GÜNDEM
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:40 Tuna Ortaylı’dan babası İlber Ortaylı’ya hüzün dolu veda İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesi’nde bir tören düzenlendi. Konuşması sırasında gözyaşlarını tutamayan İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, "Dün odasına girdiğimde masanın üzerinde kalan yarım tashihi görmek içimi acıttı. Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, gülünecek çok anlar vardı" dedi. İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı bugün son yolculuğuna uğurlanacak. Fatih Camii’nde son yolculuğuna uğurlanacak İlber Ortaylı için ilk tören yıllarca çalıştığı Galatasaray Üniversitesi’nde yapıldı. Tören öncesi bölgede güvenlik önlemi alınırken, uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlar üniversiteye alınırken kimlik kontrolünden geçirildi. Törende siyaset, sanat ve spor camiasından çok sayıda isim bulundu. Törene AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Ortaylı’nın yakınları, akademisyenler, öğrencileri katıldı. Tören İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tören esnasında İlber Ortaylı’nın avukat arkadaşı Tayfun Akca Topuz fenalaştı. Topuz’a tören alanında bulunan sağlık ekipleri müdahale etti. Topuz, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı. Tuna Ortaylı’dan babasına hüzün dolu veda İlber Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı, "Bugün burada babam İlber Ortaylı’nın yaptığı bütün işler arasında en kıymet verdiği akademisyenlik mesleği için bir şeyler söylemek istiyorum. Akademik kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında birçok yerde hocalık yaptı. Konferans ve sempozyumlarda konuşmaları oldu. Sadece ülke için ulusalarası akademik camiada da çok sevilen ve sayılan bir meslektaşınız oldu. Öğrencilerinden büyük sevgi ve saygıyla söz ederdi. Çalışmaya başladığı ilk yıldan itibaren burada tanıdığı farklı kuşaklardan meslektaşlarıyla yaptığı derin entellektüel konuşmalardan çok besleniyordu. Kendi genç meslektaşları için övgülerde buluyordu. Onlarla akran gibi kahkahalarla gülerdi. Hastane sürecinde etrafı kitapları, sözlükleri ve gazetelerle çevriliyken bir yandan da çıkacak kitabının tavsirini yapıyordu. Dün Kronik Kitap’taki odasına girdiğimde masanın üzerinde kalan yarım tashihi görmek içimi acıttı. Düşününce hayatını dolu dolu yaşamış ama hala yaşamaya doyamamış bu adamla baba olarak daha gezilecek çok yer, torunlarıyla geçireceği çok vakit, gülünecek çok anlar vardı. Ben kendisiyle ilgili olarak bir tek bunlara hayıflanıyorum. Umarım sizler de İlber Hocayı düşününce kendisiyle yapılmamış şeylerin burukluğunu hissediyorsunuzdur" diye konuştu. "Her lisanla verdiği güçlü mesajlarla Türk’lüğe, Türkiye’ye, bütün ulusuna, milletine büyük hizmetler vermiştir" Eski KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "İlber hocayı budan 35 yıl önce tanıdım. Bana hep Tatar kardeşim diyordu. Kendisi bir Kırım Tatarı ben de öyle. Ortak bir özelliğimiz vardı. Yıllar sonra Cumhurbaşkanı olduktan sonra kendisini sık sık arayıp Kıbrıs’a davet ettim. Her davete geldi. Üniversitelerde konuşmalar yaptı. En son 12 Haziran günü yeni Cumhurbaşkanı yerleşkesinde o büyük 500 kişilik salonu tıka basa doldurduk. Kendine has üslubuyla çok güzel konuşmalar yaptı, tavsiyelerde bulundu. Bazıları farklı anladı ama o kalbinden konuştu. O gerçek bir Türk milliyetçisiydi. Sadece Türkiye’de yaşayan vatandaşlar için değil Balkanlar’da diğer ülkelerde Türk devletlerinde ve de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerin davasına inanmış ve engin bilgisiyle Kıbrıs Türkü’nün verdiği mücadelenin ne kadar asil bir mücadele olduğunu, egemenlik temelinde kendi devletiyle bu yolu yürümesi gerektiğini orada ifade etmiş. Bunlar hep kayıtlara geçmiş. Her lisanla verdiği güçlü mesajlarla Türk’lüğe, Türkiye’ye bütün ulusuna, milletine büyük hizmetler vermiştir. Mekanı cennet olsun nur içinde yatsın" dedi. Tiyatro sanatçısı Prof. Zeliha Berksoy ise, "İlber benim 19 yaşımdan beri arkadaşımdı. 60 yıllık bir dostluktu. Çok kıymetli ve alışılmışın dışında bir tarihçiydi. Tarihi yer ve yurdunda, 5 kıtada takip ederdi. Üniversitedeki tüm kitaplara hakim, insan ilişkilerine inmiş ve dünyayı gezmiş bir bilim adamıydı. Müthiş bir bilgi birikimi vardı. Akılalmaz bir hafızaya sahipti. Tüm bilim insanlarıyla da yakın dostluğu vardı. Öğrencileri, gençleri çok sevdi, onları yetiştirmek için memleketinden asla ayrılmadı. Canı istese dünyanın en iyi üniversitelerinde yer alırdı ama o memleketinde ömrünü geçiren, milletine bağlı yüce ruhlu bir insandı. Allah rahmet eylesin" dedi. Tayfun Topuz Akca ise, "İlber Ortaylı ile en son 15 gün önce telefonda görüştüm. İyi olduğunu söyledi. Dilekleri, duyguları, temmennilerini aktardı. Eşim de onun gibi profesördü. Onları arka arkaya kaybettim. İlber’in hiçbir arzusu yoktu. Hepimizin arzumuz da onun varlığını sürdürmesiydi. Onunla dolu dizgin vakit geçirebilmeyi anımsamayı istemiştik. İlkokul çocukları bile onun düşüncelerinden neler öğrettiler. Zekası çocuklara sirayet etmişti. Dostluğumuz 30 yıla dayanıyordu. Hepimizin başı sağ olsun" diye konuştu. "Herkes ortak bir hüzünde birleşti" Ortaylı’nın kitaplarını okuyarak büyüdüğünü söyleyen Mete Şafak, "Tarihe ilgiydim. Onun kitaplarını okuyarak büyüdüm. Tarihe çok katkısı olan biriydi. Akademideki bilgiyi halka anlattı. Yeri uzun süre doldurulamaz. Herkes ortak bir hüzünde birleşti. Ben de onu anmak için buraya geldim" diye konuştu. İlber Ortaylı’nın 60 yıllık arkadaşı olduğunu söyleyen Füsun Özbilgen de, "Üniversite yıllarından arkadaşımdı. Bambaşka, kendine özel, zeki, müthiş hafızası olan, espirili olan hayaty keyifle yaşayan bir insandı. Çok büyük bir değerdi. Kaybından çok büyük acı duyuyorum. Bu okulun bahçesinde güzel anılarımız var. Ama buraya kadarmış. Derin bir acı duyuyorum. Herkesle dost herkesle müthiş iletişim kuran biriydi. Benim tanıdığım İlber çok özel bir insandı" dedi. Salih Güngör Musaoğlu ise, "İlber Hocanın vefatı beni çok fazlasıyla üzdü. Ve çok değerli bir bilimadamıydı. Çok üzüntülüyüm. Mekanı cennet olsun. Ülkemin başı sağolsun" şeklinde konuştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:37 Prof Dr. Açık, "Kadınların ekonomik güçlenmesini, sürdürülebilir kalkınmanın ve rekabet gücünün vazgeçilmez unsuru olarak görüyoruz" Kadınların üretime, ticarete, pazarlara ve karar alma süreçlerine eşit erişimi sağlanmadan, sürdürülebilir kalkınmadan ve ekonomik adaletten söz etmenin mümkün olmadığını aktaran Türk İş Dünyası Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasemin Açık, "Temsil ettiğimiz geniş iş dünyası ağıyla birlikte, kadınların ekonomik güçlenmesini sürdürülebilir kalkınmanın ve rekabet gücünün vazgeçilmez unsuru olarak görüyoruz" dedi. Türk İş Dünyası Konfederasyonu, Birleşmiş Milletler Kadınların Statüsü Komisyonu’nun yetmişinci oturumu (CSW70) kapsamında ‘Küresel Tedarik Zincirlerinde Yapısal Engellerin ve Ayrımcı Uygulamaların Aşılması’ temalı bir yan etkinlik düzenledi. Türkiye’den ve uluslararası arenadan kurumların üst düzeyde katılımıyla New York’taki Türkevi’nde gerçekleştirilen etkinlikteki panelde, girişimci kadınların küresel pazarlarda daha görünür ve rekabetçi olmalarını sağlayacak mekanizmaların oluşturulmasına vurgu yapıldı. Etkinlikte ayrıca, ‘Kadın Erkek Eşitliğine Duyarlı Satın Alma Araç Seti’nin lansmanı gerçekleştirildi. Federasyon Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasemin Açık, "Kadın erkek eşitliğine duyarlı satın alma ve tedarik politikaları, ekonomik bir tercihten ziyade adalet ve kapsayıcılık meselesidir" ifadelerini kullandı "Eşit erişimi sağlanmadan ekonomik adaletten söz edemeyiz" Açılışta konuşan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasemin Açık, kadın-erkek fırsat eşitliğinin küresel ekonomideki yapısal dönüşümün anahtarı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Açık, "Kadın-erkek fırsat eşitliğine duyarlı satın alma ve tedarik politikaları, ekonomik bir tercihten ziyade bir adalet ve kapsayıcılık meselesidir. Kadınların üretime, ticarete, pazarlara ve karar alma süreçlerine eşit erişimi sağlanmadan, sürdürülebilir kalkınmadan ve ekonomik adaletten söz etmek mümkün değil. Federasyon olarak temsil ettiğimiz geniş iş dünyası ağıyla birlikte, kadınların ekonomik güçlenmesini sürdürülebilir kalkınmanın ve rekabet gücünün vazgeçilmez unsuru olarak görüyoruz. Amacımız, eşitliği bir niyet beyanı olmaktan çıkarıp kurumsal süreçlerin ayrılmaz bir parçası haline getirmek" diye konuştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:37 Aliağa’dan Uluslararası Taekwondo başarısı Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü sporcusu Emirhan Okmar, 14-15 Mart tarihlerinde Hollanda’nın Eindhoven kentinde düzenlenen Dutch Open Taekwondo Championships’te gümüş madalya kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Dünyanın en prestijli açık taekwondo organizasyonları arasında gösterilen turnuvaya 35 farklı ülkeden 2 bin sporcu katıldı. Uluslararası düzeyde büyük rekabete sahne olan organizasyonda Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü’nden 5 sporcu mücadele etti. Aliağalı Taekwondoculardan; Elif Eylül Daşgın Büyük Kadınlar 46 kiloda, Derya Üzüldü Genç Kadınlar 46 kiloda, Metehan Temel Genç Erkekler 45 kiloda, Merve Nisa Mızrak Yıldızlar 55 kiloda, Emirhan Okmar Yıldızlar +65 kiloda mücadele ederek Uluslararası yarışmada Türkiye’den sporcu katılımı açısından tek takımı oldular. Aliağalı sporcular zorlu rakiplerle karşılaşarak önemli bir uluslararası tecrübe kazanırken, Emirhan Okmar’ın elde ettiği gümüş madalya Aliağa’ya gurur yaşattı. "Sporcularımız dünyanın en zor turnuvalarından birinde mücadele etti" Aliağa Belediyesi Taekwondo Antrenörü Ziya Cönge turnuva sonrası yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Böylesine büyük ve uluslararası düzeyde bir organizasyonda yer almak sporcularımız için çok önemli bir tecrübe oldu. Dünyanın sayılı en zor Open turnuvalarından birinde mücadele ettiler. Bizleri her zaman destekleyen Aliağa Belediye Başkanımız Sayın Serkan Acar’a teşekkür ederiz. Sporcularımızla birlikte hazırlıklarımızı sürdürerek Antalya’da düzenlenecek Uluslararası Türkiye Open Taekwondo Turnuvası’nda yer alacağız." Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü sporcuları, 26-31 Mart tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek Uluslararası Türkiye Open Taekwondo Turnuvası’nda mücadele etmek üzere hazırlıklarını sürdürüyor.
Şiddet ve kuma gerçeğine rağmen 4 çocuğu için mücadele ediyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:27 Şiddet ve kuma gerçeğine rağmen 4 çocuğu için mücadele ediyor Mardin’in Artuklu ilçesinde yaşayan Ceyhan Eneş, şiddet gördüğü ve kuma gerçeğiyle yüzleştiği evliliğini sonlandırma sürecinde 4 çocuğunu temizlik işlerinde çalışarak büyütmeye çalışıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde hayat mücadelesiyle dikkat çeken Ceyhan Eneş, çocuklarının okuyup iyi bir geleceğe sahip olması için mücadele ettiğini söyledi. Ceyhan Eneş, temizlik işlerinde çalışarak 4 çocuğunu büyütmeye çalışan, şiddet gördüğü eşiyle boşanma aşamasında olan ve hayatında kuma gerçeğiyle de mücadele eden bir anne olarak, tüm zorluklara rağmen çocuklarını okula gönderip onların okutarak iyi bir gelecek kurması için büyük bir çaba gösterdiğini kaydetti. Yaşadığı zorluklara rağmen pes etmediğini belirten Eneş, ’’Ben kocamdan şiddet görüyorum. Şiddetin sonunda da üstüme kuma getirdi. Sürekli şiddet görüyorum ben devam etmek istemedim. Temizlik işlerine gidiyorum. Çalışarak çocuklarımı büyütüyorum. Çok şükür şu an çocuklarım da ben de iyiyiz. Çocuklarımı okula gönderiyorum. Temizlik yapıyorum. Bu şekilde devam ediyorum çok şükür. Şu an çocuklarım iyi ve yanımdalar. Çocuklarım kocamdan aldım. Çocuklarım benim her şeyim" dedi. "En büyük hayalim çocuklarımın okuması" Çocuklarının kendisi için her şey olduğunu vurgulayan Eneş, en büyük hayalinin onların iyi bir eğitim alması olduğunu ifade etti. Çocuklarının okumasını çok istediğini söyleyen Eneş, "Çocuklarım benim her şeyim. Kadınlar ayakta durmalı ve savaşmalı çocukları için. Çocuklar için çalışacaksınız ve ayaklarınız üzerinde duracaksınız. Böyle çocuklarınıza yetiştireceksiniz. Çocuklarım için en büyük hayalim okumaları. Okumalarını istiyorum. Onlar için güzel ve sıcak bir ev istiyorum. Hayatın gülmesini hayal ediyorum. Okumalarını çok istiyorum. Çocuklarıma çalışsınlar okusunlar diyorum ve bu şekilde hayallerimize ulaşabiliriz. Bütün kadınlar ayaklarının üzerinde dursunlar. Dik dursunlar ve çalışsınlar. Başınızı kaldırın ve kocanıza kendinizi muhtaç etmeyin’’ diye konuştu.
Eşine destek olup 15 metrekarelik dükkanda kadınların gücünü gösteriyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:24 Eşine destek olup 15 metrekarelik dükkanda kadınların gücünü gösteriyor Diyarbakır’da 57 yaşındaki 5 çocuk annesi Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte kar ve kış demeden 15 metrekarelik dükkanda halka tatlı yapıyor. Yılların emeğiyle 5 çocuğunu büyüten Sükut, kadınların gücünü herkese gösteriyor. Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte küçük dükkanlarında halka tatlı yaparak geçimlerini sağlıyor. Kar kış demeden Sükut ailesi, 15 metrekarelik dükkanda yıllardır aynı azimle üretim yapıyor. Tatlı yapıp satarak 5 çocuğunu büyüten Menduha Sükut, 3 oğlunu da evlendirdi. Eşini bir an olsun yalnız bırakmayan Menduha Sükut, kadınların isterse her işin üstesinden gelebileceğinin en büyük örneği oldu. Eşi ile beraber tatlı yapıp sattıklarını belirten Menduha Sükut, ’’31 yıldır halka tatlı yapıyoruz. Gelinlerim ve kızlarımda arka planda bize yardım ediyor. 11 yıl boyunca Sur ilçesi Dört Ayaklı Minare civarında dükkanımız vardı. Oradan taşınıp Şehitlik Mahallesi’ne geldik. 20 yıldır buradayız eşimle birlikte. 3 oğlumu bu dükkandan kazandıklarımız ile evlendirdik. Şuan 1 oğlum ve 1 kızım bekar. Ramazan ayında tüm aile burada çalışıyoruz, yetiştiremiyoruz" dedi. Yaz kış demeden bu sıcak kazanın önünde olduklarını, eşinin hamuru kızgın yağa döktüğünü kendisinin ise o hamuru el becerisi ile şekillendirdiğini aktaran Sükut, "Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Biz hepimiz kardeşiz. Ayrıca bütün çalışan kadınlara kolaylıklar diliyorum’’ diye konuştu. Menduha Sükut’un eşi Mehmet Şirin Sükut ise eşinin 31 yıldır yanında olduğunu ve destek verdiğini aktardı. Mehmet Şirin Sükut, "Her fedakarlığı yaptı. Ben ondan razıyım, Allah da ondan razı olsun. Bütün kadınlarımızın, annelerimizin Kadınlar Gününü kutluyorum. Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Çalışan tüm kadınlara başarılar diliyorum. Benim eşim çok fedakardır. Her fedakarlığı yaptı. Her zaman en büyük destekçim oldu. Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu.
Medicana Konya Hastanesi’nde kadınların gücü konuşuldu
08 Mart 2026 Pazar - 12:14 Medicana Konya Hastanesi’nde kadınların gücü konuşuldu Medicana Konya Hastanesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında, hayatın her alanında emek veren kadınların gücünü konuşmak ve onların ilham veren hikayelerine tanıklık etmek amacıyla program gerçekleştirildi. Medicana Konya Hastanesi tarafından düzenlenen etkinlik, hastanenin konferans salonunda gerçekleştirildi. Hayatın her alanında emek veren kadınların ilham veren hikayelerine tanıklık etmek amacıyla düzenlenen programa çok sayıda kadın katıldı. Programın moderatörlüğünü Nükleer Tıp Uzmanı Oktay Sarı üstlenirken, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nihal Gökmen ile Mürüvvet Uğur’un konuşmalarında, kadınların iş hayatında, aile yaşamında ve toplum içinde üstlendikleri roller ele alındı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Medicana Konya Hastanesi Genel Müdürü Dr. Fatma Mine Karaman, "Kadın olarak değil, bir anne, bir kardeş, bir abla, en önemlisi de sizin yol arkadaşınız olarak sizlere sesleniyorum. Etrafıma baktığım zaman zaten sadece önlükler, formalar görmüyorum. Uykusuz gecelerin yorgunluğunu bir hastanın tebessümü ile bitiren, bir hastanın tebessümü ile şifa bulmasıyla kendisi çok mutlu olan insanların bir arada olduğu bir ortamdayız diye düşünüyorum. Bu kahramanların çalıştığı bir kurum burası. Medicana ailesi olarak yüzde 76 kadın istihdamıyla ön plana çıkıyoruz. Bu konuda Türkiye’deki en önemli iki kurumdan bir tanesiyiz biz. Sağlıkta dev bir organizasyonumuz var. Bazen omuzlarınızdaki yükün ağır geldiğini biliyorum. Aranızdan gelmiş birisi olarak içeri girdiğiniz zaman derdi, sıkıntıyı, tasayı dışarıda bıraktığınızı biliyorum. Burada çok zorlandığınızı biliyorum. Bunun için hepinize minnettarız. Gülen yüzünüz hiç solmasın. O sesinizdeki şifa hep devam etsin. Çünkü bir kadın güldüğü zaman bütün dünya gülüyor. Bir kadın şifa verdiği zaman bütün toplum iyileşiyor. O yüzden hepinize geldiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Ben de sizi, sizden de şunu rica ediyorum. Lütfen kendinizi ve yanınızdaki o çok güçlü kadını çok kuvvetli bir şekilde alkışlayalım. Kadınlar Günü kutlu olsun" diye konuştu.
Selçuklu’da Ramazan birlik ve beraberlik coşkusuyla yaşanıyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:12 Selçuklu’da Ramazan birlik ve beraberlik coşkusuyla yaşanıyor Selçuklu’da Ramazan ayının manevi bereketi, birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla hep birlikte yaşanıyor. Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, iftar programlarında vatandaşların sofrasına misafir olurken farklı mahallelerde de teravih namazı sonrası vatandaşlarla bir araya geliyor. Selçuklu’da Ramazan ayının manevi atmosferi iftar programları, Teravih ve Kardeşlik Buluşması Etkinlikleri ile en güçlü bir şekilde hissediliyor. Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Ramazan’ın bereketini hemşehrileriyle bir araya geldiği programlarda paylaşıyor. Ay boyunca devam edecek buluşmalar ile birlik ve beraberliğin en güzel örnekleri Selçuklu’da yaşanmaya devam edecek. İftar sofralarında vatandaşların evlerine ve gönüllerine konuk olan Başkan Pekyatırmacı, Selçuklu’nun farklı mahallelerinde düzenlenen Teravih Buluşmaları kapsamında namaz sonrası bir araya geldiği vatandaşların talep ve önerilerini dinliyor. Başkan Ahmet Pekyatırmacı, gönül köprülerinin güçlendiği ve birlik, beraberlik ile dayanışma ruhunun Selçuklu’nun her köşesinde daha güçlü şekilde yaşatıldığı bu dönemde, Cuma Buluşmaları ve esnaf ziyaretleriyle de hemşehrileriyle bir araya geliyor. Pekyatırmacı, buluşmalarda çocuklarla yakından ilgileniyor, büyüklerin hayır dualarını alıyor. "Ramazan ayı paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ayıdır" Ramazan ayı boyunca vatandaşlarla aynı sofrayı paylaşan Başkan Pekyatırmacı, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekerek Ramazan’ın manevi iklimini vatandaşlarla birlikte soluduklarını ifade etti. Pekyatırmacı, "Paylaşma ve dayanışma ruhunun en güçlü şekilde hissedildiği bu mübarek ayda Ramazan’ın manevi iklimini mahalle mahalle vatandaşlarımızla birlikte yaşıyoruz. Ramazan ayının sadece oruç tutmak değil; yardımlaşmayı, kardeşliği ve gönül bağlarını güçlendirmeyi de beraberinde getirdiğine hep birlikte şahit oluyoruz. Bu mübarek ay boyunca hemşehrilerimizle aynı sofrada buluşmanın, onların dualarına ortak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hemşehrilerimizle bir araya gelmek, birlikte iftarımızı açmak bizim için en büyük mutluluklardan ve şükür sebeplerinden biri. Selçuklumuzda sadece hizmet üretmiyor, gönül köprüleri kuruyor, birlik ve beraberliğimizi güçlendiriyoruz. Vatandaşlarımızın isteklerini, dileklerini dinliyor ve bu konuda yapmamız gerekenleri gönül belediyeciliği anlayışıyla yapıyor ve yapmaya devam ediyoruz. Birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, gönüllerimizi arındıran bu mübarek aya bizleri ulaştıran Rabbimize hamd olsun. İnşallah sağlık ve afiyetle Ramazan Bayramı’na kavuşalım" diye konuştu.
Kaymakam Kan: "Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor"
08 Mart 2026 Pazar - 12:12 Kaymakam Kan: "Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor" Aydın’da Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınları çalıştıkları işyerlerinde ziyaret eden Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan hemcinsleri ile sohbet ederek, "Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor" dedi. İlçede göreve geldiği günden bu yana sahadan hiç eksik olmayan üçüz çocuk sahibi Kaymakam Huriye Küpeli Kan, özellikle kadın çalışanlara olan hassasiyeti ile dikkat çekerken, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde de çalışan kadınları yalnız bırakmadı. Kaymakam Kan incir işleme, kestane şekeri ve soğan konservesi tesislerinde çalışan kadınlarla bir araya geldi. Kadınlara karanfil vererek emeklerinden dolayı teşekkür eden Kan, kadınların yine kadınların hayatını kolaylaştırdığını söyledi. İlk ziyaretini incir işletmesindeki kadınlara yaptı. Burada yaptıkları işin inceliklerini öğrenen Kaymakam Kan, yaklaşık 43 yılı bulan çalışma süreleri ile dikkat çeken birçok kadının ev ekonomisine katkıları ve çocuklarının geleceği için çaba sarf etmelerini takdirle karşıladı. Nazilli’de açılan ilk incir işletmesi olma özelliği taşıyan işletmeciler Ziya Aksüt ve oğlu Cevdet Aksüt’ten incir işleme, paketleme ve ihracat konularında da bilgi alan Kaymakam Kan, işyerinin kadın istihdamında sağladığı büyük destek ve süreklilikten dolayı teşekkür etti. Birçok kadının emekli olmalarına rağmen halen aynı yerde çalışmaya devam etmeleri dikkatlerden kaçmadı. İkinci ziyaretini kestane şekeri ve soğan konservesi imalathanesine yapan Kaymakam Kan, burada çalışan kadınlara da karanfil vererek işletmeci Ali Bildirici’ye teşekkür etti. Tüm kadınlarla tek tek sohbet eden ve yaptıkları işi kendisi de yaparak öğrenen Kaymakam Kan, özellikle kadınların mutfakta en büyük zorluğu olan soğan soyarken gözyaşı dökmelerine son veren soğan konservesinin nasıl hazırlandığını öğrendi. Ziyaret sırasında soğandan etkilenen Kaymakam kan, döktüğü gözyaşlarını göstererek buradaki çalışan emekçi kadınların hazırladığı soğan konserveleri sayesinde birçok hemcinsinin hatta erkek aşçıların mutfakta gözyaşı dökmeyeceğini ifade etti. Çalışan kadınlar ise işe başladıkları günden bu yana soğanın hastalıklara karşı kazandırdığı direnç sayesinde hiç hasta olmadıklarını belirttiler. "Soğanın antibiyotik özelliği bizi hastalıklardan koruyor" İşletmenin Müdürü Gıda Mühendisi Duygu Çelik, "10 yıldır burada çalışıyorum. Büyük bir kısmımız kadınlardan oluşuyor. Soğan konservesi, kestane şekeri üretimi yapıyoruz. Evdeki kadınlara kolaylık sağlıyoruz. Acıya, gözyaşına son veriyoruz. Biz burada soğanlarımızı evdeki kadınlarımıza kolaylık olsun diye doğruyoruz, pişiriyoruz, acıya ve gözyaşına son veriyoruz. Kadınlarımıza da istihdam sağlıyoruz. Buradaki çalışan kadınlarımız hiç hastalık yüzü görmüyor. Çünkü soğan doğal bir antibiyotik üründür" dedi. "Emeklerine sağlık" Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Nazilli’nin kıymetli topraklarında ve dağlarında ve ovalarında yetişen ürünlerin işlendiği fabrikaları ziyaret ettik. İlk olarak bir incir işletmemizi ziyaret ettik. Orada yoğun olarak kadınlar çalışıyor. Oradaki kadınlarımızın gününü kutladık. Sonra yine ilçemizin dağlarında yetişen kestanelerin işlenerek kestane şekerine dönüştürüldüğü fabrikayı ziyaret ettik. Burada da kestane şekeri yapımında da yoğunluklu olarak kadınlarımız çalışıyor. Son olarak da soğan konservesi fabrikasını ziyaret ettik. Yine burada da yoğun olarak kadınlarımız çalışıyor. Soğan gerçekten mutfakta işlemi zor olan bir ürün. Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor. Hazırlanan ürünler konserve şeklinde evlere satışa sunuluyor. Güzel bir hizmet. Bu soğan konserveleri sayesinde kadınlarımız evde ağlamayacak. Burada çalışan kadınlarımız alışmışlar artık. Gerçekten soğan artık bağışıklık yapmış ve ağlamıyorlar. Ama biz ilk girdiğimizde uzun süre ağladık. Gözümüzden yaşlar geldi. Ama onlar soğana alışmış ve etkilenmiyorlar. Emeklerine sağlık diyorum. Tüm çalışan kadınlarımızın emekçi kadınlarımızın kadınlar gününü kutluyorum. Kadınlarımız iyi ki varlar diyorum. Onlarla hayat çok güzel. Teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Kilis’te kadınların el emeğiyle yorgancılık yeniden canlanıyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:07 Kilis’te kadınların el emeğiyle yorgancılık yeniden canlanıyor Kilis Valiliği ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı desteğiyle yürütülen proje kapsamında, coğrafi işaretli Kilis yorganı kadınların el emeğiyle üretilirken, yorganlar mağazalarda satışa sunularak ekonomik değere dönüştürülüyor. Kilis Valiliği, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı destekleriyle Kilis’in coğrafi işaretli ve kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel yorgancılık sanatını modern tasarımlarla yeniden canlandırdı. Proje kapsamında kadınlara verilen eğitimlerle Kilis yorgancılığının özgün teknikleri yeni nesillere aktarılırken, eğitimleri başarıyla tamamlayan kadınların ürettiği el emeği yorganlar yatak mağazalarında satışa sunulmaya başlandı. "Çocuklarımın eğitimine katkı sağladım" Projede yer alan kadınlardan Gülüzar Yalçın, yaklaşık 10 yıldır bu mesleğin içinde olduğunu belirterek boncuk işiyle başladığını söyledi. Yalçın, eşinin geçirdiği ameliyat sonrası maddi zorluk yaşadıklarını ifade ederek, "Evimiz kiraydı ve bir yerden başlamam gerekiyordu. Fabrikada çalışabilirdim ama çocuklarım küçüktü, onların yanında olmam gerekiyordu. Bu kurumda iş verildiğini duyunca geldim ve hocalarla tanıştım. İşlerimi güzel ve düzgün yapınca beni tanıdılar. Kazandığım gelirle çocuklarımın eğitimine katkı sağladım" dedi. "Güçlü bir anne oldum" Yalçın, büyük kızının Antalya’da hukuk okuduğunu, ortanca kızının üniversite sınavına hazırlandığını, oğlunun ise fen lisesini kazandığını belirterek, "Burada çalışmasaydım belki çocuklarım ilkokuldan sonra eğitim hayatına devam edemeyecekti. Şimdi çok mutluyum, güçlü bir anne oldum" şeklinde konuştu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığını ifade eden ve kadınların kendilerine güvenmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, "Bir şeyleri başardığımızı gördükçe eşlerimiz de arkamızda durmaya başlıyor. Eşim rahatsızlığı geçtikten sonra bu işi birlikte yapmaya başladık. Şimdi eşim fabrikada çalışıyor, akşamları ve hafta sonları da boş durmuyor, yorganların bazı işlemlerini yaparak bana yardımcı oluyor" ifadelerini kullandı. Projede yer alan bir diğer kadın üretici Özlem Sarıkaya ise yaklaşık 8 yıldır projede yer aldığını belirterek, önce boncuk işiyle başladıklarını söyledi. Sarıkaya, "Yaklaşık iki yıldır yorgancılığa başladık. İlk etapta çanta ve küçük aksesuarlar yaptık. Kilis yorgancılığının durağanlaştığı bir dönemde biz de öğrenerek bu mesleğe katkı sağladık" dedi. "Bizim başaramadığımızı başardınız" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığını vurgulayan ve başlangıçta bazı ustaların kendilerinin başarısız olacağını düşündüğünü dile getiren Sarıkaya, "Şimdi hem çizimlerimizi hem de işlerimizi takdir ediyorlar. Kadınların bu sektörde yer alması onları da memnun etti. Hatta bir usta ‘bizim başaramadığımızı başardınız’ dedi. Bu projenin içinde olmaktan çok memnunuz" şeklinde konuştu. Kadınların sabırla hem evde hem iş hayatında büyük başarılar elde edebileceğini belirten Sarıkaya, "Bir kadın olarak hem evde hem işte başarılı olmak birçok kişinin önüne geçmek demektir. Bu da bir kadının en güzel başarısıdır" diye konuştu.