GÜNDEM
Kayserililer iftarın ardından ‘Kutsal Emanetler’e koştu 15 Mart 2026 Pazar - 23:38:26 Kayseri’de vatandaşlar, iftarın ardından ‘Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi’ne akın etti. Sergi alanına girebilmek isteyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Kayseri’de 99 nadide eserin yer aldığı Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi açıldı. İftardan sonra sergi alanına akın eden vatandaşlar, içeri girebilmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Vakıflar Genel Müdürlüğü Müze Uzmanı Zafer Gülbahar, vatandaşların iftardan sonra sergiye yoğun ilgisinin olduğunu söyleyerek, "Diğer illerde olduğu gibi Kayseri’de de yoğun ilgiyle karşılaştık. Sergimizde mukaddes emanetler var. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Milli Saraylar Başkanlığıyla beraber ortaklaştığımız bir koleksiyon. Çok kıymetli koleksiyonlarımız da bunlara ilave. Sergide en çok ilgiyi Hz. Peygamberimize ve Ehli Beyti’ne ait kutsal emanetler görüyor. Halkımız kutsal emanetlere büyük teveccüh ediyor. Bu deneyimi yaşamayı çok seviyorlar. Biz de vatandaşımızın bu deneyimi yaşamasına vesile olduğumuz için çok mutluyuz. Sergiye yoğun başladık ancak iftardan sonra yoğunluk daha da fazlalaştı. İftarın sonrasını bekleyen Kayserililer sergiye büyük ilgi gösteriyor. Büyük bir ilgiyle sergiye devam ediyorlar. Dışarda kuyrukta bekleyen vatandaşlarımızı hemen içeri almak istiyoruz ama biraz dışarda bekletiyoruz maalesef. Olabildiğince güzel bir düzen içerisinde insanların sergiyi ziyaret etmesini sağlamaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Sergiyi ziyarete gelen vatandaşlardan Zeliha Özbek, "İftarımızı açtık. Ailemle beraber şehrimize gelen kültürel ve manevi mirasımızı yakından görmek gerçekten çok kıymetli. Ailecek sergimizi gezdik. Kutsal emanetlerimiz insanın tüylerini diken diken yapıyor. Çocuklarımla birlikte bunu yaşamak çok güzel bir duyguydu. Bu sergi şehrimiz için gerçekten büyük bir fırsat. Tabiri caizse fırsat ayağımıza geldi. Vatandaşlarımız da böyle bir şans yakalamışken takip etsinler" dedi. Sergiyi ziyaret eden Harun Nesli ise, "Sergi çok güzeldi. Çok duygu dolu anlar yaşadım. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Tadı damağımızda kaldı. Herkesin sergiyi görmesi lazım. Ecdadımızın eserlerini mutlaka görsünler. Çok değerli bir sergi. Kadir Gecesi’nin öncesinde böyle güzel bir serginin yapılması çok güzel düşünülmüş. Herkese çok teşekkür ederiz" diye konuştu. 99 vakıf eseri ve kutsal emanetlerin yer aldığı sergi, 17 Mart’a kadar vatandaşların ziyaretine açık olacak.
15 Mart 2026 Pazar - 23:14 Milyonluk Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı ortada kaldı Bilecik İl Özel İdaresi tarafından inşa edilen Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı eksiklerinden dolayı açılamazken, merkezin akıbetinin ne olacağı merak konusu haline geldi. Bilecik İl Özel İdaresi tarafından yapılarak Bilecik Belediyesine verilmek istenen Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı’nın devri, yapısal eksiklikleri ve ’ruhsat’ olmadığı gerekçesiyle Bilecik Belediye Meclisinde reddedilmişti. Geçtiğimiz aralık ayında Söğüt Belediye Meclisinde alınan karar ile Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı’nın belediyeye devri onaylanmış ancak alanda bulunan eksikler nedeniyle devir süreci tamamlanamamıştı. Söğüt Belediye Meclisi’nde alınan karar sonrası Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, Söğüt ve tüm ilçelerdeki sokak hayvanlarının tedavi, bakım ve rehabilitasyon süreçlerinin artık çok daha profesyonel, güvenli ve insani koşullarda yürütülmesi amacıyla merkezin devralındığını söylemişti. Karar sonrası Söğüt Belediyesi yetkilileri, alandaki eksiklikleri Bilecik İl Özel İdaresine bildirmişti. Aradan geçen 3 aylık süreçte Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı’nın eksiklikleri bir türlü tamamlanamazken, alanın Orman İşletme Müdürlüğü’nden tahsisinin de yapılmadığı iddiaları ortaya çıktı. Başkan Subaşı’dan merkezin ruhsat başvurusu yok iddiası Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, yaptığı açıklamada merkezle ilgili ruhsat başvurusu olmadığını iddia ederek, merkezi tam teşekküllü ve yeterli personel ile devralmak istediklerini söyledi. Protokolün Genel Sekreter Yardımcısı Can Doğan tarafından imzalanmasının da kabul edilemeyeceğini söyleyen Başkan Subaşı, "Eksikliklerin giderilmesi ve hazırlanan protokolde bazı düzenlemelerin yapılmasının ardından konu yeniden gündeme getirilebilecek. Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı’nın ruhsat başvurusu dahi yok. Kapıyı kapatmıyoruz ama bu şekilde olmaz" demişti. Milyonluk yatırım olan Bilecik İl Özel İdaresi Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı’nın akıbetinin ne olacağı hayvanseverler tarafından merak konusu haline geldi.
15 Mart 2026 Pazar - 22:57 Kayserililer iftarın ardından ‘Kutsal Emanetler’ sergisine akın etti Kayseri’de vatandaşlar, iftarın ardından ‘Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi’ne akın etti. Sergiye girebilmek isteyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde hazırlanan Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi, İslam dünyası için büyük manevi değere sahip kutsal emanetler ile vakıf kültürünü yansıtan eserler yer alıyor. 99 nadide eserden oluşan sergiye vatandaşlar, iftardan sonra adeta akın etti. Sergiye girmek isteyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Vakıflar Genel Müdürlüğü Müze Uzmanı Zafer Gülbahar, vatandaşların iftardan sonra sergiye yoğun ilgisinin olduğunu söyleyerek, "Diğer illerde olduğu gibi Kayseri’de de yoğun ilgiyle karşılaştık. Sergimizde mukaddes emanetler var. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Milli Saraylar Başkanlığıyla beraber ortaklaştığımız bir koleksiyon. Çok kıymetli koleksiyonlarımızda bunlara ilave. Sergide en çok ilgiyi Hz. Peygamberimize ve ehli beytine ait kutsal emanetler görüyor. Halkımız kutsal emanetlere büyük teveccüh ediyor. Bu deneyimi yaşamayı çok seviyorlar. Bizde vatandaşımızın bu deneyimi yaşamasına vesile olduğumuz için çok mutluyuz. Sergiye yoğun başladık ancak iftardan sonra yoğunluk daha da fazlalaştı. İftarın sonrasını bekleyen Kayserililer sergiye büyük ilgi gösteriyor. Büyük bir ilgiyle sergiye devam ediyorlar. Dışarda kuyrukta bekleyen vatandaşlarımızı hemen içeri almak istiyoruz ama biraz dışarda bekletiyoruz maalesef. Olabildiğince güzel bir düzen içerisinde insanların sergiyi ziyaret etmesini sağlamaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Sergiyi ziyarete gelen vatandaşlardan Zeliha Özbek, "İftarımızı açtık. Ailemle beraber şehrimize gelen kültürel ve manevi mirasımızı yakından görmek gerçekten çok kıymetli. Ailecek sergimizi gezdik. Kutsal emanetlerimiz insanın tüylerini diken diken yapıyor. Çocuklarımla birlikte bunu yaşamak çok güzel bir duyguydu. Bu sergi şehrimiz için gerçekten büyük bir fırsat. Tabiri caiz ise fırsat ayağımıza geldi. Vatandaşlarımız da böyle bir şans yakalamışken, takip etsinler" dedi. Vatandaşlardan Harun Nesli ise, "Sergi çok güzeldi. Çok duygu dolu anlar yaşadım. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Tadı damağımızda kaldı. Herkesin sergiyi görmesi lazım. Ecdadımızın eserlerini mutlaka görsünler. Çok değerli bir sergi. Kadir Gecesi’nin öncesinde böyle güzel bir serginin yapılması çok güzel düşünülmüş. Herkese çok teşekkür ederiz" diye konuştu. 99 vakıf eseri ve kutsal emanetlerin yer aldığı sergi, 17 Mart’a kadar vatandaşların ziyaretine açık olacak.
Kadınların gücü Mersin’de kent yaşamına yansıyor
08 Mart 2026 Pazar - 10:56 Kadınların gücü Mersin’de kent yaşamına yansıyor Mersin Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği eşitlik, özgürlük ve güçlendirme temelli politikalar sayesinde kadınlar kentin birçok alanında daha aktif rol alırken, ’kadın dostu kent’ vizyonu Mersin’de somut şekilde hissediliyor. Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde uyguladığı kadın odaklı projelerle kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamda daha görünür olmasına katkı sağlıyor. Kadınların eşit yurttaşlık temelinde kent yaşamına katılımını destekleyen çalışmalar, yalnızca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile sınırlı kalmayıp yıl boyunca devam eden politikalarla sürdürülüyor. Kadınların güvenli, özgür ve aktif bir kent yaşamına sahip olması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu, kentte kadınların bir araya gelerek hem birbirleriyle hem de belediyeyle güçlü bir iletişim kurduğunu söyledi. Dokucu, "Kadınların liderlik özelliklerini öne çıkaracak çalışmalar yapıyoruz. Aynı zamanda birlikte üretmeleri ve takım olmaları için uygun ortamlar oluşturuyoruz. Kadınları her alanda desteklemek için çalışmalarımız devam ediyor" dedi. Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde Bilim İletişimi Eğitim Koordinatörü olarak görev yapan Uzman Astronom Dr. Yonca Karslı da Mersin’de bilim alanında kadınların daha görünür olduğunu belirterek, "Mersin’de kadın olmak; çalışmak, üretmek ve sorumluluk almak demek. Bu şehirde bilime değer veren ve kadını destekleyen bir yerel yönetim var. Bu da kadınların daha güçlü hissetmesini sağlıyor" ifadelerini kullandı. Menderes Mahallesi Muhtarı Ebru Soysal ise kadınların yerel yönetimlerle kolay iletişim kurabildiğini belirterek, "Kadınlar Mersin’de özgürce yaşayabiliyor. Belediye ile kurduğumuz güçlü iletişim sayesinde mahallemizin sorunlarını daha hızlı çözebiliyoruz. Bir kadın olarak kendimi burada daha güçlü hissediyorum" diye konuştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezi Akdeniz Şubesinde görev yapan Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Tülay Ağırağaç da özellikle kız çocuklarının eğitimine katkı sunmanın önemine dikkat çekerek, "Kadınlar olarak hayatın her alanında var olmalıyız. Geleceğin daha aydınlık olması için kız çocuklarının eğitimine büyük önem veriyoruz" dedi. Kentte yaşayan vatandaşlar da Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen hizmetlerin yaşam kalitesini artırdığını ifade etti. Senem Kuzu, sahil düzenlemeleri ve aydınlatma çalışmaları sayesinde kendisini daha güvende hissettiğini belirtirken, belediyede otobüs şoförü olarak görev yapan Sultan Yüksel ise kadınların her meslekte başarılı olabileceğini göstermenin gurur verici olduğunu söyledi. Kent sakinlerinden Filiz Ayaz ve Meryem Almış da Mersin’de kadınların kendilerini daha özgür ve güvenli hissettiklerini belirterek, Büyükşehir Belediyesinin kadınlara yönelik çalışmalarının kent yaşamına olumlu katkı sağladığını dile getirdi.
Görevi başında felç oldu, 5 yıldır gazilik unvanının verilmesini bekliyor
08 Mart 2026 Pazar - 10:53 Görevi başında felç oldu, 5 yıldır gazilik unvanının verilmesini bekliyor Sivaslı Tankçı Uzman Çavuş İbrahim Taş, 2021 yılında görevi başındayken felç oldu, böcek ısırması sonucu felç kaldığı düşünülen Taş, başlattığı hukuk mücadelesinin neticesinde kendisine gazilik unvanı verilmesini bekliyor. Sivaslı Tankçı Uzman Çavuş İbrahim Taş (36) , 2011 yılında göreve başladı. Barış Pınarı Harekatı başta olmak üzere bir çok zorlu görevde fedakarca görev aldı. 2021 yılında ise görevi başındayken fenalaşarak felç oldu. Yürüme ve konuşma yeteneğini kaybetti. Devam eden tedavi sürecinin neticesinde bu yıl güçte olsa ayağa kalkıp konuşmaya başladı. Rahatsızlık nedeni tam olarak tanımlanamadığı için Taş’a gazilik unvanı verilemedi. Geçirdiği felç nedeniyle artık çalışması mümkün olmayan Taş, gazilik unvanını alabilmek için konuyu yargıya taşıdı. Şimdi mahkemenin vereceği kararı bekliyor. Yalnız bırakılmadı Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci süreç boyunca Taş’ı hiç yalnız bırakmadı. Taş’la ilgili süreci yakından takip eden Deveci ve yönetim kurulu iftar yemeğinde Taş’la bir araya geldiler. Taş, burada yaptığı açıklamada, Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği’nin her zaman yanında olduğunu belirterek, "Görevde rahatsızlandım. 2021 yılından beri bu haldeyim. Fatih başkanım bana destek oldu. Bana kimse destek olmuyor. Ben mahkemelerde bekliyorum. Gazi olmak istiyorum" dedi. "İnşallah İbrahim’in yüzü gülecek" Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci, mahkemenin vereceği kararla İbrahim’in yüzünün gülmesini beklediklerini ifade edip, "İbrahim bizim çok değerli bir kardeşimiz. 21 Eylül 2021 yılında Barış Pınar’ı Harekatına da katılıyor. Kendisi zaten tankçı uzman çavuş olarak görev yapıyordu. Görev esnasında kendisi bir rahatsızlık geçiriyor ve felç kalıyor. 2021 yılında İbrahim ile tanıştığımız zaman yürüyemiyordu ve tamamen felçliydi. Kendisini ifade dahi edemiyordu. 5 yıl sonra ise ayağa kalkmaya başladı. İbrahim derneğimize gelerek gazilerimizle muhabbet etti. Bu da bizim çok hoşumuza gitti. Daha sonra ise bu ay mübarek bir ay olduğu için biz de İbrahim’e iftar yapmaya gittik. Bizim ve İbrahim, 10 yıl boyunca kutsal emanetimiz olan bayrağımızı korumuş ve üniformamızı üzerinde taşımıştır. Görev esnasında kendisi ile birlikte 3 arkadaşı daha rahatsızlanıyor. Şu an da hukuk savaşı veriyoruz. İbrahim’in hak ettiği gazilik unvanını alması için uğraşıyoruz. İnşallah bu davamızı kazanacağız. İnşallah İbrahim’in yüzü gülecek ve kendisi gazi olacak" dedi.
’İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı’ projesi toplantısı ilk kez Eskişehir’de
08 Mart 2026 Pazar - 10:52 ’İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı’ projesi toplantısı ilk kez Eskişehir’de Eskişehir Sanayi Odası (ESO) öncülüğünde, ’İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı’ projesinin toplantısı ilk kez bir Anadolu şehrinde gerçekleşti. ESO, iş dünyasında kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan ’İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı (BADV)’ projesine destek verdi. Projenin Eskişehir ayağı, Türkiye’de ilk kez bir Anadolu kentinde hayata geçirildi. ESO ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu öncülüğünde yürütülen ve UNFPA ile Sabancı Vakfı desteğiyle geliştirilen ’Ev İçi Şiddete Karşı Şirketler Ağı’ girişiminin bir parçası olarak düzenlendi. Başkan Kesikbaş’a teşekkür Toplantı, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Eskişehir Şubesi ile ESO iş birliğinde gerçekleştirildi. Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Başkanı Dr. Ecz. Zeynep Tunalıer, projeye verdiği destek nedeniyle ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş’a teşekkür etti. Tunalıer, projenin Eskişehir’de uygulanmasının Türkiye açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, iş yerlerinde aile içi şiddete karşı destek mekanizmalarının oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti. İş yerlerinde destek mekanizması Proje kapsamında şirketlerde kadına yönelik şiddet konusunda farkındalık oluşturulması ve çalışanlara destek mekanizmalarının geliştirilmesi amaçlandığı belirtildi. Hazırlanan politika belgeleri ile şirketlerin çalışanlarına psikolojik destek, hukuki danışmanlık ve çeşitli sosyal destek mekanizmaları sağlayabilmesi için öneriler sunulduğu ifade edildi. Ayrıca, ’şirket bilançolarından önce şiddet bilançolarını önceleyen’ kurumların desteklerinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.
İzmir’de taksi direksiyonunda kadın gücü
08 Mart 2026 Pazar - 10:50 İzmir’de taksi direksiyonunda kadın gücü İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınları taksi şoförü olmaya davet etti. İzmir’de 5 yıldır taksicilik yapan Tuğba Bozkurt ise kadınların direksiyon başında olmasının müşterilere büyük güven verdiğini belirtti. Dünya genelinde kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların iş gücündeki yerini ve önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Hayatın her alanında aktif rol alan kadınlar, zorlu bir meslek olarak bilinen taksicilik sektöründe de başarıyla görev yapıyor. Kadınların çalışma azmi ve gücü taksi duraklarında da kendini gösterirken, kadın şoförler trafikteki dikkatleri ve yolculara verdikleri güvenle öne çıkıyor. "Kadın sürücüleri bekliyoruz" İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, kadınların hayatın her alanında varlık gösterdiğini belirterek, "Sektörümüzde de kadınlarımızı görmek bize ayrıca mutluluk veriyor. Kadının elinin değdiği her yer çok daha mükemmel, verimli ve güzel oluyor. Kadının şefkat eli daha fazla hissediliyor. İzmir’de 5 yıldır taksi şoförlüğü yapan Tuğba hanımı örnek gösteriyoruz. Kendisini tebrik ederek topluma bir mesaj vermek istiyoruz. Taksi direksiyonunda çok daha fazla kadın sürücü görmek istiyoruz. Kadınlarımızın olduğu yerde disiplin, saygı, sevgi ve şefkat oluyor. Biz de bunları müşterilerimize yansıtmak istiyoruz. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak bu konuda öncülük yapmak istiyoruz. Kadın sürücüleri odamıza bekliyoruz. Şoför tanıtım kartı alım süreçlerinde kadınlara gereken kamusal kolaylığı sağlayacağız. ESHOT araçlarında ve şehirlerarası otobüslerde olduğu gibi İzmir sokaklarındaki sarı taksilerde de kadın sürücüleri direksiyon başında görmek bizi mutlu edecek. Şu an İzmir’de 6 veya 7 kadın taksi şoförümüz bulunuyor. Biz bu sayının artmasını ümit ediyoruz. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak, şoför tanıtım kartları hususunda Esnaf Birliği ile birlikte kadın sürücülerimize destek olacağımızı beyan ediyorum" dedi. "Kadın şoförler güven veriyor" İzmir’de 5 yıldır taksi şoförlüğü yapan Tuğba Bozkurt, kadınların direksiyon başında bir hemcinslerini gördüklerinde büyük mutluluk duyduklarını vurgulayarak, "Kadınlarımız kendilerini çok güvende hissediyor. Yaşlılar ve küçük kız çocukları da aynı güveni duyuyor. Aileler çocuklarını gönül rahatlığıyla bize teslim ediyor. Bu görevi üstlendiğim için çok mutluyum. Mesleğin teknik ve fiziki birçok zorluğu bulunuyor. Profesyonellik tam da bu noktalarda devreye giriyor. Bir gün İzmir Otogarı’ndaki yangının ortasında kaldım. Arabada yolcularım vardı. Hemen ceketimi yırtıp ıslattım. Camları kapatıp yüzümüzü bağladık ve yolcularımı o yangından sağ salim çıkardım. Olayın ardından yarım saat kendime gelemedim. Ancak önemli olan yangın bölgesinden güvenle geçmek ve görevimizi sonuna kadar eksiksiz icra etmekti. Bunun gururunu yaşıyorum" diye konuştu. "Yeri geldiğinde ambulans şoförü, yeri geldiğinde itfaiyeci de olabiliyoruz" Taksi şoförü deyip geçmemek gerektiğinin altını çizen Bozkurt, "Bir keresinde yapay kalbi olan ve pili bittiği için aracımda fenalaşan bir yolcuyu hastaneye yetiştirdim. Biz yeri geldiğinde ambulans şoförü, yeri geldiğinde itfaiyeci de olabiliyoruz. Yolda giderken kilit arızası nedeniyle kaput açılabiliyor. Ön cam kırılabiliyor. Ellerinize camlar batabiliyor. Ancak siz o yolcuyu sağ salim evine ulaştırmak zorundasınız. 25 yıllık şoförlük ve 5 yıllık taksicilik geçmişimle bu konuda iyi olduğumu düşünüyorum. Kendine güvenen tüm kadınlarımızı Şoförler Odası’na bekliyoruz. Avrupa’daki kadınların başardığı her şeyi Türkiye’deki güçlü kadınlar da rahatlıkla yapabilir. Güçlü kadın unvanını taşımak tam da buradan geliyor. Elbette herkesin yapabileceği bir iş değil. Araca binen yolcunun beden dilini çok iyi okumanız ve mutlaka yakın savunma bilmeniz gerekiyor. Taksicilik kolay değil. Şoförlüğünüzün de çok üst düzey olması şart. Bütün araçlarımızda ses ve kamera kaydı bulunuyor. Emniyet güçlerimiz ve Gece Kartalları her zaman yanımızda. Gece Kartalları, kadın şoför gördükleri zaman aracı mutlaka durdurup yanımızdaki yolcuları sorguluyorlar. Bu meslekte korkulacak hiçbir şey yok. Kadınların kendilerine güvenmeleri ve ’yaparım’ demeleri her şeyin başlangıcı olabilir" ifadelerini kullandı.
Osmaniye’de öğrenciler Kadınlar Günü’nde gül şeklinde mum dağıttı
08 Mart 2026 Pazar - 10:46 Osmaniye’de öğrenciler Kadınlar Günü’nde gül şeklinde mum dağıttı Osmaniye’de üniversite öğrencileri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla üniversite kampüsünde öğrencilere gül şeklinde kokulu mum dağıttı. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Arkeoloji Kulübü öğrencileri, üniversite kampüsünde gerçekleştirilen etkinlikte Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekmek amacıyla hazırladıkları gül şeklindeki kokulu mumları öğrencilere hediye etti. Kampüs içerisinde gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler dağıtılan hediyelerden dolayı memnuniyetlerini dile getirirken, etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. Arkeoloji Kulübü öğrencileri, kadınların toplumdaki önemine dikkat çekmek ve Kadınlar Günü’nü anlamlı bir şekilde kutlamak amacıyla böyle bir etkinlik düzenlediklerini belirtti. Hayatımızın her alanında bizlerin yanında olan kadınlarımıza ufakta olsa teşekkür etmek istedik diyen Kulüp Başkanı Emre Taylı, "Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Arkeoloji Kulübü olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için hayatımızın her alanında destekçimiz ve yardımcımız olan fedakarlığı, emeği ve zarafetiyle bilim ve sanata kadar hayatın her alanında var olan Türk kadını geçmişten bugüne güçlü duruşuyla hayatımızın her alanına aydınlatmaktadır. Türk kadını tarih boyunca milletin temeli olmuştur. Bilimden sanata her alanda bulunan kadınlarımız için küçük birer hediye dağıttık. Hayatımızın her alanında bize destekçi olan kadınlarımıza, annelerimize minnettarız" Dedi.
Diyarbakır’ın tek kadın ambulans şoförü 5 yıldır hayat kurtarmak için zamanla yarışıyor
08 Mart 2026 Pazar - 10:42 Diyarbakır’ın tek kadın ambulans şoförü 5 yıldır hayat kurtarmak için zamanla yarışıyor Diyarbakır’da görevli sağlık çalışanı Ayfer Kurt, 10 yıl ambulansın arka kabininde sağlıkçı olarak görev yaptıktan sonra, eğitimlerini tamlayıp ambulans şoförü oldu. Hemcinsinin, ’10 yıl boyunca damar yolu açtın, şimdide çevre yolunu mu açacaksın’ ön yargısıyla karşılan Kurt, kentin tek kadın ambulans şoförü olarak 5 yıldır hayat kurtarmak için zamanla yarışıyor. 2011 yılında Sağlık Bakanlığında acil tıp teknisyeni olarak başlayan Ayfer Kurt, mesleğinin ilk 10 yılında ambulansın arka kabininde sağlıkçı olarak görev yaptı. Ambulans şoförü olarak da çalışma kararı alan Kurt, gerekli eğitim ve sertifikalarını üstün başarı ile aldıktan sonra ambulansın şoför koltuğuna geçti. Hemcinsinin, ’10 yıl boyunca damar yolu açtın, şimdide çevre yolunu mu açacaksın’ ön yargısıyla karşılan Kurt, kentin tek kadın ambulans şoförü olarak 5 yıldır Çınar ilçesinde hayat kurtarmak için zamanla yarışıyor. Ambulans şoförü Ayfer Kurt, İHA muhabirine, 2011 yılında Sağlık Bakanlığında acil tıp teknisyeni olarak başladığını, yaklaşık 15 yıldır aktif olarak çalışmakta olduğunu söyledi. İlk 10 yıl ambulansın arka kabininde sağlıkçı olarak görev yaptığını belirten Kurt, son 5 yıldır da sağlıkçı sürücü olarak Çınar ilçesinde görev yaptığını kaydetti. Sağlık Bakanlığının vermiş olduğu bütün belgeleri tamamladığını aktaran Kurt, "2013 yılında ambulans sürüş teknik eğitimi ve sertifikamı aldıktan sonra daha sonra sürücülüğe başlayayım dedim. Üstün başarıyla ileri sürüş eğitimlerimi aldım. Sonrasında bir gün oturup karar verdim. Ambulans şoförlüğü yapmak istiyorum. Bir kadın olarak onu da değerlendirmek istiyorum dedim. Çünkü sürekli kadınlara yapamazsın izlenimi çok baskın olduğu için bunu da yapacağım, insanlara bunu da göstereceğim dedim. Sürücü olarak başladım ve 5 yıldır bu görevi yapmaktayım" dedi. "Trafiğe rağmen bir kadın sürücü olarak ambulans kullanmak çok zor" Kurt, vatandaşların ambulansın sürücü koltuğunda bir kadını gördükleri zaman önce bir şoke olduklarına değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bakıyorlar, tekrar dönüp bir daha bakıyorlar. Gülümseyen de var, yüz ifadeleri çok değişik çok farklı bakış açıları olan insanlar da oluyor. Diyarbakır’da yoğun bir trafik sirkülasyonu var. Bu trafiğe rağmen bir kadın sürücü olarak ambulans kullanmak çok zor. Sağ olsun insanlarımız duyarlı. Siren sesini duydukları an özellikle son zamanlarda Türkiye’de herkesin de ciddiye aldığı bir konu var. Fermuar sistemi. Fermuar sistemine uyan insanlarımızın sayısı gittikçe artmaya başladı. Trafikte pek fazla sıkıntı yaşamıyorum. İvedilikle, güvenli bir şekilde vakalarımızı hastanelerimize yetiştirebiliyoruz." "Kadın ambulans şoförü sadece ben varım" "Yanıma oturan hasta yakınları bana baktıklarında onlara sakin olun diyorum, sorun yok. Sizi en güvenli şekilde Allah’ın izniyle yetiştireceğiz" diyen Kurt, "O şekilde hastaneye gidiyoruz. Önce kemerlerini taktırıyorum. Vücut dillerinden anlıyorum çok tedirgin olduklarını, kasılıyorlar. Güzergah devam ettikçe bu sefer rahatlamaya başlıyorlar. Onların rahatlaması da beni mutlu ediyor. Sürücü olarak kadın görüyorlar. Yapamazsın izlenimi çok. Önce ön yargılı yaklaşıyorlar. Tabii ön yargılarını kırıyorum. Şu an kadın ambulans şoförü sadece ben varım" şeklinde konuştu. "Bizler, her gün üzerimize düşen görevi layıkıyla yerine getiriyoruz" 8 Mart Dünya Kadınlar Gününün önemi emekçi kadınların, başarılarının, emeklerinin, gayretlerinin ön plana çıktığı bir gün olduğunu ifade eden Kurt, "Ama sadece o günle sınırlandırılmamalı. Bizler, her gün üzerimize düşen görevi layıkıyla yerine getiriyoruz. 5 yıldır bu işi yaptığım için Çınar bölgesinde aştım, merkezde aştım. Ama izlenim gerçekten çok güzel oluyor. Bakış açılarını değiştirebiliyorsun. Yapılamaz denilen şeyleri başarmayı görmek çok güzel oluyor. Çok güzel bir duygu. Bir arkadaşım bana ’10 yıl boyunca damar yolu açtın, şimdide çevre yolunu mu açacaksın.’ Bana, ‘yapamazsın’ dedi. Görürsün dedim. Bunu da yapacağım" diye konuştu.