GÜNDEM
20 Mart 2026 Cuma - 10:31 Yenişehir’de vefa: 18 Mart Şehitleri dualarla anıldı Bursa’nın Yenişehir ilçesinde, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla düzenlenen programlarda duygu dolu anlar yaşandı. Gün boyu süren etkinlikler, akşam Sinanpaşa Külliyesi’ndeki anlamlı iftar sofrasıyla taçlandı. Yenişehir’de 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü dolasıyla çeşitli programlarda düzenlendi. Sabah saatlerinde Heykel Meydanı’nda gerçekleştirilen resmi tören çelenk sunumu ve saygı duruşuyla başladı. Protokol ve vatandaşların yoğun katılım gösterdiği resmi programın ardından ziyaretler şehitliklerle devam etti. Yenişehir, Selimiye ve Kıblepınar şehitliklerine giden heyet, vatan topraklarını müdafaa ederken canlarını feda eden kahramanları kabirleri başında Kur’an-ı Kerim tilaveti dinleyerek andı. Şehit ailelerinin de katıldığı ziyaretlerde duygusal anlar hakim olurken, kahramanların mezarlarına karanfiller bırakılarak şükran sunuldu. Günün maneviyatı, akşam saatlerinde Sinanpaşa Külliyesi’nde kurulan iftar sofrasında paylaşıldı. İlçe protokolü; şehit aileleri ve gazilerle aynı sofrada buluştu. Kalplerimiz Çanakkale ruhuyla atıyor Buradaki programda selamlama konuşması yapan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Çanakkale ruhunun önemine değinerek, "Bugün kalplerimiz 111 yıl önceki o büyük ruhla, Çanakkale ruhuyla atıyor. Çanakkale; bir milletin var oluş iradesidir. Eğer bugün bu ezanların gölgesinde, bu bereketli sofrada huzurla iftarımızı bekliyorsak; bu, canını vatana siper eden şehitlerimizin ve ’ölürsem şehit, kalırsam gazi’ diyerek cepheye koşan kahramanlarımızın sayesindedir" dedi. ’Sizler en mukaddes emanetimizsiniz’ Şehit ailelerine ve gazilere seslenen Başkan Ercan Özel, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Sizler bizim için bu milletin en mukaddes emanetlerisiniz. Şehitlerimizin geride bıraktığı aileleri bizim öz ailemiz, gazilerimiz ise başımızın tacıdır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum." ’Bu topraklarda huzur içindeysek onların sayesindedir’ İftar programında davetlilere hitap eden Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay, dünyada yaşanan acılara dikkat çekerek şükür ve dua vurgusu yaptı. Kaymakam Altay konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bu anlamlı günde, bayrama adım adım yaklaştığımız bu vakitlerde bir araya gelmek istedik. Maalesef Orta Doğu’da savaşlarla, ölümlerle sarsılan bir dünya var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde vatanımızı savunmak için kanını ve canını feda eden şehitlerimizin kanıyla sulanmış bu topraklarda bugün huzur içinde yaşıyorsak onlara her zaman dua etmemiz lazım. Onları her zaman yâd etmemiz lazım. Allah gani gani rahmet eylesin." Yenişehir Gaziler Derneği Başkanı Hikmet Öztürk de programı düzenleyen İlçe Kaymakamı Ümit Altay ile Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel’e teşekkürlerini iletti.
20 Mart 2026 Cuma - 10:27 Adalet için dijital rehber Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre; ülkemizde 2025 yılında açılan dava sayısı yaklaşık 8,8 milyon olarak gerçekleşti. Hakim başına 767, savcı başına ise bin 373 dosya düşüyor. Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği lisansüstü eğitim öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan, tarafından geliştirilen uygulama davaların sonucunu saniyeler içinde tahmin ederek hukuk dünyasına hız ve yenilik kazandırmayı hedefliyor. Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılına ilişkin UYAP verilerine göre; 2025’te ceza, hukuk ve idari olmak üzere toplam 8,8 milyon dava dosyası açıldı. Sayısal verilere göre hakim başına düşen 767 ve savcı başına düşen bin 373 dosya sayısı, hukuk dünyasındaki iş yoğunluğunu ortaya koyuyor. Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapay Zeka Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan’ın tez çalışmasında geliştirdiği proje avukatların yükünü hafifletmeyi hedefliyor. Sistem, kullanıcılardan aldığı dava metinlerini veya olay anlatımlarını gelişmiş algoritmalarla analiz ederek hukuk dünyasına yeni bir bakış açısı getiriyor. Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Korhan Karabulut ve Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Cumalıoğlu danışmanlığında geliştirilen uygulama, dava dosyalarını derinlemesine inceleyip anladıktan sonra, geçmişte verilmiş benzer Yargıtay kararlarını saniyeler içerisinde bularak kullanıcıya sunuyor. Bu teknoloji sayesinde, avukatların saatlerini alan emsal karar araştırmaları artık yalnızca birkaç dakikaya iniyor. Böylece hukuk uzmanları için strateji geliştirme süreçleri ciddi oranda hızlanıyor. İhtimalleri gösteriyor Davanın kazanılma ihtimalini sayısal verilerle ortaya koyması, projeyi literatürdeki diğer çalışmalardan ayıran en önemli özellik. Kullanıcılara davanın başarı şansını yüzdesel olarak sunan söz konusu uygulama, davanın açılmaya değer olup olmadığına dair kararların dakikalar içerisinde verilmesine imkan tanıyor. Ayrıca sistem, benzer başarılı davalarda izlenen hukuki yolları Yargıtay kararları üzerinden kullanıcıyla paylaşarak, mevcut davaların doğru stratejiyle ilerleyip ilerlemediğinin takip edilmesini mümkün kılıyor. Projeyi hayata geçiren Yaşar Üniversitesi Yapay Zeka Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Doğa Kayra Yılmazarslan, konuyla ilgili görüşlerini şöyle ifade ediyor: "Hem hukuk uzmanlarının profesyonel ihtiyaçlarını karşılayacak hem de hukuk bilgisi olmayan vatandaşların kolaylıkla anlayabileceği şekilde tasarlanan uygulama, adalete erişim konusunda dijital rehber görevi görüyor. Projem hukuki süreçlerdeki zaman kaybını minimize ederek hukukçuların ve vatandaşların iş yükünü hafifletmeyi amaçlıyor."
20 Mart 2026 Cuma - 10:27 Oğuz Murat Aci’nin mezarını ziyaret eden baba Özer Aci: "Bu beşinci bayram, elimizi öpecek bir evlat kalmadı" İstanbul Eyüpsultan’da 17 yaşındaki Timur Cihantimur’un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci, bayramda oğlunun kabrini ziyaret etti. Basa Aci, "Bu beşinci bayram. Asıl biz sağken öldük. Bizim elimizi öpecek bir evlat kalmadı. Onun evladının da elini öpecek bir babası kalmadı. Kazanın başından iki yıl geçti. Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla, aynı acıyla, aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim’’ dedi. Eylem Tok ile Op. Dr. Bülent Cihantimur’un 17 yaşındaki oğlu Timur Cihantimur, 1 Mart 2024 ‘te iddiaya göre Kemerburgaz’da kullandığı lüks otomobille bozulan ATV’lerini yol kenarına çeken kişilere çarpmış, kazada Oğuz Murat Aci (29) hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Cihantimur, annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır’a, ardından ABD’ye kaçırılmıştı. ABD’de tutuklu bulunan anne ve oğul için iade kararı verilmişti. Oğuz Murat Aci’nin vefatının üzerinden 2 yıl geçerken, acılı baba Özer Aci Ramazan Bayramı’nda evladının mezarını ziyaret etti. ’’Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla, aynı acıyla, aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim’’ Evladının vefatının üzerinden geçen beşinci bayram olduğunu belirten acılı baba Özer Aci, ’’Asıl biz sağken öldük. Elimizi öpecek bir evlat kalmadı. Onun evladının da elini öpecek bir babası kalmadı. Kazanın üzerinden iki yıl geçti. Ben ilk gün ne diyorsam bugün yine aynı duygularla aynı acıyla aynı üzüntüyle dile getiriyorum ve mücadeleme devam edeceğim. Ömrüm vefa ettiği müddetçe adalet yerini bulana kadar mücadeleye devam edeceğim. Şu ana kadar bir başarı elde ettim diye düşünüyorum. Bir yerlere vardık diye düşünüyorum. Kaza olabilir ama kazadan sonra yaşananlar beni derinden üzdü, derinden yaraladı ve yaralamaya da devam ediyor. Özellikle belirtmek istediğim konu, onlar 2 saat içerisinde ülkeyi terk edebiliyorlar. Benim oğlum 80 dakika, neredeyse 2 saate yakın bir süre sonra hastaneye ulaşabiliyor. Ambulans aranmıyor, cep telefonları toplanıyor. Burada telefonu ben almadım diyor. Özellikle altını çizerek belirteyim bir telefon halen kayıp. Bu telefondan hiç bahsedilmiyor. Yani bu telefonu onlar mı aldı, başka tarafa mı gitti ne oldu. Burada yok olan bir telefon var. ’Telefonu ben aldım, o aldı’, sonuç olarak telefon Eylem Tok’un arabasında çıkıyor’’ diye konuştu. "Akın Gürlek ile inanıyorum ki yakında görüşeceğiz’’ Oğuz Murat Aci’nin ölümünden sonraki yaşanan süreçte önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un kendileriyle bizzat ilgilendiğini kaydeden baba Özer Aci, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ile de yakın zamanda görüşeceklerine inandığını söyledi. Baba Aci, "Yeni Adalet Bakanımızla direkt bir görüşmemiz olmadı. Yalnız Adalet Bakanlığı ile görüşmelerimiz devam ediyor. Sağ olsunlar bizi bilgilendiriyorlar. Bilgilendirmeye de devam edeceklerini söylüyorlar. Adalet Bakanıyla da ben inanıyorum ki yakın bir zamanda görüşeceğiz. Bu görüşmeler bize güç veriyor, ayakta durmamızı sağlıyor ve umut veriyor. Bu umudun çerçevesinde ayakta duruyoruz’’ dedi. "Gelinin sessizliği devam ediyor, çünkü konuşacağı veya savunacağı bir şey yok’’ Torunu Pars’ın velayet davasının ertelendiğini ve bunun sebebinin karşı tarafın avukatından kaynaklandığını iddia eden Özer Aci, ’’Ne yazık ki davada sosyal uzman raporu, pedagog raporu ve psikolog raporu hazır olmasına rağmen karşı tarafın yani annenin avukatının ‘psikiyatri raporu da olması gerekiyor’ demesiyle şu an dava mayıs ayına ertelendi. Bu yaşta bir çocuğa, şu an 3 buçuk yaşında olan bir çocuğa psikiyatri acaba ne ilaç yazacak. Şu an sessizliği devam ediyor, çünkü konuşacağı veya savunacağı bir şey yok. Benim baştan beri savunduğum nokta, para alma konusu kendi düşüncesi çerçevesinde idrak ettiği bir olay değildi. Ben para alıp almadığını kendisine soramadım. Çünkü irtibat sağlayamıyoruz. Yani konuşmayan bir insanla zorla nasıl konuşacağız ki. İnsan olmadıktan sonra, insani davranışlarda bulunmadıktan sonra ben ne yapabilirim ki’’ dedi. Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Özer Aci, "Özellikle tüm evlat acısı çeken anneler ve babaların bayramlarını kutlarım. Acı ama gerçek. Evlatlarımız öldüler kurtuldular. Asıl ölenler sağlar. Anneler, babalar ve kardeşler acı çekmeye devam ediyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Erzurum ASKON üyeleri iftar programında buluştu
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:12 Erzurum ASKON üyeleri iftar programında buluştu Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Erzurum Şubesi tarafından düzenlenen iftar programında iş dünyasının temsilcileri bir araya geldi. Geleneksel iftar buluşmasına ASKON Erzurum Şubesi üyesi iş insanları katıldı. Programda konuşan ASKON Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, ASKON’un yalnızca bir iş dünyası kuruluşu olmadığını, aynı zamanda üretim gücünü ortaya koyan bir vizyon hareketi olduğunu ifade etti. Rahmet, mağfiret ve bereket kapılarının açıldığı mübarek Ramazan ayının başta mazlum coğrafyalar olmak üzere tüm İslam âlemine ve insanlığa hayırlar getirmesini dileyen Başkan Turan, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Ramazan ayının kardeşlik, dayanışma ve paylaşma duygularının en güçlü şekilde hissedildiği özel bir zaman dilimi olduğunu belirten Turan, Müslüman toplumların yardımlaşma ve dayanışma bilincini en derinden yaşadığı bu ayda, ASKON Erzurum Şubesi olarak üyeleriyle birlikte bu hassasiyetle hareket etmeye gayret gösterdiklerini söyledi. ASKON Erzurum Şubesi olarak birlik ve dayanışmanın en güzel şekilde yaşandığı bu anlamlı buluşmada yalnızca ekmeğin değil gönüllerin de paylaşıldığını ifade eden Turan, iş dünyasının temsilcileri olarak ticaretin yanında kardeşliği, bereketin yanında dayanışmayı büyütmenin sorumluluğunu bir kez daha hissettiklerini dile getirdi. Genç iş insanlarıyla aynı sofrada buluşmanın hem gönül birlikteliğini pekiştirdiğini hem de şehrin ekonomik geleceğine katkı sağlayacak fikir alışverişine imkân sunduğunu belirten Turan, "Hedefimiz; üreten, istihdam sağlayan ve güçlü yarınlara yürüyen bir Erzurum için birlikte çalışmaktır. Bu doğrultuda geleceğe yönelik hedeflerimizi ve önceliklerimizi istişare ettik. İftar soframızı paylaşan kıymetli ASKON üyelerimize teşekkür ediyorum." dedi.
Vali Baruş, öğrencilerle iftar sofrasında buluştu
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:09 Vali Baruş, öğrencilerle iftar sofrasında buluştu Erzurum Valisi Aydın Baruş, GSB Yurtları Merkez Merkezi Yemekhane’de kız öğrencileriyle iftar sofrasında buluştu. Samimi bir ortamda geçen iftar buluşmasında Vali Baruş öğrencilerle sohbet etti. İftar öncesinde Bindallı Kıyafetli öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılanan Vali Aydın Baruş’a Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur da eşlik etti. Nenehatun Kız Yurdu Müdürü Hatice Özulus’un da katıldığı iftar yemeğinde Vali Aydın Baruş, yemek reyonuna geçerek burada eldiven, bere giydi. Ardından maske takan Vali Baruş, kendi elleriyle öğrencilere yemek servisi yaptı. Yemekhane işletmecisi Rıza Altunayar, Vali Baruş’a yemekhanedeki Ramazan ayı çalışmaları hakkında bilgi verdi. Ezan ve Kur’an-ı Kerim tilavetinin adından Erzurum Valisi Aydın Baruş, öğrencilerle birlikte iftarını açtı. Öğrencilerle tanışan ve samimi bir ortamda sohbet eden Vali Baruş, "Hepinizin Mübarek Ramazan ayını tebrik ediyorum. Allah tuttuğunuz oruçları ve yaptığınız ibadetleri kabul etsin. Ramazan bayramında memleketlerine gidecek olan öğrencilerimizin ailelerine ve yakınlarına şimdiden selamlarımı iletiyorum" dedi. Vali Baruş, yemekhane işletmecisi Rıza Altunayar ve personeline teşekkür ederken, Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur nezdinde, Nenehatun Yurt Müdürü Hatice Özulus ile yurt yönetim memurlarını da tebrik etti. İftarda öğrenciler Erzurum türküleri ve ilahiler seslendirdi.
Aydın dağlarında incir ve zeytin üreticisinin karasabanla zorlu mücadelesi başladı
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:07 Aydın dağlarında incir ve zeytin üreticisinin karasabanla zorlu mücadelesi başladı Türkiye’nin en fazla incir ve zeytin üretiminin yapıldığı Aydın’ın verimli dağlarında çiftçilerin karasabanla zorlu mücadelesi başladı. Baharın gelmesiyle birlikte toprağın tavı kaçmadan arazilerini sürmek isteyen üreticiler, zorlu arazi şartlarında karasabana koştukları atlarla yoğun mesai harcıyor. Dağlık alanlarda modern tarım makinelerinin kullanılamaması nedeniyle üreticiler, geleneksel yöntemlerden biri olan karasabanla arazilerini sürmeye devam ediyor. Bu yıl Ramazan ayının çift sürme dönemine denk gelmesi nedeniyle çiftçilerin mücadelesini oruçlu olarak sürdürüyor. Atlarla çift süren vatandaşlardan Atilla Özkan, dağlık arazilerde traktörle çalışmanın mümkün olmadığını belirterek, "Arazilerimiz çok eğimli olduğu için traktör giremiyor. Bu yüzden yıllardır atlarla karasaban kullanıyoruz. Toprağın tavı kaçmadan sürmemiz gerekiyor. Ramazan ayında oruçlu olsak da üretim için çalışmaya devam ediyoruz" dedi. "Günlük 6 bin TL aylık 180 bin TL kazanıyorlar" Çalıştıktan sonra herkesin ekmeğini kazanabildiği ve yılın 12 ayı çalışana işin bulunduğu Aydın’da atlarla çift süren ilkokul mezunu bir kişi mühendis ve doktor maaşına eş değer para kazanıyor. Piyasa değeri 40-50 bin TL olan ve çift sürmeye alışık 2 ata sahip olan Aydın’ın dağ köylerindeki erkekler, sezon boyunca günlüğü 6 bin TL’ye çift sürüyor. Aylık kazançları 180 bin liraya yaklaşan çiftçiler çalıştıktan sonra herkesin para kazanabileceğini ancak yeni neslin zor geldiği için atlarla çift sürmeye yanaşmadığını belirtti. Günlük kazancının oldukça iyi olduğunu belirten çiftçilerden Atilla Özkan, "Şu anda günlük 6 bin TL yevmiye ile çift sürüyoruz. Bu da ayda 180 bin TL ediyor. Çok şükür güzel para. Buna rağmen bu işi yapan kişi sayısı çok az. Yeni nesil bu işi yapmak istemiyor. Atlarla çift sürmek zor bir iş olduğu için gençler pek yanaşmıyor" diye konuştu. Toprağın tavını kaybetmeden işlenmesinin ürün verimi açısından büyük önem taşıdığını belirten çiftçiler, hem incir hem de zeytin ağaçlarının daha verimli olması için arazileri zamanında sürmeye çalıştıklarını ifade etti.
Almanya’dan Filistin’e barış yürüyüşü
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:05 Almanya’dan Filistin’e barış yürüyüşü Almanya’dan Kudüs’e yürüyen 41 yaşındaki Sabina Struck, Filistin’e destek vermek ve dünya barışına dikkat çekmek için 9 ay önce yürüyerek çıktığı yolda Adana’ya ulaştı. Kentte bir gece dinlenen Alman kadın, zorlu rotasına kaldığı yerden devam etti. Almanya’nın Gebrazhofen kasabasında yaşayan 41 yaşındaki Sabina Struck, İsrail’in saldırısı altındaki Filistin’e destek vermek ve barış çağrısında bulunmak amacıyla yaklaşık 9 ay önce yürüyüşe başladı. Almanya’dan Kudüs’e uzanan uzun bir yolculuğa çıkan Sabina Struck, güzergahı üzerinde Adana’daki belediyeye ait Taşköprü Konukevi’nde mola verdi. 1 gece mola verdikten sonra Struck, yeniden yola çıktı. Filistin’e destek olmak ve dünyaya barış mesajı vermek amacıyla yollara düştüğünü belirten Struck, sınırları ve kültürleri aşan yürüyüşünün detaylarını İHA’ya anlattı. "Kudüs’e varıp varamayacağımı bilmiyorum" Yolculuğunda 9 ayı geride bıraktığını ifade eden Struck, "Geçen yıl temmuz ayında Almanya’da başladım. Sadece barış için, hem dünya hem de kendim için yürüyorum. Hiçbir planım yok, her şeyin ucu açık. Kudüs’e varıp varamayacağım hakkında hiçbir fikrim yok. Her şey belirsiz, sadece yürüdüğüm bir yol var. Bu yol benim için tüm ülkelerden ve kültürlerden bağımsız" dedi. "Türkiye’de insanlar çok yardımsever" Yol boyunca pek çok güzel insanla karşılaştığını belirten Sabina Struck, "Türkiye’de ve geçtiğim yollardaki insanlar çok yardımsever. Benim bu yolda sevdiğim şey de bu. Benim hedefim varış noktası değil, yolun sadece bu kısmı. Bu yolun tadını çıkarıyorum" diye konuştu. "En uzun barış yolunu yürüyorum" Savaşlardan ziyade dünyaya farklı bir perspektiften baktığını vurgulayan Struck, yürüyüşünün ruhsal boyutuna da değinerek şunları söyledi: "Bulunduğum yerin Türkiye, Avusturya veya Almanya olması benim için önemli değil. Benim için önemli olan her ülkenin bana sunacak bir hediyesi olması. Etrafımda çok fazla barış ve uyum görüyorum. Bazen bir sebebimiz olmaz, hayatınızda sadece bir his uyanır ve bazen eski hayatınıza ’dur’ der, kendi yolunuza gidersiniz. Ben en uzun barış yolunu ve en uzun kültür rotasını yürüyorum. Hepimizin içinde barış var, hepimizin içinde sevgi var. İçimizde tüm dünyayı affetmemiz bize çok yardımcı olur. Ruhumuzda ve kalbimizde sadece kendimize aitiz."
Bakır ustalarının bayram öncesi yoğun mesaisi
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:04 Bakır ustalarının bayram öncesi yoğun mesaisi Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala Gaziantep’teki bakır işleme ustaları kahve cezvesi, fincan ve şekerlik gibi bakır siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai harcıyor. Gaziantep’te asırlardır hassas ve ince işçilikle işlenen bakır eşyalara ilgi son yıllarda yeniden arttı. Ramazan Bayramı’na sayılı günlere kala tarihi Bakırcılar Çarşısı’ndaki ustalar, bayramdan önce vatandaşlardan gelen talepleri yetiştirebilmek için hummalı bir çalışma yürütüyor. Bakır işlemeciliğinin coğrafi patenti Gaziantep’e ait Bakır işlemeciliğinin coğrafi patentini elinde bulunduran Gaziantep’in geleneksel yöntemlerle üretilen bakır eşyalar, şeker ve kahve gibi bayram ikramlıkları bin bir emek ve zahmetle hazırlanan işlemeli ve renkli bakır eşyalarda ikram ediliyor. Son yıllarda bakır eşya kullanımının azalması üzerine sektörden çekilmek yerine hediyelik ve ikramlık bakır eşya üretimine yönelen ustalar, kendilerine yeni bir gelir kapısı açmayı başardı. Önceki yıllarda sadece bakırdan mutfak eşyası üretimi yapan bakır ustaları, son yıllarda yaptıkları farklı modellerle bakıra olan ilgiyi artırdı. İkramlık bakır eşyalar, büyük ilgi görüyor Gelişen teknolojiyle birlikte bir dönem kaybolmaya yüz tutan bakır işlemeciliği mesleğini, yaptıkları yeni model ve tasarımlarla yeniden canlandıran ustaların ürettiği hediyelik ve ikramlık bakır eşyalar, büyük ilgi görüyor. Emektar bakır ustalarının bin bir emek ve zahmetle ürettikleri kahve cezvesi, fincan ve şekerlik gibi ürünler çeşitli motiflerle süslenerek Türkiye’nin yanı sıra birçok Avrupa ülkesine de ihraç ediliyor. Siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai harcıyorlar Eski dönemlerde olduğu gibi son yıllarda yeniden bayramlarda eve gelen misafirlere şeker ve kahve gibi ikramlıkların bakır eşyalarda ikram edilmeye başlamasıyla kentteki ustalar, bayram öncesinde aldıkları siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai harcıyor. Ramazan Bayramı dolayısıyla yoğunluğun yaşandığı tarihi çarşıda ustalar, bayram öncesi fazla mesai yaparken, ustaların bin bir emek ve zahmetle ürettikleri bakır şekerlik, cezve ve fincan takımları göz kamaştırıyor. Yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor Geleneksel yöntemlerle işlenen bakır ürünlere sanatsal bir boyut kazandıran ustaların ilmek ilmek işlediği el emeği göz nuru ürünler, zarif detayları ve estetik görünümüyle hem yerli hem de yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Çarşıda bakır şekerlikler 400 TL ile 2 bin TL arasında, 2’li fincan takımları 2 bin TL ile 5 bin TL arasında, 6’lı fincan takımları 3 bin 500 ile 15 bin TL arasında, cezveler de 200 TL ile bin 500 TL arasında satılıyor. "Bakır tencerede yapılan pilav, yuvalama ve dolma lezzetli olur" Bayram siparişlerini yetiştirmek için yoğun mesai yapan ustalar, vatandaşların son yıllarda hem sağlık açısından hem de zarafetinden dolayı bakır eşyaları tercih ettiğini ifade etti. Bakırcılar Çarşısı esnaflarından Celal Kerhizli, Ramazan Bayramı öncesi bakır şekerlik, cezve, çaydanlık, fincan takımları, yuvalama kazanı ve diğer ürünlere büyük bir ilginin olduğunu söyledi. Vatandaşlardan aldıkları siparişleri yetiştirmek için yoğun mesai yaptıklarını belirten Kerhizli, "Bakır bu bölgede yüzyıllardır hatta binlerce yıldır vardır. Asırlardır bakır evlerde kullanılan sağlıklı bir madendir. Vatandaşlarımıza bayramda bakır çaydanlıklardan çay içmenizi, bakır cezvelerden kahve içmenizi tavsiye ederiz. Bakır tava ve tencerelerimiz var. Bayramda bakır tencere, tepsi ve tavaları kullanmanızı tavsiye ederiz. Bakır tencerede yapılan pilav, yuvalama ve dolma lezzetli olur. Şekerlik bakır ürünlerimiz var. Vatandaşlarımıza bayramda misafirlerine bakır ürünlerde ikramlarda bulunmalarını tavsiye ediyoruz. Bayram yaklaştıkça hareketlilik başladı. Şu anda daha çok cezve, fincan takımı, şekerlik, çaydanlık ve tencere ile tepsi satılıyor" dedi. "Bakır ürünlere talep arttı" Bayram yaklaştıkça yoğunluklarının arttığını belirten bakır ustası Fikret Yılmaz ise, "Hafta sonu çarşı daha yoğun olur. Misafirlerimizde zaten bakır şekerlik, kahve cezvesi ve fincan takımı alıyor. Çünkü cezvede yapılan kahvenin tadı daha lezzetli oluyor. Çaydanlık, tencere ve diğer bakır ürünlere de bir talep var. Vatandaşlarımız bakır ürünleri hem evlerine alıyor hem de hediyelik olarak sevdiklerine hediye ediyor" diye konuştu.
Başkan Özdoğan: "İstiklâl Marşı, milletimizin bağımsızlık ruhunun en güçlü ifadesidir"
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:53 Başkan Özdoğan: "İstiklâl Marşı, milletimizin bağımsızlık ruhunun en güçlü ifadesidir" Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, 12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Başkan Özdoğan, İstiklâl Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık karakterini ve vatan sevgisini en güçlü şekilde yansıtan bir şaheser olduğunu ifade etti. Başkan Özdoğan, İstiklâl Marşı’nın kabulünün yalnızca bir marşın kabulü değil; aynı zamanda Türk milletinin varoluş iradesinin, inancının ve bağımsız yaşama kararlılığının tarihe güçlü bir şekilde yazılması anlamı taşıdığını belirtti. Başkan Özdoğan, bu anlamlı gün vesilesiyle yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "12 Mart 1921 tarihinde kabul edilen İstiklâl Marşımız, aziz milletimizin yokluklar ve zorluklar içerisinde verdiği bağımsızlık mücadelesinin mısralara dönüşmüş halidir. Her dizesinde iman, cesaret, fedakârlık ve vatan sevgisi bulunan bu büyük eser, milletimizin ortak hafızasında daima güçlü bir yer tutmaktadır. İstiklâl Marşı, sadece geçmişimizi anlatan bir metin değil; bugün de birlik ve beraberliğimizi diri tutan, geleceğe yürüyüşümüze yön veren milli bir duruştur." "Ersoy, gelecek nesillere büyük bir miras bırakmıştır" Milli şair Mehmet Akif Ersoy’un milletin hissiyatını büyük bir derinlikle kaleme aldığını vurgulayan Başkan Özdoğan, Akif’in yalnızca bir şair değil, aynı zamanda güçlü bir fikir ve dava adamı olduğunu ifade ederek, "Mehmet Akif Ersoy, milletimizin karakterini, inancını ve direniş ruhunu en doğru şekilde ifade eden müstesna bir şahsiyettir. Kaleme aldığı İstiklâl Marşı ile sadece kendi dönemine değil, gelecek nesillere de yol gösteren büyük bir miras bırakmıştır. Bizlere düşen görev; bu ruhu anlamak, yaşatmak ve genç nesillere güçlü şekilde aktarmaktır" dedi. Başkan Özdoğan, mesajının sonunda başta Gazi Mustafa Kemâl Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarını, İstiklâl Şairi Mehmet Akif Ersoy’u, gazilerimizi ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla andığını söyleyerek, "Bu vesileyle başta milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmetle ve minnetle anıyor; İstiklâl Marşımızın kabulünün yıl dönümünü gururla idrak ediyoruz. Milletimizin birlik ve beraberliği daim olsun" ifadelerini kullandı.
Deve sütü gıda teknolojisine giriyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:51 Deve sütü gıda teknolojisine giriyor Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde (ADÜ) yürütülecek projede, deve sütünden elde edilen sodyum kazeinatın, gıdaların daha uzun süre korunması ve özelliklerini kaybetmemesi için kullanılıp kullanılamayacağı araştırılacak. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü tarafından hazırlanan proje 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. 12 ay sürecek proje ile deve sütünden elde edilen bir bileşenin gıda teknolojisinde yenilikçi kullanım alanları araştırılacak. Projenin yürütücülüğünü ADÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selda Bulca üstlenirken, projede Dr. Öğr. Üyesi Aslı Zungur Bastıoğlu ve Öğr. Gör. Meryem Kübra Satılmış araştırmacı olarak, yüksek lisans öğrencisi Berke Boran Varlı ise bursiyer olarak yer alacak. Araştırma kapsamında deve sütünden elde edilen sodyum kazeinatın, kaplan fıstığı yağı mikroenkapsülasyonunda kaplama materyali olarak kullanımı incelenecek. Elde edilen mikroenkapsüllerin karakterizasyonuna yönelik çalışmalar da proje kapsamında yürütülecek. Çalışma ile gıda bileşenlerinin stabilitesinin artırılması, fonksiyonel özelliklerinin korunması ve gıda teknolojilerinde yenilikçi uygulamaların geliştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Projenin, gıda mühendisliği alanındaki bilimsel çalışmalara katkı sunmasının yanı sıra Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nin (ADÜ) araştırma kapasitesinin gelişimine de destek olması bekleniyor. Üniversite yönetimi, projeyi yürüten akademisyenleri ve araştırma ekibini tebrik ederek başarılarının devamını diledi.