GÜNDEM - 17 Mart 2026 Salı 19:58

Şehit annelerinin evlat özlemi yürekleri dağladı: Fotoğraflarına bakıp dua ettiler

A
A
A
Şehit annelerinin evlat özlemi yürekleri dağladı: Fotoğraflarına bakıp dua ettiler

Kırıkkale’de açılışı yapılan Şehitler Anıtı’nı ziyaret eden şehit anneleri, evlatlarının fotoğraflarının bulunduğu bölüme karanfiller bırakarak gözyaşlarıyla dua etti. Şehit polis memuru Emrah Pekdoğan’ın annesi Narişen Pekdoğan, "Bazen fotoğrafına bakınca sanki bayramda gelip ‘anne, elini öpeyim’ diyecek gibi bakıyor bana" sözleriyle yürekleri dağladı.


Kırıkkale Belediyesi tarafından şehitlerin hatıralarını yaşatmak amacıyla yaptırılan "Şehitler Anıtı"nın açılışı törenle gerçekleştirildi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Duygu dolu anların yaşandığı törende şehit anneleri, evlatlarının fotoğraflarının bulunduğu bölüme karanfil bıraktı. Fotoğrafların başında dua eden şehit aileleri gözyaşlarını tutamadı. Alandaki vatandaşlar da şehit ailelerinin acısını paylaşarak dua etti.


Belediye Başkanı Ahmet Önal, törende yaptığı açıklamada anıtın yalnızca bir yapı olmadığını söyledi. Önal, bu anıtın vatan için can veren kahramanların hatırasını gelecek nesillere taşıyacak önemli bir sembol olduğunu ifade etti. Başkan Önal, "Bugün burada, Kırıkkale’nin kentsel hafızasına sadece bir anıt değil; bu toprakların varlık sebebi olan ve bir varlık mührü olarak gördüğümüz Şehitler Anıtı’nın açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu eser, vatanın mukaddesatını canından aziz bilen kahramanlarımıza duyduğumuz minnetin somut bir tezahürüdür. İnşa ettiğimiz bu anıt sadece bir mimari proje değil, şehitlerimizin aziz hatırasını istikbale taşıyacak ebedi bir nöbet kulesidir" dedi.


Şehit Jandarma Uzman Çavuş Musa Saydam’ın annesi Elfet Saydam da, "Elimizden bir şey gelmiyor. Sadece ağlıyoruz. Gözyaşı var, sabır var. Rabbim sabır veriyor. Allah razı olsun burayı yapanlardan. Hatırlamaları yeter. Şehitlerimiz için ne yapsak az. Çünkü onlar vatan için canlarını, kanlarını feda etti. ‘Çocuğum var’ demedi, ‘ailem var’ demedi. Ama vatan için bayrak için değer" diyerek duygularını paylaştı.


Şehit polis memuru Emrah Pekdoğan’ın annesi Narişen Pekdoğan ise anıtın şehir içinde yapılmasının anlamlı olduğunu belirtti. Pekdoğan, "Kabrine gidemediğimiz zaman gelip ziyaret edebileceğimiz bir yer oldu. Emeği geçenlerden Allah razı olsun, başta Ahmet Başkanım olmak üzere. Şehitlerimizi unutmadıklarını görmek bizi mutlu ediyor. Bazen fotoğrafına bakınca sanki bayramda gelip ‘anne, elini öpeyim’ diyecek gibi bakıyor bana" diye konuştu.


Şehit Piyade Uzman Onbaşı Davut Özcan’ın annesi Sultan Özcan da yapılan anıt için teşekkür ederek, "Başkanımıza teşekkür ediyorum. Şehitlerimizi unutmadığı için Allah razı olsun. O bayramlarda bize gelirdi, şimdi biz ona geliyoruz" ifadelerini kullandı.


Şehit Astsubay Başçavuş Sadık Güllü’nün annesi Zeynep Güllü ise anıtın kendileri için büyük anlam taşıdığını dile getirdi. Güllü, "Oğlum 2011’de şehit oldu. Daha önce böyle bir anı olmadı. Çok sevindim. Allah razı olsun Ahmet Başkanımızdan" şeklinde konuştu.


Programa Vali Yardımcıları Ahmet Sait Kurnaz ve Recep Yüksel, Garnizon ve Mühimmat Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş, protokol üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, şehit yakınları ve gaziler ile vatandaşlar katıldı.



Şehit annelerinin evlat özlemi yürekleri dağladı: Fotoğraflarına bakıp dua ettiler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Güler: "Her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek en önemli görevlerimizden biridir" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek bugünün güvenlik ortamında en önemli görevlerimizden biridir" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi kapsamında Milli Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesi’nde gerçekleştirilen anma törenlerine katıldı. Konuşmasında, Çanakkale Zaferi’nin bağımsızlık iradesinin bütün dünyaya ilan edildiği bir direniş destanı olduğunu aktaran Bakan Güler, "Bugün 111’inci yıl dönümünü kutladığımız Çanakkale Zaferi, kahraman ordumuzun vatan savunmasındaki azim ve kararlılığının, asil milletimizin inanç ve bağımsızlık iradesinin bütün dünyaya ilan edildiği bir direniş destanıdır. Dünyanın en güçlü donanmaları ve ordularıyla, ülkemizi işgal etmek isteyen müstevliler karşılarında, vatanı uğruna canını vermekten çekinmeyen kahraman Türk milletini ve onun şanlı ordusunu bulmuşlardır. Anadolu’nun ve gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelen Mehmetçiklerimiz, Çanakkale’de sergiledikleri kahramanlıklarla, asil milletimizin yüksek karakterini ve tarih boyunca taşıdığı bağımsızlık ruhunu bütün dünyaya göstermişlerdir" açıklamasında bulundu. "Karada, denizde, havada, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık"" Kaos ve istikrarsızlığa yol açan her gelişmeyi Türkiye’nin menfaatleri doğrultusunda dikkatle analiz edildiğini aktaran Bakan Güler, "İsrail’in önce Gazze’ye ardından Lübnan’a ve İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan kaos ortamı şimdi de ABD ve İsrail’in birlikte İran’a saldırmalarıyla ve İran’ın bölge ülkelerini hedef almasıyla daha da tehlikeli bir hal almıştır. Türkiye olarak bölgemizde büyük bir kaos ve istikrarsızlığa sebep olan her gelişmeyi milli bekamız ile ülkemizin menfaatleri doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz. Bu kapsamda çatışmaların son bulması için yoğun diplomatik çabalarımıza devam ederken askeri olarak da hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm tedbirleri de alıyoruz. Son gelişmelere göre de karada, denizde, havada, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık" açıklamasında bulundu. "Her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek en önemli görevlerimizden biridir" Güçlü orduların yalnızca cephede değil, karargahlarda üretilen stratejik akıl ve yüksek sorumluluk bilinciyle var olduklarını vurgulayan Güler, "Yakın coğrafyamızda yaşanan istikrarsızlıklar ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini sürekli geliştirmenin ve caydırıcı bir askeri gücü muhafaza etmenin ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, vatanımızın ve milletimizin güvenliğini sağlamak, ülkemizin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumak için tüm alanlarda üstlendiği görevleri başarıyla yerine getirmektedir. Bu noktada Milli Savunma Bakanlığımız, Genelkurmay Başkanlığımız ve Kuvvet Komutanlıkları karargahlarımız büyük bir sorumluluk üstlenmektedirler. Unutulmamalıdır ki güçlü ordular yalnızca cephede değil karargahlarda üretilen stratejik akıl, sağlam planlama ve yüksek sorumluluk bilinciyle vardır. Bu yüzden çok boyutlu değerlendirme yeteneğiyle her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek bugünün güvenlik ortamında en önemli görevlerimizden biridir" diye konuştu. "Güven ve huzur içinde yaşayabiliyorsak bu, en başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakarlıkları sayesindedir" Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayisinin, yüksek teknolojiye sahip sistemlerle ordunun gücüne güç kattığını belirten Güler, şu ifadelere yer verdi: "İçinde bulunduğumuz kritik süreçte güçlü bir savunma kapasitesine sahip olmanın yanı sıra iç cephemizi güçlü tutmak ve yerli milli savunma sanayimizi daha ileri seviyelere taşımak da bir o kadar hayati önemdedir. Bu çerçevede yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz savunma sanayimiz yüksek teknoloji ürünü sistemlerle, ordumuzun gücüne güç katmakta, ülkemizin stratejik bağımsızlığını pekiştirmektedir. Nitekim devletimizin, Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefi de bu çalışmalarımızın önemli bir ayağını teşkil etmektedir. Bu tarihi süreç, güvenlik ve huzurun kalıcı hale gelmesi kadar; kardeşliğimizin ebedi kılınması, çocuklarımızın, terörün gölgesinden uzak bir ülkede büyümesi, ülkemizin daha fazla gelişmesi ve kalkınması ve tüm vatandaşlarımızın refah payının artması anlamına da gelmektedir. Bu konuda devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Şüphesiz bugün, güven ve huzur içinde yaşayabiliyorsak ve bu tarihi süreci yürütebiliyorsak bu, en başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakarlıkları sayesindedir. Özellikle belirtmek isterim ki bu süreçte atılacak hiçbir adım şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek gazilerimizin onuruna, asaletine ve verdikleri emeklere zarar vermeyecektir." "Şehitlerimiz ve gazilerimiz bu milletin onurudur" Güler, başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olmak üzere tüm kurumların, şehit yakınları ve gazilerin hayatlarını kolaylaştırmak adına büyük bir gayret gösterdiğini ifade ederek, "Şehitlerimiz ve gazilerimiz bu milletin onurudur; siz kıymetli ailelerimiz de bu onurun yaşayan emanetlerisiniz. Öyle ki sizler, tarifsiz acılarınızı yüreğinizde taşımanıza rağmen vakur duruşunuzdan asla taviz vermediniz. Sabrın, metanetin ve asaletin, ne demek olduğunu bir kez daha gösterdiniz. Dolayısıyla sizler, başımızın tacısınız ve ne yaparsak yapalım fedakarlıklarınızın karşılığının olmadığının bilincindeyiz. Haklarınızı asla ödeyemesek de başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız olmak üzere tüm kurumlarımızla sizlerin hayatını kolaylaştırmak ve her türlü ihtiyacınızda yanınızda olmak için büyük bir gayret göstermekteyiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm imkanlarımızla her zaman yanınızda durmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi kapsamında düzenlenen tören, toplu fotoğraf çekiminin ardından şehit aileleri onuruna verilen iftar programıyla sona erdi.