GÜNDEM
15 Mart 2026 Pazar - 13:43 Başkan Büyükkılıç’tan gençlere müjde: Açık hava buz pateni pisti Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde yapımı tamamlanan açık hava buz pateni pistini inceleyerek gençlere müjde verdi. Gençlerle sohbet eden Büyükkılıç, Kayseri’de spor ve sosyal etkinliklerin artarak devam edeceğini belirtti. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi içerisinde yapımı tamamlanan açık hava buz pateni pistini ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledi. Gecenin bereketiyle gençlerin buz pistinde keyifli vakit geçirdiğini ifade eden Başkan Büyükkılıç, Kayseri’de gençlere yönelik spor ve sosyal alanları artırmaya devam ettiklerini söyledi. Erciyes ve Ali Dağı’nın muhteşem manzarası eşliğinde hizmete sunulan açık hava buz pateni pistinin gençlerden yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Büyükkılıç, şehrin spor altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımların süreceğini vurguladı. Yaklaşık 1 milyon 260 bin metrekarelik alanıyla şehrin önemli yaşam merkezlerinden biri haline gelen Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde farklı etkinliklere imkân sunduklarını vurgulayan Büyükkılıç, "Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ndeyiz. 1 milyon 260 bin metrekare alana sahip olan bahçemizde değişik etkinliklere fırsat veriyoruz. Gençlerimizi çok seviyoruz, onların beklentilerine cevap vermeye çalışıyoruz" dedi. Başkan Büyükkılıç, daha önce hizmete açılan BMX Parkuru’nun hemen yanında hayata geçirilen buz pistinin, gençlerin sporla daha fazla buluşmasına katkı sağlayacağını belirtti. Büyükkılıç, pistte buz pateni yapan gençlerle de sohbet ederek görüşlerini dinledi. Gençler ise Kayseri’de bu tür etkinlik alanlarının artmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Büyükkılıç’a teşekkür etti. Büyükkılıç, "Amacımız gençlere fırsat vermek, onların burada etkinlik yapmasını, bir bakıma bu spora yatkınlıklarını geliştirmesini sağlamak. Ayrıca Anadolu Harikalar Diyarı’ndaki pistimizde profesyonel etkinliklere katılmalarına da katkı sunmak istiyoruz" diye konuştu. Açık hava konseptiyle hayata geçirilen pistin yaz aylarında da performansının gözlemleneceğini belirten Başkan Büyükkılıç; "Bu alanı bir süre gözlemleyeceğiz. Verimlilik oluşursa hem büyüteceğiz hem de kalıcı olarak hayata geçirme yönünde irade göstereceğiz" ifadelerini kullandı. Kayseri’nin sporu yaşamın bir parçası haline getirmeyi hedeflediğini vurgulayan Büyükkılıç, Erciyes Kayak Merkezi’nin yanı başında gençlerin sportif faaliyetlerle sosyalleşmesini desteklediklerini ifade ederek, Spor A.Ş. ekibine teşekkür etti. Başkan Büyükkılıç ayrıca yaklaşan Kadir Gecesi ile Ramazan Bayramı’nı da şimdiden kutladı. Büyükkılıç, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü, Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Şahin ile telefon görüşmesi gerçekleştirerek açık hava buz pateni pistini tanıttı. Görüşmede pistte antrenman yapan gençleri gösteren Büyükkılıç, "Gençlerimiz buz pistinde antrenman yapıyorlar, gençlerimizi çok seviyoruz, sizlere de layık olmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullanırken, Şahin ise projeden duyduğu memnuniyeti "Maşallah. Gençler harikalar, tebrik ediyorum" sözleriyle dile getirdi. Ziyaret sırasında Başkan Büyükkılıç’a Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Fatih Temeltaş ile Spor A.Ş. Genel Koordinatörü Fatih Çağan da eşlik etti. Açık hava buz pateni pistinin önümüzdeki günlerde hizmete açılması bekleniyor. Altın Bayrak ödüllü Avrupa Spor Şehri ve 2029 Dünya Spor Başkenti adayı Kayseri’de, Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. sporu çeşitlendirmeye ve vatandaşları sporla buluşturmaya yönelik çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.
15 Mart 2026 Pazar - 13:34 Cenaze hizmetini meslek edindiler, her gün ölümle burun buruna yaşıyorlar Aydın’da uzun yıllardır özel cenaze nakil ve defin hizmeti veren İbrahim Zabit, mesleği gereği her gün ölümle burun buruna yaşadığını belirterek, "Her saat, her dakika ölümle burun buruna çalışıyoruz. Bu durum bizim ölümü hatırlamak ve hayatımızı ona göre düzenlememiz için bir şans. Bu yüzden her cenaze bizim için bir hizmet değil, emanet" dedi. Aydın merkez başta olmak üzere ortağı Eray Erbekçi ile birlikte Ege Bölgesi’nde şehirler arası ve uluslararası cenaze hizmeti sunan İbrahim Zabit, mesleği gereği günün her saatinde ölüm gerçeği ile yaşıyor. Sürekli cenaze teslim alan ve naklini sağlayan, kazalar, ani vefatlar ve doğal ölümlerle iç içe çalışan Zabit, bu durumun zamanla insanın hayata bakışını kökten değiştirdiğini dile getirdi. Ölüm gerçeğiyle bu kadar yakın olmanın kendilerini daha temkinli, daha dikkatli olmaya yönelttiğini kaydeden Zabit, ölümle burun buruna bir mesleğin hem fiziksel hem de manevi olarak ağır bir sorumluluk taşıdığını sözlerine ekledi. "Bu hizmeti daha anlamlı hale getirmek için çalışıyoruz" Yıllardır cenaze hizmetlerini profesyonel bir anlayışla sürdürdüklerini ve bu işi sıradan bir organizasyon olarak görmediklerini belirten İbrahim Zabit, "Aydın merkez başta olmak üzere Ege Bölgesi’nde şehirler arası ve uluslararası cenaze nakil ve defin hizmetleri veriyoruz. Bu işe ilk başladığımız yıllarda bu hayatta her şeyin bir özeli her hizmetin bir profesyoneli ve her olayın anlamlı bir halinin olduğu bilinci ile hareket etmeye başladık ve halen daha da bu düşüncedeyiz. Biz de bu cenaze hizmetlerini daha özel, daha profesyonel ve anlamlı hale getirmek için çalışıyoruz" diye konuştu. "Her cenaze bizim için ilk günkü acı" Her gün ölüm gerçeğiyle burun buruna olduklarını vurgulayan Zabit, "Her gün ölüm gerçeği ile burun burunayız. Bu yüzden her saat, her dakika ölümü hatırlıyoruz. Bu durum aslında bizim için büyük bir şans. Eğer biz bu hizmette bulunmasaydık genel nefsimiz gereği hayatın akışına uyup biz de ölümü çok hatırlayamayabilirdik. Ama bizim her gün yaşadığımız ölüm olayları, her cenazemizin ayrı bir hikayesi, ayrı bir durumu bizleri çoğu zaman derinden etkiliyor. Defin sırasında da herkesi inancına uygun olarak defnediyoruz. Biz burada yaşadığımız hizmet süreci boyunca her cenazemize, her vatandaşımıza sanki kendi yakınımızmış gibi hizmet vermeye çalışıyoruz. Bizim belki de 5-10 bininci cenazemiz olmuş olabilir ama sonuçta karşımızdaki vatandaşın ilk cenazesi. Herkesin bir tane annesi, bir tane babası var. Biz bu hizmeti verirken bunun farkında olarak hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. "VIP cenaze hizmeti de veriyoruz" Yeniliğe ve profesyonelliğe önem verdiklerini belirten Zabit, "Yenilik, bizim için önemli durumlardan biri. Şehirler arası ve uluslararası cenaze himzetimiz var. Elimizden geldiğince yeni, temiz ve düzgün araçlarımızla nakil operasyonunu yönetiyoruz. VIP cenaze araçlarımız da var. Ailelerin talebi üzerine ilk vefat haberini aldıkları andan itibaren evlerindeki taziye organizasyonuna kadar tüm süreci her şeyi detaylı düşünüp aile ile görüşerek VIP hizmet olarak da sunabiliyoruz" dedi. "Bu meslekten sonra hayata bakışımız değişti" Mesleğin hayatına bakış açısını tamamen değiştirdiğini dile getiren Zabit, "Bu işe başladıktan sonra hayata karşı bakış açımız komple değişti. Günde onlarca olayla karşılaşıyoruz. Bu nedenle bir trafik kazasında vefat eden şahsın cenazesini teslim aldığımızda tabi ki araç kullanışımız bile değişiyor, daha temkinli ve yavaş kullanıyoruz. Başına bir cisim düşerek hayatını kaybeden bir şahsın cenazesi ile karşılaştığımızda durduğumuz yere dikkat ediyoruz, yürürken sağa sola dikkat ediyoruz. Kısacası olayları yaşadıkça bu konuda bizim hayata karşı aslında 24 saatimiz komple değişiyor. Bu hizmeti vermeye başladıktan sonra uykumuz bile değişti. Çünkü uykusunda vefat eden vatandaşlarımızla da karşılaştığımız için gece yatarken dua edip sabah kalktığımızda uyandığımız için şükrediyoruz" şeklinde konuştu.
Eşine destek olup 15 metrekarelik dükkanda kadınların gücünü gösteriyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:24 Eşine destek olup 15 metrekarelik dükkanda kadınların gücünü gösteriyor Diyarbakır’da 57 yaşındaki 5 çocuk annesi Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte kar ve kış demeden 15 metrekarelik dükkanda halka tatlı yapıyor. Yılların emeğiyle 5 çocuğunu büyüten Sükut, kadınların gücünü herkese gösteriyor. Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte küçük dükkanlarında halka tatlı yaparak geçimlerini sağlıyor. Kar kış demeden Sükut ailesi, 15 metrekarelik dükkanda yıllardır aynı azimle üretim yapıyor. Tatlı yapıp satarak 5 çocuğunu büyüten Menduha Sükut, 3 oğlunu da evlendirdi. Eşini bir an olsun yalnız bırakmayan Menduha Sükut, kadınların isterse her işin üstesinden gelebileceğinin en büyük örneği oldu. Eşi ile beraber tatlı yapıp sattıklarını belirten Menduha Sükut, ’’31 yıldır halka tatlı yapıyoruz. Gelinlerim ve kızlarımda arka planda bize yardım ediyor. 11 yıl boyunca Sur ilçesi Dört Ayaklı Minare civarında dükkanımız vardı. Oradan taşınıp Şehitlik Mahallesi’ne geldik. 20 yıldır buradayız eşimle birlikte. 3 oğlumu bu dükkandan kazandıklarımız ile evlendirdik. Şuan 1 oğlum ve 1 kızım bekar. Ramazan ayında tüm aile burada çalışıyoruz, yetiştiremiyoruz" dedi. Yaz kış demeden bu sıcak kazanın önünde olduklarını, eşinin hamuru kızgın yağa döktüğünü kendisinin ise o hamuru el becerisi ile şekillendirdiğini aktaran Sükut, "Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Biz hepimiz kardeşiz. Ayrıca bütün çalışan kadınlara kolaylıklar diliyorum’’ diye konuştu. Menduha Sükut’un eşi Mehmet Şirin Sükut ise eşinin 31 yıldır yanında olduğunu ve destek verdiğini aktardı. Mehmet Şirin Sükut, "Her fedakarlığı yaptı. Ben ondan razıyım, Allah da ondan razı olsun. Bütün kadınlarımızın, annelerimizin Kadınlar Gününü kutluyorum. Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Çalışan tüm kadınlara başarılar diliyorum. Benim eşim çok fedakardır. Her fedakarlığı yaptı. Her zaman en büyük destekçim oldu. Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu.
Medicana Konya Hastanesi’nde kadınların gücü konuşuldu
08 Mart 2026 Pazar - 12:14 Medicana Konya Hastanesi’nde kadınların gücü konuşuldu Medicana Konya Hastanesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında, hayatın her alanında emek veren kadınların gücünü konuşmak ve onların ilham veren hikayelerine tanıklık etmek amacıyla program gerçekleştirildi. Medicana Konya Hastanesi tarafından düzenlenen etkinlik, hastanenin konferans salonunda gerçekleştirildi. Hayatın her alanında emek veren kadınların ilham veren hikayelerine tanıklık etmek amacıyla düzenlenen programa çok sayıda kadın katıldı. Programın moderatörlüğünü Nükleer Tıp Uzmanı Oktay Sarı üstlenirken, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nihal Gökmen ile Mürüvvet Uğur’un konuşmalarında, kadınların iş hayatında, aile yaşamında ve toplum içinde üstlendikleri roller ele alındı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Medicana Konya Hastanesi Genel Müdürü Dr. Fatma Mine Karaman, "Kadın olarak değil, bir anne, bir kardeş, bir abla, en önemlisi de sizin yol arkadaşınız olarak sizlere sesleniyorum. Etrafıma baktığım zaman zaten sadece önlükler, formalar görmüyorum. Uykusuz gecelerin yorgunluğunu bir hastanın tebessümü ile bitiren, bir hastanın tebessümü ile şifa bulmasıyla kendisi çok mutlu olan insanların bir arada olduğu bir ortamdayız diye düşünüyorum. Bu kahramanların çalıştığı bir kurum burası. Medicana ailesi olarak yüzde 76 kadın istihdamıyla ön plana çıkıyoruz. Bu konuda Türkiye’deki en önemli iki kurumdan bir tanesiyiz biz. Sağlıkta dev bir organizasyonumuz var. Bazen omuzlarınızdaki yükün ağır geldiğini biliyorum. Aranızdan gelmiş birisi olarak içeri girdiğiniz zaman derdi, sıkıntıyı, tasayı dışarıda bıraktığınızı biliyorum. Burada çok zorlandığınızı biliyorum. Bunun için hepinize minnettarız. Gülen yüzünüz hiç solmasın. O sesinizdeki şifa hep devam etsin. Çünkü bir kadın güldüğü zaman bütün dünya gülüyor. Bir kadın şifa verdiği zaman bütün toplum iyileşiyor. O yüzden hepinize geldiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Ben de sizi, sizden de şunu rica ediyorum. Lütfen kendinizi ve yanınızdaki o çok güçlü kadını çok kuvvetli bir şekilde alkışlayalım. Kadınlar Günü kutlu olsun" diye konuştu.
Selçuklu’da Ramazan birlik ve beraberlik coşkusuyla yaşanıyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:12 Selçuklu’da Ramazan birlik ve beraberlik coşkusuyla yaşanıyor Selçuklu’da Ramazan ayının manevi bereketi, birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla hep birlikte yaşanıyor. Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, iftar programlarında vatandaşların sofrasına misafir olurken farklı mahallelerde de teravih namazı sonrası vatandaşlarla bir araya geliyor. Selçuklu’da Ramazan ayının manevi atmosferi iftar programları, Teravih ve Kardeşlik Buluşması Etkinlikleri ile en güçlü bir şekilde hissediliyor. Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Ramazan’ın bereketini hemşehrileriyle bir araya geldiği programlarda paylaşıyor. Ay boyunca devam edecek buluşmalar ile birlik ve beraberliğin en güzel örnekleri Selçuklu’da yaşanmaya devam edecek. İftar sofralarında vatandaşların evlerine ve gönüllerine konuk olan Başkan Pekyatırmacı, Selçuklu’nun farklı mahallelerinde düzenlenen Teravih Buluşmaları kapsamında namaz sonrası bir araya geldiği vatandaşların talep ve önerilerini dinliyor. Başkan Ahmet Pekyatırmacı, gönül köprülerinin güçlendiği ve birlik, beraberlik ile dayanışma ruhunun Selçuklu’nun her köşesinde daha güçlü şekilde yaşatıldığı bu dönemde, Cuma Buluşmaları ve esnaf ziyaretleriyle de hemşehrileriyle bir araya geliyor. Pekyatırmacı, buluşmalarda çocuklarla yakından ilgileniyor, büyüklerin hayır dualarını alıyor. "Ramazan ayı paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ayıdır" Ramazan ayı boyunca vatandaşlarla aynı sofrayı paylaşan Başkan Pekyatırmacı, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekerek Ramazan’ın manevi iklimini vatandaşlarla birlikte soluduklarını ifade etti. Pekyatırmacı, "Paylaşma ve dayanışma ruhunun en güçlü şekilde hissedildiği bu mübarek ayda Ramazan’ın manevi iklimini mahalle mahalle vatandaşlarımızla birlikte yaşıyoruz. Ramazan ayının sadece oruç tutmak değil; yardımlaşmayı, kardeşliği ve gönül bağlarını güçlendirmeyi de beraberinde getirdiğine hep birlikte şahit oluyoruz. Bu mübarek ay boyunca hemşehrilerimizle aynı sofrada buluşmanın, onların dualarına ortak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hemşehrilerimizle bir araya gelmek, birlikte iftarımızı açmak bizim için en büyük mutluluklardan ve şükür sebeplerinden biri. Selçuklumuzda sadece hizmet üretmiyor, gönül köprüleri kuruyor, birlik ve beraberliğimizi güçlendiriyoruz. Vatandaşlarımızın isteklerini, dileklerini dinliyor ve bu konuda yapmamız gerekenleri gönül belediyeciliği anlayışıyla yapıyor ve yapmaya devam ediyoruz. Birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, gönüllerimizi arındıran bu mübarek aya bizleri ulaştıran Rabbimize hamd olsun. İnşallah sağlık ve afiyetle Ramazan Bayramı’na kavuşalım" diye konuştu.
Kaymakam Kan: "Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor"
08 Mart 2026 Pazar - 12:12 Kaymakam Kan: "Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor" Aydın’da Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınları çalıştıkları işyerlerinde ziyaret eden Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan hemcinsleri ile sohbet ederek, "Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor" dedi. İlçede göreve geldiği günden bu yana sahadan hiç eksik olmayan üçüz çocuk sahibi Kaymakam Huriye Küpeli Kan, özellikle kadın çalışanlara olan hassasiyeti ile dikkat çekerken, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde de çalışan kadınları yalnız bırakmadı. Kaymakam Kan incir işleme, kestane şekeri ve soğan konservesi tesislerinde çalışan kadınlarla bir araya geldi. Kadınlara karanfil vererek emeklerinden dolayı teşekkür eden Kan, kadınların yine kadınların hayatını kolaylaştırdığını söyledi. İlk ziyaretini incir işletmesindeki kadınlara yaptı. Burada yaptıkları işin inceliklerini öğrenen Kaymakam Kan, yaklaşık 43 yılı bulan çalışma süreleri ile dikkat çeken birçok kadının ev ekonomisine katkıları ve çocuklarının geleceği için çaba sarf etmelerini takdirle karşıladı. Nazilli’de açılan ilk incir işletmesi olma özelliği taşıyan işletmeciler Ziya Aksüt ve oğlu Cevdet Aksüt’ten incir işleme, paketleme ve ihracat konularında da bilgi alan Kaymakam Kan, işyerinin kadın istihdamında sağladığı büyük destek ve süreklilikten dolayı teşekkür etti. Birçok kadının emekli olmalarına rağmen halen aynı yerde çalışmaya devam etmeleri dikkatlerden kaçmadı. İkinci ziyaretini kestane şekeri ve soğan konservesi imalathanesine yapan Kaymakam Kan, burada çalışan kadınlara da karanfil vererek işletmeci Ali Bildirici’ye teşekkür etti. Tüm kadınlarla tek tek sohbet eden ve yaptıkları işi kendisi de yaparak öğrenen Kaymakam Kan, özellikle kadınların mutfakta en büyük zorluğu olan soğan soyarken gözyaşı dökmelerine son veren soğan konservesinin nasıl hazırlandığını öğrendi. Ziyaret sırasında soğandan etkilenen Kaymakam kan, döktüğü gözyaşlarını göstererek buradaki çalışan emekçi kadınların hazırladığı soğan konserveleri sayesinde birçok hemcinsinin hatta erkek aşçıların mutfakta gözyaşı dökmeyeceğini ifade etti. Çalışan kadınlar ise işe başladıkları günden bu yana soğanın hastalıklara karşı kazandırdığı direnç sayesinde hiç hasta olmadıklarını belirttiler. "Soğanın antibiyotik özelliği bizi hastalıklardan koruyor" İşletmenin Müdürü Gıda Mühendisi Duygu Çelik, "10 yıldır burada çalışıyorum. Büyük bir kısmımız kadınlardan oluşuyor. Soğan konservesi, kestane şekeri üretimi yapıyoruz. Evdeki kadınlara kolaylık sağlıyoruz. Acıya, gözyaşına son veriyoruz. Biz burada soğanlarımızı evdeki kadınlarımıza kolaylık olsun diye doğruyoruz, pişiriyoruz, acıya ve gözyaşına son veriyoruz. Kadınlarımıza da istihdam sağlıyoruz. Buradaki çalışan kadınlarımız hiç hastalık yüzü görmüyor. Çünkü soğan doğal bir antibiyotik üründür" dedi. "Emeklerine sağlık" Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Nazilli’nin kıymetli topraklarında ve dağlarında ve ovalarında yetişen ürünlerin işlendiği fabrikaları ziyaret ettik. İlk olarak bir incir işletmemizi ziyaret ettik. Orada yoğun olarak kadınlar çalışıyor. Oradaki kadınlarımızın gününü kutladık. Sonra yine ilçemizin dağlarında yetişen kestanelerin işlenerek kestane şekerine dönüştürüldüğü fabrikayı ziyaret ettik. Burada da kestane şekeri yapımında da yoğunluklu olarak kadınlarımız çalışıyor. Son olarak da soğan konservesi fabrikasını ziyaret ettik. Yine burada da yoğun olarak kadınlarımız çalışıyor. Soğan gerçekten mutfakta işlemi zor olan bir ürün. Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor. Hazırlanan ürünler konserve şeklinde evlere satışa sunuluyor. Güzel bir hizmet. Bu soğan konserveleri sayesinde kadınlarımız evde ağlamayacak. Burada çalışan kadınlarımız alışmışlar artık. Gerçekten soğan artık bağışıklık yapmış ve ağlamıyorlar. Ama biz ilk girdiğimizde uzun süre ağladık. Gözümüzden yaşlar geldi. Ama onlar soğana alışmış ve etkilenmiyorlar. Emeklerine sağlık diyorum. Tüm çalışan kadınlarımızın emekçi kadınlarımızın kadınlar gününü kutluyorum. Kadınlarımız iyi ki varlar diyorum. Onlarla hayat çok güzel. Teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Kilis’te kadınların el emeğiyle yorgancılık yeniden canlanıyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:07 Kilis’te kadınların el emeğiyle yorgancılık yeniden canlanıyor Kilis Valiliği ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı desteğiyle yürütülen proje kapsamında, coğrafi işaretli Kilis yorganı kadınların el emeğiyle üretilirken, yorganlar mağazalarda satışa sunularak ekonomik değere dönüştürülüyor. Kilis Valiliği, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı destekleriyle Kilis’in coğrafi işaretli ve kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel yorgancılık sanatını modern tasarımlarla yeniden canlandırdı. Proje kapsamında kadınlara verilen eğitimlerle Kilis yorgancılığının özgün teknikleri yeni nesillere aktarılırken, eğitimleri başarıyla tamamlayan kadınların ürettiği el emeği yorganlar yatak mağazalarında satışa sunulmaya başlandı. "Çocuklarımın eğitimine katkı sağladım" Projede yer alan kadınlardan Gülüzar Yalçın, yaklaşık 10 yıldır bu mesleğin içinde olduğunu belirterek boncuk işiyle başladığını söyledi. Yalçın, eşinin geçirdiği ameliyat sonrası maddi zorluk yaşadıklarını ifade ederek, "Evimiz kiraydı ve bir yerden başlamam gerekiyordu. Fabrikada çalışabilirdim ama çocuklarım küçüktü, onların yanında olmam gerekiyordu. Bu kurumda iş verildiğini duyunca geldim ve hocalarla tanıştım. İşlerimi güzel ve düzgün yapınca beni tanıdılar. Kazandığım gelirle çocuklarımın eğitimine katkı sağladım" dedi. "Güçlü bir anne oldum" Yalçın, büyük kızının Antalya’da hukuk okuduğunu, ortanca kızının üniversite sınavına hazırlandığını, oğlunun ise fen lisesini kazandığını belirterek, "Burada çalışmasaydım belki çocuklarım ilkokuldan sonra eğitim hayatına devam edemeyecekti. Şimdi çok mutluyum, güçlü bir anne oldum" şeklinde konuştu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığını ifade eden ve kadınların kendilerine güvenmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, "Bir şeyleri başardığımızı gördükçe eşlerimiz de arkamızda durmaya başlıyor. Eşim rahatsızlığı geçtikten sonra bu işi birlikte yapmaya başladık. Şimdi eşim fabrikada çalışıyor, akşamları ve hafta sonları da boş durmuyor, yorganların bazı işlemlerini yaparak bana yardımcı oluyor" ifadelerini kullandı. Projede yer alan bir diğer kadın üretici Özlem Sarıkaya ise yaklaşık 8 yıldır projede yer aldığını belirterek, önce boncuk işiyle başladıklarını söyledi. Sarıkaya, "Yaklaşık iki yıldır yorgancılığa başladık. İlk etapta çanta ve küçük aksesuarlar yaptık. Kilis yorgancılığının durağanlaştığı bir dönemde biz de öğrenerek bu mesleğe katkı sağladık" dedi. "Bizim başaramadığımızı başardınız" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığını vurgulayan ve başlangıçta bazı ustaların kendilerinin başarısız olacağını düşündüğünü dile getiren Sarıkaya, "Şimdi hem çizimlerimizi hem de işlerimizi takdir ediyorlar. Kadınların bu sektörde yer alması onları da memnun etti. Hatta bir usta ‘bizim başaramadığımızı başardınız’ dedi. Bu projenin içinde olmaktan çok memnunuz" şeklinde konuştu. Kadınların sabırla hem evde hem iş hayatında büyük başarılar elde edebileceğini belirten Sarıkaya, "Bir kadın olarak hem evde hem işte başarılı olmak birçok kişinin önüne geçmek demektir. Bu da bir kadının en güzel başarısıdır" diye konuştu.
Kayseri büyükşehir, Suriye’de iftar sofrası kurdu
08 Mart 2026 Pazar - 11:57 Kayseri büyükşehir, Suriye’de iftar sofrası kurdu Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Kayseri’nin hayırseverliğinin Ramazan ayında sınırları aştığını belirterek, ’Kardeşlik Köprüsüyle Sofralar Bir, Dualar Bir’ mottosuyla Suriye’nin sahil kenti Tartus’ta ihtiyaç sahibi aileler için iftar sofraları kurduklarını söyledi. Kayseri’nin yardım ve dayanışma geleneği Ramazan ayında bir kez daha sınırların ötesine taşındı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde, Suriye’nin sahil şehirlerinden Tartus’ta iftar programı düzenleyerek, ihtiyaç sahibi aileleri aynı sofrada buluşturuyor. ’Kardeşlik Köprüsüyle Sofralar Bir, Dualar Bir’ mottosuyla kurulan iftar çadırında, yüzlerce aile Ramazan bereketini paylaşırken, Kayseri’den uzanan yardım eli gönülleri ısıttı. İftar programında bir araya gelen aileler, Türkiye’den gelen destek sayesinde Ramazan sevincini birlikte yaşadı. Organizasyona aracılık eden yetkililer, 2026 Ramazan çalışmaları kapsamında Suriye genelinde ihtiyaç sahiplerine ulaştıklarını belirterek, bu hayra destek olan başta Kayseri halkına ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Yetkililer, "Göndermiş olduğunuz hayırları Allah kabul eylesin" diyerek, Kayseri’den uzanan dayanışma köprüsünün önemine dikkat çekti. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ayı olduğuna vurgu yaparak, "Kayseri’nin hayırseverliği sadece şehrimizle sınırlı değil. Nerede bir ihtiyaç varsa, Kayseri’nin gönül eli oraya uzanır. Kardeşlerimizle aynı sofrada ve dualarda buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Kayseri’den Tartus’a uzanan bu gönül köprüsü, Ramazan ayında paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü örneklerinden biri oldu.
Diyarbakır’da kadın muhtarlardan 8 Mart Kadınlar Günü çağrısı: "Kadın cinayetleri son bulsun"
08 Mart 2026 Pazar - 11:55 Diyarbakır’da kadın muhtarlardan 8 Mart Kadınlar Günü çağrısı: "Kadın cinayetleri son bulsun" Diyarbakır’da merkez Bağlar, Sur ve Yenişehir ilçesine bağlı 7 mahallede kadın muhtarlar, vatandaşların her sorununa yetişmeye çalışıyor. Bir yandan da ev hanımı olan kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle tüm kadınlara mesaj yolladı. Merkez Yenişehir ilçesi Yolaltı Mahallesi’nde Suzan Altıntaş, Kooperatifler Mahallesi’nde Fatima Kantar, Şehitlik Mahallesi’nde Sadiye Sebat, Bağlar ilçesi Şeyhşamil Mahallesi’nde Çiçek Gözen, Körhat Mahallesi’nde Dilek Dere, Muradiye Mahallesi’nde Dilek Demir ve Sur ilçesinin Lalebey Mahallesi’nde Şener Çelik, Mahalli İdareler Genel Seçiminde muhtarlık yarışına girdi. 2014 ve öncesinde tek kadın muhtarın görev yaptığı kent merkezinde, bu seçimde 7 mahallede mührü kadın muhtarlar devraldı. Kadın muhtarlar, görev süreleri boyunca vatandaşların her sorununa yetişmeye çalışıyor. Kadın muhtarlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle tüm kadınlara mesaj gönderdi. Muhtarlar sayılarının çoğalmasını isterken, kadın cinayetlerinin son bulmasını temenni etti. "Kadın için zor olan bir şey yok" 5 çocuk annesi olan Şehitlik Mahallesi Muhtarı Sadiye Sebat, 2 yıldır Yenişehir ilçesinin en kalabalık mahalle muhtarı olduğunu aktardı. Sebat, "Bir kadın için zor olan bir şey yok aslında. Yapmak istersen her şeyi kolaylaştırabiliyorsun. 5 çocuğuma bakıyorum, eşime bakıyorum, evime bakıyorum, vatandaşlarla ilgileniyorum, her şeye koşuyorum. Tabii yani yorucu da olabiliyor bazen ama isteyip de yapamadığımız şey yok. Her şeyin hakkından geliyoruz. Hizmet olsun, kadınlarla ilgili sorunlarımız olsun, aile sorunları olsun, birçok problemi birlikte çözüyoruz kadınlarla. Kadınların her zaman, her daim kendi ayaklarının üzerinde durması gerektir. Kadınların yapmak isteyip de başaramayacakları şey olmaz. Ben de ilk önce tereddüt içindeydim, korkuyordum, yapabilir miyim, baş edebilir miyim diye. Gerçekten bir işin içine girmeyene kadar hiçbir çözüm bulamazsın. Kadınlar da cumhurbaşkanı olabilir, milletvekili olabilir, öğretmen olabilir. Hatta muhtar olurken karşı çıkanlar oldu. ’Kadından muhtar mı olunur. Git evinde otur, çocuklarına bak’ diyenler oldu. Ama bu aileler kızlarını okuturken öğretmen, mühendis, doktor yaparken sonuçta o da bir kadın. En çok da kadınlar zaten muhtarın yanına gelir, sorunlarını dile getirirler. Kadınlar rahatlıkla derdini anlatırlar. Yani yüzde 90 kadın gelir yanıma, yüzde 10 erkek gelir sıkıntısını anlatır. Ve çok şükür elimizden gelen her şeyi de onlarla birlikte çözmeye çalışıyoruz" dedi. "Her iş zor, önemli olan zoru başarmak" 4 çocuk annesi olan Şeyhşamil Mahalle Muhtarı Çiçek Gözen ise her işin zorluğunun olduğunu dile getirdi. Gözen, "Önemli olan zorluğu başarmak. İyi gidiyor çalışmamız. Benim de 4 çocuğum var, ayrıca ev hanımıyım. Hem de muhtarlıktaki görevim, mahallenin sorunları. Mesela bizim mahallede depremden dolayı çok yıkımlar oldu. Sorunlar çok vardı. Yani gece gündüz durmadan, çalıştık, çabaladık. Bitti yani sorunların çoğu. Evin işi, yemektir, çocuklardır. Kolay değil ama biz başarıyoruz yani. Kadın için çok zor oluyor. Mesela hem ev hem iş hem görev. Zorluk çok ama yine de elimizden geleni yapıyoruz. Erkek muhtar arkadaşlarımıza haksızlık olmasın ama onlardan daha çok çabalıyoruz. İnsanlarla, sorunlarla her yönüyle ilgileniyoruz. İnşallah kadınlar ölmesin diyoruz ama maalesef her güne bir kadın cinayetiyle uyanıyoruz. Bu bizi çok etkiliyor, üzüyor. İnşallah bitsin artık. Kadınlar çiçektir, kadınlar vefakardır, annedirler" şeklinde konuştu. Yolaltı Mahallesi Muhtarı Suzan Altıntaş ise, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde keşke hep mutlu olsak, hep gülsek ama bir sürü kadın cinayeti oluyor, çocuk cinayetleri oluyor. Biz bunların ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Bir an önce caydırıcı cezaların verilmesini istiyorum. Birinci önceliğimiz, birinci şeyimiz bu olmalı. Kadınlar hep gülmeli. Kadınlar olarak sürekli acı çekiyoruz. Neden çekiyoruz, ben kadınların acı çekmesini, onların üzülmesini istemiyorum, dayanamıyorum. Bir annenin gözyaşına dayanamıyorum. Kadın muhtarların mutlaka olması gerekiyor çünkü kadın muhtarlar daha özverili. Daha çok işleriyle ilgileniyorlar. Tabii erkek arkadaşlarımıza da haksızlık etmeyelim, onlar da çalışıyor ama kadınlar biraz daha üstünde duruyor, daha çok inceliyor. Biz toplam Diyarbakır merkezde 7 tane kadın muhtarız. İnşallah gelecek seçimde 100 muhtar oluruz, belki daha üstü. Kendi aramızda toplanıyoruz aslında ama bu aralar yoğunluktan dolayı fazla bir araya gelemiyoruz. Biz yediyiz, hepimiz biriz. İnşallah yüz oluruz, yine bir oluruz" ifadelerine yer verdi.