GÜNDEM
17 Mart 2026 Salı - 20:02 Başkan Özdemir: "Nilüfer’in kalbi ve geleceği satılık değildir" Satış listesine alınan taşınmazlar arasına FSM Bulvarı’ndaki "Hastane Alanı"nın da dahil edilmesine tepki gösteren Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, alanın kentin önemli buluşma ve etkinlik noktalarından biri olduğunu vurgulayarak yapılaşma riskine dikkat çekti ve kararın geri çekilmesini istedi. Resmi Gazete’de yayımlanan, satış listesine alınan Bursa’daki taşınmazlar arasında yer alan FSM Bulvarı "Hastane Alanı" için Nilüfer’den tepki geldi. Başkan Şadi Özdemir, "Biz Nilüfer ile ilgili hep ortak akılla karar almaya çalışıyoruz. Mahalle komitelerimizin uygun bulmadığı işleri bile yapmıyoruz. Bu eğer gerçekleşirse Nilüfer’in kalbine sokulmuş bir hançer şeklinde yorumlayabiliriz. Kararın yeniden gözden geçirilip kaldırılmasını talep ediyoruz" dedi. Türkiye genelinde bazı taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasının ardından, Bursa’da satış listesine giren alanlar kamuoyunda tartışma getirdi. Söz konusu taşınmazlar arasında Nilüfer’de Fethiye Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndaki "Hastane Alanı" olarak bilinen ve uzun yıllardır kamusal etkinliklere ev sahipliği yapan bölge de yer aldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcıları Mahmut Demiröz ve Sinan Sarıbal ile Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın’ın katılımıyla söz konusu alanda bir açıklama yaptı. Açıklamada, kararın kentin geleceği açısından ciddi riskler taşıdığı vurgulandı. "Bölgede yoğunluğu ciddi oranda artırır" Başkan Şadi Özdemir, alanın yıllardır kentin önemli buluşma ve etkinlik noktalarından biri olduğunu belirterek, satış kararının ardından bölgenin yoğun yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkati çekti. Başkan Şadi Özdemir şunları söyledi: "Nilüfer’in kalbi ve geleceği satılık değildir. Bursa’da altı kritik noktanın satışına karar verilmiş durumda. Bunlardan biri de şu an bulunduğumuz, imar planlarında ’Hastane Alanı’ olarak geçen ancak uzun yıllardır belediyemizin etkinlik alanı olarak kullanılan bu bölgedir. Burası, yıllardır çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapan, kent yaşamı açısından önemli bir kamusal alandır. Ancak satış gerçekleştiği takdirde, bu alanın ya özel hastane olarak değerlendirileceğini ya da yapılacak imar planı değişiklikleriyle konut veya ticari alanlara dönüştürülebileceğini öngörüyoruz. Oysa bölgeye baktığımızda, çok sayıda sağlık tesisi bulunduğunu görüyoruz. Bu nedenle burada yeni bir sağlık alanına ihtiyaç olduğu söylenemez." Nilüfer Belediyesi olarak, sağlık alanında ihtiyaç duyulan her noktada, başta aile sağlığı merkezleri olmak üzere gerekli tahsisleri yaptıklarını ifade eden Başkan Özdemir, bölgenin halihazırda yoğun bir trafik aldığını vurgulayarak, "Fatih Sultan Mehmet Bulvarı ve çevresi, sosyal yaşamın ve ticari hareketliliğin yoğun olduğu bir hat. Bu alana yüksek yoğunluklu yeni bir yapılaşma getirilmesi; ister hastane ister ticari bir proje olsun, binlerce aracın giriş-çıkışı anlamına gelecektir. Bu da mevcut trafiğin tamamen kilitlenmesi riskini doğuracaktır" dedi. "Önceliğimiz sosyal, kültürel yaşam alanları" Konuşmasında "Bu bölgede ne yeni bir sağlık alanına ne de yoğunluğu artıracak başka yatırımlara ihtiyaç var" diyen Başkan Özdemir, açıklamasına şöyle devam etti: "Nilüfer’in her yıl yaklaşık 20 bin kişilik nüfus artışı yaşadığını da dikkate aldığımızda, önceliğimiz yeni yapılaşma alanları değil; sosyal, kültürel ve kamusal yaşam alanları olmalıdır. Burası yaklaşık 37 dönümlük bir alan. Emsal değerleri dikkate alındığında yaklaşık 100 bin metrekarelik bir inşaat potansiyeline sahiptir. Bu büyüklükte bir alanın yapılaşmaya açılması yerine, düzenlenerek gelişmelere alanına dönüştürülmesi, insanların nefes alabileceği, vakit geçirebileceği bir yaşam alanı olarak korunması gerekmektedir. Üstelik bu alan yalnızca bulunduğu bölge için değil, tüm Nilüfer için büyük önem taşımaktadır." "Bu kente zarar verecek kararlardan kaçınalım" Kararın hayata geçirilmesi durumunda, bunu Nilüfer’in kalbine saplanmış bir hançer olarak tanımlayan Başkan Şadi Özdemir, "Daha önce de benzer satış girişimleri olmuş, ancak kamuoyunun güçlü tepkisiyle geri çekilmiştir. Bugün yeniden gündeme gelmesi, halkın taleplerinin yeterince dikkate alınmadığını göstermektedir. Biz Nilüfer’de karar alma süreçlerinde her zaman ortak aklı esas alıyoruz. Mahalle komitelerimizin uygun bulmadığı projeleri dahi hayata geçirmiyoruz. Bu anlayışın, kentin geleceğini doğrudan etkileyen böylesine önemli bir konuda da geçerli olması gerektiğine inanıyoruz. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; Nilüfer halkının, yerel yönetimin ve bu kentte yaşayan herkesin görüşü dikkate alınmalıdır. Bu alanın satışı, bu kente yapılacak en büyük yanlışlardan biri olacaktır. Bursa’daki ilgili tüm yetkililere de sesleniyoruz; bu kente zarar verecek kararlardan kaçınılmalıdır. Burası, insanların nefes aldığı önemli kamusal alanlardan biridir ve bu niteliğini korumalıdır. Bu kararın yeniden gözden geçirilmesini ve tamamen ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz" diye konuştu. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın da söz konusu alanın yalnızca bulunduğu bölge için değil, tüm Nilüfer için önemli bir kamusal değer taşıdığını belirtti. Aydın, hızlı kentleşme sürecinde bu tür alanların korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Bu tür kamusal alanlar kaybedildiğinde yeniden kazanılması mümkün olmuyor. Bu nedenle böylesine önemli bir kararın katılımcı bir süreçle ele alınması gerekiyor. Bununla birlikte, bölgenin deprem riski açısından da önemli bir işlev gördüğünü unutmayalım. Kentte nefes alınabilecek bu tarz merkezi alanlar, afet durumlarında da kritik rol oynar. Bu alanın korunması yalnızca bugünün değil, geleceğin de meselesidir" diye konuştu. Açıklamada, söz konusu kararın yeniden gözden geçirilmesi ve alanın kamusal kullanım niteliğinin korunması yönünde çağrı yapıldı.
17 Mart 2026 Salı - 19:58 Şehit annelerinin evlat özlemi yürekleri dağladı: Fotoğraflarına bakıp dua ettiler Kırıkkale’de açılışı yapılan Şehitler Anıtı’nı ziyaret eden şehit anneleri, evlatlarının fotoğraflarının bulunduğu bölüme karanfiller bırakarak gözyaşlarıyla dua etti. Şehit polis memuru Emrah Pekdoğan’ın annesi Narişen Pekdoğan, "Bazen fotoğrafına bakınca sanki bayramda gelip ‘anne, elini öpeyim’ diyecek gibi bakıyor bana" sözleriyle yürekleri dağladı. Kırıkkale Belediyesi tarafından şehitlerin hatıralarını yaşatmak amacıyla yaptırılan "Şehitler Anıtı"nın açılışı törenle gerçekleştirildi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Duygu dolu anların yaşandığı törende şehit anneleri, evlatlarının fotoğraflarının bulunduğu bölüme karanfil bıraktı. Fotoğrafların başında dua eden şehit aileleri gözyaşlarını tutamadı. Alandaki vatandaşlar da şehit ailelerinin acısını paylaşarak dua etti. Belediye Başkanı Ahmet Önal, törende yaptığı açıklamada anıtın yalnızca bir yapı olmadığını söyledi. Önal, bu anıtın vatan için can veren kahramanların hatırasını gelecek nesillere taşıyacak önemli bir sembol olduğunu ifade etti. Başkan Önal, "Bugün burada, Kırıkkale’nin kentsel hafızasına sadece bir anıt değil; bu toprakların varlık sebebi olan ve bir varlık mührü olarak gördüğümüz Şehitler Anıtı’nın açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu eser, vatanın mukaddesatını canından aziz bilen kahramanlarımıza duyduğumuz minnetin somut bir tezahürüdür. İnşa ettiğimiz bu anıt sadece bir mimari proje değil, şehitlerimizin aziz hatırasını istikbale taşıyacak ebedi bir nöbet kulesidir" dedi. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Musa Saydam’ın annesi Elfet Saydam da, "Elimizden bir şey gelmiyor. Sadece ağlıyoruz. Gözyaşı var, sabır var. Rabbim sabır veriyor. Allah razı olsun burayı yapanlardan. Hatırlamaları yeter. Şehitlerimiz için ne yapsak az. Çünkü onlar vatan için canlarını, kanlarını feda etti. ‘Çocuğum var’ demedi, ‘ailem var’ demedi. Ama vatan için bayrak için değer" diyerek duygularını paylaştı. Şehit polis memuru Emrah Pekdoğan’ın annesi Narişen Pekdoğan ise anıtın şehir içinde yapılmasının anlamlı olduğunu belirtti. Pekdoğan, "Kabrine gidemediğimiz zaman gelip ziyaret edebileceğimiz bir yer oldu. Emeği geçenlerden Allah razı olsun, başta Ahmet Başkanım olmak üzere. Şehitlerimizi unutmadıklarını görmek bizi mutlu ediyor. Bazen fotoğrafına bakınca sanki bayramda gelip ‘anne, elini öpeyim’ diyecek gibi bakıyor bana" diye konuştu. Şehit Piyade Uzman Onbaşı Davut Özcan’ın annesi Sultan Özcan da yapılan anıt için teşekkür ederek, "Başkanımıza teşekkür ediyorum. Şehitlerimizi unutmadığı için Allah razı olsun. O bayramlarda bize gelirdi, şimdi biz ona geliyoruz" ifadelerini kullandı. Şehit Astsubay Başçavuş Sadık Güllü’nün annesi Zeynep Güllü ise anıtın kendileri için büyük anlam taşıdığını dile getirdi. Güllü, "Oğlum 2011’de şehit oldu. Daha önce böyle bir anı olmadı. Çok sevindim. Allah razı olsun Ahmet Başkanımızdan" şeklinde konuştu. Programa Vali Yardımcıları Ahmet Sait Kurnaz ve Recep Yüksel, Garnizon ve Mühimmat Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş, protokol üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, şehit yakınları ve gaziler ile vatandaşlar katıldı.
TVHB Başkanı Eroğlu: "Geçmişten bugüne mesleğimize emek veren tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz"
09 Mart 2026 Pazartesi - 10:57 TVHB Başkanı Eroğlu: "Geçmişten bugüne mesleğimize emek veren tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Kuruluş yıl dönümümüzde, geçmişten bugüne mesleğimize emek veren, katkı sunan tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz" dedi. TVHB’nin kuruluşunun 72. yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yapan Başkanı Eroğlu, bu özel günde geçmişten bugüne meslek adına emek veren tüm meslektaşlarını saygı ve minnetle andığını ifade etti. Aynı zamanda Eroğlu, veteriner hekimlerin mesleki yetki ve haklarının korunmasının, TVHB’nin temel öncelikleri arasında olduğunu belirtti. "Veteriner hekimlik mesleği hayvan sağlığı ve refahından hayvansal üretime çok geniş bir sorumluluk alanına sahip" Ali Eroğlu, şu ifadelere yer verdi: "Türk Veteriner Hekimleri Birliği, 72 yıl önce 9 Mart 1954 tarihinde 6343 sayılı Kanunla kurulmuş, ülkemizdeki tüm veteriner hekimleri temsil eden, kamu kurumu niteliğinde ve tüzel kişiliğe haiz bir meslek örgütüdür. 72. kuruluş yıl dönümümüzü kutlarken, mesleğimizin köklü geçmişini, toplum sağlığına katkılarını ve geleceğe dair sorumluluklarımızı bir kez daha hatırlamak isteriz. Veteriner hekimlik mesleği; hayvan sağlığı ve refahından hayvansal üretime, gıda güvenliğinden halk sağlığına, çevre sağlığından biyogüvenliğe, antimikrobiyal dirençten iklim değişikliği ile mücadeleye kadar çok geniş bir sorumluluk alanına sahiptir. Küresel salgınlar, gıda krizleri, hayvan kaynaklı hastalıklar ve çevresel tehditler, veteriner hekimliğin hayati rolünü her geçen gün daha da ön plana çıkarmaktadır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, mesleğimizin yetki ve sorumluluk alanına giren bu konularda, ilgili bakanlıklar, kamu kurumları, özel sektör ve diğer meslek örgütleriyle etkin bir diyalog zemini oluşturarak ortak stratejiler geliştirmeye, mesleğimizin toplumsal katkısını güçlendirmeye devam ediyoruz. Bilim ve teknolojideki hızlı değişime uyum sağlayan, eğitimde kaliteyi esas alan ve mesleki hakları kararlılıkla savunan bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz." "Bilimsel mirası geleceğe taşıma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz" Dünyanın ilk veteriner fakültesinin 1762 yılında Fransa’da Claude Bourgelat tarafından kurulmasının, bilimsel veteriner hekimliğin başlangıcını simgelediğini vurgulayan Eroğlu, "Louis Pasteur’ün kuduz aşısını geliştirmesi, Bernhard Bang’in bruselloz etkenini ortaya koyması, Sir John McFadyean’ın veteriner patolojisine yaptığı katkılar gibi pek çok bilimsel başarı, mesleğimizin insanlık tarihindeki vazgeçilmez yerini kanıtlamıştır. Bu öncü bilim insanlarını saygıyla anıyor, onların bilimsel mirasını geleceğe taşıma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz" diye konuştu. 183 yıllık köklü geçmiş Ali Eroğlu, Türkiye’de veteriner hekimliği eğitiminin 1842 yılında Mekteb-i Harbiye bünyesinde başladığını hatırlatarak, veteriner hekimlerin Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana halk sağlığı, hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma alanlarında önemli görevler üstlendiğini belirtti. Eroğlu ayrıca, Türk veteriner hekimliğinin gelişimine katkı sunan Şefik Kolaylı, Süreyya Tahsin Aygün ve Mehmet Akif Ersoy gibi isimleri de andı. "Veteriner hekimlerin mesleki yetki ve haklarını korumak, birliğimizin temel öncelikleri arasındadır" Toplum sağlığının, veteriner hekimlerin katkısı olmadan tam anlamıyla korunamayacağının altını çizen Eroğlu, "Hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik hastalıklarla mücadelenin yanı sıra, gıda güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilir hayvancılık uygulamaları için veteriner hekimlerin bilimsel bilgi ve deneyimine duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Bu noktada, veteriner hekimlerin mesleki yetki ve haklarını korumak, alan dışı müdahalelere karşı durmak ve mesleğimizin geleceğini güvence altına almak, birliğimizin temel öncelikleri arasındadır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, mesleğimizin yüksek standartlarını oluşturmak, meslek onurunu yüceltmek ve toplumumuza en kaliteli hizmeti sunmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Fiili hizmet süresi, sağlık meslek grubu statüsü, sağlıkta şiddetin önlenmesi, kamuda istihdamın artırılması, çalışan ve emekli veteriner hekimlerimizin özlük haklarının iyileştirilmesi ve mesleki haklarımızın korunması gibi pek çok alanda aktif çalışmalar yürütmekteyiz" şeklinde konuştu. "Geçmişten bugüne mesleğimize emek veren tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz" Ali Eroğlu’nun açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "Eğitim kalitesinin artırılması, veteriner fakültelerinin fiziki altyapı ve akademik kadro açısından güçlendirilmesi, ihtiyaç analizine dayalı fakülte planlaması yapılması, meslek içi eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve veteriner hekimlikte uzmanlaşma süreçlerinin güçlendirilmesi, mesleğimizin geleceği açısından hayati öneme sahiptir. Eğitimde standartı yakalayamayan bir mesleğin, gelecekteki sürdürülebilirliği tehlikeye girecektir. Tüm bu çalışmalarımızın temelinde, mesleğimizin tarihi birikiminden aldığımız güç ve meslektaşlarımızın özverili katkıları yer almaktadır. Mesleğimizin bugünlere gelmesinde emeği geçen her bir veteriner hekimin, ortaya koyduğu çaba ve fedakârlık, geleceğe yönelik sorumluluklarımızı da şekillendirmektedir. Kuruluş yıl dönümümüzde, geçmişten bugüne mesleğimize emek veren, katkı sunan tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz."
Bayraklı Sevgi Yolu’nda yoğun tempo
09 Mart 2026 Pazartesi - 10:51 Bayraklı Sevgi Yolu’nda yoğun tempo İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Bayraklı Sevgi Yolu’nda devam eden düzenleme çalışmalarını inceledi. Esnafla sohbet eden Tugay, alt ve üstyapı çalışmalarının hızla tamamlanacağını belirterek, esnafa dış cephe ve tabela düzenlemesinde uyumlu bir estetik için destek çağrısı yaptı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde başlatılan Güzel İzmir Hareketi kapsamında Bayraklı Sevgi Yolu baştan sona yenileniyor. Başkan Tugay, yürütülen düzenleme çalışmalarını yerinde denetleyerek İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Daire Başkanı Selahattin Mamikoğlu ve İZBETON Genel Müdürü Gökhan Kara ile birlikte sahadaki ekiplerden bilgi aldı, işçilere kolay gelsin dileklerini iletti. Tugay, esnafla bir araya gelerek, bölgenin daha düzenli ve estetik bir görünüme kavuşması için belediye olarak titizlikle çalıştıklarını vurguladı. "Sevgi Yolu’nun estetiğini birlikte tamamlayalım" Sevgi Yolu’nda tabela düzenine de dikkat çeken Başkan Tugay, esnafa dış cephe ve tabela konusunda uyumlu bir düzenleme yapılmasının bölgenin görünümünü güçlendireceğini belirterek destek beklediklerini söyledi. Tugay, "Burayı yaptık bitti demekle iş bitmiyor. Esnafımızın da dükkânlarını ve tabelalarını düzenleyerek bu güzelliği tamamlaması gerekiyor. Birbirini tamamlayan renk ve modellerle çok daha güzel bir görünüm ortaya çıkabilir" dedi. Bölge esnafı İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin düzenlemenin bitmesi için gece gündüz çalıştığını belirterek teşekkürlerini iletti. Sahada yoğun tempo Öte yandan yaklaşık 6 bin metrekarelik alanda yürütülen çevre düzenleme ve altyapı çalışmaları hızla sürüyor. Proje kapsamında yağmur suyu, içme suyu ve diğer kurumlara ait altyapı hatları yenileniyor. Altyapı çalışmalarının tamamlandığı noktalarda ise eş zamanlı olarak zemin beton çalışmaları gerçekleştiriliyor. Çalışmaların büyük bölümü gece saatlerinde yürütülürken, ekipler projeyi en kısa sürede tamamlamak için yoğun mesai harcıyor. Proje kapsamında toplam 5 bin 800 metrekare granit kaplama ve 260 metrekare podima kaplama yapılması planlanıyor. Kullanılan sentetik içerikli özel zemin çözümü sayesinde hem dayanıklılığı yüksek hem de kullanım ömrü uzun bir yüzey oluşturulması hedefleniyor. Ramazan Bayramı öncesinde zemin betonlarının büyük bölümünün tamamlanması, ardından taş kaplama çalışmalarına geçilmesi planlanıyor. Sevgi Yolu’nda tarihin izleri Bayraklı Sevgi Yolu Sokak Düzenlemesi Projesi aynı zamanda kentin tarihine de gönderme yapacak. Tasarımda, bölgeye yakın konumda bulunan Smyrna Höyüğü’ndeki arkeolojik buluntular ve motiflerden ilham alındı. Podima zemin kaplamalarında kullanılan desenler, Antik Smyrna kazılarında ortaya çıkarılan bezemelerin modern bir yorumunu yansıtacak. Proje tamamlandığında Sevgi Yolu; saksılı yeşil alanları, oturma ve dinlenme noktaları, modern kent mobilyaları ve yenilenen aydınlatma sistemiyle vatandaşların keyifle vakit geçirebileceği estetik bir yaşam alanına dönüşecek. Yaya öncelikli ticaret aksı olarak düzenlenen 335 metrelik Sevgi Yolu’nun, hem Bayraklı için hem de İzmir için kültürel, tarihi ve ticari açıdan cazibe merkezi olması hedefleniyor.
DTSO yeni binasını incelediler
09 Mart 2026 Pazartesi - 10:51 DTSO yeni binasını incelediler DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO) yeni hizmet binası inşaatı hızla devam ediyor. Düzce milletvekilleri hizmet binası inşaatında incelemelerde bulundu bulunurken, DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, proje tamamlandığında ekonominin nabzının şehrin en kıymetli noktalarından birinde atacağını söyledi. AK Parti Düzce Milletvekilleri Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk, DTSO yönetim kurulu ve meclis üyeleriyle birlikte yapımı devam eden yeni hizmet binası inşaatını ziyaret etti. Kat inşaatları tamamlanan hizmet binası hakkındaki son bilgileri yüklenici firma temsilcilerinden alan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, projenin planlanan şekilde ilerlediğini ve söz verilen tarihlerde teslim alınacağını belirtti. Yeni hizmet binasının Düzce’nin örnek yapılarından biri olacağını belirten Erdoğan Bıyık, proje tamamlandığında Düzce ekonomisinin nabzının şehrin en kıymetli noktalarından birinde atacağını da sözlerine ekledi. "Düzce Ticaret ve Sanayi Odamızın yeni hizmet binası hızla yükseliyor" diyen Milletvekili Ayşe Keşir, "Erdoğan Bıyık ve Tanju Acar başkanlarımızla birlikte inşaat çalışmalarını yerinde inceledik. Şehrimize çok yakışacak bu modern binanın yapımında emek veren, işçisinden ustasına tüm kardeşlerimize kolaylık diliyorum" dedi. Milletvekili Ercan Öztürk ise "Düzce ticaretinin yükselen kalbindeyiz. Şehrimizin ticaret vizyonunu bir üst seviyeye taşıyacak bu önemli yatırımın her tuğlasında ortak bir gelecek vizyonu var. Erdoğan Bıyık ve Tanju Acar başkanlarımızla birlikte her detayı titizlikle değerlendirdiğimiz bu yatırım, Düzce’mize değer katmasının yanında ticaret ve kalkınma yolculuğumuzun yeni bir dönüm noktası olacak. Bu büyük projenin bir an önce tamamlanıp hizmete girmesini heyecanla bekliyoruz. Emeği geçen, ter döken herkese kolaylıklar diliyorum" ifadelerinde bulundu.