Son Dakika
|
Malatya’da tır ile otomobil kafa kafaya çarpıştı: 3 ölü, 1 yaralı
Romanya Milli Takımı’nda Mircea Lucescu dönemi sona erdi
Fenerbahçe - Beşiktaş derbisinde Yasin Kol düdük çalacak
Burundi'de mühimmat deposunda patlama: 13 ölü, 57 yaralı
Endonezya'da 7.4 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran'dan Bulgaristan'a ABD uyarısı
Trump: "İran'da yeni rejimin lideri, ABD'den ateşkes talep etti"
Trump: "ABD'yi NATO'dan çekmeyi ciddi olarak düşünüyorum"
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: Ölü sayısı 19’a yükseldi
Sadettin Saran trafik kazası geçirdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İran Devrim Muhafızları Ordusu: "ABD’ye ait bir savaş uçağı imha edildi"
Rusya: "Hürmüz Boğazı bize açık"
Orban: "Tek çıkış yolu, Rus enerjisine uygulanan yaptırımları kaldırmak"
ABD Adalet Bakanı Bondi istifa etti
Balık firmasında amonyak zehirlenmesi: 14 kişi hastaneye kaldırıldı
İngiltere’de "Hürmüz Boğazı" konulu zirve
Marmaris’te çatı katı yangını: Mahsur kalan bir kişi kurtarıldı
GÜNDEM
Evde sıkılan kadınlar kıraathaneye gelip masa oyunlarıyla stres atıyor
02 Nisan 2026 Perşembe - 23:26:11
Isparta’da kıraathane kültürüne yeni bir boyut kazandıran bir kadın, 22 yıllık evliliğini sonlandırdıktan sonra yaklaşık 4 yıl önce eşinden kendisine kalan kıraathaneyi işletmeye başladı. Bu kıraathanede erkeklerin yanı sıra artık kadınlar da yer alıyor. Bazı kadınlar eşlerinden izin alarak tek başına, bazıları ise eşiyle birlikte gelerek masa oyunları oynuyor, sohbet ediyor ve sosyal hayata katılıyor. Emre Mahallesi’ndeki kıraathane, farklı konseptiyle hem kadınların hem de erkeklerin bir arada vakit geçirdiği samimi bir ortama dönüşürken, mahallede de dikkat çeken bir sosyal buluşma noktası haline geldi. Yaklaşık 4 yıl önce kıraathaneyi işletmeye başlayan Çetin, kısa sürede alışılmışın dışına çıkarak mekâna farklı bir kimlik kazandırdı. Toplumda uzun yıllardır erkeklere ait bir alan olarak görülen kıraathanede artık kadınlar da yer alıyor. Çetin’in işlettiği mekânda kadınlar, çay ve kahve eşliğinde bir araya gelerek sohbet ediyor, okey ve kağıt oyunları oynayarak günlük streslerini atıyor. Başlangıçta çevreden gelen şaşkın bakışlar ve eleştirilerle karşılaştığını belirten Çetin, zamanla bu önyargıların kırıldığını ifade ediyor. İşini severek yaptığını dile getiren Çetin, kadınların da her alanda var olabileceğini göstermek için sabah akşam mücadele verdiğini söyledi. Kadınların da buluşma noktası oldu Kıraathaneye gelen kadınların bazıları eşlerinden izin alarak arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi tercih ederken, bazıları ise eşlerini evde bırakıp tek başına geliyor. Öte yandan, eşleriyle birlikte gelerek okey masasına oturan ve birbirine oyun arkadaşı olan çiftler de dikkat çekiyor. Kadınların sosyalleşebileceği bir alan oluşturmayı hedeflediğini belirten Çetin, "Burası artık sadece erkeklerin değil, herkesin ortak noktası" anlayışıyla işletmesini sürdürüyor. Kahvehaneyi devraldı hayata tutundu Kıraathanenin işletmecisi Gülşen Çetin, "3 sene önce başladım. Ayrıldığım eşimle birlikte oğlum açmıştı burayı. Sonra hepsi bırakıp gidince üzerime kaldı, ihale de bu şekilde oldu. Şu anda ben işletiyorum, 4. seneye girmek üzereyim. Halimden gayet memnunum. Sonuçta bu bir ekmek parası, ne iş yaptığın çok da önemli değil bence. Beni burada görünce gelmek istemeyenler de oldu. Erkekler bazen daha küfürlü konuştukları için benden rahatsız olanlar vardı. Ama zamanla bunu aştık. Sadece kadınlardaki ön yargıyı tam olarak kıramadım, buna üzülüyorum. Oysa artık kadın-erkek herkes birlikte geliyor, kimse kötü gözle bakmıyor. Kadın ve erkek her yerde eşittir" dedi. "Kadınlar kendi ayakları üzerinde durmalı" Kadınların ön yargılarını kırıp bu tür ortamlara gelmesini desteklediğini söyleyen Çetin, "Maalesef birçok kadın günümüzde eziliyor, şiddet görüyor ya da çocukları için susmak zorunda kalıyor. Bu yüzden kadınların kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini düşünüyorum. Ne iş olursa olsun, kimseye muhtaç olmamalılar. İlk başladığımda bir çayı götürürken bile zorlanıyordum, şekerler ıslanıyordu. Şimdi ise bir tepside 15 çayı rahatlıkla dağıtabiliyorum. Beni gören bazı kadınlar şaşırıyor, ‘Kadın kahveci mi olur?’ diyenler oluyor. Ama ‘Helal olsun’ diyenler daha fazla ve bu beni çok gururlandırıyor. Kendi ayaklarımın üzerinde durabildiğim, çocuklarıma bakabildiğim ve ekmeğimi kazandığım için gurur duyuyorum. Bu işte kazandıkça daha çok bağlanıyorum. Bazen burada ağladığım da oluyor, kahvenin ortasında güldüğüm de. Müşterilerimden çekinmiyorum çünkü yaklaşık 4 yıldır buradayım, artık hepsi ailem gibi oldu" ifadelerini kullandı. "Kadınlar çıkın gelin, eşlerinizle tartışırsanız elimden geleni yapar barıştırırım" Bu işletmeye gelen bazı kadınların eşlerinden izin alarak geldiğini belirten Çetin, "Bazılarını çocukları ya da yakınları eleştiriyor. Ama biz artık belli bir yaşa gelmiş insanlarız. Erkekler her yere rahatça gidebiliyorken kadınların gitmesine karşı çıkılması doğru değil. Ben 22 yıl boyunca baskı altında yaşadım, bunun bedelini çok ağır ödedim. Bu yüzden tüm kadınlara söylüyorum kimse körü körüne yaşamasın. Kahve kültürü sadece erkeklere ait değil. Kadınlar da artık buraya geliyor. Hatta apartman toplantıları bile burada yapılıyor. Kadınlar evde sıkılıyor; neden gelip burada vakit geçirmesinler? Çayı da uygun fiyata veriyorum. İsteyen eşiyle gelip okey oynayabilir. Kıskançlık yapanlar varsa, eşleriyle birlikte gelsinler, birlikte vakit geçirsinler. Hiçbir sorun olmaz. Tüm Isparta halkına, özellikle kadınlara sesleniyorum evde canınız sıkıldığında çıkın, gelin. Eşinizle tartışırsanız da getirin, elimden geleni yapar, barıştırırım" diye konuştu. "Burada çay, kahve içiyoruz, sohbet ediyoruz" Eşinden izin alarak kıraathaneye geldiğini söyleyen 50 yaşındaki Ülker Göktaş, "Bugün arkadaşlarla toplanıp bir şeyler yapalım dedik. Ara sıra böyle bir araya geliyoruz. Çay, kahve içiyoruz, sohbet edip dedikodu yapıyoruz. Eşime söyledim, izin aldım. ‘Ben kahveye gidiyorum’ dedim, o da ‘tamam’ dedi. Böyle olunca biraz hava değişikliği oluyor, evde oturmaktan iyidir. Ara sıra gezmek için de güzel oluyor. Akşam yemeğini yaptıktan sonra bulaşıkları yıkayıp buraya geliyorum. Gülşen Hanım’ı da destekliyorum. Sonuçta bir kadının bu işi yapmasını desteklemek gerekir" dedi. "Başta tereddüt ettik ama herkes burayı sahiplendi" İşletme sahibi Gülşen Çetin’in oğlu Samet Sağören, "Biz burayı açalı yaklaşık 4 sene oluyor. Buraya bayağı bir yenilik getirdik. Artık hem kadınlar hem erkekler geliyor, karma bir ortam oluştu. İlk başlarda biraz karamsardım. Ancak zamanla annemin de alıştığını fark ettim. Müşterilerin farklı gözle bakmadığını, annemi bir kardeş ya da abla gibi gördüklerini gördüm. Bu da içimi rahatlattı. Zaten bu işi severek yapıyor. Kadınlar da artık buraya geliyor ve şu an annem çok mutlu" dedi. "Eşiniz nerede diye düşünmek yerine birlikte gelin" Eşiyle birlikte kıraathaneye gelen Buse Sağören, "Biz eşimle evleneli 1 sene olacak. Ben eşimi tek başına bir yere göndermiyorum, hep benimle olsun istiyorum. Kocanızın nerede olduğunu düşünmek yerine siz de eşinize katılın, birlikte gelin, okey oynayın" ifadelerini kullandı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 23:24
Büyükcanlı Muhtarı Coşkun hayatını kaybetti
Kayseri’nin Tomarza ilçesine bağlı Büyükcanlı Mahalle Muhtarı Murat Coşkun hayatını kaybetti. İlçeye bağlı Büyükcanlı Mahalle Muhtarı Murat Coşkun geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti. Coşkun’un cenazesi, Cuma namazı sonrası Büyükcanlı Mahalle Mezarlığı’na defnedilecek.
02 Nisan 2026 Perşembe - 23:08
Biberonla beslendikten sonra hareketsiz bulunan bebek hayatını kaybetti
Siirt’in Eruh ilçesinde biberonla beslendikten sonra hareketsiz bulunan 5,5 aylık bebek hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, ilçeye bağlı Yokuşbağlar köyü kırsalında yaşayan yaklaşık 5,5 aylık Miran, biberonla süt içirildikten sonra sabah saatlerinde ailesi tarafından hareketsiz halde bulundu. Yakınları tarafından hastaneye götürülen bebeğin, yapılan kontrollerde hayatını kaybettiği belirlendi. Bebeğin cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 22:10
Kütahya Tunçbilek’te Termik Santral işçileri eylemde
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tunçbilek beldesinde faaliyet gösteren, merkezi İstanbul’da bulunan Polat Enerji Yatırımları A.Ş.’ye ait Polat Enerji Tunçbilek Termik Santrali’nde çalışan işçiler, ücretsiz izin kararına tepki göstererek eylem başlattı. Santralde görev yapan toplam 124 personelden yaklaşık 70’inin işveren tarafından 2 aylık ücretsiz izne çıkarıldığı iddia edildi. Kararın ardından işçiler, Enerji İş Sendikası öncülüğünde santral binası önünde toplanarak "Hakkımızı verin" sloganları attı. İşçiler, tazminat ve özlük haklarının verilmesini talep ederek uygulamanın geri çekilmesini istedi. Eylem sırasında şirket yetkilileriyle görüşmek isteyen işçiler, santral kapısına çağrıda bulundu. Ancak yapılan çağrılara rağmen herhangi bir yetkilinin görüşmeye gelmemesi üzerine tepkiler arttı. İşçiler adına yapılan basın açıklamasında, "Haklarımızı gasp ettirmeyeceğiz, mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz" ifadelerine yer verildi. Öte yandan mağduriyet yaşadıklarını belirten işçiler, hukuki süreci de başlattı. Tavşanlı Meteoroloji Sosyal Tesisleri’nde sendika avukatlarıyla bir araya gelen işçiler, vekaletnamelerini vererek yargı yoluna gitti. Sendika temsilcileri, işçilerin talepleri karşılanana kadar eylemlerin süreceğini vurguladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Nisan 2026 Perşembe- 10:59
İstanbul’un trafik yükünü sırtlayacak dev projede sona doğru
2
01 Nisan 2026 Çarşamba- 17:32
Kütahya İl Genel Meclisi Başkanı Muammer Özcura yeniden seçildi
3
01 Nisan 2026 Çarşamba- 15:27
Fuat Arslan, Kars İl Genel Meclis Başkanı seçildi
4
02 Nisan 2026 Perşembe- 15:34
Düzce’deki kurye skandalını ortaya çıkaran öğretmenden açıklama
5
30 Mart 2026 Pazartesi- 13:55
Burhaniye’de yaşlı adam her yere bisikletle gidiyor
12 Mart 2026 Perşembe - 11:43
Yukarıgöklü Kent Parkı yeşile bürünüyor
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, il genelinde yeşil alanların artırılması ve mevcut parkların daha yaşanabilir hale getirilmesi amacıyla çalışmalarına devam ediyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı ekipleri, Halfeti ilçesine bağlı Yukarıgöklü Mahallesi’ndeki Yukarıgöklü Kent Parkı’nda kapsamlı bir ağaçlandırma çalışması yürüttü. Doğayla iç içe yaşam alanlarının artırılması hedefiyle yürütülen çalışmalar kapsamında park alanına toplam 280 adet ağaç dikildi. Ekipler tarafından gerçekleştirilen ekim çalışmalarıyla birlikte parkın yeşil dokusu güçlendirilirken, bölge sakinleri için daha sağlıklı ve estetik bir yaşam alanı oluşturulması amaçlandı. Ağaçlandırma çalışmaları çerçevesinde çınar, dut, melia, dişbudak, zakkum ve leylandi türlerinden oluşan çok sayıda fidan toprakla buluşturuldu. Farklı türlerde ağaçların tercih edilmesiyle hem parkın doğal görünümü zenginleştirildi hem de bölgedeki biyolojik çeşitliliğin artırılması hedeflendi.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:43
Gölbaşı’nda İstiklal Marşının kabulü kutlandı
Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde istiklal Marşının kabulünün 105.yıldönümü düzenlenen programda kutlandı. Gölbaşı Mimar Sinan İlköğretim Okulunda düzenlenen program ile istiklal Marşının kabulünün 105.yıldönümü programı konferans salonunda yapıldı. Programın açılış konuşmasını okul müdürü Özkan Oktay yaptı. Günün anlam ve önemini anlatan İlçe Milli eğitim müdürü Akif Torun yaptığı konuşmada "Bilimde, sanatta, sporda, teknolojide göstereceğiniz başarılar İstiklal Marşı’na verilmiş en anlamlı Cevap olacaktır. 1 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İstiklal Marşı okunduğunda milletvekilleri büyük bir heyecanla ayağa kalkmış marş defalarca alkışlarla kesilmiş ve yeniden okunmuştu. Çünkü o an yalnızca bir şiir okunmuyor o an bir milletin kalbi aynı ritmi atıyordu İşte o gün mecliste ayağı Kalkan irade Bugün de dimdik ayaktadır" diye konuştu. Program istiklal marşının okunması, slayt gösterisi, oratoryum, tiyatro gösterisi, öğrenciler tarafından müzik sunumu yapıldı. Programa Kaymakam Kadir Algın, Başsavcı Kaan Duran, İlçe jandarma komutanı Binbaşı Mehmet Yaman, Harmanlı Beldesi Belediye Başkanı Ali Azık, İlçe Milli Eğitim Müdürü Akif Torun, AK Parti ilçe Başkanı Mahmut Yalçınkaya, STK temsilcileri, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:42
Haliliye’de evlere iftar ikramı devam ediyor
Haliliye Belediyesi, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu ilçenin dört bir yanına ulaştırmaya devam ediyor. Sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren belediye ekipleri, ihtiyaç sahibi ailelere yönelik evlere iftar ikramını bu yıl da aralıksız sürdürüyor. Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın talimatları doğrultusunda faaliyetlerini yürüten Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde komisyon tarafından belirlenen ihtiyaç sahibi ailelerin sofralarını her gün sıcak yemekle buluşturuyor. Belediye bünyesinde hizmet veren Aşevinde hazırlanan iftar yemekleri, hijyenik şartlarda ve gıda güvenliği standartlarına uygun şekilde hazırlanarak sefer taslarına dolduruluyor ve ekipler tarafından kapı kapı hanelere ulaştırılıyor. Ramazan ayında yoğunluğu artan Aşevi hizmeti kapsamında ilçede bin 17 hanede yaşayan 5 bin 73 vatandaş her gün sıcak yemek desteğinden faydalanıyor. Bunun yanı sıra Haliliye Belediyesi Ekmek Üretim Tesisinde hazırlanan taze ekmekler de sıcak yemeklerle birlikte ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılıyor. Ramazan’ın bereketini ve dayanışma ruhunu vatandaşlarla paylaşan Haliliye Belediyesi, gönül sofraları kurmaya da devam ediyor. Bu kapsamda Ramazan ayı boyunca Necmettin Cevheri Parkı’nda, toplanma merkezinin karşısında kurulacak büyük iftar çadırında her gün vatandaşlara iftar ikramında bulunulacak. Sunulan hizmetten memnuniyet duyduklarını ifade eden vatandaşlar ise Ramazan ayında kapılarına kadar ulaştırılan iftar yemekleri ve ekmek desteği dolayısıyla Belediye Başkanı Mehmet Canpolat ve belediye ekiplerine teşekkür ederek yapılan çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getiriyor.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:40
Şehitliklerde temizlik ve bakım çalışmaları başlatıldı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelinde şehit kabirlerinin bakım, onarım ve temizliğini kapsayan çalışma başlatıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye genelinde şehit kabirlerine yönelik bakım, onarım ve temizlik çalışması başlatıldı. Çalışma kapsamında il müdürlükleri tarafından şehit kabirleri tek tek ziyaret edilerek mezarların fiziki durumları incelenecek. Yapılacak incelemelerde onarım ihtiyacı bulunan kabirler tespit edilerek kayıt altına alınacak ve gerekli bakım ile onarım çalışmalarının kısa sürede tamamlanması sağlanacak. Bu kapsamda Konya’da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri tarafından şehit mezarlarında temizlik, inceleme ve bakım çalışması başlatıldı. "Şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliğini kapsayan büyük bir seferberliği bugün itibariyle başlatmış bulunuyoruz" Vatanın birliği, milletin huzuru ve bağımsızlığı için canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla anmak üzere bir araya geldiklerini söyleyen Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, "Bizler Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu toprakları bizlere vatan kılan, gölgesinde huzurla nefes aldığımız al bayrağımıza rengini veren aziz kahramanlarımıza olan minnet borcumuzun küçük bir nişanesini sunmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak, 81 ilimiz genelindeki tüm şehit mezarlarının bakım, onarım ve temizliğini kapsayan büyük bir seferberliği bugün itibariyle başlatmış bulunuyoruz. Aynı zamanda şehitlerimizin mevcut durumlarını da kayıt altına alarak gerekli çalışmaların yapılması için takip ediyoruz. Gelecek nesillere, kahramanlarımızın hatırasını en temiz ve en vakur haliyle aktarmak boynumuzun borcudur. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla Bakanlığımız koordinasyonunda başlatmış olduğumuz bu çalışma, aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı mirasa duyduğumuz derin saygının ifadesidir. Bakanlık olarak her çalışmamızın arkasında aziz şehitlerimize duyduğumuz derin minnet ve şükran hissi bulunmaktadır. Bizler aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, her daim onların yanında olmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle vatanımızın birliği, milletimizin huzuru, istiklal ve istikbalimiz için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Vatan onlara, onlar bize emanet" dedi.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:39
Ojeli tırnaklarıyla erkek egemen meslekte usta oldu
Mersin’de birçok kişinin ’ojeli tırnaklarla yapamazsın’ dediği kuyumculuk mesleğinde çalışan genç kadın, yüksek sıcaklıkta altın eritip işleyerek kısa sürede ustalığa yükseldi. Ojeli tırnaklarıyla altın kolye, bilezik ve yüzük gibi takıları dönüştüren genç usta, erkek egemen sektörde azmiyle dikkat çekiyor. Mersin’de yaşayan 21 yaşındaki Aleyna Ülger, başta ’yapamazsın’ denilerek karşılandığı kuyumculuk mesleğinde kısa sürede ustalığa yükseldi. Yüksek sıcaklıkta altın eritip işleyen Ülger, hurda ve külçe altınları kolye, bilezik, küpe ve yüzük gibi takılara dönüştürüyor. Arkadaşının yönlendirmesiyle 3 yıl önce Akdeniz ilçesindeki bir kuyum atölyesinde çırak olarak mesleğe başlayan Ülger, zamanla altın işlemeciliğinin en zor alanlarından biri olan sadekarlığı öğrenerek ustalığa kadar yükseldi. Her sabah atölyede yüksek sıcaklıkta çalışan makinenin başına geçen genç kadın, hurda ve külçe altınları eriterek uzun ve zahmetli işlemlerden geçiriyor. Eritmeden şekil vermeye, parlatmadan cilalamaya kadar birçok aşamadan geçen takılar daha sonra kolye, bilezik, bileklik, küpe ve yüzük gibi ürünlere dönüşüyor. Ülger’in ’uzay’, ’saman’, ’prenses’, ’ışıltı’, ’piramit’ ve ’masif’ isimli tasarımları ise kent genelindeki kuyumcularda satışa sunuluyor. "İnsanlar özellikle bu ojeli tırnaklarla nasıl yaptığımı merak ediyor" Kuyumculuğa başladığında hiçbir şey bilmediğini belirten Ülger, "Bir arkadaşımın yönlendirmesiyle başladım. Kuyumculukla ilgili hiçbir şey bilmiyordum. İlk başta çok zorlandım. Elim kesiliyordu, yaralar oluyordu ama zamanla alıştım. İnsanlar özellikle bu ojeli tırnaklarla nasıl yaptığımı çok merak ediyor. ’Bu ojeli tırnaklarla yapamazsın’ diyen çok oldu ama alışınca gayet rahat bir şekilde yapılabiliyor" dedi. "İnsanın isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yok" Kuyumculuk sektöründe kadınların oldukça az olduğunu dile getiren Ülger, "Bu işi yapan çok fazla kadın yok. İnsanlara zor geliyor. Ama insanın isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yok. İstedim ve yaptım" diye konuştu. Atölyede genellikle özel siparişler üzerine çalıştıklarını anlatan Ülger, altın işlemeciliğinin oldukça zahmetli bir süreç olduğunu ifade ederek, "İşimiz altın eritmeyle başlıyor. Çok yüksek sıcaklıkta çalışıyoruz. Altını çektikten sonra kezzap süreci var. İki gün bekletiyoruz. Sonra kaynatma, şekil verme, parlatma ve cilalama işlemleri yapılıyor. En sonunda takı hazır hale geliyor" ifadelerini kullandı. "Daha fazla kadının bu işe yönelmesini istiyorum" Henüz 21 yaşında ustalığa ulaşmanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu söyleyen Ülger, ileride kendi atölyesini açmayı hedeflediğini belirterek, "Kadınların yapamaz denildiği bir meslek olduğu için daha fazla kadının bu işe yönelmesini istiyorum" dedi. "Erkeklere oranla daha iyi algılayabiliyor diyebilirim" Atölye sahibi Aytaç Ekici ise genç ustanın kısa sürede mesleği kavradığını belirterek memnuniyetini dile getirdi. Ekici, "Başarılıdır, çok başarılıdır. Aleyna’dan çok memnunuz. Bir işi gösterdiğimiz zaman hemen kavrayıp üstüne kendi yorumunu da katabiliyor. Erkeklere oranla daha iyi algılayabiliyor diyebilirim. Bir erkeğe bir işi öğretmek bazen bir hafta sürerken, Aleyna o işi bir iki günde öğrenip yapabilir hale geliyor" dedi. Kadınların kuyumculuk sektöründe daha fazla yer alması gerektiğini ifade eden Ekici, "Diğer işletmelerin de kadın çalışan sayısını artırmasını isteriz. Ev hanımları da kendini geliştirebilir. Aleyna bu konuda güzel bir örnek olabilir" diye konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:38
Iğdır’da İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılı törenle anıldı
Iğdır’da 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. İstiklal Marşı’nın kabulü üzerinden tam 105 yıl geçti. Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan ve 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir coşkuyla kabul edilen milli marşımız, bugün de bağımsızlığımızın en güçlü simgesi olmaya devam ederken Iğdır’da 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla anma programı düzenlendi. Iğdır Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Günün anlam ve önemine ilişkin yapılan konuşmalarda, İstiklal Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini, azmini ve inancını en güçlü şekilde yansıttığı vurgulandı. Program kapsamında bir konuşma yapan Iğdır İl Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün; "İstiklal Marşı’mız aslında Cumhuriyetimizin kuruluşundan önce yazılmıştır; ancak Cumhuriyet’i müjdelemiştir. Aynı zamanda bu necip milletin karakterini, yapısını ve ona olan güveni anlatan müstesna bir eserdir. İstiklal Marşı’mızı okurken, söylerken ve dinlerken o asrı, o zamanı çok iyi bilmek gerekmektedir." dedi.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:25
Erzincan ile Yedisu arasında püskürme riski bulunan iki magma rezervuarı belirlendi
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özgür Karaoğlu’nun liderliğinde yürütülen uluslararası bir araştırma, Erzincan’ın doğusundan Bingöl Yedisu’ya ve Tunceli Ovacık ilçe sınırlarına uzanan bir alanda, Kuzey Anadolu Fayı’nın doğu kesimlerinde yerin altında iki ayrı sığ magma rezervuarının bulunduğunu ortaya koydu. Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, İsviçre, İsveç, İtalya ve Rusya’dan önemli bilim insanlarının katkı sunduğu çalışma, bölgedeki aktif fay sistemi ile derindeki magma yapıları arasında yakın bir ilişki bulunduğunu gösterdi. Deprem verilerine dayalı sismik tomografi yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmada, yer altındaki magma yapıları görüntülenirken, sayısal modellemeler yardımıyla bu yapıların fay sistemiyle nasıl etkileştiği de incelendi. Elde edilen sonuçlar, Erzincan Havzası’nın doğusu ile Yedisu doğrultusunda uzanan bölgede iki farklı sığ magma haznesinin yer aldığını ve bu yapıların derindeki daha geniş bir magmatik sistemle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. "İki farklı sığ magma 4-5 kilometre derinlikte" Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, çalışmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Deprem verilerini kullanarak yaptığımız sismik tomografi çalışması, Erzincan-Yedisu hattında ve Tunceli’ye uzanan bölgede iki farklı sığ magma haznesine işaret ediyor. Bu hazneler yaklaşık 4-5 kilometre derinliklerden başlayıp daha aşağıda, en az 17-18 kilometreye kadar izlenebiliyor. Ayrıca modellemeler, bu yapıların çok daha derinden beslenen bir sistemle ilişkili olabileceğini düşündürüyor" dedi. "İki magma birbirinden farklı" Araştırmada tanımlanan iki magma rezervuarının aynı özellikleri taşımadığına dikkat çeken Karaoğlu, batıdaki ve doğudaki yapılar arasında önemli farklar bulunduğunu belirtti. Karaoğlu, "Erzincan Ovası’na daha yakın konumdaki batıdaki magma haznesinin içinde belirgin bir deprem etkinliği gözlenmemesi, burada daha sıcak ve daha yüksek ergiyik oranına sahip bir yapı olabileceğini düşündürüyor. Buna karşılık doğudaki haznede sismik etkinlik daha belirgin. Bu da iki sistemin sıcaklık, kristallenme derecesi ve mekanik davranış bakımından birbirinden farklı olabileceğine işaret ediyor. Çalışmanın bir diğer önemli aşamasını sayısal modelleme oluşturdu. Anadolu’nun batıya doğru süren tektonik hareketi ile magma haznelerindeki basınç birlikte değerlendirilerek yapılan modellemelerde, bu yapıların çevresindeki gerilmenin fay zonlarına ve yüzeye nasıl aktarıldığı araştırıldı. Sonuçlar, özellikle batıdaki magma haznesinde kritik aşırı basınç şartlarının daha belirgin biçimde geliştiğini, doğudaki haznede ise bunun daha sınırlı kaldığını gösterdi" ifadelerini kullandı. "Dikkatle izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz" Prof. Dr. Karaoğlu, bu sonuçların yakın zamanda mutlaka bir volkanik patlama ya da büyük bir deprem olacağı anlamına gelmediğini özellikle vurgulayarak, "Biz bu çalışmada belirli bir tarihte deprem ya da püskürme olacak gibi bir iddia ortaya koymuyoruz. Ancak bölgedeki fay kontrollü magmatik sistemlerin güncel olarak etkin bir jeodinamik ortam içinde bulunduğunu ve dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyoruz. Bu nedenle Erzincan-Yedisu-Tunceli hattında sismisite, yer deformasyonu, mikrodeprem etkinliği, yer altı akışkanları ve mümkünse gaz çıkışları gibi göstergelerin birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşıyor" dedi. Uluslararası araştırma ekibi tarafından yürütülen bu çalışma, Doğu Anadolu’daki aktif faylar ile yer altındaki magma sistemleri arasındaki ilişkiye yeni ve önemli veriler sunuyor. Araştırmada, Erzincan Havzası’nın doğusu boyunca uzanan Kuzey Anadolu Fayı segmentlerinin yalnızca tektonik değil, aynı zamanda magmatik etkilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ortaya kondu. Prof. Dr. Özgür Karaoğlu, çalışmanın Nature yayın grubu bünyesinde yer alan ve yer bilimleri alanında uluslararası saygınlığa sahip dergilerden biri olan Communications Earth & Environment dergisinde yayımlandığını belirtti. "Fault-controlled magma pathways driving seismicity and eruption risk in Eastern Turkey" başlıklı makale, Doğu Anadolu’da aktif fay sistemleri ile derindeki magma hareketleri arasındaki etkileşimi birlikte ele alması bakımından, bölgenin jeodinamik yapısının anlaşılmasına ve çoklu doğal tehlikelerin değerlendirilmesine önemli katkı sağlıyor.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:22
Vali Eldivan: "İstiklal Marşı milli şuurun ve ortak değerlerimizin en önemli sembollerinden biridir"
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, İstiklal Marşı’nın milletin bağımsızlık iradesini ve vatan sevgisini nesilden nesile taşıyan en önemli değerlerden biri olduğunu belirtti. İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünün milletçe gururla idrak edildiğini belirten Eldivan, yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi: "Milli Mücadelemizin ruhunu, milletimizin bağımsızlık azmini ve vatan sevgisini en güçlü şekilde ifade eden İstiklal Marşı’mızın, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünü milletçe gurur ve derin bir hissiyatla anıyoruz. Aziz milletimizin Kurtuluş Savaşı yıllarında verdiği destansı mücadelenin en güçlü nişanelerinden biri olan İstiklal Marşı, milletimizin imanını, cesaretini ve bağımsızlık uğruna gösterdiği sarsılmaz iradeyi yürekten gelen dizelerle ebediyete taşımıştır. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, bu ölümsüz eserle tarih boyunca hür yaşamış bir milletin karakterini, vatan sevgisini ve istiklal uğruna ortaya koyduğu büyük fedakârlıkları destansı bir anlatımla milletimizin ortak hafızasına kazımıştır. ’Korkma!’ hitabıyla başlayan bu kutlu marş; milletimizin hiçbir şart altında esareti kabul etmeyeceğinin, bağımsızlık ve istiklalinden asla vazgeçmeyeceğinin en güçlü ifadesi olmuştur. Her mısrasında vatan sevgisini, fedakârlığı, inancı ve millet olma bilincini barındıran İstiklal Marşı, nesilden nesile aktarılan milli şuurun ve ortak değerlerimizin en önemli sembollerinden biridir. Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; ecdadımızın büyük fedakârlıklarla emanet ettiği bu aziz vatanı aynı kararlılık ve inançla korumak, birlik ve beraberliğimizi daima güçlü tutmak ve ay yıldızlı bayrağımızı ilelebet göklerde gururla dalgalandırmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum."
12 Mart 2026 Perşembe - 11:22
Evi yanan yaşlı kadın için kaymakamlık harekete geçti
Afyonkarahisar’da çıkan yangında evsiz kalan 78 yaşındaki kadın için kaymakamlık harekete geçti. Geçtiğimiz 10 Mart da Sandıklı ilçesine bağlı Çiğiltepe köyünde meydana gelen olayda 2 katla ahşap evinde yalnız yaşayan Azize Demirel (78) isimli kadın çıkan yangın sonrası evsiz kaldı. Olayın ardından Demirel’in köydeki yakınlarının yanına geçici olarak yerleştiği bildirildi. Sandıklı Kaymakamı Selçuk Yosunkaya yangında evi yanan Azize Demirel’i ziyaret etti. Kaymakam Yosunkaya’nın ziyaretine Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü Şükrü Ülgüner ve Sosyal Yardımlaşma Müdürü Şuayip Binbir de eşlik etti. Azize Demirel’in yalnız yaşadığı evi inceleyen Kaymakam Yosunkaya ve beraberindeki heyet, kaymakamlık olarak yapılabilecek yardımlar hakkında bilgi alışverişinde bulundu.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:21
Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü iftar sofrasını sevgi evlerinde kalan çocuklarla paylaştı
Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen iftar programında, sevgi evlerinde kalan çocuklarla aynı sofrada buluşmanın mutluluğu yaşandı. İftar programı, İl Emniyet Müdürü Osman Elbir ve eşi, Polis Eşleri Derneği Kütahya Şubesi Başkanı Pınar Elbir’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Samimi sohbetlerin, gülümsemelerin ve dayanışma duygusunun ön planda olduğu programda, birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden biri sergilendi. Çocuklarla yakından ilgilenen İl Emniyet Müdürü Osman Elbir ve eşi, Ramazan ayının paylaşma ve kardeşlik ruhunu onlarla birlikte yaşadı. Program boyunca çocukların yüzündeki tebessüm, Ramazan ayının en anlamlı hediyesi olarak hafızalarda yer aldı. Emniyet teşkilatı yetkilileri, bu tür buluşmaların toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirterek, çocukların her zaman yanlarında olduklarını ifade etti.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:20
Şehitlerin künye ve konum bilgileri dijital ortama aktarılıyor
İzmir Kadifekale Şehitliği’nde, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü dolayısıyla yeni düzenlemeler hayata geçiriliyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinesinde Türkiye genelindeki tüm şehitlerin künye ve konum bilgileri dijital ortama aktarılacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü önderliğinde, vatanın bekası uğruna canlarını feda eden şehitlerin hatıralarının yaşatılması ve nesilden nesile aktarılması amacıyla ülke genelinde kapsamlı bir çalışma yürütülüyor. Aziz şehitlerin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumluluk olarak belirleyen bakanlık, bu vizyon doğrultusunda 81 ildeki tüm şehitliklerde ve kabristanlarda yatan kahramanların künye ile konum bilgilerini tamamen dijital ortama aktarıyor. Böylece teknolojik altyapı kullanılarak şehitlerin kahramanlık öykülerinin ve kimlik bilgilerinin ziyaretçiler tarafından kalıcı olarak ulaşılabilir olması hedefleniyor. Kadifekale Şehitliği’nde 18 Mart’ta yapılacak düzenlemelerle ilgili bilgi veren İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Kömürcüoğlu, bakanlık olarak şehitlerin emanetlerine sahip çıkmayı en temel sorumlulukları olarak gördüklerini söyledi. Kömürcüoğlu, bu amaçla 81 il genelindeki şehitliklerde ve diğer kabristanlarda bulunan tüm şehitlerin künye ve konum bilgilerini dijital ortama aktarmak için çalışma başlattıklarını kaydetti. Kahramanların hatırası yaşatılacak Gelecek nesillere kahramanların hatırasını en temiz ve vakur haliyle aktarmanın bir borç olduğunu dile getiren Kömürcüoğlu, "Ezanımız, ay yıldızlı al bayrağımız ve istiklal sevdamız için gözlerini kırpmadan canlarını feda eden kahramanlarımızın kabirleri burada. Aziz hatıraları ise ebediyen milletimizin kalbinde yaşamaya devam edecektir. Bizler şehitlerimizi toprağa sadece emanet ettik. Onların hatırasını, fedakarlığını ve bıraktıkları büyük mirası ise daima yüreğimizde taşıyoruz. Şehitlikler milletimizin bağımsızlık sevdasının ve asırlara damga vuran şanlı tarihimizin abidelerindendir. Her biri imanla yoğrulmuş cesaretin, vatan uğruna verilen fedakarlığın, milletimizin sarsılmaz iradesinin ve istiklal aşkının ebedi nişanesidir" dedi. "Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın" Bu asil ruhun nesilden nesile aktarıldığını belirten Kömürcüoğlu, "İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinde de ifadesini bulmuş, şu mısralarla adeta tarihe kazınmıştır; ’Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın, gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Bu mısralar aziz şehitlerimizin yüce makamını ve milletimizin şehitlik mertebesine duyduğu derin hürmeti en veciz şekilde ifade etmektedir" diye konuştu. Koruma altındaki çocuklar şehitlikleri ziyaret edecek Çalışmaların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatlarıyla yürütüldüğünü hatırlatan Kömürcüoğlu, "Bakanlığımız koordinasyonunda başlatmış olduğumuz bu çalışma, aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı mirasa duyduğumuz derin bir saygının ifadesidir. Bu bağlamda devletimiz himayesinde bulunan bütün çocuklarımızın milli ve manevi duygularını geliştirmek için bayramdan bir gün önce şehitliklerimizde ziyaret programları gerçekleştirilecektir. Bakanlık olarak her çalışmamızın arkasında aziz şehitlerimize duyduğumuz derin minnet ve şükran hissi bulunmaktadır. Aziz şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, her daim onların yanında olmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:19
Türkiye yaşlanıyor, en yaşlı nüfus Sinop’ta
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı "İstatistiklerle Yaşlılar 2024" verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu. Türkiye’de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus 2019 yılında 7 milyon 550 bin 727 kişi iken son beş yılda yüzde 20,7 artarak 2024 yılında 9 milyon 112 bin 298 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise aynı dönemde yüzde 9,1’den yüzde 10,6’ya yükseldi. 2024 yılında yaşlı nüfusun yüzde 44,6’sını erkekler, yüzde 55,4’ünü kadınlar oluşturdu. TÜİK verilerine göre Türkiye’de nüfusun yaş yapısında önemli bir değişim yaşanırken, doğurganlık ve ölüm oranlarındaki düşüş ile sağlık alanındaki gelişmeler yaşlı nüfusun artmasına neden oldu. Uzmanlar bu süreci "demografik dönüşüm" olarak tanımlarken, Türkiye’de çocuk ve genç nüfusun toplam içindeki payı azalırken yaşlı nüfusun payı giderek yükseliyor. Yüzde 20,8 ile Sinop Açıklanan verilere göre yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il yüzde 20,8 ile Sinop oldu. Sinop’u yüzde 20,2 ile Kastamonu ve yüzde 19,1 ile Giresun izledi. Uzun vadeli nüfus projeksiyonlarına göre Türkiye’de yaşlı nüfus oranının artışını sürdüreceği öngörülüyor. Mevcut demografik yapının devam etmesi halinde yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5’e, 2040 yılında yüzde 17,9’a ve 2060 yılında yüzde 27’ye yükselmesi bekleniyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder