GÜNDEM
Kotanlı: "Çalışanların huzuru ve adalete olan güveni önemli" 05 Mart 2026 Perşembe - 14:48:55 AL-KON Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (DEB-SEN) Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı AL-KON Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (DEB-SEN) Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı yaptığı yazılı açıklamada; "Adalet ve Liyakat" prensipleri çerçevesinde, Bakanlığınız merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan personellerin sorunlarını yerinde inceleyerek Çalışma barışının tesisi ve hizmet kalitesinin artırılması amacıyla, aşağıda belirtilen hususların ivedilikle çözüme kavuşturulmasını talep etmekteyiz: Kamu hizmetinin verimliliği, ancak çalışanların huzuru ve adalete olan güveniyle mümkündür" dedi. Türkiye’nin dört bir yanında, gençlerin geleceği için gece gündüz demeden özveriyle görev yapan Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü çalışanlarının sıkıntılarının giderilmesi gerektiğini ifade eden, Kotanlı,"Bbugün ne yazık ki ağır iş yükü ve çözülemeyen özlük hakları sorunları altında ezilmektedir. Bakanlığımız bünyesinde görev yapan yurt yönetim memurları, antrenörler, gençlik liderleri ve destek personelinin artık görmezden gelinemeyecek temel sorunlarını anlatmatı sendikamız adına bir görev biliyoruz. Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü çalışanları olarak gençliğin dinamizmini devlete bağlayan köprüyüz. Ancak bu köprü, liyakatten uzak düzenlemeler, ağır iş yükü ve belirsiz özlük hakları nedeniyle çalışanları moral motivasyon açısından umutsuz olmuştur. Modern kölelik düzenini andıran çalışma şartları, artık sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. "Emeğin Karşılığı, Mağduriyet Olmamalıdır!" Bugün GSB ve KYK personeli sistemin tüm yükünü omuzlamasına rağmen hak ettiği değeri görememektedir. Sahadaki temel sorunlarımızı ve çözüm bekleyen taleplerimizi kararlılıkla ifade ediyoruz. 7/24 Hizmetin Karşılığı "Eksik Nöbet Ücreti" Olamaz! Yurtlarda kalan binlerce öğrencinin sorumluluğunu üstlenen personelimiz, ailelerinden feragat ederek tuttukları nöbetlerin karşılığını ne maddi ne de manevi olarak alabilmektedir. Mevcut nöbet ücretleri, harcanan emeğin ve üstlenilen riskin çok altındadır. 24 saat esasına göre tutulan nöbetin bir saatlik ücreti 16 TL55 Krş. Toplu sözleşme gereği Yetkili Sendikaların övünerek deklare ettikleri beş katı olarak hesaplandığında 82 TL 75 Krş etmektedir Nöbet Tutan memura hafta içi nöbette 7 saat hafta sonu nöbette 15 saat fazla nöbet ücreti ödenmekte ocak ayı itibarı ile nöbet tutan personel evinden ailesinden ayrı kalmasına rağmen günlük 580 tl ücret almaktadır. Aldığı bu ücreti nöbetinde zaten harcamaktadır Bunun dışında hiçbir geliri olmayan Yurt Müdür Yardımcısı Yurt Yönetim Memurları ve Personelinin en büyük mağduriyeti olan düşük nöbet ücretleri güncel ekonomik şartlara enflasyon ve hayat pahalılığına göre yeniden revize edilmelidir" dedi. "Sorunların çözümünü bekliyoruz" Kotanlı daha sonra sözlerine şöyle devam etti, "Görev Tanımı Belirsizliği ve Personel Yetersizliği Artan yurt kapasitelerine ve yurt ihtiyacına rağmen personel sayısının yetersiz kalması, mevcut çalışanların üzerine "görev tanımı dışı" işlerin yüklenmesine neden olmaktadır. Personel, uzmanlık alanlarının dışında idari ve teknik işlerde joker eleman gibi kullanılmaktan yorulmuştur. Yurt Yönetim Memurları Yurtların yüksek öğrenim öğrencilerine hizmet vermesinin dışında gelen spor kafilelerine barınma imkânı sağlamaktadır. Gelen kafileler genellikle çocuk yaşlarda olduğundan çocukların gürültüsü yurt öğrencilerinin şikayetleri ve kafile yöneticileri arasında arabuluculuk gibi ek bir görev üstlenmektedir. Parçalı İstihdam Modeli Çalışma Barışını Bozuyor Aynı odada, aynı işi yapan ancak 4/A, 4/B ve işçi kadrosu gibi farklı statülere tabi olan personel arasındaki ücret ve hak farklılıkları çalışma barışını zedelemektedir. Tüm personelin hak kaybı yaşamadan tek bir çatı altında toplanması artık bir lütuf değil, zorunluluktur.Tayin ve Becayiş Çıkmazı Özellikle sözleşmeli statüdeki arkadaşlarımız, eş durumu ve sağlık özrü gibi en temel insani haklarda dahi "duvarlara" çarpmaktadır. Geçici görevlendirmeler memur personelin sorunlarını çözmediği gibi psikolojimken de yıpratmaktadır Aile bütünlüğünün parçalanmış olması ile o personelden verim beklemek rasyonel bir yaklaşım değildir. Kariyer Basamakları Kapalı Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının periyodik halde olması, çalışanların motivasyonunu kırmakta ve liyakat beklentisini boşa çıkarmaktadır. 2026 GYS ve UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ sınavında iller bazında sınava girecek personel sayıları yok denecek kadardır. Kurumda uzun yıllar çalışmış Ön Lisans Mezunlarına şans tanınmamıştır. Apar Topar Değil, Planlı Kariyer ve Görevde yükselme sınavlarının bir takvime bağlanmaması liyakat bekleyen binlerce çalışanın umudunu kırmaktadır. Kariyer basamakları sadece belli bir kesime değil, tüm personele şeffaf bir şekilde açılmalıdır. Sayın Bakanımıza ve Yetkililere Çağrımızdır! Kurum çalışanları sadece hakları olanı, emeğinin karşılığını ve insanca çalışma şartlarını talep etmektedir. Unutulmasın ki çalışanı mutsuz olan bir kurumun geleceğimizin teminatı olan gençlerimize vereceği hizmet motivasyon açısından sınırlı kalacaktır. Sorunlar çözülene, taleplerimiz karşılık bulana dek sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. GSB ve KYK çalışanları sahipsiz değildir"
05 Mart 2026 Perşembe - 14:45 Kastamonu’da arama ve kurtarma ekiplerinin kullandığı malzemeler sergilendi Kastamonu’da 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında, arama ve kurtarma ekiplerinin ekipmanlarının tanıtıldığı sergi vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Kastamonu’da 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında AFAD tarafından sergi düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen sergide, arama ve kurtarma alanında görevli AFAD, JAK, UMKE, MEB AKUP ile AFAD tarafından akredite edilen arama ve kurtarma ekipleri sergide, arama kurtarma araçları ve ekipmanları vatandaşlara tanıtıldı. Sergiye Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, AFAD İl Müdürü Suat Tüfekci, Kastamonu İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, Kastamonu İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Hikmet Uz ile siyasi parti, STK temsilcileri, il protokolü ve vatandaşlar katıldı. Vatandaşlar yoğun ilgi gösterdikleri sergide, stantları tek tek ziyaret ederek ekiplerden bilgi aldı. Sergiyi ziyaret eden Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, "Kastamonu AFAD İl Müdürlüğü koordinesinde deprem ve benzeri afetlere yönelik hazırlıklarımızın ne kadar geliştiğini ve kendimizi ne ölçüde ilerlettiğimizi burada görmüş olduk. Gönül ister ki bu ekipmanlara ve ekiplere ihtiyaç duymayalım. Ancak Kastamonu, deprem başta olmak üzere sel ve çığ gibi afetler açısından riskli illerimizden biridir" dedi. Afetlere karşı hazırlığın önemine dikkat çeken Ergün, afetler meydana gelmeden önce gerekli tedbirlerin alınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, birey, toplum ve devlet olarak her zaman hazır olunması gerektiğini ifade etti. Kastamonu AFAD İl Müdürü Suat Tüfekci ise Mart ayının Türkiye’de Deprem Farkındalık Haftası olarak kutlandığını belirterek, "Bugün burada gerçekleştirdiğimiz etkinlikte özellikle kentsel arama kurtarma alanında yetkinliğe sahip kurumlarımızın ekipman ve malzemeleri sergilenmekte, aynı zamanda kurumsal tanıtım faaliyetleri yürütülmektedir. Vatandaşlarımız için bilgilendirme stantları oluşturulmuş ve tahliye tatbikatları gerçekleştirilmiştir" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 14:35 Antalya, Routes Europe 2027’ye ev sahipliği yapacak Fraport TAV Antalya Havalimanı, Avrupa kıtasının en önemli havacılık ve uçuş rotası geliştirme etkinliği olan Routes Europe 2027’ye ev sahipliği yapacak. 100’den fazla havayolu, 100’ün üzerinde turizm otoritesi, 200’den fazla havalimanı ve sektördeki 1.200’ün üzerinde karar vericinin katılımının beklendiği konferansta; yeni uçuş frekansları, ilave koltuk kapasiteleri ve yeni uçuş rotaları ele alınacak. Routes Europe, Avrupa’nın en büyük ve en prestijli havacılık ve rota geliştirme konferansı olarak her yıl farklı bir Avrupa şehrinde düzenleniyor. Turizm otoriteleri, havayolları ve havalimanlarını bir araya getiren etkinlik; şehirlerin kaynak pazar çeşitliliğini artırmaları, turizm potansiyellerini geliştirmeleri ve hava ulaşım bağlantılarını güçlendirmeleri açısından önemli bir katalizör görevi görüyor. Etkinlik sonrasında ev sahibi şehirlerin hava ulaşımı ve ekonomik etkiler bakımından olumlu katkı sağladığı biliniyor. Antalya’nın ev sahipliği, ITB Berlin Fuarı sırasında havalimanı ve Routes yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen törenle açıklandı. Routes Direktörü Steven Small konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:"Routes Europe 2027, büyük genişletme projesinin ilk aşamasını kısa süre önce tamamlayan havalimanı için mükemmel bir zamanda geliyor. Bu önemli yatırım, trafikteki büyümenin devamı için kapasite artışı sağladı. Bölgenin önde gelen 110’dan fazla havayolunun karar vericilerinin katılımıyla düzenlenen bu etkinliğin yeni fırsatlar oluşturacağına, sürdürülebilir büyümeyi teşvik edeceğine ve Antalya’nın Akdeniz bölgesindeki konumunu sağlamlaştıracağına inanıyorum." Fraport TAV Genel Müdürü Deniz Varol "Havalimanımızın gelişiminde böylesine önemli bir aşamada Routes Europe 2027’yi Antalya’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Genişleme programımızın ilk aşamasının tamamlanmasının ardından Antalya Havalimanı, gelecekteki büyümeyi karşılamak ve Avrupa ile ötesindeki bağlantılarını daha da güçlendirmek için hazır." dedi Fraport TAV Genel Müdürü Frank Quante de açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bu prestijli etkinliğe ev sahipliği yapmak; havayolları ve sektör paydaşlarıyla iletişim kurmak, Antalya’nın pazardaki gücünü sergilemek ve sürdürülebilir gelişimini desteklemek için değerli bir fırsat sunacak. Antalya’nın yıl boyunca Akdeniz’in gözde destinasyonu olarak uzun vadeli potansiyelini katılımcılarla paylaşmak için sabırsızlanıyoruz." Kültür, macera ve eko-turizm alanlarında artan çeşitlilik sayesinde Antalya Havalimanı, geleneksel yaz turizminin ötesine geçerek yılın 12 ayına yayılan sürdürülebilir bir trafik büyümesi hedefliyor. TAV Havalimanları ve Fraport’un ortak girişimi tarafından işletilen Antalya Havalimanı, dış hat yolcu trafiği açısından Türkiye’nin en yoğun ikinci havalimanı konumunda bulunuyor. Nisan 2025’te tamamlanan 865 milyon avroluk yatırım kapsamında terminal ve hava tarafı kapasitesi iki katından fazla artırılarak yıllık yolcu kapasitesi 65 milyona çıkarıldı. Antalya Havalimanı, 2025 yılında 39,2 milyon yolcuya hizmet verdi.
Şehzadeler’de mart ayı meclisi yoğun gündemle toplandı
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:20 Şehzadeler’de mart ayı meclisi yoğun gündemle toplandı Şehzadeler Belediyesi Mart ayı meclis toplantısı, Belediye Başkanı Hakan Şimşek başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda gündemdeki 18 madde karara bağlandı. Şehzadeler Belediyesi Mart ayı meclis toplantısı, Belediye Başkanı Hakan Şimşek başkanlığında gerçekleştirildi. Şehitler anısına yapılan saygı duruşu ve ardından okunan İstiklal Marşı ile başlayan toplantıda Başkan Şimşek, meclis üyelerine hitap etti. Başkan Şimşek konuşmasında, ortak akıl, dayanışma ve halkçı belediyecilik anlayışıyla Şehzadeler ilçesine değer katmaya devam ettiklerini belirtti. Göreve geldikleri günden bu yana mahalle ziyaretlerini sürdürdüklerini ifade eden Şimşek, vatandaşların taleplerini yerinde dinleyerek kalıcı çözümler üretmek için ekiplerle birlikte yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Sağanak yağış sonrası hızlı müdahale Geçtiğimiz günlerde kentte etkili olan yoğun yağışlara da değinen Başkan Şimşek, yaşanan olumsuzluklara karşı belediye ekiplerinin gece gündüz sahada olduğunu vurguladı. Afet kaynaklı sorunlara hızlı şekilde müdahale edildiğini belirten Şimşek, vatandaşların her şartta yanında olduklarını ifade etti. Sosyal belediyecilik vurgusu Halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışını kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Şimşek, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik desteklerin devam edeceğini kaydetti. Dayanışmayı büyüten ve kimseyi yalnız bırakmayan bir yönetim anlayışıyla çalıştıklarını belirten Şimşek, "Bu kenti seviyoruz ve kentin kalbine dokunan çalışmaları sürdürmeye devam edeceğiz. Yapılacak çok işimiz, yürüyecek uzun bir yolumuz var" dedi. Ramazan ayı mesajı Mübarek Ramazan ayına ulaşmanın huzurunu paylaştıklarını ifade eden Başkan Şimşek, Ramazan’ın kentte dayanışma, paylaşma ve kardeşlik duygularını güçlendirmesini temenni etti. Ramazan boyunca mahallelerde vatandaşlarla aynı sofrada buluşmaya devam edeceklerini belirtti. Mart ayının önemli günleri anıldı Konuşmasında Mart ayındaki önemli günlere de değinen Şimşek, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla tüm kadınların emek ve mücadelesini selamladı. 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulünün, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin simgesi olduğunu vurgulayan Başkan Şimşek, Mehmet Akif Ersoy’un "Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın" sözünü hatırlattı. Kadir Gecesi’nin tüm İslam âlemine huzur ve bereket getirmesini dileyen Şimşek, 18 Mart Çanakkale Zaferi dolayısıyla başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanları saygı ve rahmetle andıklarını ifade etti. 21 Mart Nevruz Bayramı’nın da baharın ve umudun simgesi olduğunu belirterek, vatandaşların Nevruz’unu şimdiden kutladı. 18 gündem maddesi karara bağlandı Konuşmaların ardından meclis gündemindeki 18 madde görüşülerek karara bağlandı. Toplantı sonunda Başkan Şimşek, kent için alınan kararlarda emeği bulunan tüm meclis üyelerine ve sahada fedakârca görev yapan belediye çalışanlarına teşekkür ederek, dayanışma içinde Şehzadeler’i hak ettiği noktaya birlikte taşıyacaklarına inandığını ifade etti. Ayrıca Ramazan Bayramı’nın ülkeye ve millete esenlik ve huzur getirmesi temennisinde bulundu.
Başkan Kul: "Terme’de kimsesizlerin yanındayız"
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:16 Başkan Kul: "Terme’de kimsesizlerin yanındayız" Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, ilçede kimsesizlerin kimsesi olma görevini büyük bir hassasiyetle sürdürdüklerini ifade etti. Terme Belediyesi, paylaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan’da ihtiyaç sahibi, yaşlı ve engelli vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Belediye bünyesinde hazırlanan üç çeşit sıcak yemek ve tatlıdan oluşan iftar menüleri, hijyen standartlarına uygun olarak paketlenip iftar saati öncesinde doğrudan vatandaşların kapısına ulaştırılıyor. Yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Belediye Başkanı Şenol Kul, belediyeciliğin sadece fiziksel hizmetten ibaret olmadığını vurgulayarak, "Biz belediyeyi, vatandaşımızın her anında sığındığı güvenli bir liman olarak görüyoruz. Ramazan’da gayemiz sadece sofralara sıcak aş ulaştırmak değil, hemşerilerimizin dertleriyle dertlenip hayatlarına gerçek anlamda dokunmaktır. Terme’de kimsesizlerin kimsesi olma görevimizi büyük bir hassasiyetle sürdürüyoruz. Sadece bir öğünlük destekle yetinmiyor, sosyal inceleme ekiplerimizin saha ziyaretleriyle tespit ettiği ailelerin tüm ihtiyaçlarına derman olmaya çalışıyoruz" dedi. Hizmet ağını gıda kolileriyle de desteklediklerini belirten Başkan Kul, "Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğümüzce hazırlanan yardım paketlerini, büyük bir hız ve gizlilikle ulaştırıyoruz. ’Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek’ düsturuyla, hiçbir vatandaşımızı rencide etmeden devletimizin şefkat elini tüm ilçemize yayıyoruz" diye konuştu. Sosyal destek çalışmalarını kapsamlı bir şekilde sürdüren Terme Belediyesi, günlük 500 haneye ulaştırılan sıcak yemek hizmetini gelen talepler doğrultusunda artırarak sürdürüyor.
Boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü, 7 yaşındaki çocuğun velayeti, raporlara rağmen babaya verildi
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:08 Boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü, 7 yaşındaki çocuğun velayeti, raporlara rağmen babaya verildi Diyarbakır’da bir kadın, boşanma aşamasında olduğu eşine karşı yürütülen velayet davasında mahkemenin bilirkişi raporlarına rağmen 7 yaşındaki E.K.’nin geçici velayetini babaya verdiğini belirterek, sürecin uzamasına tepki gösterdi. Diyarbakır’da Ö.K (29) ile eşi arasında devam eden boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü. Dosya kapsamında 3 ayrı bilirkişi raporu temin edildi. Dosyaya sunulan 3 ayrı bilirkişi raporunun tamamında 7 yaşındaki E.K.’nin velayetinin anneye verilmesinin çocuğun üstün yararına uygun olacağı belirtilirken, annenin çocuğun bakım, eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını karşılama konusunda daha yeterli olduğu ifade edildi. Altıncı ve yedinci celselerde dava ertelendi. Son celsede ise mahkeme çocuğun geçici velayetini babaya verdi. Ö.K., çocuğun halen halası tarafından bakıldığını iddia etti. Ö.K., "Depremden önce kızım çölyak hastasıydı. Ben tek başıma kızımı hastanelere götürdüm. Tanılarını falan hep tek başıma mücadele ederek yaptırdım. Sonra biyopsi yaptıktan sonra çölyak tanısı koyuldu. Bu süreçte hiçbir şekilde kimse yanımızda yoktu. Her aşamada ben tek başıma bir kadın olarak bunu yürüttüm. Kızıma biyopsi yapıldıktan sonra, çölyak raporunu aldıktan sonra glutensiz diyet uygulamam gerekiyordu. Kimse maddi olarak destek sunmadı. Her seferinde kendi ailemden para istiyordum. Çölyak ürünleri çok pahalı, glutensiz ürünler çok pahalı. Ona rağmen hiçbir şeyini eksik etmemeye çalışıyordum. Alıyordum ve çok şükür değerlerini biraz düşürdüm. Kızımın durumu biraz iyiye gitti ve gelişimi düzeldi" dedi. 6 Şubat depremlerinde kızıyla tek kaldığını ve kendi ailesine sığındığını anlatan Ö.K., şu ifadeleri kullandı: ’’Deprem gördük. Biz kızımla birlikte depremde yalnız evdeydik. Babayı aradım, sabah saat 5-6 gibi babaya hiçbir şekilde ulaşamadım. Cebimde sadece 5 lira vardı ve ben sokakta kalmıştım. Baba hiçbir şekilde bize maddi destek göndermedi. Bu olanlar birikti ve ben artık boşanma kararını verdim. Depremden bu yana ben boşanma davasını açtım. Kızımın okul düzeni de sağlığı da bir tık da olsa iyiydi. 3 tane uzman raporu anneden yana rapor çıkarmasına rağmen son duruşmada kızımın velayeti babaya verildi. Baba kendisi dile getiriyor, ben inşaatta çalışıyorum, şehir dışında kalıyorum, kızım halasında kalacak, halası bakacak diyor. Bir kadın olarak ne yapacağımı bilmiyorum ve sesimi bir şekilde duyurmak istiyorum. Tek istediğim şey kızımın sağlıklı ve huzurlu bir ortamda büyümesi, ne sağlığından ne eğitimden mahrum kalmaması. Kızım sağlıklı bir ortamda, huzurlu bir ortamda büyüsün istiyorum. Ne okulundan ne de sağlığından mahrum kalsın istemiyorum. Ben adaletin yerini bulmasını istiyorum.’’ Dava 3 yıldır sürüyor Ö.K.’nın avukatı Elif Göçtürk ise davanın yaklaşık 3 yıldır sürdüğünü ve son 1 yıldır yapılan üç celsede de dosyanın tekemmül etmesine rağmen, dosyada herhangi bir eksiklik bulunmamasına rağmen duruşmaların sürekli ertelendiğini söyledi. Göçtürk, "Müvekkilimin anayasada güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkını açık bir şekilde ihlal etmektedir. Öte yandan dosya kapsamında geçici velayete ilişkin 3 ayrı inceleme raporu ve uzmanlık raporu alındı. Bu raporlarda çocuğun üstün yararı gereği velayetin müvekkilime verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bunlar pedagojik ve bilimsel açıklamalara, yani gerekçelere dayanarak belirtilmiştir. Zaten yargılamanın da her safhasında davalı baba çocuğa fiilen bakamayacağını, sürekli şehir dışında çalıştığını belirtmektedir. Ancak buna rağmen velayet davalı babaya verildi. Bu durum çocuğun sürekli üçüncü kişilerle yaşamak zorunda kaldığını, riskli bir sosyal çevrede yaşamak zorunda bırakıldığını göstermektedir. Bu da ileride çocuğun kişisel yaşamını ve kişisel gelişimini ciddi bir şekilde etkilemektedir. Son olarak şunu belirtmek istiyorum, velayet sadece çocuğun bakma yetkisinin davanın taraflarına verilmesi değildir. Velayet aynı zamanda çocuğun eğitim hayatının sürdürülmesi, çocuğun kişisel gelişiminin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesi ve çocuğun güvenliğinin temin edilmesini kapsamaktadır’’ şeklinde konuştu. İlk 6 duruşmanın tanık dinletilmesi ya da eksik hususlar, bilirkişi raporları ve inceleme raporları gibi nedenlerle ertelendiğini aktaran Göçtürk, şu ifadeleri kullandı: ’’Ancak son 3 duruşmada herhangi bir gerekçe gösterilmeden duruşmaların ertelendiğini görüyoruz. İlk duruşmadan beridir biz şunu belirtiyoruz; çocuğun velayetinin anneye verilmesi gerekiyor. Nitekim dosyaya giren inceleme raporları ve uzmanlık raporları da davacı müvekkilimin, çocuğun üstün yararı gereği velayetinin annede kalması gerektiğini belirtmiştir. Ancak bunların dikkate alınmadığını görüyoruz maalesef."
Aydın Büyükşehir Belediyesi Ramazan etkinlikleri Sultanhisar ile devam etti
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:02 Aydın Büyükşehir Belediyesi Ramazan etkinlikleri Sultanhisar ile devam etti Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı boyunca kentin farklı noktalarında düzenlenen etkinlikler Sultanhisar ilçesinde vatandaşlarla buluştu. İftar programının ardından gerçekleştirilen etkinlikler, yüzlerce vatandaşın katılımıyla Ramazan akşamına renk kattı. Sultanhisar’da kurulan etkinlik alanında özellikle çocuklar için hazırlanan gösteriler ve oyun alanları yoğun ilgi gördü. Geleneksel Ramazan kültürünü yaşatan programlarda Hacivat-Karagöz gösterileri, meddah anlatıları, Aşuk ile Maşuk gösterileri, jonglör ve illüzyonist performansları vatandaşlardan beğeni topladı. Aileler meydanda bir araya gelerek Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferini paylaşırken, çocuklar sahne etkinlikleri ve aktivitelerle eğlenceli vakit geçirdi. Vatandaşlara Ramazan şerbeti ve Osmanlı macunu da ikram edildi. Etkinliklerden duydukları memnuniyeti dile getiren çocuklar ve aileleri, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Ramazan etkinlikleri, İncirliova ilçesinde 4 Mart Çarşamba günü Cumhuriyet Meydanı’nda 18.00 saatinde başlayacak, 20.15 saatinde sona erecek. 5-15 Mart tarihleri arasında ise eğlencenin adresi bir kez daha Fuar Aydın olacak. Fuar Aydın’da etkinlikler hafta içi 18.00 ile 22.00, hafta sonu ise 14.00 ile 22.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.