GÜNDEM
03 Nisan 2026 Cuma - 01:02 Tunceli’de otizm farkındalığı paneli düzenlendi Tunceli’de düzenlenen "Otizmi Anlamak" adlı farkındalık paneli düzenlendi. Tunceli’de otizm farkındalığını artırmak amacıyla "Otizmi Anlamak" konulu panel düzenlendi. Tunceli Valiliği himayesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda Munzur Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Vali Yardımcısı Adem Eser, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, otizmli bireyler ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Panelde, alanında uzman isimler otizmi çok yönlü ele alarak hem bilimsel hem de toplumsal boyutlarıyla değerlendirdi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hüseyin Okan, otizmin bir engel değil, insan doğasının bir zenginliği olduğunu vurguladı. Okan, "Bakanlığımızın 2’nci Ulusal Eylem Planı çerçevesinde, Tunceli’de engelli bireylerimizi sadece hizmet alan değil, toplumun aktif ve üreten özneleri olarak konumlandırıyoruz. 2025 Eylül ayı itibarıyla hayata geçirdiğimiz ’Engelli Dostu Üniversite’ ve ’Engelsiz İş Gücü’ programlarıyla Türkiye’de öncü bir modeli uyguluyoruz. Şimdi ise 6.4 milyon TL bütçeli ’Tunceli Engelsiz Nefes Evi’ projemizle ilimizde ilk kez gündüzlü bakım merkezini kuracağız. Amacımız hem evlatlarımızın gelişimini desteklemek hem de fedakâr ailelerimize, özellikle annelerimize bir nefes aldırmaktır" dedi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 23:26 Evde sıkılan kadınlar kıraathaneye gelip masa oyunlarıyla stres atıyor Isparta’da kıraathane kültürüne yeni bir boyut kazandıran bir kadın, 22 yıllık evliliğini sonlandırdıktan sonra yaklaşık 4 yıl önce eşinden kendisine kalan kıraathaneyi işletmeye başladı. Bu kıraathanede erkeklerin yanı sıra artık kadınlar da yer alıyor. Bazı kadınlar eşlerinden izin alarak tek başına, bazıları ise eşiyle birlikte gelerek masa oyunları oynuyor, sohbet ediyor ve sosyal hayata katılıyor. Emre Mahallesi’ndeki kıraathane, farklı konseptiyle hem kadınların hem de erkeklerin bir arada vakit geçirdiği samimi bir ortama dönüşürken, mahallede de dikkat çeken bir sosyal buluşma noktası haline geldi. Yaklaşık 4 yıl önce kıraathaneyi işletmeye başlayan Çetin, kısa sürede alışılmışın dışına çıkarak mekâna farklı bir kimlik kazandırdı. Toplumda uzun yıllardır erkeklere ait bir alan olarak görülen kıraathanede artık kadınlar da yer alıyor. Çetin’in işlettiği mekânda kadınlar, çay ve kahve eşliğinde bir araya gelerek sohbet ediyor, okey ve kağıt oyunları oynayarak günlük streslerini atıyor. Başlangıçta çevreden gelen şaşkın bakışlar ve eleştirilerle karşılaştığını belirten Çetin, zamanla bu önyargıların kırıldığını ifade ediyor. İşini severek yaptığını dile getiren Çetin, kadınların da her alanda var olabileceğini göstermek için sabah akşam mücadele verdiğini söyledi. Kadınların da buluşma noktası oldu Kıraathaneye gelen kadınların bazıları eşlerinden izin alarak arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi tercih ederken, bazıları ise eşlerini evde bırakıp tek başına geliyor. Öte yandan, eşleriyle birlikte gelerek okey masasına oturan ve birbirine oyun arkadaşı olan çiftler de dikkat çekiyor. Kadınların sosyalleşebileceği bir alan oluşturmayı hedeflediğini belirten Çetin, "Burası artık sadece erkeklerin değil, herkesin ortak noktası" anlayışıyla işletmesini sürdürüyor. Kahvehaneyi devraldı hayata tutundu Kıraathanenin işletmecisi Gülşen Çetin, "3 sene önce başladım. Ayrıldığım eşimle birlikte oğlum açmıştı burayı. Sonra hepsi bırakıp gidince üzerime kaldı, ihale de bu şekilde oldu. Şu anda ben işletiyorum, 4. seneye girmek üzereyim. Halimden gayet memnunum. Sonuçta bu bir ekmek parası, ne iş yaptığın çok da önemli değil bence. Beni burada görünce gelmek istemeyenler de oldu. Erkekler bazen daha küfürlü konuştukları için benden rahatsız olanlar vardı. Ama zamanla bunu aştık. Sadece kadınlardaki ön yargıyı tam olarak kıramadım, buna üzülüyorum. Oysa artık kadın-erkek herkes birlikte geliyor, kimse kötü gözle bakmıyor. Kadın ve erkek her yerde eşittir" dedi. "Kadınlar kendi ayakları üzerinde durmalı" Kadınların ön yargılarını kırıp bu tür ortamlara gelmesini desteklediğini söyleyen Çetin, "Maalesef birçok kadın günümüzde eziliyor, şiddet görüyor ya da çocukları için susmak zorunda kalıyor. Bu yüzden kadınların kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini düşünüyorum. Ne iş olursa olsun, kimseye muhtaç olmamalılar. İlk başladığımda bir çayı götürürken bile zorlanıyordum, şekerler ıslanıyordu. Şimdi ise bir tepside 15 çayı rahatlıkla dağıtabiliyorum. Beni gören bazı kadınlar şaşırıyor, ‘Kadın kahveci mi olur?’ diyenler oluyor. Ama ‘Helal olsun’ diyenler daha fazla ve bu beni çok gururlandırıyor. Kendi ayaklarımın üzerinde durabildiğim, çocuklarıma bakabildiğim ve ekmeğimi kazandığım için gurur duyuyorum. Bu işte kazandıkça daha çok bağlanıyorum. Bazen burada ağladığım da oluyor, kahvenin ortasında güldüğüm de. Müşterilerimden çekinmiyorum çünkü yaklaşık 4 yıldır buradayım, artık hepsi ailem gibi oldu" ifadelerini kullandı. "Kadınlar çıkın gelin, eşlerinizle tartışırsanız elimden geleni yapar barıştırırım" Bu işletmeye gelen bazı kadınların eşlerinden izin alarak geldiğini belirten Çetin, "Bazılarını çocukları ya da yakınları eleştiriyor. Ama biz artık belli bir yaşa gelmiş insanlarız. Erkekler her yere rahatça gidebiliyorken kadınların gitmesine karşı çıkılması doğru değil. Ben 22 yıl boyunca baskı altında yaşadım, bunun bedelini çok ağır ödedim. Bu yüzden tüm kadınlara söylüyorum kimse körü körüne yaşamasın. Kahve kültürü sadece erkeklere ait değil. Kadınlar da artık buraya geliyor. Hatta apartman toplantıları bile burada yapılıyor. Kadınlar evde sıkılıyor; neden gelip burada vakit geçirmesinler? Çayı da uygun fiyata veriyorum. İsteyen eşiyle gelip okey oynayabilir. Kıskançlık yapanlar varsa, eşleriyle birlikte gelsinler, birlikte vakit geçirsinler. Hiçbir sorun olmaz. Tüm Isparta halkına, özellikle kadınlara sesleniyorum evde canınız sıkıldığında çıkın, gelin. Eşinizle tartışırsanız da getirin, elimden geleni yapar, barıştırırım" diye konuştu. "Burada çay, kahve içiyoruz, sohbet ediyoruz" Eşinden izin alarak kıraathaneye geldiğini söyleyen 50 yaşındaki Ülker Göktaş, "Bugün arkadaşlarla toplanıp bir şeyler yapalım dedik. Ara sıra böyle bir araya geliyoruz. Çay, kahve içiyoruz, sohbet edip dedikodu yapıyoruz. Eşime söyledim, izin aldım. ‘Ben kahveye gidiyorum’ dedim, o da ‘tamam’ dedi. Böyle olunca biraz hava değişikliği oluyor, evde oturmaktan iyidir. Ara sıra gezmek için de güzel oluyor. Akşam yemeğini yaptıktan sonra bulaşıkları yıkayıp buraya geliyorum. Gülşen Hanım’ı da destekliyorum. Sonuçta bir kadının bu işi yapmasını desteklemek gerekir" dedi. "Başta tereddüt ettik ama herkes burayı sahiplendi" İşletme sahibi Gülşen Çetin’in oğlu Samet Sağören, "Biz burayı açalı yaklaşık 4 sene oluyor. Buraya bayağı bir yenilik getirdik. Artık hem kadınlar hem erkekler geliyor, karma bir ortam oluştu. İlk başlarda biraz karamsardım. Ancak zamanla annemin de alıştığını fark ettim. Müşterilerin farklı gözle bakmadığını, annemi bir kardeş ya da abla gibi gördüklerini gördüm. Bu da içimi rahatlattı. Zaten bu işi severek yapıyor. Kadınlar da artık buraya geliyor ve şu an annem çok mutlu" dedi. "Eşiniz nerede diye düşünmek yerine birlikte gelin" Eşiyle birlikte kıraathaneye gelen Buse Sağören, "Biz eşimle evleneli 1 sene olacak. Ben eşimi tek başına bir yere göndermiyorum, hep benimle olsun istiyorum. Kocanızın nerede olduğunu düşünmek yerine siz de eşinize katılın, birlikte gelin, okey oynayın" ifadelerini kullandı.
Şehitlerin künye ve konum bilgileri dijital ortama aktarılıyor
12 Mart 2026 Perşembe - 11:20 Şehitlerin künye ve konum bilgileri dijital ortama aktarılıyor İzmir Kadifekale Şehitliği’nde, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü dolayısıyla yeni düzenlemeler hayata geçiriliyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinesinde Türkiye genelindeki tüm şehitlerin künye ve konum bilgileri dijital ortama aktarılacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü önderliğinde, vatanın bekası uğruna canlarını feda eden şehitlerin hatıralarının yaşatılması ve nesilden nesile aktarılması amacıyla ülke genelinde kapsamlı bir çalışma yürütülüyor. Aziz şehitlerin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumluluk olarak belirleyen bakanlık, bu vizyon doğrultusunda 81 ildeki tüm şehitliklerde ve kabristanlarda yatan kahramanların künye ile konum bilgilerini tamamen dijital ortama aktarıyor. Böylece teknolojik altyapı kullanılarak şehitlerin kahramanlık öykülerinin ve kimlik bilgilerinin ziyaretçiler tarafından kalıcı olarak ulaşılabilir olması hedefleniyor. Kadifekale Şehitliği’nde 18 Mart’ta yapılacak düzenlemelerle ilgili bilgi veren İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Kömürcüoğlu, bakanlık olarak şehitlerin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumlulukları olarak gördüklerini söyledi. Kömürcüoğlu, bu amaçla 81 il genelindeki şehitliklerde ve diğer kabristanlarda bulunan tüm şehitlerin künye ve konum bilgilerini dijital ortama aktarmak için çalışma başlattıklarını kaydetti. Kahramanların hatırası yaşatılacak Gelecek nesillere kahramanların hatırasını en temiz ve vakur haliyle aktarmanın bir borç olduğunu dile getiren Kömürcüoğlu, "Ezanımız, ay yıldızlı al bayrağımız ve istiklal sevdamız için gözlerini kırpmadan canlarını feda eden kahramanlarımızın kabirleri burada. Aziz hatıraları ise ebediyen milletimizin kalbinde yaşamaya devam edecektir. Bizler şehitlerimizi toprağa sadece emanet ettik. Onların hatırasını, fedakarlığını ve bıraktıkları büyük mirası ise daima yüreğimizde taşıyoruz. Şehitlikler milletimizin bağımsızlık sevdasının ve asırlara damga vuran şanlı tarihimizin abidelerindendir. Her biri imanla yoğrulmuş cesaretin, vatan uğruna verilen fedakarlığın, milletimizin sarsılmaz iradesinin ve istiklal aşkının ebedi nişanesidir" dedi. "Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın" Bu asil ruhun nesilden nesile aktarıldığını belirten Kömürcüoğlu, "İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinde de ifadesini bulmuş, şu mısralarla adeta tarihe kazınmıştır; ’Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın, gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Bu mısralar aziz şehitlerimizin yüce makamını ve milletimizin şehitlik mertebesine duyduğu derin hürmeti en veciz şekilde ifade etmektedir" diye konuştu. Koruma altındaki çocuklar şehitlikleri ziyaret edecek Çalışmaların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla yürütüldüğünü hatırlatan Kömürcüoğlu, "Bakanlığımız koordinasyonunda başlatmış olduğumuz bu çalışma, aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı mirasa duyduğumuz derin bir saygının ifadesidir. Bu bağlamda devletimiz himayesinde bulunan bütün çocuklarımızın milli ve manevi duygularını geliştirmek için bayramdan bir gün önce şehitliklerimizde ziyaret programları gerçekleştirilecektir. Bakanlık olarak her çalışmamızın arkasında aziz şehitlerimize duyduğumuz derin minnet ve şükran hissi bulunmaktadır. Aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, her daim onların yanında olmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum" ifadelerini kullandı.
Türkiye yaşlanıyor, en yaşlı nüfus Sinop’ta
12 Mart 2026 Perşembe - 11:19 Türkiye yaşlanıyor, en yaşlı nüfus Sinop’ta Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı "İstatistiklerle Yaşlılar 2024" verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu. Türkiye’de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus 2019 yılında 7 milyon 550 bin 727 kişi iken son beş yılda yüzde 20,7 artarak 2024 yılında 9 milyon 112 bin 298 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise aynı dönemde yüzde 9,1’den yüzde 10,6’ya yükseldi. 2024 yılında yaşlı nüfusun yüzde 44,6’sını erkekler, yüzde 55,4’ünü kadınlar oluşturdu. TÜİK verilerine göre Türkiye’de nüfusun yaş yapısında önemli bir değişim yaşanırken, doğurganlık ve ölüm oranlarındaki düşüş ile sağlık alanındaki gelişmeler yaşlı nüfusun artmasına neden oldu. Uzmanlar bu süreci "demografik dönüşüm" olarak tanımlarken, Türkiye’de çocuk ve genç nüfusun toplam içindeki payı azalırken yaşlı nüfusun payı giderek yükseliyor. Yüzde 20,8 ile Sinop Açıklanan verilere göre yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 20,8 ile Sinop oldu. Sinop’u yüzde 20,2 ile Kastamonu ve yüzde 19,1 ile Giresun izledi. Uzun vadeli nüfus projeksiyonlarına göre Türkiye’de yaşlı nüfus oranının artışını sürdüreceği öngörülüyor. Mevcut demografik yapının devam etmesi halinde yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5’e, 2040 yılında yüzde 17,9’a ve 2060 yılında yüzde 27’ye yükselmesi bekleniyor.
Danilo Zanna, gastronomi kariyerine dair deneyimlerini öğrencilerle paylaştı
12 Mart 2026 Perşembe - 11:18 Danilo Zanna, gastronomi kariyerine dair deneyimlerini öğrencilerle paylaştı İstanbul Gelişim Üniversitesi, gastronomi dünyasından Danilo Zanna’yı öğrenciler ve akademisyenlerle buluşturan özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Üniversite bünyesinde düzenlenen Gastrotalks etkinliği, gastronomi alanına ilgi duyan öğrenciler için ilham verici bir söyleşiye sahne oldu. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğin moderatörlüğünü, İstanbul Gelişim Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Serdar Egeli üstlendi. Samimi ve dinamik atmosferde gerçekleşen söyleşide Danilo Zanna, gastronomi kariyerine dair deneyimlerini, mutfak kültürüne bakışını ve genç şef adaylarına tavsiyelerini paylaştı. Gastronomi söyleşisi öğrencilerden yoğun ilgi gördü Etkinliğe İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, İGÜ akademisyenleri, MasterChef 2025 şampiyonu Sezer Dirican ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. MasterChef 2025 şampiyonu ve İstanbul Gelişim Üniversitesi mezunu Sezer Dirican’ın etkinlikte yer alması öğrenciler için ayrı bir motivasyon kaynağı oldu. Gastronomi alanında kariyer hedefleyen öğrenciler, sektörün önde gelen isimlerinden biri olan Danilo Zanna’yı dinleme fırsatı buldu. Dalino Zanna’dan öğrencilerle sohbet ve ilham veren mesajlar Etkinlik kapsamında, ünlü şef Danilo Zanna iyi bir aşçının dikkat etmesi gereken püf noktaları vurgulayarak, mutfağın sadece teknik bilgi değil aynı zamanda tutku, disiplin ve kültür gerektirdiğini ifade etti. Şef Zanna, gastronominin farklı kültürleri bir araya getiren evrensel bir dil olduğunu belirterek genç şef adaylarına sürekli öğrenmenin önemini hatırlattı. Söyleşinin keyifli anlarından biri ise Danilo Zanna’nın Türk mutfağına dair düşüncelerini paylaşması oldu. Ünlü şef, en sevdiği Türk yemeğinin Cağ Kebabı olduğunu belirterek Türk mutfağının zenginliğine olan hayranlığını dile getirdi.
Pursaklar’da minikler camileri tanıyor
12 Mart 2026 Perşembe - 11:17 Pursaklar’da minikler camileri tanıyor Pursaklar Belediyesine bağlı Merkez Nezaket Okulu öğrencileri Yavuz Sultan Selim Camii’ni ziyaret etti. Pursaklar’da Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında Merkez Nezaket Okulu öğrencileri Yavuz Sultan Selim Camii’ni ziyaret etti. Minikler, caminin bölümlerini incelerken Ramazan’ın manevi atmosferini de yakından deneyimledi. ‘‘Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren manevi değerlerimizle büyümesi bizim için çok kıymetli’’ Çocukların küçük yaşlardan itibaren cami kültürünü öğrenmesi, ibadet mekânlarına saygı duyması ve toplumsal değerleri benimsemesi gelecek adına büyük önem taşıdığını belirten Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ‘‘Ramazan ayı; paylaşmanın, birlik ve beraberliğin, manevi değerlerimizi hatırlamanın en güzel zamanlarından biridir. Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren camilerimizi tanıması, ibadet kültürünü öğrenmesi ve manevi değerlerimizle büyümesi bizim için çok kıymetlidir. Merkez Nezaket Okulumuzda eğitim alan evlatlarımızın hem ahlaki hem de kültürel açıdan gelişimini destekleyen bu tür etkinlikleri sürdürmeye devam edeceğiz’’ dedi. Ramazan ayının ruhuna uygun gerçekleştirilen bu etkinlikte öğrenciler hem camiyi yakından tanıdı, hem de cami adabı hakkında bilinç kazandı. Manevi atmosferi yerinde deneyimleyen çocuklar, ziyaret boyunca merak ettikleri soruları sorarak keyifli ve öğretici bir gün geçirdi.
Tortum Belediyesi’nden 2 bin aileye ramazan desteği
12 Mart 2026 Perşembe - 11:05 Tortum Belediyesi’nden 2 bin aileye ramazan desteği Paylaşma ve dayanışma geleneğini 8 yıldır sürdüren Tortum Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla 2 bin aileye yardım kolisi dağıtırken, Belediye Başkanı Muammer Yiğider, 160 yaşlı hasta evine sıcak aş yemeği dağıtımı yaptı. 2 bin ailenin kapısını çalarak ramazan sevincini paylaşıyor Temel yaşam malzemelerinin yer aldığı gıda paketlerinin, belediye personeli ve mahalle muhtarları aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını ifade eden Tortum Belediye Başkanı Muammer Yiğider, "Sosyal belediyecilik çerçevesinde ihtiyaç sahibi ailelere destek olmayı görev sayıyoruz. Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın, kardeşlik duygularının pekiştiği ve iftar sofralarında birlik beraberliğin en güzel örneklerinin sergilendiği mübarek bir zaman dilimini hep birlikte yaşıyoruz. Tortum Belediyesi olarak Mübarek Ramazan ayı sebebiyle diğer hizmetlerimizin yanında dayanışmayı ön plana çıkarıyoruz. Bu doğrultuda yıl içerisinde sunduğumuz desteği Ramazan ayında bir nebzede olsa arttırıyoruz. Çalışmalarımız kapsamında bu yıl Ramazan Ayı’nda 2 bin ailemize Ramazan kumanyası dağıttık. Yardım paketlerimizi hazırlarken titizlikle davrandık. Paketlerimizde kahvaltı ürünleri ve muhtelif türle gıda malzemesi yer alıyor. Büyük bir özentiyle hazırlanan kumanyalar, ihtiyaç sahibi ailelerimize ulaştırıldı. Hiç bir vatandaşımızı rencide etmeden, ’veren elin alan eli görmediği biçimde’ vatandaşlarımızla dayanışma içindeyiz. Her kolide dört kişilik bir ailenin aylık temel ihtiyacını karşılayacak kadar gıda maddesi bulunuyor. İlçemizde 160 yaşlı hane evimize de iftar öncesi mutfağımızda hazırlanan sıcak aş yemeği desteğinde bulunduk. Ramazan’ın bereketini güzide ilçemizde hep birlikte paylaşıyoruz. Allah kabul etsin’’ diye konuştu. Yardım kolilerini kapılarında teslim alan vatandaşlar, zor günlerinde yanlarında olan Tortum Belediyesi personeline, Belediye Başkanı Muammer Yiğider’e teşekkürlerini ileterek memnuniyetlerini dile getirdiler.
Cinayete kurban giden kadınlar anısına fidan dikildi
12 Mart 2026 Perşembe - 11:03 Cinayete kurban giden kadınlar anısına fidan dikildi Şehzadeler Belediyesi ve Kent Konseyi tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla cinayet sonucu hayatını kaybeden kadınlar anısına fidan dikildi. Şehzadeler Belediyesi ile Şehzadeler Kent Konseyi iş birliğiyle, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında cinayete kurban giden kadınların anısına fidan dikim etkinliği düzenlendi. Hamalın Kırı Mesire Alanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, hayatını kaybeden kadınların anısı yaşatılırken toplumsal farkındalığa da dikkat çekildi. Etkinlikte katılımcılar, katledilen kadınların yarım kalan hayallerini simgeleyen fidanları toprakla buluşturdu. Etkinliğe Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Emre Halil Esenkaya da katılarak destek verdi. Şehzadeler Kent Konseyi Başkanı Ayşe Çevik, kadın cinayetlerinin toplumun en büyük yaralarından biri olduğunu belirterek "Bugün burada sadece fidan dikmiyoruz. Katledilen kadınların yarım kalan düşlerini, umutlarını ve hayatlarını simgeleyen fidanları toprağa emanet ediyoruz. Her bir fidan, bir kadının hatırasını yaşatacak ve büyüdükçe bize bu acıyı unutmamamız gerektiğini hatırlatacaktır. Kadınların güvenle yaşayabildiği bir toplum oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Etkinlikte katılımcılar hep birlikte fidan dikerek anma gerçekleştirdi. Programın sonunda dikilen fidanların zamanla büyüyerek katledilen kadınların anısını yaşatan bir hatıra alanına dönüşmesi temennisinde bulunuldu.
Tarih Derneği Başkanı Özden: "Milletimizin o gün verdiği mücadeleyi asla unutmamalıyız"
12 Mart 2026 Perşembe - 11:01 Tarih Derneği Başkanı Özden: "Milletimizin o gün verdiği mücadeleyi asla unutmamalıyız" Erzurum Tarih Derneği Başkanı Ömer Özden, 12 Mart Erzurum’un kurtuluş yıldönümü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Erzurum’un Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 108’nci yıl dönümünde, Erzurum’un Anadolu topraklarının adeta sigortası olduğunu ifade eden Erzurum Tarih Derneği Başkanı Ömer Özden, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Erzurum Selçuklular tarafından fethedildiği tarihten itibaren Anadolu’nun kapısı olarak düşmanlara geçit vermeyen bir kale görevi görmüştür. Kurtuluş Savaşı’na kadar olan dönemde zaman zaman işgallere maruz kalan Dadaşlar diyarı Erzurum, yiğit evlatlarının canlarını ortaya koyarak verdikleri mücadelelerle her seferinde düşmandan temizlenmiştir. Milletimizin o gün verdiği mücadeleyi asla unutmamalıyız. Kurtuluş Savaşı yıllarında ise Erzurum, bu mücadelelerin en acılarından birini vermek zorunda kalmıştır. Eli silah tutan erkekleri, cepheden cepheye koşan Dadaşlar diyarında geride yaşlılar, kadınlar ve çocuklar kalmıştı. Erzurum’u işgal eden Rusların gözü önünde Ermeni çeteleri kadın, erkek demeden büyük bir katliam yapmaya başlamışlar. Vatan ve millet’ kavramları Erzurumlular için asla bir hamaset örneği olmamıştır; vatan ve millet konusu Erzurumlular için bir iman meselesidir, büyük bir mefkûredir. Bu ruhun bir tezahürü olarak Erzurumluların, kurtuluştan bir yıl sonra, şehrin enkazı üzerinde, Erzurum Kongresini toplayarak, parçalanmak ve yok edilmek istenen vatanın kurtarılması, milletin birlik ve dirliği için verdikleri mücadele, hakikaten emsalsizdir. Çok büyük kıyım ve katliamlara maruz kalan ve Birinci Dünya Savaşı’nın en dehşetli şekilde yaşandığı Erzurum, 2 yıllık esaretten sonra, 12 Mart 1918’de Kazım Karabekir Paşa’nın komutasındaki Birinci Kafkas Kolordusu ve kahraman Erzurum halkının mücadelesiyle yeniden bağımsızlığını elde etmiş ve burçlarına ay-yıldızlı bayrağı dikmiştir. Öyle kolay kolay yok olacak, yapılan zulümleri, katliamları sineye çekecek bir şehir değildir. Burası, erkekleri 7 cephede savaşırken Nene Hatunların düşman karşısına çıkıp, göğsünü vatanına, milletine ve bayrağına siper ederek destan yazdığı dadaşlar diyarıdır. Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşuyla, 12 Mart Anadolu’nun yeniden şahlanışa geçtiği bir tarih olmuştur. 12 Mart Zaferi, kahramanlığın ve vatan sevdasının adıdır. 12 Mart Zaferi, Nene Hatun’un ve daha nice analarımızın yavrularını bir kenara bırakıp, düşmanın üzerine yürüdüğü, Allah Allah nidalarıyla yükselen ses, iman dolu yürekleri ve çelik bilekleriyle Dadaşların, vatan toprağını düşman çizmeleri altında ezdirmeyeceklerini tüm dünyaya haykırışı olmuştur. Anadolu’nun kahraman evlatları Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Önderliğinde önce 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresi’ni toplamış ve "kurtuluştan kuruluşa" giden Milli Mücadelenin temellerini Erzurum’da atmıştır. Bu temel ilk meyvesini 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla vermiştir." İstiklâl Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kabul edilmesinin 105’nci yılını da kutlayan Başkan Ömer Özden, İstiklâl Marşı’nın bir şiir olmaktan öte bir destan olduğunu ifade ederek,"12 Mart, bizim için Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı’nın, Milli Marş olarak kabul edildiği tarih olarak ta önemlidir. Mehmet Akif Ersoy, şiirinde kahraman Türk evlatlarının 7 düvele karşı verdiği insanüstü mücadeleyi anlatırken, dünyalara karşılık bu vatanın verilemeyecek kadar kıymetli olduğuna ve her karış toprağının şehitlerimizin aziz kanlarıyla yoğrulduğuna dikkat çekmiştir. Milli Şairimizin, şiirinde anlattığı durum ne yabana atılabilir, ne de unutulabilir bir durumdur. Bugün halen tazeliğini koruyan ve okunduğunda bizleri duygulandıran İstiklâl Marşı, sıradan bir şiir değil, bir milletin tüm yokluğa ve yalnızlığına rağmen, imanı ile tarihin akışını değiştirdiği önemli hadiselerin anlatıldığı bir destandır. Bu vesileyle Erzurum Tarih Derneği olarak, Erzurumlu hemşerilerimizin, tüm milletimizin, 108’nci kurtuluş yıl dönümünü ve İstiklal Marşı’mızın kabul edilmesinin 105’nci yıldönümünü en kalbi duygularımızla kutluyor, bu vesile ile; toprağı sıksan kanları fışkıracak olan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun" diye konuştu.