırlanan yemekler, öğleden sonra saat 14.30’da sıcak ve hijyenik olarak paketleniyor. Özenle paketlenen 3 çeşit yemek, Türk Kızılay personelleri, gönüllüler ve Elazığ Belediyesi ekipleri tarafından ihtiyaç sahibi ailelerin kapılarına kadar ulaştırılarak kendilerine teslim ediliyor. Yemek dağıtımında özellikle kendi ihtiyacını karşılayamayacak fiziksel engelli, hasta, yaşlı ve kendisine yetemeyen ailelere öncelik verilirken kendi ihtiyacını karşılayacak ailelere ise gıda kolisi ve gıda kartlarıyla destek sunuluyor. ‘Ekonomik olarak dar boğazda olan vatandaşlarımıza da gıda kolisi ve gıda kartı vererek destek oluyoruz’ Aşevinde çıkan yemekler hakkında bilgilendirmelerde bulunan Türk Kızılay Elazığ Başkanı Rahman Kızılkaya, "2025 yılının kasım ayında açmış olduğumuz aşevinde Ramazan ayıyla birlikte daha hareketli ve bereketli günlerde miktarı ve sayıyı çok daha fazla arttırarak ihtiyaç sahiplerine yemek çıkarıyoruz. Günde 3 çeşit olmak üzere 1 öğün yemeklerimizi kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan yaşlı ve engelli bireylerimizin hanelerine gönüllülerimiz, çalışanlarımız ve Elazığ Belediyesi tarafından ulaştırılmaktadır. Şuan yaklaşık 245 hane 600 ile 700 arasında değişen kişi sayısına yemeklerimiz her gün sıcak, taze ve lezzetli bir şekilde ustalarımızın ellerinden çıkarak ihtiyaç sahiplerinin evlerine tarafımızca ulaştırılıyor. Biz Aşevinde pişen yemeklerimizi genellikle fiziksel engelli, kendisine yetemeyen ya da yaşı ve hastalığı nedeniyle kendi kendine yetemeyen bireylerin yemek ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Ekonomik olarak dar boğazda olan mutfak giderlerini karşılayamayan bireylerin de ihtiyaçlarını gıda kolisi, gıda çeki ve gıda kartlarıyla onların mutfak ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Çünkü onlar kendi yemeklerini kendi mutfağında yapma durumuna sahipler. Bizim yemek dağıttığımız haneler ise evlerinde, koli koli gıda olmuş olsa bile kendi yemeklerini yapamayacak bireylerdir. Dolayısıyla Elazığ Kızılay Aşevi olarak öncelikle bizden yararlanan kişiler, fiziksel engeli yetersiz olan büyüklerin ve kişilerdir. Buna ilaveten bu kazanlar, özellikle bağışçılarımızın desteğiyle her gün 3 çeşit yemeği kaynatıp ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Buraya destek veren tüm hayırseverlere ve bağışçılarımızdan Allah razı olsun. Bu sofrada, bu kazanda ve bu tabakta tuzum olsun diyen her hayırseverin buraya destek verebileceğini, günlük pişen yemeklere katkı sunabileceğini ve arzu ederlerse yemek dağıtımına bizlerle beraber burada sabahın ilk saatlerinde başlayıp akşam saatlerine kadar süren çalışmaları da katılım sağlayabilirler" dedi.